32 Yorum

Sünger olmalı bazen

Madem öyle, terapi seanslarına başlayalım öyleyse.

Annemle konuşuyordum az önce. Sesin niye yorgun dedi, söyledim. Uykusuzum dedim. Ah canım, vah yavrum dedi. Sonra da “geçecek, en fazla bir iki seneye geçecek” dedi.

Ne desin? Doğru.

“Bir iki sene böyle devam edemem!” dedim. “Eh, bütün anneler böyle” dedi. Belli ki bir önceki yazımı okumamış. En duymak istemediğim, vücudumdaki tüyleri en diken diken eden şey! Dinle beni anneciğim, sadece dinle. Bütün anneler böyle değil. Çok daha zor durumda olan anneler var. Biliyorum. Benim derdim uyku olmuş burada, çok mu? Biliyorum. Ama sen de bana sadece “biliyorum” de. Diğer anneleri hatırlatma, ne olur.

Annemin bu yönünü eleştiririm bazen. Doğan da yapar bunu. Sünger olamaz.

Doğan’a derim ki: Sana her derdimi anlattığımda bana çare bulmak zorunda değilsin! Bazen dinle. Sadece dinle. Öneride bulunma. Çözüm arama.

Meg Ryan’la Andy Garcia’nın oynadıkları, When A Man Loves A Woman diye harika bir film vardı. Defalarca seyretmişimdir.

Filmin bir sahnesinde kadın, ona yardımcı olmaya çalışan, sürekli çözüm önerileri sunan kocasına “I am not your problem to solve!” diye bağırır. Ben senin çözmen gereken bir problem değilim!

Tabii ki film çok daha dramatik benim durumumdan. Kadın alkolik. Adam yardımcı olmak için çırpınıyor. Kadının hareketi bencilce bile gelebilir birçok insana.

Ama anlıyorum onu. Bazen insan problem muamelesi görmek istemiyor. Bazen sorununa çözüm bulunsun değil, sadece dinlensin istiyor. En yakınındaki onu dinlesin, sonra biraz daha dinlesin, sarılsın, yine dinlesin istiyor.

Aynen Harvey Karp’ın kitabında olduğu gibi! O da çocuklarımız sinir krizi geçirdiğinde “ayna efekti” önerisini getiriyor ya. “Biliyorum, çok sinirlisin. O oyuncağı çok istiyorsun, biliyorum.”

Ancak sakinleştikten sonra çocuğa o oyuncağı neden alamayacağını, ya da merdivenlerden çıkmasının neden yanlış olduğunu anlatmalıyız diyor Karp.

Yetişkin, hele de karı-koca iletişiminde de en can alıcı noktalardan biri olsa bu: Dinlemek için dinlemek.

Kız kardeşim güzel yapar bunu. Bilir bu ihtiyacımı. Canım Ece’m.

Bundan birkaç ay önce, bir yaşam koçuna gitmiştim. Onun web sitesi için çeviri yapmıştım, karşılığında da bana iki seans koçluk vermişti. Aman Tanrım, ne güzel bir şeymiş! Bir nevi terapist. Ben konuştum, o sustu. Ben anlattım, o dinledi. Ben ağladım, o bana mendil uzattı.

Yaklaşık bir buçuk saatten gittiğim ikişer seans boyunca kadın hepi topu 15 dakika konuşmuştur. Ancak beni öyle bir yönlendirdi ki, kendi derdimin ne olduğunu da ben buldum, nasıl çözeceğimi de.

Her insanın hayatında bir yaşam koçu olmalı. Ya da sünger olabilecek birisi.

32 yorum

  1. canımmmm, sen iste ben hep dinlerim…

  2. Birkaç gündür içimde hissettiğim duyguların tam karşılığını ,kendimi didikleyip bulmaya çalışıyordum ki yazınız üstüne süper geldi..
    "En yakınındaki onu dinlesin, sonra biraz daha dinlesin, sarılsın, yine dinlesin istiyor"
    Evet bugünlerde benim de tek ihtiacım bu..
    Eşime anlatmaya çalıştığım konuşalım sadece konuşalım dediğim bu…..

    Böyle güzel yazılar için size çok teşekkürler…

  3. Noktasına, virgülüne hatta bıraktığın boşluklara kadar katıyorum sana :) Hayatta en çok muzdarip olduğum konu budur benim, hep ama hep sünger ben olmak zorundayım sanki. Çok yorucu…

  4. Evet… benim de bu ara ihtyiaç duyduğum şeylerden biri bu Elif! Anti-örnekler vermeden, çözüm bulmaya çalışmadan birilerinin beni dinlemesi.

    Yalnızca çocukla ilgili olarak da değil, hayatımda kötü giden, çözümü-çaresi henüz olmayan herşeyle ilgili.

    Hepimiz birer sünger buluruz umarım…

  5. Süngerin olayım…
    Seviyorum seni

  6. Elif'cim,

    Söylenecek çok söz yok… Bu yazıyı çok sevdim…

  7. Aynen… Her konuda sadece dinleyip, herşeye bir cevap vermeyecek birine, bir süngere benim de ihtiyacım var…

  8. Çok, çok doğru bir tespit. Bayıldım bu repliğe '“I am not your problem to solve!”. İzninle kullanacağım…

  9. tam bugün bunları hissediyordum, içimimi okudun elif…

  10. Elif, bu site ve buradaki arkadaşların bir nevi sünger görevi görmüyorlar mı? bence içini akıtabildiğin sürece biz seni dinleriz 😉

  11. çok doğru bir tesbit ama insan karşısındakini dinlerken muhakak yorum yapıp yönlendirmek istiyor böylece karşısındakine yardımcı olduğunu zannedip mutlu oluyor

  12. bazen sıcak cikolata alırsın .. ama aklın da cappicino'da kalmıstır .. acaba onu mu alsaydım dersin sevgiline .. ama bunu sadece demek icin dersin .. onu da alayım geleyım mı der .. velhasılı kelam erkekler her zaman sonuca yonelıktır onların beynı oyle calısır cunku .. erkek egemen toplumda maskulenlesen annelerımız de oyle .. oysa bız kadınlar sürec insanlarıyız .. ondandır ki erkeklere anlamsız gelır ayna basında harcadıgımız saatler .. yahut bir ayakkabıya karar vermek icin ayırdıgımız gunler , magaza magaza gezmeler .. insanı gercekten dinleyebilecek cok az erkek var koca yahut dost.. en iyisi hatun kisiler :) tabi kadın kadının kurdu olmadıgı muddetce .. bu noktada da sen derdini anlatırken seni daha cok dertlendirecek bir suru kadın vardır .. oysa erkekler dertlendiginde erkek arkadaslarının yanına gıderler kagıt oynarlar gerekırse soverler .. oysa bız kadınlar oyle mıyız .. ayy uyumuyor mu aman uyur benımkı de soyle vs vs .. vıdı vıdı .. ne cok konusuyoruz biz ..sekil A : BEN..biraz susup kainatı ve kendimizi dinlesek halbuki ..:)..Rabbim az konusup az yemeyi az uyumayı da nasib etsin ama bebekler vesilesıyle degıl kendi irademizle az uyumak :).. sabah dedim ya ; kendi bebisimle birlikte size de dua edecegiz sevgili Elif.. esen kal ..

  13. SİZİ DİNLİYORUM… BURADAYIM…

  14. Kaç gündür şu yazıyı yazmaya uğraşıyorum; http://baskahamile.blogspot.com/2010/12/cinnet-an
    bebeğin bölmesi, yazasımın gelmemesi, sonunu bağlayamamam falan elimde dönüp duruyor. senin bu yazından sonra bitirdim, tam da esas istediğim bu diye eşime de okuttum. yazıya da son yaptım. teşekkürler, eline, aklına sağlık.

  15. karşılıklı dinleşelim elifcim

  16. Hem de nasıl dinleşelim. Sünger olalım hepimiz.

    Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için sünger olalım :)

  17. sana katılıyorım.yalnızca dinlesinler.ama ben de bazen bana anlatanlara yardımcı olmak adına çözüm bulmaya çalışıyom.galiba en iyisi bizde sünger olalım.

  18. En etkileyici yazılarından biriydi ve tam ihtiyaç dozunda.

  19. evet anlatamıyorsun.. öylece dinleyemediğini görüyorsun,bakıyorsun ki yardım edemediği bir şey ise senden çok üzülüyor…bu defa da niye anlattım ki şimdi ona bunu keşke içimde tutsaydım diye üstüne pişmanlıklar yaşıyorsun…zaten pek çok şeyi içinde tutuyorsun..ama o her akşam işten eve gelince incik cincik ne varsa anlatıyor ohhh bi güzel rahatlıyor… bazen insan sadece sesli düşünmek istiyor,düşünürken de sevdiği,güvendiği insanın kadife sesi de onunla beraber bu düşüncelere katılsın istiyor…dile gelince işte o zaman somutlaşacak zaten kafandaki düşüncelerin,kulaklarınla da duyacaksın çünkü içindekileri ona söylerken ve onları terkedivermek daha kolay olacak belki de bu şekilde.. büyütmeyeceksin,çoğalmayacaklar,ardında kalacaklar…

  20. Hem de nasıl dinleşelim. Sünger olalım hepimiz. Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için sünger olalım :)

  21. Merhaba Elif Hanim,
    7 aylik bir bebegim var; yeni bir anne olmanin butun mutlulugunu, heyecanini, endisesini, korkusunu ve bazen de “isyanini” her gun yasiyorum. Yazilariniz bana ilac gibi geliyor. Olaylara bakis acinizi kendi bakis acimla cok paralel buldugum icin sizi okumak buyuk keyif veriyor. Beni bazen ‘dinlemeyen’ esime, anneme ya da arkadaslarima forward etmek istiyorum yazilarinizi:) Siz cok sagolun emi!
    Sevgiler,
    Adasiniz Elif

  22. Ben yazınızı begendim resmen bazen insanlar sünger olmalıkı söylenenleri dikkate alıp içine atsın ama sonra olan bize oluyor.