13 Yorum

Biz kendimizi ne zannediyoruz?

Allah aşkına, biz kendimizi ne zannediyoruz? Dünyada Türkiye’den başka ülke yok, düzen bizim koyduğumuz kurallara göre işliyor falan mı sanıyoruz?

Sabah uyandık, Doğan sordu: Saat kaç?

6:20 dedim.

Yoo, benim saatim 7:20 dedi, sevinerek.

Aa, evet, ben saatimi ileri almadım dedim.

Sonradan o düzeltti: Bir dakika yaa, saatler ileri alınmadı ki… Yarın alınacak. Sınav yüzünden.

Ne sınavı? Nasıl yani? Şaka yapıyorsun herhalde dedim. İnanamadım, inanmak istemedim.

Senelerdir Mart ayının son pazarı (ya da işte kaçıncı pazarıysa, PAZAR günü olduğu kesin) yapılan yaz saatine geçiş uygulaması, YGS adı verilen ve artık ipin ucunu kaçırdığımdan sadece üniversite sınavı olduğunu anladığım ama daha fazla detay bilmediğim bir sınav yüzünden bir gün sonraya ertelenmiş. Üstelik Meclis kararıyla.

Bir hafta önceye ya da sonraya da değil. Bir gün sonraya.

Yani bir iş gününe.

Yani, yarın sabah işlerine giderken bir saat az uyku uyumuş olacak insanlar. İş gününde yapılan değişikliğe bakın siz! Üniversite adaylarının kafası karışmasın, ama iş gücünün verimi düşsün!

Ha, o kadar dertse bir hafta sonra yap bu işi. Bak, Amerika iki hafta önceden geçti yaz saati uygulamasına. Ya da sınavı başka haftaya koy. Sene başında belirlenmiyor mu müfredat, neyin? Cevap: Belirlenmiyor tabii. Gömlek değiştirir gibi sistem değiştirdiğimiz için.

Sabahtan beri Facebook ve Twitter’da gülme krizi geçiriyorum. Herkes birbirine saati soruyor.

Bilgisayarımın ekranı şu anda 11:44 gösteriyor. Ama yanlış, çünkü saat aslında 10:44. Daha doğrusu 11:44, ama bugünlük 10:44.

***

Dün akşam televizyona boş boş bakarken bir yerli dizide bir bilgisayar ekranı gösteriyorlar. Kız internette arama yapacak, tabii ki Google’da. Ve fakat Google’ın üstü buğulu. Maazallah, şimdi reklamı falan olursa, aman Google’a para kazandırmayalım.

Ya, biz kendimizi ne sanıyoruz Alla’sen? Bu kadar megalomanyak bir millet olmayalım, n’olur! Google, Türk dizisinden gelecek birkaç tıkla ihya mı olacak??

***

Televizyonlardaki sigara görüntülerinin buğulanması da ayrı bir komedi. Adamın ne içtiği belli, havaya uçan duman ortada, ama ağzına götürdüğü anı sakın kimse görmesin!

Sen geçirdiğin sigara yasağını delen işletmelerin takibini yapma; John Wayne’in ağzına götürdüğü sigarayı buğula.

Komik. Trajikomik.

13 yorum

  1. Sibel Çorabat

    1962 doğumluyum… Küçükken boyalı basın, çıplak göğüslü kadınların sadece meme uçlarını yıldızlardı…Yazınız bana onu hatırlattı…oysa kadın ve erkek meme ucu "fiziki şekil" olarak aynıdır…:)

  2. Ayy ne guzel yazmissin agzina saglik vallahi

  3. belediye meclis kararı ile fay hattının 5 km ileri taşınması gibi bişey yani:)))))

  4. Sabah uyandık. Saate baktık. Yıldıray "Geç kaldım!" diye gideceği yere apar topar gitti. sonra beni aradı. "Eee saat daha 9.15'miş," diye. Saate baktım. Benim telefonum 10.15. Mutfak saatine baktım 9.15. Aradan zaman geçti. Mutfak saatine baktım 11.00. Cep telefonuma baktım: 11.00. Nasıl yani? Ben ayar falan yapmadım. Sonra geldim bilgisayarı açtım. Eee o da 12.00??? Fıttıracam pazar pazar.
    Sigara kapamaya gelince… CNBC-E'de bir de çiçekle falan kapıyorlar sigarayı. Kötü adamlar, ellerinde pembe pembe çiçekler! Aynı biz yani. Alttaki pisliği değiştirmez, üzerine boya yapar kaparız. Bu ülkenin özeti işte.

  5. yabancı filmlerde google cümle içerisinde bile geçiyor. "googlelamak" olarak kullanıyor adamlar. biz de günlük hayatta "googledan baksana" gibi kullanıyoruz. bu kadar amaçsızca sansürlerle uğraşacaklarına program kalitesini nasıl yükseltirizi düşünseler daha iyi.
    ama şaşırmıyoruz artık. bütün dünyada kullanılan bir blog sitesine bile kişisel yazı yazmamız engellenmişken diğerleri çok da garip gelmiyor bana artık…

  6. Haksızsın demek mümkün değil söylediklerinize.Aynı fikirdeyim,madem bir program yapılıyor,en başından düşünülmeli idi.Ama yapılmamış işte.
    Çocuklarımız büyürken gelen her sene ile birlikte farklı açıdan düşünüyoruz çocuklarımızı.Öyle değil mi,yakın zamana kadar yemesini,içmesini,aşılarını düşünürken,bu sene gideceği okulu da düşünmeye başladınız mesela.Ve emin olun her sene düşünmek zorunda olduğunuz konulara bir yenisi eklenecek.Biz ÖSS adayı anneleri de,uzun zamandır stres içinde sınava hazırlanan çocuklarımız adına neredeyse sevindik bu ertelemeye.Algıları düşmesin,herhangi bir sebeple emekleri zayii olmasın diye.O belki çok az görünen 1 saatlik zaman dilimi,heyecanı yüzünden zar zor uyuyan pek çok çocuğumuz için kar oldu.1 saat yine 1 saattir dedik.
    Hani derler ya annemi anne olunca anladım,Bu ÖSS yüzünden çocuklarımızın nasıl hırpalandığını,heyecanını,endişelerini,ancak çocuğunuz sınava girecek yaşa geldiğinizde anlıyorsunuz.Yeri geliyor duruma göre çocuğunuzu eşinizden çok düşünüyorsunuz,bugün ki erteleme de o durumlardan biri ve benim aklıma bile gelmedi eşim,işgücü vs. Henüz çocuklarınız küçük.Benim de 6 yaşında bir küçüğüm var,umarım onlar büyüyünceye kadar eğitim sistemini düzene sokar,ÖSS denen 3 saatlik işkenceyi kaldırırlar.
    Sevgilerimle

  7. Ben de şu buram buram kompleks kokan reklamlarımıza çok gülüyorum. Hatırladıklarım
    -Kola turka; yahu utanmadan sıkılmadan adamların kolasını taklit ediyor sonra da reklamda keh keh nasıl taklit ettik dedik yıllar önce
    -Aygaz; adamlar aya gitmişler uzayda fink atıyorlar biz hehe "biz aya gitsek varya bu adamlar nası şaşıracah la" muhabeti yapıyoruz
    -istanbuldaki bir araba alışveriş merkezinin reklamı sanırım; dünyanın en gelişmiş ülkeleri herşeyi yapmış bi bu alışveriş merkezini yapamamışlar biz de dalga geçiyoruz. hay allahım ya çok zavallı reklamlar.

  8. hönk pönk nasıl yani..çocuğu üniversite sınavına girecek aileler olsanızda böyle diyecekmiydiniz bayanlar..

    2.meseleye gelince evet biz o buğulanan şeylerin sigara olduğunu biliyoruz ama çocuklarımız en azından belki o kadar tahmin edemiyodur..

    benmi tersimden kalktım sizlermi anlayamadım

  9. ya ben size katılamayacağım. ne güzel işte çocuklarımız düşünülerek yapılan bir uygulama. biz artık millet olarak oluruda eleştirir olduk olmazıda. evet başından düşünülebilirdi fakat düşünülmedi.bizlerde bu stresli yollardan geçtik.iyikide bir gün önceden yapılmış.şimdi biliyorum bu yorumu yayınlamazsınız.varolun yayınlamayın ben size yine yazacağım.hoşcakalın.

    • Nuray hanıma tabiki katılıyorum.çalışan bir insanım ve işe 1 saat az uykuyla gidebilirim.çocukların sınavımı önemli benim uykum mu acaba ?bunu düşündünüz mü?olmuş evet önceden belirlenebilirdi ama çocuklar gençler bizim geleceğimiz.yeri gelir 1 yeri gelir 3 saat işe uykusuz gideriz…

      Yani, yarın sabah işyerime giderken bir saat az uyku uyumuş olacak insanlar. İş gününde yapılan değişikliğe bakın siz! Üniversite adaylarının kafası karışmasın, ama iş gücünün verimi düşsün!EVET ÖGRENCİLERİN KAFASI KARIŞMASIN ama çalışanların verimi DÜŞSÜN…1 GÜN DÜŞSÜN ….ne olur ne çıkar…çocuklar o sınavlara hazırlanmak için 1 yıl veriyorlar.stres sıkıntı ağlama krizleri,kolay değil.. çalışan bir anne olarak bu yazınıza hiç katılmıyorum. Yayınlayacağınızı düşündüğüm için yazıyorum…bu yazınız beni hayal kırıklığına uğrattı.

      • Benim burada eleştirdiğim saatlerin sınav yüzünden ileri alınmamasından çok, öngörülebilir iki değişikliğin aynı güne konması. "Ne öğrencilerin kafası karışsın, ne iş gücünün verimi düşsün. İkisi de olmasın, sınav, saatlerin ileri alınacağı güne konmasın"dı vermeye çalıştığım mesaj.

        Üniversite sınavının ne stres olduğunu çok iyi biliyorum. Hatta hatırlamak bile istemiyorum. Gençliğimizin en güzel, en verimli zamanlarını stresle geçiriyoruz, yazık.

        • ben düşüncemi hangi cümlenizden dolayı yazdığımı özellikle ekleyerek yazdım.ben sınavda su şişesi ile resmen yıkandım.yan taraftada inşaat çalışması vardı,neyseki 15 dk sonra uyardılarda ses kesildi.Ne yapalım,herşeye olumsuz mu bakalım,burası Türkiye ve burası bizim ülkemiz.olumsuzluk abidesi olduk iyice..

  10. @Berna – Benim asıl eleştirdiğim üniversite sınavı için değişiklik yapılmasından ziyade her ikisi de önceden belirlenme durumu söz konusu olan iki büyük olayın çakıştırılması. Üniversite sınavının saat değişikliği ile aynı güne konmaması gerekirdi, demek istediğim bu.

    @Nuray – Yorumunuzu neden yayınlamayayım, yayınladım bile 🙂 Bana katılmak zorunda tabii ki değilsiniz.