Söz uçar, yazı kalır

Bu akşam. Banyodan sonra Deniz’i giydiriyorum, bir yandan da konuşuyoruz.

Büyümeye merak sardı bu aralar. Baba olacakmış.

“Anne, ben büyüyorum di mi?” dedi. “Baba oluyorum.”

Düzelttim. Her şeyin en doğrusunu anlatmak zorundayım ya. Mükemmeliyetçi, hayal gücü sıfır, takıntılı anne kişisi.

“Büyüyorsun Deniz’ciğim, ama henüz baba olmuyorsun. Sen büyüyünce, baba olunca bir de anne olacak hayatında. Birlikte anne-baba olacaksınız.”

Deniz’in dudakları büküldü. Gözleri doldu. Sesi titremeye başladı.

“Ben seninle olmak istiyorum anne. Sen anne ol!” dedi.

Bendeki kaz kafalılık. Deniz’in “baba olucam” isteğini çocuk sahibi olan adam olarak anladım ben. Halbuki çocuk büyümekten bahsediyormuş. Ben böyle deyince de büyüyünce başka annesi olacak sandı herhalde. (Doğumdan sonra kadınların beyninin büyüdüğüne dair bir yazı okudum bugün New York Times’da. Benimki küçük kalmış anlaşılan.)

Baktım, çok üzüldü. Daha fazla çamura saplanmamaya çalışarak açıklamaya giriştim: “Deniz’ciğim, sen beni yanlış anladın. Benim demek istediğim, sen büyüdüğünde, senin bir kız arkadaşın olacak. Sonra siz evleneceksiniz. Çocuğunuz olmasını istediğinizde de sen baba olacaksın, o da anne olacak, tamam mı? Bak, baba da eskiden baba değildi. Sen olmadan önce o sadece Doğan’dı. Sen olduktan sonra baba oldu. Ama sen ne kadar büyürsen büyü, ben hep senin annen olacağım” gibi bir şeyler demeye çalıştım. Ama ne kendime faydası oldu bunların, ne de ona. Gözleri dolmaya devam etti. “Ben seni istiyorum anne. Ben gitmek istemiyorum, hep burda kalmak istiyorum” dedi. “Ben büyicem, Derin büyicek, biz baba olucaz ama burda kalıcaz. Başka yere gitmicez” dedi. Canım oğlum.

Sımsıkı sarıldım. Ağlaştık. Koklaştık. Gözyaşlarımızı sildik. Konuyu değiştirip elindeki Star Wars askerlerini incelemeye başladık.

Evet, çok duygu yüklü bir andı, falandı filandı ama, bir de not düşmek istiyorum buraya:  Söz uçar, yazı kalır Deniz Efendi. Şimdi “ben bir yere gitmicem, hep burda kalıcam” diyorsun amma, ergenliğin doruklarına çıkıp suratıma kapıları çarptığında, “kız arkadaşımla eve çıkacağım” diye tutturduğunda, “Evlenip yuva kuracağım” diye karşımıza çıktığında hatırlatırlar sana bunları.

A-ha, buraya da yazıyorum.

21 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

21 Cevap verilmiş: Söz uçar, yazı kalır

  1. Meltem Selcuk diyor ki:

    He he sonunda koptum gece gece:)

  2. alkan diyor ki:

    hehehe, çok iyi fikir. buraya da yazıyorum :) )))

    yalnız, aynı şeyi annem bana yapsaydı, yanmıştım :) )

  3. ADA diyor ki:

    Ahaaaaaa! İste gelecegin kaynanası;)

  4. Erkİpek diyor ki:

    nedir bu erkek çocukların aşırı duygusallığı ve bizim her şeye doğru cevap verme durumumuz?

    oğlum: anne sen de bir gün ölecek misin? dedi ve bende ''evet'' dedim. bilin bakalım neler oldu sorasında :)

  5. nilay diyor ki:

    bayıldımmmmmmmmmm………. evet bunları yazıp ilerde gözlerine sokmak lazım..

  6. Duygu diyor ki:

    Ah canim Deniz'cim benim :)
    Nasil da heyecanla buyumeyi bekliyor….
    Yalniz dikkat ! Annen cidden saglam kayit tutuyor :) )

  7. no:27 diyor ki:

    Kuzey de bu akşam bana beni sevmediğini, çünkü ona hep kızdığımı söyledi. Anneannesini ve babasını seviyormuş, beni sevmiyormuş.

    İtiraf ediyorum tuvalette gizli gizli ağladım.

    • blogcuanne diyor ki:

      Deniz'in de bu aralar ağzında sakız "ben seni sevmiyorum, ben sana küstüm." Belli ki okuldan öğrenmiş, üstüme alınmıyorum. Ama gıcık olmuyor muyum, oluyorum.

      Kuzey de nokta atışı yapmış bu arada. "Seni sevmiyorum, anneanne ve babayı seviyorum"

  8. itir salanci diyor ki:

    ayy ben ağladım ama buna..pek içlendim..

  9. hatice diyor ki:

    benim oğlum da bacağındaki tüylerle gurur duyuyor babasınn bacaklarına benzemeye başlıyor diye :) sen büyüyünce ben biraz yaşlanıcam diye anlattım,ağlamaya başladı,öleceğimden korkuyor,hakikaten ne duygusal oğullarımız var,bazen krlganlıkları düşündürüyor beni..şimdi yanımzdan ayrılmak istemeseler de büyüdüklerinde işin rengi değişecek kesin :)

  10. ece diyor ki:

    ay boğazım düğüm düğüm oldu, yapılır mı elocum bu sabah sabah..

  11. çağlamm diyor ki:

    ay çok içlendim bu yazıya, ayrıca no:27'nin yazısına…keşke hep böyle kalsalar diyeceğim ama, herşey değişiyor işte.. en güzel bebeklik dönemi oluyor sanırım, büyümeye başlayınca değişiyor herşey… ben de çok düşkünüm kızıma, acaba anlayacak onu nasıl da çok sevdiğimi…

  12. Sebnem diyor ki:

    Elif, bizim Deniz'lerde telepati mi var ne?

    Dun aksam banyodan sonra giydirirkenki sohbetimiz:
    -Anne ben olmek istemiyorum!
    -Nesini sevmiyorsun olmenin Deniz?
    -[Sessizlik]… Gomulmek istemiyorum…
    - Peki seni gommeyiz o zaman…
    -Kimler gomuyor olenleri?
    - Aileleri yanlarinda oluyor, ama mezarliktaki amcalar aciyorlar cukurlari.
    - Peki o amcalar ne zaman olecekler?
    - Vakitleri geldiginde Deniz.
    - Peki bu sehirdeki herkes ne zaman olecek?
    - Herkes ayni anda olmuyor Deniz, kimileri oluyor, onlarin yerine yeni bebekler doguyor.
    - Peki kim doguruyor o bebekleri?
    - Benim gibi teyzeler.
    - Peki biz olursek bizim kucuk bebegimiz ne olacak? (Bu aralar kardes fikrini tartisiyoruz da!)
    - Insallah biz oldugumuz vakit o da artik kucuk bebek olmayacak, kocaman teyze ya da amca olacak…

    Deniz'in kaslar catildi, derin dusuncelere daldi. Neyse ki sonra korsan masallarimiza basladik, gulerek yatti yatagina.

    Ogullar, banyo sonrasi sohbetleri, vb. bu kadar mi derin olmak zorunda?!:)

  13. Elifcim beni de ağlattın ama.. Gidecekler değil mi birgün? Şimdi okula nasıl yalnız göndericem diye düşünürken biz, bir gün kapıyı çarpıp gidecekler değil mi? Ay düşünmesi bile kabus gibi.. içim acıyor..

  14. bilge diyor ki:

    Aha burayada yazıyorum :) ) çok iyi yaa
    ama annem benim için böyle birşey yapmış olsaydı utancımdan yüzüne bakamazdım heralde, onu üzdüğüm zamanları hatırladıkça bile suçluluk hissediyorum birde o an onun hissettiği şekilde okusam çok fena olurum.

  15. Başak diyor ki:

    3 yaşındaki oğlum da bu aralar büyüme konusuna takmış vaziyette. Sürekli "anne ben büyüdüm mü?, "Anne ben büyüyor muyum?" diye soruyor. Geçenlerde yine "anne ben büyüyor muyum?" diye sordu. Ben de tabii "Ardacım büyüyorsun" dedim. Hatta kendisinden küçük arkadaşlarını saydık, daha büyük olanları saydık. Arkasından hiç beklemediğim bir soru daha gelmesin mi? "Anne sen yaşlanıyor musun?" Kafamda yaşlanmak lafı nereden aklına geldi, kimden duydu diye düşünürken, bir an ne cevap vereceğim bilemedim. Evet mi desem, hayır mı desem:) Herhalde bu fikri birdenbire kabullenmek zor geldiğinden. "Hayır" diyiverdim. Artık konuyu değiştirmeyi düşünürken, bir de "anne yaşlanınca küçülecek misin?" diye sormasın mı??? Ooofff ooof. Mevzu çok derinleşti…

  16. Neko diyor ki:

    Sizin ki gene bir nebze daha iyi, benim arkadaşımın oğlu anne olacağım diye tutturmuştu. Anne olamayacağını açıklamaya çalışan annesine ise aynı yaşlı gözlerle bakmıştı. :) Alem bu çocuklar hayu…

  17. pelin diyor ki:

    merhabalarrr, 20 aylık kaymak bir oğlum var. allah kısmet ederse 3 hafta içinde bir tane daha olacak :) yazınızı çok ama çok beğendim ve de çok kötü fena koppptum. malum hamilelik hormonları….

  18. Ayy kıyamam ya , hatırlatma kısmı fena olmuş ama :)

Bu yazıya yorum bırakın