17 Yorum

Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 35. hafta

Oh, çok şükür bir hafta daha geçti, geriye kaldı 5 hafta. Endişelerim bu hafta beni zaten az olan gece uykularımdan hepten etmeyi başardı. Derdim doğumdan falan korkmak değil aslında ama bebeğimi çok merak ediyorum ve sağlığı için endişe duyuyorum; her ne kadar kendi kendime saçmalama desem de elimde değil kontrol edemiyorum; bu hafta doktoruma ne yapabilirim diye soracağım.

Son haftalardaki semptomlarıma eklenenler: endişeler, sırtıma kadar yayılan ağrılar ve hafif kramplar. Sırt ağrılarım o kadar kötu ki geceleri eşimden bol bol masaj desteği alıyorum, bir de yatarken sarıldığım baston yastığıma ek olarak sırtıma yastık dayar oldum. Hani şu bebekleri uykuda dönmesinler diye içine yatırdıkları burada “positioner” denilen, kalıp gibi birşey var ya aslında bir tane de ilerleyen aylar için biz hamilelere lazım diye düşünüyorum. Bu hafta hem doğum hem de ilk yardım derslerine gittim ve yine sizinle paylaşmak istediğim inanılmaz yararlı bilgiler aldım.

Öncelikle doğum dersine bence her anne baba adayının katılması şart ve eğer bunu Türkiye’de yapmıyorlarsa sesimizi duyurarak hastaneleri teşvik etmek lazım. Toplam 5 saat süren derste eşim hiç sıkılmadığı gibi şaşırtıcı bir şekilde çok zevk de almış. İnanın bu dersten sonra bebeğimiz konusunda eşimle daha bir yakınlaştık. Akşam eve geldiğinde eli karnımdan inmiyor, bebiş bugun ne yaptı diye soruyor bir de bana bugünku egzersizlerimi yapıp yapmadığımı soruyor, eğer yapmadımsa da kızıyor hadi yap diye ısrar ediyor falan. Bu durum o kadar hoşuma gidiyor ki niye bu derse daha önce gitmedik biz diyorum kendi kendime.

Elif’in de geçen aylarda paylaştığı Türkiye’nin sezaryanda üst sıralarda olduğu bir yazı vardı hatırlarsanız, meğerse Miami’nin bu konuda Türkiye’den geri kalir yanı yokmuş. Son istatistiklere göre sezaryanle doğum oranı Miami’de %42 imiş. Sebebi yurt dışından buraya doğum için gelenlermiş. Çoğunlukla geliş ve gidişlerini ayarlayabilmek için, gelen anne adayları sezaryeni tercih ediyormuş. Bizim ülkemizden bile yüzlerce ünlü ve ünsüz insanın doğum için Miami’ye geldiğini bildiğimden bu orana önce şaşırdımsa da sonra mantıklı geldi.

Tabii ki biz derste sezaryenin faydalarını öğrenmedik; tam aksine normal doğumun ne kadar kutsal bir süreç olduğunu, bir annenin ve bebeğinin ne gibi evrelerden geçtiğini ve babaların ya da ailelerin nasıl destek vermesi gerektiğini öğrendik. Dersin en ilginç yanlarından biri çiftlere sancı nasıl birşey onu öğretmek oldu. Karşılıklı birbirimize dönük oturup bir bardak dolusu buzu bir avucumuza boşaltıp buna 1 dakika boyunca dayanma testi yaptık. O bir dakika geçmek bilmediği gibi insanlar ne gibi duygular yaşadı (acı, yanma, panik) onları konuştuk, eğitmenimiz bu yaşanılan acının ve duyguların doğumdaki gibi olduğunu bize anlatarak eşlerimizin bile bu olayla bağlantı kurmasını sağladı. Eşlerimize doğum yaptırttı, daha doğrusu yanlış ıkınma pozisyonu uygulamasını biz yere yatıp dizlerimizi ayaklarımıza çekemeyeceğimiz için onlara göstertti, tabii ki o hallerine çok güldük. Sonra bir bebek nasıl doğuyor bunu uygulamalı bize gösterdi. Bir yün topu gibi boğumlu ince uzun birşeyin içinden (ki bu rahmi temsil ediyor) bebeği ve plasentayı çıkardı. Ders bilgilendirdiği kadar bizi duygulandırdı da, ben 3-4 kere gözyaşlarımı tutamadım. Dersin çıkışında eşim de bir yerde çok duygulandığını söyledi o da eğitmenimizin babalara verdiği en güzel bilgiydi, dedi ki anne doğuma o kadar konsantre olacak ki bebek doğduğunda o ilk nefes alışını duyamayacak, onun için bebeğinizin ilk nefesini siz duyacaksınız ve bu anı sonsuza dek de hatırlayacaksınız. Bebek doğduğunda anne meşgul olacağı için babalara bebeğinizin yanına gidin, elini  tutun ve onunla konuşun muhakkak dediler. Bebekler ilk doğduklarında siyah beyaz gördükleri gibi bir de baş aşağı görürlermiş ama duymaları çok iyi olacağı için sesleri tanırlarmış ve tanıdık bir ses duyunca rahatlarmış.

Diyelim ki sancılarınız başladı hemen hastaneye koşmayacakmışsınız. İlk evreyi, yani rahmin 1-3 cm açıldığı safhayı evde geçirmek en iyisiymiş. Eğitmenimiz aklınızda şu sayıyı tutun dedi: 5-1-1, ne zamanki sancılar 5 dk.’da bir geliyor, her sancı 1 dk. sürüyor ve bu durum 1 saat boyunca devam ediyor o zaman hastaneye gitme zamanı gelmiş demek oluyormuş. Ya da kanlı bir mukus görürseniz o zaman hastaneye koşmak gerekiyormus çünkü bu aşağı yukarı 4-7 cm. açılma olduğuna işaretmis, bu süreçte sancılar her 2 ila 5 dk’da bir geliyormuş. Eğitmenimiz eğer 8 cm’e kadar sancıya ilaçsız dayanabildiyseniz ondan sonrasına da dayanabilirsiniz dedi, sonrasında şiddeti daha kötüye gitmiyormuş. Normal doğumlar ilk bebekte 8 ile 24 saate kadar sürebiliyormuş. Eğer epidural gibi ağrı kesiciler isteyeceksek buna en uygun zaman 2. evre yani 4-7 cm. açılmanın olduğu evreymiş, tam açılma olursa yapmak için çok geçmiş çünkü ıkınma için doktorlar hissetmemizi istiyorlarmış.

Bebekle ilgili paylaşmam gereken önemli birkaç bilgi de şöyle: Bebekler ilk doğduklarında anne ile temasları güven duygusu icin çok önemliymiş onun icin muhakkak ten teması yapın diyorlar. Bebek uyurken muhakkak sırt üstü yatırılmalıymış (yan ve yüzüstü yatırmalarda ani çocuk ölümleri çok yaşandığı için artık doktorlar sırt üstü yatırmayı öneriyormuş). Bebeğin yatağının çok sert olması lazımmış olur da kazara dönerse yüzünü gömüp boğulmasın diye. Hani yatağının içine aldığımız takımlar var ya, bundan yatağın kenarlarını çevreleyen parçayı 1 yaşına kadar kullanmayın diyorlar, o da hava akışını kesiyormuş. Bebeğin üstünü battaniye ile örtmek de çok tehlikeliymiş, en ideali bebeğe giydirilen çuvala benzeyen uyku kıyafeti (burada “sleepsack” diyorlar). Eğer battaniye örterseniz muhakkak bebeği yatakta ayak ucuna yatırın ve battaniyeyi de yatağın çeperlerine sokuşturun. Bebek sizden bir kat kalın giymeliymiş, başına şapka önermiyorlar vücut ısısını artırırmış bu da yine çocuk için riskliymiş. Yüzünü çizer aman eldiven takalım yerine törpülemeyi öneriyorlar, çünkü bebek elleriyle öğrenirmiş ve elini kaparsanız stres olurmuş.

Daha yazmak istedigim çok şey var ama bana ayrılan sınırı şu an epeyce bir aştım, onun için yazımı burada noktalıyorum. İlk yardım dersi bilgilerini de artık önümüzdeki haftaki yazımda paylaşırım.

Hepiniz sağlıcakla kalın, haftaya buluşmak üzere.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

17 yorum

  1. ben de 37deyim çok zinde ve aktifim 🙂 farkında değilim aslında, gebelik günlüğüm ve yazdığım 1 satır olmadı malesef 🙂 aklıma yazacak birşey gelmiyor

    bebek içimde, ben onu içimden görüyorum ya yeter bana 🙂 gelince görücez artık tanışıcaz 🙂

    çok kolay doğumlar herkeseee :)))

  2. Nilü, süper anlatmışsın. Biz doğal doğum dersine gidince hastanenin verdiği doğum derslerine katılmamıştık. Ama anladığım kadarıyla oldukça doğal yaklaşıyorlar, takdir ettim.

    Buradaki birçok hastane gibi "gelir gelmez damar yolunuzu açıyoruz ki epiduralinizi takalım" yaklaşımından ne kadar farklı…

    • Evet Elifcim valla bilgi patlamasi yasiyorum su son 2 haftadir hepsi de dogal dogumu destekleyici bilgiler. Bizim egitmenimiz hem dulalik yapiyor hem de hypnobirthing coach'uymus onun icin bizi cok motive etti; ben de simdi bir hypnobirthing kitabi siparis ettim bakim biraz nefes egzersizleri ogrenip calisim istiyorum.

  3. Ahh normal doğum ahhh. Bir yapamadım, daha doğrusu doktorum yüzünden.. Neyse Derin'in kısmeti buymuş, sağlıklı olsun da… Bu arada Bora'nın duygulandığı yerde koptum Nilüfer.. Hemen Utkan ile paylaştım, hatta Bora'yı tebrik ediyorum davranışlarındna dolayı.. Yazının özellikle Bora ile ilgili yerlerini Utkan'a da okudum :)) Hadi hayırlısı ile kucağınıza alın bebeğinizi, güzel haberlerinizi bekliyoruz. Yazın da görüşelim, umarım gelebilirsiniz.. Bu arada endişelenme, çok güzel bir doğum olacak..Öptüm..

    • Esracim cok saol, bakalim insallah hersey yolunda gider de ben normal dogumu basarabilirim. Aslinda insanlar normale sartlanip olmazsa cok hayal kirikligina ugruyormus onun icin biraz kendimi olasi bir durumda zorunlu sezaryene de hazirlamam lazim. Bebegim saglikla dunyaya gelsin de oyle ya da boyle ben her turlu seye gogus germeye hazirim:).

  4. tuğba yıldız

    36.haftam bitmişti ve normal doğum yaptım.ilk bebeğim.Ve 2,3 gün öncesinde kanamam geldi.nasıl korktum anlatamam.dogurcam sanmıştım.kendı doktorum şehır dısında oldugu ıcın baska bir doktora gittim.catıma baktı bakmaması gerekırken.ve dar dedı.hemen gıt esyalarını al sezeryanla alalım dedi.hemen kendı doktorumu aradım onun da destegı ıle normal dogum taraftarıydım.BEkle sen ben gelıyorum dedım aksama ona gorundum.cok acıl bısey yok beklıyoruz dedı.3 gun sonra karın agrılarım cogaldı.meger onlar sancıymıs gece saat 1.30 acıyla uyandım ve suyum geldı.Sabaha kadar sancı olmasına ragmen acılma sabah 10 gıbı uygundu.o geceyı unutamıyorum.10.15 de bebegim dünyaya gözlerini actı.Yani herkezin vücut yapısı farklı olabılıyor.burdan doktoruma çok teşekkur edıyorum benı normal doguma tesvık ettıgı ıcın.

    • Hikayen bana cesaret verdi Tugba, insallah bana da normal dogum nasip olur. Sana bebisinle uzun ve mutlu bir omur diliyorum:) Darisi bana! Sevgiler.

  5. normal doğumla 3. çocuğumu doğurdum. bu sefer daha kolay oldu. özellikle tavsiye edeceğim şey nefes alıp verme egzersizi diğer doğumumda denememiştim bu kadar faydası olacağını kesinlikle düşünmemiştim…herkese kolay doğumlar

    • Oncelikle masallah, allah bagislasin!!! Ben de nefes egzersizi calismalarina basladim hatta bir de kitap siparis ettim, o gelsin daha da bilincli calisicam insallah. Cok tesekkurler iyi dileklerin icin.

  6. çağlayla &cc

    Bundan tam 11 ay 25 gün önce öğlen Alsancak'ta annemle gezerken başlayan kasılmalarım, şiddeti arttıkça halen evde sakince oturup da dayanamayacağım kasılmayı bekleyişim, gece yatağa yattığımda belki ağrım azalır diye arka arkaya ılık duşa girip çıktıktan sonra azalmayıp, gitgide artınca apar topar hastaneye koşmamız… Normal doğum gerçekten çok farklı çok güzel bir deneyim. Hastaneye gittiğimde açılmam 6cm. i bulmuştu. Bundan sonra açılmam o kadar hızlı oldu i, anlayamadan 8 cm oldum ve ben hala odada bekletiliyordum. Epidural takılacaktı. Ama düşünüyorum da ne gerek varmışki. Zaten dayanmışım ağrıya ve 8 cm açılışım bile. Çok iyi gidiyordu. Ama hastanedeki hemşirelerin tepkisiyle karşılaşınca çok şaşırmıştım, bana dediler ki " ne o köylüler gibi evde mi doğuracaktın, ne için bu kadar çok bekledin ki, anlayamadık doğrusu." aynı şekilde doktorum da öyle der gibiydi. Hastaneye gelie gelmez 1 saat sonra doğurdum diye bu lafları işittim. Hiç de umrumda olmadı doğrusu. En güzelini yapmışım 🙂

    • Herhalde Turkiye'de hemsireler de cok normal dogum gormeye alismadigi icin tepkileri boyle oluyor. Ne iyi etmissin de son anda gitmissin, insanin hastanede morali bozuluyor yoksa isim geregi hastanelerde yillarim gecti o durumu cok iyi biliyorum:). Insallah darisi bana diyorum. Sevgiler!!

  7. slm nilu..
    okudukca 2 ay onceyi animsadim. aslinda benim hamileligim genel olarak cok iyi gecti. oldukca sagliliydim, moralman cok iyiydim, bebegin gelisimi normaldi ancak dogumum kendimi hazirladigim gibi -ben 18-20 saat surecek normal bir dogum beklerken- 3 gun suren ve sonunda sezeryanle biten bir dogum yaptim. Dogum sonrasi bir felaketti ve ben hala anlayamiyorum tercih yapan kadinlari. Dr'lara lafim yok onlar icin isin kolayi ve paralisi bu yol ama hastalar acisindan cok zor. Resmen ameliyat oluyorsun ve oldukca riskli ve buyuk bir ameliyat. Kocaman bir kesigin oiluyor. Iyilesmek ve toparlanmak cok zor oluyor. Bu durum emzirmeyi de etkiliyor. Benim sutum 3 gun gelmedi. Cocugumun sariligi da fazlaydi -sezeryan bebeklerinin %90'aninda goruluyormus- bebegim icin de zordu tabii, bos meme emmek 3 gun boyunca. Yani lutfen normal dogumdan korkmayin kizlar. Inanin ben 3 gun sanci cektim ve ameliyat sonrasi sancim da avaz avaz bagirdim. Dogum kramplari gelirken o kadar cok bagirmiyordum….neyse costum yine. Ama ben cok SIKINTI yasadim, herkes aklini basina alsin diye diyorum…
    Senin bu guzel gobekli fotografini gorunce icim acildi dogrusu. Ne de yakismis…
    36.haftayi sabirsizlikla bekliyorum..

  8. Sevgili Nilufer,

    Ben de ilk cocuguma (oglum, simdi 4 yasinda) hamileyken sagligi ile ilgili cok endise yasamistim. Hatta dogduktan sonra da acaba gozleri goruyor mu? acaba kulaklari duyuyor mu? ya kucucucuk kalbi durarsa? diye evham uzerine evham yapmistim. Sanirim normal duygular bunlar 🙂 Ama tabii yine de bilenlerle paylasmakta fayda var. Hic bir doula ile konusmayi dusundunuz mu? Ben ikinci cocuguma hamileyken esimin uzun sure Amerika'da yasamis ve orada doulalik yapmis bir arkadasi ile gorusmustum ve cok faydasini gormustum. Ilk cocugumun dogumu cok zor gecmisti (Planli Sezaryen postuna bir yorum biraktim bu konu ile ilgili) ve ikinci hamileligimde yasadigim korkularin bir cocugunu bu doula arkadasim sayesinde atlatmistim. Eger daha fazla bilgi isterseniz bana ulasabilirsiniz. Esra Demiroz benim kuzenim, isterseniz iletisim bilgilerimi size verebilir. Bir de sizin de yazdiginiz gibi her dogum farkli oluyor, %100 normal dogum olacak diye kendini sartlamamak, dogumu biraz da akisina birakmak gerekiyor. Bol sans size 🙂

  9. 27 haftalık hamileyim ve bende normal doğum yapmayı çok istiyorum. Ama herşeyden önce kısmet diyorum. Çok isteyip yapamayanlarını da duydum. Aynı endişeler, korkular bende de var ama bende şuanda normal doğum hikayelerini okuyup cesaretleniyorum. Sizi takip edeceğim ve hikayenizi tamamlarken sizden ilham alacağım. Sevgilerr…

  10. ben de 35 haftalık oldum.bu yazılanları okuyunca çok duygulandım.yazma gereği duydum.çok az kaldı ve hamilelik garip bir süreç.bu dünyaya bir insan getirmek çok zormuş.şimdi onu nasıl koruycaz düşüncesi oluyor.bütün annelere güç diliyorum…sevgiler