11 Yorum

Bir Nefesmiş Hayat – 4

Güz’ün hikayesi Belde’nin kaleminden devam ediyor. Belde’nin tüm yazılarına Güz’ün hikâyesi etiketinden ulaşabilirsiniz.

***

Mücadeleye devam ediyoruz. Geçirdiği ameliyat sonrası biraz sarsıldık; Sepsis denilen ölümcül bir enfeksiyona karşı savaş verdik. Doktorumuzun  “Direkten döndük” derkenki yüz ifadesi hala aklımda. Bu noktada benim de biraz gücüm düşmüş olmalı ki sütümün miktarı azalmaya başladı. Benim güçlü oğlum; bu sefer o bana güç vermek için elimi sımsıkı tuttu, o gün ona söz verdim “Seni çok seviyoruz, iyi ki sen bizim oğlumuz oldun, seninle gurur duyuyoruz, inşallah geçirdiğin bu acıları sana unutturacağız.”

Allah’ımıza şükürler olsun ki bu fırsatı, ona her şeyi unutturabilme fırsatını bize verdi. Güzel günler gelecek derdik, geldi ve inanıyorum daha da güzel olacak. Hala bazı sıkıntılarımız var ama aşılamayacak şeyler değil.

Yavaş yavaş toparlamaya başlamıştı, eski hareketliliği geri gelmişti ama hala çok sık kan ve trombosit ihtiyacımız vardı. Bu ihtiyacımız iki aydan fazla devam etti. Haftada en az üç donör bulmamız gerekiyordu. Arkadaşlarımız, onların arkadaşları… Oğlumun canına can katan herkese müteşekkirim. Yeri geldi bir kişiden altı, yedi kez trombosit aldık. Ne kadar şanslıymışız ki kanıyla, canıyla bize maddi manevi destek veren dostlarımız, ailemiz vardı yanımızda.

Zorlu bir aradan sonra tekrar oksijen denemeleri yapılmaya ve tekrar beslenmeye başladı. Bu sefer oksijen denemeleri daha başarılı gitmeye başladı fakat ilerideki yaşlarında Kronik akciğer problemi (BPD) olacağı kesinleşti. Arada güzel bize moral veren sürprizler de oluyordu. Anneannesiyle birlikte bin bir ricadan sonra bir gün içeri girebildik; Güz’ün ilk defa o gün çok net bir biçimde gülümsediğini gördük. İnanılmaz bir mutluluktu bu bizim için. Güz hala en çok anneannesine gülüyor zaten.

Her cephede savaş veren doktorlarımızın bir savaşı da beslenme ve kilo alma problemiydi. Güz’ün bağırsakları besinlerin emilimini yeterince yapamıyor, bu yüzden yeterince kilo alamıyordu. Anne sütünü kesmek zorunda kaldılar ve duruma uygun mamalar kullanmaya başladılar. Ama en iyi çözüm bir an önce dışarıda olan kısmının iyileşmesi ve içeri alınmasıyla bağırsağın tamamını kullanarak bu problemi aşmak olduğunu düşünüyorlardı. Tabii ki kolay değil, özellikle bir önceki ameliyattan sonraki zor süreci düşündükçe. Fakat içinde bulunduğumuz tabloda aldığımız güzel haberlerden biri de bağırsağı içeri alma ameliyatını erkene almayı düşünmeleri oldu.

Günler geçtikçe tekrar tekrar gelişen enfeksiyonlar, damar yolu sorunları, kataterler, göz (ROP) muayeneleri, beslenme vb. günlük sorunlar; bunların ayrıntılarına girmeye gerek yok. Tam tamına 90 gün sonra ilk defa oğlumu kucağıma aldım ve emzirme denemesi yaptık. Sütüm artık hiç yok gibiydi, zaten amaç aramızdaki anne bebek bağını kurabilmemizdi. 15 dakika kucağımda kaldı, onunla konuştum, öptüm, birbirimize baktık ve bana gülümsedi. Evet, küçük olduğunu görüyordum ama artık neredeyse doğduğunun iki katına ulaşmıştı. 1120 gramın ne kadar küçük olduğunu oğlumu kucağıma aldığımda daha iyi anladım. Bu kısacık süren mutluluğumuz, hayatımda hiç unutamayacağım ve hiçbir şeye değişemeyeceğim anlardan biridir.

O günden sonra Göz doktorlarımız (ROP) ameliyatının yapılmasına karar verdiler. Prematüre bebeklerde aldıkları oksijen yüzünden gözün arkasında fazla damarlanmalar gelişebiliyor ve bu damarlarda kanamalar oluşabiliyor. Bu yüzden çok sık göz muayenelerimiz yapılıyordu herhangi bir durumda çok hızlı müdahale gerektiren bu durumun gecikmesi sonucu körlüğe kadar giden riskleri vardı. Çok şükür erken müdahale edilerek lazerle göz ameliyatını başarıyla atlattık.

Güz doğalı 4 ay olduğu gün, yani artık normalde doğması gereken gün (ben buna 2. doğum diyorum) bağırsaklarının içeri alınması için ameliyata gitti. Bunu da atlattık mı çok büyük bir aşamayı geçmiş olacaktık ki öyle de oldu; 2010 yılına beraber girdik oğlumuzla.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

11 yorum

  1. Çok geçmiş olsun. Bu zorlu sınavı sen ve ailenin gücüyle beraber yeneceğine eminim.Güz’ün daha iyi haberlerini duymak üzere gücüne hayran oldum.

  2. yaşam mücadelesi buna denir işte.. daha önce de yazmıştım, allah sizi ayırmasın…

  3. Allah Güz'ü size sizi Güz'e daha çok uzun yıllar bağışlasın. Güz'ün hikayesi gönlüme işlemiş nadir hikayelerden.

  4. Allah'ım çocuklarımızı bize bizi de onlara bağışlasın. Allah mutlu günler nasip etsin, sağlık versin… Herşeyin başı sağlık gerçekteni gerisi yalan, gerisi hikaye. Sağlık oldu mu insanın yapmayacağı şey yok. Yeter ki sağlıklı olsunlar ve olalım… Bizler de onalra lazımız…

    • Herşeyin başı sağlık… Gerçekten hep söylenir hep söylendiği içinde içeriği pekte düşünülmez halbuki ne kadar doğru bir sözdür. Yapamayacağımız hiç bir şey yok… bu bakış açısı herzaman bizi yukarılara taşıdı çok şükür. Bu bakış açısıyla hastalıklarını yenen bir sürü insan var umutsuzluk en büyük yumruktur kişinin kendine vurduğu. İnadına umut diyorum ben :))

  5. Çok şükür, umarım bundan sonrada nice yılları hep birlikte sağlıklı bir şekilde geçirirsiniz 🙂

  6. Güz'ün ve sizin mücadelenizi gözlerim dolu dolu okuyorum, birbirinizle ve kendinizle ne kadar gurur duysaniz azdir. Güz'e ömür boyu saglik ve mutluluk diliyorum, hep böyle cesur ve savasci olur insallah.

  7. Yorumlarınız, dualarınız için teşekkür ederim.

    Çocuklarımızın gücüne hep inanalım onlar o kadar saf ve temizler ki bizden kat be kat daha güçlüler hayata karşı. Çözemeyeceğimiz kendimize dert ettiğimiz problemleri onlar hayatın içinde yaşayarak, öğrenerek çözüyorlar. Bizim vereceğimiz sevgi ve biraz yönlendirme hayatlarında mucizeler yaratıyor.

    • Belde bir şey diyeyim mi ben Güz'ü hiç görmedim ama çok seviyorum,eminim burdaki bir çok anne de öyledir.Umarım ileriki yazılarında Güz'ün resimlerini de koyarsın,biz de görmüş oluruz kuzucuğu…

  8. Ah Belde, gücünüze, ümidinize hayran kaldım. Allah bunları sizden hiç eksik etmesin ama artık daha fazlasıyla da sınamasın inşallah. Minik meleğinizle bundan sonraki hayatınızı sağlık, mutluluk ve huzur içinde geçirmenizi dilerim.