Bir bebeğin dönme öyküsü

GD Star Rating
loading...

Aşağıdaki yazı, daha önce doğum hikâyesi burada yayımlanan Bahar Bilgen Baç tarafından kaleme alındı:

~~~

Bebeğinizin ters durduğu söylendi, ne yapacaksınız?

Benim bebeğim 38 haftaya kadar yatay pozisyonda (transverse lie) yatıyordu, rahat rahat yan gelip yattı da diyebiliriz. Sezaryen korkusu ile 34. haftadan başlayarak (keşke daha önce başlasaydım) her türlü döndürme tekniklerini denedim. Aşağıda bahsettiğim metodlar hem yatay hem de makat duruş (breech) bebeklerini döndürmek için geçerli. Aşağıdaki tekniklerin hemen hepsinde genel amaç bebeği harekete geçirmek, direkt döndürmek değil. Eğer bebek rahatı bozulup da harekete geçerse otomatik olarak baş aşağı döneceği varsayılıyor. Bunun sebebi başın ağır çekmesi ve doğum için doğal pozisyonun bu olması. http://spinningbabies.com adresinde bu konu detaylı olarak işleniyor. http://spinningbabies.com/techniques sayfasında videolar var. Bir de doğal pozisyon baş aşağı olduğu için annenin vücudunun özellikle de pelvis bölgesinin omurların bağ dokularınun duruşunu ve dengesini ve açılmasını sağlamak gerekiyor. Size burada bir özet veriyorum.

1- ‘External cephalic version’ denen döndürme operasyonu: Bu operasyon tam teşekküllü hastanede doktor tarafından yapılıyor, çok nadir olarak acil bir durum olursa diye. Amerika’da yaygın olarak yapılıyor, Türkiye’de doktorlar genelde direkt sezaryeni tercih ettikleri için bu metoda rağbet etmiyorlar, pek deneyimli değiller. Bazen çok kolay dönüyormuş bazen de zor olabiliyormuş. %50-70 arası başarı sansı varmış ve doktorun bu konuda deneyimi çok önemliymiş. Özellikle ilk gebeliklerde daha başarılı oluyormuş. Ben bunu yaptırmak için randevuyu mümkün olduğu kadar geçe aldım çünkü aşağıda bahsettiğim doğal yollarla döndürebilmek istiyordum. Randevumuz 37,5 haftada cumartesi sabahıydı. Cuma öğleden sonra ultrasonda bebek tersti, ben eve gittim aşağıda bahsettiğim teknikleri son bir kez daha uyguladım. Cumartesi sabahı 9′da hastaneye gittik, önce ultrasonla baktılar ve bebek dönmüştü böylece bu operasyona gerek kalmadı! Hemen gidip iki saat yürüdüm üstüne, bebek iyice yerleşsin de dönmesin tekrar diye.

2- Chiropractor (Kayroprakter): Ben 34. haftadan itibaren haftada 3 gün gittim. Bebek döndürmek için “Webster” tekniği var, bunu biliyor mu önceden sorarak gitmenizi tavsiye ederim. Webster tekniğiyle annenin kalçasını -pelvisi- açıyorlar ve düzeltiyorlar. Bu işlemin hiçbir riski yok bebeğe veya karına dokunmuyorlar, çok nazik ve hiç katır kutur bir şey değil hiçbir riski yok. Benim bebeğim o sırada dönmedi ama doktorun dediğine göre kalçam artık açılmıştı ve omurgam doğru pozisyondaydı ve bedenim dönüşüne hazırdı. Kendi dönmese bile yukarıda bahsettiğim “external version” ile çok kolay döneceğini söylüyordu. Bebeğim son gün akşamı makat (breech) duruşa geçti ve ertesi gün baş aşağı dönmüştü, yani yatay durduğu noktadan 90 derece dönerek kısa yoldan değil 270 derece dönerek uzun yoldan doğru pozisyona geçti. Bu yol da chiropractor’un bana bebeğin döneceğini söylediği yolla aynıydı. Ben önce kayropraktera pek inanmadım ama adamın dediği oldu sonunda. 34. haftada ilk kez gittiğimde bana keşke daha önce gelseydin demişti. Tamamen zararsız hatta faydalı bir şey olduğu için daha önce de gidebilirsiniz. Sadece bebek döndürme amaçlı değil, genel olarak denge ve hamilelik için faydalı olabilir. Hamilelikten kaynaklanan herhangi bir bel sırt ağrısı vesaire varsa da kesin işinize yarar. Erken gitmekte fayda var. Benim Amerika’da gittiğim kayroprakterda hamileler için özel yastıklar bulunuyordu. Bu yastıkların boyun göğüs ve göbek çevresi desteği sayesinde omurgamı düz tutarak çok rahat bir şekilde tedavi sırasında yüzüstü yatabiliyordum. Bu yüzden hamilelikte kayropraktera gitmekte en çok sevdiğim şey yüzüstü yatabilmekti.

Türkiye’de İstanbul’da ve İzmir’de hamilelikte deneyimli tavsiye edilen birkaç kişi var. Hamileler Kulübü kurucusu Jale Özen’den bu kişiler hakkında tavsiye alabilirsiniz. Ayrıca Türk Kayropraktik Derneği

Damla Çeliktaban’in bu konuda kendi deneyimlerini anlattığı yazı da burada.

3-Moxibustion. Akupunkturda kullanılan bir “basınç noktası” var. Buranın moxa tütsüsünün verdiği ısı ile uyarılması bebeği hareket ettiriyor, böylece döneceği varsa dönüyor. Akupunkturcudan nasıl yapılacağını öğrenip evde haftada üç gün uyguladık. Ayak küçük parmağının tırnakla birleştiği noktanın dışa doğru kısmına ısı uygulanıyor moxa tütsüsü ile (yakmadan ve acıtmadan – burada resmi var). Türkiye’de de bulunabiliyormuş. Bu nokta bebeğin çok hareketlenmesini sağlıyor. Gerçekten de yaptıktan sonraki saatlerde bebek çok hareketlenip tekmeler atıyordu. Ben bütün bunları 34. haftadan itibaren uyguladım ama anca 38. haftada döndü. Haftada 3 gün, günde 10 dakika uyguladım her iki ayağa aynı anda, ve bebek döndükten sonra bir daha yapmadım. Bu noktaya ısı dışında başka türlü basınç uygulanabilirmiş. Örneğin kendiniz elinizle sıkı bir masaj şeklinde deneyebilirsiniz. Moxa tütsüsünün anne rahat bir pozisyonda uzanarak gevşerken babanın uygulaması tavsiye ediliyor.

4- Telkin-gevşeme: Doğal doğum için aldığım hypnobirthing dersimin hocası bir seans hipnoz yaptı gevşeyeyim, korkularımdan arınayım, bebeğe hazır olayım, bebeğim de dönmesi gerektiğini anlasın diye. Meditasyon gibi bir şey, baştan ayağa gevşiyorsunuz ve yarı uyur bir halde (gayet bilinçli olarak) okunanı dinliyorsunuz. Genel olarak annenin stressiz olması önemli, örneğin ben sezaryen korkusundan dolayı epey stres olmuştum. Bebekle konuşmak ve ona dönmesi gerektiğini söylemek vs. de yazıyor şu listede. Hipnoz yapmasanız bile döndüğünü hayal ederek gevşeme çalışmaları işe yarayabilir.

5- Yüzme: Suyun verdiği hafiflik bebeğin dönmesini ve hareketini kolaylaştırabilirmiş – bunu ben yapamadım, kışın gidebileceğim bir havuz yoktu, küvet doldurup içinde gevşeme masaj falan yapmaya çalıştım. Fakat koca göbeği suyla örtmek zor oldu küvet ufak geldi ve ne yazık ki göbeğim suyun dışında kaldı!

6- Ters durmak linkinde resimler ve videolar var:

a- Havuzda baş aşağı durmak -yapabildiğin kadar-. Amaç bebeği harekete geçirmek.
b- Eğim üzerinde ters durmak: Yatakta kalça altına yastıklar koyarak ya da ütü masasını bir sandalye ya da yatağa dayayarak (sağlam olmasına çok dikkat ederek) kalçayı yükseltebilirsiniz. Bu şekilde yatmayı ebem günde 3 defa 20 dakika diye tavsiye etti, ben günde iki kere 15 dakika falan yaptım. Doğuma kadar işe gittiğim için vakit bulamadım o kadar. Sırt eğimi 30 derece olacak en az, hatta 45 derece tavsiye eden de var, yani öyle bir iki yastık değil, rahatsıakz bir pozisyon ama dayanılıyor.

7- Bebeği aşağı çağıran uyaranlar:

a- Ters yatma esnasında kasıkların üstüne ışık tutmak (bebek ışığa dönsün diye). Fener koyuyordum ben.

b- Aynı şekilde klasik müzik dinletmek, müziğe doğru gelsin diye

c- Başının olduğu noktaya buz (donuk sebze paketi) sürerek soğuktan kaçmasını sağlamaya çalışmak.

d- Babanın aşağıdan bebekle konuşması (evladım sesime gel!!!).

e- Uzun bir kolye ucuna zil takarak gezmek, zil tam kasıklarda çalıyor siz ayaktayken, bebek sese gelsin diye.

f- Bunları yaparken bir yandan da hafifçe masajla başı ittirmeye çalışmak (zorlamadan)

Hepsini yaptım ama sanırım bende işe yaramadı. Yarayanlar olabiliyormuş. Bütün bunlar dört ayak üstünde (eller ve dizler) durma pozisyonunda da denenebilir yahut yogadaki ters köpek pozunda.

8- Rebozo. Ebelerin uyguladığı bir “rebozo” tekniği var, rebozo çarşafına yatırıp iki yandan tutarak kalçayı havaya kaldırıyorlar. Ters durma fikriyle aynı.

10 -Fil yürüyüşü. Eller ve ayaklar üzerinde yürümek (dizler değil). Hamileyken oldukça zor ama yapabilirseniz ters durma mantığıyla aynı şekilde ve bebeğin hareketini kolaylaştırıyor.

Son söz olarak bebeklerin doğum esnasında bile dönebildiğini belirtmek istiyorum. Benim kızım baş aşağı pozisyona geç döndüğü gibi doğum sırasında da başının arkası benim belime gelecek şekildeydi (back labor: occiput posterior). Kasılmaları bu yüzden belimde şiddetli hissediyordum. Doğum hikâyemde bahsettiğim gibi kasılmalar sırasında hiç oturmayarak (oturamayarak!) ve sürekli bedenimi dinleyerek ve pozisyon değiştirerek, sallanarak dans ederek http://spinningbabies.com/techniques sayfasındaki pozisyonları ebe yardımıyla uyguladım. Sonunda bebek dönüp doğru yola girdi ve normal pozisyonda doğdu.

Türkiye’de hem bebek döndürme hem de doğal ve normal doğum hakkında diğer bilgi sahibi olan doğum eğitmenleri: Ebe Asude Oflaz, Başak Kutlu Atay ve Nur Sakallı, ve Jale Özen‘in de kayroprakter ve moxibustion konusunda bilgisi var. Eğer bebeğiniz dönmezse makat duruş doğum yaptıran nadir doktorlardan biri İzmir’de Dr. A Suphi Toprak. Birçok doktor bu durumda deneyimli olmadıkları için risk almak istemiyor ve sezaryen yapıyor.

Bebeklerin çoğu kendiliğinden de dönebilir. Örneğin 30. haftada bebeklerin %25′i ters iken doğum anında sadece %3′ü ters pozisyonda kalıyor. Kendinizi üzmemeye ve rahat olmaya çalışın. Son haftalarda dönmez diyenlere (doktor dâhil!) rağmen bekleyin. Dr. Hakan Çoker, bu durumda ve genel olarak planlı sezaryeni önermiyor. Mart 2010 sayılı Bebeğim ve Biz dergisinde Anne ve Bebeğe Saygılı Sezaryenden bahseden Dr. Hakan Çoker şöyle diyor: ‘Makat gelişte doğumun kendiliğinden başlamasını beklememeniz için hiçbir sebep yok. Bu doğumda olabilen kordon sarkması ihtimali doğum kasılmaları başladıktan saatler sonra kontrolsüz gebelerde belki olabilecek bir şey. Ancak siz doğum başlayınca hastaneye giderseniz ve kontrol altında olursanız saatlerce bekleyebilirsiniz. Ve bu beklemenin bebeğiniz üzerinde birçok olumlu etkisi olur. Salgılanan hormonlar sayesinde doğal doğuma en yakın sezaryeni olursunuz, ki zaten istediğimiz de budur. Aktif doğum sırasında sezaryen olursanız bebeğiniz çok daha aktif doğacaktır. Bu sayede hemen kucağınıza verilmesi de mümkündür. Ancak gerek doktorlar gerekse hastane yönetimleri bu uygulamaya alışık olmadıklarında önceden talep etmeniz ve ısrar etmeniz gerekir. Ve şu kelimeyi de unutmamalı MÜMKÜN OLDUĞUNCA… Mümkün olduğunca bebeğinizin kucağınıza verilmesini talep edebilirsiniz. Mümkün değilse bebeği babanın taşımasını ve hep yanında kalarak ona dokunmasını ve konuşmasını talep edebilirsiniz. Böylece bebek yeni geldiği dünyada tanıdık bir ten ve ses sayesinde kendini daha güvende hissedecektir.’ diyor. Dr. Hakan Çoker ‘doğum kendi başlamalıdır’ yazısında da sezaryen olacaksa bile doğumun kendi başlamasının beklenmesinin önemini vurguluyor.

Bir bebeğin dönme öyküsü, 7.9 out of 10 based on 7 ratings
2 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 Kasım doğumlu Deniz’in ve 2010 Mart doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, orada yaklaşık 10 sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

Trackbacks for this post

  1. Sezaryen sebebi olarak “bebek ters duruyor” « Blogcu Anne
  2. 32.hafta sürprizi |

Bu yazı yoruma kapatılmıştır.

Bu kategoride Hamilelik ve Doğum (293 / 391 makale)


Emzirme Reformu olarak Cumartesi günü City'sde düzenlediğimiz etkinlikte en çok ilgili gören annelerin arasında 2,5 yaşındaki kızını emziren Eda Anne ...