11 Yorum

Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 36. hafta

Nilü’nün doğumuna aşağı yukarı dört hafta kaldı. Heyecan dorukta…

***

Karnım herhalde çok büyümüş olsa gerek ki artık tanımadığım insanlar beni sağda solda gördükçe durup “Eee, doğum ne zaman?” diyor, “Daha 4 haftam var” deyince de “Aaa, sahi mi? Sanki her an doğuracaksın gibi” diye yorum yapıyorlar. Dün gece de eşimle baş başa yemek yedikten sonra iki kız arkadaşımla buluştum; birisi doktor. Beni görür görmez “Göbeğin aşağıya inmiş” dediler. Ben de son bir kaç gündür sanki biraz inmiş gibi hissediyordum, eh arkadaşlarım da söyledi ya bende heyecan arttı. Acaba oğlum erken mi gelecek, ilerleyen haftalarda hep beraber göreceğiz inşallah.

Bu haftanın önemli olayı doktor randevumdu. Açıkçası pek bir hayal kırıklığı oldu çünkü doktor göbeğimi mezura ile ölçmekten ve Emre’min kalbini dinlemekten başka bir şey yapmadı. Kısacası oğluşumu ultrasonda falan göremedim, kilosu boyu hakkında bilgi alamadım. Bu haftada meğerse ilk vajinal kontrol başlıyormuş, bir bakteri için örnek alıp teste yolladılar, zaten bunu kitaplarımda da okuduğum için çok endişelenmedim. Eğer bende varsa doğum sırasında damardan bir antibiyotik vereceklermiş ki bebeğe geçmesin diye. Bu randevunun en şaşırtıcı olayı hiç kilo almamış olmam oldu, gözlerime inanamadım ve tabii korktum eyvah bebeğim de mi büyümedi acaba diye. Doktor da gülerek bu çok yaygın bir durum hatta son ayda kilo verenler bile oluyor dedi, sebebi de artık mide iyice sıkıştığı için farkında olmasak da daha az yememizmiş, ben şahsen hiç böyle bir durum yaşamıyorum ama kilo almamamı düzenli yürüyüş ve yaptığım yogaya bağlıyorum. Yeni hamilelere önerim eğer çok kilo almaya başladıysanız benim gibi spora başlamak için geç kalmayın, kesinlikle hamilelikte sporun faydası çok: hem kilo kontrolü açısından hem de kiloya bağlı bel ve sırt sorunlarını önlemek açısından.

Geçen hafta endişelerimden söz etmiştim ya doktoruma bu konuda ne yapabilirim diye sordum. İlaç veremeyeceğimiz için çok önerebileceğim bir şey yok ama artık bebeğe bir zararı olmayacağı için istersen haftada bir kadeh şarap içebilirsin dedi, hani belki rahatlatır diye. Açıkçası bu kadar süre hiç içmedim onun için şu son 4 haftada da içmeyeceğim, varsın endişelerim beni boğmaya devam etsin artık bir şekilde telkinlerle kendimi oyalayacağım. Bir sonraki kontrol iki hafta sonraymış ondan sonra da kalan her haftada beni göreceklermiş.

Bu hafta sipariş ettiğim iki kitap da geldi ve ikisini paralel okumaya başladım. Birisi başucu kitabım diğeri de güleceksiniz ama tuvalet kitabım, ömrümü o kadar çok tuvalette geçirince kitap okuyacak vaktim oluyor.  Kitaplarımın adları ve konuları şöyle: “HypnoBirthing: The Mongan Method”, yazarı hypnobirthing’in yaratıcısı Marie F. Mongan. Diğer kitabımı kesin birçoğunuz biliyordur, Elif’in de Türkiye’ye geldiğinde röportaj yaptığı Dr. Harvey Karp’ın “The Happiest Baby on the Block” adlı kitabı.

Hypnobirthing kitabı beni hayal kırıklığına uğrattı. Şu an kitabın yarısındayım ve daha ne kendimi sakinleştirme ne de nefes egzersizleri açısından bir parça bile bilgi öğrenemedim. Kadın resmen olayın tarihçesini anlatmış ve bir sürü de hypnobirthing doğum hikâyeleri, şahsen bunun için niye kitap yazmış anlamadım. Tamamını okuyup bitirdikten sonra size alın ya da almayın demeye hakkım olur ama şu anki ilk izlenimim gereksiz bir kitap.

Diğer kitabı ise hem okuması zevkli hem de ilk aylardaki çocuk bakımı açısından yararlı bilgilerle dolu. 10 aylık oğlunu uyutmakta hala zorlanan kardeşim keşke araştırıp bulsaydı da bu kitabı alıp okusaydı. Kitap tamamen bebeklerin nasıl sakinleştirileceğini ve güzel bir uyku uyuyabileceğini öğretiyor. Hepsi de gayet basit ve uygulaması kolay metotlar ve hatta birçoğu zaten bizim sürekli annelerimizden ve çevremizden duyduğumuz taktikler: kundaklama, emzirme, sallama, vs. Açıkçası en hoşuma giden yanı dünyayı bebeklerin gözünden görmemizi sağlayarak bebeklerimizi daha iyi anlamamıza yardım ediyor, herkese tavsiye ederim.

Bugün itibari ile eşimle hayatımıza iki kişi olarak devam edeceğimiz son 6 güne girdik. Haftaya kayınvalidemler geliyor, onlardan birkaç hafta sonra annemler ve en son da eğer daha önce gelmezse Emremiz aramıza katılacak inşallah. O gün bunun farkına varıp eşime söylediğimde ikimiz de söyle bir durduk ve beraber geçirdiğimiz son 14 yılımız bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçti: Üniversitenin son yılında tanışmamız, 6 ay sonrasında çıkmaya başlamamız, insanın normalde yapmayacağı şeyleri yaptıran o müthiş taşkın halinde gelen aşk duygusunu tatmamız, mesafelerden dolayı kısa da olsa aşk acısı çekmemiz ve sonra dayanamayıp ben 23 o 24 yaşındayken evlenmemiz. Yani anlayacağınız tam hey gidi günler hey olduk. Yakında ikimizin de yeni birer unvanı olacak: inşallah ben anne o da baba. Yazarken bile gözlerim doluyor heyecanlanıyorum, artık birbirimizin bebeği olmayacağız çünkü ikimizin de ortak parçası bir bebeğimiz olacak. Eminim her şey çok zor olacağı kadar bir o kadar da güzel olacak ve bu yeni açılacak dosya hayatımız süresince kim bilir nelerle dolacak ve kabaracak. Galiba bebeğimizle beraber biz de yeniden doğacağız ve yeni bir hayata gözlerimizi açacağız. Bebeğimizin bu dünyayı öğrenmesi gibi biz de onun dünyasını ve annelik/babalık dünyasını keşfedeceğiz. Yeni maceralarla dolu hayatımızı dört gözle bekliyorum ve darısı sıradaki tüm anne adaylarına ve çocuk deneyen, isteyen herkese diyorum.

11 yorum

  1. Açıkçası “HypnoBirthing: The Mongan Method” beni de hayal kırıklığına uğratmıştı. “Birthing from Within: An Extra-Ordinary Guide to Childbirth Preparation” önereceğim. – Türkçe'ye İçgüdüsel Doğum olarak çevrilmiş. Ağrıdan korkmanın doğal süreç olduğunu, bunu umursamayanlara göre önceden bunun endişesini taşıyanların kendini hazırlamak için fırsatı olacağı için sürpriz yaşamayacaklarını da söyler. Bölüm atlayarak parça parça okuyabileceğin bir kitap, ağrı yönetimi ile ilgili de bir bölüm ayrılmış… Ben çok işime yarayan öneriler bulmuştum.

    • Onerilerin icin cok saol Banu. Dun yogada nefes egzersizleri ve rahatlama tekniklerine yonelik bir CD satin aldim her dersin basinda kisa bir kismini uyguluyorduk benim de hosuma gitti, bir onu deniycem. Simdi bu kitabi da her halikarda bitirim diyorum onda da bir CD var daha izlemedim / dinlemedim, bakalim belki orada yararli bir bigli bulurum diye umuyorum.

  2. Selamlar, ne güzel ne sıcak ifade etmişsiniz…Ne şanslı bir çocuk Emre, sımsıcak sevgi dolu bir ortama gelecek, sağlıkla, mutlulukla büyür inşallah…

  3. Marie Mongan'in kitabı bana da biraz fazla felsefik gelmişti açıkçası. Çok fazla pratik bilgi yok içinde. Yine de ben konuya meraklı olduğumdan severek okumuştum. Ancak HypnoBirthing eğitmenimizin verdiği pratik bilgiler daha cok işime yaramıştı, orası kesin.

  4. Hypnobabies cdlerini endişe yönetimi açısından tavsiye ederim. Özellikle doğum afirmasyonları bölümü çok faydalı. Hatta tanıdığım bir ebe doğum sonrası için de bazı afirmasyonları yazıp sonradan görebileceğim yerlere koymamı önerdi. Kağıtlara ''emziriyorum ve sütüm bebeğime yetiyor'' yazmak saçma gelebilir ama bence insan bunu duymaya ihtiyaç duyabilir.

  5. Gene harika yazmışsın Nilüfer… Son paragraf gözlerimin dolmasına neden oldu.. emre geldiğinde hayata bakış açınız değişecek ve çok daha güzel günler yaşayacaksınız. hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.. 🙂 Biz de Emre'yi görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz, yazın görüşcez inşallah. Buarada benim de karnımı görenler son zamanlarda "ee yarın doğum var" galiba diyorlardı.. Karın yapımız ilginçtir ki aynı.. 🙂 İstanbul'dan sevgiler…

  6. Annelik böyle bir his, henüz dünyaya gözlerini açmamış bir canlıya bağlanmak ve her aklına geldiğinde insanın içinin kıpır kıpır olması. Bu yazıyı okuduğumda demek ki her kadında aynı hisleri uyandırıyor hamilelik. Bu arada kolay doğum için yapılması gereken egzersizleri resimli olarak anlatan bildiğiniz bir kitap var mı?

    • Bu sozunu ettigim Marie Mongan'in kitabinda bir takim figurler var ama acikcasi cok teorik bir kitap. Yalniz icinde bir CD geldi onu hala takip bakmadim eger orada yararli bir bilgi var ise sana buradan tekrar yazicam soz.

      Ben prenatal yogaya (hamileler icin olan) gitmeni siddetle tavsiye ederim cunku derslerde bize yonelik oldugu icin agirlikli nefes ve esneme egzersizlerine yer veriyorlar ve icimizden biri yeni dogum yapti 24 saat suren bir dogum sureci sonunda hic ilacsiz dogal dogum gerceklestirmis ve yogadaki tekniklerin cok isine yaradigi bilgisini dun bize ulastirdi.