21 Yorum

Sirklere gitmeyin

SİRKLER

Yeryüzüne Özgürlük Derneği, geçenlerde yayımladığı bir basın bülteninde “Sirklere Gitmeyin” dedi.

Sirklerin, hayvanlar için birer işkence merkezi olduğunun altını çizen Yeryüzüne Özgürlük Derneği, sirklerde kullanılan hayvanların vahşi doğadan koparılarak hapsedildiğini, insanların eğlendirilmesi için dayakla, açlıkla terbiye edilerek zorla sahneye çıkarıldığını söylüyor.

Sirklerde kullanılan hayvanların eğitim sürecini şöyle anlatıyor Yeryüzüne Özgürlük Derneği:

Hayvanlar, doğal yaşam ortamlarına kıyasla binlerce kat dar alanlarda, asla istedikleri gibi hareket edemeyecekleri kafeslerde tutuluyor. Doğalarına hiçbir şekilde uymayan bir ortamda, çok kısıtlı temel gereksinimleri sağlanarak sadece yaşamalarına izin veriliyor. İstenildiği gibi eğitilebilmeleri için aç bırakılıyorlar; bir parça fıstık ya da meyve için öğrendikleri hareketleri daha kolay; seyirci önünde zorluk çıkarmadan yapmaları için. Verilen komutu uygulamamak için direnen ya da hareketleri yapmayı reddeden hayvanlar ise ekstradan dayak ve işkenceyle, açlıkla ve susuzlukla cezalandırılıyor.

Eğitimlerde çivili sopa, kırbaç, elektroşok çubuğu, kanca gibi işkence aletleri kullanılarak hayvanlara “vahşi” oldukları unutturulmaya çalışılıyor, bu iğrenç sürece ve süresiz tutsaklığa adapte olmaları için son derece acımasız muamelelere maruz bırakılıyorlar. Bir zamanlar tıpkı köle insanlar gibi “mal” statüsünde olan ve üstlerinden para kazanılan bu tutsak hayvanlar, şiddet dolu eğitimleri esnasında bile tıbbî yardımdan yoksun bırakılıyor; çünkü sirklerde kâr daha önemli. Eğitimde, gösteride ve hatta uyurken bile uğradıkları şiddetin, vücutlarında açtığı yaralar basit müdahalelerle geçiştirilerek bir sonraki gösteriye hazırlanıyorlar.

Basın bülteninin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Ben küçükken sirke bayılırdım. Sirk sevmeyen çocuk var mıdır acaba?

Mersin’e bir sirk gelmişti, hiç unutmuyorum, annemler götürmüştü bizi. Ağzım açık seyretmiştim. Hatta maymunu kucağıma alıp fotoğraf bile çektirmiştim.

Büyüdükçe soğudum sirk kavramından. Ters gelmeye başladı. Sirklerin arka planını görmedim ama yukarıdaki senaryonun yanlış olduğunu düşünmüyorum. Kaldı ki doğal ortamında gezmesi gereken bir filin sırf insanları eğlendirmek adına tütü giyip dans etmesini doğru bulmuyorum.

***

YUNUS GÖSTERİ MERKEZLERİ

Aynı şey Yunus Gösteri Merkezleri için de geçerli. Ki, ona da gittik! Miami’deki Seaquarium‘a götürdük Deniz’i. Bütün gösteriyi bir suçluluk duygusuyla izledim ve şimdi pişmanım gittiğim için.

Aynı hisleri, geçen gün çocuklarını akvaryuma götüren Olmadık İşler Peşinde (OİP) de böyle ifade etmiş:

OİP’nin yazısına da buradan ulaşabilirsiniz.

WWF-Türkiye bakın ne diyor:

Yunus ve balinaların gösteri hayvanları yapılmak üzere acımasız yöntemler kullanılarak yakalanması ve havuzlarda tutsak edilmesi son yıllarda dünya gündemine yerleşti. Yapılan çalışmalar, yakalanma sırasında birçok yunus ve balinanın öldüğünü, tutsak olarak yaşatılabilenlerin ise doğadaki hemcinslerine göre oldukça kısa yaşadıklarını göstermektedir. Gösteri amaçlı kullanılan yunuslar, koloni halinde yaşadıkları doğal ortamlarından alınarak kapalı havuzlarda tutsak ediliyor. Balina ve yunusların gösteri amaçlı kullanıldığı su havuzları pek çok ülkede yasak. Ancak ülkemizdeki yasal boşluklar nedeniyle, gösteri parklarının sayısı gün geçtikçe artıyor.

Yazının tamamını burada.

***

HAYVANAT BAHÇELERİ

Soyu tükenmekte olan hayvanlar için bir sığınak olabilse de, genek anlamda tutsaklıktan başka bir şey değil. Washington, DC’de “çok güzel” bir hayvanat bahçesi var. Biz orada yaşarken Çin’den hediye gelen panda doğum yapmıştı. Yavru filler, kaplanlar doğmuştu. O zamanlar Deniz yoktu, biz “hayvansever” çift gidip görmüştük. Birkaç sene önce DC’ye ziyarete gittiğimizde, Deniz’e hayvanları göstermek için hayvanat bahçesine gitmek istemiştim, ama hastalanmış, gidememiştik. İçimde ukde kalmıştı Deniz’e hayvanları gösterememek.

Türkiye’ye döndükten sonra Darıca Hayvanat Bahçesi’ne götürdük Deniz’i. Maksat, hayvanları görsün. Ne olacaksa görünce… Darıca’nın hali içler acısı! Sadece hayvancıkların hali değil, insanların yaklaşımı da. “Yiyecek vermek yasaktır” yazmasına rağmen maymuna fındık fıstık verenler. Eşekten farklı kalmamış zebrayı sevmeye çalışanlar. Koşarak kaçtım, bir daha gitmedim, önüme gelen herkese de gitmemelerini tavsiye ettim.

***

Kısacası biz sirke gitmiyoruz. Deniz, okulla birlikte yunus gösterisine gitti, ancak ben götürmeyeceğim. Derin’i de götürmeyeceğim.

Hayvanat bahçesi konusunda bu kadar kati konuşamıyorum. Darıca’ya ayak basmam da, bakımlı olduğunu bildiğim bir hayvanat bahçesine götürür müyüm acaba çocukları?.. İçimden bir ses nedense “hayvanları görmeleri gerektiğini” söylüyor. Yanlış aslında, ne olur ki görmeseler? Filin ne kadar büyük olduğunu, aslanın nasıl kükrediğini benim gibi belgesellerden öğrenseler? İleride paraları olursa kalkıp safariye gitseler, doğal ortamlarında görseler? Eskiden hayvanat bahçesi mi vardı?

Yunus ve balinaların gösteri hayvanları yapılmak üzere acımasız yöntemler kullanılarak yakalanması ve havuzlarda tutsak edilmesi son yıllarda dünya gündemine yerleşti. Yapılan çalışmalar, yakalanma sırasında birçok yunus ve balinanın öldüğünü, tutsak olarak yaşatılabilenlerin ise doğadaki hemcinslerine göre oldukça kısa yaşadıklarını göstermektedir. Gösteri amaçlı kullanılan yunuslar, koloni halinde yaşadıkları doğal ortamlarından alınarak kapalı havuzlarda tutsak ediliyor. Balina ve yunusların gösteri amaçlı kullanıldığı su havuzları pek çok ülkede yasak. Ancak ülkemizdeki yasal boşluklar nedeniyle, gösteri parklarının sayısı gün geçtikçe artıyor.

21 yorum

  1. Biz de geçenlerde hem Darıca hem de srike götürdük Nil'i ve bin pişman oldum. Sirkte ağlayacağım diye korktum. Ufacık bir kaplan yavrusunu görevli dolaştırıyor, herkes onunla fotoğraf çektiriyordu. Para kazanmak uğruna o kaplancık muhtemelen sakin dursun diye uyuşturulmuş, gözüne yediği flaş sayısını ben tahmin edemiyorum. Kim bilir ne hale gelmiştir.

    Diğer hayvanları hiç söylemiyorum bile.

    Çok pişmanım. Çanak tuttum, o korkunç heriflere de para kazandırdım.

  2. çok doğru ve yerinde bir yazı olmuş ellerine ve yüreğine sağlık.İçim ezildi inan okurken çok üzülüyorum bu tür durumlarda hem sinirleniyorum da.

  3. Hande Aral Özen

    Her zaman her yerde yazdıklarımı dile getirdiğin için teşekkürler!

  4. Elif:

    Yunus gosteri merkezleri ve de Sirkler konusunda sana katiliyorum. Ancak Hayvanat Bahcesinin cocuklarin egitiminde cok faydasi olduguna inaniyorum. Biz kizimizi Amerikada ki belli basli hayvanat bahcelerine her goturdugumuzde gunlerce konusuyor bu deneyim uzerine. Cok faydali oldugu kanisindayim.

  5. bizde ailecek bir kere sirke gittik ,gösterilerin tv de reklamları çıkıyor ya okula başladığında okul gezileri v.s akran baskısı gibi nedenlerle tekrar götüreceğimi yada gitmesine izin vermek zorunda kalacağım gibi geliyor , hayvanların durumunu uzun uzun anlatacağım bakalım inş işe yarar …
    yunus gösterileri ile ilgili bir belgesel izlemiştim sanırım Savaş Karakaş hazırlamıştı izlemeyenlerin mutlaka izlemesini tavsiye ederim gerçekten çok etkileyiciydi ….

  6. sirk ve yunus gosterileri konusuna kesinlikle katiliyorum. maalesef kocam buradaki yunus gosterisine bilet almis Aya'i goturelim diye, hala kararsizim.. hayvanat bahceleri konusunda da kararsizim.. buralarda ne azindan hayvanlara iskence yapmiyorlar ancak yine de dogal ortamlarindan kopariyorlar.. Darica'yi hic gormedim ama AOÇ'ye gitmistik bayramda, acik alanlar guzeldi, genis ve bakimliydi, hayvanlar da bakimliydi, ancak hava soguk diye kepeli alana alinanlara acidim.. icim sizladi.. Ayaz'sa kucuk olmasina ragmen cok keyif aldi, anlatamam size.. yine de cok iyi kosullarda olsa bile hayvanat bahceleri de cimi sizlatir gibime geliyor..

  7. bir duzeltme: OIP yunus gosterisine degil de dev akvaryuma goturmus.

  8. yüreginize saglik.Ben hayatimda hic sirke gitmedim.benim sebelerimde bunlar… bu hayvanlar böyle seyleri durup dururken yapmiyorlar.Peki nasil ögreniyorlar bunlari.Dayakla iskenceyle…

  9. ben de faytona bindiğimizde çok çok kötü hissetmiştim, ağlayacaktım neredeyse… sen sefa sür zavallı hayvan seni taşısın, sırf zevk için 🙁

  10. Yunus gösteri merkezleri hakkında hazırlanmış etkileyici bir belgesel de var: Koy (The Cove). Bu katliama karşı çıkan bir grup aktivist Japonya'daki bri koyda gizli çekimler yapıp bunu daha sonra belgesel olarak yayınlıyorlar. Yüreğiniz kaldıracaksa izlemenizi öneririm.

  11. Seaworld ve hayvanat bahcesine gitmeyi kesersek, Sila'nin arkadaslariyla bulusma sansini hepten sifira indirmis oluruz diyebilirim. Bizim burda yillik uyelik almayani vuruyorlar.

    Sirkleri sahsen hic sevmem ama vahsi hayvanlarin gosteriler icin egitilmesi- ne kadar zarar goruyorlar, turlerine ne faydalar getiriyorlar ustune bir ara epey kafa yorup okudum.

    Evet egitmek icin tabiatlarina aykiri beklentilerde bulunuyor egiticiler, zorluyorlar ama normal hayatimizda asla goremeyecegimiz bu hayvanlari gorerek ve hele kucuk cocuksak onlara asik olarak (Sila ve klani balina,yunuslara asik) farkindaligimiz artiyor, parklardan elde edilen gelirler arastirmalara harcaniyor, bu hayvanlarin dogal habitatlarini korunmasina yardimci oluyor.

    Ayrica buradaki Seaworld'un operasyonunu yakindan az cok biliyoruz: Egitimin nasil verilecegi kesin standartlarla korunuyor, egitimciler ozenle seciliyor, surekli veteriner, arastirmaci kontrolunde oluyorlar.

    Tabii cok profesyoneller ve gelirleri yuksek, bu sayede…Boyle oldugu surece biz gitmeye devam 🙂

  12. nesli tükenmekte olan hayvanların korunması ve tekrar üreyebilmesi amaçlı çeşitli yerlerde (bunun adı neyse) geçici süreyle muhafaza edilmesine diyecek lafım yok.. ama sırf insanların göz zevki için doğal yaşamından koparılıp, sözde doğala yakın ortamlarda tutsak edilmesi bencillikten başka birşey değil..

  13. kesinlikle dogru bi yaklasim daha senden blogcu anne. Toplumun en zayif halkasi olan hayvanlarin bu sekilde somurulup, ticari rant elde etmek icin suslenip, puslenip palyoco gibi insanlastirilip insanlari eglendirmeye calismalari son derece korkunc geliyor bana. Hayvanlar artik insan istilasindan dolayi kacicak hatta yasiyacak yer bulamamaktadir. ARtik bu gercegin gorulmesi lazim. Pek yakin bir sure icerisinde, doganin en onemli zincirini olusturan hayvanlar -ki dunyanin cesitli yerlerinde olan ve aciklanamayan toplu kus olumleri gibi- hizli bir sekilde yok olmaya basliycak ve maalesef insanlikta bu yokolmadan nasibini alicak. Ama biz salak insanoglu bu gercegi gormezden geliyoruz. Cocuklarimiza iyi bir gelecek vermek icin ozel okullara gonderiyoruz, kurslar, ozel ogretmenler vs.. ama daha buyuk bir gercegi doganin yok olma tehlikesini ve denge bouzldugu ana bunun cok hizli bisekilde gerceklesecegini maalesef goremiyoruz. Ayy cok uzun yazdim. Sorry 🙁 bu konuda cok hassas ve doluyum..sevgiler

  14. Şu sebepten bu nedenden yok şöyle yok böyle, ama fakat lakin bence sence…ticari gelir dışında böyle yerlerin çocuklara hayvan sevgisi gibi bir yaklaşımları olduğuna hiç bir zaman inanmadım. gitmedim gitmiyoruz götürmüyorumda. öğrencilerime böyle gezi organizasyonları yapmıyorum. vicdanım rahat. aileleri de götürmese keşke 🙁

  15. oğlum 9 yaşında ve asla ne sirke ne yunus gösteri yerlerine götürmedim.ve ona sebeplerini her soruşunda anlattım.artık aklı fikri tam olarak erdiğinden kendisi istemiyor bu tarz yerleri.hayvanat bahçesi desen ona kısıtlama getirmedik.okulla,kreşle ve bizle epey gitmişliği var.bir an evvel hayvan haklarıyla ilgili yasal boşlukların dolmasını,bu konulardan bihaber sırf eğlence olsun diye giden insanların buraların maddi finansmanı haline gelmesinin önüne geçilmesini dilyorum.

  16. Çocuklarını sirke götüren aileleri gerçekten anlayamıyorum. Türkiye'ye gelen sirkler ile ilgili haberlere bazen rastlıyorum ve hemen kalbim sıkışıyor. O hayvanlara hiç doğalarında olmayan hareketler yaptırıyorlar. millet de bunları alkışlıyor, ağzı açık izliyor bir de yetmiyor çocuklarına izlettiriyorlar. Koskoca filler saçma sapan numaralar yapıyorlar v.s Bir de o hayvanlar sirk boyunca rezil kafeslerde tutuluyor, o ülkeden ülkeye tırlarda kafeslerle taşınıyor.
    İlla havcan görsün çocuk deniyorsa öküz, inek, tavuk v.s ülkemizde köylerde mevcut. Diğer hayvanlar da yok işte, kitaplardan belgesellerden görsünler. Bu yaşıma kadar bir fili yakından görmedim bir tarafım eksilmedi.
    Açıkçası ben köpeğime otur kalk eğitimi bile vermedim. Çok karşıyım böyle şeylere ve canilik olduğunı düşünüyrum.

  17. eline sağlık Elif. bu konu yeterince yer bulmuyor basında. insanlar bu işlerin arkasında neler oluyor habersiz malesef….

  18. Ben de yazacaktim bir ara, vakit bulabilirsem umarim… Eline yuregine saglik! Bu gormeli mi gormemeli mi meselesini ben de cok dusundum. Ama gormesi izleme kulturunden baska bir seye hitap etmiyor. Her seyi izleyen sadece izleyen bir toplumuz zaten, bunu da izlemesin, ne olacak! Eger hayvanlara ilgisi olursa, yapabilecegi cok sey var, vahsi yasami koruma dernegine girebilir, insanlar yuzunden yonlerini sasiran hayvanlari kurtarir. Hayvanat bahcelerinden, sirklerden hayvanlari kurtarir, dogal yerine alismasi icin rehabilitasyon calismalarina katilir, etrafindaki kuslari gozlemler, ama sadece seyirci/izleyici olarak degil, dogru duzgun bir hedefi olur, meraki olur, ilgisi olur, alir eline durbununu kagidini kalemini oyle gozlem yapar, ya da seslerini kaydeder, vs.. Ama sadece izlemek icin, kendi zevki icin faydaci bir iliskiye gerek yok diye dusunuyorum. Biz de gitmistik burada ve ben de cok pisman oldum. Kutup ayisi vardi, 3 adimda bir donuyordu ve duvara carpiyordu, sersemlemis ve belki de bunalima girmisti ayicagiz…. Hele sen bahsetmissin, sirklerde yapilanlar!!! Cok uzucu, cok!