18 Yorum

Depremin düşündürdükleri

Cuma akşamı Kütahya’da deprem olduğunda Doğan yoktu. Ben yeni yatmış, uykuya dalmak üzereydim. Bir anda sallanmaya başladı her yer, beraberinde kısık ama korkutucu bir uğultuyla.

İlk tepkim:

Amanın! Deprem oluyor. Ne kadar sürecek? Daha kötü olacak mı?

oldu.

Sonra:

Çocukların hangisinin yanına koşsam? Derin’i kapıp Deniz’in odasına mı gitsem?

dedim.

Bir yandan da

Ya daha da şiddetlenirse? N’apmalıyım? Kirişin altına mı girmeliyim? Çocukları alıp bir yere sığınacak kadar vaktim var mı?

diye geçiriyordum içimden.

Tabii ki ben bunları düşününceye kadar deprem oldu, bitti.

Çok korktum. Ben 1999 depreminde Amerika’daydım, yaşamadım. Ancak korkusunu iyi biliyorum.

Ve -çok klişe belki ama- çocuklar söz konusu olunca başka yaşıyormuş insan depremi. “Hayatının film şeridi gibi önünden geçmesi” benzeri bir olay yaşadım o anda. Daha şiddetlenirse? Çocukların hangisine koşayım? Ne yapalım? Nasıl yapayım??? O an kollarım böyle mekanik olsun, uzasın, biri Deniz’in, biri Derin’in odasına gitsin, çocukları kaptığı gibi yanıma getirsin istedim.

Sonrasında hemen Twitter‘a girdim. Ortalık kaynıyordu.

Yarım saat boyunca neredeyse hiçbir medya kanalında depremle ilgili yayın yapılmadı. Ancak şiddetini, merkezini, her şeyi Twitter’dan öğrendik çok şükür.

Bu deprem bana şunları düşündürdü:

1. Depreme hiç hazır değilim.
2. Hazır olunabileceğini de sanmıyorum.
3. “Acil durum planı” falan deniyor; ancak ne kadar plan yaparsan yap, öyle aniden, öyle hazırlıksız yakalanabilirsin ki plan mlan aklında kalmaz insanın.
4. Dolayısıyla da depremden korunmanın tek yolu icinde bulunduğunuz binanın sağlam olması. Eh, söz konusu Türkiye olunca Allah’a emanetiz.
5. Deprem bahane, Twitter şahane. Twitter, depremle ilgili güncellemeler açısından “benim” diyen tüm haber kanallarını geride bıraktı. Türkiye’nin “en iyi” haber kanallarından biri “Kütahya’da deprem oldu” diye twit attığında depremin üzerinden bir buçuk saat geçmişti.
6. Türkiye’deki bir depremi, yurt dışındaki rasathanelerden takip etmek daha akılcı. Nitekim, depremin şiddetini de, merkezini de (Twitter üzerinden) Amerikan siteleri yayımlarken, Kandilli Rasathanesi’nin web sitesi kilitlenmişti.
7. Bazı insanlar bu depremi bile seçim gündemiyle bağdaştıracak kadar fütursuz.
8. Yine bazı insanlar Türkiye=İstanbul zannediyor. Keza merkezin İstanbul ve/veya yakınları olmaması bu insanlara rahat (!) bir nefes aldırıyor. Sanki Kütahya’dakilerin canı can değil.
9. Buna medya da dahil ki “Kütahya’daki deprem İstanbul’u korkuttu” gibi başlıklar atılıyor.
10. Çocukları aynı odada yatırmak için bir neden daha bulmuş oldum.

18 yorum

  1. Ben de cok korktum. Bir yandan kizimi dusunurken, bir yandan da karnimdaki bebegimi dusunup, ya daha da artarsa depremin siddeti ve erken dogum olursa diye cok korktum. Bir arkadasim 99 depremi sonrasi erken dogum yapmisti.

  2. Kütahya'da yaşayan birisi olarak fazlasıyla hissettim depremi, herkese geçmiş olsun fakat gerçekten hiç beklenmedik bir anda birdenbire başlayınca deprem, insan ne yapacağını şaşırıyor.

  3. 99 depremini deniz kenarındaki evimizde yaşadığımızda yalnızdım, annem Kocaeli'deydi, hayatımda deprem nedir bilmiyordum.

    O depremden sonra 2 gün anneme ulaşamadık, 2 gün annemin öldüğü fikriyle dolu televizyonlara bakıp durdum, belki annemi görebilirim diye. Evimiz hasarlıydı, babamın evinde oturup annemi veya ondan gelecek bir haberi bekledik. 2. günün sonunda çıkıp amaçsızca yürümeye başladık, birkaç dakika sonra tanımadığımız bir arabadan perişan halde, annem indi. Ağlayarak yolun ortasına yattım, korkunçtu. Sonrasında sahile çadır kurduk. Günlerce uyku tulumlarımızda yattık. Takip eden birkaç ay da Hereke'de, teyzemin evinin bahçesinde yaşadık. Beni eve sokmak mümkün olmadı, olamadı.

    Sonra o yaşadığım korku, bilinçlenmeyi, tedbir almayı getirdi beraberinde. Önce hasarlı evimizi elden çıkartıp İstanbul'un en sağlam yerlerinden biri olan bir semte kiraya çıktık. Dağın başıymış, şehre uzakmış, muhit kötüymüş demedik. Evlendiğimde de aynı yerede ev tuttuk. Sonrasında:

    1) Binamız için parasını verdik, mühendis getirttik apartman olarak, binamızı kontrol ettirdik.

    2) Bir deprem planı yaptık. Yapmakla kalmadık, belli periotlarla, herkes bize gülse de tatbikat yaptık.

    3) Bir deprem çantası hazırladım, çantayı sürekli güncel tuttum. Anılarımızı, fotoğraflarımızı CD'lere yükleyip bu çantaya koyduk.

    4) Çocuklar olduktan sonra da bunları uygulamaya devam ettik, hep hazır yaşadım ben en azından.

    5) Kuzey'in okulunda özellikle bu konuda çalışmalar yapılmasını sağladım. Okul binasının güvenliğinden emin olacak araştırmaları yaptım, okulu seçerken benim için önemli birkaç şeyden biri de deprem konusuydu.

    6) Evde deprem anında çocuğuma nasıl davranması gerektiğini öğrettim, sık sık hatırlattım.

    Bunları duyan-okuyan kişiler benim çok kontrollü yaşamaya çalıştığımı düşünebilirler. Oysa ki gayet kaderciyimdir, ancak önce tedbir sonra tevekkül derler, bilirsiniz. Alabileceğim her tedbiri alıp sonra işimi Allah'a bırakmak daha mantıklı.

    Bu zaman zarfında, depremler oldu, giriş katta oturduğumuz zaman ilk çıkan bizlerdik. Çantamız elimizde, hazır haldeydik.

    Hiç afallamadık, çıksak mı? kalsak mı? diye düşünmedik. Çünkü hep bir planımız vardı.

    Depremle ilgili planımızda yaşam üçgeni oluşturmak var. Aşşağıdaki linkten siz de okuyabilirsiniz. Görsellerde aratırsanız daha açıklayıcı resimler var.

    http://www.ahmetercan.net/index.php?mod=HaberDeta

  4. Deprem cocuklardan once ve sonra diye 2 ye ayrilabilir artik benim icin. O gece ikisi de yanimdaydi, oglumun yataginda yatiyorduk sallantiyi once cocuklar yapiyor sandim. Baktim bir de sesler eklendi anladim ki deprem oluyor. Yapabildigim sadece ikisine de simsiki sarilmak oldu. Misil misil uyumaya devam etti ikisi de. O an aklimdan gecenler onlara sarilmaktan baska bir sey yapamadigimdi. Bir de deprem devam ederse ve Allah korusun yikilirsa ev ustumuze , yanimda olduklari icin Allah'a sukrettigimi hatirliyorum. Esime seslendigimde rahat bir tavirla 'evet deprem oluyor' demesi ve cagirdigim icin yanimiza gelmesi beni sasirtti. Bu kadar rahat olmasini 17 agustos depremini yasamis olmasina bagladi. Sonuc olarak ben de kesinlikle boyle bir afete hazirlikli degilim. Deprem aninda nasil davranmak gerektigini anlatan bir suru sey dinlemistim ama uygulamak mumkun degil. Hepimize gecmis olsun

  5. Dusuncelerine yorum getirmek istedim.

    Bu deprem bana şunları düşündürdü:
    1. Depreme hiç hazır değilim.
    2. Hazır olunabileceğini de sanmıyorum.
    (aksine, hazir olabilirsin.. dogum gibi kacinilmaz bir sey bu. ogreniyorsun ne yapacagini, provalar yapiyorsun ve sevdiklerinin canlarini kurtarmak icin hazir oldugunu hissediyorsun. caresizlikten daha iyi bir duygu)
    3. “Acil durum planı” falan deniyor; ancak ne kadar plan yaparsan yap, öyle aniden, öyle hazırlıksız yakalanabilirsin ki plan mlan aklında kalmaz insanın.
    (kaliyor. plan tikir tikir isliyor hatta. yeterince prova edilmis olmasi yeterli. denendi ve goruldu. )
    4. Dolayısıyla da depremden korunmanın tek yolu icinde bulunduğunuz binanın sağlam olması. (depreme hangi binanin icindeyken yakalanacagini bilemeyeccegin icin, "evim depreme dayanikli" rahatligina guvenmemek lazim. ya kuafordeysen? ya misafirlikteysen?? cocuklar okuldaysa????)

    6. Türkiye’deki bir depremi, yurt dışındaki rasathanelerden takip etmek daha akılcı. Nitekim, depremin şiddetini de, merkezini de (Twitter üzerinden) Amerikan siteleri yayımlarken, Kandilli Rasathanesi’nin web sitesi kilitlenmişti.
    (zaytung: -> Merkez üssü Kütahya/Simav olan 5.9 şiddetindeki depremde göçen tek yer, Kandilli Rasathanesi'nin internet sitesi oldu..
    (schurker bildirdi) )

    lutfen herkes http://www.guvenliyasam.org/ egitimini alsin. hic olmazsa online yayinlarini okuyun. cocuklar icin ozel bolum de var sitde…
    emin olun biliyorum sandiginiz ama bilmediginiz cok sey var.
    acil durum planinizi ve versiyonlarini calisin.
    prova yapin.

    • "depremden korunmanın tek yolu icinde bulunduğunuz binanın sağlam olması." derken, İÇİNDE BULUNDUĞUNUZ kısmının ben de altını çizmek isterim. Dediğin gibi okul, kuaför, vs. nerede olacağını bilemez insan.

  6. Sevgili Mehtap yazdıklarını severek okudum. Okul ve ev seçimini belirtirsen belki bizlere de bir faydası olur. Hiç o noktadan ele almamıştım ev ve okul seçimini, taşınmayı ve yeni bir okulu düşündüğüm şu sıralar. Umarım mahzuru yoktur. Ayrıca anıları CD lere kopyalamak iyi bir fikir. Yapmalı:) Sevgiyle…

  7. Figen,

    Gönderdiğimiz anaokulu müstakil binalı. Şimdi belki "hepsi öyle" dersiniz ama benim oturduğum semtte, yani Yakacık-Uğur Mumcu'da bütün anaokulları 10 katlı binaların giriş katında. Üstlerinde 9 kat var. Müstakil binası olan okul çok az. Bina anaokulu yapmak amacıyla inşa edilmiş. 3 katlı ve deprem yönetmeliğine uygun, ayrıca İTÜ'den gelen uzmanlar da sağlam-oturulabilir-dayanıklı raporu vermiş. Bu çok rahatlatıcı bir şey. Okulumuz Yakamoz Anaokulu, Yakacık'ta.

    Şu anda biz Uğur Mumcu'dayız. Burada dediğim gibi hep 10 katlı binalar var fakat çoğu depremden sonra yapılmış, yeni binalar. Biz depremden önce yapılmış 6 katlı bir binanın 1. katındayız. Kaçış planımız da var, uyanıksak. Uykudayken deprem olursa kaçmayacağız. Bu bölgenin çok küçük bir alanı daha önceden çöplüktü. Herkes burayı çöplüktü orası der ancak çöplük olan alanın üstünde şu an bina yok. Spor tesisleri var. Binalar güvenli, en önemlisi zemin çok güvenli. Kütahya'da olan depremi ailemizden kimse hissetmedi, ben hariç. Ben de emin olamadım, haberlerde söyleyince emin oldum. Zemin sağlam olduğu için küçük depremleri hissetmiyoruz. Çekmeköy, Ümraniye, Yakacık, Aydos gibi bölgelerin zeminlerinin sağlam olduğunu biliyorum. Ahmet Ercan'ın bu konuda bir risk haritası var.

    Şimdi yeni bir yere taşınıyoruz, okulumuza yakın. 5 katlı bir binanın 1. katı. Henüz planımızı oluşturmadık fakat, buradan daha kolay bir plan olacak. Taşındığımız ilk hafta bununla ilgilenebiliriz. Önemli olan depremin her an gelebileceğini bilmek.

    Çok komik gelebilir ama bazen evde "deprem!" diye bağırıp ayağa kalkıyorum, eşim çoğu zaman anladığı için kaale almasa da Kuzey hemen küçülüp hangi odadaysak belirlediğimiz eşyanın yanına atıyor kendini. :))))))

    O dönem banyoya bile iç çamaşırlarımla giriyordum, boynumda düdükle dolaşıyordum. Psikolojim alt-üst olmuştu, sürekli sallanıyor gibiydim. Uzun süre kabızlık yaşadım, tuvalette yakalanmaktan korktuğum için. Bilinçlenmek dışında korkumu yenmek imkansızdı. allah yardımcısı olsun Kütahya halkının da, çok zor…

  8. biz o anda dört arkadaş muhabbet ediyorduk, bir taraftan da ortalıkta koşturan oğluma "dur, etme" demekten fark etmedik bile:)

  9. Arkadaslar hepinize cokkkkk gecmis olsun ALLAH kimseye bu sekilde korkular yasatmasin bir daha insallah.

  10. Deprem konusunda Japonya olmamız gerektiğini biliyorum ama mümkün mü emin değilim. Benim en büyük korkularından biri de deprem sonrası çıkması muhtemel yağma, saldırı gibi durumlar…

  11. Deprem konusunda Japonya olmamız gerektiğini biliyorum ama mümkün mü emin değilim. Benim en büyük korkularından biri de deprem sonrası çıkması muhtemel yağma, saldırı gibi durumlar…

  12. hepimize geçmiş olsun arkadaşlar.o gün memlekete gitmiştim.Simava yarım saatlik mesafede.oğlum yanımda uyuyordu. ve bende yeni yanına yatmıştım. ilk önce birisi yürüyor zannettim ama şiddetlenince deprem olduğunu anladım.ev tek katlı köy eviydi.eşime hayatım deprem oluyor çocuk dedim ve uyuyan oğlumu kucakladığım gibi çıplak ayakla dışarı fırladım.sabaha kadarda arabada uyumaya çalıştık.çok kötüydü allah kimseye yaşatmasın.sabah köyde bacaların falan yıkıldığını gördük.

  13. Biz depremde kayimvaldemin yaninda Orendeydik. Oglum ust katta uyuyordu. Deprem basladigi an tek dusundugum o oldu. Hayatimda hic bu kadar hizli merdiven ciktigimi hatirlamiyorum. Oysa ben 99 depreminde uyuyordum. Duydum uyandim ama yaaktan kalkmadim bile.. İnsanin evladi olunca korkulari kat be kat artiyor. Bunu Persembe gecesi net anladim. Allah herkesi korusun.

  14. Biz depremde kayimvaldemin yaninda Orendeydik. Oglum ust katta uyuyordu. Deprem basladigi an tek dusundugum o oldu. Hayatimda hic bu kadar hizli merdiven ciktigimi hatirlamiyorum. Oysa ben 99 depreminde uyuyordum. Duydum uyandim ama yaaktan kalkmadim bile.. İnsanin evladi olunca korkulari kat be kat artiyor. Bunu Persembe gecesi net anladim. Allah herkesi korusun.

  15. Bir mimar olarak diyorum ki deprem anında kiriş altına girmeyin de nereye girerseniz girin. Kirişler döşemenin yükünü kolonlara aktarır, yani kirişler sağlam olsa bina zaten çökmez. Bu yanlış bilgiyi ilkokulda neden ısrarla beynimize kazıdılar bilemiyorum ama 99 depreminde hayatını kaybeden pekçok insanımız kirişler altında ezilmişti 🙁 Felaketlerin ülkemizin ve dünyamızın peşini bırakması dileğiyle…

  16. elif,son uc gundur nete giremedigim icin bu konuya biraz gecte olsa biseyelr yazmak istedim.biliyorsun ben siliden takip ediyorum seni,ve 2010 8.8 lik sili depreminden cikmis biri olarak depremin ne oldugunu cok iyi bilenler arasindayim.sabaha karsi 04 civarinda yakalandik depreme,tam 4 dakika surdu.hayatimda deprem yasamamis biriolarak soyleyebilirimki o ani ve cikan sesi unutamiyorum.bebeigim tam 1.5 yasindaydi.sarsinti basladiginda once onu aldik ve apartmanimizdan cikmaya calistik.

    sili deprem kusaginda bu yuzden tum binalar depreme dayanikli.devlet bu konuda cok hassas,en kotusu binalar yikilma durumunda bile kalsa size kacamniz icin gereken 1.5 dakikayi taniyor.biz kactik,apartamnimizda ufak tefek catlak diisnda birsey olmadi.ama daha sonra bir sosyal hizmetli tarafindan deprem hakkinda bilgilendirdik.

    soyle ki..

    1*evde bir bebek yada kucuk cocuk varsa ilk once o odasindan cikarilacak,

    2*mutlaka bir deprem cantasi hazirda bulunacak.

    3*asla kapi altlarina degil ,eger cikamiyorsaniz masa altina saklanilacak.

    4* en onemlisi panik yapmamak ve sakin kalabilmek ki cocuklarinizi kurtarabilesiniz,

    tum bunlarin disinda yasadiginiz binaya guvenmek cok onemli tabii.

    ben bu psikolojiyle bebegimi kendi odamiza tasidim,simdi haftada en az bir kez olan artcilara karsi daha sakin ve bilgili davraniyoruz.tabii bu artcilarin en kucugu 6 .0 siddetinde bu arada.

    yuvada ogluma depremin ne oldugunu anlatiyorlar ve deprem aninda ne yapilmasi gerektigini cocuklara anlatiyorlar.

    bizler ne kadar hazirlikli olsakta bina en onemli kilit.burada 8,8 lik depremde bir kisi bile olmedi.tum kayiplar tsunamiden geldi.

    turkiyede depreme dayanikli binalar olmadigi surece ,ve develt bu yonde bir yol almadigi surece korkarim kayiplar artar.