37 Yorum

Bir Nefesmiş Hayat

Aşağıdaki yazı, Blogcu Anne okurlarından Belde tarafından kaleme alındı.

Belde, aynı zamanda benim kız kardeşimin de çok yakın arkadaşı. Kendisi bana hikayesini paylaşmak istediğini söyleyince çok mutlu oldum, nitekim birçok kişiye umut vereceğini umuyorum.

Belde, bundan sonra yazılarını Konuk Yazar olarak paylaşmaya devam edecek.

***

Bir Nefesmiş Hayat – 1

Her saniyede aldığımız her nefes biz canlıların kazandığı en büyük piyango. Can ve nefes işte şanslıysak hayata bu piyangoyla başlıyoruz. Bunun farkına vararak yaşayabilmek ise bizlerin ikinci büyük piyangosu. Çoğumuz bunun farkına varamadan ölüp gidiyoruz.

Güz’ün hikayesi ve onu beklerken yaşadıklarımız belki bir umut olur düşüncesiyle yazmaya karar verdim.

Hamile olduğumu anladığım andan itibaren hayat benim için çok güzelleşti, sanki yıllardır hamileymiş gibi hissetmeye başladım. Sanki bir şeyler hissetmiş gibi karnımı sevip, Güz’e “Tutun anneciğine, tutun hayata ve hiç bırakma” derdim. O da öyle yaptı zaten; hayata sıkı sıkı tutundu bizi bırakmadı.

Hamileliğim süresince her şey çok yolunda ve normal gitti. Ultrason çekimlerinde onunla tanıştık; çok hareketli bir bebecikti; gerinip oradan oraya fıldır fıldır dönüyordu. Yine bir gün ölçümler ve tarama için doktora gittiğimizde tam kırk beş dakika oğlumuzu gördük. Gelişimi çok iyi görünüyordu. Tam ultrason biterken doktorun bastırdığı yerde bir ağrı oldu ve doktor herkesi dışarı çıkarıp beni muayene etmek istediğini söyledi. Bir anda ne oldu kimse anlamadı. Belli ki bir terslik vardı. İçim bir anda cız etti. Sordum sorun neyse çözümü de var mı diye; ama yanıt gelmedi. Meğer yaklaşık altı santimetreyi bulan bir rahim açıklığı oluşmuş. Doktorum da çok endişelendi ve gözlerindeki üzüntüyü gördüm. “Çok yazık… Çok da güzeldi, çok sağlıklı büyüyordu” dedi. Beni hemen bir hastaneye yatırdı; iki gün sonra ameliyathaneye alıp rahim ağzını dikmeye çalıştı. Rahmim dikildikten sonra uzun aylar hastanede yatmam gerekiyordu.

Bütün bunlara razıydım. “Güz iyi olsun da, ne olursa olsun katlanırım” diyordum. Doktorum da “Otuz haftayı bir görsek, otuz dörtte göbek atarım” demişti. Ameliyathaneden çıktıktan sonra acı gerçekle karşılaştık. Çok uğraşmış ama olmamış, açıklık çok büyümüş, dikilememiş. Bu yüzden beni apar topar üniversite hastanesine sevk ettiler. Bebeğin doğma durumunda ona bakabilecek yenidoğan yoğun bakım ve doktor kadrosunun orada olduğunu söylediler. Her şey kontrolden çıkmıştı. Ne bebeğimi tutabiliyordum, ne bugüne kadar güvendiğim doktorumdan destek alabiliyordum. Ailem, arkadaşlarım yanımdaydı ama onlar da en az benim kadar çaresizdiler. Ben hep onlara bir şey olmayacak, geçecek diyordum sanki kendimi ve herkesi buna inandırabilirsem böyle olacakmış gibi.

Sabah bir anda sularım patladı. Tarif edilemez bir korkuydu, oğlumu kaybettiğimi düşündüm. Beni hemen epidural anestezi yapmak için ameliyathaneye götürdüler. Orada uzun süre bekledim. Üzüntü, korku ve boşluk. Sonra beni anestezi odasına aldılar; orada bir doktor “Bebeğin adı ne olacak?” deyince daha da çok ağlamaya başladım. Onun hayatta olup olmadığını bile bilmiyordum. Şaşırdılar tabi, neden bu kadar ağladığıma, nereden bilsinler durumu? Sakinleşince durumu anlattım. Tabii ki ilk klasik tepkiyle orada karşılaştım “Amaaaannn ne olacak daha gençsin.”

Şansımıza o gün orada birkaç işinin ehli doktor vardı. Hepsi bebeğe bir şans verdiler ve beni sezaryene alma kararı aldılar. Bebek tersten geldiği için ve bu kadar küçükken normal doğuma dayanamayacağını, yaşama şansının hiç olamayacağını düşündüler. Ameliyathanede ilk uyandığımda “Oğlum nasıl?” diye sordum, “Şu anda yoğun bakıma gitti” dediler. İçim öyle bir rahatladı ki… Hala yaşıyordu.

Güz, hayatının tam 354 gününü yenidoğan yoğun bakımda geçirdi. Daha 24 haftalıkken, 630 gram ve 30 santimetre olarak dünyaya geldi. Hayat gelecekte bize ve ona neler gösterecek bilinmez ama Güz’ün hikayesi o zaman başladı. Güz bizim en büyük hediyemizdi; bize tekrardan birbirimize ve hayata sıkı sıkı tutunmayı öğretti. Babası oğlumuza doğduğu ilk günden başlayarak inandı. İkimiz de durumunun ne kadar ciddi olduğunu biliyorduk; o yüzden eşim bana sordu “Her şeye rağmen, ne durumda olursa olsun bu çocuğu istiyor musun?” diye. Evet dedim; o da beni onayladı ve o günden sonra savaşmaktan vazgeçmedik. İyi olacağına inancımızı hep koruduk. Bitti dediğimiz anlarda bile kendimizi toparlamayı başardık. Birbirimize sığındık, oğlumuzun elini tuttuk. Güz de bize ışık tuttu; onun elini her tuttuğumuzda hızlı hızlı sanki eli seğirir gibi üç kere parmağımızı sıktı.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

37 yorum

  1. Çok güzel gözyaşlarıma engel olamadım…Daha uzun yıllar 100 yaşına kadar birlikte olun…

  2. Boğazım düğüm düğüm oldu :( Ne kadar basit şeyleri dert ediyoruz aslında, bir kez daha hatırladım: yok yemiyor, yok uyumuyor, neden daha yürümedi, neden konuşmadı, bla bla bla… Sonsuz saygı duyuyorun Belde'ye ve onun gibi güçlü annelere. Allah hepimizin çoluğuna çocuğuna sağlık sıhhat versin, bizi onların sağlığı ile sınamasın…

  3. :( Boğazımda kelimelerim düğümlendi. Umarım şu an çok sağlıklıdır.

  4. çağlayla &cc

    yazının devamı nerede? umarım güz bebek iyi ve sağlıklı olmuştur.

  5. İnanılmazz duygulandım.İş yerinde ağlamamak için çok ğraştım ama olmadı:(

    Çok etkilendim.Ben de 26 haftalık hamileyim en büyük korkularımdan biri erken doğum ama bana güç verdiniz,inanarak mücadele ederek bazı şeylerin değişebileceğini gösterdiniz..Allah size,hepimize çocuğunuzla uzun sağlıklı mutlu bir ömür versin.

  6. Güz çok şanslı. Allah ona çok güçlü bir anne ve baba vermiş. Acil şifalar, hayırlı uzun ömrü olsun inşallah.

  7. Gozyaslarimi tutamiyorum, hep boyle hayata tutunur insallah.

  8. Öyle duygulandım ki.. Bu kadar güçlü olabildiği için Belde'ye hayran oldum.. Umarım Güz bebek çok iyi ve sağlıklıdır.

  9. Allah Güz'e çok güzel uzun sağlık bir ömür versin. Yazıyı gözümde yaşlarla okudum. Biz can rahme düşünce anne oluyoruz.

  10. Ağla ağla koptum… Allah sizi ayırmasın..

  11. Bi an gözlerim doldu. Maşallah Güz'e Allah uzun ömürler versin..

  12. Güz,oğlum eminim hayata tutunup annene,ailene ve bize umut vereceksin,ve biliyorum yaşıtlarından daha güçlü bir çocuk olacaksın,her anlamda,ayrıca büyü annene hatırlat hepimizi ağlattığın için seni bir güzel ısırsın.

    Anneye not:Sevgili Beldecim dün sınıfımdaki ikizlerin prematüre doğduğunu öğrendim,çok şaşırdım,hiç belli etmiyorlardı çünkü ,koç gibiler maşallah,büyüyünce hiç bir fark göremeyeceksin…

  13. Çok duygulandım ve sizi çok takdir ettim..Güz böyle güçlü bir ailesi olduğu için çok şanslı ..Sağlıkla büyüsün inşallah..Hikayenin devamını sabırsızlıkla bekliyeceğim :)

  14. Elif hanım daha önce bir mail paylaşmıştınız bizimle. annenin adını hatırlamıyorum ama o da erken doğum yapmıştı ve sizden , sizin okuyucularınızdan böyle bir durumla karşılaşan var mı diye yardım istemişti. bu o anne mi?
    güz nolur sımsıkı tutun hayata. bu hayat vazgeçilmeyecek kadar güzel.

    • özür dilerim bahsettiğim postu buldum. belde ve ilknur anneler.
      rabbim sağlıkla kucağınıza alıp sımsıkı sarılmanızı nasip etsin kuzularınıza. ben inanıyorum.

  15. Ben de 16 haftalık hamileyim.gece rüyamda (nerden aklımda kalmışsa)rahim açıklığıyla doktorlarla boğuşuyordum.o kadar gerçekçiydi ki uyanınca nasıl sevindim anlatamam.rüyaymış diye kendi kendime kaç kez söyledim.bi de bunu gerçekten yaşamak..bundan sonrası için sağlıklı ve güzel günler sizinle olur inşallah

  16. allah güz'ü annesine babasına bağışlasın.göz yaşlarımı tutamadım.

  17. Umarım şimdi herşey yolundadır. Güz sağlıklı, mutlu, cıvıl cıvıl bir bebektir kucağınızda. Yazının devamını merakla bekliyoruz.

  18. Ağladım ama mutluluktan.

    Allah ayırmasın :)

  19. İyi temennilerniz için birer birer çok teşekkür ederim. Hayat hepimize sağlık ve birliktelik getirsin. Benim gibi hatta çok daha ağır şartlar yaşamış anneler babalar var ama ben çok iyi biliyorum ki anne olmak zaten güçlü olmayı gerektiriyor. Hepimizin içinde bu güç var illaki kötü şeyler yaşamak zorunda değiliz. Güz'ün hikayesini hastane ve sonraki süreçleri sizinle paylaşırken biraz moralimiz bozulacak ama hayatın nasıl savaşılması gereken bir şey olduğunu bir kere daha öğreneceğiz hep beraber. Bebeklerimizin bizim için nasıl bir şans olduğu, onların bizden ayrı bir kaderi olduğu ve ne olursa olsun bizden ne kadar güçlü olduklarını göreceğiz.

    Bu arada İlknur hanımla görüşüyorum bebeği çok şükür iyi durumda ve yanılmıyorsam ya taburcu oldu ya da çok yakın:))

  20. oofff gözyaşlarıma engel olamadım.. Allah mutluluğunuzu bozmasın, birlikte geçireceğiniz sağlıklı ve de uzuuuun ömrünüz olsun inşallah..

  21. Çok yakın bir arkadaşım da aynı süreçlerden geçti ve geçiyor. Umarım Güz de Can da çok sağlıklı ve mutlu olurlar, kalbimiz sizinle…

  22. ben de erken doğuran bir anne olarak, yazıya çok duygulandım.. Şu an gözlerimden gelen yaşlara engel olamıyorum, hastanede , işteyim.. İnşallah herşey yolunda devam ediyordur.Sevgiler

  23. Sevgili Belde; riskli , endişeli , yataklı , istirahatli,bol hastaneli bir hamilelik geçiren biri olarak duygularını gözyaşları içinde okudum!Herşeyin hayal ettiğinizin de ötesinde iyi olmasını YÜREKTEN diliyorum… Benim NAZLI kızımın adı da GÜNEŞ.. Şansları açık ,mutlu ,uzun ,aydınlık bir ömür diliyorum tüm bebeklere.

    Sevgilerimle

  24. offf fena oldu içim. umarım güz bebek hayata tutunmaya devam etmiştir. allah yardımcınız olsun

  25. Allah yardimciniz olsun..Umarim Guz bebekle cok mutlu, guzel yillar sizi bekliyordur…

  26. çoookkk güzel yazmışsınız gerçekten devamını bekliyoruz…..

  27. seninle ve ailenle gurur duyuyorum, canım beldem..

  28. Sevginin nelere kadir olabileceğine, benzeri şeyler yaşayan yeğenimin çocuğu Deniz Can'dan sonra bir kez daha tanık oldum Güz' de. Belde' yi ve ailesini tanıyor olmam dolayısı ile, konuyu önceden bilmeme rağmen, sonsuz bir duygu seli içinde, gözlerim dolu dolu ve tüylerim ürpererek okudum. Bu zorlu yolculuğun, Belde' nin duyguları ile yazıya dökülmüş olması, oldukça etkileyiciydi. Başta Tanrının yardımı olmak üzere sevginin, inancın ve inatla direnmenin bu güne taşıdığı Güz ve ailesinin bundan sonraki yaşamlarının, atlattıkları onca badireyi unutturacak kadar güzel olması inacı ve dileğiyle. Sanırım bu ödülü fazlasıyla hak ettiler.Tüm ailenin önünde saygı ile eğilinmesi gereken mücadelesini yürekten kutlarım. Sonsuz esenlikler, mutlu birliktelikler sizlerle olsun. Sevgiyle kalın…

    Canay Göker

    • Çok teşşekürler Canay teyze, zor günlerimizde gerek siz gerek Anıl abi hep yanımızdaydınız.

  29. O kadar tanıdık geldi ki yaşadıklarınız..Benim kızkardeşim 1979 yılının Erzurum koşullarında 26 haftalık bir bebek olarak dünyaya gelmişti. Kilosunu anneme hiç söylememişler ancak 1 kilonun çok altında olduğunu biliyoruz. Boyu 29 cm imiş….O yıllarda, tıp ve teknoloji bu kadar gelişmemişken, Erzurum'da hayata tutunan kız kardeşimin şimdi dünya tatlısı bir oğlu var…Kardeşim çocukluğunu hassas bünyeli bir çocuk olarak geçirdi ancak kalıcı hiç bir sağlık sorunu olmadı. Hem çok güzel bir genç kız oldu hem de iyi bir öğrenci…Eminim Güz de sağlıklı, başarılı bir delikanlı olacak, sımsıkı tutunduğu hayatın tadını çıkarmasını da iyi bilecek…Sevgilerimle

    • Ne kadar umut verici şimdi kızkardeşiniz benden bir yaş büyük :)). Allah uzun ömürler versin, oğluyla sevdikleriyle beraber.

  30. inanamiyorum gercekten benimle ayni seyleri birebir yasayan bi anne ve bebek bizde 24 haftalik 700 gr 32 cm dogduk.cok premature bebek annesi ile tanistim ama herkesin hikayesi digerinden farkli gelismisti ama guz bebegin hikayesiyle ege bebegin hkayesi ayniydi.seni cok tanimak isterdim guz bebek hatta en iyi arkadasimiz ol isterdim ege bebek te isterdi.allahim sana ege bebege vede diger butun bebeklere (ister premature olsun ister olmasin )saglikli yasamlar versin.hayirli evlatlar olun bu bize yeter…

  31. Jumana Tamersoy

    Cocuk anne rahmine dustugu andan itibaren ebeveynlere sonsuz mutluluk veriyor, ayni zamanda da korkulara gark ediyor. Anne ve babanin birligi, gucu ve sevgisi her 3 taraf icin de en iyi terapi oluyor. Allah herkezin ocugunu bagislasin.

  32. şu an gözyaşlarımın şiddetini size anlatamam aynı acıları ben yaşıyorum gebelik zehirlenmesi teşhisiyle gebeliğime 32 haftada son verdiler.bebeğim yoğun bakımda çok zor bir süreç yazılarınız bana umut olduuu

  33. Merhaba ben su an23+5 haftalik gebeyim lekelenme sonucu sorun ortaya cikti rahim agzinda 1 cm acilma var eğer lekelenme devam ederse doguma alınacakmış Aksaray’da yasıyorum kuvez konusunda yeterli bir donanım yokmuş cok korkuyorum bundan önceki bebeğimi dusukle kaybetmiştim bir umut de benim kızıma vardır inşallah ne olur dua edin