6 Yorum

Tarihe not: Hakem

İki çocuk annesi (ya da babası) olmak zor, güzel, karışık, heyecan verici, yorucu… Liste uzayıp gider.

Bir de hakemlik boyutu varmış işin. Derin hareketlenip Deniz’e karışmaya başlayınca anladık olayın bu yönünü.

Derin, tabii ki paylaşmak, sıra beklemek, sabırlı olmak gibi erdemlerden yoksun bir insan yavrusu olarak Deniz’in her şeyine, ama her şeyine atlıyor. Legolar, sulu boyaları, çıkartmaları, kitapları, çorapları, puzzle’ları… HER ŞEYİ.

Deniz ise, yaşı itibarıyla -ya da en azından okul sayesinde diyelim- paylaşmayı da, sıra beklemeyi de büyük ölçüde öğrenmiş bir çocuk olarak bütün bu öğrendiklerini unutarak Derin’i püskürtmeye çalışıyor.

Aşağıdaki durumlar bizim evde çok olağan hale geldi:

(1) Deniz masasında oturmuş uslu uslu sulu boya yaparken Derin defterini, fırçalarını almaya çalışıyor. Su dolu kabı devrilmekten son anda kurtarıyoruz. “Derin’ciğim, gel abiyi rahat bırakalım da boya yapsın” diyerek Derin’i kucağıma alıp uzaklaştırıyorum. Deniz, oh olsun bakışları fırlatırken Derin bir yandan tepinip aynı anda kulak zarımı tırmalarcasına ciyaklarak iki yaş sendromunun aslında çok da uzak olmadığı mesajını veriyor.

(2) Derin, herhangi bir objeyle -ama oyuncak, ama tahta kaşık, ama kağıt, ne olduğu önemli değil- mutlu mesut oynarken Deniz birden elinden cart diye çekip alıyor. Derin ciyaklamaya başlıyor, biz Deniz’e üç-yüz-elli-yedinci kere Derin’in elinden çekip almamasını söylüyoruz. Deniz homurdanarak geri veriyor, numaracı Derin çığlıklarını bıçakla kesilmiş gibi sonlandırıyor.

Hakem olmak lazım bazen.

6 yorum

  1. Biranneikicocuk

    Ahahah ne kadar da tanidik 🙂

  2. Ben de buna ilaveten şu güzel tarafları keşfediyorum:

    Sabah, anneanneyle salonda oynaşırlarken ve biz azıcık pazar uykusu yaparken Defne koltuktan düşüp kafasını şişiriyor. Kuzey koşarak gelip beni kaldırıyor: Anneee! Kalk çabuk! Defne düştü, buzluktan buz alıp koymalısın çabuk!

    Defne'ye yemek yediriyor, birlikte ahşap yapbozlardan yapıyorlar, oyuncakları nereden açıp kapatması gerektiğini öğretiyor kardeşine.

    Böyle zamanlarda unutuyorum "hakem" olduğum zamanları, didişmelerini, ciyaklamalarını. Keyfini çıkartıyorum…

  3. Bizim hikayemizin tıpkısının aynısı Elif. Hele bir de 2 numara biraz daha piyasaya çıksın o zaman görün. 1 numara onun artık Bebek olmadıgını anlayınca.. 2 numara kendinin de büyük olduğunu farkedince.. O cekistirmeler karşılıklı çığlığa, ısırmaya, sac çekmeye (ablamızın sacları buna çok müsait) donusebiliyor.. Evde her an her şey için çığlıklar yükselebiliyor. Ama Elhamdulillah 1 dk sonra yine sarmaş dolaş oluyorlar 🙂

  4. Bu hakemlikler beni de yoruyor bu aralar. Büyük de küçük de diğerinin oyununa katılmak istiyor maalesef, mevcut durumda ise birlikte oynayabilecekleri oyunlar ise epey sınırlı

  5. çok değil bir 6 ay daha atlatırsak benzer senaryoları yaşıcazzzz bizde , hemde 2 kızzz vay halime vayyyy

  6. Bizde de durumlar tam olarak bu minval üzerinde seyretmekte Elifcim. Beni küçük velet korkutuyor, abisinin elindeki şeylere bir saldırışı var ki biraz daha büyüse napıcaz bilmiyorum hiç..