2 Yorum

Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 28. hafta

Nilu’yle ayni saat diliminde, hatta arabayla 3 bucuk saatlik mesafedeyiz bu hafta. Benim New York’a geldigim bu gunlerde o da daha once komsu hayati yasadigimiz Columbia’da, evini toparliyor. Ne yazik ki gorusemeyecegiz ama telafisini telefonda yapmaya calisacagiz.

***

Herkese iyi pazarlar! Bu hafta size yazımı yaklaşık 8 yıl yaşadığımız Maryland eyaletine bağlı Columbia şehrinden yazıyorum. Evet tam 7 ay durdum durdum son düzlüğe girdiğim bu aylarda doktorum 32. haftaya kadar seyahat edebilirsin deyince kurtlandım, uçasım geldi. İşin esprisi bir yana asıl geliş nedenim eşimin işi nedeni ile 1 hafta burada olacak olması ve de artık buradaki evimizi kiraya vermeye karar vermiş olmamız sebebi ile işimden dolayı bıraktığım pılımı pırtımı toplamak.

Baltimore şehri ile Washington DC’nin tam ortasında oturur bu şehir ve her iki tarafta çalışan çiftler için de ideal bir orta noktadır. Miami’ye göre hayat çok daha sakin ve düzenlidir; eşime burada buhranlar basar bana da huzur dolar; doğanın ormanın içinde evler, güler yüzlü sabahları size günaydın deyip hatırınızı soran, hamile olduğunuzu görünce sanki 40 yıllık dostunuz gibi sevinip sizi sarıp kucaklayan komşularınız vardır.

Özlemişim buradaki evimi, hele geldiğimiz günün öncesi kar yağmış o bembeyaz pasta gibi etrafı saran pamuk kütle daha da güzel yapmış her yeri; allahtan başka birşey isteseymişim olacakmış nitekim bu sene kar göremedim diye hayıflanıp duruyordum. Ne güzellik var kara kışta diyebilirsiniz ama senenin 10 ayı neredeyse her gün yaz modunda geçen bir yerde yaşayınca insan o dört mevsimin özlemini öyle bir çekiyor ki sormayın.

Buraya gelirken önceden hava yollarını arayıp uçuş kurallarını öğrendim; meğerse doğumunuza 7 gün kalana kadar uçuşa izin veriyor buradaki hava yolları; o son 7 günde de yine doktor raporunuz olursa uçabiliyorsunuz, benim o hep 7 ay diye duyduğum sınır ya yalanmış ya da belki kıtalar arası uçuşlarda geçerli.

Son anda bilet almak durumunda kaldığımız için eşimle arka arkaya orta koltuklarda yer bulabildik, şimdi nasıl kaldırıcam yanımdakini her tuvaletim geldiğinde diye daha yola çıkmadan dert ediyordum ama sağ olsun eşimin yanındaki bayan hiç düşünmeden kendi koridor koltuğunu benim orta koltuğumla değişmeyi teklif etti; o kadar mutlu oldum ki; iyice bencilleşen bu dünyamızda hala halden anlayan insanlar varmış, kadıncağız benden epeyce bir hayır duası aldı sağ olsun. Zaten kısa olan uçuş (yaklaşık 2 saat 20 dk.) olaysız geçti diyebilmeyi isterdim ama pek de öyle olmadı. Uçak inip kapıya yanaşınca herkes ayağa kalkıp üstteki gözlerden eşyalarını almaya başladı. Kadının teki kendi çantasını alırken eşimin dengesiz bir şekilde koymuş olduğu laptop çantasını hareket ettirmiş olsa gerek bir anda ağır çanta önce kafama oradan da omuzuma çarpıp yere düştü. Tabii ben beklenmedik olayın şoku ile korku ve acı içinde çığlığı bastım ve tüm uçak beni tanımış oldu. Rezil olmak umurumda değil ama bebeğim için korktum acaba dedim bu kadar sarsılma ve korkma onu nasıl etkilemiştir, tabii eşim rahat; baktı ağlamıyorum sızlamıyorum bir şey yok canım deyip geçiştirdi. Benim aklım hala olabileceklere takılmış bir vaziyette başım ve omuzum ağrıya ağrıya indim uçaktan, insan hamile olunca fazla dramatik oluyor galiba.

Buradaki evimizde en son 8 ay önce işime veda etmek icin geldiğimde kalmıştım ve açıkcası karnımda da olsa bebeğimle geleceğimizi hiç düşünmemiştim. Bu ev benim ilk göz ağrım hep burada çocuğumu
dünyaya getirmek hayali vardı, hatta eşimle çocuk olunca hep en üst kattaki çalışma odasını nasıl iptal edip basement denilen en alt kata taşımamız gerektiğinin pazarlığını yapardık. Onun için ayrı bir sevindim koca karnımla evimize adım attığımda. Ama tek üzüntüm evimizi bulduğum hal oldu; doktora tezi üzerinde çalışan ve Türkiye’ye gitmeden önce son 5 ayını burada geçiren kayınbiraderim ne yazik ki evi cok pis bir halde bırakmıştı; görünce neredeyse ağlayacaktim. Şimdi geldiğimiz günden beri hergün kendi çapımda bir yeri temizlemeye çalışıyorum bir yandan da toplanıyorum. Annem panik bir vaziyette aman kızım iş yapma diyor ama olmuyor işte içim el vermiyor evim burası benim batıyor bana o tozlu, dağınık pis görüntüsü. Acaba bebişim ne kadar etkileniyor benim bu yeni rutinimden ve evin içinde dört
bir yana koşturup sürekli merdiven inip çıkmamdan. Son günlerde yine içimde yüzüyor gibi hareketler yapıyor acaba yer mi değiştiriyor diyorum; bir de bu günlerde gündüzleri çok tekmelemiyor nedense gece yattım mı başlıyor dansa, acaba normal mi?

Bu hafta yaptığım bir aktivite de eski şirket ekibimle güzel bir öğlen yemeği yemek oldu; hamile olduğumu bilmeyen eski iş arkadaşlarım beni böyle görünce çok mutlu oldular.  Şirkette bir iki saat geçirdikten sonra veda ettim herkese, artık bir daha zor görürüm herhalde birçoğunu.

Bugün de bütün iş kıyafetlerimi (etekler, pantolonlar, gömlekler, takım elbiseler, vs.) tek tek dolaptan çıkardım katladım ve birçoğunu bağışlamaya karar verdim. Ne de olsa artık anne olucam en az önümüzdeki bir yıl daha iş kıyafetine ihtiyacım olmayacak hem zaten doğum sonrası bakalım ne kadar
çabuk kilo verebileceğim acaba? Şu anki halimi gördükçe bana hiç de kolay ve çabuk olacakmış gibi gelmiyor.

Yarın da Virginia’ya seyahat var eşimle, iki tane yakın arkadaşımı göreceğim eşleri ve çocukları ile beraber. Hasret gidermenin yanında eminim ağırlıklı çocuk / bebek muhabbeti yapacağız, ikisinin de aynı yaşlarda birer kızı ve oğlu var. Ben şimdiden soru listemi hazırladım onlardan öğreneceğim çok şey
olacak.

Gezginleri oynadığım bugünlerde benden havadisler böyle; haftaya görüşmek üzere.

2 yorum

  1. zaman gittikce yaklasiyor cok daha heyecanli..ben dogum yaptim sag salim. http://www.banurose.blogspot.com
    darisi basina olsun insallah..vucuduna ve allaha guven, cok da kasma kendini is yapmak falan bebege hic bisey yapmiyor merak etme. ben de ayni endiseleneri tasidigim icin yaziyorum boyle. sadece uzanmak cok iyi degilmis der annem kordonun pozisyonunu etkileyebilirmis. ben sadece uzanmaktan kacindim..xx sevgiler

    • Merhaba Banu,
      Oncelikle sana ve esine cok cok tebrikler, gozunuz aydin. Her ne kadar cok zorlu da olmus olsa harika bir evlat dunyaya getirmissin:), gercekten dedigin kadar guzel gorunuyor resimden allah bagislasin ve nazarlardan korusun.
      Dogum yazini (hikaye demek istemiyorum cunku fazlasiyla gercek) sabah gozumu acar acmaz bir cirpida goz yaslariyla okudum. Her ne kadar insan cok dogum hikayesi dinlemisse de, dogum uzerine yazilar okumussa da boyle birseye kendini hazirlayamiyor o cok belli senin yazindan da; herkes bu zorlu ama cok degerli olayi farkli yasiyor ve atlatiyor. Seninki biraz zor olmus ama cok sukur neticesi harika:).

      Umarim artik kendini daha iyi hissediyorsundur. Sana ve tum ailene bebeginle beraber mutluluk dolu gunler diliyorum, insallah bir kac aya baslayacak olan o bebek kahkahalari evin duvarlarinda cinlasin:). Bloguna artik girip yazilarini takip edicem.

      Sevgiler ve kucaklar!!!