46 Yorum

Bir disiplin aracı olarak dayak

Türk anneleri “dayakçı” çıkmış.

NTVMSNBC’deki şu habere göre,

Annelerin yüzde 54’ü çocuklarını dövüyor. Çocukların yüzde 14’ü terlikle, yüzde 10’u tokatla, yüzde 9’u kulağı çekilerek şiddet görüyor. Yüzde 10’u ise azarlanıyor. Çocukların yüzde 32’si haftada en az bir kez anne ya da baba şiddetine maruz kalıyor

muş.

Ben annemin bize terlik fırlattığını, ara sıra popomuza şaplak yediğimizi gayet net hatırlıyorum. Tekme tokat girişmezdi, ama çok sinirlendiğinde de vururdu.

Babamdan belki bir, belki iki kere şaplak yemişimdir. O daha çok ağırıma giderdi nedense.

Bizim zamanımızda anneler vururdu. Çimdiklerdi. Terlik fırlatırdı.

Öğretmenler bile cetvelle döver, kulaklarımızı çekerdi.

Yaptırıma, disipline karşı değilim. Hatta Doğan bazen fazla disiplinci olduğumu söyler.

Bence ebeveyn yerini, konumunu hissettirmeli çocuğuna. Ama vurmanın bunun için uygun bir araç olmadığını düşünüyorum. Amaca hizmet etmiyor. İstediğiniz davranışı geçici olarak elde ediyorsunuz belki ama öğretici olamıyorsunuz. Ya da oluyorsunuz belki ama, tek öğrettiğiniz şey vurmak oluyor.

Öte yandan “kimin patron olduğunu göstermek için” çocuklara ara sıra vurmanın gerekli olduğunu düşünen arkadaşlarım da var. (Bunu söyleyen eğitimli biri insan, bir sosyolog.)

Siz ne düşünüyorsunuz?

1. Sizce dayak, çocuğu disipline ederken gerekli bir araç olabilir mi?

2. Siz çocuğunuza hiç vurdunuz mu?

3. Siz çocukken dayak yediniz mi?

Haydi tartışalım.

~~

Bu arada, ben 1 ve 3’ün yanıtını yukarıda verdim. 2’ye gelince — evet, utanarak söylüyorum ki vurdum. Sonra da oturup kendim ağladım. O davranışımın hiçbir öğreticiliği olmadığını, ben-senden-daha-güçlüyümo-yüzden-senin-canını-yakabilirim‘den başka bir mesaj vermediğini fark ettiğim noktada bir daha yapmamaya yemin ettim.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

46 yorum

  1. Günaydın. Güzel bir konu yine.
    1. Dayak çocuğun gururunu kırmaktan başka bir işe yaramıyor. Hizmet ettiği iyi hiçbir şey yoktur. Bizlerde eşimizin dostumuzun tasvip etmediği davranışlar sergiliyoruz. Hepsinde dayak mı yiyelim yani. Çocuklar laftan çok güzel anlıyorlar. Onlarla göz hizasına gelip doğru düzgün anlatınca istenmeyen bir çok davranışı yapmıyorlar.
    2. Bir kere koluna vurdum. çok üzüldü, gururu kırıldı ve bence en önemlisi hayal kırıklığına uğradı. Sana vurursa sen de O'na vur ki ne hissedildiğini anlasın diye bir tavsiye almıştım. Onu uyguladım ama çok pişman oldum. Bir kere kaydırağın tepesinde poposuna, geçenlerde de yatakta karnıma tekme atınca bacağına şaplattım. Kaydıraktakinin vurma olduğunu hiç fark etmedi bile ama galiba yataktakini anladı.
    3. Annem terlik fırlatırdı. Babam sadece bir kere ablamla kulaklarımızı acıtıp kafamızı birbirine vurmuştu . ( Okuldan sonra saatlerce ortadan kaybolduğumuz için) Ben ablamdan dayak yedim asıl. Lise 2'ye kadar dövdü beni manyak. 🙂 Şimdiyse elimi sıcak sudan soğuk suya sokmaz. 🙂

  2. Merhaba, Çocukluğunda annesinden çimdik bile yememiş ama babası tarafından bol bol pataklanmış; 4 aylık bir bebek annesiyim.
    Dayağa kesinlikle karşıyım, anne veya babasından dayak yiyen çocuk onlara d
    şman oluyor, diş biliyor, birgün güçlenip büyüdüğünde onlara gününü göstereceğine dair kin besliyor. Bazen başedilemeyen yaramaz çocuklar, insanın sinirlerini bozup dayanılamayucak noktaya getirebilir buna eminim ama o durumlarda da çözüm ceza olmalı dayak değil.
    Şuanda 4 aylık olan bebeğimin birkaç yıl sonra bir yaramazlık yaptı, bir vazoyu, bir çerçeveyi kırdı, duvarı çizdi diye ona vuracaksam, vurduğum elim kırılsın.
    Asla vurmanın bir çözüm olamayacağını düşünenlerdenim ben.

    • zaten o sebeplerden dolayı vurulmuyor ki. ceza daha uzun süreli küslük-kırgınlık yaratıyor sanırım… “dayanılmayacak nokta” anında verilen cezayı susup çekecek kadar sakin olmuyor çocuk da, anne de. o an uzaklaşmak da mümkün olmuyor. çocuk işi inada bindiriyor, annenin sabrı taşıyor. mesela ben oğluma çok çok çok kızdığımda örneğin ona istediği bir şeyi almaktan vazgeçtiğimi söylüyorum, ceza olarak. “almazsan alma” diyor. ya da şimdi odana gideceksin diyorum, “gitmiyorum” diyor. ceza ama nasıl ceza? mümkün olmuyor ki…

  3. Ender durumlarda 'fiziksel bir uyarı' gerekebiliyor.Karşındaki kişi kendine ve çevresindekilere ciddi anlamda zarar veriyor,onu durdurmak zorundasın ama o tüm alıcılarını kapatmış,sakinleştirmek için tek yöntem.Tabi bu her yaş grubu için geçerli.Her ortamda geçerli.Yetişkinlerde de yeri geldiğinde kullanabilirsin yani.Ender bir durum!
    Evet bazen iyi bir uyarıcı,çocuğu durduruyor,çocuk dayak yemekten korktuğu için sınırlarını aşmaya cesaret edemiyor vs.Yine de doğru bir yöntem olduğunu düşünmüyorum.Çünkü şiddeti bir iletişim aracı olarak görmüyorum.Ebeveyn eğer şiddet uyguluyorsa başarısızdır,çocuğuyla iletişim kuramıyordur.Tabi benim şiddet uygulayan ebeveynden kastım bunu bir yöntem olarak kullananlar.Disiplinli değil başarısızdır o ebeveyn benim gözümde.
    Benim oğlum 5 yaşında ben hiç vurmadım ona.
    Benim annem sinirlendiğinde elime ve popoma vururdu.Nedense ben hiç anneme gönül koymadım beni dövdüğü için.Babam hiç vurmadı.İlkokulda saçımı ve kulağımı çekerdi öğretmen ve anneme söylemezdim ben.Bu durumdan hiç hoşlanmadığımı hatırlıyordum.Aslında anneme söyleseydim müdahele ederdi ama söylemezdim.Ki ben uslu bir çocuktum buna rağmen şiddete maruz kalabiliyordum.Bazı öğrenciler çok feci dayak diyordu.Mesela ortaokulda beden eğitimi dersinde bir kız öğrenci takla atamadığı için kafasını yumruk yemişti.Öğretmenler ipin ucunu kaçırıyor çoğu zaman.Ben güvenmiyorum öğretmenlere.Bazıları artık çocukları dövememekten şikayetçi bende duyuyorum.Tabi işlerine gelmiyor.Bazı velilerde 'eti senin kemiği benim' mantığına sahip vursun birşey olmaz,çocuğu çevreside terbiye etmeli diyor.Hayretle karşılıyorum.Ben katılmıyorum onlara.Kesinlikle üçüncü bir kişinin çocuğumun kulağını çekmesini,cetvelle vurmasını istemem.Dövdürtmek isteyen dövdürtsün çocuğunu.Okulda bir problem çıkarıyorsa beni arasınlar ben kendi yöntemlerimle olmadı bir uzmandan destek olarak çözerim problemi.Eğer dayak yerse okulda ilerde tepkim sert olur.Valla anasından emdiği sütü burnumdan getiririm adamın.Şimdi düşünüyorumda neden bu konuda bu kadar toleranssızım?Sanırım o dönemleri pek güzel hatırlamadığımdan.Yani benim ruhum yaralanmış,çocuğumda bu kötü duyguları hisssetmesini istemiyorum.
    Bundan dolayı tercihim özel okul olacak.Özel okullarda öğretmenler öğrencilere ve velilere daha saygılı.
    Aslında Elif Hanım blogunuzu çok beğenerek takip ediyorum.İlk defa içim cız etti,bu postu okuyunca ve yorum yazma ihtiyacı hissettim.Neden diye düşünüyorum tekrar.Başa dönüyorum bazen çok derin yaralar açabiliyormuş çocukta.Ben çocuğumu asla dövmem ne yaparsa yapsın 🙂

    • Özgecim merhaba, yazdıklarını üzülerek okudum,gerçekten yaşadıkların sende bir travma etkisi yaratmış,haklısın da.Ben de kendi okuduğum dönemden hatırlıyorum,döven öğretmenleri,hatta sebepsiz yere döven öğretmenlerimiz vardı,ben çalışkan olduğum için hiç dayak yemedim,hatta sıra dayaklarında bile öğretmenler çalışkanları atlardı.Yazdıklarındaki ”Öğretmenler ipin ucunu kaçırıyor çoğu zaman.Ben güvenmiyorum öğretmenlere …” cümleleri üzdü beni açıkçası.Bence fazla önyargılı davranıyorsun,bu kadar da kötü değil devlet okullarındaki öğretmenler.,ya da en azından artık değil.Çalıştığım okul devlet okulu ve biz yaklaşık 60 öğretmeniz,ve emin ol bizde fiske vuran öğretmen yok,vuramazlarda,kimsenin buna hakkı yok.Benim sınıfım şu anda 4. sınıfta,ilk aldığımda 60 kişilerdi,bazı veliler ilk günlerde hocam biz evde baş edemiyoruz ,şunu biraz döv diye geliyorlardı,bazılarının direk mantığında var zaten düşünün 7 yaşında ilk kez okula gelen çocuğu daha anne baştan korkutuyor ”sus öğretmen döver ” diye …
      8 senedir öğretmenim, hiç bir zaman çocuklarıma ne fiziksel, ne psikolojik şiddet uygulamadım, sadece sesimi yükselttim çok sinirlendiğim anlarda, hep anlamaya çalıştım onları, çünkü çok sevdim onları… Sınıfa girdiğim anda yüzümdeki ifadeye göre davranır çocuklarım da. Deli gibi ders yaptırır, test çözdürür ama bahçede yakar top oynarım onlarla… Bu sene 1 saatlik süt iznim var, onlar o sırada sınıfta öğretmen var gibi ders işler, test çözer, kitap okurlar. Çok zor öğrencilerimde var evet hem de tahammül edilmesi çok zor, ama dönüp baktığımda aileleri paramparça o çocukların, ya baba içkici, ya aile ayrı, ya da ailede şiddet var, ya evde 20 kişi yaşıyorlar… Öğrencileri döven öğretmenlere gelince eminim problemli, kendini gerçekleştirememiş insanlar, sadece öğretmen olarak değil, kişisel olarak görüşüm onların öğretmenlik yapmamalarıdır.
      Elifçim yazdıklarımdan da anlayacağın gibi dayak disiplin aracı değildir, caydırıcı değil zaten, sonra çok yaralar açıyor. Ben Denizime hiç vurmadım daha, annemin terliğinden yemişliğim vardır, ekşi sözlükte de başlık var hatta güdümlü anne terliği diye:)

  4. anne adayıyım şuan ama cevap verme isteği oldu şuan içimde..
    benim ailem beni ve kardeşlerimi dayaksız yetiştirdi..çok şükür ki..bu yüzden şanslı olduğumuzu düşünürüm..bizde anne ve babamın nasıl becerdiğini bi türlü çözemediğim gözle,bakışlarla disiplini vardı kiii…hala var..annem şuan bile gözüme dik dik baksa dut yemiş bülbüle dönerim 🙂 bu sistemi açıkçası bende evladıma vermeyi tercih ederim..anneme şuan nasıl bize bu disiplini verdiniz dediğimde..annem dövünce canım acıycaktı gözlerimi diktiğim zaman baktım ki siz bunu dayak niteliğine alıyosunuz öyle devam ettim diyo 🙂 ya biz çok usluyduk ya da şuan ki çocuklar çok yaramaz..ablam dayak yememiş biri olarak şuan iki erkek çocuğu var ve dövüyo sinirleniğinde..ama bi işe yaramadığınıda kendi söylüyo..artık dayak arsızı oldu çocuklarım diyo..çünkü ablam dövdükçe etkisi azaldı üzerlerinde..bişeyi yap diyince yapmama umursamama tavrı var şuan çocuklarda.. :S
    o yüzden şöyle diim 🙂
    1-bence değil..
    2-davulun sesi uzaktan hoş gelir diyebilirsiniz belki ama bence yapmıycağım bişey bu
    3-hayır yemedim..bi fiske bi cimciklenme bile yok..

  5. dün yolda bir kadının çocuğunu dövdüğünü gördüm.çocuğa nasıl bağırıyordu, nasıl itekliyordu içim acıdı. insan ortasında yapıyorsa evde kimbilir nasıl davranıyordur diye düşününce daha bir fena oldum. hiç dayak yemedim ve çocuğumu da dövmedim ama ne yazık ki cinnet hallerinde bağırdığım oldu. aynen senin gibi sonradan pişman oldum ve ağladım bazen. dayak bence disiplin aracı olamaz. işe yaramıyor bence,özellikle dozunu kaçırdığınızda çocuk alışıyor ve hiç fayda etmiyor, psikolojisini bozmakla kalıyor çocuğun.

  6. 3 yaşında bir kızım var. Bazen fazla sinirleniyorum . Gereksiz yere zırladıkça açıklamaya çalışıp ikna etme çabalarım sonuç vermeyince şöyle bir vurasım geliyor. Kendimi frenliyebiliyorum ama davranışlarım kabalaşıyor. Sert davranıyorum azarlıyorum.
    Buda sonrasında kendimi kötü hissetmeme yetiyorda artıyor.

    1 yaş civarında yine ısrarla bişey yapmak istedi. İzin vermedim o ağladıkça kucaklayıp yerini değiştirdim. Buda onu acayip kızdırdı ağlama şiddetini artırdı. Tabi pişman oldum. Bir yetişkin olsaydı öyle hareket edemezdim. Gücümü ona karşı kullandım diye o gün bu gündür daha saygılı davranmaya çalışıyorum.

    Ama Tak deyince deliriyorum bağırıyorum. Deli anne yaptın beni diye

  7. Merhaba
    bu konu üzerine birkaç gündür kendi kendime düşünüyordum. burada ele alınmasına çok sevindim. 4 yaşında kızım var, özellikle dışarı çıktığımız da sanki alıcılarını kapatıyor. Kendi istedikleri dışında hiçbir uyarıyı dikkate almıyor. En son tatilde beni çıldırttı. Yapma yanlış dedikçe tam tersini yapıyordu. Poposuna birkaç defa hafifçe vurdum. Vurduğumda moralim çok bozuluyor.kendimi iletişim fukarası başarısız bir anne olarak suçlamaya başlıyorum .Bazende yüksek sesle bağırmaya başlıyorum. Söylediğim gibi söylediklerimi dinlemiyor, ne yapacağımı gerçekten bilemez duruma geliyorum. sizce nasıl bir yol takip etmeliyim?

  8. 1) emin değilim.
    2) vurdum. bir cinnet anında eline vurdum ve köpekler gibi pişman oldum sonra. o ruh haliyle ne kadar ileri gidebileceğimin ışığını görünce de otokontrolümü yükseltmeye çalıştım.
    3) annemden dayak yedim. buna rağmen annemden hala çekinirim, bir o kadar da çok severim. saygı-korku-sevgi-otorite.. hepsi birarada.

  9. bende anne adayı olarak cevap verebilir miyim?
    öncelikle dayağa kesinlikle karşıyım ama,
    1-çocuk ebeveyne terslikle mücadelede inatçı davranıyorsa yaptığını durdurmak adına kola, popoya çok can acıtmadığı müddetçe vurulabilir kanaatindeyim, boyundan yukarısı çok tehlikeli çünkü..
    2-benim henüz bir çocuğum yok (karnımda bekliyorum 🙂
    3-ben çocukken babamdan veya annemden dayak yemedim sadece babamı bir kez çok sinirlendirmiştim sanırım (hatırlamıyorum küçüktüm) bir tekme yedim popoma ama şiddetli değildi (o bile gücüme gitti:) aklımda kalan tek şey bu! annemden ise hiçbir şekilde dayak yemedim, sabır abidem benim:)

    velhasıl arada kalan düşüncelerim var

  10. 1) vurarak bir yere varılamayacağını düşünsem de bazen etrafı izledikçe başka çarelerimi kalmıyor acaba diye düşünmüyor değilim. tam olarak bilmiyorum.

    2) hayır. kızım henüz 8 aylık zaten.umarım tecrübe etmem.

    3) benden tam tamına 1 yaş küçük erkek kardeşim var. annemi de bolca çıldırttığımızı gayet net hatırlıyorum. süper ötesi dövdü ikimizi de. hatta bunu söylemeden edemem. bi defa annem elinde terlikle atağa geçmişti, kardeşim aradan kurtulup gidip şu köpük terliklerden kapmıştı. annemin elindeki ağır ve acıtıcı model yerine, elindeki sadece gürültü çıkarıp zerre acıtmayan terliği uzatıp "anne bununla döv noolur" demişti:) annem o an oracıkta oturup, gülmekle ağlamak arasında bi hale gelmişti.
    babamdan bir tokat dahi yemedim, o genelde gerekli durumlarda tek bi cümleyle dayak atmış etkisi yaratıyordu.

  11. Ben çocukken annemden dayak yedim ama babam tek fiske bile vurmadı. O zaman dayak bir disiplin aracıydı ama şimdi öyle olduğunu düşünmüyorum. Şu zamanda annelerle çocukların arasındaki ilişki çok farklı, çocuklarımızla neredeyse bir yetişkinmiş gibi iletişim kurabiliyor ve onlardan geri dönüşüm alabiliyoruz. Evet çocuk büyürken disiplin hayatında mutlaka olmalı, bu konuda sana katılıyorum ama bence dayak çocuğun ebeveyne karşı güvenini zedelemekten başka bir işe yaramaz…
    Bu konuda şöyle bir örnek vermek istiyorum; dayımın 3 tane birbirinden yaramaz oğlu vardı. Yengemi kuzenlerimi döverken gördüm bir kaç defa, bir keresinde ağızlarına kırmızı biber doldururken bile gördüm. Şu anda içlerinden biri annesiyle konuşmuyor ve ondan nefret ediyor. Bu tabi çok uç bir örnek ama daha bu sabah halıya çişini yaptığı için annesi tarafından kafasına tahtayla vurularak öldürülen 3 yaşındaki çocuğun haberi beni kahretti….
    Ben çocuğumun bir kere koluna vurdum, ne olduğunu anlayamadı. " Anne neden vurdun ki bana!! " dedi 🙁 Günlerce uyuyamadım, içim parçalandı. Bir daha asla….

  12. Bebeğim benim diye normal vatandaştan farklılaşmıyor. Nasıl ki normal vatandaşa vurmayı, vurarak iletişmeyi ve anlatmak istediğimi vurarak anlatmayı tercih etmiyorsam çocuğum için de aynı şey geçerli. üstelik sokaktaki vatandaştan milyonlarca kat fazla sevdiğim birinin canını acıtmayı hiç düşünmem. Senin dediğin gibi Elif, “senden güçlüyüm, canını yakabilirim”i hiç adil bulmuyorum.

  13. 5 kardeşiz, en yaramazları bendim. çocukken annemden dayak yemişim ama hatırlamıyorum( annem anlattı ).Babamdan dayak yemedik ama rahmetli çok sert bir adamdı, kızacağını bağırıcağını bildiğimiz için babam gelmeden uyurduk. 6 aylık hamileyim, sokaklarda çeşit çeşit insan görüyorum. bir tokat atıyor, benim içim acıyor. ama bazende lafdan sözden anlamıyor. bi tokatla susuyor. bu seferde iç çeke çeke ağlıyor onada dayanamıyorum.Çocuğu disipline etmek dayakla çözülecek bişey değil. ( dayak arsızı çok çocuk var ) Çocuğumun asla canını acıtmayı düşünmem, benim acınım acır.

  14. 5 kardeşiz, en yaramazları bendim. çocukken annemden dayak yemişim ama hatırlamıyorum( annem anlattı ).Babamdan dayak yemedik ama rahmetli çok sert bir adamdı, kızacağını bağırıcağını bildiğimiz için babam gelmeden uyurduk. 6 aylık hamileyim, sokaklarda çeşit çeşit insan görüyorum. bir tokat atıyor, benim içim acıyor. ama bazende lafdan sözden anlamıyor. bi tokatla susuyor. bu seferde iç çeke çeke ağlıyor onada dayanamıyorum.Çocuğu disipline etmek dayakla çözülecek bişey değil. ( dayak arsızı çok çocuk var ) Çocuğumun asla canını acıtmayı düşünmem, benim acınım acır.

  15. FİLİZ MORKOÇ

    1- Hayır kesinlikle hayır şiddet kullanak bir disiplin aracı olamaz.
    2- Kendimden nefret ediyorum ama 1 kez vurdum, gözlerindeki hayal kırıklığını görüne de oturup ağladım, birdaha mı asla…
    3- Evet annemden dayak yedim, babamdan hiç..

  16. Evet bizde terlik yerdik ama isabet etmiyeceğini bile bile annem arkamızdan atardı {hani tam kapıyı dönersin ya işte o zaman ; ;)) Ancak annem'in bize bağırdığını, kötü söz söylediğini hiç duymadım. Genellikle sabırlı davranırdı. Şuanda oğlum 7.5 aylık, ona güç kullanmayı aklımın ucundan bile geçirmedim. Umarımda hep sabırlı ve sakin olmayı becerebilirim. Sadece kahvaltı öğünün de beni çok zorladığı için birkaç kez bağırmıştım , bana dudağını büken gözlerle baktığında, çok üzüldüm, içim gitti. O an aklıma bin türlü şey geldi. Yaşlanmış olduğumu ve oğlumun bana bağırdığını düşündüğümde bunun hiçte hoş birşey olmadığını, ne ekersen onu biçebilirsin gibi bir sürü abuk- subuk düşünce geçti aklımdan. Bir daha bağırmamaya dikkat ediyorum.

  17. 1- insanı küçük düşürmekten başka bişey değil
    2- bazen eline ya da popişe max 3 defa vurmuşumdur. ama asla şiddetli bir şekilde değil. pişmanlığı günlerce sürüyor 🙁
    3- yemişimdir. babam bir kere omzuma vurmuştu, kendimi odaya kapatmıştım. annemde kardeşlerimi dövüyorum diye vurmuştu.

  18. dayak tasvip edilemez bana görede ama bir durum hariç o da annenin nefsi müdafa durumunda kalması:)disipliine edermi sorusuna gelince ,genel olarak hiç bi işe yaramaz .ama eğer anne sabırlı ilgili,çocuğuna sevgisini,şevkatini tam verriyorsa çok nadir olarak çocuk gerçekten onu çileden çıkardığı bi anda gerçekleşiyorsa işe yarıyor.çünkü çocukların da aklı var hisleri çok kuvvetli annesini ona ne kadar sabrettiğiğni ve onunda bunu kötüye kullandığını ,anneyi çok bunalttığını biliyorlar.ikineci soruya gelince evet vurduğum oldu ,işe yaradı malesef.yukarıda yazdığım şartlarda gerçekleşti olay.kendim dayak yediğimi hatırlamıyorum ,ailenin en küçüğüyüm bunun avantajı olsa gerek:)yanlız dayak derken şu çok çok önemli bence vurulan yer.mesela yüz.,baş kesinlikle vurulmaması gerek,sadece totişe bi şaplak .yüz ve başa vurmak insan onurunu yaralayan bir hakaret o hiç yakışmaz bir anneye.çocukların haysiyetlerini kırmamay çok özen göstermek lazaım.çok mu uzattım 🙂

  19. dayak ne çözüm ne çare evet
    bunda hemfikiriz

    peki sonuç. çocuklarımızın totosuna şöyle bir yapıştırmıyor muyuz yani
    bunu konuşalım bence

    gelelim bize. geçen gün 22 aylık oğlum bende mutfaktayken gözümün önünde doğalgazı açtı çok korktum endişelendim. elini uzat dedim ve eline vurdum
    bir kaç gün sonra yine mutfaktayım gazı açtı ve yanıma gelip "anne vur" dedi
    yani sebep sonuç işledi sadece
    ben gazı açarım annem elime vurur
    ötesi yok. onu kodladım çocuğa çünkü
    ama henüz beni anlamıyor. anlatamıyorum. onu açmaması gerektiğini. geçecek biliyorum. şu anda söndürme yöntemini uyguluyorum. o açıyor ben hiç tavrımı halimi bozmadan gidip söndürüyorum.

    ve söz verdim ben de kendime. bi daha asla bir öğretim yöntemi olarak kullanmayacağıma dair.
    İŞLEMİYOR ÇÜNKÜ

  20. 1- Bence olamaz, daha çok çocuğun şiddete yönelmesine hizmet ediyor. Çocuk kendisine yapılanı unutmuyor ve ilk fırsatta o da aynı şekilde cevap veriyor. Anne/babasına değil belki ama gücünün yettiğine.
    2- Bebeğim büyüdüğünde umarım ben de bu yazdıklarımı hatırlar ve daha sabırlı olurum. Yanlız 18-20 yaşlarındayken benden 11 yaş küçük kardeşime vurmuştum ve yıllar sonra bile bunun vicdan azabını duydum. Ona sorduğumda ise "neyse ablai ben de kesin seni kızdırmışımdır" dedi de bu rahatsızlık hissinden kurtulabildim.
    3- Ben hiç dayak yemedim.

  21. 1- Cocugu disipline etmekte kesinlikle bir arac olamaz. Sadece davranisi geciktirir. Gecici bir cozumdur.
    2- Bebegim daha cok kucuk o yuzden bu soruyu geciyorum.
    3- Cocukkeen elbette dayak yedim ama bir elin parmak sayisini gecmez ve hepsini hatirlarim. Annem simdi aklina geldikce uzulur bense gulerim 🙂

  22. 1. Dayagin disiplin icin hicbir etkisi oldugunu dusunmuyorum. Sadece o anlik durdurabilir ve daha sonrasi icin daha fazla hirs yaratabilir. Ya da ogreticilikten ziyade cocugu korkutabilir ki bu da ona vermeye calistigim guven duygusuna cok ters birsey. Cocugunu dovmeyi karisini dovmekle bir tutuyorum. Gucunun yettigine kaba kuvvet uyguluyorsun. Kocalarimiz da bizi cok daha fazla kizdirabiliyorlar da onlara vuruyor muyuz?
    2. Maalesef yaptim. Ilkinde o kadar kotu hissetmemistim cunku o da anlamamisti, ikincide agladi cok, icim icimi yedi bir daha yapmam diye soz verdim kendime. Yine de asla yapmam diyemiyorum.. Yani cok ekstrem durumlarda ergenlik yaslarinda filan olabilir. Aklima getirmek bile istemeyecegim durumlar. Yani o zaman da cozum olmayacagina eminim ama buyuk konusmak istemiyorum sadece..
    3. Babam iki kez vurmustu cok agarima gitti. Annemin vurdugunu hic hatirlamiyorum. Ama yukaridaki Bahar in ornegi benzeri ben de abimden iyi dayak yedim. Yine olsa yine yerim hic koymaz 🙂 o baska bir kategori 🙂 aynen simdi gozumun icine bakr, o zaman da bakardi gerci..

  23. 1) Kızım bana vurduğunda benim de ona vurduğum oluyor zaman zaman. Babası da aynı şekilde davranıyor. Tabi bu vurmalar güzellikle anlatıp, örnek verdikten, canımızın acıdıgını anlattıktan ve bundan bir çözüm alamadıgımız zamanlarda oluyor, etkili de oluyor genelde. Mesela elindeki nesneleri fırlattığında, özellikle de yemekleri sözle söylemek etkili olmadıysa o an vuruyorum. Bir gün ekmekleri yere atmıştı, ben de güzellikle anlattım, yerden almasını söyledim, gözümün içine baka baka ekmegin üstüne basarak ezdi, ben de ayağına vurdum. Etkili oldu, 1 hafta kadar gelene gidene anlattı, bir daha da yapmadı. Yanlışı eliyle yaptıysa eline, ayağıyla yaptıysa ayagına vuruyorum. Yüzüne vurmaya,dayaga genel olarak karşıyım ama bazen gerçekten baska seçenek bırakmıyor. Özellikle terbiyeyle ilgili konularda hassasım. Yoksa kırmış, dökmüş öyle şeylerde yapmıyorum. Çok inatçı bir kızım var. Bazen inadını kırmak gerekiyor.

    2) Yukarıda detaylı açıkladıgım üzere vurdum.

    3) Annem de babam da beni dövdü. Liseye kadar dövmüşlerdir. Gerçi annem dövemezdi ortaokuldan sonra, engelliyordum çünkü. Babam döverdi ama.. Tekme tokat girdiği olmuştur babamın. En çok dayağı da "Sen annenle nasıl öyle konuşursun, sen annene nasıl öyle yaparsın, o senin arkadaşın değil, annen!" sebepleriyle yerdim. Dayağın yerinde, zamanında ve dozunda atılması gerektiğine inananlardandır kendi deyimiyle babam. Ama işte bazen yeri de zamanı da dozu da şaşıyordu. Yanlış anlaşılmasın, öyle düzenli dayak yemedim hiç bir zaman ama şiddetli kavgalarımız genelde benim dayak yememle son bulurdu. Babam üniversite mezunudur, duyan inanamazdı babamın dövdüğüne beni. Evin yıllar yıllar sonra olan tek çocuğuydum. Yalnız, babamla çok çabuk barışırdık biz, akşamına ya da ertesi güne normale dönerdik de nedense annemle olan kavgalarımızda ona hep çok kızgın kalırdım, günlerce konuşmak gelmezdi içimden.
    Bir de hiç unutamam, küçüğüz, ilkokulun ilk yıllarıydı heralde, aynı apartmanda oturdugumuz çok yakın bir arkadasım vardı, annesi çok döverdi onu. Bir gün bir şey yaptık, hatırlamıyorum, evlerimize girdik. Üst kattan sesler geliyor, arkadasımı dövüyor annesi, ben de odamdayım, iyi ki benim annem beni bu kadar çok dövmüyor diye geçiriyorum içimden, annem geldi, beni de çok fazla dövdü. O gün içimde bir şeyler yıkıldı, kırıldı. Belki de anneme olan sevgim , güvenim kırıldı bilemiyorum. O an annemin bağırması, o tını, 4-5 yıl yer etti beynimde, herhangi bir anda duydugum ona benzer bir tınıdan annemin bağırması eko yapardı beynimde, türk filmlerindeki seslerin yankılanması gibi. Hatta anneme mektup yazmıştım bununla ilgili, babam da okumuştu, saçma bulmuştu sanırım, öyle etkilendiğime inanmamıştı galiba, sonra da unutuldu gitti.

    Bundan dolayı kızıma bağırdığım zaman çok vicdan azabı çekiyorum. Geçen gün hiç bagırmadıgım kadar bagırdım, tam bir cinnet anıydı. Sonra annemler geldi, anneme "annane, korktum ben" demiş. Annem bugün telefonda diyor ki ,"kızım bağırma çocuğa öyle, bak böyle böyle diyor" İçimden geçirdim, keşke kendi kızına da bu kadar hassas olsaydın diye. Ne yapalım, insan ailesini seçemiyor işte. Benim annem de anneydi, iyisiyle kötüsüyle, elinden gelen oydu heralde diye düşünüyorum.

    Bu da bölye bir anımdır 🙂 Terapi köşesi gibi oldu valla 🙂

  24. bazen 4 yaşındaki kızımla güç mücadelesine giriyorum… genellikle bağırma şeklinde nadiren de çimdik ya da zorlama şeklinde. mesela ısrarla masanın üzerine çıkıyor, ikazlarıma karşın inmiyorsa onu zorla indirebiliyorum. çok üzücü… sonra kendi kendime karar alıp kesinlikle sinirlenmeyeceğimi telkin ediyorum… bu uzun süre işe yarıyor.
    1-dayak disiplin aracı olmamalıdır ama etkili midir dersek geçici olarak etkilidir.
    2-malesef evet.
    3-ve malesef yine evet.

    • Nalan, bu çocuklar damarımıza basmayı çok iyi biliyorlar. Benim de kontrolümü kaybetmeme ramak kalıyor çoğu zaman. Ama tarttığımda, vurmanın ona çok büyük haksızlık olduğunu fark ediyorum, bir. Yukarıda geçen “dayak arsızı” lafı çok doğru, iki.

      Bana kalırsa sen telkinlerin arasını uzatmaya çalış. Kendini daha iyi hissedeceksin, bak.

  25. Habere de hic katilmiyorum ya, Turk anneleri sabirli Hemde cok, turk hanimlari genel olarak…

  26. 1. Hayir degil. Benim kizim daha 1 yasinda. Simdiden sinirlari zorlamayi deniyor. gecen gun yerde birkac tane bebek bezi vardi. almis bir tanesini bana getirmis. Dedim gotur geri birak. Gitti birakti, sonra tekrar almak istedi, hayir dedim. Sonran bir kac kere bir bana bir beze bakti alsam mi diye eli askida kaldi, hayir dedim. En sonunda anladi birakti. ayni yerde duruyor o bezler, bakiyor ama dokunmuyor kizim. Ayni sey ayakkabilarda da gecerli. Disari cikmak istiyor kapip ayakkabilarimizi getiriyor. soyledim o ayakkabilarin yeri orasi getirme diye. Bir kac kez denedi birakti. Ben ce onemli olan tutarlilik. Bir konuda ya evet ya hayir denilecek ve hayirsa hayir olarak kalacak. Cocuk sana birsey getirdiginde ellerim dolu alamam diyip, ardindan aliyorsan olmaz. Almayacaksin. Iyi dusunup, sadece gerektigince hayir demek ve bir kere hayir dedikten sonrada donmemek gerekir. Cok disiplinciyimdir ama kizimla iyi cozutur eglenirimde. Yerlerde yuvarlanir, her tur cocukca seyi de yaparim. Patron benim. Dayaga ihtiyacim yok bunu ogretmek icin.
    2. basta bir tek durumda eline vurmaya karar verdim, o da baskasinin cocugunu incitirseydi ve vurdumda ama sonra dusundum sacma geldi. baska yol kullanmak daha mantirli geldi. Vahseti cocugum benden ogrenmemeli! dedim. Bir metod buldum cok sevdim. Eger mesela bebeginin oyuncak uzerine bir baska cocugu incitirse. Kendi cocugunu o cocuktan ayiriyorsun. Oyuncagi ve butun ilgini oteki cocuga veriyorsun. Ozur dileyip seviyorsun oteki cocugu. Kendi cocuguna hic birsey yapmana gerek yok. Butun ilgi oteki cocuga gidince senin cocuk kotu birsey yaptigini anliyor. Super bir metod. Ben bayildim. Kendi cocuguna kizmak bile bir nevi ilgi gostermek oldugundan ise yaramiyor…

    3. yemem mi hic. Tabiki yedim. Hem sever hem doverdi annem. Babamdan yemedim herhalde. Abimin uzerine yoktu gerci 🙂

    • Ezilene/üzülene ilgi gösterme metodu kesinlikle çok işe yarıyor. Deniz ne zaman köpeğimiz Paphia’ya bir şey yapsa tüm ilgimizi ona gösterirdik. Çok bozulurdu. Ve zamanla başkasına zarar vermenin ona istediği ilgiyi getirmediğini anladı.

  27. Yine çok güzel bir konu ve yaşasın sorun giderilmiş ben artık yorum yapabiliyorum 🙂 Bence kesinlikle dayak bir disiplin aracı olamaz , olmamalı ..Çocuğumuza kendi elimizle şiddeti öğretmekten başka bir işe yarayacağını hiç sanmıyorum..Onlar daha küçücük ve herşeyi bizden öğreniyorlar , hep demiyormuyuz ” çocuklar anne babayı örnek alır onlara iyi örnek olmalıyız ” diye..Biz onlardan güçlüyüz diye zor anlarla başa çıkamayıp gücümüzü kullandığımızda nerede kalacak bizim örnek anne babalığımız ? Eğer biz dayağı bir disiplin aracı olarak kullanırsak ; ileride ; mesela okula başladığında o da kendinden güçsüz biri onun istemediği birşey yaptığında vurmayı denerse o zaman karşısına geçip “yavrum çok ayıp,kimseye vurmamalısın “diyecek yüzümüz olacak mı ? Ben ne annemden ne babamdan bir fiske bile yemedim ama hiç de şımarık,laf söz dinlemeyen bir çocuk değildim.Benim oğlum 2 yaşında ve ona hiç vurmadım , ki asla da vurmam
    ( büyük konuşmayı sevmem ama bu konuda kendimden eminim ) Yaşadığımız kriz anlarında onun yanına eğilip veya onu kucağıma alıp küçükken babamın bize yaptığı gibi hiçbirşey demeden sadece gözünün içine bakıyorum ve inanın işe yarıyor ..Belki de ben şanslı bir anneyim , oğlum hareketli ama yaramaz ve tutturan bir çocuk değil çok şükür 🙂

  28. 1- Kesinlikle disiplin için kullanılacak bir yöntem değil. Ne hareketi geciktiriyor, ne de o işi yapmamasını sağlıyor. O an ebeveyn gücü ona yettiği için kendi içindeki hırsı ve öfkeyi onun canını acıtarak çıkarmaya çalışıyor, ama ebeveyn o sinir harbinden kurtuluyor mu, hayır, sinirin üzerine pişmanlık, üzüntü ve vicdan muhasebesi de ekleniyor.
    2- Oğlum çok hareketli! Temmuzda 3 yaşını dolduracak! Ne zaman neyi yapacağını kestirmek hiç kolay olmuyor, atom karınca gibi..Tahammül sınırlarımı zorladığı çok oldu, cam sehpanın üzerine çıkıp oturmak, salondaki tv’nin tepesine ulaşma çabası ve devirme uğraşları, eline geçen herşeyi nereye gideceğini umursamadan fırlatması, ki bu şey kimi zaman cam bardak bile olabiliyor, ütü yaparken ütü masasını devirmeye uğraşması, perdeyi tutup aşağı çekmeye çalışması gibi sonucunda kendisinin zarar göreceği eylemleri yapmaya uğraşıyor. Hatta defalarca yapma dediğim ve gerekçesini anlattığım halde gözümün içine bakarak inadına yapıyor. Bu gibi durumlarda telaş etmeden sakin durmak zor oluyor. Sesini yükselterek bunu sonrasında hatırlamasını sağlamaya çalışıyoruz, tepkisiz kalmak da o işi yapmasının uygun olduğu gibi bir intiba uyandıracağından illaki tepki vermek gerekiyor diye düşünüyorum. Eğer sakin bir günümde isem dayanabileceğim noktaya kadar dayanmaya çalışıyorum ama hala devam ediyorsa azarladığım ve hatta tahammül sınırımı aştığımda kulağını çektiğim oluyor. Ama en çok yemek konusunda zıvanadan çıkarıyor. Yaptığı şeylerin gerekçelerini düşünmeye çalışıyorum; dikkati üzerine çekmek istiyor! Enerjisini farklı yönde kullanması için ortamı değiştirmeye çalışıyorum, sıkılmış olabileceğini düşünüyorum, hadi gel legolarınla oynayalım, hadi gel resim yapalım gibi önerilerde bulunup dikkatini o işten çekmeye çalışıyorum, makul düşünebildiğim vakitler. Bu yöntem kulağına yapışmaktan, poposuna vurmaktan daha çok işe yarıyor. Ama o kadar yoğun ve o kadar yorgun oluyorum ki eve geldiğimde, hele bir de evdekilerle anlaşmazlık yaşadıysak annem ya da eşimle, oğluma aşırı tepkiler verdiğim oluyor. İşte bu vakitlerde oğlumla ilişkimizi yıprattığımı düşünüyorum. Üzülüyorum, işimden istifa edip sadece onunla olmak ve ona hak ettiği ilgiyi vermeyi istiyorum. Bu noktada çaresiz kalıyorum. Akademik çalışmalarıma son verirsem (doktora tezimi tamamlamaya çalışıyorum) bu noktaya gelmek için tüm çektiğim çileyi boşa yaşamış olurum, mücadeleden vazgeçerek oğluma yenilgiyi öğretirim ve oğluma iyi bir gelecek hazırlamak için onun eğitimi ve fiziksel gereksinimlerini karşılayacak maddi imkanları ortadan kaldırmış olurum. Yapamam! Özellikle son zamanlarda oğlumla gergin bir an yaşadığımızda, onu kolundan tutup yaptığı şeyden uzaklaştırmaya çalıştığımda ağlamaya başladığında, sinirlerime hakim olarak ona sarılıyorum. Okşuyorum, sakinleştirince de yaptığının hoş olmadığını anlatmaya çalışıyorum. Söz veriyor ama başka zaman davranışı yineliyor. Çıkmaza giriyorum, bağırıp çağırsam da vurmamaya çalışıyorum. Vurmak eyleminin kendi acizliğimiz olduğunu düşünüyorum.
    3- Annemden her türlü dayak yedim. Çok sinirli ve asabi bir yapısı var! Çok çabuk alevlenir ve kolay sakinleşmez! Hala öyledir. Ama oğluma karşı daha sabırlı, azarlasa da asla vurmaz. İlişkimizin, asabiyetinden yıprandığını düşünüyorum. Hatta çocukken bana yapılanı ben de kardeşime yapardım. Kardeşim bunu hala söyler.. Bu kardeşimle ilişkimiz için de yıpratıcı idi! Babamdan dayak yemedim. Ayrıca yaramaz bir çocuk değildim. Neden o kadar dayak yediğimi hala anlayabilmiş değilim.

  29. sabrımın taştığı çok zamanlar oluyor ama 1 kez vurdum sadece oğluma,onu da unutamıyor 🙁 Kesinlikle dayak taraftarı bir insan değilim ama çok yumuşak olmann da eziyetini çekiyorum,disiplin şart (mış)

    Annemden 1-2 tokat yemişlğim olmuştur ama babamdan hiç dayak yediğimi hatırlamıyorum..Ama abim 16-17 yaşlarındayken eve gece yarısı ve içkili geldiğinde dövmüşlüğü vardır,yatağımda ağlardım sanırm ben de..Bu durum pek bir işe yaramamakla birlikte abimi babamdan uzaklaştırmıştır sadece…Ama annemle-babam için de üzüldüğümü hatırlyorum çünkü bi zaman geliyor ki ulaşılamıyor erkek çocuklara malesef..

  30. 1) Dayak disiplin araci olamaz bence. Direk karsiyim, yani dusununce cocugumuza sakin kimseye vurma diyoruz degil mi, hani vurma diyip de cocuga vurmak cok sacma. Sole birsey geldi basimiza, amerika arkadaslarin Derin yasinda ogullari var…bizdelerdi ve oynuyorlardi, sonra Seth bizimkine vurmus, iteklemis ve Derin de yataktan dusmus…cocuk iste…bir sey de olmadi ama annesi inanilmaz bir tepki gosterdi, pantalonunu indirip sap sap vurdu cocugun popoya…nasil da agliyordu:(…yani cocugunua vurdu diye vuruyordu….hatta kocasi bu celiskiyi dile getirdi…Dayakla degil de tavrimizla, ses tonumuzla ya da cezayla disiplin etmek bana cok daha uygun geliyor
    2)Yok vurmadim.
    3)Annem arada cimdirirdi. Babam hic vurmadi..

  31. benim de bebek kararını verirken en çok zorlandığım konuyddu bu, terbiye konusu:) öğretmenlik mesleğinin getirdiği bir disiplin anlayışı var içimde çocuklarla sürekli birebir beraberiz ve evde yapmadıkları davranışları sınıfta gösterebiliyorlar bazen oturduğum sandalyeden üzerlerine uçmak geçiyor içimden vee bu sinirle nasıl anne olabilirim diye sordum durdum hep! Bir kere bir çocuğa defalarca uyarıda bulunmama rağmen dinlemeyince bir patlak! patlattım ama sonra bunun hiçbir faydası olmadığını üstelik vicdanımın sızladığını hissettim ve bazen uzun süre sessizce kalıp bakmanın daha faydalı olduğunu anladım, şimdi onlar hata yaptığında çocuk bunlar diyorum ve benim için dünyanın en değerli varlığı olan bebğime hazırlıyorum kendimi ama umarımmm önüne geçemeyeceğim inatçı tavırlarla sürdürdüğü istekleri olmaz:((

  32. 1. Dayak kesinlikle bir disiplin araci olamaz. Belki yapilmasi istenmeyen davranisin o an icin yapilmamasini engelleyebilir, ama cocugu disipline etmez bence. Tam tersine cocuk anneye babaya hirslanir, daha da disiplinsiz olur. Leyla Navaro’nun “Beni Duyuyor musun?” adli kitabi bu konuda cok faydali mesajlar veriyor. Herkese tavsiye ederim.

    2. Ben 2 yasindaki ogluma simdiye kadar hic vurmadim. Ama vurasim gelmedi desem yalan olur. Cok sinirlendigim zaman ona vuracagima masaya falan vuruyorum. Bence bu da cok iyi birsey degil ama sinirin bir sekilde bosalmasi lazim. En iyisi sinirlenmemek tabii de bu her gecen gun daha da zorlasiyor. Oglumu dovmek istemiyorum, umarim bu hatayi hicbir zaman yapmam.

    3. Babacim doverdi abimle beni. Ama hep cok pisman olurdu, simdi bile konusu acilinca konusmak istemez. Bize de tembih etti sakin cocuklarinizi dovmeyin diye. Bir de ben babamin beni dovdugunu kimse bilmesin isterdim, utanirdim nedense. Hala bile buraya yazdigim icin tedirginim 🙂

    Bir de Dogan Cuceloglu’nun “Yetiskin Cocuklar” adli kitabi var. O kitap da dayak yiyerek buyuyen bir anne babanin yetiskin birer cocuk olarak kaldiklarini ve ne yazik ki Turk toplumunda boyle pekcok insan oldugundan bahsediyor. Bence toplumsal evrim icin dayagin lugatimizdan silinmesi kesinlikle gerekli.

  33. 1- Bence dayak disiplin aracı olamaz-olmamalı, ama öyle çocuklar gördüm ki annelerinin ellerini öpmek geldi içimden. Ben olsam herhalde şimdiye kadar popoya yapıştırmıştım dedim.
    2- Yok Allah korusun kızım 9 aylık daha. Ama uykuya saatlerce direnip sabahı ettiğimiz günlerde ”sen biraz büyü, dayaktan anlayacak hale gel de görüşelim” diyorum sinirimden. Sonra ona vurduğum geçiyor gözümün önünden, gözlerim doluyor. Bu laflar hep ağzımda – içimde kalacak herhalde, uygulamaya geçirebileceğimi düşünemiyorum bile.
    3- Evet çocukken annem-babamdan dayak yedim. Babamdan popoya şaplak annemle dehşet kavgalarımız oldu. İleride kızıma vurmamamı sağlayacak olan şey de annemle olan kavgalarımızdır, aramızdaki ilişki hiçbir zaman babamla ilişkimiz gibi olmadı-olamıyor. Kızımla, annemle olan ilişkiyi kurmak-kopmak istemem asla. Bir kez kırıldıktan sonra tamiri çok güç çünkü.

  34. benim 3,5 yaşında bir kızım var ve yay burcu bazen onunla çok uç noktalara geliyoruz dediğimi yapmıyor hayır dediğimde dinlemiyor. özelliklede yemek konusunda sofradan kalkıp etrafta geziniyor bende peşinde gezip onu yedirmek yerine kendi geliştirdiğim bir yöntemle 3 e kadar sayıyorum ve sayılarım 3 olmadan o yanımda oluyor yada dediğim şeyi yapıyor yada yapmıyor yani söz dinliyor. tabi bu hep 3 te geldiği anlamına gelmiyor 3’ünde bitip tükendiği anlar oluyor ama nadir. dayak konusuna gelince kızdığımda dediğimi yapmadığında yada laf dinlemediğinde değilde canımı yaktığı nadir zamanlarda bende onun canını yaktım (hiç istemeden) bir gün şımarırken kendi kendine gözleri kapalı bir biçimde gezerken dişleriyle göbeğimi ısırdı ve bende saçlarından tuttuğum gibi fırlattım onu ama sonra bende onunla birlikte ağladım çok üzüldüm ama oldu (birdaha olmayacak)
    doğru demiyorum çünkü ben ona bağırdığımda yada vurduğumda oda aynısını yapıyor çünkü beni örnek alıyor şimdi daha çok firenliyorum kendimi ceza veriyorum odada 5 dakika bekleme cezası
    ve son olarak bizde annemizden ve babamızdan çok dayak yedik hatta 17 yaşında bile babamdan çok güzel bir dayak yemiştim hiç konuşmadan babam hata yaptı ben yapmıyacağım inşallah

  35. 2 yaşında bir kızım var ve çalışan bir anneyim.kızım bana çok düşkün ve çok canayakın bir çocuk…anne babadan başka kimseyle pek fazla muhataplığı olmadı, 5,5 aylıkken eşimle dönüşümlü bakmaya başladık ve ikimizde öğretmen olduğumuz için baba servisle okula getiriyor ve kızım benimle eve dönüyor…kısacası onun dünyasında sadece biz varız.çok sıcak, sevimli ve aşırı bağlı, bende kendisine aşırı bağlıyım, ama gel gör ki kızımdaki inat bazen beni çileden çıkarabiliyor.hep kendiyle ilgilenelim, kendi başımıza hiçbişi yapmayalım istiyor.okuldan yorgun gelmeme aldırmadan kendisiyle ilgileniyorum, onu eğlendirmek için elimden geleni yapıyorum ama bi türlü tatmin olmuyor.durduk yere olmadık bişeye ağlamaya başlıyor, ne yapsam susturamıyorum alıcılarını her şeye kapatıyor, kucağıma alıp sakinleştirmeye çalışıyorum kendini atıyor, kendi haline bıraksam ağlama krizine giriyor daha kötü oluyor…gene böyle anlardan birinde bacağına ve koluna vurdum çok pişmanım ama çözüm bulamıyorum…kızım çok şirin ve ürkektir, kendini sevdirir ama güzellikten anlamıyor bu aralar.kızıp bağırdığımda susuyor, hatta bikaç dakika sonra bana bakıp gülmeye başlıyor…ben anlayamıyorum gerçekten bir eğitimci olarak neyin doğru olduğuna karar veremiyorum..kızıp bağırdığım bi anda gene gülünce sinirlendim bacağına vurdum ama çok pişman oldum.benim kızmam ona oyun gibi mi geliyor yoksa mahsus mu yapıyor buna karar veremedim bir türlü…ama şimdiye kadar kızmadan hizaya gelmedi hiç, sanki özellikle sınırları zorlayıp ne kadar genişlediğini ölçüyor,kızana kadar istekleri bitmiyor ve üstelik sadece bana bişi yaptırmış olmak için bişeyler istiyor…çocuk büyütmek gerçekten çok zor…

  36. oğlum 2 yaşında çok yaramaz beni çok çileden çıkarıyor, yemekleri tükürüyor bir anda tabağı ters çeviriyor, sütünü suyunu döküyor damacanayı deviriyor, bardakları kırıyor, oyuncaklarını fırlatıyor, uyumaya direniyor, daha çok şey var yaptığı ve bunları her gün yapıyor , bağırıncada “beni kızma anne çeni çeviyom” diyor : ) vurdugum oldu ama kesinlikle çözüm değil 1 dk. geçmeden aynen devam ediyor dişlerimi sıkmaktan dişlerim kırılmak üzere… ne yapmak lazım nasıl sabretmek lazım bilemiyorum
    çocukken annem terlik fırlatırdı ama önce bismillah derdi gülerdik barışırdık : ) babamdan dayak yemedim ama abla mağduruyun malesef
    anne olmak çok zor çok sabırlazım

    • Çalışıyor musunuz yoksa sürekli evde misiniz? Destek alıyor musunuz, yalnız mı bakıyorsunuz? 1,5-2,5 yaş arası benim en çok zorlandığım yaştı. Kendilerini fark ediyorlar, laftan anlamıyorlar, anlasalar da dinlemiyorlar. Mümkün olduğunca dışarıda vakit geçirmeye çalışırdım ben. Park-bahçe. İmkanınız varsa anneli oyun grupları da günü kurtarıyor.

      Sabır lazım, evet. Ama sabretmek için ara sıra nefes alabilmek de lazım. Onu yapma imkanınız yoksa hiç olmazsa enerjisini boşaltmasına fırsat vermek için dışarıya çıkın, bol bol! 🙂

  37. ben annemden babamdan çok dayak yedim küçükken yoktan sebeplerle hemde şimdi ise 2 yaşında bir kızım var eşim ve ben ona karşı çok kibar davranıyoruz bazen beni aşırı sinir ediyor o zaman eşim bana sakin ol canım diyor ve ben biraz olsun rahatlıyorum ama asla dayak konusuna katılmıyorum dayak sadece insanın kalbini kıran birşeydir 3 günlük dünyada başkalarının hayatını rezil etmeye kimsenin hakkı yok

  38. Çocuğuna vurmamak için çocuğundan dayak yiyen şiddet gören anne babalar biliyorum. Tamam dayak övünülecek bir şey değildir ama ben dayağa karşı değilim. Bazen çığırından çıkmış bir çocuğa müdahale etmek için gerekiyorsa dayak da atılır. Yok eğer ben “asla” vurmam diyorsanız da o vakit kusura bakmayın ama diğer disiplin araçlarını etkin ve doğru bir biçimde kullanmanız gerekiyor. Ama maalesef bizim ülkemizde disiplin yöntemleri henüz çok bilinmiyor bile. Kuru kuruya dayak atamaya karşı olmak işe yaramaz. Bu çocuğa kötülük etmekten başka işe yaramaz. Çünkü hem disipline edilmeyen hem de dayak yemeyen bir çocuk ilginçtir ama şiddete daha meyilli oluyor.