25 Yorum

Bir de tersten bakalım

Dün gelen yorumları okudum. Sonra biraz araştırma yaptım. Okudukça, araştırdıkça, yılsonuna doğru doğan çocukların (okula başlamaya fazlasıyla hazır olduklarına dair bariz işaretler yoksa) geç başlatılmalarının daha uygun olduğuna ikna oluyorum.

Eğer öyleyse şunu düşünmek lazım sanırım: Bu çocuklar (Ekim-Kasım-Aralık doğumlular), okula bir sene geç başlarlarsa ne kaybederler?

Çocuğun motor becerisi ve diğer yönlerden bu konudaki en önemli fikri ana sınıfı ( altı yaş) öğretmeni verir. Ayrıca çocuklar 3 yaşından itibaren benzer okul öncesi faaliyetleri yapmalarından dolayı da sıkılıyorlar. Bu nedenle çocuk okula hazır ise ona embesil muamelesi de yapmamak gerek. Ayrıca bir yıl hayat kaybı da ilerideki yaşlarda çok önemli bir fırsat kaybı olabilir. Emeklilik yaşı, kadro ve kıdem yılı hesabında değil bir yılın altı ayın bile çok önemi oluyor. Üstelik liseler de 4 yıla uzamış ve eğitim sisteminin ne olacağı belirsiz bir ülkede isek…

demiş yorum bırakanlardan Begüm.

Bu konuyla daha fazla ilgilenenler için çok güzel, ayrıntılı bir makale buldum New York Times gazetesinde: When Should a Kid Start Kindergarten? (Makale İngilizce, ancak önümüzdeki birkaç gün içinde özetini çevirip yayımlayacağım) Her ne kadar Amerika’daki sistem göz önünde bulundurularak yazılmış olsa da bizim de kulağımıza küpe olacak noktalara dikkat çekiyor. Yaşça büyük olan çocukların sadece akademik olarak değil, spor ve sanat alanlarında da daha başarılı olmaları gibi.

Benim derdim akademik başarı değil. Genel anlamda “başarı” bile değil. Çocuk küçük de olsa, anne-babanın ilgisi ve desteğiyle bir şekilde başarılı olacağına inanıyorum. Buna en iyi örnek sanırım Deniz’in kendi babası — Doğan. Aralık sonu doğumlu. İlkokula kendi senesinde başlamış. Yani hep sınıfın en küçüğüymüş. Ona rağmen sınıflarında Tarsus Amerikan Koleji’ni kazanan üç öğrenciden biriymiş. Lisede de (aynı dönemde, bazı seneler aynı sınıfta okuduk) başarılı bir öğrenciydi. Öyle sınıfta kaldığı falan olmadığı gibi, kolay kapardı birçok şeyi. (Beni de kaptı.)

Benim derdim, çocuğumun okul hayatına, bunun gerektirdiği disipline hazır olarak başlaması.

“Hayat uzun ve öğrenme süreci hiç bitmiyor. Çocuk için bunun en az travmatik şekilde başlaması çok önemli” demiş yorum bırakanlardan Fulya. Ben de böyle düşünüyorum. Deniz’i düşününce, bir sene daha oyun ortamında kalması, uzun seneler içinde bulunacağı eğitim hayatına daha yumuşak bir geçiş yapmasını sağlayacak gibi geliyor bana.

Yukarıda bahsettiğim makalede Finlandiya’da çocukların okula 7 yaşında başladıklarını ve ilk birkaç senelerinin sosyal gelişim ve oyuna adandığını anlatıyor. “Çocuklar 7 yaşına kadar evde otursun” diye düşünmüyorum elbet. Heyhat, Deniz 2 yaşını az geçmişti “okula” gitmeye başladığında! Ama sınav illetinin eğitim sistemimizin bel kemiğini oluşturduğu şu ortamda, koşturmacalı bir tempoya geçişin, aynen Fulya’nın dediği gibi daha az travmatik olması gerektiğini düşünüyorum.

Dedim ya, tersten bakıp, “ne kaybederiz” diye sormamız lazım.

Bu, bireysel bir soru değil. Konuda bir şey söylemek isteyen herkese soruyorum: Cidden, ne kaybederiz? Biz, çocuklarımız, toplum… Ne kaybederiz?

25 yorum

  1. Pelin Keskinoğlu

    Kısacık bir hatırlatma notum olacak bu konuda: lütfen her okulun istediğiniz yaşta çocuğunuzu kaydettirmeye izin vermeyeceğini unutmayın. Bazı okullar belirli seviyeye kayıt alırken çocukların belli bir sene doğumlu olmalarını istiyorlar. Örneğin anasınıfına kayıt olabilmek için çocuğunuzun 2006 doğumlu olmasını şart koşuyorlar. Bilgi vermek istedim.

    • Teşekkürler. Öğrenecek çok şey var.

      • Evet ben de bunu biliyorum, öğrencide aranan şartlar kısmında hep şu şu doğum tarihliler diye geçiyor. Hatta eskiden yaşını büyük yazdırmak, küçük yadırmak gibi şeyler olurdu. Artık evde doğum yapmadığın sürece hastaneden kağıt istiyorlar nüfus müdürlüklerinde de. Ben hala hangi yılda doğduysa o yılda doğanlarla okula başlaması düşüncesindeyim. Benim oğlumun okulunda bu yaş aralığını telafi etmek için sınıfları ona göre oluşturduklarını da söylemişti okul müdürü.

  2. Benim kızım 4 Aralık dogumlu, su anda ana sınfında, onumuzdeki sene 1. sınıfa baslaması gerekiyor. Pelin Hn'ın soyledigi gibi bazı okullar, hatta benim ilgilendiklerimin hepsi, dogum tarihine onem veriyor, bu devlet okulunda daha sıkı takip ediliyor olabilir. Kızım 3 yasına gelmeden okula gitmeye basladı, her sene bir onceki seneye gore gelisimi cok netti, hatta ayın bile onemi var. Kızım sınıfının hep en kucugu, diger en kucuk 6 ay buyuk, ogretmeni bunun cok farkında, digerlerinin dikkati 20dk ve uzerine cıkarken Duru'nun ki daha kısa oldugu icin aktivite sırasında onun dikkatini geri getirecek hareketler yaptıgını soyledi. Yani oncelikle ogretmen onemli, farkındalıgı olan. Diger yandan su anda ana sınıfında gayet faaliyet halindeler, kitapcıya gidip bana aktivite kitapları aldırıyor, okulda yapıyorlar cok seviyor. Su aralar ilkokul arastırıyoruz. İlk 3 sene gercekten akademik anlamda cok fazla bir sey yok, olay 4 den sonra baslıyor, yani ilk 3 sene kurallara uyma, ders calısmayı ogrenme, basit toplama cıkarma gibi seyler var, bazı okulların net de ders programları var gorebilirsiniz, ki bizim akademik takıntımızda yok, derdimiz hayatta basarılı olsun, mutlu olsun, ne yapıyorsa keyif alsın. Tekrar bu sene anasınıfına versek kesin cok sıkılacak, ilk 3 senenin hafif olması da beni ikna ediyor

  3. Talya 28 aralık doğumlu bu konu neredeyse doğduğu günden beri aklımızı kurcalayıp duruyor.Eşim ilkokula erken başlayanlardan.6 senelik üniv. eğitimini 9 yılda bitirmesini saymazsak:)başarılı bir öğrencilik geçirmiş.
    Tam tersi bir örnek de de yeğenimden, ram dan alınan parlak zihin düzeyinde raporu ile(5 yaşındayken 7 yaş becerisi ve zekası diye açıklayabilirim)5 yaşından gün alarak ilkokula başladı.İlk senesinde derslerde sırada oturtmayı bile öğretmeni başaramamıştı.Hiç bir şekilde disipline bir öğrenci olmadı ki hala öyle.Öğrenmesinde hiç bir sorun yokken okulu sevmedi vs vs…
    İşte bu örnekten yola çıkarak 2007 lilerle aynı dönemde okula başlatmayı düşünüyoruz.1 yıl geç giderek ne kaybedecek dersen şahsi fikrim hiç bir şey kaybetmeyecek.

  4. Ben de anaokuluna gitmeyi şiddetle reddettiğim için 6 yaşında başlamışım okula, kasım doğumluyum, hatta okul başladığında 6 yaşımı bitirmemiştim henüz. Başarı açısından sıkıntı çekmesem de zaten minyon yapılı bi tip olduğum için sınıfın en küçüğü ve en kısası olmak pek hoş değildi benim için 🙂 Ama eylül sonu doğan kızım için daha zor bi karar olacak bu. Eylülden itibaren bir sonraki döneme geçebilir denmiş ama bizimki de tam eylül. Keşke ocak şubat gibi veya aralık ayında doğsaydı, böylesi daha zor. Önümde daha uzuun seneler var bu karar için ama yorumları ben de merakla beklemekteyim.

  5. Sevgili Blogcu Anne. Bu konu benim de blogumda yazacağım bir konu. Senin ele almana çok sevindim. Benim 2 oğluşum var. Biri 6 diğeri 7 yaşında. İkisini de 1er yıl bekletiyorum. Yani Arda bu sene başladı ilkokula. Deniz 6 yaşında ve önokulda. İkisi de sonbahar doğumlu olduklarından gözüm kapalı beklettim onları. Çünkü geri dönüşü olmayan bir çarkın içine ne kadar geç girerlerse o kadar iyiydi benim için. Çünkü çocuğun birinci derece ihtiyacı OYUN'dur. Hepimiz ilkokul 1 in ne denli ağır ve her gecenin ödev kabusu ile geçtiğini biliyoruz. Bir de el yazısı işkencesi var ki bir çocuğun küçük kas becerisi ancak 7 yaşında yeter duruma geliyor o kavisleri çizebilmesi için. Yani 6 yaş erken bu konuda. Bir de okullar bu konuda dilekçe ile kayıt zamanını uzatabiliyorlar. Çocuğunuzun gelişimsel durumunu yeterli görmediğinizi yazan bir dilekçe veriyorsunuz. Biz bunu verdik ve zorluk çıkmadı. Şunu üzerine basa basa söylüyorum ki çocuğunuzun okula hazır olmadığını gözluyorsanız kesinlikle aceleci davranmayın. Ben şanslıydım. Yaptığım iş nedeniyle konunun uzmanlarına danıştım. Bekletme kararı hayatımızda verdiğimiz en doğru karar oldu. Arda bu seneyi problemsiz atlatıyor. İşin bilincinde. Deniz zaten Arda'nın yaşadıklarını birebir yaşıyor onunla ve o da başına gelecekleri aşağı yukarı kestiriyor:D Hatta o bu süreci daha kolay atlatacak. Benim için akademik eğitimden çok oyun oynayarak hayatı öğrenmesi daha önemli. Aşağıdaki link oyunun önemini toparlamış ilgilenenler okuyabilirler. http://www.education.com/reference/article/second
    Ben çocuk sahibi olmadan önce de bu konularda çok kafa yormuş, yüksek lisansını "çocuk oyun alanlarının çocuk gelişimine etkisi" üzerine yapmış biri olarak çocukların 7 yaşında okula yollanması taraftarıyım! Herkese mutlu günler:D

  6. Ben dunku yaziya yorum birakamamistim. Bugun kendimden ornek verebilirim. Beni yasitlarimdan bir sene erken okula gonderdiler. Yani herkes zamaninda 7 yasinda 1. sinifa baslarken ben 6 yasinda gittim. Normalde de zaten cok yerinde duramaz, akli oraya buraya kacan biriyim. Ilkokulda cok disiplinli bir okulda cok gezindigimi, konustugumu ve bu yuzden her veli toplantisindan sonra annemlerden bir araba laf isittigimi ama hicbir ise yaramadigini hatirliyorum. Basari olarak okul yeterince ittiriyordu zaten ama liseye kadar hicbir zaman hic cok basarili bir ogrenci olmadim. Kizlar erken gelisir derler, belki o yuzden sonunda biraz toparladim. Hic buyuk bir sikintim veya problemim olmadi. Hicbir zaman kendimi cok birsey kazanmis gibi de gormedim.
    Niye okula erken gonderildigimi de soyleyeyim. Boyum uzun diye 🙂 O konuda Allahtan kendimden 1 yas buyukleri bile geciyordum da, isin fiziksel kismini da dusunmek lazim.

  7. Elifcim,
    Alisa da Deniz gibi malum. Biz cok dusunduk. Outliers kitabi ve cok sevdigim bir kac aralik sonu dogumlu arkadasimdan aldigim tavsiyelerle ve biraz da kendi cocugumuzu taniyarak, bildigin uzere biz kizimi bir sene kucuklerle okutmaya coktan karar verdik. Dedigin gibi sahsi bir karar.
    Benim anlamadigim ben bu karari vermisken, herkesin yorumlari. Ama senin kizin cin gibi okulu yapar diyenler, niye cocuga bir sene kaybettiriyorsun diyenler, yargilayanlar gani gani. Biz, anne baba bir karar vermisiz. Nedir bu herkesteki ama cocuguma kotuluk ediyormusum yargilamasi. Iste ben bunu anlamiyorum. Bu da senin tersten, duzden bakisa bir boyut.
    Ne karar verirsen, hayirli olsun simdiden.

  8. Ne kaybederiz? Ne kaybettim? 10 yaşında ilkokuldan, 20 yaşında üniversiteden mezun oldum. İş hayatına erken atıldım. Sigorta primlerim erken yatmaya başladı. Ne bilim şimdiki zamanla kıyaslamak o kadar zor ki! Ben anaokuluna kadar okul nedir bilmezdim kızım 2 yaşında başladı maratona. ya bugünü yarınını tutmayan bir ülkede ne kaybeder, ne kazanır ben şahsen kestiremiyorum.

  9. Finlandiya'da aynı zamanda 0-6 yaş çocuklarının gittiği "day care center"larda hiç bir zaman çocuğa okuma yazmaya dair birşey verilmez,sadece gelişimiyle ilgili oyunlar çalışmalar yapılır.
    Burda halbuki kuzenimin oğlu 5 yaşında özel kalemler çıkmış çocuk yaşlarına göre, çocuklar sayılara bakıp onları yapmaya çalışıyorlar ödev olarak.
    Google'da Finlandiya'da ki anaokulları ya da okul sistemi diye bir arama yaptırısanız aradaki büyük farkı hemen görürsünüz.

    • Dün diğer yazınızda yaptığım yorumu buraya kopyalamak istiyorum izninile zira sizin ve diğer annelerin bu konudaki yorumunu da merak ediyorum.

      Okula bir sene geç başlayan çocuğunuz ya olurda sınıfta kalırsa ya da bir şekilde bir sene kaybederse o zaman nolucak? Zaten kendinden bir yaş küçüklerle başlamıştı, bu sefer iki yaş küçüklerle mi okuyacak? Bir de bir bakıcak en yakın arkadaşı ya da yaşıt akabası ondan bir sınıf üstte, okul dışındaki kendisinden bir sınıf üstte okuyan yaşıtlarının yanında bir rahatsızlık hissetmeyecek mi? Belki bir de bu açıdan bakmak lazım.

      Gerçi sınıfta kalıyorlar mı yeni düzende bilmiyorum eğer sınıfta kalma yoksa yorumumu görmezden geliniz lütfen. 🙂

  10. Elif, demin Pink Brain Blue Brain'i okuyordum. Starting School chapteri… Aktariyorum: "as we'll see, boys develop more gradually in some ways but not all. They can have a tougher time than girls sitting still, writing and drawing, learning their letter sounds, and negotiating with their five and six year old peers. But they have other skills that are eqaul or better than girls and which add a lot to a kindergarten classroom. The problem posed by boys maturity is not going to be solved by keeping male 5-yr olds out of school but by making schools adapt to the needs of all five-year olds, male and female.

  11. finlandiya eğitim başarı en yüksek ülke öğretmenler müfredata uymak zorunda değil okulda ders saati 3- 4 saat ile sınırlı ders aralarında hava şartları ne olursa olsun dışarı bahçeye çıkıyorlar aynı öğretmen ile altı yıl devam etme zorunluluğu var şimdi sizin yazınızda yedi yaşında okula başladıklarını okudum bunlar benim hep savunduğum şeylerdi ..kızım 4,5 yaşında haftada üç gün okula gidiyor herkes neden üç gün diye ısrarla soruyor hayır şimdilik yeterli ben çalışan anne değilim evde olduğumuz günlerde arkdaşları ile oyun grubu kuruyor tiyatroya gidiyor hiçbirşey yapmasak kitap okur bahçeye çıkarız .türkiyedeki anaokullarında güneşli havada bile çoçuklar bahçeye çıkarılmıyor sebep hasta olurmuş….
    ben çok okul taraftarı değilim yazımdanda anlaşıldığı üzere …..

    • Katılıyorum!! keşke burada da aynı şartlar olsa. Çocuklarımı bu eğitim çarkından az hasarla geçirmek için tüm çabam. Yeteneklerini ortaya çıkartıp mutlu olacakları alanlara yönlendirmeye çalışıyorum. Benim yaşadıklarımı onlar yaşamasın istiyorum. Kızınıza kocaman sevgiler!!

  12. sınıfın büyüğü olma taraftarıyım ben…

  13. tam da benim konummuş bu.elif hani bir laf vardır damdan düşenin halini damdan düşen anlar diye.benim 9 yaşında olan oğlum kasım doğumlu ve biz de tıpkı senin gibi,pek çok insan gibi düşünüp taşınıp artılarını eksilerini karşılaştırarak okul olayına adım attık.oğlum 3 yaşında başladı anaokuluna.yıllarca hep makas mı tutacak boya mı yapacak dedik 7 değil 6 yaşında verdik 1.sınıfa.şu an 4. sınıfta notları çok güzel,sınıf birincisi .her yönden memnunuz evet ama birçok olumsuz şey yaşadık yaşıyoruz hala bunların dışında.okula başladığında küçük parmak kasları henüz tam gelişmediğinden kalemi tutup yazı yazmakta çok zorlandı.okumaya geçmek istemedi hep aklı oyunda kaldı.sınıfın en ufak tefek çocuklarından olduğu için hep kötü el şakalarına maruz kaldı.sıkıldı,bunaldı.evet derslerinde dert edeceğimiz hiçbir mesele yok ama şimdi artık anlıyoruz ki oğlumuz 4. sınıfta değil 3. sınıfta olmalıymış.sürekli itekleyere,dürterek ders başı yaptırdık.yazı yazarken elleri ağrırdı ve ağlardı.çalışan anne olmanın verdiği kimsesizlik hali onu bir an evvel okul ortamına alıştırmamıza neden oldu.yanlış ama çok yanlış yapmışız.hala dahi erkek çocuklarla geçinemiyor çünkü akranı yok.özellikle sınıfındaki kızlar cinsiyetleri sebebiyle çoktaan boyları uzadı gitti.hatta dünyaları dahi inanılmaz farklı.aman derim elif aman .hiç tavsiye etmiyorum 7 yaştan önce çocuk ilkokula başlamamalı.
    yukarıda yorumunu okuduğum begüm hanıma asla ve kat'a katılmadığım gibi şunları eklemek isterim.emeklilik zamanı artık çalıştığınız yıla değil yaşa bağlı.ister 30 yıl çalışın ister 15 yıl erkeklerde 25 yıl çalışma(prim)süresi dolmadan emeklilik ahkkınız olamaz.liselerin 4 yıl olması da neyi değiştirir ki.çocuk yaşta fakülteli olacağına aklı başına erişmiş yaşta üniversiteliliği haketmesi en güzeli.hele ki şehir dışı veya yurt dışında bir okul tercih edecekse yaşın 1-2 yaş büyüklüğü sorun değil olsa olsa avantaj olur.
    sevgilerimle…

  14. Emeklilik hakkı yaş ve kıdem yılı ile birlikte hesaplanır. Emeklilik yaşı dolmadan da eğer yılınızı doldurmuş iseniz emekli ikramiyesi ve maaşı almadan da emekli olabilirsiniz. Birçok kadın çok uzayan emeklilik yaşı ( 52 ve üzeri) nedeniyle emeklilik kıdem yılını doldurmak kaydıyla emekli olabilmektedir. Bu konudaki yasal düzenlemeleri inceleyebilirsiniz Sitare Hanım…
    Ayrıca yedinin ilkokul bir için çok geç bir yaş olduğunu ve eğer çocuğun okul olgunluğuna ulaştığı öğretmenleri tarafından da belirtilmiş ise bir yıl daha okuma ve yazma faaliyetinden onu alıkoymak ileride motivasyon kaybına da neden olabiliyor. Üstelik de kendisiyle aynı altı yaş grubundakiler bir üst sınıfa geçmiş iken kendisi yeni bir grupla yeniden üç yaşından itibaren yaptığı faaliyetlere geri dönüyor.
    Aşırı korumacı ebeveynler yerine çocuklarımızın okul yaşına okulu ve öğretmenlerinin karar vermesi daha akla yakın geliyor…
    Hoşçakalın..

  15. emeklilik mevzuanda tam da söylemek istediğim buydu zaten.aynı şeyleri söylüyoruz.peki o zaman iş hayatına bir an evvel atılmanın anlamı ne????
    okul bahsini ise yaşamasam bu kadar kolay taraf olamazdım.ben çektim sevdiğim kişiler çekmesin diyorum sadece.
    sevgiler…

  16. Elif merhaba,

    kendimden örnek vereyim 79 aralık doğumluyum, 80e 10 gün kala doğmuşum ama hep 79lularla okudum… biraz da minyon tiple, hep okulların , sıraların en önündeydim. çok fena sayılmaz ama yine de çook çok başarılı bir çocuk olmadım. Üstelik anasınıfına da gitmedim. Geriye dönebilsem 1 yıl anasınıfına gidip 80lilerle okula başlamayı tercih ederdim..

  17. biz kasım 2006 doğumlu oğlumuzu bu sene okula vermedik. ben kendim ekim doğumluyum ve sınıfımın büyüğü olarak okudum, bu durumdan gayet de memnunum. oğlum için de aynısını düşündük. öğretmen olan babaannesi de aynı şekilde yönlendirdi. umarım zaman içinde yine aynı şeyleri düşünürüz.

    bir de benim şahsi büşüncem okul hayatı yeterince uzun. küçücük yaşta okula başlanıyor ve okul hayatı yıllarca devam ediyor, master doktora yapmak da eklenince. bu sebeple bu yorucu okul hayatından evvel biraz daha oyun oynasın istedik. ki anaokulunda da artık ödev verip okula hazırlıyorlar. (ki bu bence hem iyi hem değil). bir de 4+4+4 hiç içime sinmedi, bir sene daha beklemek istedim…