12 Yorum

Bizden geçmiş

Dün akşam Evita’ya gittik. Çok güzeldi. Nefisti. Tadı damağımda kaldı.

İki aksaklık dışında: (1) Salon İ-NA-NIL-MAZ sıcaktı. Öyle böyle değil. Bayılacaktık; milletin uykusu falan geldi, o kadar yani. (2) Bir yerde ses düzeni bozuldu, ses kesildi. Sadece beş dakika sürse de olayın momentumu sekteye uğradı.

Bunlar bir yana, müzikal gerçekten muhteşemdi. Oyuncular, sesler, şarkılar, sahne, dekor… Hele o orkestra. Harikaydı. Resmen doyamadım.

Ama bizden geçmiş kardeşim. Bir kere, öyle çok zaman olmuş ki böyle sosyal bir etkinliğe katılmayalı. Arkadaşlarımız davet etmeseydi buna da gideceğimiz yoktu.

Onun da ötesinde, müzikal dokuzda başladı. Bittiğinde saat 11 buçuğa geliyordu. Biz yedi kişi, yedisi de anne-baba, çıktığımızda esniyor, “Bu saate konur mu bu? İnsan saat sekizde başlatır, uykudan bayıldık bea!” diye söyleniyorduk.

Sonra bir arkadaşımız dedi ki: “Farkında mısınız, bizden geçmiş. Eskiden gece hayatına 11’de başlardık.

Hakikaten yaa… Üniversite yıllarında 11’den önce evden çıkmaz, önce Hayal Kahvesi, sonra Kemancı, o-bu-şu derken sabah üçe, dörde kadar zıp zıp zıplardık. Bırak sıcaktan uykumuzun gelmesini (seyrederken kaç kez kafam düştü!), terden yapış yapış, sigara bulutunun altında dans eder dururduk. Şimdi? Vay efendim müzikal niye sekizde değil de dokuzda başladı diye söyleniyoruz.

Ve Çarşamba günlerini iple çekiyoruz. Neymiş? Muhteşem Yüzyıl varmış.

Vallahi bizden geçmiş.

12 yorum

  1. yine harika anlatmışsın blogcu anne, ama böyle güzel yazılar çıkması için bile gitmeniz gerek bence:)

  2. Begüm doğduğundan beri yani 1 senedir ne sinemaya gittim ne tiyatroya. Konser dedikleri zaman "o ne? yiyecek bir şey mi?" diyorum insanlara. Bir de şu var sinirimiz bozan bilmem size de oluyor mu? Eskiden her türlü organizasyona beraber katıldığımız arkadaşlar şimdi gittikten sonra " a siz çocuklusunuz gelemezsiniz diye haber vermedik" diyorlar işte buna çok bozuluyorum:((( Hani belki biri gaza getirse kıracağız zincirlerimizi ama herkes bizden umudu kesmiş.

  3. geçenlerde kıjımızjı anneanneye satıp, kalabalık bir avmdeki bir tiyatro etkinliğinde gözlemledim… eşim de, ben de oyun sonrası biriken yorgunluktan, hayhuydan eblek eblek bakınırken, henüz sevgili olanların yüzünde ışıl ışıl bir dinamizm vardı, he-heyyyt , sırada ne var bakiim der gibiydiler 🙂 evli-çocuklu formatı ister istemez bunu getiriyor insana ve şey diyorsun ben bir küçük cezveyim, köşe bucak gezmese miydim 🙂

  4. al bizden de o kadar :))

  5. hayatımda kaç kez saat 11'de uykuya yattığımı sayabilirim.

    o benim uykusuzluğum tabii ama yatmayıp evde yalnızbaşıma kös kös oturmak iğrenç oluyor. herkes uyuyor, benim ev hayatım 112 de başlıyor. böyle aktivitelere gitmeyeli öf öf pek zaman olmuş!

  6. ben 11 de balkon yıkıyorum banyo ovalıyorum. Sosyallik mi , etkinlik mi ? onlar ne ki??

  7. doğru, insanın standartları birden değişiyor. ama çok uzaklaşmamak lazım. çocuğa bakacak biri oldukça ve bütçe elverdiği sürece böyle etkinliklere, gösterilere katılmalı. yaşadığımız şehrin imkanlarından faydalanmalı.

  8. Bizde esimle ilk defa gecenlerde sinemaya gittiğimizde içim içime sıgmadı:) allahım ne heyecanlandım anlatamam sanki flort ediyoruzda ilk defa sinemaya gidiyoruz.bi telaşlandım sormayın.Ama bide aksam21:30 seansına gidince bi uykum geldi :)) alısık degil tabi bunye kaldırmıyo 🙁 Ey gidi günler eyy eskiden böylemiydik.Aynen katılıyorum Elif dediklerine.Ama bide hicbiseyden geri kalmayan 2 cocuklu annelerede hayranım.Böyleleride var yani yok degil.Ama ben yetisemiyorum hicbi işe:( hem bakıcı hem temzilige gelen kadın olmasına ragmen..

  9. 🙂 enson şuzaman sinemaya gittim yazıcaktım ama düşündüm düşündüm hatırlayamadım. o kadar uzun zaman olmuş ki 🙂 enson tiyatro ise 1 ay falan önceydi. allahtan 6 da başladı da 7 buçuk gibi bitti. bizde kızımızı ananesinden alıp rahat rahat günümüze devam ettik. yoksa mümkün değil kimse beni 11 lerde dışarda tutamaz 😀

  10. dün akşam 10 seansına sinemaya gittik, Kanyon'a. eskiden Kanyon ya da İstinye Park'a giderken şıkır şıkır olurdum, dün paspal ötesiydim zaten, ona bi moralim bozuldu 🙁 1'de eve geldik, 2'de yattık ve 4'de Demir uyandı, hem de tamamen. hem uykusuz kalıp oraya gittiğime lanet ettim, hem de zaten filmi çok beğenmedim ve eskisi gibi kocamla başbaşa sinemada olmaktan zevk almadım 🙁 yani Elif bu yazıyı sen yazmasan, ben yazacaktım :))

  11. Kızım 4 yaşında ve çalıştığım için her planladığımız etkinlik onun da katılabileceği etkinlikler oluyor. Tabi bunun arkasından da sürekli hiçbirşey yapmıyoruz, birbirimize zaman ayırmıyoruz, eskidik biz muhabbetleri yapıyoruz. Geçen hafta biz de eşimle Evita'ya gittik. Kızımı aramızda mesafe uzak olduğu için binbin zorlukla anneme bıraktık. Kaç defa gitmesek mi yorgunuz diye vazgeçmeye kalktık. Müzikalin tek kelime ile muhteşem olmasına rağmen yine de o vücut yorgunluğu bizi bitirdi. Eşimin arada nolur çıkalım çok yoruldum isteklerine hayır diye tepki gösterdim. Ama ikinci yarıda o değil ben uyukluyordum. Eve geldiğimizde saat 12:30'du benim aklımda sadece yarın iş olması, bu eziyete ne gerek vardı düşüncesi geziyordu, gördüğüm güzellikleri çoktan unutmuştum bile. Demek ki neymiş sadece istemek yetmiyor, bedenen de buna hazır olmak gerekiyormuş. Ben boyumun ölçüsünü aldım yine kızımla parklar paklar bizi anladım 🙂