7 Yorum

Süper. Süper.

Microsoft Türkiye’nin desteklediği, TurkishWIN (Turkish Women’s International Network) adlı organizasyonun düzenlediği bir etkinliğe katıldım bu akşam.

Saat çok geç oldu, o yüzden kısa kısa yazacağım.

  • Microsoft Türkiye’nin ofisine ba-yıl-dım. Yok, bayıldım yetmez, koptum. Orada çalışmak istiyorum. Ne iş yaptığım önemli değil, çay servisi yapsam da olur.
  • Etkinlik, dört başarılı kadının kendi başarı hikâyelerini anlattıkları bir konuşma bölümünden, ardından da herkesin birbiriyle sohbet ettiği bir “networking” bölümünden oluşuyordu.
  • Çocuklar yüzünden geç kaldık, ancak ikinci konuşmacının sonlarına doğru yetişebildik.
  • İkinci konuşmacı Özlem Denizmen Kocatepe‘ydi. Kendisi Doğuş Holding’de üst düzey yönetici. Ayrıca CNBC-e’de Para Durumu adlı programı sunuyor. Ayrıca Posta Gazetesi’nde de haftalık yazılar yazıyor. Üstüne Capital FM ve Kral FM’de program yapıyor. Ha, bir de Elele’de yazıyor. Yetti mi?
  • Bütün bunları duyunca yanımdaki arkadaşımla birbirimize dönüp bilmiş bilmiş “Kesin çocuğu yoktur” dedik.
  • Konuşmasının sonrasındaki sohbetimiz sırasında biri 6, diğeri iki buçuk yaşında iki çocuğu olduğunu öğrenince kıpkırmızı olduk. (Kıskanmayalım bayanlar!)
  • Para Durumu programından daha önce haberim yoktu. Ancak kaçırdığım her bölüm için kafamı duvarlara vuruyorum. Ben finans kadar karışık görünen bir konuyu bu kadar ilgi çekici ve eğlenceli bir şekilde anlatan birini daha hayatımda görmedim. Cuma günleri saat 17:30’da CNBC-e’de. MUTLAKA seyredin.
  • Özlem Denizmen’i blogundan, Facebook‘tan ve de Twitter‘dan da takip edebilirsiniz. Blogunda Aile/Evlilik/Çocuk/Arkadaş için ayırdığı özel bir bölüm de var.
  • Bir diğer konuşmacı ise olimpik yelkenci Sedef Köktentürk Baldwin‘di.
  • Kendisi İzmir’de doğmuş, Bodrum’da okumuş, New York’ta – Wall Street’te çalışmış, sonra işine gücüne ara verip ver elini Pekin diyerek 2008 olimpiyatlarında Türkiye’yi temsil etmiş bir olimpik yelkenci.
  • Pekin’de Türkiye’yi temsil ettikten ve güzel bir dereceyle döndükten sonra eski hayatına devam etmek istediğine karar vererek yine finans sektörüne dönmüş. Şu anda Londra’da yaşıyor ve çalışıyor.
  • Böyle tek cümlede anlattığıma bakmayın, onun da inanılmaz bir hikâyesi var. Burada yer vermeye çalışacağım.

Microsoft’un seminer salonunda birçok kadın, yukarıda ismini saydığım iki kadın da dahil olmak üzere ilham verici dört başarı hikâyesi dinledi bu akşam. Hepsi birbirinden etkileyiciydi.

Oradaki müthiş atmosferi bu satırlara, hele de bu saatte, bu aceleyle yansıtmam imkansız. Bu yazıyı da açıkçası paylaşmak için olduğu kadar, kendime not olsun diye de yazdım.

İyi ki de kısa yazdım!

7 yorum

  1. şekerim özlem hanımdan bahsetmişsin,yazmadan geçemedim.ben o programı rast geldikçe izlerim.insalara türlü türlü akıl verişlerini,enteresan bakış açısını takip ediyorum.

    geçenlerde gülbenin programına da çıkmıştı,kaçırmadım izledim.(bu arada hani spor yaparken takılacağın izlenecek kalitede ne var demiştin de ben sana gülbeni önermiştim,bak kadın kimleri konuk ediyor)

    gülbenle sohbet esnasında çocukların yaptıkları güzel şeyler için parayla ödüllendirilmelerini konuştular.gülben hanım oğlunun bazen kendi kuaföründe yerleri fırçayla süpürdüğünü ,oradakilerin de ona her seferinde 5 tl verdiklerini söyledi.özlem hanım o ne öyle ne kadar çok diyerek çıkış yaptı.kendisinin oğluna evdeki fırını temizlemesini istediğini ve bunu her yapışında ona 1 tl verdiğinden bahsetti.gülben hanım da izleyiciler de şaşırdı kaldı.dolayısıyla ben de:)

    hatun o günden beri gözümden düşmüş durumda.cimriliğine mi gıcık olayım küçücük çocuğa fırının içini temizletmesine mi kıl kapayım valla bilemedim:))

    sevgilerimle…

    • Yok, ben sana katılmadım Sitare. Bence çocuğa iş yaptırmasında hiçbir terslik yok. Ben de Deniz'e kıyafetlerini kaldırmasını, oyuncaklarını toplamasını öğretiyorum. Birlikte evi topluyoruz, ya da ben yemek yaparken o "bulaşık yıkıyor" mesela. Fırını henüz temizletmedim, ama 6 yaşına gelsin bence onu da yapabilir 🙂

      1 TL o yaştaki çocuk için -bence- gayet yeterli bir harçlık. Ki ben Deniz'e onu bile vermiyorum. 🙂

  2. çocuklara, özellikle erkek çocuklarına annelerine yardım etmeleri gerektiği bence de öğretilmeli. Sonra sorumluluk duyguları gelişmemeye meyilli bu erkekçikler, annelerinin pışpışlarından sonra eşlerinden de aynısını bekleyebiliyor. Eşimin annesi pek takdir ettiğim bir yöntemi seçmemiş ama eşim bana yardım ediyor sağolsun. Tabi annesi bilse vah vah oğlum der ama haberi yok 🙂

  3. ben de şöyle düşündüm okurken, "ay para vermeye ne gerek var, ebn evin işini yapıyorum diye bana para mı veriyorlar?" ben daha mı cimriyim neyim? şaka bir yana motivasyon amaçlı bazı şeyler yapılabilir tabii ki ama ev işi için para vermeye gerek görmüyorum.. Gülben Hanım'ın metodu da güzelmiş.. Dışarıda yapılan iş/ verilen emek karşılığı kazanç..

  4. çağlayla &cc

    Bravo kadına diyeceğim kaba tabirle 🙂 Gerçekten çok takdir ettim. Hem anne hem de elli tane yerde neredeyse çalıŞıyor, koşturuyor, üretiyor, o da yetmiyor, yazıyor da yazıyor. Çok etkilendim gerçekten. Şu an heran vazgeçecekmişim gibi çalıştığım bankacılık hayatıma devam etmeye karar verdim. Ya da hangi sektör olursa olsun, bir şekilde çalışan ve üreten bir anne olmaya karar verdim. Benim böyle hikayelere ihtiyacım var gerçekten. Anneliğin ağır bastığı ve çalışma hayatına anne olduktan sonra bir türlü ısınamayışıma son vermek istiyordum ne zamandır. Ama bebeğimden her sabah ayrılırken niçin çalıştığıma bir türlü de anlam veremiyordum bir taraftan ve sanki her an bırakacakmışım gibi isteksiz çalışmaktan mutsuz oluyor ve bunun sonu nereye varacak diye merak ediyorum. Bu yazıyı okuduktan sonra demekki dedim ki her anne çalışabilir, başarılara imza atabilir, hatta çocuklarına ve eşine ve hatta işyerine yetişebilir dedim. Üzerimdeki tabiri caizse ölü toprağı bu yazılar sayesinde atıyorum. bana çok iyi geldi. Teşekkür ederim doğrusu. Bayanı takip etmeye karar verdim 🙂