140 Yorum

Doğum korkusu paylaştıkça azalır

Çok iyi hatırlıyorum: Deniz’e hamileydim. Birisi bana “Nasıl doğurmayı düşünüyorsun?” gibi bir soru sormuştu. “Vallahi oradan nasıl çıkacak bilmiyorum, korkuyorum” demiştim.

Doğumdan korktuğumu ilk kez o an dile getirdim. Kendime de ilk o zaman itiraf ettim. Doğumdan korkuyordum. Tam olarak neyinden, hangi aşamasından korktuğumu bilmiyordum, çünkü doğum hakkında çok fazla şey bilmiyordum. Ama aklımda doğumun korkulması gereken, acı veren bir şey olduğu vardı.

Hepimiz çocukluğumuzdan beri korkutularak büyüdük doğum konusunda. “Allah bir avazda kurtarsın” dendiğini duyduk. Türk filmlerinde kadınların çığlık çığlığa bağırdığını, filmdeki dram seviyesine göre annelerin doğumda öldüklerini gördük. Anneannelerimizin, annelerimizin nasıl da tek başlarına odaya kapatıldıklarını, yattıkları yerden sancı çektiklerini, doktorlardan, hemşirelerden nasıl azar işittiklerini dinledik. Biz korkmayalım da kim korksun?

Doğum korkusu ciddi bir şey. Bir de bunu itiraf edememek var. Özellikle de eğitimli, başarılı, belki de kariyer sahibi birçok kadın, iş doğuma -kadınlığın en basit ve yalın noktasına- gelince korktuğunu ne kendine, ne de çevresine itiraf etmeyi göze alamayabiliyor. Belki kendine konduramıyor, belki annesinin “Hepimiz doğurduk!” demesinden çekiniyor.

Ancak korkunun nasıl ecele faydası yoksa doğuma da faydası yok. O bebek içeride sonsuza dek kalmayacak; bir şekilde çıkacak. Ama öyle, ama böyle…

Doğum korkusunu görmezden geleceğimize varlığını kabul edersek, ortaya çıkartırsak ve üzerine gidersek belki de sandığımız kadar korkmaya gerek olmadığını göreceğiz.

O yüzden de doğumla ilgili korkularımızı paylaşmaya davet ediyorum sizi. Hamile olanlarımız neden korktuğunu söylesin. Doğum yapanlar bu korkuları nasıl aştığını anlatsın.

Lütfen içinde bulunduğunuz duruma göre aşağıdaki soruları yanıtlayın. Yanıtlarınızda doğumla ilgili korkularınıza özellikle vurgu yapmaya çalışın. Doğum şekliniz bu korkuların bir sonucu olabilir, ve ondan da bahsedebilirsiniz, ancak korku kısmını atlamayın.

Hamileyseniz — doğumdan korkuyor musunuz? Sizi en çok korkutan şey(ler) ne? Acı mı? Dikiş mi? Doğum sırasında bebeğe bir şey olması mı? Size bir şey olması mı?..

Doğurduysanız — doğumdan korktunuz mu? Neden? Bu korkuyu aşabildiniz mi? Evetse nasıl? Hayırsa, çözümünüz ne oldu?..

140 yorum

  1. 14.haftamdayım. Yani hamileyim.
    Doğumdan korkuyorum. Ama derecesi çok da yüksek değil korkumun. Bu korkuma rağmen normal hayal ediyorum mesela.sezeryan ya normal…korkumu düşününce şunları yazabilirim;
    *bir aksilik olucak korkusu
    *malum yerim bozulacak, yırtılacak, dikiş falan … ya sonra idrar kaçırırsam, ya cinsel hayatım kötüleşirse bebekten sonra
    *bebeğe yanlış müdahale ederlerse
    *ya bayılırsam doğumda bebeğime zararım olursa
    *kalbim kötü olursa… kapakçığım kalın ve mitrak kapak prolapsusu denen bişeyim var..sık sık çarpıntısı olan bir insanım..ya doğumda kalp krizi falan geçirirsem.. bu çarpıntılarım bebeğime zarar verirse
    *bebek doğumda sakatlanırsa
    *dr hemşireler sert davranırsa
    *acıya nasıl dayanıcam
    *aksilik olursa ve sezeryanda uyuyup yavrumu ilk karşılayanlardan olmazsam
    *ya bana bişi olursa …eşim mahvolur..bebeğim bensiz kalır..
    *doğumdan sonra çok mu kanamam olucak ..sezeryan olursam karnım çok mu acıycak zor mu yürüycem..vs
    üffffffffffffffff korktukça düşündükçe bi sürü şey daha yazabilirim ki…
    bunları önceden de düşündüm çokça.. ve kendimce çatır çatır olumlu cevaplar verdim kendime.. o yüzden korkumu evcilleştirdim..evet korkuyorum ama bebişim doğacak bi şekilde.. hayat bana yardım edecek.. eşim, doktorum, hemşireler, sevdiklerim bana yardım edecek, destek olacak..ve herşey gibi bu da bi şekilde atlatılacak..hep güzel şekilde doğurduğumu neşeli bir şekilde bebeğimizle hastahaneden çıktığımı yada hastahane odasında kikir kikir bebeğe bakmaya gelenlerle gülüştüğümü hayal eidyorum…… allah yardımcım olsun…

    • insanın elinde değil düşünmemek ama bak ne güzel yazmışsın sonunda..ben güzel bir hamilelik ve doğum yaşadım dilerim sen ve tüm anne adaylarıda sorunsuz ve mutlu bi şekilde kavuşursunuz bebişlerinize ama hep pozitif düşünün..

  2. yaklaşık 2 yıl önce normal doğum yaptım..hamileliğim esnasında tabiiki tedirgin olduğum, evhamlandığım ve nasıl çıkacak bu yavrucuk burdan dediğim zamanlar oldu.. ama ben acı çekmekten değilde daha ziyade doğum esnasında oluşabilecek komplikasyonlardan daha çok korkuyordum..bu tip aksilikler aklıma geldikçe daha bi tedirgin oluyordum..

  3. Doğumdan 30.haftaya kadar korkmuyordum aslında çünkü uzak geliyormuş, normal doğuma da sezeryana da girdiğim halde doğum videoları izlemeye başladım ve her izleyişimde kendimi onların yerine koydum, çok acı çekiyorlardı ama bilinçliydiler ve çok korktuğumu hissettim…Doğum yapan herkese sorup duruyordum nasıl bir acı vs vs…Neyseki etrafımdaki herkes bilinçliydi ve doğurmak üzere olan bir kadına garip cevaplar vermediler…Evet acı vardı ama dayanabilirdim ve eninde sonunda geçiyordu, son haftaya kadar çok korktum hatta rüyalarıma girdi fakat ne olduysa son hafta korkum geçti, hazırım dedim kendime, doğum yaptığım gün uyandığımda bugün doğacak demiştim, hatta arabaya valizimi bile koymuştum nitekim o günün gecesine çok çok rahat bir doğumla, yaklaşık 15dk.da doğum yaptım…Korkmayın desem de herkes korkuyor biliyorum, herşeyi en ince ayrıntısına kadar bilsemde korkuyordum..Blogcu Annemizin dediği gibi korkuyu yaşamak lazım, ancak o şekilde hazır olabildim ben…

  4. günaydın 🙂
    Normal doğum yaptım. ne zaman “bu çocuk oradan nasıl çıkacak?” sorusu aklıma gelse “herkes nasıl çıktıysa öyle çıkacak. dünya var olduğundan beri kadınlar doğum yapıyor;zayıfı – şişmanı, uzunu – kısası, güçlüsü – güçsüzü, eğitimlisi – eğitimsizi, onlar yapıyorsa ben niye yapamayayım” diyip soruyu kovdum aklımdan. doğum hikayelerini okudum, ilk okuduklarım hep korkunç acılardan bahsederken o kadar çok doğum hikayesi okudum ki her doğumun farklı olduğunu, kişiye özel olduğunu fark ettim. kiminin doğumu saatlerce sürerken, suni sancı, vakum gerekirken ve hatta bazen bu kadar acının sonunda sezeryanla sonuçlanırken kiminin de hastaneye gittiğinde 8 cm açılması olduğunu fark ettiğini, doğru dürüst sancı hissetmediğini okuyunca kendiminkinin de bu kolay doğumlardan biri olmaması için hiç bir neden olmadığına inandırdım kendimi. ben ne kadar rahat olursam bebeğin ve doğumun da o kadar rahat olacağını düşündüm ve çok fazla düşünmedim doğrusu üzerinde. Bir de doktoruma güvendim, çok güvendim. yapacağı (dikiş, sezeryan, vb.) her şeyin benim iyiliğim için olduğuna inandım, “gerçekten gerekmese sırf zevk için niye kessin ki beni?” diye düşündüm. Ve tam umduğum gibi bir doğum oldu; hastaneye gittiğimde sadece 2 cm açıklık olmasına rağmen (ki son ana kadar evde beklemek istiyordum ama suyum gelince mecburen gittik) sadece 3 saat sonra kızım kollarımdaydı, her şey yolunda gitti ve bir kaç dikişle kurtardık, sezeryana da gerek kalmadı. Secret işe yaradı yani 🙂
    hamileler, lütfen korkmayın, herkes nasıl doğurduysa siz de öyle doğuracaksınız, her şeyi vücudunuza ve bebeğinize bırakın ve doktorunuza güvenin…
    Sağlıklı günler…

  5. 10 ay önce epidural sezeryan ile oğlumu kucağıma aldım. Normal doğumdan korkup,beceremeyeceğimi düşündüğüm için. Neden? Çünkü annem 35 yıl önce ilk bebeğini normal doğum yaptıktan 2 gün sonra kaybetmişti, bebek büyükmüş,annem minyonmuş,şartlar kötüymüş vs. vs. Neredeyse annemi de kaybediyorlarmış. Hatta hiç unutmam der annem doktor bebek bu kadar büyütülür mü diye kızıyordu ben doğurmaya çalışırken…Beni de sezeryan ile dünyaya getirmiş. Bu olaydan o kadar etkilendim ki,normal doğumu kafamdan sildim sanırım. Pişman değilim, o zaman öyle hissettim, öyle oldu. Ama şimdiki aklım olsa, bu kadar bilgim olsa, kesinlikle kendimi beslenmesiyle, hareketleriyle, eğitimiyle ilk aydan itibaren normal doğuma hazırlar ve olayı gidişatına bırakırdım.

  6. 34. haftamdayım ve normal doğum istiyorum, bunu söylediğim hemen hemen herkes çok cesur olduğumu söyülüyor?!?!? Ben de “ne var ki, milyon yıldır kadınlar böyle doğuruyor, işin doğalı bu” diyorum. Bu yorumlara uzun süre aldırış etmedim ve hiç de korkmadım. Ama zaman yaklaştıkça düşünmeye başladım ve düşündükçe de korkmaya. (Bu arada şu anda bebeğin dönmesini bekliyoruz, dönmezse mecburen sezeryan olacak)
    – Normal doğum olursa çekeceğim sancının uzun sürmesinden ve canım yandıkça bebeğime/eşime kızmaktan korkuyorum.
    – Sancı çekerken nefessiz kalacağım ve bebeğe oksijen gitmeyeceği hissine kapılıyorum.
    – Sezeryan olursa da uyanamamaktan korkuyorum.

    Bunları aklımdan silmek için, normal doğum yapan birilerini bulup onların güzel hikayelerini dinlemeye çalışıyorum 🙂 neyse ki annem yaptığı 2 doğumu normal yapmış ve ikisini de ayrı keyifle anlatıyor da içimi rahatlatıyor.

    • Umarım faydam olur. İlki yurt dışında dünyaya gelecekti. Yıl 2000. Herkesten uzakta, o yaşa kadar elini bile bir bebeğe sürmeye korkmuş ben kesin kararlıyım normal doğumda. Hoş istesem de kesmeyecekler beni biliyorum:) Son haftalar, doktor haftaya da gelmezse zorla getireceğiz diyor, içimden gülüyorum. Doğacağı günü biliyorum:))) O gece gelecekti ama gelmedi. Yatıyorum kandil gecesi dualar dilimde. Tuvaletim varmış gibi kalkıyorum sabah 4 civarı ama hayır yok. Yatağa gerisin geri. Ama ııh uyumam mümkün değil. Tekrar lavabodayım. Bu defa nişan denilen şeyle tanışıyorum ve babayı uyandırıyorum: bizimki yola çıktı diye. Çantayı çıkarıyoruz, içini yeniden yerleştiriyoruz. Yatacağı oyun parkını hazırlıyoruz. İyiyim. Çamaşır bile yıkıyoruz, ütü yapıyoruz. Yoklayan sancılar var ama sorun yok. Gün ışıyor, duş alıyorum ve giyiniyorum. Elinde kağıt-kalem sancı başladı-bitti zamanlarını not alıyor baba. Kahvaltı hazırlıyor, yiyoruz. Ve ben başlıyorum: yok bu işi yapamayacağım, epidural olsun. Öyle bir sancı geliyor ki, gidince ‘ Allah’ım cennet böyle bir şey olmalı ‘ diyorum. Gelince kalakalıyorsun, gidince şükrediyorsun. Sıklık fazlalaştı, biz telefonla doktoru arayıp konuştuk. Gel, dedi. Arabaya giderken yolun ortasında sancı geldi ve ben zınk diye kaldım. Ev sahibi kolumdan tutup yolun kenarına çekti. Arabaya bindik ve kesinlikle normal doğum yapacağım diyen ben ‘ Bu işi yapamayacağım. Epidural istiyorum ‘ diye konuşup durdum yol boyu. Hastaneye geldik, kontrol: 10 cm. Rahat nefes al, sakın itme sesleriyle doğru doğum odasına. Üst değişti, rahat pozisyona karar veriliyor. İçimdekiler dışarı çıkıyor. Suyum gelmediği için keseyi, görünce çok korktuğum ama patlatırken hiçbir şey hissetmediğim bir çubukla patlatıyorlar. Bir ablam son ana kadar evde kal diyor, sakın bağırma gücünü kendine sakla diyor. Dinliyorum onu. Doktorlar geldiğinde söylediklerini yapamıyorum: Sancı gelince büyük bir nefes al ve it! Ama tuvaletim gelmiş gibi hissediyorum ve yapamam! Doktor en sonunda bunun çook normal olduğunu söyledi ve yarım saatlik direnişten sonra teslim oldum. Yarım saat içinde de ufaklık merhaba dedi. Sağlıklıydı, göğsümdeydi, yeşilimsi bir jelle kaplı gibiydi. Parmağımın ucuyla şöyle bir kafasına korka korka dokundum, merhaba dedim. Aldılar temizlemeye başladılar. Sonra eşini çıkarmaya çalıştılar ve dikiş faslı. Canım acımadı mı? Acıdı. Üç gün oturamadım doğru dürüst ama geçti:) İkinciye gelelim.

      -Doktor, normal doğum tarafındaysanız devam edelim.
      -Aaa tabii ki.

      Son hafta:
      – Çok büyümüş, sıkıntı olabilir. Sezeryan.
      -!!!
      Bu daha da uzuuun ve tatsız bir doğum hikayesi. Sonuna geliyorum:
      Ters duran ufaklık depremle yola giriyor, hissediyorum ve suyum geliyor. Sahipsiz bırakıldığım kesimhanenin önünde – son kesim sonrası temizlik sesleri geliyor kulağıma – sedyede bekliyorum ve bağırmaya çalışıyorum: Suyum geldi, bebek yerleşti doğurtun beni. Tüm gün sancı çektiğim odama bir Allah’ın kulu gelmediği gibi, söylediklerim dinlenmeden uyutuluyorum ve oğlumun gelişini görmekten mahrum bırakılıyorum. O doktora dua ediyorum aynısını yaşasın diye.

      Hemşireyi çağırıyorum lavaboya gitmek için: evde de yapacaksınız, tek başınıza gidin.

      Amerika’da zile birkaç kere basıp çağırdığım hemşire gelmeyince kalkıp kendim gidiyorum lavaboya doğum sonrası ve tam oturacakken kontrolsüz bir şekilde her taraf rezil oluyor. Çok utanıyorum, temizlemeye kalkıyorum. Tam o sırada hemşire geliyor ve ‘ benim hatam ‘ diye teselli etmeye çalışıyor…

      Üçüncüyü doğuracaksam ya Amerika’ya ya da SSK’ya gideceğim diye deli deli söyleniyorum. Ve hatırladıkça hâlâ sinirleniyorum.

      İlki devlet hastanesiydi ,Yale New Haven Hospital, kendimi insan gibi hissettim. İkincisi özeldi, Medipol Kadıköy. Çocuk özel bakım ünitesi var, hesaplı ve yakın diye seçtik idi. Önünden geçemiyorum. Doktorun adını isteyene verebilirim.

      Normal doğumu yaşayın derim. Sakin olun, bağırmayın, dua edin. Doğru bir hastanede, düzgün bir doktor ve hemşire bakımında olmanızı yürekten diliyorum. Sezeryan sonrası iki hafta iki büklüm gezdim, kesi yerim sızıntı yaptı aylarca, korktum. Ama ikisi de geçti. İlk oğluma ait yazma isteğimle albümler doldurmuştum, ikincisinde güzel yazacak bir şey bulamadığım için hâlâ erteleniyor.

      Sağlıkla kavuşun ufaklıklara…

      • Teşekkürler deneyimler için.. İkincisi kötü bir deneyim olmuş 🙁 ama sezeryan yüzünden değil, daha çok hastanenin tavrından olmuş sanırım..

        • Yoo sezeryan, hem de normal doğum için gerekli tüm şartlar oluşmuşken ve doğum başlamışken sezeryan yapılmış olması ilk sebep. Diğerler besledi sadece mutsuzluğumu…

          • Figen, tatsız bir deneyim olmuş, ki sanırım “tatsız” kelimesi hislerini hafife alırmış gibi oluyor. Ancak ne mutlu sana ki şimdi bu deneyimlerini başka gebeleri bilinçlendirmek için kullanabiliyorsun.

            • Birinde çok uzaklarda ama hep beraberdik. İnanılmaz insanî bir yaklaşım vardı ayrıca. İkicisinde babayı da sokmadıkları için doğuma, garip (kimsesiz ) geldi dünyaya ufaklık. En çok ona üzüldüm Elif. Dediğin gibi geçti ama bak yıllar sonra bile yüreğim hâlâ üzgün hatırladıkça… Hiç affetmedim o kadını!

              • merhaba figen hanım … doktorun adını benimle paylaşmanızı rica edebilir miyim bende o hastanedeyim ?

                • yani o hastanede doğuracağım :)) hatta kuzenimde benden 1 ay önce doğuracak ve kafam çok karıştı :((

      • Sevgili Figen yazdıklarını okurken ülkemdeki doktorların ne kadar kolaycı olduğunu bir kez daha anlamış oldum.O doktorun ismini öğrenmek isterim.Zira 7 ay sonra o hastanede doğum yapacağım.

  7. 5,5 ay önce normal doğumla bir bebeğim oldu. Son aya kadar nasıl olsa daha zaman var modundaydım, son ay geldiğinde ise “yumurta kapıya dayanınca” akşamları korkudan oturamaz oldum. “Ya bu gece sancım başlarsa, ben nasıl doğuracağım, ya bi aksilik olursa, zaten minyonum bu bebek dışarı nasıl çıkacak :o))” diye düşünmekten yoruluyordum. Annem ise devamlı “kızım herkes nasıl doğuruyorsa sen de doğuracaksın, bebek zamanı gelince içerde durmaz” gibi cümlelerle beni rahatlatmaya çalışsa da ben yine de kendimi ve bebeğimi dinlemeye devam ediyordum. Şunu söyleyebilirim ki benimki çok zor bir doğum oldu ama sonuç : Bugün yine hamile kalsam yine normal doğum yaparım! Hamilelik ve doğumda bence en belirleyici olan doktor ve hastane. Eğer iyi bir doktorunuz varsa, iyi de bir hastane seçtiyseniz o zaman en doğrusu uzman ellere kendinizi teslim etmek. Artık herşeyin bir çözümü var. Ağrıdan korkuyorsanız epidural alırsınız. Tabi epidural ağrıyı tamamen sıfırlamıyor ama çektiğiniz ağrı da zaten regli ağrısından çok farklı bir ağrı değil. Sadece daha yoğun . Ve son olarak büyük kısım doğumhaneye gitmeden önce yaşanıyor, doğumhaneye gittiğiniz zaman çok kısa bir zamanda bebeğiniz geliyor zaten. O nedenle dert etmeyin ve hayatın en güzel dönemi olan hamilelik dönemini bu tip kaygılarla geçirmeyin. Sevgiler, selamlar

  8. sanırım benımde bırseyler karalamam lazım! dunku face yorumlarımdan sonra… 14 haftalık gebeyım evet bende normal dogumdan korkuyorum. ve bu korkumu yenemeyecegımı de bılıyorum cunku benım acı esıgım ınanılmaz dusuk kendı regl sancılarıma bıle dayanamazken dogum sancısına nasıl dayanırım dıye aklımdan cıkaramıyorum,bunu acı ıle ılıskılendırebılırız. dogum sırasında (ben cok panıgımdır) panık yapıp bebege zarar gelmesınden korkuyorum bunu da bebege zararla ılıskılendırebılırız. dıkıs korkum da var o da yok degıl (zaten bana gore hamıle kalmak delı cesaretı:) ) ama ben bır kere amelıyat oldum genel anestezı ıle, dıkıs deneyımım var ama epızyotomı dıkısını dusunemıyorum bıle, hem ıslak olcak hem dıkıslı oturamayan bır cok ınsan tanıyorum epıyoztomıden sonra… sonra cocuk dogacak ılerıkı yaslarda ıdrar tutamazsam (annemde basladı mesela 3 normal dogumdan sonra) ya esım benden uzaklasırsa bır genıslık olusursa orda…vsvsvs…love and smile’ın bırcok korkuları bende de var… belkı bu kdr bılgılı olmasam atlardım normal dogurcam dıye ama gordukce deneyımledıkce yasadıkca etrafımla…olmuyor! ha gercekten bu kdr sey olmasa bende seve seve normal dogurmak ısterdım. aklımı su da karıstırmıyor degıl, bu kdr guzel bırsey de normal dogum genelde butun jınekogların eslerı neden sez. oluyor???

    • Tulincim iki dogumu da yasayan biri olarak, sezeryani hic mi hic tavsiye etmiyorum, epizyotomi – sezeryan dikisi yaninda hic kalir, sadece kucuk deri parcasi dikiliyor Ben hissetmedim bile. sezeryanda Oyle mi 9 kat dikis ve hayat boyu karninda bir cizik altinan ustunen sarkan gobek, bu arada kegl egzersizleri
      rahim kaslarini guclendiriyor

      • Kadın doğumcu eşlerinin durumları; muhtemelen normal doğumdaki halleri görüyor ama sezaryen sonrası kadının günlerce- aylarca neler çektiklerini görmüyor olmalarından kaynaklanabilir. Sonuçta hastaneden taburcu olmadan bir ton ağrı kesici yüklüyorlar, melek gibi çıkıyorsun, esas iş evdeki ağrı kesicilerin o kadar sağlam olmaması ile başlayıp, emzirmek için doğru pozisyonu bulmaya çalışırken gözünden acı sebebi ile gelen yaşlar ile devam ediyor ve onlar bunların hiç birini görmüyorlar. 10-15 gün sonra kontrole gittiğinde kendini güçlü göstermek adına gıkını da çıkartmayınca oldu sana pespembe sezaryen hikayesi. Bu arada ailemde 3 kadın doğum uzmanı var 2’sinin eşleri normal doğum yaptılar.

    • Doğum sırasında çok cesur ve dingin oluyor anne, iş oraya gelinceye kadar aslında.Doktor çok önemli “şimdi kafasını gördüm, bitti, son defa ıkın, anlıyorum canın yanıyor, az kaldı vs vs” o kadar mucize kelimelerki (:Epizyo çabuk iyileşiyor çünkü mukoza epitel dokuya oranla hızlı iyileşir, yine eğer doktorun iyiyse zamanında ve yeteri kadar kesi uyguluyor ve kesinlikle hiç genişleme olmuyor.İdrar kaçırma olayı sadece doğumdan değil yaştan da kaynaklanıyor, hiç doğum yapmamış insanlarda da, erkeklerde de var..Sezeryan iyiki var, gerektiğinde elbetteki hayat kurtarıyor ama bedeni çok hırpalıyorlar sezeryan sırasında…Bunlar kıstas olamaz albette ama etrafımdaki jinekologların eşleri ve ve kendileri normal doğum yapıyor bir problem yoksa…Kadınlar çok güçlü varlıklar, bence gücünüze güvenin…Sevgiler (:

    • Tülin’ciğim, sorunun yanıtını bilmiyorum ama, önüne gelen her kadına, -karısı da olsa, hastası da- bireysel koşulları göz önünde bulundurmadan, “daha iyi olduğu için” sezaryen yapan doktordan kaçarak uzaklaş derim.

      • benım kendı dr.um normal dogumcu bır dr. ben sez. dusunuyorum dedıgımde bana doguma daha cok var degısır kararın bak gor dedı o zamana kadar konusuruz yıne dedı. o konu oylece kapandı
        belkı denılen egzersızler nefes teknıklerı ıse yarıyordur ama bılemıyorum korkulara pekı ıse yarıyor mu? (:

        • Kendini doğuma hazırladıkça, o konuda okudukça, belki derslere katıldıkça o korkuların çok büyük ölçüde gidiyor.

    • ” belkı bu kdr bılgılı olmasam atlardım normal dogurcam dıye ama gordukce deneyımledıkce yasadıkca etrafımla…olmuyor! ”
      çok samimi söylüyorum ki, korkunuz sebebiyle edindiğiniz bütün bilgiler, doğal doğum korkunuzu desteklemek adına edindiğiniz bilgiler.
      doğal doğum ile, 7 kat dikilmediğinizi, bebeğinizin yüksek ihtimalle alerjik yapıya sahip olmayacağını, vajinadan geçerken aldığı mikroplar ile daha güçlü ve sağlıklı ciğerlere sahip olabileceğini hatırlatmak isterim. Bebeğe gelebilecek zararla ilişkilendirme yaparken bunları da düşünmelisiniz.
      Sezaryene girmiş biri olarak söylüyorum ki, dikişlerden dolayı tam doğrulamadan, bebeğinizi doğru dürüst tutamamak çok üzücü. Epizyo gibi 3 günde değil, günler alıyor sezaryen dikişlerinin iyileşmesi.
      Acı eşiğinizin ne kadar düşük olduğunu da çok net bilemezsiniz aslında. Ne malum çok çok çok şiddetli dediğiniz regl sancılarınızın, aslında gerçekten aşırı derecede şiddetli olmadığı. Başka insanlara göre süper derecede ağrılı geçirmediğiniz? Yani demek istiyorum ki, aslında ağrı eşiğiniz sandığınız kadar düşük olmayabilir.. Korku insanı öldürmez, ama yönetilmesi durumunda güçlenirsiniz…

    • Doktorlar öyle eğitiliyor çünkü. Normal doğumdaki komplikasyonları, bunlara nasıl müdahale edileceğini falan öğreniyorlar. Çok da başarılılar bu konuda. Fakat normal sorunsuz seyreden bir hamilelik ve doğumda ne yapacaklarını bilmiyorlar. Öğretilmemiş. Hakan Çoker buna benzer bir açıklama getirmişti sizin sorunuza. Eskiden bebeği de doğar doğmaz götürürlerdi anneden, sadece emzirmek için getirilirdi. Niye? Öyle öğretilmiş. Neyse ki, şimdi değişti. Yani jinekolog eşlerinin sezaryen olması, normal doğum kötüdür demek değildir. Bazı öğrenilmişlikler, alışkanlıklar kolay değişmiyor.

    • Normal doğum mu sezeryan mı sorusuna normal doğum diye cevap vermemin sebebi şu: “normal doğumda çekeceğin sıkıntılar bebek dışarı çıktığında bitecek (çok büyük oranda) ve sen bebeğinle ilgilenirken ağrılarından kurtulmuş olacaksın, bebeğine konsantre olabileceksin ama sezeryanda bebek kucağına gelinceye kadar hiç bir ağrı – acı hissetmezken bebeğini kucağına aldıktan sonra bir taraftan anesteziden ayılmaya çalışacak, bir taraftan dikişlerle uğraşacak ve bir taraftan da tamamen sana muhtaç bir bebek için efor sarfetmek zorunda kalacaksın” şeklinde düşünmemdi. yani acı ve ağrı, az ya da çok, bir şekilde olacak; bebekten önce mi yoksa bebekle birlikteyken mi acılarınla ağrılarınla uğraşmak istersin diye düşünüp normal doğuma karar vermiştim. İyi ki de öyle yapmışım. Herkese tavsiye ediyorum. Tabi bu tüm sezeryanlar çok ağrılıdır, katlanılamazdır demek değil. Sonuçta er veya geç, tümü unutuluyor bebeğinizin gözlerine baktığınızda…
      Hayırlı doğumlar diliyorum tüm hamilelere ve bebişlere…

  9. 30 haftalık hamileyim, normal doğum yapmayı çok istiyorum. Hamileliğimi ilk öğrendiğimde doktorumla konuştuğum ilk şey buydu, çok şükür o da beni destekledi. Bebeğimin pozisyonu bunun için uygun ancak şimdilik biraz iri olacak gibi görünüyor, tek korkum bu yüzden sezeryana dönmek zorunda kalmak çünkü sezeryan olma fikri benim için çok korkutucu. Normal doğumda da epizyotomi fikri beni biraz geriyor, bu konuda da doktoruma sormayı düşünüyorum, rutin olarak uyguluyormu bilmiyorum. olmaması için perine masajına başlamayı düşünüyorum bu haftalarda… Ayrıca hayal edince de çok kolay bir doğum olacakmış gibi hissediyorum. Umarım her şey hissettiğim gibi olur, herkese kolay bir doğum diliyorum:)

    • Merhaba. Bende epizyotomi yapıldı. Çünkü bebek biraz iriydi. Ama korkulacak bir durum değil,hissetmiyorsunuz çünkü o anda.. 🙂

      • Desteğiniz için teşekkür ederim, zaten yapılsa bile sezeryandan daha kötü olamaz sanırım değil mi? Ben razıyım, yeter ki normal doğurabileyim, o tatmin duygusunu yaşamayı çok istiyorum Meral Hanımın söylediği gibi:)”Kadınlar geliyor, sancıları ağrı eşiğine göre az veya çok çektikten ve bizi de dinlemeyip epey uğraştırdıktan sonra bebeklerini ellerine aldıklarında sanki biraz önce sancı çeken o değilmiş gibi dünyanın en mutlu kişisi oluyor. Sırf bu duyguyu tatmak için bile normal doğum yapmaya değer demişti.” Bu söz çok iyi geldi:)
        Ayrıca Pozitif Doğum Hikayeleri de bende çok etkili oldu, bunu da söylemeden geçemeyeceğim Blogcuanne, çok teşekkürler:)

        • Epizyotomi rutin olarak yapılacak diye bir zorunluluk yok, onu da bilmek lazım. Benim her iki doğumumda da doğal yırtıklarım oldu, ki onu yaşamayanlar da oluyor.

          Pozitif Doğum Hikayeleri devam edecek, teknik bazı sorunları aştıktan sonra 🙂

          • Aslında evet, ben de doktorumla konuşmayı düşünüyorum, çok çok zorunlu olmadıkça epizyo istemediğimi, çünkü annem yırtıksız ve kesisiz doğurmuş beni ve kardeşlerimi, umarım benim de öyle olur..

  10. 1.Doğumdan korkuyordum.
    2.Aslında sezeryandan daha çok korkuyordum.Normal doğum adı üstünde daha normal geliyordu bana.
    3.Korkma sebeplerim acılar, dikişler, bebeğe bir şey olabilir korkusuydu yani hepsiydi.
    4.Bu korkuyu şöyle aştım: Öncelikle hiç bir zaman kötü hikayeleri dinlemedim, dinlesem de inanmadım. Nispeten iyi ve kolay doğum hikayelerini dinledim hep. Doktor olan ve bir çok kez bu olayı canlı canlı yaşayan arkadaşım beni şöyle teşvik etti: Kadınlar geliyor, sancıları ağrı eşiğine göre az veya çok çektikten ve bizi de dinlemeyip epey uğraştırdıktan sonra bebeklerini ellerine aldıklarında sanki biraz önce sancı çeken o değilmiş gibi dünyanın en mutlu kişisi oluyor. Sırf bu duyguyu tatmak için bile normal doğum yapmaya değer demişti. Bu bana çok mantıklı gelmişti. Sonraysa korkularımı şöyle yenmeye çalıştım: Dünyada milyonlarca kişi doğum yapıp yaşamına devam edebiliyorsa ben de yapabilirim! Bu düşünce bana garip bir güven duygusu veriyordu. Bir de daha fazla korkmamak için doğum videosu kesinlikle izlemedim.

    • çağlayla çiğdem

      kesinlikle kötü hikayelere kulağını tıka. ben de öyle yapmıştım. sonuç çok güzel oluyor 🙂

      • Şimdi okuyunca sanki hamileymişim gibi yazmışım. Halbuki 20 ay önce doğum yaptım. Bu teknikler de işe yaradı diyebilirim. Düzeltmeme sebep olduğun için teşekkürler çağlayla çiğdem 🙂

  11. Tam bir yıl önce bu günlerde yaklaşan doğumun nasıl olacağı beni de düşündürüyordu.Açıkçası korktum mu hatırlamıyorum. Endişelendim evet nasıl olacak diye merak ettim. Çünkü herkesin doğumu farklı. Benimki nasıl bir hikaye olacaktı acaba? Hamileliğim boyunca hep pozitif düşndüm ve normal ve rahat bir doğum yapabilmek için dua ettim. Sanırım bunun da etkisiyle toplamda bir buçuk saat süren bir doğum süreci yaşadım. Bu sürenin bazı kısımları çok acı çektim tabi ki. Ama öyle bir şey ki kızım çıktığı anda çok şükür dedim ve hepsini unuttum. Doktorumun dikişleri bitirmesini sabırsızlıkla bekledim ona kavuşabilmek için. Yine olsa yine aynı acıları çekerek doğururum heralde. Doğum yapacak arkadaşlara tavsiyem pozitif düşünün ve pozitif hikayeler dinleyin.Kötülere kulak tıkayın.Allah herkese kolay doğum nasip etsin…

  12. Ilk cocuguma normal dogum diye baslayip 24 saat sonra acil sezaryen olmak zorunda kaldim. Ilk hamileligimde daha once yasamadigim bir deneyimin getirdigi belirsizlik korkusu vardi. 3 yil sonra ikinci cocugumu normal dogum ile cok rahat bir sekilde dunyaya getirdim. Ikinci hamilelegimde de ilk dogumumdaki tecrubeyi yasamaktan korktum. Ama doguma cok rahat girdim. Bunda da hamilelegimin son haftalarinda gittigim “telkin” seanslarinin ve de bir doula ile yaptigim konusmalarin cok faydasini gordum.

    • bende 2.doğumumu normal istiyorum.hangi şehirdesiniz?hastane içindemi oluyor seanslar?

      • Merhaba Eda, ben yurtdisinda yasiyorum (Fransa). Telkin dedigim sofroloji. Turkiye’de SSVD (Sezaryen Sonrasi Vajinal Dogum) isimli bir grup oldugunu duydum. Belki oradan daha cok bilgi edinebilirsiniz. Onun disinda yardimci olabilecegim bir sey olursa, baska sorulariniz olursa lutfen cekinmeyin.

  13. Ben Kemal Emir i epidural sezeryanla doğurdum, şahane bir ekiple çok keyifli bir tecrübeydi, hiç acı hissetmeden aldım oğlumu kucağıma, doktorlarla konuşa konuşa ,eşimin elini tutarak ,şakalaşarak doğurdum 🙂 tabi normal doğum olmadığı için çok da “doğurdum” sayılmaz biliyorum ama benim doğum tecrübem de böyle:) sonrasıda korktuğum kadar ağrılı olmadı, ağrıkesiciler gayet başarılıydı bu konuda, yalnız gaz durumuna dikkat etmek gerekiyor, karında gaz birikmemesi için üşütmemek ve düzenli tuvalete çıkmak şart…
    Herkese keyifli sağlıklı kolaycacık doğumlar…

  14. Selamlar.
    Mükemmel geçen bir hamilelik ve sorunsuz bir doğumdan sonra kızım dünyaya geldi. Doğumdan korkuyordum. Ama gerçekten abartıldığı gibi dehşet bağır bağır doğumlar olmuyor. Sanırım kendini doğuma nasıl hazırlarsan öğle oluyor.
    Bebek delisiyim. Öğrenciyken bekarken bile alışveriş merkezlerinde bebek kıyafetleri bakmaktan acayip haz alırdım. Amam malum dehşet doğum hikayelerini dinleye dinleye sizinde söylediğiniz gibi film sahneleri sağolsun gereksiz yere kızlarda doğum fobisi yapıyor. Rüyalarımda hamile kaldığımı görürdüm nasıl korkardım “eyvah ben şimdi nasıl doğuracağım “diye 🙂
    Doğumuma dair hatırladım kötü anılar peş peşe gelen ıkınma hisleri ( acı yok ama) beni rahatsız etmişti. Birde damar yolu açacağız diye canımı yaktılar malum dikişler.
    Birde evet bağırma olayı oluyor doğum esnasında ama bu acıdan değil ıkınırken gayri ihtiyari çıkıyor. Anne adayları bunlar sizi rahatlatmak için değil gerçekten katlanamayacak acılar değil. Adet sancılarından biraz fazla ki buda gayet normal bebek dünyaya geliyor o kadar da olsun demi yani 🙂

    Tekrar gebe kalmak istiyorum ama korkuyorum. Bu sefer damar yolu açtırmayı düşünmüyorum dikişde doktorun insafına kalmış ama korkum bende çatı darlığı varmış. ilk gebeliğimde bebek 35 haftalık geldi onun için sorun olmadı.

    Sevgili blogcu anne bilginiz varmı aceba 2. gebeliğimde sezaryan şartmı?

    Biliyorum sezaryan ihtimali doğum aşamasında bile her an bir terslikle karşılaşılırsa olabilecak birey ama ben yinede sezeryanlı doğumdan korkuyorum

    • Tam anlayamadım — ilk doğumunuz normal yolla oldu, ancak bebek 35. haftada geldiği için sorunsuz olabildi. Daha ileri haftalarda olsaydı sezaryen gerekecekti — öyle mi?

      Çatı muayenesini her doktor lüzumlu görmüyor ve yapmıyor. Ben iki doğumumda da öyle bir muayeneyle karşılaşmadım. Annenin çatısı uygun değilse -ki bu durum aslında bize söylenenden çok daha nadir görülüyor- o zaman zaten bebek doğum kanalına giremiyor diye biliyorum.

      • Doktorun söylediğine göre öyle. Çatı muaynesi yapılmadımı sana çatın dar ama Allah tan bebek küçük (2,440 doğdu) doğurabilirsin dedi.
        Ama bilmiyorum tabi ikinci için sıkıntı yaratırmı.

        • Hayır, yapılmadı. Bu çatı muayenesiyle açıkçası Türkiye’de karşılaştım ben. Amerika’daki ilk doğumumda öyle bir şey olmamıştı. İkinci doğumum da (burada) doktorum yapmadı öyle bir şey. Hoş, bebek 35. haftada geldi, belki de yapacak vakti kalmadı. Ancak yine de ne hikmetse Türkiye’ye özgü bir uygulama…

  15. çağlayla çiğdem

    13 ay önce normal doğum yaptım. Benim en büyük korkum epidural idi. Belden giren iğne, iyyyk, hala bir fena olurum. Neyse korktuğum başıma geldi ve ben epidural için geç kalmış olmama rağmen çünkü 7 cm açılmışım bile, epidural yaptılar ve haliyle uyuşmadan oğuma girdim ve uyuşmadan alttan dikiş attılar. O dikiş neydi öyle aman yarabbim. doğum sancısında bişey yok bence, en korkuncu doğum dikişleri… 2. yi doğurursam o dikiş olayını nasıl yapıcam düşünemiyorum çünkü bayılmak üzereydim acıdan, hala aklıma gelince çok fena oluyorum hatta…

    • Dikişler yapılırken uyuşturmuyorlar mı yani!!! Neden uyuşturmadılar, çok kötü oldum:(

      • Doktordan doktora değişiyor olsa gerek bu. Benim bir arkadaşım da doğumdan ziyade dikişlerde zorlandığını söylemişti. Ben ilkinde çok az hissettim, ikincisinde hiçbir şey hissetmedim.

    • bende de uyuşturdular yoksa o kadar sancının üstüne bide dikiş acısı çok zor yaa:-( sanırım evet doktora kalmış bişey..

      • çağlayla çiğdem

        yok benden sonra dpum yapan arkadaşlarım da uyuşturuldular. vajinadan iğne ile uyuşuyormuş. acaba diyorum benim doktorcum unutuverdi mi ki 🙂 malum hala beni görünce 2 dakkada ilk ıkınmada doğuruverdin diyor. bir de bizim doktor bebeğimin kordon kanı olayıyla biraz fazla uğraşmıştı. sanırım o bu derken adamcaaz bitsin gitisn artık diye, dikiverdi beni 🙁 yoksa korkulacak bişi yok, uyuşturma istersiniz.

  16. Ben kızların annelerinin doğum öykülerinin benzerini yaşar yalanıyla (!) büyüdüm ve annem abimi çok zor doğurmuş olduğundan, içimde hep bir korku oldu. Yıllar önce gittiğim bir kadın doğum doktoru (ki hala kendisini sitemle anarım) doğum kanalımın çok dar olduğunu ve normal doğumda çok zorlanacağımı söyledi. İlk yalanın üstüne bi de bunu ekledim ve tabii ki korkum ikiye katlandı. Hamile arkadaşlarımı gördükçe hep “ya hamilelik çok güzel de, nasıl doğuracaksınız, çok korkutucu” diyordum. Ta ki hamile kalana, çok mutlu, rahat, huzurlu bir hamilelik geçirip, bir doğum kursuna katılıp, gerçekten nelerle karşılaşabileceğimi öğrenene kadar. Tabii kuzenimin kadın doğum doktoru olmasının ve kendimi onun çok güvendiğim ellerine bırakmış olmamın da etkisi büyük. Bana herşeyi doğal yaşadığım bir hamilelikte eşlik etti. Doğum konusunda okuyarak, dinleyerek, görerek, yani bilerek doğuma girdim. Doğuma eşim de girdi. Başucumda müziğim ve eşim, ayakucumda biricik dostum, kuzenimle doğurdum. Ne yapacağımı ve nelerle karşılaşabileceğimi bildiğimden ve ortamın dostane olmasından, çok rahat bir doğum gerçekleştirdim. Normal doğurabildim, çünkü ne annemin doğum hikayesi bende hortlamak zorundaydı, ne de doğum kanalım açılmayı redetti. Evet sancılarım bazen zorladı, ama asla dayanılmaz değildi. Evet son noktada ıkınırken “hadi çıksın artık” diye düşündüm, ama bunların hiçbirisi beni ikinci bir hamilelik konusunda endişelendirmedi. Normal veya sezaryen farketmez, doğum yapmış birisi olarak diyebilirim ki, insanın hayatındaki en mucizevi süreçlerden birisi hamilelikse, o anlardan birisi de doğum. Eşimi ikna edebilseydim, eminim ki şimdi en az 3 çocuklu bir kadın olurdum.

    • Ben de kendimi bu inanışa göre rahatlatıyordum, çünkü annem beni ve 2 kardeşimi normal yolla dikişsiz ve çok kolay doğurmuş, “doğru düzgün ağrım bile yoktu, suyum geldiği için hastaneye gittik ve çok zaman geçmeden doğumlar gerçekleşti” diye anlatır hep. Ben de 30 haftalık hamileyim ve “kızlar annelerinin doğum öykülerinin benzerini yaşarlar” inanışıyla kendimi kandırmaya devam etmek istiyorum:) anneminki gibi bir doğum hayal ediyorum:)

  17. Merhabalar. Ben de ilk bebeğimi, yaklaşık 3 yıl önce Allah’a binlerce şükür olsun ki normal bir şekilde kucağıma aldım. Hamileliği ve bebeğimi çok sevdim ben. Bu sebepledir ki çok rahat ve sorunsuz bir hamilelik geçirdim çok şükür. Doğum yaklaştıkça elbette ki korkular oluyor. Ancak kafamdaki soruları doktorumla paylaşarak çok kolay aştım bunları. Doktorum da her zaman kendi başıma bile sorunsuz bir şekilde doğum yapabileceğimi söyleyerek beni çok rahatlattı. O denli güzel ve yolunda gidiyordu herşey. Tek çekincem eşimin yanımda olamayışı idi. Ailem, kardeşlerim herkes yanımda idi fakat ilk bebeğimizi doğururken eşim iş nedeniyle yurt dışında idi ve yaklaşık 2 ay yanımızda olamadı. En çok bunun korkusunu çektim ben. Bebeğime birşey olursa eşim de yok yanımda ne yapacağım diye. En çok kendi hatamdan dolayı bebeğime birşey olması beni oldukça düşündürüyordu. Ancak sancım geldiğinde hepsi aklımdan uçup gitmişti. Tek düşündüğüm bebeğimi bir an önce kucağıma almaktı. Evde biraz sancı çekerke gittim. Ve hastaneye gittikten sonra 2 saat içinde doğumum gerçekleşti. Doğumum da bana göre kolay(doktoruma göre bir hayli zor) oldu. Çünkü Eymen’im oldukça büyük idi. Bebeğimin ağlamasını duyduktan sonra kendimi bıraktım zaten. Ne yaptıkları umurumda olmadı. Doktor dikiş atacak, bana açıklama yapıyor şöyle yapacağız biraz hissedebilirsin falan diye beni rahatlatmaya çalışıyor. Benimse dediğim tek şey; bebeğim geldi ya gerisi önemli değil, ne yaparsanız yapın oldu. Masada yatarken hemşire bebeğimi hazırlıyor. Ve ben sürekli bebeğimi soruyordum ona. Kaç kilo, nasıl, falan diye. Sonunda herşey halloldu ve bebeğimi kucağıma aldım. Tarif edilemeyecek bir duygu. Doğumdaki acının izlerini ancak ve ancak bebeğimin ilk ağlaması, ilk kokusu silebilirdi. ve de öyle oldu. Allah herkese hayırlısıyla ve sağlıkla bebeğini kucağına almayı nasip etsin. Ancak şunu da unutmayalım: Güzel gören güzel düşünür. Gül düşünür Gülistan olursun. Herkese mutlu hamilelikler ve sağlıklı yavrular diliyorum. Sevgiler…

    • Evet güzel gören güzel düşünür , güzel düşünen hayattan lezzet alır. Çok güzel… 🙂

  18. ben 37.haftaya girmek üzere olan bir anne adayı olarak başından beri sezeryan fikrini aklıma dahi getirmedim. valla normal doğum hikayesinden korkacak biri varsa asıl bendim çünkü annem o kadar kötü bir doğum geçirdi ki kardeşim doğum sonrası ameliyat olmak durumunda kaldı.mazoşist miyim acaba, yoksa bu bir cahil cesareti mi bilemiyorum, ama gerçekten olumsuz şeyler akla getirmiyorum. olumlu düşünce gücüne ben de inanıyorum.

    bu arada “benim doğumum kolaydı” “benim doğumum çok zordu” cümleleri de hiçbir zaman benim için bişey ifade etmedi, insanların ağrı eşikleri, zor ve kolay tanımlamaları o kadar değişiyor ki. adet sancılarımın da çok şiddetli olduğuna eminim, ama onu bile umursamamayı başardım herzaman. burun ameliyatı olmuştum ve eski yöntem tampon koymuşlardı burnuma. çıkarılırken gösterdiğim metanetten dolayı doktorum tebrik etmiş ve erkeklerin bile o masada acıdan bayıldıklarını söylemişti. ağrı eşiğimin gerçekten yüksek olduğuna da inandırıyorum kendimi.
    bence normal doğumun en güzel yanı, burada annelerin de paylaştığı gibi, hemen sonrasında ağrısız ve dinç bir şekilde bebeğimi kucağıma alabilme düşüncesi. doğumumun çok güzel ve rahat olacağını, ağrıların bebeğimi bana kavuşturacak dalgalar olacağını hayal ediyorum. gidip doğum yapacağım hastaneyi ve doğum salonunu da gezdim, şimdi hayalimi direkt orada kuruyorum. bebeğimin doğduğunu ve kucağıma verilişini hayal ediyorum..

  19. Hamileykende doğuma girerkende hiç endişeli değildim korkmadım,
    hamileliğim hep pozitif düşüncelerle geçti “iyi düşün iyi olsun” diye
    düşünürüm hep ben, eşim bıçak altına yatacaksın korkmuyormusun
    diye sorup durmuştu hayır dedim hep bende, sezeryan oldum ama ameliyathaneden yürüyerek bile odama çıkabilecek durumdaydım
    hiç bir aşamada sorun yaşamadım acı hissetmedim.

  20. Bebeğimi 2007 Aralık’ta normal doğumla dünyaya getirdim. Bir sürü video v.s izledim. Nasıl olacağını bilmediğiniz herşeyden korkabileceğiniz gibi,hiç doğurmadığımdan korkuyordum da. Neden korkuyordun diye sorsanız bilmiyordum? 🙂 Ama yinede gizli bir güç vardı beni telkin eden.. Tam gününü doldurduğunda, akşam üstü sırtıma vuran şiddetli ağrılarım vardı. Ve sonra belime doğru inmeye başladı. Gece geç vakte kadar sürekli eşime masaj yaptırdım. Fakat hala yanlış alar mı diye düşünmeden edemiyordum? :S Eşime sen git uyu dedim! hınk! ..Nedense,,eğer doğum olursa birimizin daha çok dinç olması gerektiğini düşündüm ve onu seçtim.. hehe.:) Doğum sancısının nasıl olduğunu bilmediğimden, saat 3:15’a kadar gaz sancım varmış gibi sürekli tuvalete gidip geliyordum. Sürekli hale gelinceye kadar evimizin holünde aklıma gelen bütün duaları ederek (bu bana büyük güç sağladı belirteyim) yürüdüm.. 3:30 gibi hastanedeydik. 5-6 cm açılmam varmış. 10 cm’e yaklaşana kadar sürekli yürüdüm.. Bir ara yoruldum uzanayım dedim,,hata etmişim.. Ağrım şiddetlendi sanki.. Sonra doğumhaneye gidip açılmayı kontrol edipte,,biraz daha bekleyeceğiz dediğinde doktor. Belkide herkesin aksine orada kalmayı ve geri kalan kısmını tek başına yaşamayı tercih ettim. Odaya geri dönmek istemedim yani.. Ikınma zamanına geldiğimde doktorum sancı geldikçe ıkın diyordu ama ben sürekli sancı hissettiğimden kafama göre takılıyordum..:) Sonra bir ara kesi attığını düşündüm,,ama doğru zamanmıydı,,o zaman hangi zamandı hatırlamıyorum.. 🙂 En sonunda birden bütün herşey durdu.. Kafamı kaldırdım kızımın totosunu gördüm.. İlk gördüğüm oydu yani..haha 🙂 Biraz kafası yamulduğundan hemen içeri götürüp temizleyip bir daha getirdiler. Ben ağlaya ağlaya babasına götürün dedim.. Bayağı yorulmuştum ama başardığım için çok mutluydum.. 🙂 Plesanta doğumda kendiliğinden gelmediğinden malesef bayıltılıp müdahele görmek zorunda kaldığımdan 2 saat sonra çıkabildim doğumhaneden.. Benimde şansızlığım bu oldu.. Ve sanki sezeryan olmuşum gibi süt sorunu yaşadım 3 gün.. :S Ama olsun geldi sonra şükürler olsun. Ve şimdi ikinci bebeğime 15 haftalık hamileyim.. 🙂 Korkularım var..Ama yine isimleri yok.. Ben biraz fazla kaderciyim sanırım.. Çünkü eğer başıma birşey gelecekse benim çok dışımda gelişeceğini düşünerek rahatlatıyorum kendimi.. 🙂 Herkese güzel,sağlıklı doğumlar dilerim.. Konunun dışında oldu biraz,doğum hikayesini yazmış oldum ama bunlarda lazım değil mi? 🙂

    • Plasentanın düşmemesi olayı çok çok nadir görülen bir olaymış, benim annem de yaşamış. Benim de korkularımdan biriydi, fakat başıma gelmedi. Tesadüfi ve çok ender görülen bir durummuş.

  21. arkadaşlar yukardada söylediğim gibi sorunsuz ve güzel bi hamilelikle güzel bi doğum yaşadım..epiduralsiz, sancının her evresini yaşayarak bebeğimin çıkışını hissederek ..yanlız doğumdan önce doktorumun söylediği bişeyi hiç unutmadım o da çok çok iyi ıkınmak gerektiğiydi..neyse tabii elimden geleni yaptım ve bi-iki saat içinde kavuştuk kızımla..doğumdan sonra gerçekten rahat ettim o gün hastanede bir tek ben normal doğum yapmıştım..sabah doğurdum ve öğlen koridorda yürüyen tek anne bendim..normal doğumu çok istemiştim ve yaşadım çok şükür amaaaaa doktorum beni desteklediği için ona çok güvendim ve ben hamileliğimin başından sonuna ana kadar herşeyi olurununa bıraktım yani eğer gerekseydi tabiiki sezeryanda olurdum..benim anne adaylarına vurgulamak istediğim nokta şu: lütfen kulaktan dolma bilgilere itibar etmeyin..her doğum kendine hastır..normal yolla doğurup sıkıntı yaşayan olduğu gibi sezeryanla doğurup ikinci gün elinde vileda sapıyla temizliğe girişen arkadaşlarımıda duydum..elde değil ama bazen oluruna bırakarak oluşabilecek hayal kırıklığınıda engellemiş oluruz..evet az bi sancı değil çekilen ama yinede hepinizin normal doğumu yaşamasını onca dalgadan sonra kıyıya vurmanın dinginliğini yaşamanızı çok isterim…

    • Bana bu hikaDe ilginç gelen su oldu… Demek ki kararlı olup kendini normal doguma tam olarak hazırlayan bir kadın herkeslerin sezaryan olduğu bir hastanede dahi normal dogum yapabilir. Hersey beyinde bitiyor sanki…. Bilmem doğru bir çıkarım mı ?….

  22. Şu an 40+3 haftalık hamileyim,en başından beri normal doğum istedim ve hiç korkmadım,ama bebeğim bir türlü gelmek bilmedi,doktor bebeğin sıkıntıya girmemesi açısından en fazla cmt yani 41. haftaya kadar bekleyebileceğini söyledi ki kendisi normal doğum taraftarı biri.Tek umudum olmazsa suni sancı ile başlatmalarıydı doğumu.Fakat o güne kadar hiç açılma olmazsa suni sancı da etki etmiyormuş,çünkü kapalı bir rahim ağzında bebek duvara çarpmış gibi oluyormuş,bu da bebeğin çok yorulmasına ve kalp atışlarının azalmasına yol açıyormuş.Doktorum son muayenede hiç açılma olmadığını,sadece yumuşama olduğunu söyledi.Perşembe günü tekrar kontrole gidicem ve yine açılma yoksa cmt siye sezeryan randevusu vericek bana.Sezeryandan korkuyorum,çünkü bir ameliyat neticesinde,vücut bütünlüğüme müdahale.Kendimi kötü hissediyorum,doktorum benim bir suçum olmadığını açılma olayının fizyolojik bir olay olduğunu söyledi ama yine de üzülüyorum.Umarım kendiliğinden sancım gelir ya da açılma olur da suni sancıyla normal doğum yapabilirim,bebeğim ve benim için dua edin arkadaşlar.

    • Ayça selam, ben de 40+6’da doğurdum. O 6 gün, 6 ay gibi geldi. Söylemesi kolay ama rahat ol. Benim de son dakikaya kadar açılma yoktu. Bir anda açılabilir. Gerçekten üzülecek bir şey yok. Bebeğin hareketleri iyiyse, 41i de geçebilirsin belki. Gelmeseydi ben öyle yapacaktım :). Fizyolojik olabilir gerçekten. Kardeşim de 10 gün geç doğmuş. 42. haftanın son gününde gelenler bile duydum. Stres yapıp üzülme yeter. Hava güzel, çık dolaş kafanı dağıt. Yürümek, bebeğinle konuşmak iyi geliyor. Ben sürekli gel-gel yapıyordum kızıma. Gelmezse de, dünyanın sonu değil. Epiduralli sezaryen olursun, hemen kucağına alıp emzirirsin. Önemli olan sağlıklı anne-sağlıklı bebek… Umarım gönlünce olur her şey…

    • İnşallah istediğiniz şekilde doğum yapabilirsiniz, daha bikaç gün var hiç belli olmaz 🙂 açılma da olur sancı da gelir, bebişler geleceği zamanı bilir 🙂 önemli olan sağlıkla kavuşmanız..doğum hikayenizi forumda görmek isteriz 🙂

    • Ayça, elbette senin suçun değil. Bir noktadan sonra da olayları oluruna bırakmak lazım. Bebeğinin -bir sorun olmadığı hallerde- orada kaldığı her an onun için kar, o yüzden bu kadar beklemiş olman bile çok iyi. Hem daha birkaç günün var, hiç belli olmaz ne olacağı. Bizi de haberdar et, olur mu?

    • Ayça, çok çok benzer bir durum yaşamışız. Benim de hiç açılmam yoktu en son yapılan muayenede (40+4), üstelik kızımın kafası da en başından beri olduğu gibi hala yan tarafta duruyordu. Doktorum çatı darlığını olduğunu zaten söylemişti, ama bekleyelim demişti 3.haftadayken. 40+4e gelip hiç bir değişiklik olmadığını görünce, suyumda da kireçlenme başlayınca sezaryene alıcaz dedi. Yıkıldım o kadar söyleyeyim.
      Yaz sonuydu, çok rahat bir hamilelik geçirmiştim, ama o an nasıl bir paniğe kapıldım ki yüzüp kuyruğuna gelip, sırf inat edersem her şeyi mahvederim diye 2 gün sonraya verilen ameliyat gününü kabullendim. Şu anki aklım olsa, 2 kat emin olmak adına başka bir doktora da 1 kez olsun muayene olurdum. Aynı cevabı alsam ve yine de ameliyata girecek olsam da, en azından ilk sancıyı bekler, bebeğimin geleceği güne kendi karar vermesini beklerdim.. Ameliyat ise aynen beklediğim gibi beni köpekler gibi süründürdü. Bunu ürkütmek için söylemiyorum, bünyeye bağlı.
      İnsan hamileyken endişeleri tavan yapıyor, açıkçası basireti de bağlı oluyor,aklı selim düşünemeyebiliyor. O yüzden ameliyata girecekseniz de, elinizden geleni yaptığınıza emin olarak girin. Eğer bebek iyiyse de, en azından ilk sancıyı bekleyip operasyona girmek istediğinizi söyleyebilirsiniz doktorunuza… Şimdiden tebrik ederim, çok zor-ama-muhteşem bir yolun son dönemeci kalmış:) Herşey şimdi başlıyor asıl.

    • 41+5 e kadar normal doğum belırtılerını bekledım,ağustosun sıcagında o son günler kabus gıbıydı=( her 2 gunde bır nst kontrolum vardı,bebek ıyı olduğu surece bekledık.ama bı pazar gunu,nst kontrolu ıcın hazırlanırken hafıf bı kanamam oldu,ben sevındım,sanırım başlıyor dıye.hastaneye gttıgımızde açılma ve sancı olmadıgını,sunı sancıyla doğurabılecegımı söyledıler.artık kabul ettım tabı=/ 6,7 saat sunı sancıdenedık,anlatıldıgı gbı korkunç degıldı,yanımdakı anne benımle beraber başlamıstı sunı sancıya,o doğurdu gıttı,bende bişey yoktu hala=/ neyse açılmayı yıne kontrol ettılr,sonuç hüsran..açılmıyor..bebeğim doğum kanalına gırmıstı,sunı sancıyı alınca yukarı çıktı,sunı sancıdan cok onun gögus kafesıme yaslanmasından rahatsız oldum=( neyse spınal anestesı ıle sezaryen yaptılar,çok çok kolay ve sakın gectı..sonrasında ayaga kalkamadım,ertesı gun lavaboya yuruyebıldım.doğumdan haftalar önce sütüm akarken,sezaryen sonrası sütüm yoktu=/ 2 gün hastane olayından sonra eve gırdıgım an sütüm akmaya başladı.=)ılaç ve moralden kaynaklıydı süt olayı sanırım.
      içini rahat tut,hep bebegını düşün..sunı sancıdan korkmana gerek yok,deneyebılrsın,çogunlukla işe yarıyor..söylendıgı gbı korkunc ötesı değil.sezaryen olma durumunda kalırsan da,moralını bozma..sonucta herşey gecıyor,ıyılesıyo ınsan zamanla…sana kolay doğumlar dılerım,ve bol sütler=)

    • Merhaba bende ilk oglumda aynı seyleri yasadım bir turlu gelmek bilmiyordu bebeğim doktor banada gun verdi sezaryen icin cok korkmustum bende normal dogumu cok istiyordum..Sonra bekle bekle nereye kadar diyip birinden mi duydum iyimi gelecegini hisettim hatırlamıyorum o psikolojiyle yurudum ev halkıda benle tabi ama ne yurumek veeeeeeeeeeee sabahın 6 sında suyum geldi doguruyorum hemde normal diye sevinmekten korku filanda kalmadı epiduralle normal dogumlaoglen 1 de bebegim kucagumdaydı.Tesadufde olabilir ama hareketin en azınından dogumu kolaylastıracagını biliyorum belki cok abartılı olmayan uzun yuruyuslerinde bebegin gelisine faydası olabilir …..Bu arada eklemek istedim ikinci bebegimde yine nasıl olsa 4o. haftayı bulurum hatta gecerim diyip bol alısverisli, hareketli gunler yasadım doktor alakası yok diyor ama 37. haftada bebegim bence oturup dinlenmemekten dolayı aniden geliverdi.Yinede bazen eskilerin dedigini dinlemek gerekiyormus ikinci dogumlar daha cabuk oluyor boyle beklenenden erken gelme olasılıgı yuksek..Sonucta degisen birsey olmadı biraz kucuktu normalden bol bol emerek cok kilo alıp uc ay icinde dengeledi kuzucuk ama tabi aniden olunca hormonlar alt ustken daha cok erkendi psikolojisini atamıyor insan….. Ne olursa olsun her iki dogum sonucunda da onemli olan senin ve bebeginin saglıgı zaten kucagına alınca hersey unutulacak .En onemliside bebek nasıl olsa hangi yolla dogdugunu umursamayacak tek istedigi anne sevgisi ve bol sut olacak

  23. 11 ay önce doğum yaptım. Doğumdan her hamile gibi bende korkuyordum ve korkmamın en büyük sebebi hiç bilmediğim birşey olmasıydı. Ne kadar anlatılsa da yaşaması bambaşka. Korkularım sancılar ve epizyotomiydi ama en büyük korkum sezeryandı. Ameliyat olma fikri beni benden alıyordu, zaten hamileyken anladım ameliyattan ne kadar korktuğumu, inşallah hayatım boyunca mecbur kalmam ama olursa da başa gelen herşey gibi onu da kabullenirim bir şekilde.
    Normal doğurmak en büyük hayalimdi ve gerçek oldu. Kızım 3 gün geç doğdu ve miadı dolunca ben iyice panik oldum, 1 hafta-15 gün geçince suni sancı denemesi ve sezeryana varabiliyor iş ve ben en büyük korkumun bu olduğunu anladım. 3 gün sonra kontrole gittiğimde başladı sancılarım ve muayene sonucu açılma var dedi doktorum. O anki sevincimi anlatamam:))) sancı çekmek için can atan bir hamileyi hayal edin:)) sancı çekeyim, normal doğurayım diye oynaya oynaya çektim sancıları ve çok şükür harika bir doğum yaptım. Sevgili Elif gibi benim de tekrar tekrar doğum yapasım var. İnşallah tüm hamileler doğum sonrası böyle hisseder:)

  24. 5 Ekim 2010 tarihinde Ayşe’mi normal doğumla dünyaya getirdim. Gerçekten hep normal doğum istedim fakat doğumu araç görüp, önemli olan bebeğim demeyi de hiç aklımdan çıkarmadım. 4 Ekim’i, 5 Ekim’e bağlayan gece suyum geldi 03:15 gibi hastaneydim. Ayşe’m hasteneye ulaştıktan tam 18 saat sonra doğdu. Evet acı hissettim, sürekli NST’ye bağlı olup, oda içinde bile dolaşamamaktan(enfeksiyon riski olabileceği için sadece sınırlı kez ayağa kalkabildim), 18 saati tek bir odada geçirdiğimden, insanlar beni görmeye gelip, tekrar hayatlarına devam etmelerine kızgınlığımdan , mesai saatlerinin başlayıp, ben içerdeyken bitmesinden, plates topu bulup biraz üzerinde vakit geçirdiğimde kardeşimin gülmelerinden çok bunaldım, çok sıkıldım hatta kardeşim bir an bebeğini unuttun, hep kendini düşünüyorsun bile dedi. Hiç kolay değildi gerçekten.Ama sonra 18 saatin sonunda 15 dakikada Ayşe’m doğdu. İlk babası ile göz göze geldi, elime verildi ve emzirmeye başladım bile. O an hayattımdaki en mutlu, en çaresiz, en başarılı, en can her duyguyu en aşırılıkla yaşadığım andı. Tek ve net olarak tavsiyem benim gibi bir süreçte, doktorunuzu ve size yardım eden ebeleri çok iyi dinlemek ve ne dedilerde tabiri caizse sorgulamadan uygulamak. Özellikle ebelerin desteğini hayatım boyunca unutamam. Ayrıca samimi söylemeliyim asla acı eşiğim yüksek değildir ama normal doğum için sabır gerekli ve önemli işte belki de bu yüzden yılmadım. Mutlu bir çocukluk, eğitimimim,işim, evliliğim değil hayattaki en büyük başarım ve mutluluğum kızım doğduğunda daha ilk an hissettiğim, beraber başladığımız bir yolculuğun ara durağında artık benim yanımda olacak olması duygusu. Tekrar olsa tekrar yaşardım, bu duygu için herşeye değer…

  25. 22 haftalık gbeyim ve tek korkum var: SEZERYAN. O kadar çok korkuyorum ki sezeryandan ve sonrasından normal doğumun tüm acısına katlanabilirmişim gibi geliyor. Aksi gibi gebelik şekerim var. Bebeğin büyümesine sebeb olan ve sonunca sezeryana mahkum olmak gibi. Normal doğumdan korkulmasını kendi dünyamda anlamıyorum. Sezeryan bir ameliyat dikişler uzunca süre çekilecekler bilmem bana çok uzak geliyor.

    Bu arada gebelik şekeri olup normal doğum yapan birileri varsa beni rahatlatmasını çok çok isterim.

    • Bebeğimi 2 yıl önce sezeryanla doğurdum, tamamen kendi seçimimdi. Hiç pişman olmadım, ameliyat sonrasında acı falan da çekmedim. Sadece ilk bir hafta dikkat etmek gerekiyor ama bu normal doğumdan onra da oluyor zaten. Normal doğurmak isteyenleri tebrik ediyorum ama bir zorunluluk sonucu sezeryana girmeleri gerekirse bence hiç endişe etmesinler. Doğru doktorla doğru hastanede sezeryan da kötü geçmiyor.

      • hangı dr hangı hastane?

        • Kadıköy Şifa Hastanesi – Dr. Yasemin Yakut. Tabii bu biraz da anne ve doktor arasındaki güven ve uyum ile de ilgili. Ben doktoruma inandım, güvendim. Doktoruyla anlaşamadığını düşünen anne adayları bence de hemen yeni bir arayışa girmeli.

      • kesinlikle katılıyorum…

      • Aynı doktor-aynı hastaneyle 2 farklı kişi bambaşka sezaryen deneyimleri yaşayabiliyor. Tamamen hem de tamamen bünyeye bağlı.
        Ayrıca araştırmalara göre gebenin psikolojisiyle de birebir ilgili. Tamamen isteyerek ameliyata girenler, genelde en önce toparlananlar oluyor.
        Aylar öncesinden kesin olarak bir operasyona gireceğini bilmekle, son hafta/son gün yorgun bir gebe olarak aniden bu haberi almak aynı şeyler değil.

  26. Normal doğumdan ben de ürktüm ama çok merak da ediyordum açıkçası. Ağrıdı, sancıdı. Evet. Ama çekilmeyecek bir şey değildi. Epidural de büyük kurtarıcı. Doğumdan sonra hemen ayağa kalkmak ve kendini iyi hissetmek de güzeldi.

    Hamileliğim boyunca kendimi klasik yöntemle telkin ettim. Başkaları yaptıysa sen de yaparsın diyerek. Bir de nasılsa hastane ortamındayım ve dayanamazsam sezaryen isterim diye düşündüm. Bu tıpkı spor yapmaya üşendiğinizde ‘sadece 10 dakika yapayım, sonra bırakırım’ diyerek işe koyulmak gibiydi. Bir şekilde başlayınca gerisini getirme motivasyonu da oluyor.

    İri yapılıyım. Hamileliğim de dahil yıllardır spor yaparım. Bunlar da normal doğumu becerebileceğime dair beni telkin etmiştir. Ama ailemde, çevremde ağrıdan başka marazlı, ölümlü bir doğum tecrübesi olsaydı cesaret edemeyebilirdim. Sadece ağrıdan kaçınmak temelli bir sezaryen kararı veremezdim.

  27. 28+5 günlük hamileyim .. bende korkuyoum ama çok deil sanki katlanılamayacak bi ağrı gibi gelmiyo bana normal doğum ve çok istiyorum umarım bi aksilik çıkmazda normal doğum yparım.. bebeğimde isityo galiba şimdiden herşeyi normal inşallah böyle gider ..

  28. 16 haftalık hamileyim…
    bu doktorum sezeryan yanlısı yada normal doğum yanlısı cümlelerini anlamıyorum…bu olaylar demek olayın el verdiği şekilde olmuyor…benim doktorum hakkındada söylenenler sezeryan yanlısı olduğu hakkında…çok tez canlı biri milletin dırdırını dinlemeyip direk sezeryan yapıyor herhalde doğumunu onun yaptığı biri tanımıyorum malesef…
    zorla sezeryan olmaktan korkuyorum.
    doktorumu çok sevmiyorum ve sonuna kadar onunla devam etmekte istemiyorum ama eşim kadının bir sorunu olmadığını ve o bizi takip ettiği için başka bir doktorda herşeyi en başa alıp zorlanabileceğimizi söylüyor…ankara fatih üniversitesi hastanesinde yaptırıyorum rutinlerimi…ve kendi doktorunuz yoksa nöbetçi doktor giriyor doğumunuza vs yorumları okuyorum doğumu konuşmak içinde çok erken ama bu kadar beraber olupta kadına dayanıp doktorumun değişme ihtimalide beni geriyor…dr hanımla sorunum şu çok hastası var rağbet gören bir doktor o sebeple alacağını almış havası hakim bir an önce seni başından savma peşinde sorularımı önceden yazıyorum sormak istiyorum.çok hızlı kısa cümlelerle beni tatmin etmiyor…hasta milleti benimde hatalarım vardır ama benim duygularımı kesinlikle önemsemiyor…açıklama yapmıyor…doğumdada aynı şeylerin olma olasılığıda beni çok üzüyor…normal ve doğal doğum yapmak istiyorum…dikişsiz rahat rahat blogcu annemin önerileriyle eşimle mutlu mesut bebişimizi kucağımıza almak istiyorum…
    Ama
    birde kızlar doğumunuzda kimler vardı eşiniz dışında birilerinin yanında sancı çekmek nasıl bir durum? annem gelsin dersem ki isteyeceğim elbette diğer annemde gelmek isteyecektir onunda torunu sonuçta yok oda şuda ister derken o günü düşünmek bu sebeple birilerini kırmak beni çok kor-ku-tu-yor…

    • Sorularım olacak arkadaşlar…
      -Herkeste bir damar yolu muhabbeti neden yani uzun süre yemek içmek yasak diyemi suni sancı içinmi?
      -dikiş herkeste olay birşeymni yoksa perine masajı vs ile dikişi olmadanda normal doğum yapan varmı?
      -birde özel bir soru olacak hemoroid sorunu yaşayan biri olarak doğumdan sonra çok artıyormu?

      • Öncelikle doktorunu değiştir derim. Hiç vakit kaybetmeden. Daha 16 haftalık hamilesin, en baştan alacak bir durumun yok yani. Son ayda bile değiştiren oluyor. Damar yolunu olası acil bir durumda uğraşmamak için önceden açıyorlar. Yemek-içmek de anestezi alırsan diye yasak. Ki bunların da rutin olarak uygulanması ne kadar doğru tartışılır. Dikiş de herkeste olacak diye bir şey yok. Ben epizyo uygulatmadım, kendi ufak yırtıklarım oldu, 2-3 dikişle halloldu (perine masajını da çok düzenli yapmamama rağmen). Hemoroid bende artmadı, ama benimkiler çok ufak, rahatsız edici boyutta değillerdi. Buradaki herkese dogaldogum.com’daki yazıları okumalarını tavsiye ediyorum. Bütün sorularınıza cevap bulabilirsiniz. Korkuyla ilgili de çok güzel bir yazı var. Rutin müdahaleler, sezaryen sebepleri, nefes teknikleri vs. birçok bilgiye ulaşabilirsiniz. He doğumda da sadece eşim vardı. kimseye haber vermedim. Kırıldılar ama sonra geçti. Cümbür cemaat gitseydik, doğuramazdım onu biliyorum.

      • Hatice, birincisi, daha yolun yarısında bile değilsin; doktorunla istediğin elektriği yakalayamadıysan bence de değiştirmelisin. Sorularına gelince:
        (1) Damar yolu birçok hastanede rutin olarak uygulanıyor, ancak tıbbi bir sebebin yoksa zorunlu değil. Yani doktorunla konuşup reddedebilirsin. Ben istemediğimi söylemiştim, doktorum da onaylayınca hastaneye laf düşmedi.
        (2) Dikiş herkeste olacak diye bir şey yok. Perine masajının yardımcı olduğunu düşünüyorum ben de. Her iki doğumda da doğal yırtık oldu bende, dikişlerim de, iyileşme süreci de -hele ikincisinde- zor olmadı.
        (3) Hemoroid normalde yaşamadım, o yüzden bu soruna yanıt vermem doğru olmaz.
        Doğuma kimin gireceği konusunda da… Zaten doğumhaneye en fazla bir kişi alıyorlar. Devlet hastanelerinde onu da yapmıyorlar. Odada ise -yine doktoruna bağlı olarak- sen kimi istersen o olabiliyor. Ancak bunu da limitle, sana yük olacak kimse olmasın derim. Kimse kırılacak, darılacak diye düşünme.

    • bence de doktorunu değiştirmelisin. insanın daha ilerki dönemlerde soruları daha da artıyor. doktorunun detaylı ve güzel açıklamalar yapması senin içini rahatlatması çok önem kazanıyor. ben doktorumu sırf bu açıdan beni çok tatmin ettiği için devam ediyorum. ayrıca doğumun kaç saat sürerse sürsün başında ben olacağım demesi de beni çok rahatlatıyor. normal doğumu da destekliyor zaten. ben de ankaradayım ve istersen sana doktorumu tavsiye ederim; Lina Kadın Sağlığı Merkezi’nden Sema Yıldırım. benim dışımda 3-4 arkadaşım daha gitmeye başladı tavsiyem üzerine ve çok memnun kaldılar.

      • Çok teşekkürler gözde dogaldogum.com sitesinde kayboldum resmen kendimi daha rahat hissediyorum…
        doktor konusu çok garip insanlardan öneri alırken bir kısmı tecrübesini beğeniyor bir kısmıda sevecenliğini buda ilk olunca ilk öneride hemen kabul ettim kimseyi tanımıyorum çünkü…tecrübeli olmasını tercih etmiştim ama pişman oldum..
        ilk görüşmemizde 6 haftalıktı bana sorduğu soru şuydu ilk gebeliğinmi?daha önceden düşüğün varmı? hayır düşüğüm yok ilk gebeliğim dedim bilinçli bir şekilde 2 ay folik asit kullandım şu tarihte bıraktım doğum kontrol hapını yemeğime özen gösterdim vs heyecanla aktarıyorum ben onun cevabı ise şu oldu… ben ilk hamilelikleri hiç sevmiyorum senin vücudun bu bebeğe nasıl tepki verecek…ilk hamileliklerin bitme ihtimali % şu kadar bu kadar diye doktordan sonra bebişimin fotoğrafları elimde hüngür hüngür ağlamama sebep oldu…

        çok teşekkür ederim türkan ve elifcim inş. 19 hafta detaylı ultrason var başka bir doktora gideceğim…veda etmek zorunda kalırsam ne diyeceğimi hiç bilmiyorum…

        elifcim doğumhaneye eşim dahi girmek istemiyor şimdilik :)) doğumhane değil dediğim hastane odası malesef dolu olunca vede daha önce doğum yapmış biriyle berabersen şunu yap bunu yap yorumları yüzünden daha zor oluyor gibime geliyor…kuzenim demişti çok zor geldi bir yandan yatakta üstüm başım açılmasın modundayım bir yandan milletin şunu bunu yap yorumları çok yorulmuştum demişti…2. doğumunda ise annesi dahil kimseye haber vermeyip arabayla kendisi gitmişti…haydi hayırlısı diyelim…

        • Hatice rica ederim. Bak kuzenin de doğuma girebilir. Doğum yapmış bir kadın sonuçta. Koçluk yapabilir sana. Hele de soğukkanlıysa, tavsiye ederim. En önemlisi “iyi” bir doktor bulmak. Bu demek değil ki, prof. olsun. Normal doğuma inanan, becerebilen!, seni destekleyecek, panikletmeyecek, felaket tellallığı yapmayacak biri olsun yeter. Ebeler de işin içine girse tabi harika olur. Doğaldoğum’un mail grubu da var bu arada, tavsiye ederim.

          • Gözde’nin yorumuna katılıyorum. Doğum asıl ebelerin işi, gel gör ki unutturuldu bize bu gerçek.

            Doktoruna normal doğum yapmak istediğini, bu konuda ondan destek alabileceğini hissetmediğini söyleyebilirsin. Hiçbir şey de söylemeyebilirsin. Ben bana “37. haftadan sonra bebeğin nasıl doğduğu önemli değildir” diyen doktora herhangi bir şey söylememiş, sadece bir sonraki arayıp randevumu iptal etmiştim. Bence mesajı almıştı, çünkü uyuşmadığımızı o da biliyordu.

  29. 21 haftalık hamileyim. Çocukluğumdan beri tek hayalim normal doğum yapmaktı taki üniversiteyi bitirip özel eğitim alanına girip zihin engelli çocuklarla çalışmaya başlayana kadar. O yaşıma kadar hamile olan herkese normal doğum yapın adı üstünde normal bebeğinizle beraber yaşayın bu süreci derken insanlara sakın normal doğum yapmayın, çok farklı komplikasyonlar yaşanabiliyor hiç riske girmeyin gibi saçma sapan cümleler kuran birisi haline dönmüştüm. Birara o kadar abarttım ki insanların hamileliklerinde benden uzaklaştıklarını fark ettim. Kendimi yakalamamla iş alanımı değiştirmem ardrda oldu. Şimdi tek hayalim normal doğum inşallah herşey yolunda gider ve ben bebeğime normal yollarla kavuşurum bulunduğum şehirde ne yoga ne de hamilelik platesiyle ilgili hiç birşey yok bende kitaplarla, Elifin güzel yazılarıyla ve pozitif doğum hikayeriyle kendimi hazırlıyorum. Hergün bir bir hikaye okuyorum:) olumlu düşünüyorum, her akşam eşimle 45 dakika yürüyüş yapıyoruz, hamile kalmadan önce plates yapıyordum şimdi kendimce hafif esneme hareketleri yapıyorum çok oturmayıp eskiden ne yaparsam aynen hayatıma devam etmeye çalışıyorum ve inanın ağrıların gelmesini dört gözle bekliyorum:)

  30. Çok istememe rağmen normal doğum yapamadım. Bebek küçücük yerden nasıl çıkacak diye korktum, ama her seferinde bebeğin için buna dayanıcaksın herkes nasıl yapıyor diye kendimi yatıştırdım. Ençok korktuğum şey doğumun başladığını anlayamamaktı 🙂 Herşey çok güzel gidiyordu, doktorum normal doğum yapabileceğimi, çatımın buna elverişli olduğunu söyledi. Bebeği beklemeye başladım. En sonunda sancılarım gelmeye başladı, nasıl oldu bilmiyorum ama doğum vakti geldiğini anladım. Hastaneye gittiğimde sancılarım 5 dakikaya düşmüştü ve 4 cm açıklığım vardı, suyum gelmeye başladı, kısa sürede 8 cm’e çıktı. Doktorum nasıl ıkınmam gerekiğini anlattı, sakin olmamı, sancı aralarında dinlenmemi ve sancı gelince ıkınmamı tembihledi. Malesef ıkınmlarım yeterli gelmedi ve canım kızım yolda ilerlemedi, kafası yola girdi ama orda kaldı. Doğumun başında dualar eden ben nolur sezerayn yapın doktor, beceremiyorum, doğuramıycam diye ağlamaya başlamıştım. Bebek ilerlemeyince doktor sezeryana karar verdi ve kızımın ilk ağlama sesini duyamadım 🙁 3 gece hastanede yatmak zorunda kaldım, çok kanamam oldu, hemoglobinim 6 ya düştü, tansiyonum 6 ya 10 du.Ayağa kalkmaya çalışmadığım sürece çok iyiydim, ikinci gün ağrım kalmadı. Kan takviyesi yapmak zorunda kaldılar, buarada bebeğim çok iyiydi, kafası biraz sivriydi sadce 🙂 Neyse 4. gün yürümeye de başladım (gaz ve tuvalet sorununu ikinci gün halletmiştim çok şükür) ve akşam taburcu olduk. Dikişerimde hiç sorun olmadı (çok şükür). Şimdi tekrar hamile kalma , doğurma fikri beni çok korkutuyor.

    • hah ıste benden bundan bahsedıyordum yarıda kalma korkusu!!!

      • Arkadaşlar başınıza gelmeden bilemezsiniz. Doğum da hayatın bir parçası. Hayatta nasıl kazalar oluyorsa, doğumda da olabilir. O zaman yaşamayalım, arabaya binmeyelim vs vs. Ezgi’nin başına da olumsuz bir olay gelmiş. Ama bu sizin de başınıza gelecek, ya da çok sık rastlanan bir olay demek değil ki. Her türlü korku (normal doğum korkusu, yarıda kalma korkusu, dikiş korkusu, hatta sezaryene alınma korkusu) doğumunuzu negatif etkiler, yavaşlatır, engeller. Doğumdaki hormonlar korkuyu-adrenalini sevmez. Kendini tehlikede hisseder ve doğumu durdurur ya da türlü türlü aksiliklere davetiye çıkarırsınız. (Bknz hayvanlar). Gene dogaldogum.com diyeceğim :). Orda korkuyla ilgili yazıyı lütfen okuyun. Kafanızda kurup kurup korkutmayın kendiniz. Engel olamıyorsanız, okuyun kurslara gidin korkunuzu yenmeye çalışın. Bilgi korkunun panzehiridir, diyordu o yazıda. Sezaryen gibi harika bir ameliyat var. Yani sezaryen cepte, her türlü aksilikte. Bunun rahatlığını yaşayın.

  31. bende 7 ay önce oğlumu sezeryan ile dünyaya getirdim.Normal doğumdan çok ama çok korkuyordum.Bu korkumda annemin çok kötü bir normal doğum hikayesinin olmasının payı vardır.Ve bu korkum yüzünden doktorum ne derse desin zaten sezeryan olmayı en başında planlamıştım.Ki zaten normal rutin kontrollerimde bile çok sıkıntı yaşıyordum muayene sırasında zaten doktorum bile sen istesen bile ben seninle normal doğuma giremem çünkü yapamazsın dedi ve bende biliyordum ki evet doğuramazdım.evet doğum normal bi süreç belki sezeryan gibi bi alternatifim olmasaydı bende zar zor doğururdum:)epidural sezeryan oldum ve her normal doğum yapan anne gibi çocuğumun ilk ağlamasını duydum;gördüm.Ben ki sezeryandan sonra hemoroid ameliyatı olmuş ve 3 tane kistim alınmış olmasına ramen 2.5 saat ameliyathanede kalmama rağmen ertesi gün ayağa kalktım oturdum oğlumu emzirdim ve normal hayatıma devam ettim çünkü ben normal doğum yapmak yerine sezeryanı tercih etmiştim ve ondan sonra olucaklar beni hiç korkutmamıştı ona şartlamıştım çünkü kendimi.Sonuç olarak normal doğumdan acaip tırsan bu yüzden sezeryan olan anne kişisiyim :)))

  32. Ina May Gaskin’in kitabini okuyorum bugunlerde. Keske Turkceye cevrilse. O kadar muhtesem bir kitap ki butun bu sorulara cevap olur, korkulari alir.
    Bir yazi yazarim belki kitaptan alinti, ne dersin Elif?

  33. 2010 subat ayinda normal dogumla kizimi dunyaya getirdim. Hamileykende oncesindede hic dogum korkusu yasamadim. Daha cok merak vardi hamileligin tum surecleriyle ilgili. normal dogum videolari izledim. Zihnimde dogum yapisimi canlandirdim. Kendimi bebegimin yerine koyup onun yasayacaklarini da canlandirdim. Aklimda hep her dakikasinda bilincli olmak aciya bile ilacla mudahale ettirmemek vardi. 42. Haftada hastanede ebe yardimiyla dogum yaptim. Hersey zihnimde canlandirdigim gibi gelisti. Sancilarla ilgili soyleyebilecegim her sanci bir oncekini unutturuyor ve bebegin cikisiyla tum aci hafizasi siliniyor sanki. Hamile arkadaslara zevkli dogumlar dilerim. Korkuyu unutun ve tadini cikarmaya bakin. Bir kadinin kendi bedeninin sinirlarini kesfedebilecegi tek muhtesem bir olay bence.

  34. çok samimi olarak söylüyorumki doğumdan asla korkmadım. hamileliğimin başından beri normal doğum yapmak istiyordum, öyle olacağını biliyodum, hissediyordum.hatta kullandığım kan sulandırıcı iğnelerin normal doğum sırasında ve sonrasında tehlikeli durumlar yaratabileceğinide biliyordum ama benim durumumda olanların yazılarını okudum kendimi rahatlattım. hamileliğim boyunca doğum videolarını izledim sürekli. sezeryan videoları çok itici geldi.. 42 hafta boyunca hiç ama hiç korkmadım, çok samimiyim. sadece nişanım geldiği sabah hastaneye giderken içim kıpır kıpırdı. bu korkumdan değildi. ne bileyim belki heyecan belki nası olacak düşüncesi, belki tedirginlik… ama asla korku değil.. gerçekten zor bir doğumum oldu ama bi daha doğursam yine normal doğururum ve bence o muhteşem olayı her kadının yaşaması lazım..

  35. 38 haftalık hamileyim.. Hamile kaldığım ilk günden beri normal doğum istedim, hatta bana “nasıl doğuracaksın?” diye soranlara çok sert çıktım, doğumun tek bir şekli var, Allah korusun sorun olursa ameliyata alınırım diye..
    bebeğim 2 gün öncesine kadar ters duruyordu, şimdi normal yoluna girdi.. Ve ben normal doğumdan ölesiye korktuğumu farkettim birden.. Kocama söylediğimde “korkacak birşey yok” diyip geçiştirdi beni, dinlemedi bile.. Aslında çok anlayışlı, çok destek biridir ama hamileliğimin başından beri benden duyduklarını tekrarladı bana…

    Doğumdan neden mi korkuyorum,

    Bebek biraz irice ve kafası büyük, doğururken çok zarar görmekten ve bir daha cinsel hayatımızın berbat olmasından korkuyorum
    Doğumun ortasında “ben yapamıyorum, beni sezeryana alın” diye çığlık çığlığa tepki vermekten, çevreme rezil olmaktan (!) ve bebeğe zarar vermekten korkuyorum…
    Bebeğe kavuşmamın saatler hatta günler sürmesinden korkuyorum..

    • Çocuk reyonundan giyinen ve üç çocuğunu da ( 4kg üstü hepsi de ) normal doğuran ve kocası ile çok mutlu bir beraberliği olan Amerika’da yaşayan bir arkadaşım var:) Bu bir alternatif değil, sezeryan bir müdahale. Evet, emin ol diyeceksin Didem: ben yapamıyorum, beni sezeryana alın, epidural istiyorum diye ama eğer nasip olur ve doğumunu gerçekleştirirsen çok mutlu olacaksın ufaklığa ilk merhaba diyen sen olduğun için. Zaten yurt dışında yaşıyor olsan böyle bir alternatifin olmayacaktı, kendine öyle telkinler ver: SEN NORMAL DOĞUM YAPACAKSIN VE HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK. Eşin geçiştirmiyor. Sen onu hazırladın ve o da kendince senin ağzından seni cesaretlendiriyor bence. Erkeklerin elinden, dilinden gelebildiği kadar:) Biliyorsun uzun ve duygusal cümleler kuramazlar pek, kestirmeden giderler. Sana tavsiyem bağırmayacağım diye kendine söz ver. Göreceksin bağırmayacaksın. Son ana kadar evde kal, hastahaneye gidersen yok şu yok bu kesiverirler 9 KAT karnını. Ve sen harika bir hadiseye tanıklık edemediğin için sanırım üzülürsün. Dua et… Ve unutma doğum düşündüğün kadar zor olsa dünya nüfusu ne olurdu? Yapabilirsin. Ikınmanın başlangıcı sancının başlaması. Nefes al, inan, dua et… Harika bir şey… Ehil ellerde olmanı diliyorum.

    • Didem, birincisi bebeğinin tam boyutunu doğana kadar bilemeyeceksin. Ultrason artı-eksi 500 grama kadar yanılabiliyor deniyor. Ben iki bebeğimi de normal doğurdum, ikincisinin kafası bayağı büyüktü, ikisinde de yirtiklarim oldu ve fakat cinsel hayatım -dogum sonrası bir sure sekteye uğramamış beraber- kaldığı yerden devam ediyor. Bu konuda endişelenme, hele de seni destekleyen bir eşin varsa.

      Bagirma konusunda ise kendini hic kısıtlama derim. Ben her ikisinde de çığlık da attım, yeter artık çıksın diyende bağırdım. Kimseye rezil olmayacaksın, emin ol doktorlar cok daha kötüsünü görüyorlar 🙂

      Guzel haberlerini bizlerle de paylaşman dilegiyle…

      • Didem, bana da 4000 grın üstünde dendi bebek. Üstüne bir de 6 gün gecikince, içeriden bir dev çıkacak sandık :). Sonuç 3554 gr. Kafası biraz büyüktü ama biraz müdahaleyle o da sorunsuz çıktı. 2-3 dikişim oldu sadece. Doktor eliyle aça aça yardım etti, esnetti. O duruma gelmeden bilemezsiniz. Lütfen bu tür sebeplerle planlı sezaryen olmayın. En azından doğum başlasın, bebeğinize geleceği zamanı seçme şansı verin. Aksilik olursa, elinizin altında sezaryen var zaten. Sezaryen şansınızın rahatlığıyla normal doğumunuzu bekleyin derim. Önceden şöyle olacak böyle olacak diye kendinizi şartlamayın. Ne beklediğinizi gibi kolay olmayabilir, ne de korktuğunuz gibi zor. Bekleyin ve görün.

    • benim bebeğimin kafası küçüktü. bende doğumum kolay olacağı için seviniyordum. fakat doğum anında kafası bi türlü kanala girmediği için bayaa zorlandık. bebek iri, kafası büyük diye endişe etme. Rabbim kolaylığını verir inşallah..

  36. gebeliğimin 23.haftasındayım.normal doğumdan bu site ve elifle tanışmadan önce her şekilde korkuyordum. ne zaman blogcuanne ile tanıştım ; eskiden sezeryan isteyen ben şimdi normal doğumdan yanayım.evet tabiki şimdi korkularım silinmedi fakat acıyı yaşayacağımı ve yönetebileceğimi biliyorum.Aklıma geldikçe beynime ”doğumun çok kolay olacak selin” mesajını gönderiyorum ; biliyorum ki bunun çok faydasını göreceğim.Normal doğumdan şimdiki korkum sadece ”bebeğe bişey olur mu acaba ” korkusudur.Ben herkesin bu korkuları yenebileceği inancındayım.
    Ben kendime düşünce anlamında şu egzersizde bulunuyorum , belki faydası olur:
    1) Öncelikle herşeyiyle tüm acıya hazırlıklı olduğunu bilmek .Beynine sürekli bu mesajı göndermek!
    2)Bu senin doğumun! o çocuk ordan çıkmalı ve iyi bir sonuçla çıkarmak için senin elinde olan çok şey var.
    3)İnsan beyni hayal ile gerçeği ayırt edemediği birçok bilimsel deneyle kanıtlanmış ; hamile iken sonlara doğru saniye bile olsa doğum anınızı düşünüp; ”şu anda bu acıyı yaşıyor olsaydım ne yapardım” sorusuna iyi tepki verdiğinizi düşünebilirsiniz.(benim ne düşündüğümü merak ediyorsanız , gülerek bir doğum hayal ediyorum)
    4)Sanki bir doğum yapmışım gibi konuştum öyle değil mi? Hayır yapmadım.Bu da benim ilk doğumum olacak 😉 Allah hepimize kolaylıklar versin…

    • Çok güzel düşünmüşsün Selin. Hayırlısı olsun, güzel haberlerini bekliyoruz.

  37. Merhaba,
    bende gebeliğimin 40. haftasındayım ama hala açılma veya sancı yok. Normal doğum için bekliyorum ve endişem tavan yapmış durumda. Ancak endişenin nedeni doğum kurkusundan çok bebek geciktiği için doktorumun sezaryan önermesi korkusu. Ben her fırsatta beklemek istediğimi söyledim doktoruma ama o da suyu için kontrol etmemiz gerekiyor dedi.Malum doktorlar pek de hevesli olmuyor bu konuda. Umarım beni bir tercih yapmak zorunda bırakmaz. Umarım bebeğim normal yolarla kendi istediği zaman gelir.

    • Ben de umuyorum Sibel. Lütfen haber ver.

    • Sibel, 40+6’da doğurdum ben de. Suyumun azaldığını söyledi doktor, bebeğin irileştiğini falan. Ben de gittim ikinci bir doktor görüşü aldım. Suyun azalmasının normal olduğunu falan filan söyledi. Neyse, demek istediğim, doktor istiyor diye sezaryene ok demek zorunda değilsin. Her zaman ikinci bir doktor görüşü alman mümkün. Bir de doktor kadındaki kararlılığı görünce, daha farklı davranıyor. Onlar da insan, ve sorumlulukları var. En ufak bir aksilikte dava ediliyorlar. Bunun korkusu da var onlarda. İyi haberlerinizi bekliyoruz.

    • 41+3 de dogurdum..dogum sonrası doktorumla konusurken “baskasi olsa sizin yerinizde beni coktan kesmisti” dedigimde, doktorum bana “siz bu kadar sakin ve kararlı olmasanız bende kesebilirdim” demisti gulerek…Bence rahat olun, doktorunuz da sizin rahatliginiz ve kararliliginizdan etkilenecek ve mudahaleyi gerek kalmadigi surece dusunmeyecektir…saglikla dogurun insallah!

  38. Hamile dahi değilken normal doğumun güzelliğini düşünmüş, bir gün ben de normal doğurmayı ummuştum. Hamile kalınca da soranlara hafif bir endişe ve adrenalin ile normal cevabını veriyordum. Bu arada ben doğum üzerine hiç araştırmadım, okumadım.
    Doktorumla bu konuyu konuşmadık bile, herşey normaldi sonuçta 🙂 Yani ben doğumdan korkmadım. Etrafınızda sizi korkutacak insan olmaması, hiç doğum hikayesi okumamış olmak filan çok faydalı. Tek bir an korktum, doğumhaneye alınırken eşimi göremediğimde ağlamaya başladım. Meğer giydiriyorlarmış, yanıma geldi ve elimi tuttu. O an tamam dedim, hadi başlayalım. Yani olay tamamen büyütmemekten geçiyor.

  39. Yaklaşık iki sene önce normal dogum yaptım, şimdi de ikinci hamilelik 35+1 deyim. Birincide de korkmadım, şimdi de korkmuyorum Allahın izniyle. Hadi birincisinde bilmediğim bir duygu idi ona rağmen çok kararliydim. Ne uyuşturucu ne sezaryan hiçbirini istemem dedim. Şimdi daha da rahatım, hatta evde mı doğursam bir ebeyle…diye düşünüyorum. Yanımda ne kadar az insan olsa o kadar rahat olur. Çünkü gecen sefer basıma herkesi topladım, en kötüsü sancılara odaklanmaya çalışırken herkesin telefonu çaldı, durumumla ilgili devamlı açıklamaları dinlemek zorunda kaldım, lüzumsuz esprilere maruz kaldım falan…. Hiç gerek yok hanımlar… Yanınızda deneyimli bir kisi olsun, hersey sizin konsantrasyonunuza ve kafanızın rahataligina bağlı inanın buna… Kendinizi gevşek tutmaya çalışın, bırakın açılan yoldan bebeğiniz gelsin… Kendinizi kasarak yolu kapatmayin. En sagliklisi bu…

  40. 2 kez normal dogum yaptim, ilk dogumdan once biraz korkum vardi, ama egitimle ve motivasyonla astim (yoga, lamaze kursu vs..), kendime cok guvendim ve hem bedenen hem kafaca cok hazirlandim…Bu arada ilk dogumumda o bahsettigin ananeler gibi bir odaya tek basima kapatildim, yattigim yerde sanci cektim ve azar isittim, iste hikayesi:

    http://ardatotisi.blogspot.com/2009/06/dogum-hikayemiz-toti-nin-gelisi.html

    Bu deneyimden sonra ikincide cok ama cok daha rahattim, hic korkmadim, sartlarimin daha insanca olacagini bilmek beni cok rahatlatti, doktoruma cok guvendim ve en onemlisi kendime cok guvendim, hic bir korku yasamadim nitekim evde o kadar cok vakit gecirmisim ki hastane kapisinda dogurmama ramak kala dogumhaneye aldilar beni 🙂

    Hazirlanmak, kendini bilinclendirmek cok onemli, hem bedeni hem kafayi hazirlamak gerekiyor..Sonrasinda bu bilincle secilecek olan doktorun da rolu buyuk, tabii fiziksel birtakim aksiliklerin cikmamasi icin biraz da sans gerekiyor 🙂

    • Itır, tebrikler! Demek geldi ikinci bebeğin de! Sağlkla kucağına almana çok sevindim. Sevgiler…

  41. Paylaşımlarınız için hepinize teker teker teşekkür ederim. Birçok kişiye yol gösterici olduğundan eminim.

  42. Ben korkmadim. Hep normal dogum istedim, agri kesici de mumkun mertebe almayacam dedim. Direnecem dedim. Kizim 9 pound 1.5 oz, fazla da suyum vardi. Yinede icim cok rahatti, hep hersey guzel gidecek diye dusundum. Sonuc: 3.5 gun suren dogum. Hic bir sey kullanilmasini istemezken, morfin den, indusyona, epilasyondan, suyumun patlatilmasina, en sonunda da sezeryana kadar herseyi yasadik. Sezeryan kararinda bile icim rahatti. bir tek indusyonda acaba biraz acelemi ediyorlar diye dusunmustum. Rahat bir sezeryanim oldu. Hic sorunsuz bir dogum sonrasi yasadim. Hemen ayaklandim, agrim sizim olmadi. Minimum agri kesici kullandim. Kizim da ben de saglikliyiz.

    • pardon, epidural yerine epilasyon yazmisim, yazarken de bu kelimede bir tuhaflik var demistim ama jeton gondere bastiktan sonra dustu 😀

  43. 3 numaralı doktordaydım. (Anneysen.com da ve kendi bloğumda paylaştığım için okuyanlar hemen anlayacaklardır) Ve ona sordum, dogum hakkında bana bilgi verecek misiniz, internetten doğum videoları seyretmeli miyim ? Cevabı, hiçbirşey bilmemem daha iyi oldu şeklinde oldu. Ardından kesinlikle doğum videosu izlemememi tavsiye etti. O esnada nasıl sessiz kaldım hiç anlamıyorum. Benim gibi araştırmasını ve öğrenmesini seven bir insan bu karanlık yaklaşımı nasıl sindirdi diye düşünüyorum da cevap pek net değil. Biraz acemilik,biraz çaresizlik(doktora güvenme zorunluluğu hissi) ve en büyük neden ise KORKUm ile yüzleşemem.

    Konu ne olursa olsun yüzleşmek ve bilimsel bilgiler ışığında doğruları aramak en güzeli. Şimdi içim çok rahat.

    Herşey nasip diyip önce Allah’a sığınıp, tercihini belirlemiş olmanın huzuru içinde, SABIRLA minik aslancık oğlumu bekliyorum.

  44. bende bu konuda birkac cumle paylasmadan gecmek istemiyorum. 2007 yilinda 38+5 de suyum geldikten sonra epidural sezeryan ile ilk bebegini kucagina almis suanda da tam 19 haftalik hamile bir anneyim. ilk hamileligimin sezeryan ile sonuclamasinin sebebi doktorumun yetersiz bilgilendirmesi ve benim normal dogum korkumdu. ikinci hamileligimde normal dogumu istiyor olmamin sebebi ise tamamen bu konudaki bilincimin degismesinden. ilk dogumum sonrasi hersey bekledigimden bile iyiydi. kimseyi ozendirmek istemem ama normal dogum yapayayip sezeryan olmasi gerekenler de bundan o kadar korkmasinlar diye yaziyorum. sezeryan illede iskence demek degil ama normal dogumun buyusunu yasamak da bambaska bir ayrıcalık olsa gerek. beni en basta cezbeden de bu zaten. bu konudaki en buyuk sıkıntı ise doktorların ve hastane yonetimlerinin sezeryan sonrasi normal doguma sıcak bakmamaları. her ne kadar kendi doktorum benimle bircok konuda hemfikirse de anlasamadigimiz bir konu var ki o da dogumu rahat ettigim pozisyonda gerceklestirmek istemem. doktorum yatar pozisyonda ve dogum masası denilen yerde dogumun gerceklesmesi gerektigini savunuyor bense comelerek yada o an hangi pozisyonda rahatsam o sekilde dogurmak istiyorum. doktorumla cidden cok iyi anlasiyoruz bu dogum pozisyonu konusu haric hic puruz yasamadik ve ben sirf bu yuzden doktor degistirmek dogru mu emin degilim. Sonucta dogumumu normal yolla gerceklestirebilmem bile sadece bir olasilik. belkide normal dogum kosullari hic yerine gelemeyecek yada son anda sezeryana donmemiz gerekecek ve ben doktorumu degistirdigimle kalacagim. ama sırf dogumda uygun pozisyonu almama izin verilmedi icin de dogal dogum mucizesinden mahrum kalmak istemiyorum. eger varsa payalasabilecekleriniz benim icin de yorumlarini birakirmisiniz lutfen 🙂

    • Berna, doktorunla hangi şartlardan sezaryen gerektiği konusunda anlaşabildiyseniz ve bu konuda ona güvenin tamsa, pozisyon yüzünden doktor değiştirmene gerek olmayabilir. O noktada senin duruşun önemli, evet. Sen nasıl rahat etmek istiyorsan o şekilde ıkınmalısın, tamam. Ama belki sen de yatmak isteyeceksin, bilemezsin. Buna çok fazla takılma derim. Sonuçta sen yatarken rahatsız olacaksan ve ayakta daha rahat edeceksen, doktorun seni masaya bağlamayacaktır. Senin kararlılığın çok önemli bu noktada diye düşünüyorum.

      • Berna, ben de ilk dogumumu sezaryen ile (mecburen, bebegin kalp atislari zayifladigi icin) yaptim. Ikinci dogumum normal oldu. Burda (Fransa’da) doktorlar yatarak dogum yaptiriyorlar, bilmiyorum nicin. Dolayisi ile ben de yatarak yaptim ikinci dogumumu. Bana kalirsa da dogum pozisyonuna cok takilma derim.

      • Elifcim haklisin belkide bende ayakta rahat edemeyecegim yada daha o noktaya gelemeden sezeryan olmak zorunda kalacagim ve cok iyi anlasmakta oldugum resmen pazarlik edebildigim doktorumu kaybetmekten pisman olacagim. oysaki sagolsun ikinci cocuk fikrine bile beni alistirabilen yegane kisidir kendisi. Hamilelik degil implant taktirmayi dusundugumde bile bana istersem tabiki bana normal dogum yaptirabilecegini soyleyip rahim kalinligimi olcen, henüz 12 haftalik hamileyken dogumda neler istedigimi neler istemedigimi benimle acik acik konusan yaninda kendimi rahat hissetigim ve guvendigim bir doktoru kaybetmek fikri beni de uzuyordu. senin ve Meriç’in yorumları iyi geldi sagolun.

  45. ben blogcuanne’deki pozitif hikayeleri okuduktan sonra normal doğumda korkmamaya ve istemeye başladım, Elif hanım size teşekkür ediyorum. Allah kısmet ederse yarın hamilelikte 36. haftaya giriyoruz. İnşallah kolay ve hayırlı bir normal doğum yaşar ve ben de bu blogda paylaşabilirim. sevgiler

    • Ne kadar güzel. Çok mutlu oldum. Umarım istediğiniz gibi bir doğum gerçekleştirebilirsiniz. Bebeğiniz sağlıkla gelsin kucağınıza. Güzel haberlerinizi bekliyor olacağım.

  46. merhaba ,
    ben ilk dogumumu haziran 2011 de yaptım yani yaklasık 3,5 ay oldu bebegimiz dunyaya geleli.oncelikle dogumdan gercekten korkuyordum ve hamileligim oncesinde dogumun acısız hale getirilmesi mumkun mu konusunda hic bilgi sahibi degildim. doktorum ulku carkman son derece guven vericiydi ve hamileligim ilk gunlerinde bu konuda webde arastırma yaptım ve epiduralli dogum ile acısız agrısız dogum mumkunmus ogrendim .yine de endislerim bitmis degildi .hastane secimimi yaparken epidural yapacak narkoz doktorunun gece gunduz hazır oldugu bir hastane secimi yaptım . dogum gunu geldigindehic agrım olmadı ,nisan gelmesi denen olay gerceklesti ,emin olamadım , doktoru aradım , kontorle direkt hastaneye gitmemi ve kendisine haber vermemi istedi . hastaneye ulastıgımda ebe kontrolunu oncelikle yaptı ve cok sanslıydım ki agrısız ve acısız bir sekilde 4 cm acılma gerceklesmisti bile. sancım halen olmadıgından serum ile ‘ agrı duzenleyici ‘ , suni sancı verdiler. bu esnada doktrumda muayene etmeye ara ara geldi ama inandım ki asıl is ebe de bitiyor , doktor sadece dogum anında bebegi bekleyen ve eger ters bir durum olursa mudahele edecek kisi olarak orada bulunuyor . sukur ki hic sorun olmadı . epidurali 7 cm de taktılar. bende skolyoz hastalıgı oldugundan yani bir nevi omurgada egrilik , narkozcunun dogru aralıgı bulup bulamayacagı bende hep bir endise konusuydu . biraz ugrastırdı ancak dogru yere ulasılıp agrı kesici verildi . 10 cm oldugunda ben hic agrı hissetmeden dogum haneye alınmıstım . doktorum geldi , ıkınmamı istedi . acıkcası ıkınma esnasında bir heyecan yasadum ve migdem bulandı , doktorum rahatlamamı istersem kusabilecegimizi , beklemede sakınca olmadıgını ve kendimi hazırlamam icin zamanım oldugunu cok yumusak bir dilde soyledi . bende kendi kendime dedim ki ‘ hadi cabuk hazırlan ıkın ve bu is hemen bitsin’ evet 3, 5 dakika icinde bebegim dunyaya gelmisti bile. herkese epiduralli dogumu tavsiye ederim .

  47. Her hamilelik ve her dogum muhatabi icin cok ozeldir ve sanki dunyada baska kimse bunlari yasamamis gibi hisseder. Ben hamile oldugumda olaya biraz genis acidan bakmaya calistim. Benden once sayisini soyleyemeyecegim kadar cok kadin dogum yapmis ve benden sonra da yapacak. O halde insanlar (disi olanlari) dogum yapmak icin dizayn edilmis. Yani eger problem yoksa -ki bunun da olasiligi normale oranla cok dusuktur- dogum dogal olarak gerceklesebilir. Problem olmamasinin garantisi yok ve problemler her yerde ve zamanda basimiza gelebilir. Hamile kadinlarin yapabilecegi en iyi sey iyi beslenmek, uygun sporlari yapmak ve endiseden uzak durmak (dogum kaygisi dahil). Hamileligim boyunca beslenmeme cok dikkat ettim ve sansliydim ki saglikli ve rahat bir hamilelik gecirdim. Dogumu kesinlikle normal yolla yapmayi hedefliyordum. Zaten yasamakta oldugum Ingitere’de de tavsiye edilen yontem budur. Normalde her anne adayini sadece bir kez ultrasona sokarlar fakat benim icin bir gereklilik ortaya ciktigindan iki kez ultrasona girdim. Sonucta ulrason yonteminin bebek uzerinde uzun sureli etkileri bilinmiyor, bu nedenle gerekli olmadikca kullanilmiyor ve bebek de rahatsiz edilmiyor! Dogumun olacagi tahmin edildigi gunde alsam uzeri sancilarim basladi. Hastaneye gitmek icin hersey hazirdi fakat esimle birlikte aldigimiz dogum oncesi egitimde bu sancilardan sonra doguma daha cok vakit oldugunu ogrenmistik. Be nedenle esim o gece iyi bir uyku almak istedi! Ben de biraz uyudum ama heyecandan sabah erkenden uyandim. Kahvaltimizi yapip hastaneye gittigimizde eve gitmemizin daha iyi olacagi soylendi. Ebem daha cok baslangicta oldugumu evde zaman gecirmemin daha iyi olacagini soyledi ve ilik dusu tavsiye etti. Dusta biraz vakit gecirdim fakat sancilar gittikce siddetleniyordu ve ben de dayanilmaz hale gelirler de bir yere kimildayamaz olurum diye korkarak hastaneye gitmeye karar verdim (ne yapayim ilk dogumum)! Hatanede ebe koridorlarda yurumemi tavisye etti. Esimle birlikte sabahin 8’inde koridorlarda turlar atiyorduk. Sonra ebe bena hastanedeki kuvete girmemi tavsiye etti. Kuvete girdim ve sicak su ile doldurdum. Su o kadar sicakti ki sirtim kizariyordu fakat agrilari hafiflettigi icin hosuma gidiyordu. Esim suyun fazla sicak oldugundan yakindi ve cikmam gerektigini savundu. Suyun sicakligini olctuklerinde fazla buldular ve cikmami istediler. Sonrasi yatakta sanci cekme safhasiydi. Epidural isteyip istemedigimi sordular ve ben reddettim. Bana cok agir gelen her ikinmadan sonra ebe “cok guzel” “mukemmel” dedikce ben neden hala daha bebegin gelmedigini anlamiyordum. Esime baktim ve karsimda bana eliyle ne kadar acildigini gosterdiginde hayal kirikligina ugradim, zira 2 cm gibiydi. Ben her ikindigimda ebe bana “harika” “super” gibi motive edici sozler soyluyordu fakat ben esime bakip gercekte ne kadar acildigini ogrenmeye calisiyordum. Buyuk ugraslarimin sonunda hala bana 3 cm gini bir uzunluk gosterdiginde cok uzuldum ve bir ara herhalde ben bu dogumu basaramiyacagim olecegim dedim. Fakat ebemin, olum oldugunda cok sayida belge dolduruluyor ve ben de o isi sevmiyorum esprisi soguk dus etkisi yapti. Artik aksam olmustu saat 8’e geliyordu ebe bebegin strese girdigini soyledi. Bebek anne karninda kakasini yapmis. O an begnimden vurulmusa dondum. Bebege birsey olmasini istemiyordum bu nedenle her zaman soyledigim normal dogum direnisinden vaz gectim. Eger gerekiyorsa sezaryen’e raziyim dedim. Ebe, belki bunun gerekli olacagini ve beni ameliyathaneye gotureceklerini soyledi. Fakat bebegin begninin etkilenip etkilenmedigini anlamak icin basindan kan almalarinin gerektigini soyledi. O sancili halde hareketsiz durmam istendi ki bir aletle bebegin basindan kan aldilar. Saniyeler saat gibi geliyordu, test sonucunu ne zaman alacagimizi sordum, hemen dediler. Ve sonuc olumluydu bebegin begni etkilenmemisti! Tam bu sirada ebe heyecanla bebek geliyor dedi. Ameliyata girmeme gerek kalmamisti telefonla acil bakim ekibini cagirdilar. Bebege aninda mudahale icin iceriye ellerinde bir takim aletlerle birkac doktor girdi. Hala suyum gelmemisti ebe benden su kesesini delmek icin izin istedi. Aldiktan sonra deldi ve dunyanin suyu geldi, sonra da bebegin basi. Bana ogretildigi gibi bir an durdum kisa nefesler alarak, ebe kordon dolanmasin diye bebegin boynunu kontrol etti, bana onay verdikten sonra son kez ikindim ve bebek masanin uzerine adeta firladi. Acil medahale icin iceriye onceden girmis olan doktorlar bebegin yanina gelip nefes almasina yardimci olacaklardi ama bebek ciyak ciyak agliyordu! Sadece bir tup ile burnundaki sivilari temizlediler. Kilosunu boyunu olctukten sonra bir battaniyeye sarip kucagima verdiler. Iste en mutlu anlarimdan biri! Onunla karmimdayken konustugum gibi konusunca aglamasi sustu. Bu cok buyuk bir ayricalik: hamile olmak, bir bebegi karninda buyutmek, dogum yapmak, onu emzirmek ve yetistirmek. Ne mutlu bu duygulari tadabilenlere…

  48. Ben normal doğumdan korkmadım. Doğum sancıları başladığında dayanamayacağımı zannettiğim anlar oldu. İnsan deneyimlemediği, bilinmeyen şeylerden korkuyor. Ancak endişeler sancıyı arttırıyor. Ne zaman ki kendimi düşünmeyi bırakıp bebeğimi, ne kadar korktuğunu, zorlandığını düşünmeye başladım, o zaman sancılar azaldı ve herşey daha kolay oldu. Bunları bloğumda anlattım:
    http://dikkat-acemi-anne.blogspot.com/2011_07_01_archive.html
    Doğum anını kendi vücudunuzdaki bir zorlama olarak değil, bebeğinizin dünyaya gelme yolculuğu olarak düşünün. “sancı” kelimesini unutun, olanları sizi bebeğinize kavuşturacak kasılmalar olarak düşünün…

  49. 19 haftalık hamileyim ve normal doğum istiyorum fakat çevremde normal doğum yapacak olan anne adayı bulmakta zorlanıyorum inanır mısınız? Sanki normal olan sezaryenmiş de ben normal doğum yapmayı isteyerek “boşu boşuna” o sancıyı çekecekmişim gibi davranıyorlar. Tek kaygım ıkınmayı başarıp başaramamak ama pozitif doğum hikayelerini okudukça üstesinden geleceğime olan inancım artıyor:)

  50. Oğlum 2 yaşında, Epidurel normal doğum yaptım…Benim tercihimdi,doktorumda şanslıyım ki destekledi..Ancak bugün bile normal doğum yaptığımı duyan arkadaşlarımın uzaylıymışım gibi suratıma baktıklarını hatırlarım…Korkulacak bir şey yok diyemem..Ama bence bu kadar abartılacak bir konu da değil..Normal doğum ,adı üzerinde ,normal(!)..Sezeryan gibi, normal doğum sonrası da komplikasyon yaşanabilir…Her zaman böyle bir risk var..Bu tamamen annenin hazır hissetmesi ve kendini tanımasıyla alakalı bir durum…Evet yırtık olabilir,ama sezeryan sonrası yanlış ellerde daha fazla risk de yaşanabilir.
    Normal doğumun en güzel yanı doğum biter ve ayaktasın.(bünyeyle de alakalı tabii, ben güçlü hissetmiştim kendimi)
    Ben bayanların malesef acayip hikayelerle inanılmaz derece de birbirlerini korkuttuklarına inanıyorum/görüyorum…
    Öncelikle kendine, doktoruna inanıyorsan tercihi birey kendi vermeli bence(sezeryanı öngören bir risk olmadığı sürece)…
    Epidurel kullanımına gelince normal doğum da daha az riski var..Güvenilen doktorlarla gayette annenin konforunu arttıran bir yöntem…Bu zaman da açıkcası neden olmasın bence 🙂
    Herşeyi hissediyorsunuz..Ikınmayı engellemiyor, zaten ıkınamam gibi bir durum olmuyor, vücudunuz bunu destekliyor…Sadece acı derecesini azaltıyor,ancak epidureli doğuma ne kadar yakın alırsanız , süreci o kadar hızlandırıyor oluyorsunuz.(Zaten o şekilde almanız konusunda da sizi uyarıyorlar) Dolayısıyla epidurel aldım, acı hissetmedim gibi bir olay yok…
    Doğum için öncelikle annelerinizle konuşun bayanlar, onların tavsiyelerini dinleyin…Genetik yapılarınız birbirine benziyor…Benzer durumlar yaşayacaksınız…Kimse onlardan daha iyi anlayamaz sizi ve tavsiyeleri de yetersiz kalır…
    Diğer bir tavsiyemde herşeyi ama herşeyi konuşabileceğiniz doktor seçin kendinize, bu süreç de o kişi hep yanınızda olacak unutmayın..Ve sizi tatmin eden, duygusal iniş, çıkışlarınıza cevap verecek bir kişi olmalı…Utanma ,sıkılma olmaz bu dönemde…Aranızdaki iletişim ne kadar iyiyse, o derece bu süreci huzurlu ve rahat geçirirsiniz bu süreci…..
    sevgiler …
    .

  51. Doğumdan hiç korkmuyordum taki doğum zamanım yaklaşıncaya kadar, şuan 37 haftalık hamileyim ve beni korkutan yaşanacak olan sancılar, ya dayanamazsam ya çok ağrım olursa ve hiç istemediğim ve hoşlanmadığım halde sancılardan dolayı epıdural anestezi** yapılmasını istersem , ya yeterli düzeyde ıkınamaz ve bebeğim çıkamazsa…..ama tüm bu korkularıma rağmen sezeryan beni hep daha fazla korkutmuştur. Doğum esnasında heyecandan ve sancıdan kalbim durursa diye de bir düşünce zaman zaman aklıma geliyor gelmiyor değil, geldiğinde geri göndermeye çalışıyorum ben o düşünceyi.

    **Epidural Anestezi: Bana neden güven vermediği ve beni korkuttuğu hususuna gelince;
    – Anestezi uzmanı ya işinin ehli değilse
    – Yanlış zamanlama olursa ıkınmam gereken zamanda uyuşukluk yaşadığım için ıkınamazsam
    – Uygulama sonrasında olası yan etkileri yaşarsam
    – Düşük tansiyon bir insanım ya tansiyonum dahada düşer kalbim durusa
    ……………………..gibi gibi düşünceler. Tabi durum böyle olunca bende kendime şu düşünceyi benimsedim, eskiden kadınlar evde ebe ile çömelerek doğuruyormuş çatır çatırda ben şu zamanda hastanede doktor eşliğinde mi doğuramayacağım, bende doğururum çatır çatır. =)

    Son olarak şunu eklemek isterim ki, sevgili anne adayları çekeceğimiz her dayanılmaz sancı bizleri minik yavrumuza kavuşturacaktır. Öyleyse bu uğurda çekilecek sancıda annelik kadar kutsaldır.

    Allah hepimizi bir avazda kurtarsın inşallah =))

    Sevgiler….

  52. benim 6 yaşında bir oğlum var şuan yine 7,5 aylık hamileyim doğumum normal doğumdu çok acı ve sancılı geçti çünki suni sancı verdiler çok kötüydü buda sanırım normal görünüyor ama ben doğumdan özellikle normal doğumdan çok korkuyorum beni sakinleştirmeye çalışıyorlar arkadaşlarım… ilk doğum zor olur ikinci kolay olur diye ama ben yinede korkuyorum…..

  53. doğum… belkide hepimiz anne olmadan önce genç kızken bile adını duyduğumuz zaman bile korktuğumuz bir olay . çoğu zaman neden erkekler de doğurmuyor bile demişizdir :)) ama bence Allah ‘ ın bayanlara verdiği en özel bir özellik . benim de 2 yaşında bir oğlum var adı Deniz ona baktıkça benim küçük ama en büyük mucizem olduğunu hergün biraz daha iyi anlıyorum ben de doğumum yaklaştıkça çok korkanlardanım herkesin kendine göre bir doğum hikayesi var elbet malesef benim çevremde de bana hep korku veren doğum hikayeleri vardı ama anladımki doğurmak korku değil her bayanın yaşaması gereken bir mucize tabiiki zor doğumlar var . ben son kontrolümde doğurmak istemiyorum dediğim bile oldu ve doktoruma yalvardım lütfen beni sezaryanla doğumumu yaptır bayılt diye ama doktorum o kadar iyi bir doktor ki hayır dedi sen çok güzel ve kolay bir doğum yapacaksın normal doğum dedi son ana kadar direttim ama o beni değil kendini dinledi ve işte o an.. doğumdaydım inanın o ana kadar çok korkuyosunuz ama o anda öyle bir büyü varki bütün korkularım bir anda kayboldu ve ben bir an önce bebiğime kavuşmanın heyacanını yaşadım Allahıma şükürler olsun gerçekten çok kolay ver rahat bir doğum yaptım hep dua ederim herkes benim gibi doğum yapsın diye.. hamilikte iyi beslenme ve hareket çok önemli kendinize dikkat edin ve bol bol yürüyüşler yapın bütün anne adaylarına sağlıklı ve korkusuz doğumlar diliyorum.

  54. 31 haftalık hamileyim ve dün akşama kadar korkusuzca normal doğum yapacağımı düşünüyordum. hoş hala normal doğum yapma konusunda çok kararlıyım fakat artık biraz tedirginliğim de var malesef. 30 haftalıkken kötü bir otobüsle 6 saatlik bir yolculuk yapıp İzmit’ten Ankara’ya gidip geldim 4 gün içinde. doktordan izin almıştım tabi yola çıkmadan ama hem yolculuk, hem Ankara’daki koşuşturma fazla geldi sanırım, pazar akşamı kanamam oldu. ben sabah uyandığımda farkettim, o gün için izin almıştım işe gitmeyecektim. eşim işe gitmek için hazırlanırken, kanamam olduğunu farkedip çok endişelenmeden eşime haber verdim. kanama durduğu için rahattım ama sancılarım vardı. eşime işe gitmesini, gerekirse telefonlaşıp doktora gidebileceğimizi söyleyip yolcu ettim. o gün biraz dinlendim, öğlen kalkıp ev toparlama yemek yapma işlerini hallettim ve bu arada tekrar yorulduğumdan ve ayakta iş yapma huyumdan olacak sancılarım tekrar başladı. doktoru aradım hemşire korkulcak bir şey olmadığını, dinlenmem gerektiğini söyledi. ama doktoruma ulaşamadım. dün sancılarım yine artınca iş çıkışında eşimle beraber hastanenin yolunu tuttuk. hemşire doktoru arayıp durumu bildirdi ve doktordan doğumhanedeki nst ye alın cevabı geldi. doğumhane kapısından girişimle beraber kalp atışlarımın hızını kontrol edememeye başladım. eşimi almadılar. onun yanımda olmaması ve tek başıma orda kalmak beni psikolojik olarak bitirmişti zaten. benim yaklaşık 3 katı ebatlarımda ama şirin sempatik bir hemşire beni aldı ve cihaza bağladı. eğer bu cihazda doğum sancıları çıkarsa muayene edeceğini söyledi 🙁 neyseki korktuğum olmadı muayeneye de gerek kalmadı. doğumhanenin kapısından çıkarken nasıl kaçtığımı görmeniz lazımdı. holde uyuklayan eşimin yanına koşar adım gidip sorun olmadığımı anlattım ve evimizin yolunu tuttuk. dün anladım ki ben doğumdan çok o aşamaya kadar yaşayacaklarımdan korkuyorum. korkunun bir faydası yok tabi ama elinde olmuyor insanın. umarım hiçbir sorun yaşamadan kolay bir doğum gerçekleştiririm. pozitif düşünerek kazanmaya çalışmaktayım, herkese kolay doğumlar ve mutlu günler diliyorum…

  55. 1.5 yıllık evliyim eşim bebiş istiyor aslında ben de istiyorum.ama inanılmaz bir şekilde korkuyorum.ilkinden sonuna kadar herkesin doğum hikayesini okudum hepsi çok güzel ve mucizevi,ama sanırım ben benim mucizemi yaratamayacağım bu korkuyla nasıl başa çıkarım ki çalışmalara başlarım.bana başka önerebilceğiniz herhangi birşey varsa şu korkudan kurtulup kalabalık bir aile istiyorum..

  56. 35 haftalık hamileyim 🙂 Ewet bende korkuyorum normal doğumdan . Normal doğumun herşeyinden korkuyorum sancılardan dikişten bebeğim için oluşabilecek tersliklerden ….. vs. Ama bu korkuların derecesi kadar da normal doğum istiyorum yaşamak istiyorum o anı ısrarla 🙂 Neden böyle bir psikoloji içindeyim bilmiyorum.Sezeryanla doğumdan korkmuyorum.Ondan da neden korkmadığımı bilmiyorum.Acısı sonradan çekiliyor ya o yüzden heralde 🙂 Benim istediğim hastanede uzun süre kalmamak hastaneye gittiğim gibi hemen doğurayım.Bana hastane stresini yaşatmasınlar evde bekleyim hastanede değil çok şey mi istiyorum 🙂 Oğluma kavuşmama az kaldı artık her an gelebilir.Herşeyi hazır bir tek O nu bekliyoruz.Bu arada çalışıyorum ve hala işe devam ediyorum.Çok endişeliyim iş yerinde gelmek isterse oğlum diye 🙂 Neyse herkes bir şekilde dünyaya gelmiş öyle veya böyle Allah hepimize yardım etsin . Okuduğum bir kitapta bir olayı nasıl düşünürseniz öyle sonuçlanır diyordu.Ben hamile olduğumu ilk öğrendiğim günden beri ben normal doğuracağım ve doğumum çok güzel geçecek diye kendimi motive ediyorum.Bu düşüncenin beni rahatlattığını da inkar edemem 🙂 Herkesin bebeğini rahat ve mutlu bir şekilde kucağına almayı nasip etmesi dileğiyle Hoşçakalın …

  57. Merhaba,
    doğum korkusu deyince herkesin aklına, ağrı sancı gibi nedenlerden doğan korkular geliyor. benim doğum korkumun sebebi bunlardan çok başka. ağrı, acı yaşanır ve geçer, kalıcı bir etki bırakmaz ama kuzenimle eşinin başına bundan çok daha kötüsü geldi. tam olarak ne olduğunu bilmiyorum ama bebek doğum sırasında oksijensiz kaldı. bu durum beynindeki hücrelerin ölmesine ve sapasağlam bebeğin ömrüne zeka özürlü olarak devam etmesine sebep oldu. bu sitede ya da normal doğumu teşvik eden diğer sitelerde hep toz pembe doğum hikayeleri anlatılıyor ve sezaryen tü kaka ilan ediliyor. bu güne kadar çevremde normal doğum sırasında kalıcı şekilde sakatlanmış çok sayıda bebek duydum. tü kaka ilan edilen sezaryen sırasında sakatlanan ya da ölen ne bir bebek ne de anne tanımıyorum. insanın sapasağlam 9 ay taşıdığı bebeğinin sakatlanması riskini göze alabilmesini benim aklım almıyor, kusura bakmayın.

    • Başka siteleri bilemem ama bu blogda doğum “tozpembe” olarak anlatılmıyor. GERÇEKLİĞİYLE anlatılıyor. Elbette normal doğumun da kendi içinde riskleri var, ancak bahsettiğiniz gibi olaylar ehil doktor ve ebelerin elinde çok çok az gerçekleşiyor.

      Sezaryenden ölen anne tanımıyorum demişsiniz, umarım tanımazsınız da. Sezaryen oranlarının, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği oranın iki kat üzerinde olan Amerika’da sezaryen, anne ölümlerinin birinci sebebi. Türkiye’de böyle bir araştırma yapıldı mı, yapılsa nasıl bir sonuç çıkar, bilmiyorum.

      • merhaba,
        “istatistik bikini gibidir, asıl görmek istediğinizi saklar.” diye bir söz var, ben de bu şekilde düşünüyorum. mesela bir ara her kanal kendi programının ratinglerini birinci ilan ediyordu, yalan da değildi hani. kimininki prime time’da birinci, kimininki filmler arasında birinci, kimininki bilmem nede birinci ama sonuçta hepsi birinci idi. istatistik bilimini ne göstermek istiyorsanız onu gösterecek şekilde kullanabilirsiniz.
        bahsettiğiniz “sezaryende anne ölümü vajinal doğuma göre daha yüksektir” mitini ben de duydum ama bunu doğrulayacak ciddi bir araştırma sonucuna ulaşamadım (varsa ve paylaşırsanız sevinirim). anne ölüm oranları ile ilgili araştırma yaptığım zaman aşağıdaki linke ulaştım. burda da söylediğinizi doğrular bir bilgiye rastlayamadım. kaldı ki bu konuda istatistik verilerinden faydalanılacaksa, sezaryen uygulanmaya başlamadan önce oluşan anne ölüm oranları ile, sonraki ölüm oranlarını karşılaştırmalı olarak incelemek gerekir. neticede sezaryene alınan ve sezaryen sonucu öldü diye rapor edilen annelerin bir kısmını da bir komplikasyon sonucu sezaryene alınan ve normal doğum sırasında da büyük olasılıkla ölecek olan anneler oluşturuyor ama istatistikler bize bunun oranı hakkında bir bilgi vermiyor. ayrıca sezaryenle doğum yapıp hayatta olan annelerin ne kadarlık bir kısmının normal doğum sırasında büyük olasılıkla ölecek olduklarını da bilmiyoruz.. kısacası bu istatistikler bize sezaryenin kaç hayat kurtarıp kaç kişinin ölümünden tek başına sorumlu oluğu bilgisini kesinlikle vermiyor.

        http://www.saglikkutuphanesi.com/Hamilelik_-_Do%C4%9Fum_-_Sezeryan/Do%C4%9Fumda_Anne_%C3%96l%C3%BCmleri_i2030.htm

        sürekli dile getirilen bir diğer konu da gelişmiş ülkelerde sezaryen bu kadar yüksek oranlarda uygulanmıyor savı. bahsi geçen bu gelişmiş ülkelerde sağlık hizmeti yüksek ücretlerle satın alınıyor ve sigorta firmaları sezaryeni ödemiyor. dolayısı ile anne mecburen vajinal doğuma yönlendiriliyor. sağlık hizmetinin para ile satıldığı ülkeler ile bir karşılaştırma yapmak ve bunu gelişmişlik / az gelişmişlik olarak sunmak da bana göre son derece yanlış.

        şahsi fikrim vajinal doğumun bu kadar revaçta olmasının altında, ekonomik kaygıların yattığı yönünde. piyasada bu konuda bir açık vardı, artık doktorlar sezaryeni tercih ettikleri için aynı yöntem ile rekabet edip pazarda pay kazanmak o kadar kolay değildi. bu durumu fırsata çevirmek isteyen bazı doktorlar da bu açığı gördü ve bunu ticari bir girişime dönüştürdü. kendi karısı bile sezaryenle doğum yapmış doktorlar birden bire vajinal doğum propagandacısı oldu. önceden tam tersiyken şimdi vajinal doğum daha pahalı. bir zaman sonra bunun da modası geçecek başka bir şey çıkarılacak.

        • İstatistik, moda, propaganda, ekonomik kaygılar… Bunlar işin mazeretleri. Özetle: teknolojik gelişmelerin doğal süreçlerin yerini alması değil, onlara destek olması gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle de sezaryeni vajinal doğuma bir alternatif olarak değil, vajinal doğumun gerçekleşemeyeceği zamanlarda anne/bebeği kurtaracak bir operasyon olarak görüyorum.

  58. merhabalar bende 9 ay önce normal doğum yaptım evet son ana kadar şakaymış gibi geliyordu ama doktor hadi bakalım doğumhaneye 5 cm doğuma alıcam seni deyince yukardan aşağıya kaynar su döküldü yüzüm bembeyaz oldu…. ve az yalvarmadım doktora o an n olr kesin beni n olur epidural yapın… ve kabul etmediç başarılı bir normal doğum yaptım ama ikinci bir doğuma kesinlikle hazır değilim.. insan neden korkuyo bilmiyorum toplumun abarttığı kadar korkulucak birşey yok ama ikinci kez düşündükce panikten ölücekmişim gibi geliyo hiç girmek istemiyorum oraya :D:D:D

  59. 39+2 de 3280 gr 53 cm oglumu %100 normal dogurdum . Ne suni sanci ne epidural uyusturmalar vs… Hersey normal ,Ben dogurmak icin yaratilmisim, vucudum iyi aciklik Tamam Bebek normal yolunda… Aci esigim çok yuksek soguk kanliyim 17 yasinda universiteye gittigimden beri ayaklarimin tam ustunde tek duruyorum vay be ! Nice erkekten bile daha gucluyum filan 🙂 yok efendim nerdeee oyle regl samcisindan az daha agirmis da normalmis. Bastan sona hepi topu 2 saat icinde dogdu, bitmediiii ikinnnn plasentayi da doguracakmisimmm … Istedigim tek tek basima biryerde uyumak ve yillarca uyanmamakti.kplumu bacagimi gogsumu kesseler hisseymezdim oyle bir Aci o sancilar …tuvaletim hissimisler …oyle basitce kolayca olsaydi bu is Ben 20 tane dogururdum kesn Cunku bebegimi çok seviyorum. 18 ay oldu hala tek bakiyorum, emziriyorum sadece emiyor ve tum degerleri maximumlarda…Anne olmak adet sancisiyla kiyaslanamaz ( bence ) hemoroidide dogum bitimi itti Dr um AMA gecmiyor.

  60. normal dogumun bu kadar eglenceli olabilecegi aklimin ucundan bile gecmezdi. 40+5 de dogum yaptim sezeryan sadece mazeret. cünkü ben inanin bana 36 saat (bu hastanede kaldigim süreydi bunun öncesinde de evde 10 dakikada bir gelen yaklasik 10 saatlik bi sanci süresi de var) sanci cektim cünkü rahmim gec acildi. sanci kismi en zor olan kisimdi ancak bunu dogru nefes alip vermeyle hafifletebilirsiniz. dogum sirasinda ise klozet benzeri önü acik bir sandalye üzerinde . dogumu gerceklestirdik eger gercekten gecerli bir mazeretiniz yoksa sirf korktugunuz icin sezeryani kesinlikle düsünmeyin derim ben. cünkü o an öyle güzel bi an ki düsünün cocogunuzun rahminizden cikisini kordonunun kesilisini herseyi görüyorsunuz., hayatiniza gelen o kücük mucizeyi her aniyla yasiyorsunuz. ben o an ne gülebildim ne aglayabildim kelimelere sigmayacak kadar büyük bir heyecan ve mutluluk. öyle her okudugunuza ya da duydugunuza inanip kendinizi zor ve korkunc bir durumda hissetmeyin cünkü etrafimizdaki herkes aman söyle zor aman böyle zor der ayni sey ilk gece icin de söylenir. ben kimseyi dinlemedim ya da duymazliktan geldim hamilelik boyunca kendimi o ana olabildigince hazirlamaya calistim ve bence yasadigim en eglenceli deneyimdi dogum. her aninin zevkini cikarmaya bakin bir sonraki gün hersey gececek ve eger siz herhangi bir sekilde uyutulmussaniz hatirladigin tek sey uyku haliniz olacak. simdi düsünün hangisi daha iyi? 🙂

  61. bende beş buçuk aylık hamileyim doğumdan korkuyorum düşünmek istemiyorum bazen ama o korkuyu da aklımdan atamıyorum benim korktuğum doğumdan sonra bebeğime bişey olur korkusu var kendimi kasarım o ufacık yerde boğulur diye aklıma geliyo ama 15 gün önce tetanoz aşısı oldum okadarcık acıya 3 gün mızıldandım ağladım bile kolum çok ağrıyo diye doğum sancısına nasıl dayanırım bilmiyorum eltilerim korkulacak bişey yok deyip rahatlatmaya çalışsalarda korkuyorum bilmiyorum Allah benim gibi hamile olupta korkanlara yardım etsin büyüklerimizin demesi gibi bir sancıda kurtulalım inşallah :D:)