12 Yorum

-e rağmen emzirelim

Aşağıdaki yazı, Blogcu Anne okurlarından Hatice tarafından kaleme alındı.

***

-e rağmen emzirelim

8,5 aydır emziren bir anne olarak bu konuda edindiğim deneyimleri ve yaşadığım sıkıntıları paylaşmak istedim. Kızım ilk ayında memeye acayip düşkündü. Hiç açlığına dayanamazdı ve bıraksam tüm gün memede durmaktan şikâyetçi olmazdı. Bundan sonraki ayda durum biraz değişti ve gelen sütü yutamamaya başladı, boğulacak gibi oluyordu. Ben de hem rahat emmesi için hem de işe başladığımda kullanmak üzere sütün bir kısmını sağıyordum. Süt pompasıyla işim epey erken başladı yani. 2.ayı da böyle geçirdik. Sonrasında ise süt normale döndü; ancak bu sefer de kızım emmek istememeye başladı. Daha emzirmeye yatırınca ağlıyordu. Hep zorlayarak; bazen kucağımda gezdirip, bazen şarkı söyleyip emzirdim bu dönem. Bu esnada sütüm azalmasın diye sağmaya devam ettim, kızım memeyi bırakmasın diye de mama vermekten kaçındım. Bahsettiğim yöntemlerle karnını doyurmaya çalışıyordum. En az 6 ay anne sütü almalıydı mutlaka; ama asıl isteğim 1 yaşına kadar devam edebilmekti.

Kızım 5 aylık olduğunda artık çalışan anneliğe geçiş yapmıştım. Hala sadece anne sütüyle beslendiği için, ben işteyken kendisine bakan annem buzlukta süt poşetlerine koyup stokladığım sütlerden veriyordu. Henüz ek gıdaya geçmediği için hızla tükeniyordu tabii bu sütler. Çalışırken de süt sağmaya devam etmeliydim. İş durumum izin verdiği ölçüde 1 ay öncesine kadar günde 2 kez süt sağıyordum. Şimdiki duruma gelince; artık tek sefer sağabiliyorum ve eve günde 500-600 cc süt götürebiliyorken artık bu rakam 120 cc ye kadar düşmüş durumda. Neden mi günde 1 sefer?

Her şirkette olması gereken bir oda.

Şirketimizde 7000 kişi çalışmasına rağmen 1 tane bile süt sağma odası bulunmadığından. Kabul ediyorum; bu rakamın içinde bayan sayısı çok az ama yine de şirketin büyüklüğüne yakışmayan bir eksik bence. Bu iş için özel bir oda olmadığı için başlarda boş toplantı odası aradım. Bulabilirsem ne ala, ama öyle bir şey ki odanın kapısını açtığımda tek bir kişinin bilgisayarını almış orada çalışmakta olduğunu görüyordum. Özel odası haline dönüştürüyorlardı toplantı odalarını. Daha sonra konferans odasını denedim. Şansıma orada da hep eğitimler olmaya başladı. Derken o gün seyahat gibi nedenlerle şirkette olmayan müdürlerin odalarını kullanmaya başladım. Yarım saatlik süt sağma sürem oda bulmaya çalışarak geçiyordu. Tüm odalar da dolu olunca başka bir çözüm aramaya başladım. Aklıma bizim ofislerin arkasındaki stajyer odası geldi. Odayı sadece stajyerler ve bazı dosyalarımızı muhafaza etmek için bizler kullanıyorduk. Yöneticimle konuştum ve kapısına kilit taktırdım. Perdesi de vardı. Bir süredir bu odayı kullanıyorum. Stajyerleri dışarı çıkarıp kapısını kilitleyip sütümü sağıyorum. Bu çözüm de maalesef ki geçici; çünkü ofislerimiz tadilattan dolayı taşınacak ve gittiğimiz yerde araştırdığım kadarıyla bana uygun bir oda yok.

Yazık ki beni benden başka düşünen biri de yok. İlk 6 ay sadece anne sütü deniyor; fakat yasal iznimiz doğumdan sonra sadece 2 ay (Avrupa ülkelerinde ise en az 1 sene). Kamuda ücretsiz izinle durumu müsait olanlar bu süreyi uzatabiliyor ama özel sektörde 4 aylık izin, sonrasında kullanılan süt izni bile çok görülüyor. Ben en azından bu açıdan şanslıyım ki süt iznimi Cumaları kullanmama müsaade edildi, süt sağmam her ne kadar yer açısından sıkıntı olsa da o kadar süre ortalıkta olmamama laf edilmedi. Yer sorunu için ilgililere durumu ileteceğim. Ben artık yolun sonuna yaklaştım, en azından benden sonraki anneler aynı şeyleri yaşamasın. Ufacık bir odayı buna ayırmak zor olmasa gerek. Bize lazım olan kocaman bir yer değil. Sadece bir sandalye, bir de elektrik prizi. Lavabo ve buzdolabı da olsa müthiş olur tabi 🙂 Büyük şirketlerde bile durum böyle ise küçük ölçeklilerde kim bilir nasıldır. Kaldı ki süt sağmak için lavaboyu kullanan arkadaşlarım olduğunu söyleyebilirim.

Emzirme Reformu‘ndan çok ümitliyim bu sıkıntılara karşı…

Yurtdışındaki üniversitelerin birinden

  • Günde 1 sefer sağmamın diğer nedeni de iş yoğunluğu. Bazı günler bilgisayarımla birlikte odaya taşınıyorum ve işimi yapmaya devam ediyorum. Cuma günleri süt iznim olduğu için işlerim sıkışıyor.
  • Diğer sebep de artık tek seferde sağdığım süt kızıma yetiyor. Tam anlamıyla katı gıdalara geçtik ve biberonu da sevmediği için süt içmek istemiyor kızım. Ben yine de anne sütü alsın diye muhallebisini ve bulamaç şeklindeki kahvaltısını anne sütü ile yapıyorum. Bunun için de getirdiğim süt yetiyor. Geceleri de emiyor zaten.

Böyle idare ediyoruz işte…Umarım 4-5 ay daha devam ederiz bu şekilde.

Zorlamasaydım kızım sadece 2 ay emmiş olacaktı ya da en iyi ihtimal sağdığım sütü biberonla içecekti. İyi ki bu işin üstüne gitmişim. Çabalarım boşa değilmiş; çünkü emzirmek dünyanın en güzel şeylerinden. Emziren tüm annelere bol sütü günler diler çok öperim.

Sevgiler…

Hatice

***

Blogcu Anne’de konuk yazar olmak için tıklayın

12 yorum

  1. Kızımı emzirdiğim dönem evimle işimin çok yakın olmasından dolayı, öğlen tatillerinde gidip bir göğüsten kızımı emzirip, aynı anda öbür taraftan da süt sağan, bunları yaparken de bir yandan yemek yemeğe çalışan bir insan olarak, süt sağma odalarının/ alanlarının nasıl bir ihtiyaç olduğunu şirketime bir türlü anlatamamış birisiyim. Üstelik bizim şirketimiz bir Amerikan şirketiydi, 130 kişinin 100'ü bayandı ve en önemlisi de yöneticimiz bir anneydi!! Şirketler için böyle bir alan ayırmak bir lüks olarak görülüyor sanırım. Oysa ihtiyaç gerçekten de Hatice'nin çok güzel özetlediği gibi sadece bir priz ve biraz mahremiyet….

  2. Özel şirket, devlet kurumu farketmiyor. Bende arkadaşımla oda oda dolaşıyordum. Utancımdan bir de kıpkırmızı oluyordum. Sorup duruyorlar bir de hala emiyor mu büyüdü aslında falan diyorlardı. Napim 2 yaşına kadar emsin bağışıklık sistemi güçlü olur diyor doktorlar. Ayrıca Peygamber efendimiz de 2 yaşına kadar emzirin buyurmuş Böyleyken çocuğun hakkını bile bile kasten nasıl yok edebilirim? Kendiliğinden kesilse veya sağlık sorunlarından dolayı emmese neyse. Zaten başta sütüm olmadı inatla emzirdim 5-6 ay alışamadı emmeye. Tam alıştı derken sonra dış dünyaya ilgisi başladı yine zar zor emzirmeye çabaladım. Yoksa dediğiniz gibi 1-2 ay bile emziremezdim. Şimdi maşallah akşamları ben bırak desem o yapışıyor. Sonra bıraktırması da ayrı bir dert! Annelik işte uğraş dur! Bu konuda içim doluydu iyi oldu 😉

  3. 150 kadın işçi çalışıyorsa eğer şirketinizde, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığına şikayet edebilirsiniz durumu.

  4. benim iş yerimde de durum aynı ne yazık ki! önceleri küçük bir mutfakta sağıyordum. Daha sonra alt kata taşındık bu sefer de vestiyerde sağmaya başladım.kocaman bir iş merkezi olmamıza ve çalışanın çoğunun kadın olmasına rağmen bir oda bulunmuyor. bazı arkadaşların ise lavabolarda sağdıklarını biliyorum. şikayet ettiğimiz de revir de sağmamız söyleniyor fakat oraya gidip gelmek bile sorun oluyordu. herşeyden öte insanlar neden öğle arasında süt sağmadı mı iş saatinde gittiğimi sorguluyorlardı ama göğüslerim dolunca mecburdum gitmeye. Tabi damdan düşenin halin damdan düşen anlıyor sadece.

    hamileyken hiç senelik izin kullanmadım ki doğumdan sonra oğlumla olabileyim diye ama özel sektör ne yazık ki izin vermiyor.yönetici değişince planlarım da bozuldu. Ama Allah'a şükür şu an 16 aylık olmasına rağmen (yaşından sonra sadece akşamları)hala emziriyorum.

    Mehtap'cım ne yazık ki onu da kılıfına uyduruolar sonra işinden olma korkusu doğuyor insanlar da. mecburuz olmasak hiç birimiz canımızı bırakıp gelmeyiz

  5. herhangi bir oda bulmuş olmak da iyi,ben açık ofis şeklinde olan bir yerde oturduğum yerde yüzümü duvara dönüp arkadaşları da "aman dışarıdan biri veya erkeklerden biri gelirse uyarın" diye tembihleyerek 3 ay boyunca sağdım sütümü.

  6. Durumlar herkeste aynı tahmin ettiğim gibi. Bunları duymak çok üzücü. Tüm gün hizmet aldığın çalışanlarından bir odayı esirgediğin gibi yarım saatlik süreyi de çok görüyorsun. Nasıl olsa kapıda bekleyen binlerce işsiz insan var,işine gelirse devam et, gelmezse bırak çocuğuna bak. Bu mantığın artık son bulması lazım.

    Bu arada yazıdan bahsettiğim yere taşındık. 3 haftadır temizlikçi bayanların soyunma odasını kullanıyorum.

  7. Bütün çalışan anneler olarak yaşadığımız bu zor tecrübeler daha da önemlisi bunları dile getirmemiz (siyasi meseleler kadar önemli bu meseleyi ) belki de bir gün ;

    doğumdan sonra en az 6 ay ücretli sonraki 6 ay yarım gün çalışma gibi farklı alternatiflerin yaşanabileceği hayallerimizin gerçek olmasını sağlayacak

    oğlumda emzirebilmek için işi bırakmak zorunda kaldım . Ama 8. ayda ek besine geçince bile işe dönmek gündüz -en az 3 ker emzirdiğin bebekten kopmak- çok zordu . Malesef benim sağmayla sütüm gelmiyordu -her şeklini denedim- sadece emdiğinde geliyordu bir de böyle büyük bir problem yaşanabiliyor . Sanki sihirli bir şey anne bebek arasındaki emzirme olayı .. Bebeğimden uzaklaştığımda sütüm 2 ay içinde çok azaldı.

    Şimdi 2. bir çocuk için oğlumda yaşadıklarımı tekrar düşünüp bebeğime emzirmede de haksızlık etmemek için ertelemek zorunda kalıyorum. yani devletimizin malesef emzirme olayına sadece annelerin yaşadığı kişisel bir olay gibi bakması bütün çocuk ve kariyer planlarımızı etkiliyor.

    Söyleceyeceklerimi sakın yanlış anlamayın -Eğer mevcut maddi konular yaşamımızı sürdürmeye yetiyorsa tabi-

    en azından 6 ay sadece anne sütü verebilmek için işimizi bırakmaya değer.Keşke böyle olmasa ama mevcut ortamda bebeğimiz açısından yapabileceğimiz en sağlıklı ve yararlı şey bu sanırım .

    Ama üzülerek görüyorum ki gerçekten bu kadar büyük mücadeleyle bebeğine gr gr anne sütü vermek için herşeye katlanan anneler yanında , belki anne sütünün değerini bilmediği için, çevre baskısının etkisinde kalan ve çalışma hayatı da olmamasına rağmen bazı anneler çok erken aylarda ek mamaya başlıyor . Gerçekten bebeğin kilo alım ve büyümesiyle ilgli değerleri normalse, eğer annenin sütü de varsa çokk yazık o küçük bebeğe..

  8. Oğlum şuan 8.5 aylık, bir miktar ücretsiz izinle 8 aylık olana kadar çalışmadım. Şuan öğlen eve gidip emziriyorum. Ancak memeye ilgisi azaldı. Bir iki emip bırakıyor. geceleri ise genelde saat başı uyanıyor. Uykuda bile sürekli mızmızlanıyor. yatağıma alınca memeyi ağzına alıp uyuyor( kana kana içse aç diyeceğim ama bir iki emmeye uyuyor ). Kendi yatağına bırakırsam hemen uyanıyor. Herhangi bir hastalığı yok. Şuan çıkan dişi de yok. Açlıktan kaynaklanıyor olabilir mi? sabah 8 öğle 12:30 akşam 5.30 da ve geceleri emziriyorum. Ben evde yokken sabah kahvaltı yapıyor. genelde kahvaltısında peynir, yumurta ve kuru kayısı veya hurma ile hazırladığım meyve suyu( posası ile birlikte) oluyor. Öğleden sonra ise ortalama bir kase tahıllı ve sebzeli yemek yiyiyor. oğlum 8.5 kilo. Annelik içgüdülerinize güveniyorum. sizce açmı kalıyor. Et ürünleri ve bebek bisküvisi bilinçli olarak vermiyorum. Bir yaşına kadar daha çok anne sütü ile doyurmayı istiyorum. Ancak sütümün yetip yetmediğini anlayamıyorum.

    • merhaba, geceleri uyanmasının sebebi seni özlemesi olabilir. memede kendini güvende hissedip uyuyordur. aç olsa uyumaz hemen yanına alınca. et ürünlerine geçmen gerektiği kanaatindeyim. çorbalarına köfte, tavuk eti ve et suyu ekleyebilirsin bence. 6 aydan sonra anne sütü bebeğin beslenmesinde yetersiz hale geliyormuş. sütüm bol,anne sütü ağırlıklı beslemek istiyorum dersen de bence kahvatlısına koyacağın bebe bisküvisine sütünü ilave edebilirsin. ya da muhallebisini ve tahıllısını anne sütüyle hazırlayabilirsin.

  9. Sevgili Hatice, ben de tuvalette sağmak zorunda kalanlardanım. Demek ki yanlız değilmişim.

  10. Ben de başına gelen her türlü yıpratıcı olaya rağmen (iflas, aile fertlerinin yardım amaçlı gelip herşeye karkışmalarından ötürü yaşadığım depresyon, işyerimden aldığım tehditler, tezimi tamamlayamamanın verdiği sıkıntı ve çevre baskısı) 2yaşına dek oğlunu emzirmiş bir anneyim. Polyanna taklidi yaparak, üzüntü ve stresten sütüm kesilmesin diye herşeye gülümsedim. Hatta emzirebilmek için oğlumu, eşimle birlikte arazi çalışmalarına bile götürdüm, rutubetli ve bol böcekli odada kalma pahasına.. Bana kalsa 2 yaşından sonra da devam edecektim, ama direncim bir noktada kırıldı ve annem oğlumu alıp yazlığa götürdü! İlk ayrı kalışımızdı, benim için bir felaketti. Oğlum o süreçte sütten kesildi ama ben kesilemedim. İlk zamanlar göğsümü lavaboya boşaltmak zorunda kaldım. sonra yavaş azaldı ve ama belki de 5-6 ay sütüm tam olarak kesilmedi. Sanırım emzirmeyi çok istediğim için.. Çünkü şuna inanmıştım; hayatım boyunca oğluma sütümden daha kıymetli hiçbirşey veremem, imkanlarım ne olursa olsun! Bu inancımdan dolayı, çocuklarını sütlerinden mahrum etmek istemeyen anneleri son derece taktir ediyorum ve işverenleri insafa ve anlayışa davet ediyorum. Çocuklar sadece annelerinin değildir, onlar gelecek olan nesildir. Onların sağlıklı gelişmeleri hepimizin çıkarınadır. Devlet de dahil tüm işverenler durumu bu açıdan değerlendirmelidir diye düşünüyorum.