31 Yorum

Bir Nefesmiş Hayat – 5

Güz’ün hikayesi Belde’nin kaleminden devam ediyor. Belde’nin tüm yazılarına Güz’ün hikâyesi etiketinden ulaşabilirsiniz.

***

En büyük ameliyatımızı geride bıraktık. Güz’ümüz giderek iyileşecek, toparlayacak artık diyorduk içimizden. Hele 2010 yılına girdiğimiz gece saat 02:00 da hemşire annemizden gelen mesaj içimize mutluluk kattı.

Belde Hanım; Güz kaka yaptı 🙂

Bu mesaj gösteriyordu ki ameliyat başarılı geçti ve bağırsaklar çalışmaya başladı. Sonraki günlerde bir süre daha güzel gelişmeler olmaya devam etti. Oksijen ihtiyacı azaldı, günde iki kez 5-10 cc kadar biberonla beslenmeye bile başladı, kapalı kuvözden çıkıp açık yatağa alındı ve üzeri giydirilmeye başlandı.

Güz, doğumundan 5 ay sonra, ilk defa biberonla beslenmeye başladı, kilosu 1600 gr.

Güz’deki bu gelişmeler doktorlarımızı da umutlandırmış olacak ki ilk defa 126. günde bize “kapıya yakınsınız” dediler. Oysa ki onlar bile bilmiyorlardı ancak 354. günde hastaneden taburcu olabileceğimizi. Açıkçası tahmin bile etmiyorlardı, çünkü ilk defa böyle bir tecrübe yaşadılar. Nomal şartlarda küçük, bakımı zor bir prematüre bebeğin ortalama hastaneden çıkış süreci 3-4 ayı geçmezdi.

Bir gün hastaneye Sabah gazetesinden röportaja geldiler. Kalp ameliyatımızı (PDA) yapan doktorumuz yayınlamak için bizden izin istedi. Hastanede ilk  defa Güz kadar küçük bir bebeğe bu ameliyat yapılmış ve bunu duyurmak istemiş doktorlar. Bende bu haberin internet üzerindeki linkini sizlerle paylaşmak isterim: ‘Parmak’ Murat 4 ayda 1 kilo aldı, 10 santim uzadı.

O günlerden sonra sizin de tahmin edebileceğiniz gibi her şey yolunda gitmedi. Güz’ün aldığı kiloları verdiği, 1 ay boyunca 1600 gr. civarında takıldığı fark edildi. Bağırsaklar çalışmaya başlamıştı başlamasına ama besinlerin emilimini yeteri kadar yapamıyordu hala. Bunun için çözümler düşünmeye başladılar. Tam o günlerde biberonla beslenirken ciğere kaçan bir kaç damla mama yüzünden ciğerde su toplaması ve enfeksiyon gelişti. Yine antibiyotik tedavisine başlandı, solunumları bozuldu. Beslenme bir süreliğine durduruldu, sonra sürekli beslenme denilen bir sistemle burundan mideye direkt inen bir beslenme borusuyla beslenmeye başladı ve hastaneden çıkana kadar da bu şekilde beslenmeye devam etti. Bu olay bir ayda kat ettiğimiz yolları geriye döndürdü. Kaybettiğimiz zaman ise 1 aydan çok daha fazlaydı. Fakat artık yapacak bir şey yoktu, olan olmuştu. Süresi ne olursa olsun biz bugünleri de atlatacağız dedik; yine el ele, baş başa verdik. Hastane ortamında kaldıkça arka arkaya geçirilen idrar yolu enfeksiyonları, oksijen durumları, kilo aldı-almadı derken, bizim için uzun bir bekleyiş süreci başladı.

Bu süreç içinde hayat bir yandan duruyor bir yandan da hızla devam ediyordu; adapte olmak hiç kolay değildi. Güz bir gün eve gelecekti, ne yapıp edip ona iyi şartlar hazırlamalıydık. Ona kaybettiği zamanları kısa zamanda geri kazandırmak bol ilgi, bol sevgi ortamı yaratmak istiyorduk. Bu yüzden anneanne ve dedeyi ikna edip hepimizin birlikte yaşayacağı bir eve taşınmaya karar verdik. Kısa sürede taşınma işini hallettik. Akşama kadar hastanede günlerimizi geçirdik, geceleri ev topladık, koli yaptık. Bu arada iş stresleri ve aylardır biriken borçların ancak tazminatla ödenebilmesi nedeniyle eşim işinden ayrılmak, iş değiştirmek zorunda kaldı. Ben de kafamı dağıtmak için bitmesinden hiç umudum olmayan ama sonuçta çevremdekilerin yardımıyla bitirdiğim yüksek lisans tezimi yazmaya çalışıyordum. Bu tez benim önceki hayatımla olan bir bağdı sanırım. İleride Güz büyüdüğü zaman kendi kendine demesin “annem benim yüzümden tezini bitirememiş yarım bırakmış” diye çarpık bir bakış açısıyla kendimi avuttum ve hırslandırdım sanırım. Her şeye rağmen yaşayacağım alt mesajıyla.

Sonra bir gün, Güz artık 7 aylık olmuştu bile, doktorumuz yanına çağırdı ve “Bu haftasonu hastane odasında deneme yapmak için bebeği yanınıza vermeyi planlıyoruz” dedi. İşte 7 ay sonra gelen annelik hali, endişe, mutluluk ve ellerimin ayaklarımın birbirine dolaştığı an.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

31 yorum

  1. çokk geçmiş olsun. inşallah bundan sonra hayat çok sağlıklı, çok mutlu geçer hepiniz için..

  2. cok cok gecmis olsun. her sey gonlunuze gore olsun, hayat hep guzellikler gostersin size ve guz bebege insallah.

  3. Cok cok gecmis olsun. Bundan sonra insallah sizin ve bebeginiz icin hersey cok kolay olur.

  4. Ben okumuştum gazetedeki haberinizi, hatırlıyorum. Çok duygulanmıştım. Mucize demiştim kendi kendime. İşler yolunda gitmemiş o günlerden sonra ama mutlu sonla bitmesine çok sevindim.

  5. Teşekkür ederiz.. Zamanla herşey daha da güzel olacak buna inanıyoruz.

  6. Her yazini okuduktan sonra oldugu gibi yine doldu gozler. Ne kadar iyi dusunmussunuz anneanne ve dedeyle Guz'e huzur ve sevgi dolu bir ev hazirlayarak.

  7. mucize bebek hayat dolu güz savaşcı paşam benim seni çok seven teyzen…

  8. Hikayenizin devamını sabırsızlık ve merakla bekliyorum. Keşke daha sık yazsanız ve yayınlansa yazılarınız. En çok da artık güneşli günlerinizi anlatacağınız yazılarınızı okumayı bekliyorum. Bende 19 haftalık hamileyim şuanda. Allah kimseye yaşatmasın. Bundan sonra bütün güzellikler, sağlıklı ve mutlu günler sizinle olsun.

    • Ebru hanım gelecek yazımda da bir parça üzüleceğiz ama ondan sonrakiler daha güzel olacak.:)) Biz hep gel gitler yaşadık; iki ileri bir geri. Yaşam savaşı böyle bir şeymiş.

      Umarım olumsuz etkilenmiyorsunuzdur. Bu benim en son isteyeceğim şey aslında bu hikaye bir umut hikayesidir. Size çok sağlıklı günler dilerim…

  9. Allah ne büyük bir sabır ve sevgi vermiş gerçekten ne kadar zor böyle zorluklarla mücadele etmek. dile kolay 350küsür gün.. 1 yıl demek ya, gerçekten artık hayata çok farklı bakıyorsunuzdur Belde hanım, bizim günlük takıntılarımıza gülüp geçiyorsunuzdur heralde:)

    • yaşadıklarımız bakış açımızı değiştirdi tabiii olaylara ama sonuçta hepimiz insanız hayıflandığımız, sıkıldığımız hayatın içinden bir sürü şey olabiliyor. Biz hala eskisi gibi normalleşemedik ama zamanla oda olacak. bu tip günlük problemler normalleşmenin habercisi bir taraftan. önemli olan bunlarla başa çıkabilmek sanırım.

  10. Nihat'ın Annes

    Güzzzzz senin şu andaki sağlıklı halini okadar çok meral ediyorum ki:) anlatamam…

    • :)) …. daha önce moral bozucu resimler koymak istememiştim ama artık daha iyiye giden resimlerini koyacağım.

      • bu resimler hiç de moral bozucu değil,umud etmenin,direnmenin,dayanmanın,azmin resimleri…

      • sevgili belde, güz'ün hikayesini ilgiyle okuyorum ve inan her yazından sonra onun için dua ediyorum.

        en son yazını okuduktan sonra minik Güz'ü görmeyi çok istemiş hatta resmini yayınlamanı rica etmeyi düşünmüştüm. Sonra belki tercih etmez dedim kendi kendime…Güz'ü görmek beni çok mutlu etti. Maşallah ona … 🙂

        • Dualarınız için teşekkürler. Daha umut verici resimler için bekledim ileriki yazılarımda da resim olacak artık.

  11. Allah size ve sevdiklerine bagislasin hic ayirmasin ömür boyu insallah.

  12. Direncli Guz, akilli Guz, hayata meydan okumus ona tutunmus Guz,dunyanin en en en guzel bebegi Guz,

    Hayat seni zorlu engellerle karsilamis ama sen ona pes etmeyerek gununu gostermissin. annenin o sicacik gogsunde nasil da huzurlusun. Seni tanimiyorum ama hayranlik duyuyorum. o minicik kollarini actigin zaman annene saril kocaman olur mu?Bu zorlu mucadelende sana en cok o inanmis… Upuzun bol gulucuklu bir hayat diliyorum sana…

    • Teşekkür ederim Pınar hanım ne güzel yazmışsınız. Ama inanın eşimin desteği ve onun oğlumuza olan inancı inanılmazdı.

  13. Canim cok gecmis olsun, insallah tamamiyle sagligina kavusur

  14. Yorumlarınız, iyi dilekleriniz ve dualarınız için tekrar tekrar teşekkür ederim. Biz çevremizden böyle pozitif enerjiler alarak ve yayarak ayakta kaldık.

  15. Çok geçmiş olsun Belde Hanım. Eminim bebeğiniz hızla büyüyecek ve sağlığına kavuşacak. Göreceksiniz hayatta her şeyi başaran bir insan olacak. Çünkü o daha başlangıçta mücadele etmeyi öğrendi. Tekrar geçmiş olsun. Sevgiyle…

  16. 3 aylık ikiz annesi olarak ağlaya ağlaya okudum yazınızı. Sizin için bütün kalbimle, en içten dualarımı ettim. Umarım artık herşey düzelir ve bir daha hiç bırakmamak üzere sımsıkı sarılırsınız yavrunuza. Gülücüklerini görür, bunun dünyanın en keyifli duygusu olduğunu hissedersiniz… Allah size ailenizle güzel ve uzun bir ömür versin.
    Sevgilerimle
    Ecz. Aybike Kalyon Yılmaz

    • Sevgili Aybike, çok teşekkür ederim. Güzel günler geldi zamanla daha da güzel olacak bu yazdıklarımın üzerinden bir seneden fazla süre geçti çok şükür. Bütün bunları anlatmamın sebebi Prematüre doğumların ki bizim kisi en zorlarından biriydi; umutsuz olmadığıdır. Zor ama umutsuz değil.

  17. Belde ciğim, Allah hepinize uzun ömürler versin, sağlık,sıhhati hiç eksik etmesin. Ağzına sağlık, çok güzel paylaşmışsın, gerçekten insanı etkiliyor bu yaşadıkların….Sevgiler, selamlar.

  18. hikayeniz çok etkileyici, kendi hikayem gibi takip ediyorum, 32 haftalık erken doğum sonucu kaybettiğim bebeğimin kaybettiği mücadeleyi sevgili Güz çok güzel idare ediyor, etmesi için de sürekli dua ediyorum. Allah uzun, güzel, sağlıklı bir ömür versin size ve Güz' e.Umarım en kısa zamanda minik kollarıyla onun da size sarıldığı günler gelsin. Sevgiler.
    Burcu TUĞ