69 Yorum

Planlı sezaryeni seçtim, pişmanım

Aşağıdaki konuk yazı, Blogcu Anne okurlarından İpek tarafından kaleme alındı.

***

Ben çalışan bir anneyim. Oğlum Ege şu anda 4 yaşında. Anne olduktan sonra sürekli okuyorum, araştırıyorum, daha çok şey öğrenmeye çalışıyorum. Birkaç aydır Blogcu Anne’yi takip ediyorum ve pozitif doğum hikâyelerini okudukça hem içim burkuluyor; hem de vicdan azabı, üzüntü, pişmanlık gibi negatif ne kadar çok duygu varsa hepsini hissediyorum. Çünkü ben oğlumu planlı sezaryenle dünyaya getirdim.

Rahat bir hamilelik geçirdim diyebilirim. Ne bulantım oldu ne aşermelerim. Üstelik patronumun eşiyle aynı dönemde hamile kaldığımız için bana şirkette arada ayaklarımı uzatıp dinlenmem için bir oda bile tahsis edildi. Ben de o yüzden doktorumun tüm uyarılarına rağmen, ısrarla yoğun bir şekilde çalışmaya devam ettim. Tek derdim son ana kadar çalışıp, doğum iznimi bebeğim doğduktan sonra kullanmak, onunla daha fazla vakit geçirmekti. Evimle işim farklı yakalardaydı, işe servisle gidip geliyordum ama yine de benim için çok yorucu oluyordu.

35’inci haftaya geldiğimde yürümekte bile zorlanmaya başlamıştım. Bir gün şirketteyken bir ıslaklık hissettim, çok değildi ama anormal bir durum olduğu belliydi. Hemen doktorumu aradım, “vakit kaybetmeden gel” dedi. Eşim gelip beni işten aldı ve doktora gittik. Önce beni muayene etti, çok şükür suyum yeterliydi. Daha sonra NST’ye bağladı, meğer kasılmalarım başlamış ama ben anlamamışım. Doktorum aynen şu cümleyi kurdu: “İpek eğer şu anda çalışmayı bırakmazsan yarın doğurursun.En azından 37’nci haftaya kadar bebeği içerde tutmalıyız ki ciğerleri gelişimini tamamlasın.” Nasıl korktum anlatamam. Daha doğuma beş hafta vardı ve ben kesinlikle hazır değildim.

İş yerimi aradım ve durumu anlatıp mecburen doğum iznine ayrıldım. Tuvalet ihtiyacım haricinde yataktan kalkmam yasaktı, zaten istesem de kalkamıyordum çünkü yürüyemiyordum. Kasıklarımda aşırı derecede baskı vardı, duvarlara tutunarak yürüyebiliyordum. Ve gün aşırı doktora kontrole gidiyordum.

Aslında hamileliğim boyunca her hafta gebeliğimi takip ettim, doğum hakkında araştırmalar yaptım. Hatta “Nasıl doğum yapmayı düşünüyorsun?” gibi abuk sorulara “tabii ki normal” diye karşılık verdim. Ama gelin görün ki vakit yaklaştıkça, çevremde birkaç kişi de bana normal doğumda doktorların onları nasıl kesip-diktiğini anlatınca, üstüne bir de ben sorunlu birkaç hafta geçirince çok ama çok korkmaya başladım. Bu korku öyle arttı ki her gece kâbus görmeye başladım. Kimseyi dinleyecek halim yoktu, karar vermiştim sezaryen olacaktım. Bir arkadaşım da “Ben sezaryenden çok memnun kaldım, şimdi yine çocuk yapsam hiç düşünmem sezaryeni tercih ederim” deyince iyice emin oldum.

Doktorumla bu konuyu konuştuğumda bana normal doğumu tercih etmemin daha doğru olacağını, ama bu korkuyla benim normal doğumda çok zorlanacağımı söyledi. Çok korktuğum için talimatları yerine getiremezmişim, o yüzden de doğum çok zor olabilirmiş, en iyisi sezaryenmiş. Doktorumun eşi de jinekologdu ama her iki doğumunu da sezaryenle gerçekleştirmişti. “Eşimi de ben ameliyat ettim. Şimdi çok sağlıklı iki çocuğumuz var, bence senin içinde en iyisi bu olacak” dedi. Bunlar tam da duymak istediğim şeylerdi. Gebeliğimin 39’ncu haftasını bir gün geride bıraktığım tarihte, yani 3 Mart 2007’de sabah saat 08.00’de hastanede buluşmak için sözleştik.

Hastaneye gittiğimde gayet iyiydim, hiçbir doğum belirtisi yoktu. Kapıda doktorumla karşılaştık. Eşim işlemleri yaptırırken beni yukarı çıkarıp ameliyata hazırlamaya başladılar. Bu arada serum takmaya çalışırken bir damarımı patlattılar; sol elimin üzerine o kadar çok iğne batırıldı ki, yerde ufak bir kan gölü oldu. Ameliyathaneye alındım, vücudumu buz gibi batikonla sildiler. Bir hemşire gelip sağ elimin üzerine nihayet serumu takabildi. Yani ben canım yanmasın diye yağmurdan kaçarken aslında doluya tutulmuşum da haberim yokmuş. Öyle garip ki, şimdi yazarken bile sanki bir film karesini anlatıyormuş gibi hissediyorum, yani gayet soğuk ve ruhsuz bir ortamdı. Daha sonra anestezi verildi ve uyudum. Uyandırılırken sürekli bebeğimi sayıklamışım.

Odama geçtikten sonra Egemi getirdiler, ben doğrulup kucağıma alacak durumda değildim tabii. Hemşire Ege’yi yanıma yatırdı, göğsümü çıkarıp emzirmeme yardım etmeye çalıştı ama hem canım yanıyordu, hem de narkozdan dolayı sarhoş gibiydim. O yüzden bebeğimi ilk emzirdiğim anı bile doğru düzgün hatırlayamıyorum.

Normal doğum ile ilgili yazıları, paylaşılanları okudukça kendime öyle kızıyorum ki… İnsanlar normal yollardan doğum yapabilmek için neleri göze almışlar, hatta bazıları ne mücadeleler vermişler. Ben ne yaptım? Kendi ayaklarımla gidip ameliyat masasına yattım; oğlumla benim yaşamamız gereken en güzel, en eşsiz anı ikimizin de elinden aldım.

Şimdiki aklım olsa asla ama asla sezaryen olmazdım. Bir şekilde bu korkuyu yenmeye, doktorumu normal doğum için ikna etmeye çalışırdım. Daha fazla araştırır, daha fazla bilinçlenir, bebeğimi en doğal yolla doğurmak için kendimi motive ederdim. Geç de olsa akıllandım; oğlum kardeş istiyor ve ben de tekrar hamile kalmayı planlıyorum. Şu anda SSVD ile ilgili bulabildiğim her şeyi okuyorum. Bir aksilik olmadığı takdirde bu sefer normal doğum yapmak, doğumun her dakikasını, her anını yaşamak istiyorum. Umarım bunu başarır ve ilerde sizlerle paylaşırım.

69 yorum

  1. Yazıyı okuyunca içim bir kez daha cız etti. O kadar üzülüyorum ki sezeryan ile doğum yaptığıma, duygularımı yazıya dökmenin bile yolu yok. Pek çok sebebi var ama hiçbiri yeterli görünmüyor şu anda gözüme.

    Şimdi kızımın doğumunun üzerinden 22 ay geçmişken, oğlumu kucağıma alacağım. Fakat arası bu kadar az olduğundan muhtemelen bu sefer de o soğuk ameliyat masasında ben baygınken doğacak oğlum. Keşkelere çare yok ne yazık…

    • en azından epidural olsanız.. o zaman baygın olmuyorsunuz ve ilk anların hepsini yaşayabiliyorsunuz.. ben normal doğum için bekledim, doğum başladı ancak son anda zaruri sezeryan olmak zorunda kaldım.. epidural oldum.. doktoruma çok güvendiğim için sezeryanın zorunlu olduğundan eminim ve epiduralle hiç uyumadığım için, o ilk anların hepsini yaşadım.. bu yüzden de hiç pişmanlık yaşamadım.. en azından doğumun başlamasını bekleyip, gerçekten bebeğiniz gelmeye karar verdiğinde sezeryan olursanız ikiniz için de daha doğru olur.. Blogcu Anne'nin daha önce yazdığı gibi bir zorunluluk varsa da en azından "anne ve çocuğa saygılı sezeryan"

    • Bence en azından epidural doğumu denemelisiniz.. Madem sezeryanden başka şansınız yok en azından oğlunuzun ilk ağlamasını duyun.. Ben de mecburen epidural sez. yaptım, hep içim cız etti çünkü normal doğum çok istiyordum ama bunu da şükür.. Kızım sağlıkla doğdu, sizin de oğlunuz aynı şekilde sağlıkla doğacak, buna konsantre olmalısınız..

    • Aslinda 22 ay yeterli bir sure diye biliyorum, eski dikisler bir sene icinde iyilesiyor, kaldi ki 22 ay nerdeyse iki sene, istanbuldaysaniz Dr. Dilek Yagmurla gorusmenizi tavsiye ederim, kendisiyle ikinci kizimi SSVD ile dunyaya getirdim. :))

      • Aida,ne güzel.. keşke ssvd hikayenizi paylaşsanız 🙂 Doktorunuz bana yakın, çok sevindim. Mutlaka görüşeceğim, her ne kadar İstanbul'da imkanlar fazla olsa da ssvd yaptıran doktor sayısı sınırlı…

      • Ben de canım doktorum Dilek Yağmur u tavsiye edecektim ama reklam gibi olur diye vazgeçmiştim.Hamileliğim boyunca hemen her doktor ziyaretimizde Kocaeli nden Antalya dan SSVD için gelen hamilelere rastladım.

    • Arası daha az olduğu halde SSVD yapan anneler var.Neden bu ümitsizlik?

    • İşte en korktuğum böyle güzel bir blog ortamının annelerin yok normal doğum yapamadım yok yeterince emziremedim diye olumsuz duygular hissetmelerine neden olması. Gelin keşkeleri konuşup üzülmek yerine kendi kızlarımıza kardeşlerimize nasıl yardımcı olabiliriz diye düşünelim çünkü insanın en üzücü keşkeleri sadece çocukları ile ilgili olanlar diye düşünüyorum

      • Cevaplarınız için teşekkür ederim. Doktoruma güveniyorum. Kızıma onun sayesinde tüp bebekle kavuşabildim. Şu ana kadar da benim güvenimi sarsacak herhangi bir yönlendirmesini görmedim.

        Belki de yeterince açık yazamadım durumu. Evet sezeryan olmak zorunda kaldım. Normal doğum için daha fazla uğraşsam, zorlansam belki de normal doğum yapabilirdim. Ama muhtemelen o zaman buraya ne zor ve tramvatik bir doğumdu, keşke sezeryan olsaydım diye yazıyor olurdum. Sezeryan sonrasında da en ufak bir fiziksel zorlanma yaşamadım. Ne ağrı, ne yatak. Hemen o gün ayağa kalkıp, kızımı da ilk andan itibaren emzirebildim.

        Ama bütün bu süreç sonrası normal doğum konusunda o kadar çok şey okudum ki; zamanla kendimi yetersiz görmeye, sezeryan yaptığım için üzüntü ve pişmanlık duymaya, neden yeterince uğraşamadım diye sorgulamaya başladım. Şimdi farkediyorum ki; benzer koşullarda yine benzer şeyler yaşayacaktım. Doktorum son ana kadar beni hep normal doğuma hazırlamıştı; belki de onun hayal kırıklığı da beni bu denli etkilemiştir bilemiyorum.

        Sonuç olarak bu seferki doğum şeklimi henüz konuşmadık. Yani doktorum ilki sezeryan diye bu sefer de olmalısın gibi birşey söylemedi. Eminim vakit biraz daha yaklaştığında enine boyuna konuşuruz benim özelimdeki durumu.

        Uzun oldu, ama bu konu beni çok etkiliyor. Bence normal doğum bilincini artırmaya çabalarken kullanılan "anne baskısı" ve ısrarcı tutumlar benim gibi pek çok kadının yetersizlik, umutsuzluk, o güzel ve büyülü olayın heyecanından uzaklaşma, annelik ve kadınlığı sadece doğuma indirgeme gibi bazı olumsuzluklara yol açıyor.

        Öte yandan normal doğum bilincinin artırılması çabalarını taktir ediyor ve sonuna kadar destekliyorum. Ve açıkçası bizim gibi annelerin olumsuz duygulara kapılmamasını sağlayarak bunu yapmanın yolu nedir bilemiyorum.

  2. Taloye Pien (Song&uu

    Belde uyuşturup doğum yapabilirsniz tek sorun çocugunuzu doğarken görememekse. Ben iki çocugumu da sezaryenle aldırdım ve hiç pişman değilim. Sonuçta Allah'ım bağışlasın nurtopu gibi canlarım var. Sezaryen ya da normal doğum bana göre farketmiyor yeter ki sağlıkla doğsun. Üzülmeyi bırakın bence acısı da geçmiştir. Çocuğunuzu sevmeye bakın 🙂

    • songül hanıma aynen katılıyorum. bu kadar üzülecek,hayıflanacak bir durum yok aslında,geçmişe dönüp üzülmek doğru değil,benim kızım3 yaşında ve ooo sezeryanı v.s.. herşeyi unuttum.çok şükür doğumdan hemen sonra ayaktaydım hiç yatmadım bile.evet keşke normal olsaydı ama olmayınca da olmuyor..ama bunu hiçbir zaman kafama takmadım.sezeryan yada normal önemli olan çocuğumuzu sağlıklı bir şekilde kucağımıza alıp eve dönmemiz..benimde anlaşmalı sezeryandı.2, çocugumuda düşünüyorum ama normal mi sezeryan mi hiç düşünmedim bile neden düşüneyim.ilk çocuğuma hamile kaldıgımda ay doğsada görsem,ay bir kurulsam şu hamilelikten dedim durdum.Kendi psikolojimide bozdum hatta …2, sinde farklı olacağım hamileliğimin tadını çıkaracağım.. bence sende hamileliğini düşün tadını çıkar …

      • bunları söylerken bir de şu gerçeği de bilseniz: sezaryen ameliyatlarından çıkanların yüzde 10-15'i öyle sizin gibi 2-3 gün sonra yağa kalkamıyor. hamileliği de süper geçse, sportif diri bir kadın da olunsa, tamamen fizyolojik durumundan doğru dürüst ayağa kalkışı 15-20 günü bulabiliyor. bebeğiyle geçireceği en önemli zamanları kendi acılarıyla uğraşarak geçiriyor.. hatta bir daha hiç bedenen iyi olamayacağı hissine kapılıp lohusalığını daha da zorlaştırıyor.
        unutuluyor mu zamanla? evet kısmen de olsa unutuluyor. ama travmatik bir anı olarak hatırlandığından ikinci çocuk fikrini bile duymak istemeyebiliyorlar… o yüzden allah aşkına ne farkeder demeyin.

        • kesinlikle katılmıyorum.%80 i hemen ayağa kalkıyor,ama sen dersen yok ben yatacağım.o ayrı tabi.ben evime gittim.bana yatak hazırlanmış (lahusa yatağı)neee ben zaten 9 ay boyunca tüm hareketlerim kısıtlanmış birde yatacakmıyım aslaaa 1,gün psikolojik olarak ameliyat yerini tutup geziyorsun.2, gün hiçbirşeyin yok.Travmatik bir anı felan da yok. " ama travmatik bir anı olarak hatırlandığından ikinci çocuk fikrini bile duymak istemeyebiliyorlar" bu cümleye hiç katılmıyorum..Biz kadınlar ne kadar acı çeksekte çocuğumuz dedin mi akan sular durur.yoksa bunca normal doğum yapıp saatlerce suni sancı çekenler 2, çocuğu düşünmez olurmu!!!

          • farkındasınız değil mi aynısını söylüyorum, yüzde 80 i kalkıyor, yüzde 20si kalkamıyor. yatmak istemekle de hiçbir ilgisi yok. tabii ki isteniyor kalkmak dolaşmak, eski gücüne kavuşmak, 9 ayı bile ayakta aktif geçirmişken. ama olmuyor işte. buna beden izin vermiyor. herkesin ağrı eşiği farklı. travmatik olması da böyle zor geçirilmesi sebebiyle. siz geçirmemiş şanslı çoğunluk kısım olabilirsiniz. ne güzel. ama biraz anlayış.

  3. Ben 9 saat süren sancılardan sonra normal , doğal doğum yaptım..Hatta bir arkadaşımın deyimiyle " çatır çatır doğurdum" Sancıların sonuna doğru çok yorulup " beni sezaryene alın " dedim mi , dedim ..Ama sağolsun doktorum doğal doğumu ne kadar çok istediğimi bildiği için ve kendisi de doğal doğumdan yana olduğu için benim sızlanmalarıma kulaklarını tıkadı ve sabırla bekleyip bana yardımcı oldu..Şimdi o sancıları hiç hatırlamıyorum bile , sadece oğlumu kucağıma alıp o kocaman gözlerini gördüğüm anı hatırlıyorum..Allah bize bu gücü vermiş arkadaşlar , sezaryene mecbur olanlara diyecek sözüm yok tabii ama mecbur değilseniz bence en güzeli doğal doğum ..İçinizdeki güce ve bebeğinize güvenin , onlar size yardım ediyor zaten 🙂

  4. Ben de son dakikaya kadar normal doğumu beklerken, sezeryan olanlardanım. Ama hiç pişman olmadım, epidural sezeryan oldum ve öyle profesyonel bir ekip vardı ki başımda herşey çok güzeldi. Ameliyathanede kocam bir elimden tutmuştu, güzel bir cd koydular, hatta bize sordular müzik cd'niz var mı diye, bu seferlik bununla idare edin, bir dahakine kendiniz getirirsiniz dediler. Doktorum gözlerimin içine bakıp bana güven verdi, yavrumu hemen kucağıma verdiler,o anı unutamıyorum, sonra babasına uzattılar. İlk muayenesini olurken görebiliyorduk oğlumu. Kısacası sezeryan olunacaksa da gerçekten cadsız'ın söylediği gibi "anne ve çocuğa saygılı sezeryan" olmalı.

  5. Bu kadar ajitasyona gerek olmadığını düşünüyorum. Önemli olan dünyaya getirdiğiniz bebeğinizin sağlığı. Kimlerin başından nasıl doğum hikayeleri geçiyor..Şehrin merkezinde herşey elimizin altında. Diğer yandan yolları olmayan köyleri düşünün lütfen. İsteseler dahi, hijyenik bir hastane ortamında, sezeryan ya da normal doğum yapamıyorlar..Birinci öncelik bebekler ve annenin sağlığı. Doğum şekli değil..İkinci bebeğime hamileyim ve tek istediğim SAĞLIKLA DÜNYAYA GELMESİ ve SAĞLIKLA BÜYÜMESİ.

    • Doğum şekli de bebeğin ve annenin sağlığıyla çok yakından ilgili bir şeydir.

      Doğal doğum hem anne hem de bebek için en sağlıklı olan yoldur. Ve sezaryen bir doğum şekli değildir. Acil durumda anne ve bebeğin hayatını kurtarmayı amaçlayan bir "ameliyat"tır.

      Sezaryenle doğan bebeklerde ölüm oranı, normal doğan bebeklere göre kat kat fazladır.

      Otizm, hiperaktivite, astım ve allerji gibi rahatsızlıkların da sezaryenle dünyaya gelen bebeklerde daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere önemli olan sadece doğum anı değildir, sonrası da önemlidir.

      Tek başınıza bir bebek doğurabilirsiniz eğer mecbur kalırsanız ama tek başınıza sezaryen olamazsınız, ölürsünüz. Dolayısıyla "doğal" olan en doğrusudur.

    • "kadın" olmakla ilgili yaşanabilecek belki de en özel his doğal doğum anını yaşamakken, bütün o sancılara rağmen bebeğin çıkış anındaki rahatlamayı yaşamayı istemek nasıl oluyor da ajitasyon olarak tanımlanıyor ki? işin doğallığı, sağlıklısı olduğu kısmını saymıyorum bile, "hissetmek istemek" yetmiyor mu?

  6. hamileliğim boyunca normal doğum ile ilgili hayaller kurdum. bunun için 12 saat sancı çektikten sonra pelvis darlığı nedeniyle sezeryan kararı alındı. hastanenin ticari bir oyunu olduğunu düşünüyorum. Allahtan o kargaşada aklıma epidural geldi de doğar doğmaz bebeğimin ağlamasını duydum ve öptüğümü net hatırlıyorum ve bunada şükür diyorum. en önemlisi sağlıklı doğum yapmak diye düşünüyorum artık.

  7. Eltim de planlı sezaryen olacak. Şu an 36 yaşında ve bebeğini riske etmek istemiyor (24 yaşındaki bir kadın da istemez bunu gerçi ya neyse). Üstelik doktoru sadece sezaryen doğumlara giriyormuş. Doktorunu değiştirmek istemediği için sezaryen olacak! İsim de vereyim, Çapa'dan Prof. Dr. Cemil Akgül. Bu beyefendi normal doğuma girmediği için, onun hastasını kimse doğurtmak istemediği için, eltim bu doktora çakılıp kaldığı için, tıp çalışanlarının grevi biter bitmez eltim sezaryenle bebeğini "aldıracak".

    Diyorum ki neden?

    Bahaneler:

    1) Bebeği kaybetmekten korkuyorum.

    2) Doktorum normal doğumlara girmiyor.

    3) Doktoru değiştiremem çünkü bu profesörün hastası olduğumu bildikleri için kimse doğurtmak istemiyor.

    4) Sancım hala yok. (40. haftada)

    Geçerli sebepler mi sizce de? Hı?

    • Sağlık Bakanlığı sezaryen oranları yüksek olan doktorları incelemeye aldı. Belirli bir oranın (ki bu bahsettiğin doktorunki %100 oluyor bu durumda) üzerinde sezaryen gerçekleştiren doktorları "eğitime" alıyor, onlara "normal doğum yaptırmayı" öğretiyorlarmış. Geçen hafta Gülben Ergen'in programına katıldığında (hani şu talihsiz "doğum izni uzarsa kadınlar işsiz kalır" açıklamasını yaptığı program" söyledi bunu. Ne kadar yapıyorlar bilmiyorum. Ancak bahsettiğin kadarıyla bu doktorun biraz daha mürekkep yalaması lazım.

    • aylardır artık özel hastanelerde keyfi sezeryan yapılmayacak diye yetkili ağızlardan yazılıyor, çiziliyor, konuşuluyor.. ama hala kimi duyduysam filanca hastanede şu tarihte sezeryan oldum yada olucam.. özel hastanelerin hepsi aynı.. eğer illada normal doğum yapmayı isteyenlere sigorta yada fakülte hastanelerini öneririm. çünkü sonuna kadar normal doğumu deniyolar ve olması gerektiği gibi sadece anne ve bebeğin hayatı tehlikeye girdiği an sezeryan yapıyorlar..

    • benimde,
      1. 40. haftanın bitmesi,
      2. ne bir sancı, ne de bir açılma olmaması.
      3. bebeğimin 4 kg üstü olması
      nedeniyle sezeryan oldu. doktorum bana çatın dar filan demedi, bana göre sonuna kadar normal doğum için uğraştı..
      6 saat suni sancı verdiler, fakat çoğunluğun aksine ben hiç sancı çekmedim. 6 saat sonunda 1 cm bile açılma olmayınca sezeryan oldum. Evet, kesinlikle korkunç bir tecrübeydi, kabus gibiydi. En başta sonda denen şey… doktorum ve etrafındakiler için son derecede sıradan bir olay olduğu için kendi hallerinde sohbet etmeleri, koskoca ameliyathanede yalnızlık duygusu, buz gibi batikon, beni ilk kaldırmaya çalıştıklarında o kulaklarımdaki uğultu… acıdan konuşamamak neymiş o zaman öğrendim… bunlar çok zordu bence… evet hepsi zamanla unutulur belki ama yine de çok zordu… VE ENTERESAN herşey o güzel varlıklar için bi daha bi daha yaşanılabilir….

      • Yani normal diye çıkalım yola, deneyelim, olmuyorsa zaten sezaryen olunacak başka çare yok ki. ama bile bile lades.. Bilemiyorum, saçma geliyor. Hele ki tıpta "kıymetli bebek" diye bir durum var, Türkiye'de birçok kadına sorsanız durum böyle yani!

        • ''kıymetl bebek''… 7 sene sonra ve iki tane düşükten sonra benim bebeğimde ''kıymetli bebek'' sınıfına girmişti.. ama benim bebeğim o kadar kıymetliydi ki ben onu en sağlıklı yolla doğal yolla normal yolla dünyaya getirdim 😀

    • merhaba

      konunun üzerinden epey zaman geçmiş fakat başka bir şey ararken rastladım ve yazmadan edemedim. sonuçta doktorum adını google ile aratınca bu yorum çıkıyor. Hamile kalmadan öncede aynı doktora gidiyordum 2 sene öncede oğlumu prof dr Cemil Akgül doğurttu. bir çok tanıdığımı aynı doktora gidiyordu fakat çoğu kendi isteğiyle sezeryan istedi (Normal doğumdan korktukları için) hamileliğimin ilk günlerinden beri sağlığım elverdiği sürece müdahelesiz normal doğum yapmak istediğimi söyledim kendisine. 1 kere bile beni vazgeçirmeye çalışmadı. profesör olduğundan ve normal doğum nispeten daha çok zaman gerektirdiği için son anda acaba sezeryan diye ısrar eder mi dedim çünkü bir çok arkadaşımın başka doktorlarda başına gelen buydu. fakat tüm bir öğleden sonrayı benimle hastenede geçirdi ve olumlu ve sakin yaklaşımıyla akşam 19:30 oğlumu müdahelesiz normal doğumla doğurdum. elbetteki herkesin deneyiminin farklı olması normal ama dediğim gibi bende bu doktorla olan olumlu deneyimimi paylaşmak istedim… sevgiler

  8. Ben de zorunlu olarak sezeryanla doğum yapanlardanım. Sezeryanla doğum yapan herkes neden bu kadar üzgün ben hiç anlamış değilim. Evet normal doğum olsa iyi olurdu.

    Genel anestezi ile -kendim genel anestezi olmasını istiyerek- sezeryanla doğum yaptım. Çok çabuk ayıldım.Herkesin korktuğunun aksine hemen sütüm geldi ve oğlumu emzirdim ve hastanede kaldığımız iki gün süresince hep kendim beşiğinden aldım. Kendim emzirdim. Evimize geldiğimiz günden beride oğlumla yalnızdım ve her işimi rahatlıkla kendim yaptım. Amacım sezeryanı övmek değil ama benim gibi mecbur sezeryanla bebeğini dünyaya getirecek anne adaylarınıda üzmeye gerek olmadığını onlarında rahatlaması gerektiğini düşünüyorum

    • Deniz benimki zorunlu degil istekle sez. idi. En ufak pismanligim yok, ÖLECEĞİMİ BİLSEM normal dogum yapamam.
      Normal dogumu izledim, canli olarak. Bana gore değil.
      Kardesim de ben de normal dogumla dunyaya gelmis ve bir çok sıkıntı çekmiş bebekleriz. İkimizin de köprücük kemikleri kırık, ben forsepsten ciddi zarar gördüm. Bugün olsa beni doğurtan elleri kopasica doktoru meslekten attırırım.

      Genel anestezi aldim, cok guzel bir dogum oldu, az dikis, kolay ayilma, hemen süt vermek. iki saat sonra ayakta, ertesi gün hoplaya ziplaya evde. ne sanci ne aci. ne 40 gün lohusalık, yatak döşek yatma… harikaydi, fistik gibi gecti her iki sezeryanım da..

      İstediğiniz gibi doğurun hanımlar. Hepiniz haklisiniz. Hepiniz yaniliyorsunuz…
      Bu kadar sansasyon yaratilacak bir mevzu değil aslinda ama yaratiyor işte.

  9. İpek benimle aynı şeyleri yaşamış. Ben de eşekler gibi pişmanım epüdüralli de olsa planlı ezaryen olduğum için…

  10. benim doktorumun da bahaneleri hazırdı
    – çatın dar
    -bebek kanala girmemiş
    – kilolu bebek

    • eşim kadın doğum uzmanlığı yapıyor.
      evet dediğiniz kimi doktorlar için geçerli olabilir ama lütfen her deneni de bahane olarak görmeyelim lütfen,
      allah korusun doğum sırasında bir aksilik yaşansa bebek çıkamasa, cidden darsa, cidden kiloluysa o doktordan kötüsü olacak mı acaba?
      ne tazminat davalarıyla uğraşıyorlar kendi hataları olmasa bile,
      çünkü mahkeme bu işi bilir kişiye sormuyor. herkes en kolay doktoru suçluyor, hata yapma şansları yok, meslekleri bunu kaldırmıyor çünkü.. lütfen doktorları ve çalışma koşullarını da biraz daha anlamaya çalışalım..

      • Doktorluk mesleği gerçekten inanılmaz zor ve gerçekten yürek isteyen bir iş. Sorumluluğu da bir o kadar büyük herkes işinde mutlaka bir hata yapar bu insanlık hali fakat doktor dediğimiz kişiler ne yazık ki hatalarının sonuçlarını ağır ödemek zorunda kalıyor.

        Sanırım Doğum işinde doktor ve anne aynı dili konuşmalı en önemliside kesin şu olacak diye baştan karar verilmemeli. Hayatın bize ne göstereceğini hiç bir zaman bilemiyoruz. Normal doğumu mümkün olduğu sürece sonuna kadar destekleyen biriyim.

        Fakat illa normal doğum yapmak istiyorum diyen bir annenin 40 haftasını 3 gün geçirmesinin bile bazı zamanlar çok tehlikeli sonuçları olabiliyor. Annenin en doğal hakkı normal yollardan bir çocuk sahibi olmak istemek burada tıbbi sorumluluk ve yönlendirme tamamen doktorun maalesef. Doktorun bu noktada çok temkinli olması şart ve ne yazık ki gözden kaçabilecek ufacık bir şey anne yada bebek hayatına mal olabiliyor.

        • Hatice, Belde – katılıyorum. Bütün doktorları "sezaryenci" olarak etiketlememek lazım, bir. Elbette eğitimlerine, tecrübelerine saygı duymak lazım, iki.

          Ancak maalesef yukarıda belirtildiği gibi "Ben normal doğum yaptırmıyorum" diyen doktorlar çoğunlukta oldukça kurunun yanında yaş da yanmaya devam ediyor.

  11. Son dakikaya kadar normal doğum hayalini kurarken ne oldu da bilemiyorum 9 ayın sonunda sen normal doğum yapamazsın dedi doktorum .Ağadım çocuklar gibi her yeri sesimle inlettim çünkü okadar kendimi hazırlamıştım annemi yanıma çağırdım direniyorum sezeryan olmıycam diye ama olmadı işte neymiş çatı darrr

  12. sevgili ipek, pozitif doğum hikayelerini okurken hissettiklerinizi ne kadar iyi anlıyorum desem az. aslında ne kadar da şanslıymışsınız ki doğum başlamakla ilgili belirtiler vermiş ve aslında anlattıklarınıza bakılırsa doğal doğuma engel olacak bir durumunuz da yokmuş. korku sizi ele geçirince önce kendinizi sonra da dünden razı olan doktorunuzu siz ikna etmişsiniz aslında… normal doğurmanız için sizi rahatlatacakken, sezaryen konusunda sizi rahatlatmış yazık…SSVD 'nin peşine düşmekle ne kadar da doğru bir karar vermişsiniz.. çok iyi biliyorsunuzdur ki artık, korku insanı öldürmüyor, gelip geçiyor, ama pişmanlık kalıcı…

    • korku insanı öldürmüyor, gelip geçiyor, ama pişmanlık kalıcı…. çok güzel söylemişsin..

  13. Sevgili Ipek,

    Ilk cocugumu, oglumu (4 yasinda) sezaryenle dogurdum. Yasadigim yerde (Fransa) planli sezaryen tibbi zorunluluk olmadikca yok. Dolayisi ile normal dogum beklentisiyle 9 ay gecirdim. Pardon geciremedim cunku oglum 3 hafta erken dogmaya karar verdi. Bir gece buyuk miktarda su kaybettim ve hemen hastaneye geldik esimle. Dogum baslamis dediler ve ben 24 saat sancilarin baslamasini bekledim ama baslamadi. Sonunda suni sanci verdiler. Hemen akabinde de 24 saat bekledigim icin enfeksiyon kaptim ve atesim 41 dereceye cikti. Sonucta bebegin kalp atislari zayifladigi icin apar topar sezaryene alindim. Aynen dedigin gibi buz gibi ameliyathanede o buz gibi batikonu surduler. Neyse ki epidural oldum. Fakat o kadar gergindim ki kollarimi ameliyat masasina bagladilar. Oglumun ilk aglamasini duydum ama kollarima alamadim kollarim bagli oldugundan. Neyse bu uzun bir hikaye ama sonucta buyuk bir travma yasadim, sutumde de sorun oldu emziremedim. Psikolojik destek alarak toparlandim. Sonra kizima hamile kaldim (simdi 1 yasinda). Dogum yaklastikca aslinda bittigini dusundugum ilk dogum tecrubem tekrar kendini gosterdi. Tabii ki yine uzun sure sancisize bekleyip yine suni sanci alacagim diye cok korkuyordum. Dr'uma bu korkumu soyledigimde merak etmememi, ilk sogum sezaryen oldugu icin zaten suni sanci vermeyeceklerini, en fazla 24 saat bekleyeceklerini, eger yine bir gelisme olmazsa direkt sezaryene alacaklarini soylediler. oyle rahatladim ki. Kizim verilen tarihden 2 gun once dogdu. Yine suyum geldi. bu sefer acele etmedik, guzel bir aksam yemegi yedik once kari koca 🙂 Sonra hastaneye geldik. Ben kendimi yine uzun sure sancisiz beklemeye hazirladigimdan yanima kitap ve de … orgumu alip gitmistim 🙂 esimi de gonderdim eve uyusun diye nasil olsa sanci olmayacak diyerekten. fakat o gittikten yarim saat sonra sancilarim basladi, 1 saat sonra sanci sikligi dakikada bire indi. rahatsiz etmekten cekinerek ebeyi aradigimda gelin bakalim dedi. bir de gittim ki acilma coktan baslamis 🙂 apar topar esimi cagirdik. o dogumhaneye girdiginde ben de itmeye basladim ve hepi topu 6 saat icinde kizim normal dogumla dogdu 🙂 ilki neden bu kadar zordu? ikincisi neden bu kadar kolay ve hatta zevkliydi hic bilmiyorum. her hamilelik ve her dogum bir surpriz. ne olacagini bilemiyoruz. en onemlisi bebeklerimizin saglikla aramiza katilmasi ve degistiremeyecegimiz seyler icinde uzulmememiz. sen normal diye baslayip benim gibi sezaryen de olabilirdin. SSVD yasamis biri olarak sana da arastirmani tavsiye ediyorum. Turkiye'de de artik bu konuda cok calisma var. Bu arada oglumu 33 kizimi 36 yasinda dogurdum. Yas yas yas diye takilmalarina da bakma lutfen. Sevgiler

    • Merhaba Meriç,

      Dediğiniz gibi her hamilelik ve doğum farklı süprizler yaşatabiliyor. Umarım bende sizin gibi ikinci doğumumda bu zevki yaşarım. Ssvd konusunu çok araştırıyorum, size de hikayenizi paylaştığınız için teşekkür ederim, bana cesaret verdi 🙂

      • Aslinda iki dogumumu da pozitif dogum hikayelerinde paylasmak isterim ama sanirim o bolum bir suredir kapali. Bol sans size de. Olumsuz seyleri dinlemeyin. Oglunuza bol bol sarilin ve onu ne kadar cok isteyerek dogurdugunuzu soyleyin. Bana bir dr ogluma bunlari soylemem gerektigini soylemisti. Ona, ne yazik ki arzu ettigim gibi bir dogum yasayamadigimi, onu emziremedigimi ama ona cok isteyerek sahip oldugumu soylememis istemisti. ama benim oglum o zaman bir kac aylikti sadece. dolayisi ile 4 yasindaki oglunuza bu kadar detay vermenize gerek yok 🙂

    • bunu okuyunca moralim düzeldi. SSVD hikayelerinin hepsi böyle güzel.. bir gün yaşayabilir miyim bilmiyorum.
      peki çatı darlığı olayı 2.sinde de aynı mı oluyordur? fiziken bir genişleme oluyor mudur 2. gebeliğe kadar? bir de çatı darlığı ardından SSVD yapmış bir hikaye duysam tam rahatlayacağım andır. çünkü ben gerçekten bir daha ameliyat denen şeyi olamam, mümkün değil!
      annem beni hastanede 25 saat sancının ardından, makata kadar da epizyo dikişleri sonucuyla doğurmuş. çatı darlığımız da gayet genetik yani. ama kardeşimi 1 yıl sonra tam 1 buçuk saatte doğurmuş.
      şimdi düşünüyorum inat etsem doktor doktor gezsem yine de normal doğum yapabilir miydim? ama hikayelere bir bakıyorum, ne özel hastanelerde ne de devlet hastanelerinde artık kimseyi 25 saat doğumhanelerde ağırlamıyorlar. alabildiğine suni sancı, hop olmadı sezaryen max.12-15 saat hep duyduklarım…önünde sonunda sezaryene alınacakmışım gibi…

      • Yok, kapalı değil de ben ihmal ettim biraz. Meriç, sen lütfen gönder, ben seve seve yayımlarım: blogcuanne@gmail.com

        • meriç bize ne kadar moral verdin,umut verdin desem inanır mısın?inşallah 2 .çocuğum olur da normal dogururum..

          • gercekten mi 🙂 cok sevindim, ne mutlu bana. O zaman ilk firsatta soyle detaylica her iki dogum tecrubemi de paylasayim sizlerle 🙂

    • Meriç, ne kadar mutlu oldum yazdıklarını okurken anlatamam.

      İlk doğum hikayemiz (hatta doğum yaşımız bile) birbirine çok benzer. İkinci doğumum için ben de aynı şeyleri yaşamaktan çekiniyordum; senin yazdıkların moralimi yükseltti. Ben bu gazla 3.yü bile doğururum :))

  14. Ben de 2 düşükten sonra gebeliğimin 3. ayını doldurdum.Düşükler esnasında da en az doğum sancısı kadar sancı çekmişim,doktorum bana öyle söyledi.Ama ben de gebe olduğumu öğrendiğimden beri zorunlu sezaryan olurum diye korkuyorum.Normal doğurmak istiyorum.4 tane yeğenim var hepsi sezaryanla oldu…Doğduklarından beri,astım,solunum yolu enfeksiyonu vb.değişik değişik bir çok rahatsızlığa yakalandılar…Sezaryanla alakalı olduğunu düşünüyorum.

    • Dentisttt, bence sezaryenle alakali degildir. benim oglum da sezaryenle dogdu ve hatta anne sutu de yazik sadece 10 gun aldi ama 4 yasina kadar bir kere bile hastalanmadi (ufak tefek burun akintisi, bir kac gunluk oksuruk haric). Benim bir gorumcem iki dusuk yasadi hatta ilkinde 5 aylik hamileydi ama daha sonra 3 cocugu oldu ve ucunu de normal dogumla yapti. hatta sonuncusunda gec kalmislar hastaneye epidural de olamadi ve kesik de olmadi.

      • Bebekler doğum kanalından geçerlerken ciğerlerinden ''Surfaktan'' isimli bir madde salgılanır.Doğdukları anda ağlamalarının sebebi de bu maddenin salgılanmasıyla ciğerlerine giren havanın beraberce yarattığı acıdır.Ve onların duydukları acıyı,bizler ''ağlayan bebek,sağlıklı bebek'' olarak nitelendiririz.Sezeryanla doğan bebekler ise bu kanaldan geçmedikleri için ciğerleri daha oksijenle tanıştığı anda savaşma mekanızması devreye girememektedir.Dolayısıyla ve özellikle de solunum yolu enfeksiyonuyla karşılaşma riskleri daha fazla olmaktadır.Sizin bebeğiniz ve siz bu bağlamda şanslısınız.Vücudu normal doğmuş kadar dirençli demek ki…Allah ömür versin ve size bağışlasın…Az önce duygusal bir anne adayı olarak yazmıştım.Şimdi nacizane bir hekim olarak bildiğim kadarını sizinle paylaşmak istedim.İyi günler…

        • Bilgi icin tesekkurler. ben de size guzel bir hamilelik diliyorum. saglicakla bebeginizi kucaginiza almaniz dilegiyle.

  15. 9 ay boyunca özel bi hastaneye gittim kontrollerim için.. ve bu süre içinde hergün kan sulandırıcı iğne oldum. normal doğumun bu iğneleri kullananlar için çok tehlikeli olduğunu okudum hep.. ama normal doğum yapanlarıda okudum moralim yerine geldi.. 40. haftamdı ve hala bende tık yoktu. son kontrolümde doktorum bayramdan önce ( o hafta bayram haftasıydı) şu gün şu saatte gel seni bi şekilde! doğurtalım dedi.. tabii neme lazım bayram tatilinde sancı falan tutar kadının tatilini mi bölelim şimdi 🙂 doktoruma güveniyordum aslında o sebeple dediği gibi gidicektim ama asla sezeryan olmıcaktım. en kötü suni sancı versin diyodum. ama eşim beni o gün o hastaneye göndermedi.. ve ben 41 haftamı doldurmuştum bile.. derken arife gecesi nişanım geldi. bayram sabahı evimize çok yakın olan ve asla orda doğum yapmam dediğim sigorta hastanesine yattım.. sancım yoktu. suyum gelmemişti. sadece 4cm açıklık vardı. önce beklediler. sonra suni sancıyı verdiler. evet gerçekten zor oldu mu oldu.. son demlerinde beni artık sezeryana alın diye yalvardım mı yalvardım.. hatta eşimi çağırın beni hastaneden çıkarın dedim. doktor eşimle konuştu az kaldı sıksın dişini dedi. eşimde beni ikna etti. gec yarısına doğru normal doğumum gerçekleşti.. ve o an ki rahatlama.. Allahım sırf o an için bile tekrar doğurabilirim 😀 o an insan bi daha doğurmak mı? asla!!! diyebiliyor ama 17 ay geçti. şu anda sancı mı nası bişeydiki, nerem ağrıyoduki diyorum 😀

    keyfi sezeryanı tasvip etmiyorum. sezeryan'' anne ve bebeğin hayatı tehlikedeyse yapılacak müdaheledir'' . ama bu ülkede normal doğum yapıpta niye o kadar acı çekesin diyen doktorı çook duydum. ne yazıkki…

  16. epidural sezaryen ile 39. haftam bittiğinde doğum yaptım. doktorumla hiçbir şekilde doğum şeklini veya tarihini planlamadık. daha doğrusu o an geldiğinde bakacağız. bir aksilik olmadığı sürece normal doğum yapacağız dedi. ben de o şekilde istiyordum. illa ki normal doğum veya sez.diye tutturmadım açıkçası, hayırlısı dedim hep. plesenta rahim ağzına yakındı ve o nedenle normal doğum çok kanamalı olabilirdi. doktoruma bıraktım o nedenle tamamen. son kontrolümde suyumun azaldığını söyledi. ertesi gün hastaneye yattım. sabah 8 den öğlen 1 e kadar suni sancı verildi; fakat bir açılma yoktu. ameliyata aldılar, çünkü daha fazla beklemek istemedim bebek açısından. epidural sezeryan ile doğum gerçekleşti. çok da memnundum. bebeği hemen kucağıma verdiler, odama çıktığımda hemen emzirdim, eşim doğuma girdi, doktorum ve hastane personeli gayet keyifli bir ortam sağladı ameliyat sırasında. ilk 2 gün çok ağrım oldu doğru ama sonra 1 gün bile yatmadım. sezaryeni teşvik etmek asla değil amacım ama abartacak kadar da değil bana kalırsa. en önemli şey bebeğin sağlıklı olarak dünyaya gelmesi. yine de önceden tarihi belirlenen sezaryene çok karşıyım. bebek son ana kadar anne karnında kalmalıdır,aylar öncesinden bunu belirlemek yanlış bence.

  17. Acikcasi yaziyi okuyunca icim burkuldu….Acikcasi ben sezeryan dan her zaman korkmusumdur…Ben Amerika da yasiyorum. Burda eger medikal acidanbir sorun yoksa sezeryan yapmamaya, eger mumkunse normal dogum yaptirmaya calisiyorlar. Benim korkum dogum sirasinda problem cikmasi ve beni sezeryana almadan saatlerce aci cektirmeleri idi. Allah tan bebegim bekledigimizden uc gun once saglikli birsekilde dogdu. Normal dogum sirasinda kesip bicilme korkusu da bosa sevgili anneler. Eger doktorunuzla konusursaniz ve onlar sizi keserlerse daha kolay ve saglikli bir sekilde iyilesiyorsunuz. Eger bebek cikarken sizi yirtarsa, rastgele yirtilma oluyor. Hem dikis atilmasi hem de iyilesmesi daha zor oluyor. Benim de dikislerim coktu ancak doktor kestigi icin dumduz bir hat seklindeydi. Dogumdan iki hafta sonra alisveris merkezine bile gitmistim.

    • Yeşim, bu her zaman doğru değil. Daha doğrusu, bunun karşıt bir görüşü de var, o da şu ki: doğal yırtık olduğu zaman zayıf dokular yırtılıyor. Ancak doktor kestiği zaman sağlam dokuyu kesebildiğinden acısı da, iyileşme süreci de daha fazla oluyor…. deniyor, ki ben şahsen katılıyorum.

      Ben her iki doğumumda da doğal yırtığı tercih ettim. İlkinde birkaç gün rahat oturamadım. İkinci doğumumda ikinci günden itibaren hiçbir şeyim yok gibiydi.

  18. bende çatır çatır doğurdum demek isterdim ama yapamadım. beklenen doğum tarihinden iki hafta önce doktorum çatı muayenesi yaptı ve çatımın normal doğuma uygun olduğunu rahatça normal doğum yapabileceğimi söyledi. en başında normal doğum istediğimi söylemiştim doktoruma. o da beni hep destekledi. ne varki yapamadım. sancılarım başladı. önce yarım saat sonra 10 dakika ve sonra 5 dakika arayla oldu. neyseki eşim gelip hastaneye yetiştirdi. ebe muayene ederken suyum geldi. herşey normal gidiyordu. doktorum nasıl ıkınmam gerektiğini gösterdi, doğru yaptığımda tebrik etti. nevarki bebek doğum kanalına girdi ama ilerleyemedi. ıkınmalarımda yetersiz kalınca mecburen sezeryana aldı. kızımın ilk ağlamasını duymak, onu kucaklamak istiyordum, ama nasip olmadı.

  19. Kadındoğum uzmanı ve anne olarak bende düşündüklerimi yazmak istedim.Ben ve tanıdığım yüzlerce kadındoğum uzmanı anne planlı sezeryan olarak kucaklarına aldılar.Benim tanıdığım sadece 4 kişi normal doğum yaptı kendi isteğiyle.Sezeryan isteyenleride normal doğurmak isteyenleride kimse kınamadı, kararlarından caydırmak istemedi.Tamam sezeryan bir ameliyat her ameliyat gibi ameliyathanede olur(ameliyathaneler her zaman biraz daha soğuk olur)ve sezeryana özel olarak o size göre buz gibi olan batikonla(sıcak olamaz, mikroorganizmaların ürememesi için) bebeğine anestezik maddeler gitmemesi için uyumadan silinir.Bende kendi isteğimle genel anestezi ile sezeryan oldum,ayağa kalkmam zor oldu ama zamanla hepsi geçti geriye dönüp baktığımda sadece oğluma kavuştuğum ilk gün olarak hatırlıyorum o günü.

    Anne adayları doğuma gelip sancıları biraz artınca büyük çoğunluğu sezeryan olmak istiyor.Çoğu zaman normal doğumda ısrar edince anne ve ailelerle karşı karşıya geliyorum.

    Doğurmayacak hasta da zaten doğuramıyor.Çoğu sezeryanlarımı rahim tam açılmış bebek doğum kanalına girmeye başlamışken yapmak zorunda kalıyorum.Çünkü ısrar edersem ya anne çok yoruluyor hırpalanıyor,ya da daha önemlisi bebeği kaybetme riski ortaya çıkıyor ve o sezeryan çok zor bir ameliyat haline geliyor..( İnanın anneler bir tane doğururken doktor dokuz doğuruyor.)

    Çok bebek gördüm normal doğumda ısrar edildiği için günlerce yoğun bakımda kalan,doğum travması geçiren.Arkadaşlar biryere kadar doğum yolunda ilerliyorsa zaten herşey iyidir.Ama biryere gelip tıkanıyorsa ve ilerlemiyorsa sezeryan gereklidir

    • Fatma, uzman olarak görüşlerini paylaştığın için teşekkürler. Ben gerek kendi doktorumdan, gerekse başka doktorlardan da "kadınların sancılar başlayınca sezaryen olmayı istediklerini" duydum. Bu durumda doktorların işi gerçekten zor. Yapsan bir türlü, yapmasan bir türlü. Her şekilde sorumluluğu almış oluyorsun.

      İşte bu yüzden de kadının bilinçlenmesi, kendi için en uygun koşulları anlaması çok önemli. Ve güvenebileceği, rahat edeceği, kararlarını sorgulamayacağı bir doktor bulması…

  20. Amerika’da her kosulda normal dogum icin ellerinden geleni yapiyorlar. Fakat her yol denendigi halde bebegim gelmeyince kalp atislarininda yavaslamasi sebebiyle acil sezeryana girdim. keske bu videoda yasananlari ben de yasayabilseydim. maalesef acil sezeryanda hem bebegi hem anneyi saglikli tutmak icin o kadar hizli yapiliyorki hersey! ancak bebegimi odamiza gectigimizde kucagima alabildim. Bir anne icin hic hos degil.

  21. bende normal doğum yaptım ama her seferinde son anlara yakın yalvardım ne olur beni sezeryana alın diye çok zor o anları atlatmak ama unutuluyor 1. doğumumda 1 gün ayağa kalkamadım 3. doğumumda hemen ayaklandım çok iyiydim

  22. Merhaba bende iki cocuk annesiyim.Ilk ogluma hamileyken son anda doktor cesitli bahanelerle sezeryan yaptırmasın diye normal dogum yanlısı bir doktor aradım bence bu cok onemliydi yani doktoruna guvenmek olurda gercekten sezeryana ihtiyac olsaydı nasip boyleymis diyecektim.Tabi gercekten boyle dusunmeyen doktorlara sozum yok ama cevremde o kadar cok ki hersey normal giderken doguma dogru durum birden degisip (kordon dolandı, su azaldı vs…) cogu kadın sezeryan oluyor bilgi alanım dısında ama sayı cok dikkat cekici.Asıl yazmak istedigim normal dogumu dusunenlere yada dusunmeyenlere bence sadece mantıgınızı kullansanız cevap normal olandır digeri ameliyat ..Sezeryan olan anneler tabiki acıyı unutmus olabilirler ama lutfen gercekleri yazın cunku genelde aman hemen ayaga kalktım sezeryan daha iyi diyen anneler sonradan itiraf ediyorlar iyilesme donemindeki acıları ve genelde pisman oluyorlar.Bende ilk dogumda korktum ama asla vazgecmedim hatta sezeryan olma ihtimali dogdu oturup agladım.Zorda olsa baska dogum sekli dusunemiyordum sanslıydım epiduralle bir saatte dogum yaptım …Asıl ikinci oglumda dogum yapmanın guzelligini kesfettim insanın yasayabilecegi tarifsiz anlardan biri bence.Dogum ikinci oldugu icin cok rahat gecti cok ilginc vucut ogreniyormus herseyi…Ilk geceden sonra normal hayata geri dondum cunku zaten minicik bir bedenin sizi ihtiyacı oluyor butun dunya size yardım etse yinede sut verecek sizsiniz bebek sadece onu bekliyor.Son olarak hersey insanın beyninde bitiyor dusunup kotu hikayeler dinleyip buyutmeyin imkanınız varsa normal dogum yanlısı bir doktor bulun

  23. Merhabalar. Kızım erken doğmasa bende planlı sezaryen olacaktım ama olmadı. Ama ben spinal sezaryen oldum ve herşeyi an an hatırlıyorum. Şuan olsa yine aynı şekil yapardım. Tabiki normal doğum en iyisi ama çok korkuyorum ben hala. Yapanlarada sonsuz saygım var ne güzel diyorum . 🙁

  24. Ben de son ana kadar normal dogum diye bekleyip de sonunda mecburi sezaryenle dunyaya getirdim oglumu.Ilk gebeligim dusukle sonuclandi.2. gebeligimde devam ettilgim hastanenin bazi uygulamalari bana ters dustugu icin hastane ve dr degistirdim.Doktorum son ana kadar beni normal doguma tesvik etti,destekledi.Beni bu konuda bilgilendirdi ve destekledi.Hatta son kontrolumuzde dogum planimizi bile yaptik.Amma velakin 40 hafta dolmasina ragmen sancilanmadim.dr sorduk bekle bakalim bir kac gun kendini dinle dedi.beklemeye devam ettik ama sancim olmadi ve bu arada bebegimin hareketlerini de hissedemez oldum.Kontrol icin dr gidince suyun kalmadigini ama bir NST sonucunu gormek istedigini soyledi.NST'de bebegin zor durumda oldugu ortaya cikti.Ben suni sanci verseniz olmaz mi dedigimde bebegin zor durumda oldugunu bekledigimiz her dakikanin bebegin aleyhine isledigini soyledi.o anda baska bir dr gitmek aklima bile gelmedi.Zaten ilk bebegim dusmustu,simdi ikincide de bu sozleri duyunca peki dedim.Dr beni eve bile gondermeden acil yatis verdi ve 1 saat sonra ben kendimi ameliyathanede buldum.Cok panik ve heyecanki bir yapim oldugu icin genel anestezi istedim.Uyanmak emzirmek rahatti da ayaga kalkmak yurumek iskenceydi.15 gunde zor toparladim.Ama acabalar hala aklimi kemiriyor.oglum 5 aylik oldu.1-2 sene sonra 2. bebegi istiyorum.SSVD icin simdiden arastirmaya basladim bile…

  25. ilk bebeğimi çok güzel geçen bir hamilelik sürecinden sonra doktorumla beraber normal doğum kararı alarak doğurmaya karar verdim.sancılarım başladı içimde biraz korku vardı ama isteğim normal doğum yapmaktı zaten.9 saat suren sancılı süreçten sonra kızım doğmaya karar verdi karnıma hiç bastırılmadı çok da küçük bir epizyotomi yapıldı fakat tam kızım doğacakken makatımda korkunç bir ağrı oldu o zaman ben çığlığı bastım bir hafta sonra öğrendim ki doğum sırasında makatımda bir yırtık oluşmuştu.ameliyat oldum.günde 6 kere ılık suya oturmam gerekiyordu.küçük kızım kucağımda beni emerken ben ılık su dolu bir leğenin içinde oturuyordum.doğumum kolaydı ama sonu acı vericiydi.4 yıl sonra oğluma hamile kaldım normal doğum yapamazdım kesinlıkle doktorumla beraber planlı sezeryana karar verdik.spinal sezeryan oldum.doğumum problemsiz gerçekleşti.bacaklarım açılır açılmaz hemen yürümeye başladım.3 gün sonra tam anlamıyla ayaktaydım.bunu sezeryanı desteklediğim için yazmıyorum sevgili Elif cim.bazen normal doğum gerekliyken bazen de sezeryan gerekebiliyor.ben ikisini de tattım sonuçta.ama ikisi de harikaydı benim için…

  26. ben ilk dogumumu normal yaptim ve dikislerim yuzunden 1ay rahat oturamadim. ustelik buyuk tuvaletimi tuvalete yetisemeden camasirima kaciriyordum. cok korktum kalici olacak diye. ilk gece makat agrisi oyle dayanilmazdi ki… bebegime hic bakamadim. ben bu gibi kotu sonuclardan korktum. ikinciyi normal yapip yapmamayi dusunurken doktorum da sezeryandan yana cikinca kafam iyice karisti. beni cesaretlendirmesini bekliyordum. normal dogumun sadece kolay dogum icin gecerli bir tanim oldugunu, ama cogu dogumun zor gerceklestigini ve ileride kadin genital organlarinda sorunlar cikarabilecegini ustelik bebeginde dogumda olumsuz sartlara maruz kalbildigini , sezeryanin daha az riskli ve kolay oldugunu oyle ikma edici anlattiki. doktoruma guveniyordum. ve ustelik bayramda normal dogum icin gelemeyecegini de soyleyince ben 38.haftamda sap gibi ortada kaldim. herhangi bir doktorda dogum veya zorunlu sezeryana girme olayina guvenemedim. sezeryan oldum. amavicdan azabi cekiyorum. ben her zaman bebegin kendisinin gelmesini isterdim . en azindan dogum basladiktan sonra sezeryan olsaydim. ama sartlar beni bu karari almaya itti. simdi gecmisi unutup , bebegimiz ve kendimizin sagligi icin sukretmeliyiz.

  27. normal doğumu tabi ki destekliyorum normal doğumla ilgili tüm faaliyetleriniz de destekliyorum. ancak sezeryanla doğum yapmış, yapmak zorunda kalmış ya da sağlık sebeplerinden dolayı yapacak birçok kadın var.Onları da dikkate alarak pozitif doğum hikayelerinin yanında en azından negatif olmayan sezeryan hikayelerine yer vermenizi beklerdim. Sezeryanla doğum yapmış bir kadın olarak olayı bu kadar dramatize etmemek gerekir.Sezeryanla doğum yapan anne de emin olun bebeğini görünce heyecanlanıyor ve duygulanıyor. Bu kadar robotik bir yaklaşım doğrusu beni güldürdü. İlk an önemli ancak sonrasında hissettiklerimiz ve onunla yaşadığımız her an her anı çok daha kıymetli. İlk an’a bu derece (!) takılmamak paylaştığımız tüm an’larda mutlu olmak en güzeli bence…

    • Bu yorumunuzdan Pozitif Doğum Hikayeleri’ni neden başlattığımı anlattığım şu yazıyı okumadığınızı anlıyorum: http://blogcuanne.com/pozitif-dogum-hikayeleri-hakkinda/

      Sizin de göreceğiniz gibi, benim amacım anne-bebek kavuşmasındaki heyecanlı ve duygulu anları anlatmak değildi. Bunu yapan birçok web sitesi var. Pozitif Doğum Hikayeleri onlardan biri değil. Pozitif Doğum Hikayeleri’nin asıl amacı vajinal doğumun korkulacak bir şey olmadığını göstermek. Bu sebeple, evet, vajinal doğum hikayelerine yönelik pozitif bir ayrımcılık uyguluyorum.

      Sezaryenle doğum yapan annelerin de bebeklerini görünce heyecanlandıklarına duygulandıklarına elbette katılıyorum. Ve sezaryenle doğum hikayelerine de, istisnai de olsa, yukarıda bahsettiğim amaca hizmet ettiği sürece yer veriyorum. Örneğin: http://blogcuanne.com/2012/01/06/pinar-ve-dafnenin-hikayesi/

  28. merhaba,
    bende 40+1 de epidural sezeryan oldum,normal bekledik bebek yola girmemiş ve kilosu da 4 kiloya yakın dedi doktorum ki 3980 olarak doğurdum 🙂
    doktorum normal doğumdan yana bir doktordu,bana da çok güç veriyordu,istersen suni sancıyla deneyelim dedi,ama onu da ben istemedim suni sancı alan çoğu arkdaşım sonunda sezeryana girmek zorunda kaldılar,ve okadar acıyı çekip ve okadar yorularak üstune birde ameliyat eziyet gibi gelir diye düşündüm,direk epidural sezeryan istedim,hatta doğum sırasında doktorum dediki ( bebeği çıkarana kadar devamlı muhabbet halindeydik) bebğin durduğu yerle,doğum yolunun alakası yok suni sancı alsan da olcak gibi değilmiş dedi,yani normal doğurmamın pek olanağı yoktu,ama sezeryan olarakda hem hastanedeki ekipden hemde doktorumdan çok memnun kaldım,hemen emzirdim,kızımın ne meme almasında sorun oldu ne de başka bişeyde çok sukur,şuan 3,5 aylık oldu sadece anne sütü alıyor,gayette sağlıklı,normal doğum olmadı aman çok üzgünüm,aman çok pişmanım diyerek kendinizi boşuna suçlamayın,en azından doğum sonrasında verebiliosanız anne sütü vererek bağışıklığını güçlendirmeniz mümkün..