41 Yorum

Balon etkisi, karpuz etkisi ve daha nicesi…

Çocuğu 9 ay boyunca taşımak ve sonrasında -ama öyle, ama böyle- doğurmak, kadın vücudunu ister istemez etkiliyor.

Doğumun kadın vücudunu yenilediği söyleniyor ya… I-ıh, katılmıyorum maalesef. Doğurmayı çok seven, hemen şimdi şurada tekrar doğurabilecek kadar seven bir kadın olarak buna katılamıyorum. Doğumun vücudu yenilediği falan yok. Nasıl yenileyebilir, Allah aşkına? Sen tut, şeftali büyüklüğündeki bir kesenin içinde dokuz ay boyunca bir karpuz büyüt, sonra da o karpuzu yumruğun büyüklüğündeki bir açıklıktan ite kaka çıkarmaya çalış. Ya da karnının ortasında olmayan bir delik aç; oradan çek, al. Bunun neresi yenilik?!

Hamilelik hakkında doktorunuzun size söylemediği şeyler var. Doğum ve emzirmenin de geri kalır yanı yok. İki çocuk doğurup emzirdikten sonra bunu anladım. Hele de bir zamanlar karınca beli gibi olan belimin çevresinde aha da bu jölemsi dokular belirdiğinden beri daha da ikna oldum.

Ve, hamilelik-doğum-emzirme paketi şeklinde gelen annelik müessesesinin kadın bedenine aşağıdaki gibi etkileri olduğunu tespit ettim. Bunlar benim tecrübe ve gözlemlerime dayanarak edindiğim izlenimlerdir. Eklentiye açıktır.

(1) Balon etkisi: Bu, hamilelik, doğum ve özellikle de emzirme süreçlerinin anne olan kadınlar üzerindeki en belirgin etkilerinden biri. İlk çocuğunuzu emzirmek göğüslerinizin şeklini mi bozuyor sanıyorsunuz? İkinci çocuğunuzu bir emzirin de, ondan sonra konuşalım. Göğüsleriniz havası kaçmış balon gibi sarktığında en yakın estetik cerrahın kapısında soluğu almak istemezseniz ben de n’olayım.

(2) Meyveli jöle etkisi: Bunun daha çok sezaryenli kadınlarda görüldüğü söylense de sadece sezaryene mal etmek doğru değil. Vajinal doğum da yapsa, sezaryen de, hele de 30’unu geçtikten sonra anne kişisinin bel çevresinde liğme liğme yağ kitleleri oluşuyor. Aynı zamanda üzerinde can simidi taşıyormuş görüntüsü de veren bu kitleciklerin otururken üst üste binerek yol açtığı bir dokuz-kat-tat görüntüsü var ki, yeme de yanında yat!

(3) Karpuz etkisi: Allah bir yerden aldığını, diğer yerden veriyor şükür. Anne kişisinin göğüslerinde baş gösteren havası kaçmış balon etkisi, kalça kısmında karşımıza çıkan Diyarbakır karpuzu etkisiyle kendini telafi ediyor. Hamilelik döneminde başlayan ve emzirme sürecinde hızla artarak devam eden bu etkinin aynı zamanda kadınların kendilerini daha iyi hissetmeleri için türetildiği söylenen “yemeğin salçalısı, kadının kalçalısı” sözünün de çıkış noktası olduğu düşünülüyor.

(4) Kartal gözleri etkisi: Anne olmanın kadın bedeni ve algısı üzerindeki olumlu sayılabilecek nadir etkilerinden biri. Anne olan kadının beş duyusu birden (ama özellikle de görüşü) inanılmaz bir hız ve oranda gelişiyor. Anne kişisi, daha önceden görüş alanına girmeyen yere saçılmış boncuk, diz hizasındaki sivri sehpa köşeleri, ve sağda sola kırılıp dökülerek tehlike unsuruna dönüşebilecek her türlü nesneyi anında tespit etme yetisi kazanıyor. Bu yeni donanımı sayesinde bebeğinin sağlığını riske atacak türlü türlü risk faktörlerini başlamadan devre dışı bırakabiliyor.

(5) Hobbit etkisi: Doğumdan önce “kişisel bakım olmazsa olmazları” arasında manikür-pedikür’ü sayan birçok kadın, doğumdan sonra bunun mazide hoş bir hayal olduğunu gerçeğiyle karşı karşıya kalıyor. Ve o ojeli, bakımlı ayaklar yerini Lord of the Rings serisindeki Hobbitlerinin akıllara ziyan ayaklarına bırakıyor.

(7) Çalı süpürgesi etkisi: Hamilelik sırasında hormonların etkisiyle hızla uzayan ve güzelleşen saçlar, doğumla birlikte gelen hormonal depremle birlikte öbek öbek dökülmeye başlıyor. Bir ara kel kalacağından şüphe etmeye başlayan anne kişisi, kendini bir oraya, bir buraya çeken değişim rüzgarlarının da etkisiyle çareyi ya saçını kestirmekte, ya da tepeden toplamakta buluyor. Her halükarda saçları çalı süpürgesini aratmıyor.

(8) Yaratıcılık etkisi: Hamilelik ve doğum sonrasında salgılanan hormonlar artık kadın algısını ne hale getiriyorsa, anne kişisi inanılmaz bir senaryo yazma potansiyeline sahip oluyor. Kendini etkileme potansiyeli olmayan olayları bile üzerine alınarak felaket senaryoları yazabilen kadın, bu senaryoların hayata geçme ihtimali ne olursa olsun oturup karalar bağlayabiliyor. Özellikle de baba kişileri tarafından şaşkınlıkla karşılanan bu etkinin kesin çözümü henüz bulunabilmiş değil.

Kısacası, hamilelik ve doğum kadın vücuduna ve algısına etmediğini bırakmıyor. Neyse ki modern tıp ve ilerleyen teknoloji sayesinde çoğunun öyle ya da böyle çaresi, en azından hafifletici bir etkisi var.

Ancak anneliğin geri dönülmez bir etkisi var ki, ona henüz çare bulunabilmiş değil. Anne olacağını öğrendiği günden itibaren büyümeye başlayan kadının kalbi, bir daha hiç eski boyutuna dönemiyor. Bebeği büyüdükçe kalbi de büyüyen kadının, bu sevginin büyüklüğü yüzünden zaman zaman nefesinin kesildiği görülebiliyor. Annelik yaptığı çocuk sayısı arttıkça daha da büyüyen kadının kalbi bir süre sonra adeta dışarıda atıyormuş hissi vermeye başlıyor.

41 yorum

  1. oy oy oy.. 3 aylık hamile olarak tırstııımmmmmm 🙂

    • evet bence de yenilenmiyor, senden gidiyor, olan yine doğurana oluyor, kalsiyum demir depolarını boşaltıyor, yerine sarı sarı yağlar veriyor,göbeğin etrafındaki yağları resimlemek çok ilginç bir fikirdi:)))nerden aklına geldi Elif:))ha bir de balon etkisine aynen katılıyorum:)

      • Rahmetli anneme demiş ki doktoru ; "bir duvar düşün. Her doğumda bu duvardan bir tuğla eksilir. İşte doğumun kadına yaptığı budur."
        İşin estetik yanı var bir de senin dediğin gibi…
        Peki 4 çocuk doğurup mankenliğe devam eden Heidi Klum'a ne demeli mesela 🙂

        • damarlı mermer etkisinden bahsetmemişsiniz..efenim bende bu etki dizlerimden bir başlıyor taaaaaaaaaa göğüslerime kadr çıkan yarıklar şeklinde kendini gösteriyor..

        • damarlı mermer etkisinden bahsetmemişsiniz..efenim bende bu etki dizlerimden bir başlıyor taaaaaaaaaa göğüslerime kadr çıkan yarıklar şeklinde kendini gösteriyor..

  2. ah Elif'cimm ahh. Senin postları okurken bir yandan tırsıyorum bir yandan da toz pembe bulutların ardında bekleyenleri önceden görebildiğim için şanslı hissediyorum 🙂 İnsan önceden neyle karşılaşacağını bilirse gardını alıp daha kolay karşılayabilir gelecek darbeyi gibi geliyor 🙂
    Okuya okuya ya full korumayla doğuracağım ya da toptan kaçacağım . yok yook hayatta da kaçmam !
    öperim 🙂

  3. Çok doğru tespitler olmuş. Eline saglık! :))

  4. Çok doğru tespitler olmuş. Eline saglık! :))

  5. bayıldım….Hepsi harika tespitler..Ellerine sağlık Elif'cim…Her ne kadar okuduklarımın pek çoğu hatta tamamı bende de olduğum için üzülsem de gülümsemekten de alamadım kendimi..:) Sanırım bu da anneliğin getirdiği tuhaflıklardan…..

  6. HHHHHaaayyyyyııııııııııııııRRRRRRRRR nnnnnnoollllaaammmaazzzzz 🙂

  7. öhüüüü öhü öhüü.

  8. Alkis efekti koysana buraya :)))

  9. Elifcim yine çok yerinde tespitlerde bulunmuşsun 🙂

    Doğumdan önce 48 kilo, incecik bele sahip olan bir bayandım ama şimdi o incecik belin yerinde bir can simidi taşıyorum.

    Diyarbakır karpuzlarıda yerli yerinede maaşallah. Doğumdan önce 27 benden kot giyen kişi şimdi 29 beden kot sımsıkı oluyor.

    Yaratıcılık hat safhada, dün camları silerken " 6. kattan düştüm, bebeğim içerde ağlamaktan krize girdi, beni hastahaneye götürdüler bebeğim yanlız kaldı, ben sakat kaldım, bana annemler bebeğime babannesi baktı…" bunun gibi felaket senaryoları gün içerisinde defalarca aklımdan geçiyor.

  10. :))) yine güldürdün beni. Demek aynalara küsmemin sebebi anne olmakmış :)) ohhhh be içim rahatladı şimdi.

  11. Elifcim superdi:-) hepsine katiliyorum, nerde yenilenmek anca yenilense yenilense dolaplar yenileniyorki eski kiyafetlere sigmadigimizdan.. :-(( su gobek resmi bitirdi beni, en can alici noktam! su 5 kilo bir gitmedi gitti nedense..ahhh umudum hala var, sene bitmeden gidecek isallah masallah.. guzel yazi icin ellerine saglik.sevgiler..

  12. Doğum sonrası annelerin zeka düzeyinde de düşüş olduğuna inanıyorum 🙁 Eskiden hiçbirşey unutmayan cin gibi ben iki yıldır neyi unuttuğunu bile anımsayamayan bir kadına dönüştüm. Ama zeka küpü oğlumu gördükçe sevinip işte ben zekamı buraya aktardım diyorum 🙂

    • Doğum sonrasını bilemem ancak hamilelikte beynimiz küçülüyormuş: http://blogcuanne.com/2009/10/25/hamilelerin-beyn

      Ve sanırım benimki de tam kapasite çalışmıyor bazen 🙁

    • tamamen katılıyorum,hele bir de üniversite mezunu ev hanımıysanız,çalışanlar mecbur daha uyanık olmak zorunda çünkü 🙂

      • İşe döndükten sonra biraz iyileşme oldu ama zeka ne yapsam doğum öncesi haline dönmüyor 🙁 Sağlık olsun demekten başka çare yok 🙂

    • :))
      Zekadan eksilmemiş olmalı! Beynimiz tam kapasite çalıştığından oluyor bunlar. Öncelikler annelik sıfatını aldıktan sonra tümüyle yön değiştirdiği için, dikkat tümüyle tontişlere yöneldiği için ve onun dışında kalan hiç birşey daha önemli gelmediği için, beynimiz herşeyi otomatik olarak geriye atıyor olmalı! 🙂

    • Arastirmalara gore kadinlarin beyni bebekten sonra buyuyormus 😉 Her ne kadar herseyi unutuyor gibi gorunsek te aslinda cok daha fazla yukleme yapiyoruz beyinlerimize. Algilarimiz artiyor, problem cozme yetenegimiz artiyor. Kisa surede cozum uretebilme kabiliyeti de ;-)) Ilk duydugumda cok gulmustum cunku beynimin tamamiyle durdugunu dusunuyordum. Ama sonradan kendim de rastladim bu konudaki calismalara.

  13. ayy hakikaten ancak bu kadar anlatılabilir annelerin başına gelenlerr:)pöff başka çare yok demekki herkes böyle olduğuna göre…..ne yapalım bi kere oldu işte:)

    • büşracım seninki bir kere olmuş benim ki iki kere oldu birde 🙂 kaybı ve hasarı sen düşün ….

  14. terlikler… o terlikler….

  15. çok tatlııı eline yüreğine sağlık.
    minicik not:tez zamanda bir kuaföre gitmeliyim iyi ki hatırlattın:)

  16. evet gerçekten bolan çok iyi tespit
    gebelik öncesi kiloma dönmeme rağmen her yerim jöle kıvamında :(((( oğlum 4,5 aylık…peki nası oluyoda bazıları hem yeni doğum yapmış olup hemde taş gibi oluyolar biri bana söylesin allah aşkına

    • Bazilari da nasil olur da sadece 4.5 ayda dogum oncesi kiloya donulur diye merak ediyor 😉 Bardagin dolu tarafina bakmali belki de ;-)) Dogumdan sonra asla eski kilolarina donemeyen kadinlar var.

  17. 7 bucuk aylık hamileyim, bir an önce zaman geçse de diye bekliyordum.. Yazıyı okuyunca acaba daha uzun içimde tutmanın yolu var mı diye düşünmeye başladım 🙂

  18. Çektiğin fotoda evet o jöleli şeyler gerçekten çok net ama benimkiler normal doğum yapmama rağmen hala kıyafetlerin üstünden de belli olacak kadar gıcık büyüklükte:(( Ben de senin kilona inebilirm inş. Yine Anneliği çok güzel yorumlamışsın… beyıldım bu yazıya da..

  19. Aman allahım 7 aylık hamileyim ve bu yazı bana tokat etkisi yaptı. Göğüs-kalça olayı da tuzu biberi oldu. Ne yapacağız? Ama Ebru Şallı ve bilumum incecik kadın da doğum yapmış diye kendimi avutsam mı???

    • Ebru Şallı gibi akıllılar duyduğuma göre 7. ayda sezeryan ile doğum yapıyorlarmış, en fazla son iki ayda kilo alınıyor diye, kilo almamak için…

  20. Elif ellerine sağlık! Acı, ama gerçek ve keyifle okunan bir yazı olmuş 🙂

  21. hamilelik+doğum+emzirme paketi:)bayıldım

  22. Bu kadar mı güzel tesbit edilir, bu kadar mı güzel anlatılır…Ve nihayetinde gerçekten akıllara bedene sığmıyor anne kalbi…

    Ah evet tam kapasite çalışmıyor beyinlerimiz sanırım; çünkü öyle bir odaklanıyoruz ki yavrumuza; bir Hobbit'e dönüşecek kadar:) Ve algılarımızı da koruma güdüsüyle donatıyoruz, başka şeylereyer kalmıyor anlaşılan:) Benim doğumdan sonra kendimde en çok hissettiğim, cildimin resmen suyunun çekilmesi, ellerim, en önemlisi de hafızamın eskisi gibi olmadığını biliyorum; eşim "sen doğumda aklını Kartal'a verdin" diyebeni kızdırıyor:)

  23. Tespitler süper gerçekten ama ekleyeceklerim var. Bence sadece gözler değil işitme ve koklama duyuları da gelişiyor. Sabaha karşı uykunun en derinlerinde iken top patlasa uyanmayan bir kadın, annelikten sonra bebeğin hık mık seslerini duyar duymaz aynı anda iki ayağı üzerine dikilebiliyor.
    Ayrıca bir anne bebeğinin altına bağladığı beze bulaşan her türlü yabancı maddenin kokusunu metrelerce öteden duyabiliyor. Bunların yanı sıra anne olmak kadının yaratıcılığını da geliştiriyor. Daha önce yumurta kırmaya bile üşenen bir kadın, bebekten sonra her gün farklı çorba (yemek) tarifi geliştirerek onun gelişimine katkıda bulunmaya çabalıyor. Ayrıca evden çıkmadan önce çocuğu ile gideceği yere varana kadar başına gelebilecekleri, bu ileri yaratıcılık seviyesinde, birkaç adet senaryo halinde düşünüp her türlü techizatı kısa zamanda çantasına doldurabiliyor. Hatta bu noktada diyebiliriz ki, anne denilen mahluk çocuktan önceki yaşamına göre daha ağır şeyleri, çocuk ve gereçleri gibi, tek başına taşıyabilir hale geldiğinden, kol, omuz, bacak gibi kasları da oldukça gelişiyor. Bir şey daha, süper bir organizasyon kabiliyeti geliştiriyor. Tüm iç ve dış işleri en kısa sürede başarı ile tamamlayabiliyor. Örneğin çocuğun 2 saatlik öğle uykusunda bir anne mahluk, çamaşırları makineye atıp, temizliği yapıp, aynı anda ocağa yemeği koyup, ortalığı toplayarak, önceki günden kalan ütüleri yaparak çocuğunun uyanma alarmı, çığlıklarına, ütüyü fişten çekerek koşarak yetişebiliyor.Uyandıktan sonrakileri saymaya gerek yok zaten. Ev işi, pazar alışverişi, çalışma ortamındaki beklentiler, eşin,dostların ve diğer aile fertlerinin beklenti ve ihtiyaçları derken tüm bunları 24 saatlik bir zaman dilimine sığdırmayı becerebiliyor. Burdan anladığımız, çocuk bir kadının hayatında çok fazla değişiklik meydana getirebiliyor.. 🙂
    Bu süreçte baba mahluk nerde olabilir, oda annenin karşısına geçip “sen herşeyi fazla abartıyorsun!” diyerek kaçış planları yapmanın derdinde! Demek çocuğun onların da yaratıcılıklarını geliştirmede katkısı var!

  24. ben o zaman benimkinin 3 çocuk talebini hemmeen 1’e indirme çalışmalarına başlıyorum.. ya da şimdiden iyi bir estetisyen arayışına girmeliyim.. 🙂

  25. ya o büyüyen göbek deliği, hem enine hem boyuna bir oyuk…
    ya sezaryenden sonra o göbek deliğinin hizasından altını hissetmemek…ilk fark ettiğimde ağlamak geldi hüngür hüngür…
    göğüslerin durumu için ise bir zamanlar bir sanatçıya göğsünde iki izmir ketesi taşıyor demişlerdi.. hatırladım da…

    yine de çok şükür bebeklerimiz sağlıklı ve çok güzeller : )

  26. Özlem Başaran

    Elif hanım yazınız çok güzel keyifle okudum
    Keşke 2.kez anne olabilseydim inanın bu etkilerin hepsine razıyım

  27. aslında callanetics diye bir egzersiz var onu yapsanız bence vucudunuz çok toparlanır-sadece bir fikir

  28. hamile kaldığımda 50 kiloydum..1 yıl arayla 2 çocuğum oldu.. şu an 48 kiloyum. ama asla eski incecik belim ve güzel göğüslerim yok. üstelik de haftada 4 gün spor yapıyorum. olmuyor işte olmuyor!!!