48 Yorum

Erkekler Marslı, Kadınlar Venüslü

İlkokuldayken bir tekerleme-şarkı söylerdik:

Domatesin çekirdeği
Kırmızı kırmızı
Kızlar dünyanın
Yıldızı yıldızı

O yaşlarda karşı cinsiyetten çocuklar birbirlerine kıl oldukları için genellikle ardından da şu replik gelirdi:

Erkekler dünyanın
Şapşalı şapşalı

(Ne ayıp şey.)

Şimdi o kızlarla erkekler büyüdü; karı-koca oldu, anne-baba oldu. Ama hala ayrı dünyaların insanıyız.

Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten diye bir kitap vardı hani. Seneler önce, Amerika’dayken almıştım, okumaya da başlamıştım. Sonra çok klişe gelmişti, bırakmıştım. Üstelik de Mars’tan olduğunu iddia eden bir uzaylının bambaşka bir gezegenden olan ben Venüslüye kendimle ilgili tavsiyelerde, önermelerde bulunmasına iyice gıcık olmuştum.

Şimdilerde tekrar okuyasım var. Klişe mlişe… Doğruluk payı var sanki.

Bazen kendimi yalnız hissediyorum evde. Dahası, giderek daha da yalnız kalacağımı hissediyorum.

Deniz’in en delirten huyu bir şeyi elli-beş-bin-yüz-yirmi-yedi kere söyletmesi. Yaşına veriyorum, sabır diyorum, geçecek diye bekliyorum.

Fakat korkarım geçmeyecek. Çünkü aynı duymazdan gelme Doğan’da da var. Ve yine korkarım Derin’de, benim yumuk elli, mis kokulu bebeğimde de olacak.

Benim bazı çok önemli gördüğüm şeyler (market alışverişine gidilmesi), ya da o-an-yapılması-gerektiğini düşündüğüm konular (sofraya oturulması) onların [onlar=Marslı erkekler] yapılması-gereken-işler listesinde kesinlikle yer almıyor. Hatta böyle bir listeleri olduğundan bile şüpheliyim.

Bir de beni gıcık etmiyorlar mı, deli oluyorum.

En “gıcık olduğum” şeylerden birisi birilerinin beni “gıcık etmesi”dir. Acayip sinir olurum. Ben sinir oldukça Doğan yapar, Doğan yaptıkça ben sinir olurum.

Bir şeye kızmışımdır mesela… Beni ciddiye almaz. Şaka yapar karşımda. Gözlerini kocaman açar, güya benim açtığım gibi.

Ve şimdi Deniz de yapmaya başlıyor bunu! Elbette! Babasından görüyor, bir. Aynı harcın mamulü, iki.

Geçenlerde oturdum, ağladım. Yine böyle bir gıcık etme durumu sonrasında “Sen hep bana böyle yaparsın! Ben derdimi anlatmaya çalıştığımda beni ciddiye almazsın! Sinirlenince de benimle dalga geçersin! Şimdi çocuklar da aynı şeyi yapacaklar! Sürekli ciyak ciyak kendini anlatmaya çalışan, ciddiye almadıkları bir anne olucam senin yüzünden!diye hıçkıra hıçkıra ağladım.

Doğan da bana sarıldı. “Öyle olur mu canım, ben seni ciddiye almaz olur muyum bi’tanem, blaaa blaaa blaaa” şeklinde, tekrarlanmayacağı konusunda bana hiçbir güvence vermeyen bir ton söz sarf etti.

Gene yapacak, biliyorum.

Bazen kendimi çok yalnız hissediyorum evde. Marslıların arasında kalmış bir Venüslü gibi.

48 yorum

  1. İsin cok zor en yakin arkadasim ayni durumda, biz ona hep 3 erkegin kralicesi diyoruz ancak onun yorumu farkli:) Aslinda 3 unun de davranis tipi ayni ama bize uymuyor. Cok basitler bizim gibi detay degiller, isten geldigimde sanki dunyayi ben kurtariyor gibi herseyi bir nefeste anlatir da anlatirdim. Ece olunca isi biraktim, dis dunyayla tek baglantim Aykuttu. Ancak onun hicbirsey anlatmaya niyeti yoktu, biranonce dus alip yemek yemek tv seyretmek istiyordu.Birgun is yemegi icin bogazda nefis bir yer kesfettigini 2 yil sonra ogrendim dusun ben olsam daha yemek biter bitmez herseyi anlatirdim. Cok uzattim ay dolmusum mu ne:) Nokta

    • Bak yine aynı şey 🙂 Benim kocam da bazen bir ortamda birşeyden bahseder benim hiç duymadığım tıpkı restaurant örneğinde olduğu gibi. Neden paylaşmadın dediğimde de aman önemli birşey mi alt tarafı bir restaurant der! Oysa ben o an o dakika paylaşırım o heyecanla.

      sabah sabah kendi kocam dahil olmak üzere hepsine sinir oldum!

  2. Her evde aynı hikayemi var acaba diye merak ediyorum dahası erkekler Marstansa bile kesinlikle fason üretimler bundan %100 eminim artık. Benim kocam farklı diyen kadınlara da ASLA inanmıyorum. Eğitimlisi, eğitimsizi, aşık olanı, olmayanı genci yaşlısı hepsi aynı işte!

    Bak ama ben ağladığım da genellikle kocam saçma sapan şeylere ağladığının farkında mısın der genellikle ve daha çok güler ve ben daha da sinir olurum

    • çağlayla &cc

      bence inan öyle erkekler var gerçekten. venüste bir süre staj görmüşler galiba bu tipler… ve bu tipler gerçekten karılarına sonuna kadar destek ve yanarında oluyorlar. gördüm bayanlar. haaaa derseniz seninki mi bu, hayır ne yazıkki benimki marsın magmasından çıkıp gelmiş dünyaya 🙂

  3. "Benim bazı çok önemli gördüğüm şeyler (market alışverişine gidilmesi), ya da o-an-yapılması-gerektiğini düşündüğüm konular (sofraya oturulması) onların [onlar=Marslı erkekler] yapılması-gereken-işler listesinde kesinlikle yer almıyor. Hatta böyle bir listeleri olduğundan bile şüpheliyim." evet, aynen, ben de böyle düşünüyorum. Bir de onun yüzünden aksayan bir işten sonra ben sinir krizi geçirirken "ne var bu kadar ABARTACAK? Hayatta böyle aksilikler olabilir, BÜYÜTMEMEK LAZIM, DIRDIR ETMEMEK LAZIM" demiyor mu çok sevgili eşim, ölüyorum sinirden…

    • Bir keresinde banyo bataryamız bozulmuştu ve benim serbest çalışan,işe yetişme derdi ya da mesai saatı sınırlaması olmayan kocam çok yoğunmuş diye 3 gün yaptırmamıştı bataryayı..Ben"nasıl banyo yapacağız,3 gün oldu kokalım mı " diye sorduğumda da " hamama git,değişiklik olur" diye buz gibi bir espri yapmıştı bana..Sonrası kavga,kıyamet tabii.." Ölür müsün , öldürür müsün " dedikleri bu olsa gerek ..

      • çağlayla &cc

        ceren inanmıyorum! aynı şey şu sıralar bizde yaşanıyor, bu sabah kova ve tasla yıkandım !!! kızdığımdaysa cevabı işleri çok yoğunmuş… nasıl yani… alt tarafı gitçen alcan gelcen. bitti.

        • 3 gün boyunca yerinden çıkmış vaziyette duran klozet kapağını, hiç sesimi çıkarmadan kendim tamir ettim; sadece 2 dakika sürdü. biliyorum yanlış yapıyorum, böyle yaparak onun işini kolaylaştırıyorum ama onunla ağız dalaşına girip sinirlerimi bozmaktan çok daha kolay gelmeye başladı artık bu yöntem. mutlu muyum? hayır…

          • Böyle durumlarda ben can damarına başmak için elime geçen her ne ise tamir edilmeyi bekleyen çöpe atıyorum… Artık biliyor tamir etmezse 3 gün sonra çöpe gideceğini, hemen yapıyor:)))

  4. Sanırım erkekler sadece anı yaşıyor, ne geçmişi düşünüp yorum yapıyorlar ne de geleceğe dair plan yapıyorlar. Ha yapıyorlarsa da hepsini kendi zihinlerinde yapıyorlar, sizinle paylaşmaya ihtiyaç duymuyorlar (sizi ilgilendiren bir konuysa onlara göre vakti gelince, yani size göre son anda sizinle paylaşıyorlar)…

    Ama biz kadınlar geçmişi düşünüp sesli yorumlar yapmaktan, sesli olarak geleceği planlamaktan çekinmiyoruz ve bu sesli düşünme sırasında karşımızdaki erkeğin de olumlu (veya olumsuz da olsa en azından) tepki vermesini, ilgilenmesini bekliyoruz…

  5. Yalniz olmadigima sevindim cunku artik ''sanirim bende bir anormallik var'' diye dusunmeye baslamistim. Niye her seye bu kadar basit yaklasiyorlar ve cildirtiyorlar? Ne kadar konussan da ne kadar soylesen de bir taraftan giriyor diger taraftan cikiyor. Uzulme Elif doldukca agla rahatla. Ben oyle yapiyorum, agliyorum. Aglamasam acisi benden baska turlu cikacak cunku. Saniyorum cocukken bile bu kadar aglamamisimdir.

  6. Bu kadar olur yani , bu sabah kocama öyle sinir olmuştum ki yazın hislerime tercüman oldu resmen..Bazen " kocam sağır mı acaba ? " diye düşünüyorum vallahi..Bir insan sağır değilse aynı şeyi neden 5 kere söylettikten sonra cevap verir anlamıyorum çünkü..Fenalık basıyor içime,çığlık atmak istiyorum,papağan gibi aynı şeyleri söyleyip duruyorum,sonra da adım çok konuşan dırdırcı kadın oluyor iyi mi ?? E be adam birşeyi bir kere söyleyince yap o zaman da ben de çok konuşmak zorunda kalmıyım !!! İşin hazin tarafı ben de minicik bir erkek annesiyim ve ne yaparsam yapayım kocam gibi bir vurdumduymaz daha yetişecek,biliyorum ..Çocuğun DNA'sında var , ne yapsın yavrum,onun suçu yok ki suçlu olan MARS'lı babası :((

    • Bir efendim demeleri için iğneleyici bir çift kelamı farklı bir sesle söylemek gerekiyor bizim evde de:) Ve arkadan gelen iki beyefendide de aynı durum:) İşin kötüsü sırf bana değil, çocuklar seslendiğinde de hep rötarlı, çocuklar zıvanadan çıktıktan sonra – hem de çoook sakin ve hatta onlara kızarak – cevap veriyor bizim marslı da:))) Eğitim sıkı, pratik de:))) Kısaca kız anneleri hazırlayın evlatlarınızı:)))

  7. ben de bu sabah kocama sinirliyim. rüyamda onu kadınlarla oynaşırken gördüm, üstelik o kadar çok defa tekrarlamış bunu ve bende o kadar çok delil birikmiş ki Şişli meydanında bir slayt show yapıyordum bas bas bağırarak, deli gibi uyandım.
    Neyse tabi konu o değil. Evet ben de öyle hissediyorum. Demir daha 6 aylık ama eminim babasının bir kopyası olur, zaten babası da öyle olsun ister. Artık bir derdim varsa konuşmak yerine mail fln atıyorum, genelde daha çabuk ulaşıyor beynine… sabırlı olmak nereye varır bilmiyorum…

    • çağlayla &cc

      evet mail. bence de… en son kzıdığımda ben de mail attım. akşam eve geldiğinde ağzı uçuklamıştı.. üzüldüm ama, haketmişti yazdıklarımı. bazen gerçekten duymuyorlar ya da mış gibi yapıyorlar. dünya onlara yaşanılası…

  8. Gerçekten ne kadar tanıdık!!!
    Ben kendimde bir tuhaflar var sanıyordum…Çözümü yok, ne yazık 🙁

  9. Bu durumun tam tersi asla olmaz. Anne babayı gıcık eder, gıcık olunca da dalga geçer ve baba ağlar! Mümkün değil. Bazen erkek olsaymışım keşke diyorum, basit basit basit!

    • erkek doğurduğum için çok mutluyum dedim anneme, benim yaşadıklarımı yaşamıcak, bend e onun için endişelenmek zorunda kalmıcam.(bu yönde en azından.) 🙂

      • Supermis, biz kiz anneleri yandik , annelerimiz cekti, biz cekiyoruz sirada minik kizim var! Durdurun dunyayi inecek varrrr

        • oyle degıl mı ama? annen senın ıcın endıselenıo cunku neler yasadıgını ıyı bılıyo, kaynanam mesela kafam cok rahat dıyo ama annem ole degıl. basta kız ıstıodum, şimdi iyi ki erkek olmuş dıorum 🙂

          • ne yazıkki ben de aynen prophetic gibi düşünüyorum. Kız annelerine rahat uyku yok…

            • Erkek anneleri biraz daha sevecen ve anlayışlı yetiştirsin o zaman oğullarını. Tabi ne kadar mümkünse. Seni seviyorum demeyi bilsin mesela 🙂

    • Benim kocam bana sevdiğini söylemekle kalmaz, bunu çok güzel şekillerde söyler. Bi keresinde ''seni denizdeki balıkların suyu sevdiği kadar çok seviyorum'' demişti örneğin. bu bişi değiştiriyo mu, hayır. yine çoraplar salonda, tabaklar koltukta, kıllar lavaboda. hatta bu sbh bi baktım ki gömleği mutfak masasında 🙂 e ne anladım seni seviyorumdan 😀

      • benim kocamın da oturma odasında harareti yükselince çıkarıp atıyo sonra orda kalıyo çerez tabakları yeniyo orda kalıyo laptop dosyalar (eğer o akşam çalışılmışsa) orda kalıyo soda şişeleri yerde kanepenin yanında ve binlerce kez uyarmama rağmen çamaşırlar sepetin üstünde içinde değiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiil. sinir oluypruuuuuum.

        • ya o camasirlar neden sepetin ustunde zaten onu hic anlamiyorum.. hem de boyle atlet, tshirt,sweat hepsi ic ice ki iyice sinir olayim.. cin iskencesi gibi..

  10. erkek annesi olarak ben de zaman zaman bundan dolayı üzülüyorum. Mesela ben çocuğumu düzenli, tertipli ve ev işlerinde anneye yardımcı yetiştirmeye çalışsam bile, salona çorap çıkaran marslı olmasının önüne geçemeyeceğimden adım gibi eminim!

    • salona çorağ çıkarmak ve de koltugun kenarında sıkışıp kalması..hele battaniye filan varsa mazallah altında günlerce durması..yalnızım sanıyodum.

  11. Kitabı eşine okutmalısın 😀

  12. Biz kadınlar arasında görünmez bir bağ olduğunu düşünüyorum bazen. Bu bağ öyle güçlükü çoğu zaman hiçbirşey konusmadan dahi birbirimizin hislerini anlayabiliyoruz. Bu tezimin doğrulandığını yaşıyorum bu sabah.. Daha az önce eşimle onun için incir çekirdeğini doldurmayan (herzaman ki gibi) ama benim için çok önemli bir sorun olduğunu düşündüğüm bir konu yüzünden tartıştık. Ve sonuç yine herzamanki gibi benim ağlayıp, sızlanıp, susmamla kapandı.. Vee sizler benim hislerime uzaktan tercüman oldunuz. Offf bu erkeklere nasıl davranmalı bilmiyorum ki? Hepimize Allah kolaylık versin.

  13. Biz yine farki anliyoruz.Gecenlerde tv seyrederken esim geldi,alisveris programi seyrediyorum,ayakkabilar,cantalar,ciciler vs.alisverisim gelmis anladim seyretmek keyifli.bizimki uffffff puuuuffff sonrasinda dayanamadi vurucu cumle geldi.

    "Ne anliyorsun bunlardan ne bos ne sıkıcı"

    Onemsememeye calistim;

    "Evet dedim cunku sunda teknosada gezmiyo bi adam"

  14. Uzuuun yıllar önce okumuştum o kitabı ve hakvermiştim, beğenmiştim. Ki o zaman sevgilim bile yoktu.

    Farklıyız… farklılıklarla orta yolda buluşmaya çalışıyoruz… beklentiler zorlaştırıyor işimizi ve kadınsal hassasiyetlerimiz. Kabullenmekle başlıyor sanırım herşey.

    Kendimizi ve sevdiceğimizi kabullenmek ve sonra daha rahat olmaya çalışmak.Çünkü onlar genelde rahat 🙂

  15. galiba bunlar gercekten marsli ,herkes ayni seyi dusundugune gore,

    offf benim evimde de 3 tane var bunlardan:)

  16. Çöpü atarmısın tatlım, yarım saat sonra çöpü attın mı tatlım, bir yarım saat daha tatlım çöp noldu, birkaç kez daha sormamın ardından öfff yarın atarım dursun örneklerden biri. Başka bir örnek te bebek uyurken duşunu ol, traşını yap bebek uyanır uyanmaz çıkalım, keyifli anlarında dışarda olalım dememe rağmen keyfi olana kadar tv seyretmesi, bebek uyanınca e ben duşa gireyim bari demesi, yarım saat çıkmaması ve beni sinirden çıldırtması. üstüne üstlük bunları söylediğimde hep yapmadıklarımı söylüyorsun birkerede yaptıklarımı övsene demesi :)))

  17. Bende bu konuda yanı seyleri dusunuyorum ve arada sunu da kendime soramadan edemiyorum: Şikayet ettiğimiz davranışlara sahip bugunun cocukları, yarının babalarının yetişmesinde biz annelerinde katkısı yok mu? Varsa, değişmeleri için doğru yönlendirmeye bikmadan, üşenmeden devam etmek gerekmiyor mu? Sadece oğlanlar için değil, kız çocukları içinde ezilmeyen, kendi ayakalrı üzerinde durabilen bir nesil yetiştirmek gerekmez mi?

    Biliyorum yazmak kolay, yapması zor ama denemek zorundayız. Bir kişi değişir dünya değişir, değil mi?

  18. ben de bir sürü erkeğin arasında büyüdüm, şikayetçi değilim bundan, tonla artısı da var hayatımda ama, hayatımın geri kalanına aynı evde 3 erkekle devam edebilir miydim bilmiyorum. ne doymaları biter, ne peşlerinden toplaması biter..
    hamileyken benden önce bir kadın girdi doktorun yanına, yanında biri 3, diğeri 6 yaşlarında oğulları ve kocasıyla… içeriden çıktığında gözleri dolu doluydu, mutsuz bir surat..
    içeri girince doktoruma kadının durumunu sordum her şey yolunda mı diye. meğer 3. erkek bebeğin haberini almışlar, sanırım en kötü 3 çocuk kombinasyonu, aynı evde 4 adam!

  19. Sozlerime bu tekerlemenin Ingilizcesi olan "girls rule, boys drool" ile baslayarak durumun uluslararasi bir benimseme oldugunu belirteyim. 🙂

    Simdi efenim bunlar cok hakli kaygilar, cok sinir durumlar, fakat gel gor ki escinsel olmadigimiz icin bu erkeklere kalmis bulunuyoruz. Bu hikayeler bana zavalli ablacigimin durumunu animsatti. Nitekim Selcuk Abim ve Ekin ozel gunler falan demez, oyle bon bon bakarlar genelde. Ablam ne yaptiysa, ne ettiyse ogretemedi Ekin'e ozel gunlerde insanlari animsamanin ne kadar onemli, annesinin dogumgununde ona getirecegi bir cicegin ne kadar anlamli oldugunu. Ama bir yandan da Can efendi buyuyor, o da degisik bir insan. Ayni ana, ayni baba. Ama simdiden televizyonda gordugu cok guzel bir kadindan bahsederken "annem kadar guzel olmasa da" diye belirtmeyi akil edebiliyor. Ozel gunleri, bildigi olcude, en guzel sekilde kutluyor.

    Diyecegim odur ki Derin'den umit kesilmez Elif'im. Kadir Inanir turu kendi bildigini okuyan bir bebek olsa da bence Dr. House gibi o kapkalin kalkanin altinda seni senden daha fazla dusunen bir kalp yatiyor cikabilir. Bu isler belli olmaz, pozitif dusunelim.

  20. bu blogu seviyorum blogcu anne yide…

  21. Dün gece sabaha karşı saat 5. Defne yatağında mıkırdanıyor, belli ki süt istiyor. Bende sabah işe gidicem. Aldım geldim, yatağın kenarında babaya sesleniyorum cılız cılız. Kenara kay, yastığı kaydır, Defne'yi yatırıcam. Uyanmıyor adam. Dürtüp cümlemi tekrar ediyorum, gözlerini açıp kapıyor. Tam 5 kere aynı cümleyi sarf eden bünyenin patlaması "Adam öküz gibi uyuma, kalk kenara kay, yastığını al, delirtme beni" Sonuç Defne'nin tamamen uyanması, ama adamın sadece yataktan kalkıp tuvalete gitmesi. Yastığı filan ben kaydırdım, yorganı açtım, böcük böcük bana bakan kızımı ben yerleştirdim yatağa.

  22. Yazıları okudukça anladım ki, gerçekten en iyi koca bile karısını deli etmeğe yetiyor. Benim bebeğim henüz küçük ve uykuları daha düzene girmediğinden akşam yemeklerini genelde onu uyutup öyle yiyoruz. En azından yemek vakti huzurlu olsun diye. Yemeği, sofrayı herşeyi hazırlıyorum, eşimin sofraya gelmesi ölüm oluyor. O anda elinde ne varsa bir turlu ondan kopup gelemiyor sofraya. 30 sn sonra ordayım, 1 dakka hemen geliyorumlar uzadıkça uzuyor. Yemekler buz oluyor. Bu arada bebek de uyanırsa, yandım. Gel de yemek ye. O yüzden artık sofrayı kurup çağırdığımda gelmiyorsa ben de oturup kendim yemeğimi yiyorum. Canı ne zaman isterse gelir kendi yemeğini yer.

  23. İlkokuldayken bir tekerleme-şarkı söylerdik:

    Domatesin çekirdeği
    Kırmızı kırmızı
    Kızlar dünyanın
    Yıldızı yıldızı

    O yaşlarda karşı cinsiyetten çocuklar birbirlerine kıl oldukları için genellikle ardından da şu replik gelirdi:

    Erkekler dünyanın
    Şapşalı şapşalı

    (Ne ayıp şey.)

    EVET BİR GERÇEK VAR Kİ, BU GİBİ TEKERLEME VE ŞARKILARIN ESİRİ ALTINDA KALINDIĞI KESİNDİR VE BU SÖZLERİN SAÇMA VE AYIP OLDUĞUNU FARKETMEK TE İNSANDA MUTLULUĞU VE BAŞARIYI GETİRİR…