43 Yorum

Benim sıram geldi

Mersin’deki evimizde, karşı apartmanla bizimkinin arasında geniş bir alan vardı. Hep orada oynardık çoluk çocuk. İp atlar, istop oynar, kaykay kayardık.

Evimiz beşinci kattaydı. Cadde üstü olunca gürültülüydü de. Tabii o zaman bırak cep telefonunu, apartmanlarda diyafon falan da yoktu. Diyelim kaykay kaymaya indik ama canımız top oynamak istedi. Kim çıkacak 5 kat yukarıya? Bağırırdık anneme: “Aaaannnnneeeeeeee!”

Annem kafasını çıkarır, bakardı. “Efendim?!”

“Toopuuu ataaar mısıııın?”

Paaaat! düşerdi top iki dakika sonra.

Neler istemezdik ki böyle? Meyve. Lastik. Top. İp. Bir şey “gerektiğinde” bağırırdık yukarıya, annem de ya dediğimizi yapar, saçma bir şey istediysek de hoşnutsuzluğunu belirtirdi.

Dün öğleden sonra, Deniz okuldan gelmeden hemen önce acayip bir uyku bastırdı bana. Gözkapaklarım kapanıyor, duramıyorum. Derin Ayda’yla aşağıda geziyordu. Ayda’ya telefon açtım, dedim ki, “Allah aşkına Deniz’i sen karşıla, ben bir yarım saat kestireyim.” Elime bir şeyler aldım okumak için, iki satır ya okudum, ya okumadım ki içim geçti.

Tam o sırada tanıdık bir ses duydum aşağıdan: “Aaaaaannnneeeeee!”

N’oluyoruz? diye zıpladım yerimden. Uyku sersemi olunca birkaç saniyeliğine afalladım. Deniz beni çağırıyor, ama neden? Servis geldi de Ayda onu karşılamadı mı? Tek başına yolun ortasında mı bekliyor yoksa???

Kendime gelince sesin çocuk parkının olduğu taraftan geldiğini fark ettim. Baktım, Deniz aşağıda. Benim dört kat yukarıdaki balkona çıkmamı bekliyor. Aynen benim bir zamanlar annemi beklediğim gibi.

“Efendim, Deniz’cim?”

“Şey… O pembe-mavi şeyleeer vaaar yaaa… Haniii… Blackboard’a yazıyorsuuun. Onları atar mısıııın?”

“Tebeşir mi?”

“Eeeveeeet.”

“Peki.”

Gittim, odadaki kara tahtasından tebeşirlerini aldım. Bir poşete koydum, Paaat! aşağı attım. Aynen annemin bir zamanlar bana attığı gibi. Deniz de tebeşirlerini aldı, torbadan çıkardı, yerleri çizmeye başladı.

İçimi sıcacık bir his kapladı. Acayip uykum vardı ama mutluluktan uyuyamıyordum. Anneydim işte ben de. Birilerini düşünmeden, çekinmeden, bas bas bağırtacak kadar anneydim. Çocuğu abuk sabuk şeyler için aşağıdan ona seslenen… O sesi uykusunda bile duyan… Onca çocuğun arasında kendi çocuğunun sesini ayırt eden… Çocuğunun “Aaaaannnneeeee!” sesi sitede her yankılandığında adeta anneliği biraz daha tescillenen bir anneydim.

Bundan 30 yıl önce aşağıdan “Aaaannneeeee!” diye bağıran ben balkona çıkmıştım. Aşağı top atma sırası bana gelmişti.

43 yorum

  1. ne güzel:) mutluluk bu olsa gerek…

  2. Öyle daha güzeldi be Elif. Bunu yaşamanıza sevindim ben. Çocukluğumuzun hep yaşaması dileklerimle 😉

  3. Bu ilk "Anneeeeeee". Bir süre sonra bunların sayısı artacak. Bir süre sonra sen bu bağırışlardan sıkılıp sitedekilerin de rahatsız olduğunu söyleyeceksin. Bir süre sonra Derin'de "Anneeeeeee" diye bağıracak. :))

  4. eskiyi hatırladım duygulandım,yeniyi düşündüm yüzümde gülücükler açtı.Teşekkürler Elif :))

  5. Hayat, tekerrürden ibaret :))

  6. Offf cok guzel bir duygu vardi bu yazida…. Ayni yogunlukta yasadim anlatilanlari… tesekkurler… 🙂

  7. Okadar tanıdık geldi ki anlattıklarınız;yani henüz sadece ilk aşaması.Evimizi bahçesinde oynarken; ANEEEAAAA DİYE böğürmelerimiz,annemin camdan ne istediysek atması,hatta sırf gıcıklık olsun diye evde yemek yemeyip sandwic istemelerimiz ve onların pat diye tepemize inmesi…Ne güzel anıları hatırlattınız bana çok teşşekkür ederim..

  8. Anne olduğumuzu çocuklarımız hergün birbaşka şekilde tescilliyorlar aslında ama sen çok güzel ifade etmişsin.

  9. romanımsı bir anlatış, çok etkilendim..

  10. Bu yazı neden bende ağlama isteği uyandırdı hiç bilmiyorum.
    Bu da anneliğin bir parçası sanırım,çocuklarla ilgili en ufak detaylarda bile duygulanmak…

  11. 🙂 bizim evimizin balkonu annemize seslenebilecegimiz konumda degildi ama bunu biz de Alacam'a anneanneme gittiğimizde sonuna kadar kullanırdık..anneee yada anneannee olmadı aynı bahce içinde oturan halamıza nazımız gecerdi. termosla su, sandvic, meyve, hatırlıyorum pismaniye bile istemiştik :)) sabahtan aksama kadar cagırılana kadar eve girmezdik..uff ne guzeldi simdi surekli bir kosusturma icerisinde geciyor hayatımız..sevgiler,

  12. woww…gerçekten çok güzelmiş…
    hep merak etmişimdir o kadar çocuk arasında anne kendininkini nasıl ayırt eder…insan olarak tabiki ederiz de bir de hayvanlar var ki onlar da acaip ayırt ediyor anne ve yavrularını…doğa böyle güzel birşey…
    çok güzel yazı…

  13. harika, nostaljiyi ben de yaşadım, neler isterdim annemden, domates-peynirli ekmek, öyle tatlı gelirdiki oyun arasında, annem balkondan sepetle salardı aşağıya, o tadı hiç unutmam…

    annelik bu işte farkındalık, süpersiniz…

    • Cidden, bir de sepetle sarkıtma olayı vardı, di mi? 🙂

      • sevdiklerinden cok u

        hemde nasil vardi:))))) ah anne eli degmis o sandvicler yok mu gozunu seveyimm… o tadi hic bi yerde bulamiyorum. ellerimiz kirli kirli yerdik vallahi hicte bisey olmazdi(kis mevsiminde degilsek:)))) ay anacigimi bir goreyim yine o sandviclerden istiyecegimmm:)))) hemde 2 tane biri kizima (2 yasinda ama olsun ogrensin simdiden:)))) biri de kendime kocaya asure var kayinvalide pek sever damadini:))) her turkiyeye geldigimizde yapar sagolsun elleri pamuk annem benimmm:)))) birde en cok annecigim kizdigi sey bisikleti almak istememdi:DDDD balkondan cikarana kadar heryere carpar siyah lastik izi yapardim duvarlari kadincagiz delirirdi vallahi:DDDD eee hakli kadin o izler cikmiyooo:DDDDD ama yine de kiyamazdi :DDDD ay ne guzel gunlerdi:))) hay cok yasa emi blogcu anne :DDD unuttugum anilar bir andan canlaniverdi gozumde:))))

  14. Ne mutlu! O gunleri sabırsızlıkla bekliyorum. Cok guzel anlatmıssın yine…

  15. Duygulandim cok okurken yaziyi

  16. Anneeeee . Ne güzel bir kelimedir. Bir kadını ağlatabilecek kadar güzel.

  17. agladim desem…

  18. Tatlı bir his uyandı içimde. Ne iyi etmişsin yazmakla ve ne iyi etmişim okumakla..

  19. Burnumun direği sızladı, gözlerim doldu… :')

  20. Ay yaaa..Annemi özledim :((

  21. O diilde sen her Mersin dediginde ben bi fena oluyorum, niye ki??

  22. Okurken agladim Elif Hanim kaleminize Saglik

  23. Bu yazi isomer cok iyisiniz yazilarinizi toparlayip bir denemeler kitabi olusturmalisiniz

  24. firarperest (denden)

    Ne kadar hoş 🙂 Yaşarken ayrı bir duygu, şimdi ayrı bir duygu, ileride bunları okuduğunuzda daha da derinleşecek bu duygular. Bir bakmışsınız Deniz yaşıyor aynı duygulanmaları.

    Derin'le Deniz'e 18. yaş günlerinde hediye etmek üzere fotoğraflarla bezenmiş ne de güzel birer dergi çıkar bu blogdan 🙂

  25. Harika, bayıldım, gülümsemem kaldı yüzümde 🙂

  26. ah Elif aglattin beni ofisde..

    cocuklumu ozlettin bana..

  27. darısı başımıza :))) bizim evin önünden cadde geçiyor, onun için dışarda oynaması biraz zor. belki kızım büyüyene kadar bahçesinde rahat rahat oyun oynayabileceği bir siteye taşınırız. kızımda bana bağırıp saçma eşyler ister 😀

  28. yine gözlerim doldu. bugün keşfettim sitenizi ve inanın çok samimi çok gerçekçi buldum yazılarınızı. oğlum var benimde 9 aylık. yeni yeni anne demeye çalışıyor.

  29. Çok sevdim yazınızı 🙂 Muhteşem olmuş yine.. Okurken aynı duyguları hissettim. Ben henüz kızım 10 aylık olduğu için Anneeeeeeeee kelimesini tam anlamıyla duyamıyorum ama eminim ki duyduğumda ben de böyle hissedeceğim.. Sizin yazılarınız çok iyi geliyor bana.. Emeğinize yüreğinize sağlık..

  30. fatma şimşek

    6 aylık anne adayı olarak bloğunuzu yeni keşfettim. o kadar ilgi çekici yazılar varki tüm yazıları okumak uğruna yemek bile yapamadım henüz:) eşimin klasik sorusu olan; 'ee neler yaptın bugün hayatım' sorusuna tüm gün yazılarınızı okuduğumu ve çok faydalı olduğunu söylemem kulağına hoş gelir umarım.neyse kutsal görev beni bekler:)paylaşımlarını için teşekkür etmek istedim.bundan sonra sıkı takipçinizim.kim bilir belli mi olur belki misafir yazarınızda olurum:)

    Not:Bugün ki yazınızda ayrıca duygulandırdı beni.Onca cocuk cıvıltısının arasında sesimi duyurabilmek için nasılda yırtardım kendimi.

  31. Kızımın güvenle oynayabileceği sitede, bana aşağıdan anneeeee! diye seslendiğinde duyabileceğim bir katta evim olsun, ben de bu mutlulugu yaşayayım istiyorum…

  32. Güzel sözleriniz için çok teşekkür ederim. Hissederek yazdığım bu yazının sizlerde de böyle gerçek ve güzel hisler uyandırması çok mutlu etti beni.

  33. Okurken ağladım 🙂 sevgiler

  34. hahaha cok guzellll

  35. çok güzel bir yazı beni de çocukluğuma götürdü annemden sürekli birşeyler istemem onun da söylenerek ama her istediğimi de atarak karşılık vermesi…aynı duyguları umarım kızım bana da yaşatır. Henüz 5 aylık bir gülüşü bile inanılmaz mutlu ederken….

  36. nerelere götürüp getiriyorsun bizi elifcim. hiç böylesine düşünmemiştim…

  37. " anneeeeeeee ! " acı dışında bana böyle seslenen şirin bir şey istiyoruuumm 🙂

    maaşallah size…