30 Yorum

Doğum izni uzarsa kadınlar iş bulamaz

Annelerin bebeklerini emzirmeleri elbette önemli bir konuymuş.

Bu konuda Sağlık Bakanlığı zaten önemli çalışmalar yapmış. Örneğin, 1 saat olan süt iznini 1,5 saate çıkarmış.

Emziren annenin gece çalıştırılması durumunu düzenlemiş; çalıştırılamayacağına dair düzenleme getirmiş.

Ancak, doğum izninin daha fazla uzatılması kadın istihdamını olumsuz etkilermiş.

Nitekim, özellikle özel sektörde “Madem kadın çalışan o kadar süreyle işinden ayrılacak, o halde ben de onu işe almayayım” türünden bir düşünce hakim olurmuş.

Kaldı ki, ücretsiz izin denilen bir düzenleme varmış. Kadın çalışanlar, doğum izinleri bittikten sonra bu ücretsiz izinlerini kullanabilirlermiş.

Bunları, bugün sabah TRT’de Gülben Ergen’in programına katılan Sağlık Bakanı Recep Akdağ söyledi.

Bakan’ın programa katılacağını duyunca Emzirme Reformu gönüllüleri organize olduk, Gülben Ergen’in twitter hesabını soru yağmuruna tuttuk.

Sağlık Bakanlığı ilk 6 ay sadece anne sütü diyorsa doğum izninin de 6 ay olması gerekmez mi? sorusuna bu şekilde yanıt verdi Bakan.

Sanki şimdi öyle bir durum yokmuş gibi…

Ben söyleyeyim: Halihazırda birçok özel şirket kadın çalışanları işe almak istemiyor. Bakınız: Mazereti olmayan sekreter aranıyor.

Hamile çalışanlarını, doğum izinlerine çıkacakları gün işten çıkarıyor: Bakınız: Duygu’nun yazısı.

Halihazırdaki uygulamalarda bile, günde bir buçuk saatlik süt iznini çalışanlarına çok görüyor: Bakınız: Nilay’ın yazısı.

Sayın Bakan’ın “kanunda var” dediği ücretsiz iznini kullandırmamak için elinden geleni yapıyor: Bakınız: M.A.’nın yazısı.

“Doğum sonrası izin uzarsa kadın istihdamı riske girer”se, halihazırdaki durumu nasıl tarif etmeli?

30 yorum

  1. ölmüşüz ağlayanımız yok. illa başlarına gelecek, ihtiyaçları olacak, o zaman kanun manun çıkartacak, düzenleme yapacaklar.

    diyorum ya, tek amaçları kadın istihdamını yok etmek. kadını eve kapatmak, soy çoğaltmak!

    • Mehtap, ben bunun sadece mevcut hükümete özgü bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum. Bu düzenlemeler çok eskiden de vardı. Burada olay sadece soy çoğaltmakla sınırlı değil bence. Zihniyetin topyekün değişmesi lazım.

      Sonuçta bugün kanun geçse, doğum izni altı aya çıksa bile en "modern" şirketlerde sorun yaşanmaya devam edecek.

      Türkiye'nin en büyük firmalarının, kadın çalışan sayıları pekala kanuni zorunluluk olan 150'nin üstünde olmasına rağmen kreş açmadıklarını biliyoruz. Birçok şirket kuş kadar cezayı ödemeyi, kreş açıp yürütmenin "yüküne" tercih ediyor.

      • haklısın hepsi aynı zihniyette. biza dokunmayan yılan yaşasın zihniyetinden vazgeçmedikçe biz, onlar da kendi fikirlerinden ve düzenlemelerinden vazgeçmeyecekler.

        kadınların çalışma hayatı hep son sıralarda kalıyor. hep daha önemli sorunlar oluyor.

  2. işe alırken 2 sene çocuk yapmama şartı koyan firmalar var! özel sektörün tutumu her açıdan (çocuk sahibi olma,doğum ve süt izni) içler acısı..

  3. Elif hanım varolan haklarını bile kullanamayan anneler var. Devlet hastanesinde tıp doktoru olan ve şuan uzmanlığını yapan bebeği 9 aylık olan arkadaşım hamileliğinden beri nöbetlerden muaf tutulmadı ve halen nöbet tutmaya devam ediyor artı süt iznini de hiç kullandırmadılar.

    Hakkını aramaya kalksa; hamileliğine bile neredeyse karşı çıkmış ve uzmanlığını riske atacak anlayışsız bir profesör var bölümün başında. Orada hak değil despotluk var. Kol kırılır yen içinde kalır, artık durumu itirazsız kabullenmiş durumda göreve devam….

  4. Ayrica bu bir aciklamayla kadinlari ise almamalari ya da dogumla ilgili haklarini kullanirken rahatsiz hissetmelerini saglamalari icin boyle bir egilimi olanlara acik cek verilmis de oluyor. Tebrikler gercekten tebrikler! Kadinlari is hayatindan uzaklastirmak icin ellerinden geleni yapiyor herkes.

  5. Ben yasal doğum iznim bittikten sonra, 3 ay ücretsiz izin talep ettim. Ücretsiz iznimin 2 yada 3. gününde beni şirkete çağırdılar ve "Sen anne oldun artık, otur evinde..1 yaşına kadar çocuğuna sen bak" sana tüm haklarını ödüyoruz dediler.. Tüm haklar dediğin nedir? Anne olunca ekstra haklara mı sahip olunuyor da ben mi bilmiyorum dedim… Neyse uzun lafın kısası, bunu bana önce teklif olarak sundular sonra karar ver dediler.. 1-2 kere bağlı bulunduğum yöneticimle konuştum, anladım ki: aslında bana artık anne olduğum için o şirkette iş yoktu..Karar vereceğim bir durum yok aslında, onlar benim yerime karar vermişler.. Çocuğum 1 yaşına gelene kadar ben bakacakmışım…. Sonra teklifinizi kabul ediyorum dedim, beni şirkete çağırdılar.. SAadım ki çıkışımı alacağım, yok efendim. Meğerse ne tür belgeler hazırlanacakmış bana onları anlattılar.. Ve Şubat başında gel imza atalım dediler.. Biliyordum ki bu tamamen ince ince tasarlanmış, düşünülmüş bir planın parçası idi…. Bu teklifi bana önerdikleri gün 3 Ocak'tı…. İmza atmaya gittiğim gün ise 4 Şubat'tı.. Ne yaptılar biliyor musunuz? Evet 4 Şubat'ta 3 Ocak tarihli ibraname hazırlamışlar.. Ne hoş dedim, zaten bu beklediğim birşeydi… Aslında yasal yollara başvursam biliyorum ki 8 maaşa kadar tazminat alırdım. Ama kendileri ile hiç muhatap olmak istemedim, üzülmek, sıkılmak istemedim ki. Kızım etkilenmesin benim psikolojimden… Attım imzayı, ve arkalarında kırık kalpli bir anne bıraktım.. Ben bu şirkette aralıklı olarak neredeyse 9 yıldır çalışıyordum… Tabiki tüm anneler çocukları belli bir yaşına gelene kadar kendileri bakmak ister.. Ama bu kararı verecek olan kişi ANNE'dir.. Maalesef özel sektörde kurumsal olduğunu sanıp ama kurumsal olmayan firmaların böyle anlayışları mevcut….. Sağlık bakanının ağzından çıkan bu sözler de Türkiye'nin gerçeğini yansıtıyor…

    • kırılmayın ama çok yanlış yapmışsınız. bu durumun getireceği stresi alacağınız tazminatla ve kazanılmış bir davanın mutluluğu ile hafifletecektiniz hem de içiniz soğuyacaktı.

      herkes böyle yaptığı için böyle geriye dönük tarihli ibranameler hazırlamaya, kreş açmamaya, zorunlu mesai yaptırmaya cesaret edebiliyorlar. ONLARA BU CESARETİ BİZ VERİYORUZ.

    • bence de hakkınızı arayıp keşke tazminat alsaymışsınız…hiç kimse bunu yapanlara taviz vermemeli, siz böyle yaptıkça onlar bu hakkı kendilerinde bulup daha nicelerine yapacaklar…çalışmak kölelik değildir, çalışan işverene de mecbur değildir, asıl işveren çalışana mecburdur, bu sınırı hep koydum ve kazanan ben oldum, hiçkimse hakkını yedirmese bunlar olmaz belki de…

    • Dava etmelisin Esra, strese girmene gerek yok, bedelini ödesinler, senden sonrakiler için faydası olur hem..

      • İşin kötüsü 2 tane avukat ile görüştüm ve ibraname tarihinin eski olduğunu ispatlayamayız, sen imza atarken odada şahit olsa idi kolay olurdu dediler.. maalesef totomun üstüne oturdum…

  6. Bekardım, büyük bir holdingin entegre fabrikasında iş görüşmesi yapıyordum. orada müdür olmuş ama tabanda meslektaşım olan bayan bana mulakatta erkek arkadaşımın olup olmadığını sormuş evlilik düşündüğümüz taktirde nikah çıkışı hakkımı kullanma riskimden dolayı olumsuz baktığını söylemişti..evli olsaydım da çocuğu bahane ederdi aynı zihniyet. Bu insan eğitimli, işte tecrübe edinmiş saygın biri ve bayan… o zamanki tecrübesizliğimle bile kadına hayretle "bu durumun işle ne alakası var, hem sizi ilgilendirmez" dediğimi hatırlıyorum:)))

  7. Sanki özel sektördeki bu problemin bu kadar kangrenleşmesinde uygulanmayan yasaların, uygulatamayan yasa koyucuların hiç payı yok mu? Kanuna yazmakla iş bitiyor mu?

    • Evet, bu söylemden bu anlam çıkıyor. "Kanunu yaptık, bitti. Artık gerisine karışmayız"

  8. merhaba

    4 yıldır aynı firmada üretim planlama mühendisliği yapıyordum 2009 yılı şubat ayında doğum yaptım .normal doğum iznimi -yani devletimizin bize bahşettiği 2 ayı :(((( kullandıktan sonra tekrar fabrikadan geri çağrıldm. 7. aya kadar sadece anne sütü verebilmek en azından ilk ve en önemli vazifemi yapabilmek adına herkse de direnerek ( komşu -akraba -çalıştığım firma vb ) bebeğime kendim bakmak istediğimi belirterek çalışmadım.

    haziran ayında tamemen şirketle bağlantımın kesildi.

    ama aynı pozisyonda göreve başlamam için kasım ayında tekrar çağrıldım eşimin de talebi üzerine tekrar geri döndüm . Ama 7 ay bile anne sütü verebilmek adına herkesle mücadele etmem gerektiğni inanın hiç bilmiyordm ve hala da anlayamıyorum. diğer annelerimizin yorumlarına kesinlikle katılıyorum hem maddi koşulların yetersizliği sebebiyle hem de işlerimizi kaybetmemek adına bu kadar dayatmaya maruz bırakmaya ne hakları var?

    devlet neden bizim bu kadar canımızı acıta kanunları hala savunuyor? biz ve bebeklerimiz avrupada yada kanadadaki -çok güzel haklar verilmiş- anne ve bebeklerden daha mı değersiziz! çok yazık ama ümitvar olmak zorundayız !yeni değişikliklerin olacağına dair hayallerimizi yitirmemeliyiz

  9. Anılarımı depreştirdi bu konuşma.Tüylerim diken diken oldu izlerken.1 senelik evliyken Halkalı'da oturup Gebze'de çalışmaya daha fazla dayanamama sebebiyle iş değişikliğ yapmak istedim.Tabi bu iş arama bankacılık sektörü içinde oldu.15 iş görüşmesinin sadece bir tanesinde 'Elif Hnm, ne zaman çocuk yapmayı düşünüyorsunuz?' sorusuyla karşılaşmamıştım.Koca koca kelli felli amcalara nasıl anlatabilirdim ki ya da çocuk yapmayacağım desem bunu nasıl ispatlayabilrim ki?Demek ki temelinde hep bu korkular varmış.Zaten derin bir araştırmada gittiğim görüşmelerde yerime tercih edilen adayların büyük bir kısmı ERKEK.Sağlık Bakanıyla aynı ülkede mi yaşıyorum acaba düşünmeden edemedim…

  10. Burada kanunlardan öte iş yerinin anneye, bebeğe, insana bakış açısı çok önemi. 2 yaz önce doğum yapan iş arkadaşım doğum iznini kullanıp 1 yıl da ücretsiz izin talep ettiğinde bu işin olmayacağını düşünmüştük ama 1 yılın ardından mutlu bir anne olarak işinin başına döndü,tam performans çalışıyor. Nisan 2011, 40 haftalık hamileyim. Hamileliğimi öğrendiğim günden beri fotokopi odasına girmiyorum (Bir dershanede öğretmenim. Fotokopi işimin bir parçası.) benim yerime başkaları fotokopilerimi çekiyor (Patronumun ricası üzerine). Mutfak, hergün bana meyve+ceviz servisi yapıyor. Patronum (kendisi doğuma kadar çalışmış) 33. haftanın sonunda beni ücretli izne ayırdı. Doğumum için çok heyecanlılar ve her şey yolunda ilerlemekte. Yani diyeceğim karşılıklı anlayış kanunların da ötesinde. Keşke herkes hırslarının kölesi olmak yerine azıcık insancıl düşünebilse.

  11. Ekim-2009'da doğum an itibariyle yalnızca 7 ay çalışmış olduğum şirket bana süt izinlerimi toplu olarak 2 ay olarak verdi üzerine hiç sorun etmeden 6 ay ücretsiz izin verdi tüm bu izinleri toplayınca oğlumu 1 yaşına getirmiş oldum gel gelelim işe döneceğim sıra bulduğum bakıcı işten çıkınca ben işe başlayamadım ve istifa ettim (o an başka bir çözüm bulamadım) şimdi bu şirket bana iyi niyetle her türlü hakkı vermiş ama ben dönemedim haliyle adamlar bir daha kadın istihdamı istemedi o pozisyon için birde madalyonun öbür tarafından bakın istedim.

    Bu arada toplu süt izni alınca o şirkete dönüp 1 yıl çalışmak gerekiyormuş acı bir şekilde öğrendim zira şu anda o 2 ay için aldığım net ücreti brüt olarak geri ödüyorum firmaya çünkü dava etseler haklılar adamlar sana 1 yıllık süt iznini toplu veriyor sen geri dönmüyorsun böyle vakalar da var arkadaşlar…

  12. Bu konu ile ilgili ileride geniş bir yorum yapacağım ya da blogum da yer vereceğim lakin ilk tepki olarak; ne yapsak şu kadınları bir yere koyamıyoruz, anlamadım ki…

  13. çağlayla &cc

    yok biz boşuna uğraşıyoruz, boşuna yazıp çiziyoruz sanırım. baksanıza bayanlar hiçbişeyin değiştiği ettiği düzeldiği yok. sağlık bakanı bile böyle konuşursa e tabi şirketler de süt izni bile vermez, süt sağarken mırın kırın ederler. çocuk için izin kullanmak istesek laf ederler… napalım çalışmayalım bari değil mi. tüm istedikleri bu. avrupada yeni düzenlemeler geldi. bizdeyse hiçbir ilerleme yok.

  14. Bundan iki yıl önce daha sadece 6 haftalık hamileyken ve bunu öğreneli ve neşeyle paylaşalı bir hafta bile olmamışken şirket direktörüm beni (yani son iki yılının her gününü akşam saat 9lara kadar o ofiste harcamış satın alma şefiyken grup pazarlama koordinatörlüğüne gelmiş şirketin sahiplerinin her türlü özelince can hıraş çalışmış bayramın birinci günü 2 yaşındaki kızımı bırakıp gece 3 uçağıyla yurtdışına gitmiş ve tüm bayram iznini orada geçirip gelip iş başı yapmış biri olan beni ) çağırıp hamileliğim ve pozisyonumun doğum iznim sırasında oluşturacağım boşluğu kaldırmayacağını belirterek bana hazırlanmış 8 sayfa evrak sundu. Bu olaydan 4 ay öncesine döndüğümde şirketin zaten zor olan şarlarının artık bir mobbing işkencesine döndüğünü ve bu 4 ayın hergününü istifa etmeyi düşünerek ama yapamayarak ,yaptığımda da kandırılarak geçirdiğimi hatırlıyorum. Nasıl bir bunalmaysa bu . Evrakları alıp o saniye imzaladığımı biliyorum. Şimdi dava açmadığım için pişmanmıyım şahsi olarak hayır ama benden sonrada çalışanlarına karşı sorumsuz tavırlarını devam ettirdiklerini görünce evet pişmanım ama biliyorumki hiçbir yalnış cezasız kalmaz er ya da geç karşılığını bulur . Benimde hesaplaşacağım bir an olacak…

  15. elif'in yazısındakilerle beraber 17'de 1 iyi anekdot!

    korktum!

  16. is verenler ne dusunuyor acaba yokmu hic is veren hep calisanlar yakinmis varsa birde isverenleri zalim patronlari patroniceleri dinlesek biz patron oldugumuzda bu talep edilen haklarin ne kadarrini veririz acaba bi fikri olan varmi bekera bosanmak kolay olur hesabi sirketim yok ama olsaydi calisan butun bayanlara sut izni gebelik izni hepsini verirdim kres acar hatta cocuklarada ben bakardim diyen varmi…burdan isverenlere seslenebilirmiyim Elif hanim….

  17. şimdi ilk 6 ay sadece anne sütü diyen devlet bana 1,5 saat süt zini veriyor ki işyerim etiler de evim ümraniyede nasıl olacak bu iş 🙁 doğum sonrası 8 hafta izin veriyor bu nasıl anlayış?6 ay ben nasıl bebek emzireceğim?devlet memuruna 3 saatlik süt izni neden ben 1,5 saat kullanıyorum benim bebeğim daha mı değersiz ?6 ay süt verin diyen devlet yasalarla bunu desteklesin biz 6 ay evde oturup bebeklerimizi emzirelim.hamile kadını ve yeni doğum yapmış kadını işten atanlara ağır cezalara getirilsin ve lütfen işten atılanlar haklarını yasal olarak almak içinde mahkemeye gitsinki bunlar sizden sonrakilere aynı işkenceyi yapmasın.hamile iken bir de süt veriyorken iş devamlılığı stresi almayalım üstümüze.memleketimize 3 çocuk değil tek çocuk yaparken bile zorlanıyoruz.