21 Yorum

Meğer ben feministmişim

Ben özel günlerde o günlere ait yazı yazmayı sevmiyorum. Daha doğrusu o günün anlam ve önemini vurgulamaya çalışan yazılardan kaçıyorum diyeyim. Sanki kendimi zorluyormuşum gibi geliyor. Ya o günü ti’ye almayı, ya da hiç bahsetmemeyi tercih ediyorum. Biraz megalomanca bir tavır aslında. Herkes de benim yazmamı bekliyordu sanki.

Ama bugün, bu Kadınlar Günü’nde tam da bu zoraki bulduğum şeyi yapmaya karar verdim. Öyle içimden geldi.

Ben yaşım kemale erip de aklımı başıma devşirdiğim son, ne bileyim, 10 yıldır kendimi herhangi bir gruba ait olarak görmüyorum. Sağcı-solcu, ocu-bucu, şöyle böyle, hiçbiri değilim. İnsanım ben, insan. O kadar.

Feminizmden de uzak durdum hep. Feminizm, benim için Duygu Asena demekti bundan yaklaşık 15 sene kadar önce. Kadının Adı Yok demekti. Orada da kaldı. Hiç geri dönüp de kurcalamadım. (Aslında yanlış. Dışladığı konuya hâkim olmalı insan ki neyi dışladığını bilsin.)

Evlenip Amerika’da yaşadığım yıllarda etliye sütlüye bulaşmayan, kendi halinde bir insan oldum. Ve bütün bu yıllar boyunca saldırganlıkla bağdaştırdığım her şeyden olduğu gibi, Feminizmden de uzak durdum.

Ben kadın haklarına inanan bir insan değilim. Tıpkı erkek haklarına inanmadığım gibi.

Ben İNSAN haklarına inanıyorum.

Ahmet Şerif İzgören, Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı adlı kitabında çok güzel söylemiş:

Bir insan, sadece insan olduğu için saygı görmeyi hak ediyor.

Benim düşüncem de budur. O insanın cinsiyeti, dini, dili, ırkı, cinsel tercihi, fiziksel kapasitesi, hiçbir özelliği daha fazla ya da az saygı görmesi gerektiği anlamına gelmiyor benim gözümde.

Kadınların, sırf kadın oldukları için fazladan bir ayrıcalığa sahip olmaları gerektiğine inanmıyorum.

Ama kadınların sırf kadın oldukları için ayrımcılığa tabi tutulduklarını fark ettiğimden beri de kadınlar için pozitif ayrımcılık gerektiğine inanıyorum.

“Feminizm nedir?” diye Google’da bir arama yaptığınız zaman karşınıza ilk çıkan linklerden birinde “Feministler, kendilerine bok gibi davranılmasına izin vermeyen kadınlardır” diyor.

İşte bu yüzden hep uzak durdum bu kavramdan ben.

Severek takip ettiğim Amerikalı blog yazarı The Feminist Breeder ise Feminizm nedir? sorusunu şu tanımlarla yanıtlıyor:

“Feminizm, kadınlar ve erkekler arasında politik, ekonomik ve sosyal eşitliği savunmaktır.” – Feminist Çoğunluk Derneği

“Kadınlar ve erkeklerin eşitliğini ve insanlığını savunan herkes feministtir.” – Gloria Steinem, Ms. Magazine’in kurucusu, Kadın Hareketi’nin lideri.

Ve bu tanımları verdikten sonra da ekliyor Feminist Breeder:

Siz de bu tanımlara inanıyor musunuz? O halde üzgünüm ama siz de bir feministsiniz!

Madem feministliğin tarifi bu, o halde ben de bir feministim! Nitekim ben de bunlara inanıyor, bunları savunuyorum.

Ve kendini yeni keşfetmiş bir feminist olarak hemcinslerimin Kadınlar Günü’nü içtenlikle kutluyorum!

21 yorum

  1. feminizm bu demek se eğer ben de feministim demek ki…

  2. bugün kızımın doğumgünü, ben sıkı bir feministim 🙂

  3. kadın çalışmalarında yüksek yaptım ben. hocamız fatmagül berktay ilk derste, "kadınların ezildiğini görüp bunu umursuyor ve buna son vermek için bir şeyler yapıyorsan feministsin" demişti. ben de "eneeee öcü değilmiş?" demiştim 🙂 o gün bugün kendime feminist diyorum.
    ama feminizm tek parça bir şey değil. radikal feminizm, ekolojik feminizm, sosyalist feminizm… ve her biri birbirinden o kadar farklı ki. senin dediğin gibi karşı çıkılacaksa bile önce bilip neye, neresine karşı çıktığını bilebilmek için biraz okumakta fayda var.
    8 mart dünya emekçi kadınlar günü kutlu olsun.

    • Deryaze, "Emekçi Kadınlar" vurgusunu yaptığın için tebrik ederim.

      8 Mart, Emekçi Kadınlar günüdür. Ve evet, evinde işini yapan, çocuğuna bakan her kadında emekçidir o ayrı. Ama 8 Mart'ın ortaya çıkışı sebebiyle 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü'dür.

  4. Üniversitede 1. sınıftayken bir hocamız sınıfın kız nüfusunun erkek nüfusundan fazla olduğunu fark edince "Ooo bu sınıf emekçi kadınlar, yemekçi değil!" demişti…Olsun ne olursa olsun, kadın olsun erkek olsun. Ama insani vasıfta olsun demi?
    Bu arada Blogcu Anne, hediye kitapta ismimi yeni gördüm. Bugüne özel bir hediye oldu benim için. Hatta süpriz oldu. O gece nefes nefese yetişmiştim …Yorumun beni çok mutlu etti.
    İyi ki anneyiz.

    • Zehra! Sana ulaşmaya çalışıyorum. E-mail gönderdim, yanıt alamadım. Yayınevinin sana kitabı göndermesi için bana iletişim bilgilerini (adres, telefon) gönderir misin?

  5. çok çok sevdiğim şu yazıyı da paylaşmak isterim; http://www.facebook.com/note.php?note_id=34822171

  6. Kadının toplumsal konumunu farklı bakış açılarından sorgulayan yaklaşımlar aslında sadece Feminizm adı altında çok sıkışık kalıyor. Liberal feminizm, Radikal feminizm, Marxist feminizm, psikanalatik feminizim, varolşçu feminizm, postmodern feminizm, çokkültürlü ve küresel feminizm ve hatta ekofeminizm. Tanımları uzun tek tek yazmayayim . Ama aslında bunların hemen hepsinin ortak talebi , toplumsal cinsiyet adaleti. Dolayısıyla evet eşitlik . Ama şu da var. Ozellikle Radikal feministlerin savunduğu söyle bir şey var. Kadının eşitliğini sadece yasal düzenlemelere değil kültürel ve toplumsal kurumların da alt üst olmasının gerekliliğini savunur. Kadının doğurganlığı hakkında da kontrolü üzerinde olan yeniden üretim konusunda da kadının özgürlüğünü savunur.
    Bu arada ben de özel günleri özellikle kutlamayi pek sevmem…İçi boş, sadece göstermelik gelir bana..ama özellikle şu son günlerde kadına yönelik şiddet ve cinayet olaylarının arttığı bu toplumda kadınlarla ilgili çok daha fazla konusmalıyız, diye düsünüyorum…Ve evet bende pozitif ayrımcılık gerekliliğine inanıyorum… Tsk ler Elif..

  7. Kadınlar gününüz kutlu olsun.Tüm kadınların,en başta bir insan,bir birey olarak hakettikleri gibi yaşamaları dileğiyle.

  8. "Kadinlarin ozgurlugu erkekleri de ozgurlestirecek" hepimizin 8 Mart`i kutlu olsun.

  9. Elif merhaba,
    Ben bir başka açıyı daha ele almamız gerektiğine inanıyorum. Erkekleri yetiştiren biz kadınlarız ve bize çoookk büyük görevler düşüyor. Kızım kalk kardeşine su ver dememekle, yada oğlum sen yorulma ablan yapar, amanda benim oğlum yorulmuş vs vs diye başlayan cümleleri söylememekle başlayabiliriz. İnsan sevmeyi, hayvan sevmeyi, adaleti, eşitliği öğretelim onlara…Her ne kadar zor olsada, kadın olduğum için, anne olduğum için kendimi çok şanslı ve özel hissediyorum.
    Sevgiler,

    • Kesinlikle katılıyorum. Babaannem üç kız, üç erkek çocuk yetiştirmiş. Kızlar hep erkeklere hizmet etmiş.

  10. huysuzvetatli

    Aklı başında her modern kadının 'feminist' olması gerektiğine inanıyorum. Tam da senin yazdığın sebepten. Tabii ki eşitiz, olmalıyız; aksini düşünmek yanlış. Hatta bana kadınlar günü diye bir gün olması bile doğrusu hüzün veriyor. Zayıflığın kabulü gibi…Erkekler günü diye bir günün olmama sebebini düşünürsek 🙂
    'Kadınlar gününüz kutlu olsun' diyenlere 'Her gün benim günüm :)' dyesim geliyor.

  11. Sen Kocana cariye ol ki, o sana köle olsun..

  12. kelimesi kelimesine katılmakla beraber süper bi insan olduğunuzu söylemek isterim açıkçası:)

  13. feminizmin çıkışının annelik olduğunu bileydik… bize yansıtılanlara inanmayabileydik…

  14. Tum kadinlarin kadinlar gununu buradan kutlamak istiyorum http:/istebenimmemleketim.blogspot.com

  15. Blogcuanneeeeee…..mail gönderdim. Bol muhabbetle 🙂

  16. feminist olmak kötü bir şey değil. abartılmadığı sürece (ki abartılan ne olursa olsun iğrenç oluyor)

  17. Belki bir cok Bayanlar bana kiza bilir simdi yazdiklarimla ama ben hakli olduguma inaniyorum bu benim görüsüm…
    Feminislik bence enayiliktir. Size cok güzel bir örnek vereyim fenistligin enayilik olduguna dair. Kendisi Akrabam olur, Kadin esi iki cocugu mutlu mesut yasarken, bir bayan arkadas onu feministlerin gurubuna götürüyor, ve orda beynini yikiyorlar. Bu basliyor evde cocugun altini sen degis, yok efendim yemekleri artik sen yap bulasiklari bir sen bir ben yikayalim ütü senin artik, cocuklara sen bak ben calisicam, bana sesini yükseltme kadin haklari var polise sikayet ederim falan filan fistan bu sekilde bu bayan evliligini öldürdü simdi ayrildilar, kadin bilmiyorum nerde simdi yaptiklarindan bin bisman olmus bir sekilde cocuklar orda burda kocasi kafayi yedi ama simdi düzeldi… Kadin o kadar yalvardiki esine özür diledi ayaklarina kapandi beni affet diye ama erkek gururluymus helal olsun…. Peki simdi o bayanin beynini yikayan feministim diye gecinen kadinlar nerede, büyük bir ihtimal kocalarinin koynundadir… Heralde feministilige bu kadar güzel sahit olan benim gibi baska birisi yoktur. Genelde feminist kelimesini duyunca aklima hep lezbiyenler gelir nedense migdem alt üst olur bu sayede…. Bayanlar lütfen feministim diye gecinen kadinlari guruplarina katilip hayatinizi öldürmeyin, baska bir sey demiyorum…..