Çocuk sahibi olmak için doğru zaman

Aşağıda, birbirinden bağımsız iki Blogcu Anne okurunun benzer hislerle yola çıkarak yazdıkları iki konuk yazı var. İkisinin de ortak noktası, henüz çocuk sahibi olmamaları. Her ikisi de bunun doğru zamanını sorguluyor.

***

İlk yazı, SOLAK kod adlı okurdan:

81 doğumlu, 5 senelik evli, hiç çocuk sahibi biri olarak biyolojik yaşım arada bir beni yoklasa da daha tam anlamıyla gelmedi sanırım. Bilemiyorum, bir çocuğun eksikliğini hissetmiyorum, benden sonra evlenen herkes patır patır doğurdu bu arada.

Prosedürlerden hoşlanmıyorum; millete torun ya da yeğen yapma derdinde değilim. Ya yap hadi bir çocuk da sevelim diyenlerse favorim. Sanki maymun yavrusu doğurucam (tövbeler olsun ya!).

Kaldı ki çok çocuk seven biri olduğum da söylenemez ve laf aramızda gece uykusuna bayılırım. Sabahın 5′inde kalkarım ama 10’da uyumak şartıyla.

İnsanların bu kadar kendilerini bilmez olmalarından şikâyetçiyim. Belki ben ya da eşim kısırız; belki ben vajinusmusum; belki eşimde ereksiyon problemi var; belki maddiyatımıza güvenmiyoruz, belki de gerçekten çocuk sevmiyoruz, olamaz mı?

Ben 20′li yaşların başında evlenip de senesine doğum yapan kadınların prosedürlere uyduğunu düşünüyorum.

Aslolan ise kadının biyolojik saatinin gelmesi. Biri şöyle demişti bana: “Ne zaman ki ben bu çocuğu tek başına da büyütürüm dersin işte o zaman çocuk sahibi olmak için doğru zamandır.”

Zaman zaman hormonlarım bunu bana söylüyor.

Bu arada içimdeki ses de yakında annelik için ilk adımları atacağımı söylüyor. Hayırlısı bakalım, göreceğiz.

- Solak

***

İkinci yazı ise Aslınur Yalınkılıç’tan:

Bu blogu takip eden birçoklarının aksine, ben ne evli ne de çocuk sahibi bir kadınım. Ben, büyük bir şehrin büyük bir üniversitesinin, duyanların “Aa ne ilginç, siz şimdi insan klonlayabiliyorsunuz değil mi?” soruları yönelttikleri bir bölümünden mezun olmak üzere olan bir öğrenciyim. Bilim insanı olan babamın etkisinden de olsak gerek, ben de bilim insanı olmayı istedim. Üniversiteye başlarken hayallerimde ünlü bir bilim insanı olmak, laboratuardan çıkmamak ve muhteşem projelere imza atmak vardı. Hala da var, en azından daha mütevazı bir versiyonuyla. Bu versiyon değişimine, gelecekte ne yapacağıma dair düşünmeye başlamam sebep oldu. Kendimi bilime mi verecektim? Sevdiğim adamla evlenip çoluk çocuğa mı karışacaktım? İkisini birden yapabilir miydim? Toplumun benden beklentileri ne? Ailemin benden beklentileri ne? Benim kendimden beklentim ne?

Mezuniyetime yaklaştıkça fark ettim ki, önceden “aman dersini aksatma kızım, aman doktora yap profesör ol kızım” diye annem, artık işleri yavaştan almamı ve ileride bilime çok da bulaşmamamı telkin ediyor. Babam bile zorlandığım yerde bırakmamı ima ediyor. Acaba evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya mı yönlendiriliyordum? Madem öyle, bu konuda kendimi bilgisiz bırakacak değilim, araştırayım bari diyerek bu blogu ve başka bir sürü hamilelik, bebek gelişimi ve çocuk büyütmekle ilgili siteleri takip etmeye başladım. Düşünüyordum ki, ben hem iyi bir anne, iyi bir bilim insanı, iyi bir eş olup bu arada kendime vakit ayırıp sporumu yapıp, yok efendim mükemmel yemekler pişirip arkadaşlarımla bile gezmeye çıkabilirim!

Okuyup araştırdıkça bu işin o kadar kolay olmayabileceğini öğrendim. Bunları yardımsız kim yapabilirdi ki? Gittikçe gözüm korkmaya başladı ve çocuk yapma fikrinden soğudum. Bu sefer de suçluluk duygusu başladı ufaktan, ben kendi lüksüm için sevdiğim insanla çocuk yapmayacak kadar bencil biriydim! Bu düşünceden sonra ayrı bir düşünce: lüks dediklerim ya aslında ihtiyacım olan şeylerse? Spor yapmak, gezmek, iki sayfa makale okumak ihtiyaç değil de nedir? Peki, çocuk da yaptım kariyer de diyelim, bu arada sevdiğim insanla ilişkim ne olacak? Eskisi gibi kafamıza ne eserse onu yapabilecek miyiz? O baba, ben de anne olunca yine birbirimize âşık olacak mıyız? Birbirimize zaman ayırabilecek miyiz…

Şanslıyım ki, benden önce bunları düşünmüş insanların deneyimlerini okuyabiliyorum. Ve fedakârlıklar yapılmadan güzel şeylere sahip olunamıyor. Evlenip çocuk yapıp, gerekirse işimi bırakmayı kaçınılmaz son, kadının tek senaryosu olduğu için değil, isteyerek ve emin olarak yaşamak isterim. Bu yolu seçmiş kadınların kalıba uygun davrandıkları için anneleri veya kayınvalideleri tarafından onaylanmalarını değil, kendi içlerinde kendilerini onaylamalarını isterim.

Bu arada mükemmel yemekler pişirip her akşam arkadaşlarımla gezemesem de, arada kaçamaklar yapıp kız kıza eğlenmek isterim!

- Aslınur Yalınkılıç

64 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

64 Cevap verilmiş: Çocuk sahibi olmak için doğru zaman

  1. mehtap diyor ki:

    Ben 20′li yaşların başında evlenip de senesine doğum yapan kadınların prosedürlere uyduğunu düşünüyorum.

    Aslolan ise kadının biyolojik saatinin gelmesi. Biri şöyle demişti bana: “Ne zaman ki ben bu çocuğu tek başına da büyütürüm dersin işte o zaman çocuk sahibi olmak için doğru zamandır.”

    Biraz çelişmiyor mu bu cümleler? Bir kadın hem 20'li yaşlarında evlenip hem de biyolojik saati gelmiş olamaz mı? Kimisi mesleğinde kariyer yapmayı hedeflerken, kimileri de en önemli kariyerin annelik olduğunu düşünüyor olamaz mı?

    Ben her zaman çocuksuz ve kararsız arkadaşlarıma şunu söylerim; Çocuk sahibi olmayı istemek çişinin gelmesi gibi doğal ve önlenemezdir. Bir an anne olmalıyım der ve içgüdülerle dolarsın. Bunu engellemek de, planlamak da mümkün değildir.

    Ve evet 23 yaşında evlendim, 24 yaşında da anne oldum. 27 yaşında bir daha anne oldum. Bir kadın olarak çocukluk hedefimi gerçekleştirdim, genç bir anne oldum. Yaşım hala istediğim her çeşit kariyer için genç. Ve en büyük avantajım da bu.

    Prosedürlerin de canı cehenneme :)

    • çağlayla &cc diyor ki:

      çok doğru… aynen öyle oldu benim de, bir anda önlenemez duygularla anne olmayı, bir bebeğimin olmasını deli gibi istedim ve Allahıma şükürler olsun güzeller güzeli bir bebeğim var. yalnızca anneliği seçmek veya hem anne olup hem de iş sahibi olmak bir seçenek. ben ikincisini seçtim. hem kızımı büyütüp hem de işime devam ediyorum. 23 dü evlendim. 26 yaşımda bebek yapmayı çılgınlar gibi isteyerek hamile kaldım. Biyolojik saat olayıysa gayet saçma. Ne yani yaşım 35 olunca, aaa bu yaştan sonra zor doğururum ben deyip, gayet gayrıihiyari çocuk mu yapmak, evet çok saçma. İnsan biyolojik saati niye beklerki anlamam. Demekki çocuk yapma isteği henüz uyanmamış oluyor onlarda.

    • nurgulistan diyor ki:

      bende cilginlar gibi anne olmak istedim ve Rabbim ccok sukur iki tane nasip etti cocukluk hayalim deyince dank etti hakkaten benimde cocukluk haylimdi herkes doktor avukat vesaire olmak ister ben anne olucam derdim dunyanin hic bi kariyerine degisilmez bence:) ben master doktora hepsini annelik ustune yapiyorum 6 – 7 tane olsun istiyorum ne cok seviyorum anneligi ….biyolojik ritim demisken Allah kadina dogurma yumurtlama sansini 15 li yaslardan itibaren vermis yaratilista varsa biyolojik ritm bu olmuyomu degilse 40 lu yaslarda regl olurduk kariyer falan yaptiktan sonra:) bence kadinimiz asil vazifesini unuttu anneligi unuttu dustu baska heveslerin pesine ahh ahh nasil hatirlatmali bilmiyorum

      • Banu diyor ki:

        Anne olmak elbette çok güzel ve muhtemelen başka hiçbir hissle karşılaştırılamayacak bir durum. Anne olmadığım için bilmiyorum. Ancak "kadının asıl vazifesinin anne olmak" olması biraz keskin bir yargı değil mi? Bir çocuğu sırf "vazife olduğu için" doğurmak fazla bencil bir tavır olur bence. Bence aslolan insan olmak. İnsan gibi insan olmak. Yaşamın bütünlüğüne saygı duyan birer varlık olabilmek. Ondan sonra düşünmek gerek başka bir canlıya can vermeyi, onu yetiştirmeye. Ama bu kesinlikle bir vazife olmamalı.

  2. neslihan diyor ki:

    Malesef herşey düşündüğümüz gibi planlı, programlı, istediğimiz zaman, istediğimiz gibi olmuyor. Hele çocuk hiçççç…. Bende 24 yaşında evlendim, 26 yaşında anne olmak istedim ve uğraşlar sonucu ancak 29 yaşında anne olabildim. Çok şükür doğal yolla hamile kalabildim ama öyle ben şu zamanda istiyorum şeklinde olmuyor malesef. Kesinlikle kadının hazır olması ve istemesi çok önemli çünkü büyük yük bizim omuzlarımızda (en azından benim öyle).Ama program yaparken birazda kadere de bırakmak lazım sanırım bazı şeyleri. Çünkü onlar biliyor gelecekleri en doğru zamanı….

    Sevgiler..

  3. zehra diyor ki:

    Ortak gibi görünsede 1. konuk ile 2. konuğu keşke aynı yazıda buluşturmasaydınız? 2. yazı çok daha naif, çok daha telaşlı, çok daha doğal…Fakat 1. yazıdaki duygular çok ağır ithamlarla dolu ve keyfi….

    Kimse "patır patır" doğurmuyor. Kimi zaman gönüllü kimi zaman gönlüne düşen sevgi ve merhametle ve insani görevle annelik vasfıyla doğuruyor. öyle prosedürüm geldi benim ile anne olunmaz. En uygun zamanı herkes tabiki kendi seçer. Gelmediyse de zorlamayın. annelik başka şey….

  4. tuğba diyor ki:

    Kimi çocuk istemez.Kimi çocuk istiyorum ama olmuyor der.Bence herşey tadında ve yerınde güzel.Kariyerde bi yere kadar.Kendini düşünmek keyfıne bakmakda biyere kadar.sonra çocuk olsaydı keşke.keşke düşünseydim vs..Ama herşeyin hayırlısı .Çocugun da zorluklarının yanı sıra tatlılıklarıda var.KArıyer yaparkende bazı zorluklardan gecıyorsun.Gülü seven dikenıne katlanır.

  5. crocus diyor ki:

    ben "çocuk yapma fikrine hazırım" cümlesine pek inanmıyorum.
    Evlendikten 3 sene sonra çocuğum oldu ve ben hala hazır değildim takii onu kucağıma alana dek :)
    Çocuk yapmayı erteleyecek o kadar çok bahanem vardı ki şimdi ise 2.sini bile düşünüyorum.
    Doğanın bir dengesi var ne yapıp edip o dengeye seni uyduruyor,sen ne dersen de :) )

    • blogcuanne diyor ki:

      Hakikaten. Ben de iki çocuk annesi olduktan sonra başıma geleceklere hiçbir zaman hazır değildim :)

      Ha, hazır olmayacağımı bilsem farklı mı davranırdım? Hayır.

  6. fatma güneş diyor ki:

    Ben de evlenince kısa sürede hamile kalanlardanım ve şuan 8 aylık bir oğlum var. Çocuk sahibi olmak – zorluklarını gerçekten bilmeden – istediğim birşeydi. Hem genç anne olmayı çok istiyordum hem de bazı sağlık problemlerinden dolayı ya olmazsa diye korkularım vardı. Şimdi zorlandığım zamanlarda acaba biraz daha beklesemiydik diye düşündüğüm anlar oluyor açıkçası. Ki annem en büyük destekçim olduğu halde. Herkes zor diyordu ama yaşamadan bilemiyor insan :) Ama anne olmak herşeye rağmen çok güzel :)

  7. Selencat diyor ki:

    Keske ben de onceden sizin gibi okuyup arastirsaymisim da bu kadar saskina donmeseymisim :) cocuk zorinluluk degildir bence de, 26da evlendim, 32de dogurdum. Hala arkadaslarimin cogu cocuksuz ve hatta bekar. Bu da onemli bir faktor, cevrem cocuklu olsaydi hayatim daha kolay olurdu :) eşimle diyoruz ki keske daha genc ve enerjikken yapsaydik :) yani ya enerjikken yapin ya da cevrenizle ayni donemde :)

  8. özlem diyor ki:

    Bende 20 yaşında evlendim 26 da doğurdum

    o arada olsun çok istedim ama eşim istemedi şimdi ben 32 yaşındayım herşey kısmet .Allah isteyen herkeze bu güzel annelik duygusunu tattırsın

  9. mehtap diyor ki:

    eklemeden geçemeyeceğim.. asla çocuklarımı tek başıma büyüttüğümü düşünemiyorum, bu fikri düşünmek bile istemiyorum. böyle b,r düşünceyle bebek planlamak bana korkunç geliyor.

    • Yue diyor ki:

      bence burda tek başına çocuk büyütmekten kasıt, çocuk yapmanın büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirdiğini ve gerekirse tek başına kaldığında da iyki yapmışım demek -neden yaptım ben bunu dememek- kastediliyor. asıl önemli olan böyle bir düşünceyle bebek planlamak değil, böyle bir duruma düştüğünde dahi aldığın kararın arkasında durmaktır. bu da ancak bu ihtimali düşünmene rağmen çocuk yapmayı istemekten geçer. ben çocuk sahibi değilim, ancak deli gibi aşık olduğu adamla evlenip daha sonra tek başına 2 çocuğu büyütmek zorunda kalan bir annenin kızıyım. şu an için müthiş bir evliliğim olmasına rağmen çocuk isteyip istemediğimi sorguladığımda korkudan yüreğim zangır zangır titriyor ve istemeden de olsa tek başıma kalsam onu nasıl büyüteceğimi düşünüyorum. ve biraz daha ertelemeye karar veriyorum. büyük konuşmak istemiyorum ama annemin çektiği o zorlukların onda birini çekemezdim gibime geliyor. herşeye rağmen hayat bizim için ama bir yola adım atarken beraberinde getirdiği sorumluluk ve ihtimalleri sonuna kadar düşünmek lazım. keşke herkes düşünebilseydi bunu, şimdi yetiştirme yurtları mutsuz ve kırgın çocuklarla dolu olmazdı..

    • simgetugce diyor ki:

      Ben tek başıma büyütüyorum.O kadar da korkunç değil no27.Hatta çok eğleniyoruz oğlumla.Bu tek başına büyütmek işleri o kadar da dramatik değil her zaman.

  10. deepblue diyor ki:

    Ben 82 doğumlu 6 aylık Deniz paşanın annesiyim… 1,5 sene önce evlendim. Bu arada resmi bir kurumda mühendis olarak görev yapmaktayım. Bunun yanında yüksek lisansımı geçen sene bitirdim ve aynı zamanda Tubitaktan burs desteğide alara doktorama devam etmekteyim… Tabi en büyük kariyeri de oğlumla yapıyorum:))) Ve bende hep keşke daha önce girseymiş hayatıma bu melek….Nasıl bunca sene onsuz yaşayabilmişim diyenlerdenim… Bunları anlatmamın nedeni kadın isterse herşeyi yapabilir….Çocukta yapılır kariyer de…. Yeter ki sen iste…Bu yorumum Aslınur Hanıma ilham versin:))) Çünkü bende hep kariyer yapmayı isteyerek büyüyenlerdenim…Ama bunun yanında bu dünyaya hep güzel bir insan yetiştirmek hayalimde vardı…Birincisini yarıladım. Doktoramın sonuna epey yaklaştım…İkincisininse daha başındayım…:))) Sevgiler herkese…

  11. Berna Bayındır diyor ki:

    Merhabalar, tüm yorumları okudum ve herkesin düşüncesine saygı duyduğumu söyleyerek yazmaya başlamak istedim…
    Ben 28 yaşına kadar okumuş , gezmiş içinde kalmış birşeyleri olmayan aktif çalışan şimdilerdeyse 4 yaşını dolduracak ikiz kızları olan bir anneyim.
    Anne olmayı istemek diye deyim yerindeyse vahiy olduğuna inanmıyorum yani bir sabah kalkıp da içinizden anne olmak istiyorum artık dediğiniz gibi bir duygu yaşanacağına inanmıyorum bence öyle birşey oldu derseniz de bastırılmış bir duygunuzu açığa çıkartmışsınız derim.Öğrencilik yüzünden, doğru insanı bulamamak yüzünden,kendinizi çok sevmenizden vs.
    Evlendiğim zaman hemen anne olmayı istedim fakat bilinmeyen sebepler yüzünden bu gerçekleşemedi ve ileri tıp teknolojisi sayesinde tüp bebek yöntemiyle çocuklarıma kavuşabildim.Çok zor bir süreçti.Bitti.Ama anne olmak isteği bu kadar güçlü omasaydı başarabilir miydim bilemiyorum.Ancak bu kadar anne olmak için yanıp tutuşan bir insan olmama rağmen kucağıma ilk aldığımda öyle ruhum bulutların üzerinde falan gezmedi.Onların büyümeleri ile gün be gün sevgim ,aşkım arttı çoğaldı ama anne olma isteğim olmasaydı iki tane çocuk için 24 saat uyumadan emzirmek için uğraşamazdım herhalde.
    Aslında sözü fazla uzatmadan anlatmak istediğim ya çocuk seviyorsunuzdur ya da sevmiyorsunuzdur bunun ortası bir duygu yok bence annelik için.Dolayısıyla anne olmaya hazır değilim kendimden ödün veremem dediyseniz bu zamanla değişecek diye düşünmeyin çevreden gözlemlediğiniz duygu yoğunluğu ile de anne olmaya kalkışmayınız lakin bir çocuk doğurmak ve büyütmek bence dünyanın ( ki çalışan bir anneyim ) en zor görevi.Çünkü o sizi istemedi ve seçmedi siz onu istediniz :)
    Unutmayınız o size saf duygularla bağlı ama bizler onlar kadar saf değiliz….
    Sevgili Blogcuanne sizi sürekli takip ediyor ve okuyorum..Sizi şahsen tanımasam da tanıdığım ve bildiğim en doğal annelerden birisiniz…Sizi seviyor ve destekliyorum…

    .

  12. Ecce diyor ki:

    31 haftalık hamileyim 32 yaşındayım yaklaşık 3 yıllık evliyim ama çoğu zaman hazırmıyım diye sorgularken buluyorum kendimi…halbuki isteyerek ve planlı bir hamilelik benimkisi…

    hiç bir zaman hazır olunmuyor biyolojik yaşı geçirmemek gerekiyor sadece…

  13. ailebiz diyor ki:

    İnsan söz konusu olunca elbet tek bir sonuca varmak imkansız fakat doğuştan getirilen ve doğduğumuz toplumun -bizi de etkileyen- gidişatı için doğala yakın olan taraftan bakabiliriz…
    Biraz özelimden örnek verirsem;
    19 yaşında üniversitede okurken evlendim ve evlendikten sonra çok daha kaliteli, kendimi daha iyi tanıdığım, önceliklerimi ve kişiliğimi oturttuğum bir yaşama sahip oldum. Şu an 24 yaşındayım ve gerçekten bir gülümsemesiyle ödeştiğim minik bir kızım, kuzum var… Evet "annelik toz pembe değil" ama gerçekten bu dünyada var olma sebebim geceleri deliksiz uyuyabilme lüksünü devam ettirmek ya da en az fedakarlık ve çaba ile yalnız başıma ölüme doğru gitmek mi??!

  14. 24 yaşında, zorluklarını çok fazla tahayyül etmeden ama isteyerek anne oldum ve zamanı geri döndürsem yine yapardım diyorum.

    2. arkdaşla meslektaş olduğumuzu tahmin ediyorum çünkü aynı garip soruyla bende sürekli karşılaşıyorum. Okul bitti evlendim ve bir süre ara verdim, master kararı aldım ve bu sırada hamile kaldım. Hamileyken mastera başladım, kızım doğdu 6 ay ara verdim ve şuan devam ediyorum. Çocukla beraber eşimle ilişkimiz kesinlikle değişmedi tek fark artık kafamıza esince ordan oraya gidemiyoruz çünkü büyük bir sorumluluğumuz var. Özgürlüğüm kısıtlandı evet, uykuya hasretim evet, elbetteki çocuksuz olduğu kadar kolay olmuyor bazı şeyler ekstra çaba gerektiriyor ama imkansız değil. Ben kızıma baktıkça iyi ki diyorum iyi ki yapmışım,onun için bu kadarcık sıkıntıyada değer. Yani kimi zaman uykusuzum diye şikayetlensem de,kimi zaman ders çalışmam lazım uyu artık bebeğim yeter desemde memnunum hayatımda bence böylesi eskisinden daha güzel.

  15. dilek diyor ki:

    80 dogumluyum, evliyim, 21 aylık bir oglum ve dogmasina 3 ay kalan bir kizim var… bilkent mezunuyum ama hayallerim ne kariyerdi ne de evinin hanimi olup cocuk bakmak… Bambaska bir idealim vardi, ama gerceklestirmek icin o kadar cok engel cikti ki pes ettim ve evlenmeye karar verdim. Fakat hic beklemedigim kadar mutlu oldum. Evet cok cok mutluyum… Esime asigim, oglumsuz bir hayat artik dusunemiyorum… Kizimi heyacanla bekliyorum… Sunu demek istiyorum ki bazen insanin hayalleri belki de onu istedigi kadar mutlu edecek isabette olmayabilir, yada kaderle gelinen noktalar insanin kendinde kesfetmemis oldugu yada onceden hic aklina gelmeyen ozellikleri ve guzellikleri aciga cikarabilir. Butun bunlara ragmen eski hallerimi bildigimden, hickimseye de Aman evlen,, aman cocuk yap da demem… herkesin kendi tercihi, hem bekarken hem de evliyken hayat bir sekilde emek istiyor, sabir istiyor, guc kuvvet istiyor… Ikisinin de zorluklari ve kolayliklari var…. Ama simdi bana sorsaniz ben evliligi tercih ederim, yine de ederim, yine de ederim… ama iste bu sevdigim adamla… evliligin kendisinden daha onemli olan esini dogru ve mantikli secmek… Nisanlıyken hos ve mantikli buldugum esime evlendikten sonra asik oldum. Benimkisi de boyle bir hikaye… misafir yazar arkadaslara da mutlu bir gelecek diliyorum…

  16. duygu diyor ki:

    İlk yazıyı okuduğumda birisi günlüğümü çalmış sandım :) )) O kadar çok benzer duyguları yaşamışız ki…Ben hep anne olmak için uygun zaman değil dedim.Herkes çocuk doğurmak zorunda mı dedim.Başkalarının baskıları sonucu istemediğim bir sıkıntıya neden gireyim dedim…Sonra bir gün gece dışarı çıkacaktık ve arkadaşlarımız gelemediler bizde evde oturmak zorunda kaldık.Eşim dediki bir gün tamamiyle böyle olacak.Herkes çoluk çocuğa karışacak ve evine çekilecek ,sonsuza kadar gündüz iş gece eğlence yaşayamayız.Düşündüm…Etrafımızdaki arkadaşlarımızın hepsi evli ve çocuksuzdu.Ama teker teker çocuk sahibi olmaya başladılar…Kendimi yaşlı hissetmeye başladım bir anda…Ya çocuğumda olmuyorsa dedim kendime…Emin miydim hemen istediğim an olacağına? Ve karar ver(dik)dim bebek sahibi olmaya…Şimdi 16 haftalık hamileyim ve 6,5 yıllık evliyim.O çift çizgiyi gördüğümde havalara uçmadım.İçime bir ağırlık çöktü.Hazır değildim nasıl olacak şimdi dedim.Geceleri uyuyamadım sıkıntıdan…Ta ki ultrasonda kalp atışlarını duyana kadar…İçimde iki tane kalp atıyordu.O an anladım.Hazır olmak mı? Biz doğuştan hazırdık zaten.Tanrı bizi anne olmamız için yarattı…

  17. melisa diyor ki:

    ne güzel yazmışlar, ben hamileliğim sırasında anne ve bebek bloggerları olduğunu keşvettim ama kendimi böyle şeyler yazıp paylaşırken hiç düşünemedim :) herkesin hayatı algılaması farklı, biz çok gezen çok eğlenen ve hayatımızı ciddi uçlarda yaşamayı seven insanlarız, etrafımda bana cesaret veren bizim gibi olup harika çocuklar yetiştiren ve hayatı yaşama şekillerinden vazgeçmeyenler var, yani bu bir yaşam tarzı meselesi. siz çocuk yaptım hayatım değişti eyvah artık hiçbirşey yapamam derseniz yapamazsınız ama bebeğimi alıp dünyayı gezerim teknemle ya da bisikletle derseniz işte o anda özgürleşip hayatın tadını çıkartırsınız-örnekleri çok- hayat seçimlerden ibaret :)
    20ler erken ama 30lar bence uygun, eğer 40larımda çocuk yapmamış olsam birdaha yapmazdım, sevmiyorum çocukla anne arasında çok yaş farkını.
    hamilelik ve çocuk abartılacak şeyler değil, doğal bir şey…çok üstünde düşünen yeni nesil şehirli bir avuç metropul insan -kadın- var işleri karmaşıklaştıran bence…yoksa doğada bu kadar da zor birşey değil bence.

  18. Fatoş diyor ki:

    Ben hep çocukları çok seven ve onlarla vakit geçirmekten hoşlanan biri oldum. Evlilik fikri ise sırf bir çocuk sahibi olmak için kabul edilebilir oldu gözümde. 28 yaşında evlendim ama bu sefer çocuk fikrine, o sorumluluğa alıştıramadım kendimi. Etraftan çocuk dendikçe ben daha hazır değilim dedim hep. Ama yaş ilerledikçe hiçbir zaman buna hazır olunamayacağını anladım ve karar verdim. Bu seferde çocuğum olmuyordu. Tedavi aşaması çok zor geçti. Ancak tüp bebek sahibi olanlar bilir. Sonunda 34 yaşımda aldım oğlumu kollarıma. Şuan hiç birşey umurumda değil. İyi ki doğurmuşum. Şuan için kendime fazla vakit ayıramasam da bu da geçecek. Eşimle ise birbirimize daha da aşığız.
    Ama bu demek değil ki herkes çocuk sahibi olsun. Herkes kendi yüreğini dinlesin bence. Evlenmekte, çocuk sahibi olmak da çok kişisel tercihler. Ama insan özellikle de bir kadın isterse herşeyi yapabilir. Bilim insanı da olur, -ki ben bir üniversitede çalışıyorum ve örnekleri çok etrafımda- harika sofralarda hazırlar. Sadece bunlara bir süre aravermesi gerekebilir. Ama buna değer.
    Kısaca herkes yüreğinin götürdüğü yere gitsin diyorum :-)

  19. çağlayla &cc diyor ki:

    Kızıldereli atasözüydü sanırım; bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir. Çocuk yapmak için kendibaşına büyütmeye ahzır olmayı beklersen, hiç çocuk sahibi olma bence, bunalıma girilir mazallah. Bebeğini büyüklerinle büyütünce daha bir zevk alırsın benden sana tavsiye. Ayrıca anne olmak için veya olduktan sonra işi veya kariyeri bırakman da gerekmiyor. Çoğu kadın bunu yapabiliyor. Sen de yapabilirsin Aslınur ;)

  20. Feyza diyor ki:

    Ben, çocuk sahibi olmak şart mı, diye sorgularken, ileride pişman olma riskini göze alamadığım içim çocuk yapmaya karar verdim. Ben de biyolojik saate çok inanmıyorum. Bazı insanlar yapı gereği buna çok daha erken hazır oluyorlar belki ama bazıları için hiç gelmiyor o biyolojik saat.

    Ama o kararı verdiğim anda çok istedim o bebeği ve ilk ay hamile kaldım. Ben o yüzden, kızımı dünyaya getirme seçimini bizim yaptığımıza değil de, dünyaya gelmek için onun bizi seçtiğine inaniyorum açıkçası.

    Evet biyolojik saatim gelmemişti, kendimi hiç de hazır hissetmiyordum belki, ama iyiki de doğurmuşum kızımı. Bu kararımdan dolayı o kadar mutluyum ki.

    • blogcuanne diyor ki:

      Bu çocukların bizi seçtiği olayına ben de inanmaya başladım. Derin, "ikinci çocuğu artık yapsak mı?" dememizle beraber rahme düştü. Bekliyormuş sanki.

      Biliyorlar sanırım. Kime, ne zaman geleceklerini biliyorlar.

  21. Sevgi Sönmez diyor ki:

    Buraya yazanlar arasında (anne olanlara soruyorum) keşke doğurmasaydım diyen var mı ki?

  22. SEDA diyor ki:

    BENCE COCUK SAHİBİ OLMAK ŞARTMIŞ.ANE OLUNCA ANLADIM.BEN 31 YASINDA ANNE OLDUM.DENEYIMLERIME GORE BENIM KADAR GEC KALMAYACAKSIN AMA 20 SINDEDE ANNE OLMAYACAKSIN.EN GEC 28 DIYORUM ANNE OLMAK İÇİN.BİRDE SİZE BİR SORU SORMAK İSTİYORUM:

    İKİNCİ COCUK SART Mİ?BİRTANE COCUK COK MU ZOR OLUR?

    NEDEN SORUYORUM CEVREMDEN SUARAR COK BASKI

    GELIYOR .gec kaldın hadi ıkıncı

  23. emine diyor ki:

    32 yaşındayım, 9 yıllık evliyim. Önceleri istemiyorduk, daha doğrusu gezgindik, zor geliyordu, son aylarda biz de çocuk yapsak mı gibilerinden konuşmalar başladı. Hep çakır keyif zamanlarda bu muhabbet geçiyor.:)) Neyse anne/baba olmuş arkadaşlarımın çocuktan önceki ve sonraki hallerini zaten gözlemliyordum. Uykusuzluk ve yorgunluğa karşı dayanıklıyımdır. Aklıma en çok takılan bebekle seyahat konusunda araştırma yaparken bu blogla ikinci kez karşılaştım. (İlki emzirme reformu, harika bir fikir) İnsanların çocuk sahibi olma konusunda endişelerini okudukça utandığımı fark ettim. Paylaşayım efendim, kim hamileyken hangi dağlara çıkabilirimin araştırmasını yaptı ya da bebeğim kaç metre rakıma çıkabilir, allah akıl fikir versin bana:))) Bu arada üşütük kadın aman sen çocuk yapma eleştirilerine hazırım:) Bir yandan rahatım çünki dağların yüksek köylerinde ve yaylalarında senelerdir karşılaştığım teyzeler/nineler bizi her gördüklerinde hani bebek diye sorarlar, ben de bebek olsa buralara gelebilir miyim diye cevap veririm. Orda doğurduklarını, büyüttüklerini anlatırlar, yayla bebeklerini gösterirler. Mayıs ayında ki dağ faaliyetimizde yöre insanlarının gazına gelip olur bea çocuk da olur dağcılık da diyebilirim:))))

    Herkese kucak dolusu sevgilerimle,

  24. Berrak diyor ki:

    Ben daha sevgililigin tadini cikaramadan yildirim nikahi ile evlenmis, daha evliligin tadini cikaramadan doktor tavsiyesi nedeniyle (cikolata kistim var) jet hiziyla cocuk dogurmus biri olarak, gerek hamilelik surecinde gerekse oglum daha kucukken 'ya acaba yapmasa miydik, cok mu erken oldu?' gibi dusuncelerle sarim sarim sarmalandim. Ama cocuk o kadar o kadar guzel birsey ki, yasanmadan anlasilmiyormus, annelik duygusu o kadar o kadar guzel ki, gercekten herseye degiyor. Dusunsenize bazen cocugunuza bakip gozleriniz doluyor, duygular dolup tasiyor. Ha zor mu, daha kolay diyen duymadim.

    Diger yandan cocuk yetistiriken, anne ve babanin cocugunun mutlkulugunun yaninda kendi mutluluklarini da dusunmeleri ve hayattan kopmamalari taraftariyim. Anne baba mutlu olamazsa cocugunu mutlu edemez diye dusunuyorum. Bu dusunceden hareketle oglumuzla dere tepe duz geziyoruz, iki haftada bir kizkiza gezemeye de cikiyorum, tabii ki babamizin destegi yadsinamaz bu noktada.

    Kariyer kismina gelince, isteyen hepsini bir arada yapabilir bence ama tabii biraz daha az uyku ve daha cok eforla. Ne yazik ki hayat kolay degil..

  25. cokoprenses diyor ki:

    vala kimse alınmasın gücenmesin,polemiğe girmeye de çalışmasın benle,30'una gelip de hala 'ayy çocuk mu,yok istemiyorum daha,uyumayı severim ben,yok kariyer yapıcam' diyen insanlarla aynı ortamda bulunmaktan kaçıyorum.treni kaçırıyolar da aslında haberleri yok.

    • sevgi diyor ki:

      kimse polemiğe girmeye çalışmasın diyorsun ama kendin polemik yaratıyorsun unutma çocuk doğurup doğurmama kişinin kendi tercihidir nedir bu çocuk istemeyenlere duyulan nefret çocuk doğurmak kadar doğurmamakta haktır tercihtir……

  26. efuli diyor ki:

    Kendimi bildim bileli anne olucam ve hatta iki çocuk annesi olacağım dı aksini hiç düşünmedim,çünkü kendi inanışıma göre kadının dünyadaki varlık nedeni üremek,anne olmaktı.Ta ki hamile olduğumu ögrenene kadar, 4,5 senelik evli 30 yaşında ve 6 aylık hamileyim,evlendiğimden beri çocuğu erteledim eşimde pek yanaşmadı yani ben istesem belki itiraz etmez di ama oda sanırım benim gibi birşeyleri bekledi şu an kendimi çok geç kalmış hissediyorum anne olmak için bu duyguların yanı sıra farkettim ki ilk baştaki düşüncelerim bir masal gibiymiş benim için , yani dünyaya üremek için gelen ben aslında , başıma böyle birşey hiç gelmeyecekmiş,hep çocuk kalacakmışım,yaşlanmayacakmışım, anne olmak mı benim daha çok yapacak işim var!! hamile olduğumu ögrendiğimde buna aslında kendimi hiç bir zaman hazır hissetmeyeceğimi farkettim. Demem o ki birşeyleri beklemek yanlışmış,çocukta bizimle birlikte büyürmüş aslında,şimdiki aklım olsa daha erken evlenir daha erken çocuk sahibi olurdum :)

    • Filiz Morkoç diyor ki:

      Bnim de şimdiki aklım olsa daha erken evlenir, daha erken çocuk sahibi olurdum. Prosedürmüş, biyolojik saatmiş, kariyermiş hepsi hikaye bence.. SU AKAR YATAĞINI BULUR…

    • hatice diyor ki:

      beklemek deyince, bir arkadaşım demişti ki "okulu kazandığımızda bir çocuk yapsaydık şimdiye bakkala gönderirdik", sonrasında teoriyi genişlettik, üstüne başka bi dolu geyik..hem aslında büyütmesi de zor olmazdı, ankara'da 100.yılda birçok arkadaş vardı ve birçok öğrenci evi.. hadi oğlum halil amcanlara, hadi kızım yeliz teyzenlere…
      tabi onca içki sigara ortamı, king batak masalarında çocuk biraz sağlıksız olurdu ama öğrenci hayatına erken atılırdı:) bir de odtü gibi entel ortamda, hippi yaşam tarzını benimseyen arkadaşlar, komün hayatı yaşarken neden kimse çocuk yapmamış diye de düşünmedik değil..
      geyik bir yana
      eşimle haziranda evlenip ağustosta hamile kaldım, bilerek ve isteyerek..
      her şey zamanında güzel, gençliği dolu dolu yaşayınca insanın gözünde kalan bir şeyler olmayınca çocuk yapmak külfet değil de hayatta yeni bir sayfa oluyor, hem yaşam tecrübeni aktaramadıktan sonra, şu dünyada kalıcı bir eser bırakmadıktan sonra, sen öldükten 50 yıl sonra kim ancak seni.. büyük bir yetenek değilsek, sıradan hayatlar yaşıyorsak unutulup gideceğiz,
      ve gezdiğimiz gördüğümüz yerler, edindiğimiz tecrübeler bizle beraber gömülmeyecek mi
      bunları aktarmanın en güzel yolu bir çocuk yetiştirmek değil mi?
      çok uzattım daha fazla dağılmadan topluyorum ve herkese mutlu yaşamlar diliyorum:)

  27. Orion diyor ki:

    cocuk istememek bana cok normal geliyor. ben 23 yasinda evlendim, 34 yasinda ilk cocugum dogdu. bana kalsa hala dogmazdi ama esim ileride pisman olacagimiza ikna etti. hiiic hazir hissetmiyordum, oyle aman anne olayim istegim de hic yoktu. 20'li yaslarin basinda cocuklara ozlemle bakardim sonra birden gecivermisti o his. cocuksuz hayatimdan cok memnundum. bilmedigin sey acitmaz derler ya hic cocugum olmasaydi gercekten eksikligini cekip pisman olur muydum ileride bilmiyorum. sanmiyorum. ha ne oldu, kizim dogduktan sonra onsuz bir hayati dusunememeye basladim. iyi ki dogmus diyorum simdi ama hic dogmasaydi, hic bilmeseydim bunlari cocuksuz da yasayabilirdim gibi geliyor ve hic bencillik olarak gormuyorum cocuk istememeyi.

  28. czh diyor ki:

    21 yaşındayım ve evliliğimin 3. ayında hamile kaldım.9 ayım daha çocuk için çok erken olduğunu,kesinlikle bu işin altından kalkamayacağımı düşünerek geçti.oğlumu kucağıma aldığımda da o herkesin anlattığı "herşeyi unuttum,bir anda bağlandım" gibi bi olayım olmadı…şuan oğlum 6 aylık ve ben son 2 aydır o başta hissetmem gereken duyguları çok yoğun bir şekilde hissediyorum.fakat ilk 4 ay geçmek bilmedi.sürekli artık hayatımın hiç eskisi gibi olmayacağını,gerek eşimle gerek arkadaşlarımla olan eski sosyal yaşamımın olmayacağını düşünerek geçirdim.resmen hayatı kendime zindan ettim..keşke yapmasaydım diyorum bazen,ama yaşanması gerekiyomuş.bana kalsa daha 2 sene çocuk yapmayı düşünmüyordum.ama olmuyor işte.siz istediğiniz kadar planlayın,işler istediğiniz doğrultuda gitmiyor..

  29. nesibe diyor ki:

    22 yaşında evlendim 25 yaşımda deliler gibi isteyerek çocuk yaptım

    mutlumuyum hayır :( çok zorlanıyorum ya çocuk bakmayı beceremiyorum yada çocuğum çok huysuz bilmiyorum henüz 5 aylık ama ben canımdan bezmiş haldeyim haaa en başa dönsem ne olurdu yine bir çocuk yapardım böyle bunalımlara girdiğim halde oturur ikinci çoxuğun hayallerini kurardım :D annelik zor ve tuhaf

    ama artık böyle hissetmek istemiyorum bunalımımdan kurtulmak huzurlu bebeğimle hoş vakit geçirmek istiyorum sürekli koşturmak uykusuzluk insanı karmakarışık ediyor

    • Gemini diyor ki:

      bebegin halen daha kucucuk ve bu dunyaya, yeni yasamina alismaya calisiyor. kendini aglayarak vb. sekillerde ifade edebiliyor. biraz zor oluyor ama zaman o kadar cabuk geciyor ki bir bakmissin ilk yasina girmis, sonra ikinci yas…zaman cok cabuk akiyor, buyuyup gidiyorlar. cocuk bakmayi beceremedigini dusunup kendini uzme sakin. herkes bu yollardan gecti, geciyor. zamanla hersey yerine oturur. sen de bebeginle birlikte ogreniyorsun herseyi. sana tavsiyem kendini ve bebegini baskalariyla karsilastirma. her bebek kendi kitabini yaziyor ve herkesin anneligi yasayis bicimi tercihlerine ve bebeklerine gore sekilleniyor. bol bol oku, arastir ve kendine uygun sekilde ogrendiklerini uygulamaya, yasamina katmaya calis. daha rahat edersin. sevgiler :) kolay gelsin :)

  30. egenin annesi diyor ki:

    Bir ev dolusu insan içinde 'anne' diyerek seni tercih eden, boynuna minicik kollarıyla sarılan, nefesinin yüzünüze vurduğunu hissettiğiniz her an huzur bulduğunuz bir yavruyu Allah her kadınına nasip etsin… Yaşamadan öğrenilemeyecek bir şey bu…

  31. anne diyor ki:

    Annelik suphesiz dunyanin en guzel hislerinden biri. Ama cocuk istemeyen ya da istediginden emin olmayan insanlara alinan bu net tavir neden? Bazi yorumlardaki isteyen herkesin olsunu soylemekten otesi kime duser ki? Istemek ya da istememek insanin kendine ait bir secimdir, aman ben istemeyenle ayni ortamda bile durmak istemiyorum, istemeyen ne dedigini biliyor mu ki gibi bir tavri anlayamiyorum. Cesaret vermis mi olunuyor bu tavirla samimiyetle zamanlama konusunda kararsiz oldugunu belirten ve cekincelerini yazan bence cesur bu iki insana?

    Herkes cocuguyla mutlu olsun, herkes cocugunun guzel gunlerini saglikla mutlulukla gorsun ama istemeyene de bu kadar sert elestirilerle yaklasilmasa keske. Bu bir nevi anne milliyetciligi oluyor sanki ve gercekten emin olayan insanlari uzebiliyor bu tavir. Ayrica lutfen unutmayalim bu sayfalari asla anne olamayacak insanlar da okuyor olabilir. Biraz sagduyulu yorumlar yazilabilse keske.
    Bazi yorumlardaki cesaretlendirici sozlere ise bu kararla alakam olmasa bile tesekkur etmek istiyorum. Ben kararimi verdim bebegimle mutluyum ama kararsiz olanlarin sadece icinden gelen sesi dinlemesini diliyorum. Bu etraftaki anne olmayan tu kakadir, kadin bile degildir gibi yaklasimlari bosversinler. Istedikleri zaman kendilerinin guzel ya da degil olacagina inandiklari bu duyguyu yasasinlar.
    Bebegi olanlar da yavrulariyla hep mutlu olsunlar

    • sesu diyor ki:

      Bu kadar yorum okudum, sonunda altına imza atmak isteyeceğim bir tanesine denk geldim. Ellerinize sağlık!

    • Berivan ACAR diyor ki:

      tam da yazmak istediklerimi dile getirmişsiniz,ellerinize sağlık.Maalesef müdahaleci yapımız var bizim(Türklere özgü olduğunu düşünüyorum ,ya da daha çok bizlerde karşılaşılan bir tutum bu)

      Nişanlanırsın,düğün ne zaman,evlenirsin çocuk ne zaman,çocuğu yaparsın 2. ne zaman soruları başlar.Solak'ın da bahsettiği buydu sanırım,bu sorular ve alınan cevaplara yapılan yorumlar…Açıkçası ben anne olduktan sonra soran arkadaşlarıma mutlaka yapın,dünyanın en güzel şeyi,hayatın anlamı diye söylüyorum,ama korkan,zamanını bekleyen,istemeyen arkadaşlara müdahale etmek,psikolojik baskı kurmak istemiyorum.Çalıştığım kurumda çocuk istemediğini söyleyen arkadaşımın aldığı tepkileri görseniz,nasıl ayıplandı,nasıl eleştirildi…Hayatın bize sunduğu kimlikler var,doğduk,bebek olduk,çocuk olduk,genç,olduk,eş olduk,anne olduk-ben oldum en azından:)- daha sonra anneanne,babaanne olacağım inşallah…Kişi anne olmamayı tercih edebilir,saygı duymak lazım…

      Son olarak bütün bu yazdıklarımla çelişerek şunu söylemek istiyorum:Anne olun,valla çok güzel bir şey:)

  32. CokBilmis diyor ki:

    Herkes kendi tecrübesini yazmış, benimki eksik kalmasın:

    Hani 20sinde doğum yapanlar genel beklentiye uyuyor, ailem bilim dünyasından beni geri çekip evlenmeye yönlendiriyor filan yazılmış ya? Benim tecrübem tam tersi: Çocukluğumdan itibaren kariyer insanı olmak üzere yetiştirildim. Ev işi yaptırılmadı, örgü ördürülmedi, sınav zamanları roman okumama bile izin verilmedi. İleride gideceğim fakültede lazım olacak yabancı dil öngörülerek 11 yaşımda lise tercihim yapıldı, 3 yabancı dil öğrendim, bir sene yurtdışında okudum vs vs.

    Üniversiteyi bitirdim, araştırma görevlisi oldum, yükske lisansa başladım, evlenmek istiyorum dedim. Aİlem kıyameti kopardı. Değil ki 20 yaşında evlenmeye kalksaydım; düşenemiyorum bile…

    Evden ayrıldım 2 sene yalnız yaşadım. Ev idare etmeyi öğrendim ve evlendim. Ailem çocuk yapmayayım hemen diye sıkı sıkı tembih etti :) ) Zaten istemiyordum. Yüksek lisansımı bitirdim. Doktaraya başladım, yeterlilik sınavımı verdim. Bu arada eşimle gezdik durduk, yedik içtik eğlendik. 32 yaşımda anne olmayı planlamıştım. 30 yaşımda birden çocuk bezi reklamlarında gözlerim dolmaya başladım. Biyolojik saat tiktaklamaya başlamıştı (Biyolojik saat yoktur diyenlere: Ben o saati iliklerime kadar hissettim).

    31 yaşımda anne oldum. Kariyer de yapıyordum, iyi de kazanıyordum. Bir temizlikçi tuttum. 14 ay ben kızıma baktım, yardımcım ev işlerini yaptı. 15. ay kızımın benimle başbaşa sıkıldığını ve yardımcım ile oyun oynamaya çalıştığını fark ettim. Lise mezunu bir abla aldım işe. Çoğu zaman evden çalışıyorum. Ben odamda işimi yaparken kızım ablasıyla oynuyor, parka gidiyor. Doktora tezimi bitirmeye çalışıyorum

    Çocuk da yapıyorum, kariyer de yapıyorum. Evet, belki 20li yaşlardaki kadar enerjik değilim ama o yaşlardakinden daha olgun ve anlayışlıyım.

    Bence çocuk yaparken şunları düşünmek lazım:

    1) Hayattan alabileceğim tüm zevkleri aldım mı? Çocuk doğurduktan sonra "keşke şunu da yapsaydım, çocuk yüzünden yapamıyorum" diyeceğim bir şey kaldı mı?

    2) Eğer ailem ve eşim olur da ölürlerse, ben hayatta tek başıma kalırsam çocuğuma bakabilir miyim? (İşim ve sağlığım var, kira gelirim var vs)

    3) Eşim iyi bir baba olabilecek mi? İlk aylarda bana yardımcı olarak, sonraki aylarda ise benimle birlikte ortak sorumluluk almaya hazır mı? (Ben eşimi psikolağa götürdüm hamile kalmadan önce). Ben, ona bu sorumluluğu vermeye hazır mıyım? (Pekçok anne doğumdan sonra bebeğini babasına emanet edemediğini söylüyor)

    4) Çocuğum ve benim için psikolojik ve fiziksel sağlığımızı koruyacağımız uygun ortam var mı? Bir sitede oturmak, çocuğun her gün oynayacağı arkadaşları olması, etrafta seveceği hayvanlar olması, annenin dertleşebileceği diğer anneler olması, arkadaş çevresinin evli ve çocuklu olması, aile bireyleirnin bir toruna ya da yeğene hazırlıklı ve istekli olması vs vs.

    33 yaşımdayım. Kızımla çok çok çok mutluyum. Yaşım elverirse 2 çocuk daha yapmak istiyorum. Anneliği de işimi sevdiğim gibi çok sevdim. Kurduğum aileyi, sevgilimi sevdiğim kadar çok sevdim. Kızımı hayattaki her şeyden, kendimden bile çok sevdim. Ha, bu arada eşimle eğlenceyi kestik (çoğunlukla yaş nedeniyle) ama gezmeye devam ediyoruz. Kızım da her tatilden daha da bir büyümüş, daha da yeni yetenekler edinmiş olarak dönüyor.

    Annelik üzerine de çok yazdım:
    Bir kadın neden anne olmak ister: http://sormabulmadunyasi.blogspot.com/2011/02/ann

    Anne eski hayatını özler mi: http://sormabulmadunyasi.blogspot.com/2010/10/dog

  33. Banu diyor ki:

    Tüm yorumları okudum. Biyolojik saatin saçma olduğunu söyleyenlere katılmıyorum. Böyle bir şey var. Belki bazı kadınların saati 20'li yaşlarda çalmaya balıyor, bazılarının 40'larına doğru… Ben 32. yaşımı sürüyorum. Biyolojik saat denilen şey bir süredir kapımı çalışıyor, evet, ama bu noktada epey ciddi çelişkiler yaşadığım da bir gerçek. Sırf biyolojik saat öyle dedi diye, bu artık anne olmalıyım demek değil. Beden sinyal yollayabilir ama insanın zihninin de bu fikre, yaşamın geri dönülmez bir biçimde farklı bir yola gireceği gerçeğine ikna olması gerekiyor. Olgunlaşmak da bu demek sanırım. Galiba insan kendini olgun ve başka bir canlının sorumluluğunu kayırsız şartsız kabul edebileceğine inandığı zaman anne olmaya hazır oluyor.

  34. miray diyor ki:

    @Aslınur: Bence 'artık bi bebek olsun' düşüncesi bile bebek sahibi olmaya hazır olunduğunu gösteriyor. Ama insan çok da fazla korkmamalı bence, tabii ki çocuk yetiştirmek çok çok önemli ama genelde insanlar çocuk yetiştirmek hakkında konuşurken güzel yönlerinden ziyade zor yanlarından bahsettiğinde bunlar kalıyor insanın aklında. Ben hayatımın en zor döneminde – pediatri asistanı iken, hem de çömez iken:) – çocuk sahibi oldum. Sonrasında kızımla birlikte çalışıp uzman oldum, Sadece istediğim için- mecburiyetten değil- tüm yurtdışı gezi veya kongrelere beraber gidiyoruz, bazen sadece babasıyla kaçamak yapıyoruz ama bu arada sporumu da yapıyor akşamları arkadaşlarımla da buluşuyorum. Önemli olan çocuğa göre bir hayat yaratmak değil, çocuğu kendi hayatınıza göre şekillendirmek bence.

    • Turkan diyor ki:

      ben de size katılıyorum tamamen çocuğa göre bir hayat elbette sıkıcı hale getirebilir hayatı. önemli olan onu da aktivitelerinize dahil edebilmek. umarım ben de başarabilirim bunu.

  35. Gemini diyor ki:

    cocuk sahibi olmayi hem istedigimi hem de istemedigimi dusunuyordum zamaninda. istiyordum cunku insanin cocugunun olmasinin guzel bir his oldugunu dusunuyordum. bir yandan da istemiyordum cunku yeterince ilgilenemeyecegimi, bakamayacagimi, nasil basa cikacagimi, ozgurlugumun kisitlanacagini vb. pek cok seyi kafamda evirip cevirip dusunuyordum. kendimce kendimi cocuk sahibi olma fikrine hazir hissettirmeye calisiyordum. ama farkettim ki – bence tabii – kendini hazir hissetmek diye bir sey yok ! halen onu yapabilir miyim, bunu becerebilir miyim, cocuguma bakabilir miyim diye dusunuyor olsaydim su anda oglusuma sahip olamazdim. hayatiniza bir minik hayat daha katmak istiyorsaniz cok fazla dusunupte ''hazir olayim'' demeyin derim bence cunku kendini tam olarak hazir hissetmiyor insan (benim deneyimim). maddi acidan cok fazla zorlugunuzda yoksa tabii.

    cocuk sahibi olmak istemeyenleri de anlamaya calisiyor ve yargilamiyorum. insanlar hayatlarini kendi secimleri dogrultusunda yasarlar. herkesin secimine saygi gostermek gerekir.

    herkese sevgiler

  36. beyza diyor ki:

    çocuk seven bir insan değilim, yani orda burda gördüğüm çocuklara hemen laf atan, ay ne tatlı diyen, oturup seven birisi değilim. Gel gör ki, kendimden 11 yaş küçük bir kardeşim var, bir dönem annem çalıştığı için ona çok baktım 15-16 yaşımdan itibaren ve olan olan sevgim bambaşkadır. Dolayısıyla da insanın kendi kanından canından olan bir çocuğu çok seveceğini ve zorluklarına rağmen rahatça bakabileceğini genç yaşta öğrendim, ve anne olma isteğim de bu yaşlarda başladı. "kardeşimi bu kadar seviyorsam kim bilir kendi çocuğumu ne kadar çok seveceğim" derdim. 26 yaşında evlendim, 29 yaşında ilk kez ve 31 yaşında 2. kez anne oldum. Şartlar böyle getirdi, mümkün olsa daha erken de yapardım bunların hepsini. Şimdi çocuklarımın arası az olduğundan zorlansam da hiç hayal kırıklığına uğramadım ve oğullarımla yaşadığım aşkı hiçbirşeye değişmem. Benim hayattan beklentim buydu, aile olmak, allaha şükür nasip oldu. Herkesin hayattan beklentisi başka oluyor, ne diyebiliriz ki. Ayrıca bir kişi çocuk sahibi olduğunda yanında isterse bir düzine yardımcı olsun birincil dereceden hayatı değişen anne oluyor, karar da onun olmalı.

  37. ırmak diyor ki:

    ilk çocuğuma hamileyken 30 yaşındaydım.şimdi 2 çocuğum doğdu 15 günlük şu anda.ben 33 yaşındayım.ilk hamileliğimde ben de deli gibi çocuk isteyenlerdendim.taa ki eşim beni 5 aylık hamileyken terkedip gittiğinde, hayatla esas savaşım başlamış oldu.çok zor günler geçirdik ben ve karnımdaki bebeğim.o doğduktan sonra onun için yaşamaya başladım.onun sayesinde hayata tutundum.hemen ardından yine bir evlilik yaptım.ve hemen hamile kaldım.şimdi yurt dışında eşimin yanındayım.ama ilk bebeğimi ailemin yanında bırakmak zorunda kaldım.çünkü o hayırsız insan, kızımın benimle yurtdışına çıkması için gereken belgeyi vermedi.kızını bir kez bile görmeye tenezzül etmeyen adam, son arızasını da böyle yapmış oldu.kızımın hasretiyle yanıyorum tam 3 aydır.yeni bebeğim de doğdu.burada doğmak zorundaydı birtakım formalite işlemlerden dolayı.ve ilk kızımın babası yine yaptı yapacağını, yüzüne bile bakmadığı kızının velayetini almak için dava açtı.şimdi ben burada çaresiz beklemedeyim oturum izni alana kadar.yavrucuğumun iyi bakıldığını biliyorum şu anda ailemin yanında.ama yarınlar için endişeleniyorum.herkes yavrusunun kıymetini bilsin. o kadar zor ki hasret çekmek.en kısa zamanda kızıma kavuşacağım günü hayal ederek yaşıyorum.yeni doğmuş kardeşiyle tanışacakları günü bekliyorum umutla.

    • blogcuanne diyor ki:

      Ne diyebilirim? İnanın çok üzüldüm. Umarım bir an önce çözersiniz bu durumu ve yavrunuza kavuşursunuz. İnsanların sırf başkalarının hayatını zorlaştırmak için neler yapabileceğini görmek çok şaşırtıcı. Güzel haberlerinizi yakında paylaşmanız dileğiyle.

    • CokBilmis diyor ki:

      Bir hukukçu olarak nacizane bir tavsiyem olacak: Size karşı açılan velayet davasını hafife almayın ve lütfen davayı sizin adınıza takip edecek bir avukat tutun. Bu tür davalarda kişilerin inandırıcılıkları çok önemlidir, zira ortada somut bir delil olmadığından hakimin vicdanına kalmış olursunuz. Hakimin kararını etkileyebilmek için iyi bir avukat şarttır.
      Umarım her iki bebeğinizle birlikte mutlu bir yaşam sürersiniz…

  38. Ceren Güler diyor ki:

    Üniversitedeyken kariyer hastalığım vardı, hemen iş bulup çalışıp yükselmeliydim, mezun olduğum yıl eşimle tanıştım ve tanıştığımız anda evleneceğimizi hissetmiştim. 25yaşında evlendim, 28 'de anne oldum-7ay önce. Mesleğimi de yaptım ama hırsım yerini meslekten nefret etmeye bırakmıştı. Sanırım bunun da etkisiyle çocuk sahibi olma planımı erkene aldım. Hayatın akışı beni planladığımdan çok farklı bir yere getirdi ve neyseki de getirdi.Gelecek, meslek, evlilik, annelik üzerine plan yapmanın doğru olmadığını farkettiğimde zaten hepsini arkamda bırakmıştım:) tecrübe ile öğrendim yani. Şimdi ise biraz planlı, biraz su yolunu bulur şeklinde yaşıyorum.

  39. Yağmur diyor ki:

    Merhaba,

    yazdıklarınız beni biraz daha karmaşaya sürükledi. :)
    Çocukları çok severim 5-7 yaş gurubu çocuklara 5 sene boyunca yüzme antrenörlüğü yaptım.1senelik evliyim ve 25 yaşındayım.

    Bu bilgilerin dışında çocuk sevmeme rağmen hem çok istiyorum hemde istediğimi gördüğüm anda hemen vazgeçiyorum.Sanki çok zor olacak eşim bana destek olmayacak gibime geliyor.
    Maddi sorunumuz yok ancak eşim çalışmıyor ve evde.Ben işime çok düşkün olduğum için çocuktan sonra işe gitmemek gibi bir durum olması halinde benim için nasıl bir bunalım yaratır kestiremiyorum.Etrafımda çok erken bekle diyenler de var hadi artık diyenlerde.
    Ben hep 3-4 çocuğum olsun istedim.genç annenin faydalarını kendi annemden bildiğimden bende onlara genç anne olmak istedim.Ancak evliliğimle iligli bazı kararsızlıklarım var eşimi seviyorum oda beni ama ayrı yollarda yürüdüğümüzü evlendikten sonra anlayabildim.
    Bu gelgitler arasında bir çocuk bizim için doğru mu bilmiyorum.çocuk istemek kolay ama ona düzgün bir hayat sunabilmek önemli olan.Ben bunları düşünüyorum hep.insanlar hep çocuk isteyip istemediğini sorar kendine özgürlüklerini düşünür ama önemli olan hayatının her aşamasında yetebilecek misin onun cevabını bulabilmek.Mükemmel bir anneye sahibim ve mükemmel annelerin sınırlarını biliyorum sanırım :)

    şimdi sizce ben çok mu fazla düşünüyorum :)

  40. ayşen esra diyor ki:

    slm.ben 25 yasında evlendım.7 aylık evlıyım cocuk sahıbı olmayı cok ıstıyorum 2 aydır cocuk yapmak ıstıyoruz ama olmuyor.cocuk nasıl yapılır ve adet gunlerım normal,her ay oluyorum.adet donemının kacıncı gunlerınde ılıskı olması gerekıyor.benı bılgılendırırsenın cok sevınırım.sımdıden tesekur ederım.cocuk cok ıstıyorum

  41. esra diyor ki:

    Merhaba, 2 yıllık evliyim 5 aydırda anne olabilmek için uğraşıyorum bir problemim olmamasına rağmen anne olamıyorum adetime bir hafta kaldı sabırsızlıkla bekliyorum sizin gibi bu güzel duyguya erişebilmek için.Allahım isteyen herkese versin.

  42. Sultan diyor ki:

    merhabalar,
    1 yıllık evliyim.ilk 3 ay korunduk sonra çalışmalara başladık ama bir türlü tutturamıyoruz.tıbbi açıdan herhangi bir sorun görünmüyor hatta dr’lar 1 yıla kadar normal olduğunu söylüyor ama eşimle bir çocuğumuz olsun çok istiyoruz.

  43. Banu diyor ki:

    Merhaba Ben 5 yillik evliyim. Icim okadar dolu ki ne diycegimi bilemiyorum. Turkiyenin en iyi universitelerinden birini bitirdim hep iyi yerlerde olmak istedim ailem baska bir sehire tasindi tam Ben universiteyi bitirip is baktigim zamanlar. Onlarla gittim is bulamadim o sehirde. Sonunda bulmustum AMA beni tatmin etmeyen bir isti. Bir gun cok uzaklardan biri gelip beni alip goturcek diyordum ve cok sevdigim esim gelip beni aldi cok uzaklara goturdu. Ailemden ayrilmak bana dayanilmaz geliyordu ozamanlar bir bebek istegi yoktu olsada bakamam diyordum cunku annem yanimda degildi. Sonra yutdisina gitmeye karar verdik ailemden ozellikle annemden daha da uzaklara gitmistim AMA orda Anne olma ya karar verdim iste ozaman gelmisti ne kariyer ne baska bisey aklima geliyordu . Artik hazirdim yasim 34 ve gec kaliyordum Anne olmaya. Her gun agliyordum kucuk bir bebek gorunce. Allah Benim Anne olmami istemedi herhalde AMA bir gun kucuk bir kiz ya da oglan bana annecim diye sarilcak isteyipte olmamasi da cok aciymis. Okudugum yazilarda cocugu olup istemeyenler var . Onlara sesleniyorum Simdi Hemen kalkin onun yanina gidin ve allaha sukredin Boyle bir guzelligi size verdigi icin

  44. GizemGvnr diyor ki:

    Öncelikle süper hızlı cevabınız için teşekkür ederim, pek sevgili blogcuannelif ve Çiğdem-üzüm çifti..
    Linkteki yazıları ve çoğu yorumu okudum ve blogcuanne tam da benim konum üzerine 2011 yılında parmak basmış zaten.. Kendi annem gibi anne olmayı hep istemişimdir hep, o iç güdüler var içimde, zaten daha küçüklükte oynadığımız evciliklerden hazırlanıyor sayılırız anne rolü oynayarak.. Anladığım kadarıyla “artık hazırım, evet anne olabilirim”lerle olmuyor bu iş ta ki bebeği kucağına almadan..
    Sorumun cevabı aslında benim içimde, hem bebek zaten geleceği zamanı bilir dimi :) diyerek ve iç güdülerimi dinleyerek anne olacağım zamanı bekliyor olacağım… Ve Olduğum zaman bende blogcuannde gebelik günlüklerinin bir parçası olmayı çookk isterim ;) sevgileeerrr…
    Gizem Güvenir

  45. zozan diyor ki:

    merhabalar herkese, tüm yorumları okudum ve direk kendimle alakalı metne geçiş yapmak istiyorum

    ben 22 yaşına girmek üzere evli açıktan üniversite okumaya çalışan bir kadınım. doğulu bir ailenin kızı olarak evlendikten sonra antalya’ ya yerleştim. eşimle tanıştık ve sevdiğimi zannettiğim(19) yaşlarda aşkın sevmenin ne olduğunu anlamadan belkide bir kaçış uğruna eşimle evlendim. burada hayatın güzellikleriyle karşılaştım spor yapmaya başladım yüzmeyi öğrendim ve yüzdüm bisiklete tutkusuyla tanıştım bisiklet aldım vs… bütün bunları anlayışla karşılayan ve beni çok seven bir eşim var karşımda, saygısı sadece benim yaptıklarıma göz yummak, bana katılmak benim fikirlerimi hoş görmek değildi ! çünkü içten içe söyleniyor kendisine kızıyordu yaptıklarım için. ve sürekli baba olma tutkusu sardı eşimi.hep erteledim hep erteledim… zamanla birçok şey oturdu rayına fakat anladım ki eşimle aynı yolda yürümüyoruz o sadece baba olmak istiyor bense felsefeyle ilgili dünyanın birçok değişik ülkesini gezmeyi hayal eden doğa sporlarıyla ilgilnen sosyal bir kadınım. ve eşime ayak uydurmayı hiç beceremedim şuan 3 haftalık hamileyim ne yapacağımı bilemiyorum evliliğimle ilgili kararsızım bebekle ilgili kararsızım ama eşimin beni çok sevdiğini ve müthiş bir şekilde baba olmak istediğini biliyorum lütfen bana yardımcı olun…?? tecrübelerinizden yararlanmak istiyorum…

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Çoluk Çocuk, Konuk Yazar (291 / 534 makale)


Bundan epey bir süre önce sormuştu SlingoMom: Siz, kendi çocuğunuzun yerinde olmak ister miydiniz? Sorunun cevabının kendimden emin bir "Evet!" ...