9 Yorum

Nilü’nün Gebelik Günlüğü, 37. hafta

Doğuma haftalar kala Nilü’nün yazılarında heyecan dorukta…

***

Haftamı kısaca yoga arkadaşlarımdan birinin doğum sevinci, sakatlanan bir koca, aile kavuşması birinci etap, hamile olarak gittiğim son düğün ve insanların karnıma dokunmak isteyip doğum tahminlerinde bulunması olarak özetleyebilirim.

Salı akşamı yoga dersinde eğitmenimiz derse katılan arkadaşlarımızdan birinin doğum yaptığını müjdeledi. Kızcağız son derste 40. haftaya girer ve hala sancı başlamazsa doktorunun suni sancı veririz dediğini anlatmış, biz de hepimiz sanki çok tecrübeliyiz ya aman ha sakın yapma demiştik. Sebebine gelince okuduğumuz/duyduğumuz kadarı ile suni sancılar hem çok daha ağrılı doğuma sebep oluyormuş hem de zorlanan bir doğum işlemi olduğu için çoğu zaman yeterli açılma olmayıp ya annenin durumu kötüleştiğinden ya da bebek strese girdiğinden sezaryenle sonlanıyormuş. Ne yazık ki son kontrolüne gittiğinde doktoru bu arkadaşın amniyotik su seviyesini çok düşmüş bulmuş ve suni sancı ile doğumu başlatmış, doğum süreci aşağı yukarı 24 saat sürmüş ama sonunda hiç ilaçsız bir doğum gerçekleştirmiş. Eğitmenimiz yoluyla da bize yogadaki nefes egzersizlerinin ağrılar sırasında ona çok yardım ettiğini iletmiş. Hepimiz duyunca hem mutlu olduk, hem heyecanlandık. Bizim ders ekibinde bu arkadaştan sonra haftasal olarak ben 3. sıradayım ve büyük günün giderek yaklaştığı hissiyatı kalbimi pır pır çarptırıyor inanın.

Dersten mutlu mutlu çıkıp eve geldikten az sonra eşim de basket maçından ne yazık ki ciddi bir diz sakatlanmasıyla döndü. Hastaneye gitmemek için inat edip, uykusuz ve ağrılarla geçen bir gecenin ardından soluğu sabah erkenden acil serviste aldık. Gece bir ara ikimiz de birbirimizin haline bakıp gülme krizine girdik hatta ben o kadar güldüm ki gözlerimden yaş geldi, sebebi de ya benim gece sancım tutarsa ne yaparız nasıl hastaneye gideriz’i gözümüzde canlandırmamızdı. Allah’tan bebişimiz halimize acıdı ve yerli yerinde durdu. Eşim son 3 gündür ayağında bilekten üst bacağına kadar uzanan saran kocaman bir metalli destek elinde koltuk değnekleri zıp zıp her yere öyle gidiyor. Ben deseniz zaten ağır aksak paytak paytak ilerliyorum. Allah’tan kayınvalidemler tam zamanında geldi de sadece bir gün bu vaziyette idare etmek zorunda kaldık.

Şimdi sağ olsunlar evde her şey kayınvalidemlerin kontrolünde. Özellikle evde yemek yapan birinin olmasına daha fazla sevinemezdim herhalde. Tek sorun sağa sola gitmek durumunda eşim araba kullanamadığı için yine ben geçiyorum şoför koltuğuna, kayınbabam tam bir İstanbul şoförü olduğu için hem arabama kıyamıyorum hem de başımızın belaya girmesini istemediğim için arabayı vermiyorum ama olur da çok rahatsız olursam mecbur koltuğumu teslim edeceğim.

Eşimin sakatlık durumuna rağmen yakın bir çift arkadaşımızın düğününe gitmekte azim ettik ve gayet komik görüntülü bir çift olduk. Bende önden giden koca bir göbek, yanımda topallayan koltuk değnekli bir eş bütün gece insanların soru yağmuruna tutulduk. Hele ben gecenin ilgi odağıydım herkes karnımı tutmak isteyip durdu, kimileri deseniz abuk sabuk yorumlarda bulundu mesela masamızda oturan bir çiftin erkek olanı karısına dönüp bana şu mesajı iletmesini istedi: doğumun ertesi günü göğüslerimin füze gibi olacağı. Gülsem mi kızsam mı bilemiyorum, ama bir erkeğin bu lafı etmesi bana çok uygunsuz geldi şahsen. Sonra tuvalet sırası beklerken hemen yanımızdaki bardaki barmenlerden biri geldi, “çok güzel kilo almışsın her şey göbekte doğumdan sonra hemen eski haline dönersin” dedi. Erkeklerin doğum ve hamilelik üzerine bu kadar fikir sahibi olması beni şaşırttı doğrusu.  Onun dışında bir sürü bayan gelip doğumun ne zaman olacağı, bebeğin cinsiyeti üzerine benimle sohbete girdi. Gecenin sonunda arkadaşlarımıza hoşça kal derken yanımda bir hamile belirdi, tabii biz hemen birbirimize eee doğum ne zaman diye sorduk. Kızın göbeğine bakarak benim tahminim herhalde bir 2-3 ayı vardı, şaşırtıcı bir şekilde meğerse onun da sadece 3 haftası kalmış. Ama inanın o kadar şaşırdım ki kızın karnı benim karnımın neredeyse yarısı gibiydi bir de benimki top gibi ileri giderken onunki sanki bütün gövdesine yayılmıştı. Sonra öğrendim ki o kız bebek bekliyormuş ve genelde kızlarda karın farklı olurmuş. Çok eğlenceli ve bol sohbetli geçen gecenin sonunda o kadar konuşmuşum ki eve geldiğimde çenem ağrıyordu.

Bu haftaki yazımda fazla kendimden söz ettim bebeğimi unuttum, aslında gerçek hiç de öyle değil, elim sürekli karnımda aklım ve kalbim de hep onda. Emre’m oldukça hareketli ama yer darlığından zavallı fazla bir şey yapamıyor, sürekli karnımı yamultuyor bir de arada bir sanki stadyumda mexico yapıyormuş gibi içeride dalgalanıyor. Son bir haftadır galiba içimde hıçkırıyor o kadar ritmik bir vurma hiç yaşamadığım için olduğu zaman biraz korkuyorum hemen ayağa kalkıyorum, sonra da acaba ne yapsam da hıçkırığı geçse diye endişeyle bekliyorum. Geçen gece yine tuttu; yattığım yerden kalktım bir sağa bir sola salladım bedenimi ki bebişim uyusun da hıçkırığı geçsin diye. Ne garip bir şeymiş bu hamilelik daha doğurmadan annelik duyguları insanı dürtüyor. Bilmediğin, tanımadığın bir canlı için endişe ve sorumluluk duyuyorsun. Ben şimdi böyleyken bebek doğunca nasıl olacağım diye eşim endişe ediyor. Haksız da sayılmaz. Bu kadar endişe ve merak insanı hasta eder herhalde diyorum. Benim şu an hissettiklerim bilmemenin ve görmemenin verdiği korkular; inşallah kucağıma aldığımda daha farklı bir boyuta geçeceğim.

Hepinize sevgi dolu ve huzurlu bir hafta diliyorum.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

9 yorum

  1. Limon hıçkırığa iyi geliyor :))))

  2. Hıçkırmaları çok iyi. Nefes egzersizleri yapıyorlar. Akciğerlerinin doğru geliştiği anlamındaymış.

    • Dogru…cok hickiran bebegin cigerleri iyi oluyor…Oglum karnimda nerdeyse hergun hickirdi…dogdugunda o kadar kuvvetli agliyordu ki hastaneyi inim inim inletti…hemsirelerin hepsi de bir agizdan `cigerleri kuvvetli bu cocugun` demislerdi 🙂

  3. hıçkırık konusunda hiiç endişeye gerek yok. kızım öyle bir hıçkırıyorduki göbeğim büyüyüp küçülüyordu çok güzeldiii. doğunca da hıçkıracak korkma. ben ilk 3 ay hiç limon vermedim. yazık değilmi tazecik midesine

  4. Nilu'nun suni sanci ile ilgili yorumuna bir cevap yazmak istiyorum. Ben de oglumu suni sanci ile dunyaya getirdim. 40 hafta 5 gunlukken dogdu. Hamilegimin sonuna dogru amniyotik sivida azalma baslamisti; tehlikeli noktada degildi ama minimum sinirina yaklasmisti. Onun icin doktorum bebegi tehlikeye atmamak icin suni sanciyi onerdi ve tamamen karari bana birakti. Amniyotic sivinin azalmasi ve bebegi asiri kilo almaya baslamasi 40 haftayi gectikten sonra doktorlarin beklememek isteme sebeblerinden bazisi.
    Nilu'nun soyledigi gibi kesinlikle zorlamali bir doguma yol acmiyor. Ayrici suni sancili dogum normalinden cok daha uzun suruyor — 2 ile 3 gun kadar surdugu oluyor. 3cm acilma olmadan zaten ilac vermiyorlar. Verdikleri ilac – pitocin- annenin dogum sirasinda normal olarak salgiladigi oxytocin'i mimik ediyor. Normal doguma yakin olsun diye pitocin'i cok yavas yavas veriyor. Ve ancak ve ancak 10cm acilma olduktan sonra bebegi itmeye basliyorsun. Annenin suyu patladiktan sonra vucut dogal olarak kendisi de oxytocin uretmeye basliyor. O nokta da sancilar daha yogun ve siklasiyor vucuttaki oxytocin miktari cok arttigi icin. Bu yuzden normal dogumdan biraz daha acili oldugu bir gercek ama genelde suni sanci ile dogum yapanlarin buyuk bir cogunlu epidural aliyor. Bu arada surekli bebegi monitor ediyor — sancilardan dolayi fazla strese girip kalp atislarinda degisme olup olmadigina bakiyor. Ama bu normal dogum sirasinda da olabilecek bir komplikasyon. Ben oglumu suni sanci + epidural + doktor telkini ile itme yontemi ile dunyaya getirdim ama hic bir komlikasyon olmadi. Dogar dogmaz gogsume koydular, esim gobek bagini kesti, yarim saat icinde de emzirdim.
    Kisacasi soylemek istedigim dogal yontemlerle dogum yapmak cok guzel ama bunu bir hirs haline getirmemek lazim. Sonucta dusunmeniz gereken bebeginizin ve kendi sagligi. Bazi saglik durumlarinda suni sanci ile dogumu baslatmak bebeginizi icin cok daha iyi olabilir. Kulaktan duydugunuz bilgilerle karar vermeyin. Okuyun okuyun okuyun!!! Bu konularda yayinlanmis bir suru makale var. Ayrica Mayo Clinic ya da NIH sayfasinda da guvenilir bilgiler bulabilirsiniz.

    • Duygu, bu açıklaman çok iyi olmuş. Ancak sanırım şu eklemeyi de yapmalı: suni sancı verildiği zaman müdahaleli doğum olma olasılığı suni sancı verilmeyen bir doğuma göre daha fazla artıyor.

      Elbette bunun ne zaman uygulanması gerektiğine doktor ve aile birlikte karar verecektir, mutlaka gerektiği durumlar vardır, ki anlaşılan senin durumunda tam olması gerektiği gibi olmuş ve uygulanmış. Ancak hiçbir risk faktörü olmadan sadece hafta hesabına göre, ve hatta doktorun/ailenin programına göre suni sancıyla, bebek ve beden hazır değilken doğumu başlatmak komplikasyonlara neden olabiliyor. Amerika'da bu çok yaygın ve çok tartışılan bir uygulama.

  5. Tamamiyle benim görüsüm yogayi cok ama cok sacma buluyorum…

  6. Nülifer'cim, hıçkırması iyidir. Derin'in de gece tutardı hıçkırığı. Doğduktan sonra da devam etti. Onlar hıçkırıktan hiç rahatsız olmuyorlar, endişelenme :))

    Sevgili eşine de geçmiş olsun… 🙂