8 Yorum

Anne sütü

Aşağıdaki konuk yazı, Blogcu Anne okurlarından Duygusal Anne tarafından kaleme alındı.

Duygusal Anne’nin bu yazısının kendi deneyimlerinin paylaşımı olduğunun vurgularken, yaşamış olduğu sorunların her yeni annenin başına geleceği gibi genel bir durum olmadığının altını çizmek isterim.

***

Bir insanın yaşamında içebileceği en değerli gıda! Ve bu gıdaya sadece yaşamın ilk yıllarında sahip olunabilir. Kıymetini çok iyi bilmek lazım. Bu yazıyı doğum yapacak annelere örnek olması için yazıyorum.

Doğumun hemen ardından anneyi birçok görev beklemektedir. Bunların içinde en önemlisi çocuğunu besleyebilmek. Daha da önemlisi kendi sütüyle besleyebilmek. Demir doğduğunda ilk 3 gün bu mucizevî gıdayla tanışamadı. Neden mi? Henüz emme becerisi gelişmemişti. Deneme yapıyor fakat hemen yorulup bırakıyordu. Yeni anne olan ben de nasıl yapacağım konusunda deneyimli değildim. Ama bildiğim bir şey vardı ki o da denemeye devam etmem gerektiğiydi. Karnı epeyce acıkmış olan minik bebeğiminse bu süreçte beslenebilmesi gerekiyordu. Doktorum bebeğimin alışana kadar devam maması alabileceğini söyledi. Bunu söylediğinde başlarda çok endişelendim. Demir’in sütümü reddetmesinden korktum. İlk gece hastanede devam mamasıyla idare ettik. Ertesi gün çıkış yapıldı ve evde denemelere devam ettik. 3. gün ise “Bu işi çözeceğiz” dedim ve Demir’le baş başa kaldım. Ve final: cuk cuk cuk emen küçücük bir bebiş.

Bu süreçte anne adaylarına tavsiyem bebeğiyle baş başa kalıp denemeleridir. Neden mi? Etraftan gelen yorumlar zaten stres içerisinde olan anneyi daha da strese sokmaktadır. “Neden emmiyor?”, “Eyvah emmeyecek galiba!” gibi cümleler sinir bozucu olmakla birlikte motivasyonu da düşürmektedir. Neyse ki 3. gün bu işi ikimiz de çözmüş olduk.

İlk aşama bu şekilde atlatıldı. Sırada 2. zorlu aşama vardı. Burada sıkıntıyı yaşayan bebiş değil anne olacaktı. Demir kendine yetecek kadar sütü emiyordu. Karnı da artık çok güzel doyuyordu. Fakat sıkıntı yaratan durum sütle dolup patlayacak duruma gelen göğüsler! Yine deneyimsiz olan bendeniz ağrı içersinde birkaç gün geçirmek zorunda kaldım. Öyle bir ağrı ki… Meğer bu gibi durumlarda yapılması gereken, sütle biriken göğsün bir süt sağma makinesiyle boşaltılmasıymış. Hemen bir makine edindik ve şişen göğüsleri boşalttık. Nasıl bir rahatlama anlatamam. Canım sütler gidiyor diye düşünmeyin ve sağdığınız sütleri küçük küçük ayırıp buzluğa atın. Buzlukta saklanan sütler daha sonra gerekli durumlarda kullanılmak üzere depolanabilir. Buzlukta sütlerinizi 6 aya kadar saklayabilirsiniz. Benim sütüm bana yeter diyorsanız çiçeklerinize dökün! Sonuç, pırıl pırıl parlayan yapraklar ve canlanan bitkiler. Bunu da denedim. Gayet başarılı. Bu süreç de bu şekilde atlatıldı.

Bitti mi? Hayır! 3. ve en ıstırap verici olan aşamaya geldik. Bir gün yatağınızda mışıl mışıl uyurken bir ağrıyla uyanırsınız. Ağrı göğsünüzden gelmektedir. Aman Allah’ım o da ne? Göğüste belli birkaç yerde bezemsi yapılar! Ve bu 2. aşamada anlattığımdan biraz daha farklı. Sütle dolmuş bir göğüs değil, belli kısımları sertleşmiş bir göğüsle karşı karşıyayız. Ve yukarıda bahsettiğim acının kat kat fazlasıyla. Önce anneden eşten dosttan tavsiyelerle çözmeye çalıştık durumu. Ilık duşlar alındı, ıslak havluyla masajlar yapıldı. “Süt kanalı tıkanmıştır” dediler ve yine sütler sağıldı. Bu sefer fazla sütü boşaltmak değil, tıkanan kanalı açmaktı amaç. İşe yaradı mı? Evet. Doktor da ılık suyla sık sık duş almamı önerdi. Bunu da atlattık derken aynı durumu bir kez daha yaşadım. Yine aynı şeyleri yaptım. Fakat bu sefer sonuç başarısız. Doktor yolu gözüktü. Başınıza gelmesini istemem ama gelirse gitmeniz gereken doktor Genel Cerrah olacak. Genel Cerrah, göğüs ultrasonu isteyecek ve göğsü muayene edecek. Biz göğüste enfeksiyon olduğu için durumu antibiyotikle çözdük. Daha ileriki aşaması apse oluşması ve cerrahi müdahaleymiş. Neyse ki ondan yırttık. Bu neden oluyor derseniz? Göğüsteki çatlaklardan içeri giren mikroplardanmış. Her emzirmeden sonra göğsü ılık suyla silmek gerekiyormuş. Ya da en azından kurulamak. Sanırım ben bunlara pek dikkat etmedim.

Yaşanan tüm bu sıkıntılara değdi mi? Değdi! İlk 6 ay sadece anne sütüyle Demir’i besledim. 5. ve 6. ayda bazı yiyecekleri tattırdık. Şu an Demir 8. ayın içinde ve ek gıdalarla birlikte hala cuk cuk emiyor. Kilo alımı gayet iyi gitti ve hiç hastalanmadı. Bağışıklık sisteminin temelleri de başarılı bir şekilde atılmış oldu.

Siz siz olun küçük bebişinizi kendi sütünüzle beslemeye çalışın. Başınıza ne gelirse gelsin devam etmekten vazgeçmeyin. Bu mucizevî gıdadan yavrularınızı mahrum bırakmayın.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir insanın yaşamında içebileceği en değerli gıda! Ve bu gıdaya sadece yaşamın ilk yıllarında sahip olunabilir. Kıymetini çok iyi bilmek lazım. Bu yazıyı doğum yapacak annelere örnek olması için yazıyorum.

Doğumun hemen ardından anneyi birçok görev beklemektedir. Bunların içinde en önemlisi çocuğunu besleyebilmek. Daha da önemlisi kendi sütüyle besleyebilmek. Demir doğduğunda ilk 3 gün bu mucizevî gıdayla tanışamadı. Neden mi? Henüz emme becerisi gelişmemişti. Deneme yapıyor fakat hemen yorulup bırakıyordu. Yeni anne olan ben de nasıl yapacağım konusunda deneyimli değildim. Ama bildiğim bir şey vardı ki o da denemeye devam etmem gerektiğiydi. Karnı epeyce acıkmış olan minik bebeğiminse bu süreçte beslenebilmesi gerekiyordu. Doktorum bebeğimin alışana kadar devam maması alabileceğini söyledi. Bunu söylediğinde başlarda çok endişelendim. Demir’in sütümü reddetmesinden korktum. İlk gece hastanede devam mamasıyla idare ettik. Ertesi gün çıkış yapıldı ve evde denemelere devam ettik. 3. gün ise “Bu işi çözeceğiz” dedim ve Demir’le baş başa kaldım. Ve final: cuk cuk cuk emen küçücük bir bebiş.

Bu süreçte anne adaylarına tavsiyem bebeğiyle baş başa kalıp denemeleridir. Neden mi? Etraftan gelen yorumlar zaten stres içerisinde olan anneyi daha da strese sokmaktadır. “Neden emmiyor?”, “Eyvah emmeyecek galiba!” gibi cümleler sinir bozucu olmakla birlikte motivasyonu da düşürmektedir. Neyse ki 3. gün bu işi ikimiz de çözmüş olduk.

İlk aşama bu şekilde atlatıldı. Sırada 2. zorlu aşama vardı. Burada sıkıntıyı yaşayan bebiş değil anne olacaktı. Demir kendine yetecek kadar sütü emiyordu. Karnı da artık çok güzel doyuyordu. Fakat sıkıntı yaratan durum sütle dolup patlayacak duruma gelen göğüsler! Yine deneyimsiz olan bendeniz ağrı içersinde birkaç gün geçirmek zorunda kaldım. Öyle bir ağrı ki… Meğer bu gibi durumlarda yapılması gereken, sütle biriken göğsün bir süt sağma makinesiyle boşaltılmasıymış. Hemen bir makine edindik ve şişen göğüsleri boşalttık. Nasıl bir rahatlama anlatamam. Canım sütler gidiyor diye düşünmeyin ve sağdığınız sütleri küçük küçük ayırıp buzluğa atın. Buzlukta saklanan sütler daha sonra gerekli durumlarda kullanılmak üzere depolanabilir. Buzlukta sütlerinizi 6 aya kadar saklayabilirsiniz. Benim sütüm bana yeter diyorsanız çiçeklerinize dökün! Sonuç, pırıl pırıl parlayan yapraklar ve canlanan bitkiler. Bunu da denedim. Gayet başarılı. Bu süreç de bu şekilde atlatıldı.

Bitti mi? Hayır! 3. ve en ıstırap verici olan aşamaya geldik. Bir gün yatağınızda mışıl mışıl uyurken bir ağrıyla uyanırsınız. Ağrı göğsünüzden gelmektedir. Aman Allah’ım o da ne? Göğüste belli birkaç yerde bezemsi yapılar! Ve bu 2. aşamada anlattığımdan biraz daha farklı. Sütle dolmuş bir göğüs değil, belli kısımları sertleşmiş bir göğüsle karşı karşıyayız. Ve yukarıda bahsettiğim acının kat kat fazlasıyla. Önce anneden eşten dosttan tavsiyelerle çözmeye çalıştık durumu. Ilık duşlar alındı, ıslak havluyla masajlar yapıldı. “Süt kanalı tıkanmıştır” dediler ve yine sütler sağıldı. Bu sefer fazla sütü boşaltmak değil, tıkanan kanalı açmaktı amaç. İşe yaradı mı? Evet. Doktor da ılık suyla sık sık duş almamı önerdi. Bunu da atlattık derken aynı durumu bir kez daha yaşadım. Yine aynı şeyleri yaptım. Fakat bu sefer sonuç başarısız. Doktor yolu gözüktü. Başınıza gelmesini istemem ama gelirse gitmeniz gereken doktor Genel Cerrah olacak. Genel Cerrah, göğüs ultrasonu isteyecek ve göğsü muayene edecek. Biz göğüste enfeksiyon olduğu için durumu antibiyotikle çözdük. Daha ileriki aşaması apse oluşması ve cerrahi müdahaleymiş. Neyse ki ondan yırttık. Bu neden oluyor derseniz? Göğüsteki çatlaklardan içeri giren mikroplardanmış. Her emzirmeden sonra göğsü ılık suyla silmek gerekiyormuş. Ya da en azından kurulamak. Sanırım ben bunlara pek dikkat etmedim.

Yaşanan tüm bu sıkıntılara değdi mi? Değdi! İlk 6 ay sadece anneBir insanın yaşamında içebileceği en değerli gıda! Ve bu gıdaya sadece yaşamın ilk yıllarında sahip olunabilir. Kıymetini çok iyi bilmek lazım. Bu yazıyı doğum yapacak annelere örnek olması için yazıyorum.

Doğumun hemen ardından anneyi birçok görev beklemektedir. Bunların içinde en önemlisi çocuğunu besleyebilmek. Daha da önemlisi kendi sütüyle besleyebilmek. Demir doğduğunda ilk 3 gün bu mucizevî gıdayla tanışamadı. Neden mi? Henüz emme becerisi gelişmemişti. Deneme yapıyor fakat hemen yorulup bırakıyordu. Yeni anne olan ben de nasıl yapacağım konusunda deneyimli değildim. Ama bildiğim bir şey vardı ki o da denemeye devam etmem gerektiğiydi. Karnı epeyce acıkmış olan minik bebeğiminse bu süreçte beslenebilmesi gerekiyordu. Doktorum bebeğimin alışana kadar devam maması alabileceğini söyledi. Bunu söylediğinde başlarda çok endişelendim. Demir’in sütümü reddetmesinden korktum. İlk gece hastanede devam mamasıyla idare ettik. Ertesi gün çıkış yapıldı ve evde denemelere devam ettik. 3. gün ise “Bu işi çözeceğiz” dedim ve Demir’le baş başa kaldım. Ve final: cuk cuk cuk emen küçücük bir bebiş.

Bu süreçte anne adaylarına tavsiyem bebeğiyle baş başa kalıp denemeleridir. Neden mi? Etraftan gelen yorumlar zaten stres içerisinde olan anneyi daha da strese sokmaktadır. “Neden emmiyor?”, “Eyvah emmeyecek galiba!” gibi cümleler sinir bozucu olmakla birlikte motivasyonu da düşürmektedir. Neyse ki 3. gün bu işi ikimiz de çözmüş olduk.

İlk aşama bu şekilde atlatıldı. Sırada 2. zorlu aşama vardı. Burada sıkıntıyı yaşayan bebiş değil anne olacaktı. Demir kendine yetecek kadar sütü emiyordu. Karnı da artık çok güzel doyuyordu. Fakat sıkıntı yaratan durum sütle dolup patlayacak duruma gelen göğüsler! Yine deneyimsiz olan bendeniz ağrı içersinde birkaç gün geçirmek zorunda kaldım. Öyle bir ağrı ki… Meğer bu gibi durumlarda yapılması gereken, sütle biriken göğsün bir süt sağma makinesiyle boşaltılmasıymış. Hemen bir makine edindik ve şişen göğüsleri boşalttık. Nasıl bir rahatlama anlatamam. Canım sütler gidiyor diye düşünmeyin ve sağdığınız sütleri küçük küçük ayırıp buzluğa atın. Buzlukta saklanan sütler daha sonra gerekli durumlarda kullanılmak üzere depolanabilir. Buzlukta sütlerinizi 6 aya kadar saklayabilirsiniz. Benim sütüm bana yeter diyorsanız çiçeklerinize dökün! Sonuç, pırıl pırıl parlayan yapraklar ve canlanan bitkiler. Bunu da denedim. Gayet başarılı. Bu süreç de bu şekilde atlatıldı.

Bitti mi? Hayır! 3. ve en ıstırap verici olan aşamaya geldik. Bir gün yatağınızda mışıl mışıl uyurken bir ağrıyla uyanırsınız. Ağrı göğsünüzden gelmektedir. Aman Allah’ım o da ne? Göğüste belli birkaç yerde bezemsi yapılar! Ve bu 2. aşamada anlattığımdan biraz daha farklı. Sütle dolmuş bir göğüs değil, belli kısımları sertleşmiş bir göğüsle karşı karşıyayız. Ve yukarıda bahsettiğim acının kat kat fazlasıyla. Önce anneden eşten dosttan tavsiyelerle çözmeye çalıştık durumu. Ilık duşlar alındı, ıslak havluyla masajlar yapıldı. “Süt kanalı tıkanmıştır” dediler ve yine sütler sağıldı. Bu sefer fazla sütü boşaltmak değil, tıkanan kanalı açmaktı amaç. İşe yaradı mı? Evet. Doktor da ılık suyla sık sık duş almamı önerdi. Bunu da atlattık derken aynı durumu bir kez daha yaşadım. Yine aynı şeyleri yaptım. Fakat bu sefer sonuç başarısız. Doktor yolu gözüktü. Başınıza gelmesini istemem ama gelirse gitmeniz gereken doktor Genel Cerrah olacak. Genel Cerrah, göğüs ultrasonu isteyecek ve göğsü muayene edecek. Biz göğüste enfeksiyon olduğu için durumu antibiyotikle çözdük. Daha ileriki aşaması apse oluşması ve cerrahi müdahaleymiş. Neyse ki ondan yırttık. Bu neden oluyor derseniz? Göğüsteki çatlaklardan içeri giren mikroplardanmış. Her emzirmeden sonra göğsü ılık suyla silmek gerekiyormuş. Ya da en azından kurulamak. Sanırım ben bunlara pek dikkat etmedim.

Yaşanan tüm bu sıkıntılara değdi mi? Değdi! İlk 6 ay sadece anne sütüyle Demir’i besledim. 5. ve 6. ayda bazı yiyecekleri tattırdık. Şuan Demir 8. ayın içinde ve ek gıdalarla birlikte hala cuk cuk emiyor. Kilo alımı gayet iyi gitti ve hiç hastalanmadı. Bağışıklık sisteminin temelleri de başarılı bir şekilde atılmış oldu.

Siz siz olun küçük bebişinizi kendi sütünüzle beslemeye çalışın. Başınıza ne gelirse gelsin devam etmekten vazgeçmeyin. Bu mucizevî gıdadan yavrularınızı mahrum bırakmayın.
sütüyle Demir’i besledim. 5. ve 6. ayda bazı yiyecekleri tattırdık. Şuan Demir 8. ayın içinde ve ek gıdalarla birlikte hala cuk cuk emiyor. Kilo alımı gayet iyi gitti ve hiç hastalanmadı. Bağışıklık sisteminin temelleri de başarılı bir şekilde atılmış oldu.

Siz siz olun küçük bebişinizi kendi sütünüzle beslemeye çalışın. Başınıza ne gelirse gelsin devam etmekten vazgeçmeyin. Bu mucizevî gıdadan yavrularınızı mahrum bırakmayın.

8 yorum

  1. Sağol blogcuanne.Gerçekten emzirme dönemlerim çok zor geçmişti. Şuan Demir 20 aylık ve 18 ay 4 gün boyunca emdi:)Bu yüzden çok mutluyum. Fakat şu aralar süt içme konusunda sıkıntılarımız var. Sadece nesquikli süt içiyor. Normal çocuk sütüne nasıl alıştırıcam bilemiyorum. Yardımlarınızı bekliyorum. Tekrar çok teşekkür ederim….

  2. "olmadı çiçeklere dökün" kısmında kendimi atmak üzere bir pencere aramak için kalktım yazının başından :)))))

  3. Süt kanallarının tıkanması konusunda 2 kez sıkıntı yaşadım. Birinde sıcak su ve bezle pansuman yapıp sorunu çözdüm diğerinde aynı yöntemi üst üste uygulamama rağmen çözüm olmadı. Pompa ile çekmek mümkün değildi. Göğsüm farklı boylardaki bezelerle bir yaratık halini almıştı. Doktorum bir süredir sıcak suya tuttuğum göğsümü bu kez soğuk suya tutmamı söyledi ve "bebeğin uyanınca emmesini sağla bir tek o çözer bu sorunu" dedi. Sıcak sonrası soğuk su ile yapılan şok ve Ege'nin damak kuvveti sorunu çözdü. Aklınızda olsun…Bu arada geç kalınırsa ve ödem yaparsa antibiyotik tedavisi gerekiyor ve mutlaka doktora gidilmesi gerekiyor.

  4. – Sezeryan olmak zorunda kalanlardanım. Hastanede kaldığım 2 gün süresince kolostrum sütü damla damla geldi ama esas süt gelmedi. Buna rağmen bebeğin şeker seviyesi ölçümü yapıldı, seviyede düşme olmadığı için de herhangi bir gıda verilmedi. Eve gelip duş aldıktan sonra da sütüm geldi zaten. Emzirmeyi destekleyen, bebek dostu bir hastane seçmek çok önemli.
    – Bebeklerin bazı dönemler emmek istememe durumu oluyor, sakın vazgeçmeyin, uykusunda emzirin, sık sık teklif edin, bir süre sonra geçiyor. Benim kızımda 3-4 aylıkken ve 8-9 aylıkken yaklaşık bir hafta süren bir atak durumu oldu, kucagıma aldıgımda bile kendini kucağımdan atmaya çalışıyordu ama dediğim gibi sonra geçiyor. Kızım şu an 25 aylık ve halen emiyor.

    • Benim oğlum 3,5 aylık 1. Ayın sonuna kadar muhteşem emdi 1600 kilo aldı fakat. Son 2.5 aydır memeye nezaman gelse çığlık kıyamet agliyor. Bende çareyi uukuda vermekle buldum. 600 gr ancak aldı son 2 aydır. Düzelecek diye umutla bekliyoruz. Uyut emzir biraz zor oluyo.si bu atakları nasıl halletiniz??

      • Bazen uyutarak veriyordum ki uyuduktan sonra vermenin en zor yanı memeyi ağzına sokup emecek kadar uyandırmak ama tam da farkında olmamasını sağlamak 🙂 Bazen de biraz inatlaşıp kararlı davranarak veriyordum.Hem çok sinirleniyordu, hem de süt emmek istediği için ayrılamıyordu, homurdanarak, çekeleyerek de olsa emdiği oluyordu. Sizin süresi bayağı uzamış bize göre. Bizimkiler 15 gün kadar sürmüştü. Ağzında emerken acı verecek yara benzeri bir şey olabilir mi Kontrol etmişsinizdir gerçi ama… Bu arada benim kızım çok güzel emmesine ve çok sütüm olmasına rağmen, kilo alımı hep sınırdaydı. 4 ayın sonunda ek gıdaya başladık ama bir şey farketmedi. Halen de iyi yemesine rağmen, meme de emiyor, kilo alımı sınırdadır.

        • Ayakta salla uyut.cok daldimi yandın memeyi ağzına sokamassin.hafif bayik halde olacakki mekruhu ağzına sokabilesinn.inatlaşmak hiç fayda etmedi.süt ağzına geldigi anda kesinlikle çıldırıyor.bende tam süt akısı başlamışmam memden fışkıran sutlerle kalakaliyorum:(((inek sutu aalerjisi dediler diyete girdim 1,5 ay oldu hiç bisey fayda etmedi.bulaşar bol sütüm ve emzirme istegim varken kitlenip kaldın. Kimse bir çözüm üretemiyor maalesef.buarada biberonla vermeyi denedik onuda almıyor:(((