18 Yorum

Bir Nefesmiş Hayat – 8

Güz’ün hikayesi Belde’nin kaleminden devam ediyor. Belde’nin tüm yazılarına Güz’ün hikâyesi etiketinden ulaşabilirsiniz.

***

O günden sonra herşey daha iyi oldu; yavaş yavaş toparlanma sürecine girdik.  Atlattığımız kaza sonrasında bir süre daha zor zamanlarımız oldu. Ciğerine kaçan mamalar zatürreeye çevirdi; toparlaması iki haftayı geçti. Sakin durması için çoğu zaman uyutuluyordu, uyumadığı zamanlar elleri bezinin içine ya da yatağa bağlanıyordu ki ağzındaki boruyu çekip çıkarmasın. Sanırım bu yüzden Güz hala elleri tutulduğu zaman çok sinirlenir ve çekmeye çalışır.

O gün sudan çıkmış bir balık misali öyle bir anneydim işte;  yine Güz’ü hastanede bırakıp eve dönmek zorunda kalmıştım. Bu sefer şikâyetim de yoktu. Makineye bağlı olsa da nefes alıyordu ya, işte bu bana yetiyordu. Eve geldik, önce bir duş aldım ve tekrar yenilendim; öyle olması gerekiyordu. Güz yine pes etmedi, ben de etmedim. Eşim de benimle, benim gibi hep yanımdaydı. Hayat devam ediyordu ve edecekti.

Güz için emek veren herkese teşekkür etmek için taburcu olurken vermek üzere hazırladığımız hediyemize baktım ve düşündüm: bu hediyeyi vermenin aslında tam da zamanıydı. Oğlumuzun hayatını bir kere daha kurtarmışlardı, daha ne olsundu. Güz 24 haftalık 630 gr. 30 cm. dünyaya geldiği için onu temsil eden tam 30 cm. boyunda bir Bonsai bulmuştuk. Güz de bir Bonsai gibi içinde kocaman bir ağacın potansiyelini taşıyan küçük bir ağaç değil miydi zaten? Beraberinde oğlumuzun doğumundan o güne kadar olan resimlerinden bir kolaj ve duygularımızı kısaca anlatan bir şiir. İçinde Murat Güz Dilber olan bir şiir. Hani derler ya, “İsmiyle yaşasın” diye, işte o misal.

O gün hayatın devam ettiğini kanıtlarcasına fotoğrafçıya gittim. Çünkü tezimi teslim etmem gereken son gündü ve fotoğraf çektirmem gerekiyordu. Fotoğrafçı nerden bilsin sabaha karşı yaşadıklarımızı. “Siz içeri geçin hazırlanın” dedi; ben “Hazırım, çekebilirsiniz” dedim. Sanırım gözleri şiş, suratı beyaz ve asık birinin fotoğrafı nasıl çıkar diye düşünmüş olacak ki biraz makyaj yapın isterseniz diye bir öneride bulundu. Güldüm. Biraz sinirlendi ve şaşırdı. Üç poz çektiğini, birini seçmemi söyledi, “siz seçin” diyerek çıktım. Şimdi düşünüyorum da, herhalde arkamdan bayağı bir söylenmiştir.

O günü mümkün olduğunca normal yaşamaya çalıştık; okula gittim, işlerimi hallettim, bir yerlerde yemek yedik, eczaneden istenen ilaçları ve gereken diğer malzemeleri aldık, hastaneye gittik hediyemizi verdik, oğlumuzu gördük, yine üzüldük, elini tuttuk, yine bize baktı gülümsedi… Fakat bu sefer bir fark vardı; daha önce Güz hiç daha iyisini bilmiyordu, yaşamamıştı. Daha önce yaşadığı her şey onun kendi gerçekliğiydi. Fakat şimdi 9 gün boyunca ailesinin yanında, kucakta, öpülüp okşanarak yaşamış; daha iyi bir hayatın varlığını bilerek yine bunları yaşıyordu. O yüzden yüzündeki ifade bana her zamankinden başka gelmişti. Sanki oğlum büyümüştü.

Daha sonraki günlerde Güz toparlamaya başladıkça biraz olsun bizim de yüzümüz gülüyordu. Bizim için bekleyiş günleri başlamıştı. Yine sabah akşam hastanedeydik. Artık oğlumuz yanımızda değilken içimiz hiç rahat değildi. Onu özlüyorduk.

Nisan ayı bitmiş Mayıs ayı gelmişti. İlk anneler günümde Güz hastanedeydi. Durumu iyi olsa da insanın içinde bir burukluk olmuyor değildi. Halbuki ne farkı vardı ki diğer günlerden? Hiç… Yine o gün beni mutlu eden bir sürprizle karşılaştım. Hastaneye gittiğim zaman oğlumun yatağının üzerinde günün anlam ve önemini anlatan bir şiir ve yanında da yusufçuk şeklinde ucu olan bir kolye duruyordu. Oğlum bana anneler günü hediyesi veriyordu! Eşim de ben de çok duygulanmıştık bize böyle bir sürpriz hazırladıkları, bizim duygularımızı yaşadıkları ve paylaştıkları için.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

18 yorum

  1. Her cuma sabırsızlıkla bekler oldum yazmanızı… kocaman öpüyorum Güzü

  2. Sanki olayları yeni duyuyormuş/okuyormuş gibi göz yaşlarıyla okuyorum. Yorum yazamadığımı ve hep içimde yaşadığımı farkettim. Beldeciğim herhalde hatırlayıp konuştukça böyle olacak öyle değil mi? Farkettim ki sizin bakış açınızı daha yeni duyuyoruz. İyiki yazıyorsun, iyiki anlatıyorsun… Güzcüğümde büyüyünce okuyup görecek hayat hikayesini ve dediğin gibi içindeki potansiyeli unutmayacak… Hepinizi kocaman seviyorumm ve Güz’üme hayatın bir “nefes” bir gülücük bir ümit bir mutluluk ve bir mucize olduğunu bize farkettirdiği için teşekkür ediyorum..

    • Melisçim canım arkadaşım bana verdiğin destek inanılmaz. Herzaman yanımdaydın ve hala da öylesin senin gibi bir arkadaşa sahip olduğum için çok şanslıyım. Biz çocukluk arkadaşıydık artık hayat arkadaşıyız seninle…

  3. Güz’üm canım oğlum biliyorum ki annenin sıcak kucağındasın şimdilerde. Ama ne var ki bu yaşadıkların her okuduğumda içimi sızlatıyor. Ama bir o kadar da gurur veriyor. Anlıyorum ki sen çok güçlü bir birey olacaksın. Ve umarım biz bir yerlerde annenin kaleminden senin güzel haberlerini sürekli okuyacağız. Ailenle sağlıklı,uzun,mutlu bir hayat diliyorum sana.. sevgilerimle.

    • Çok teşekkür ederim. İnşallah zamanlar geçtikçe Güz’den çoook daha iyi haberler vereceğim size.

  4. Şöyle bir iç cektim okuduktan sonra. Kendinizi duygularinizi cok iyi ifade etmişsiniz. Acılar paylaşıldıkça azalır. Bizlerle paylaştığınız için çok teşekkürler.

  5. Siz muhteşem bir anne babasınız. Güz sizinle gurur duyuyor ve duyacak ömrü boyunca. Ve ben de Güz le gurur duyuyorum. O küçük bir ADAM hem de çok güçlü. Uzun mutlu sağlıklı bir hayat sizin olsun

    • Çok teşekkür ederim Nilhan keşke muhteşem olabilsek biz hayatın bizim için hazırladıklarını yaşyadık yaşıyoruz sadece… Bende size aynı dilekleri iletiyorum.

  6. Beldeciğim..Ben de Güz’ün hikayesini doğumundan itibaren uzaktan takip edenlerdenim. Yazıların beni çok duygulandırıyor ve yaşadıklarını okudukça göz yaşlarıma hakim olamıyorum. Hayatta çok ender rastlanan, milyonda 1 ihtimal denilen, mucize diye nitelendirilen olaylar vardır. Daha Güz’ün ilk doğdu haberini aldığımda, bu bebek yaşayan bir mucize olacak diye aklımdan geçirmiştim..Nitekim öyle de oldu..Benim ikizlerim de prematüre sayılsa da Güz bebeğin yanında doğduklarında yetişkin sayılırlar: )) Senin yaşadıkların o dönemlerde bana çok umut ve güç vermişti..Tüm ailene sevgilerimi yolluyorum..

    • Pınarcım teşekkür ederim kuzey ve denize bol öpücükler. Ufacık bir umut olabilmişsek ne mutlu bize.

  7. Her okuyuşumda iki damla gözyaşı.. Bazen akamayan. Filmi hızlıca ileri sarıp buraları geçmek, acıları unutmak, yokmuş gibi davranmak istiyorum. Hep mutlu son olsun ve tüm filmler sondan başlasın.. başa sarmadan mutlulukla gitsin.

    • Hayal hayat işte böyle birşey en önemlisi yaşamak nefes almak doya doya bu filmin sonunu bizde bilmiyoruz :)) inşallahta bilmem… Çocuklarımızın hayatı güzel, sağlıklı, mutlu olsun tek yapabileceğimiz dua etmek bunu dilemek..

  8. “daha önce Güz hiç daha iyisini bilmiyordu, yaşamamıştı. Daha önce yaşadığı her şey onun kendi gerçekliğiydi. Fakat şimdi 9 gün boyunca ailesinin yanında, kucakta, öpülüp okşanarak yaşamış; daha iyi bir hayatın varlığını bilerek yine bunları yaşıyordu. O yüzden yüzündeki ifade bana her zamankinden başka gelmişti. Sanki oğlum büyümüştü.” kısmı özellikle beni feci duygu seline sürükledi..

    Çok güçlü bir yüreğiniz var.. Güz ‘ün daha da güçlü bir yüreği var, çook ama çook özel bir bebek o..

    Yaşanan onca acı ancak bu kadar güzel ifade edilebilir.. İşte budur yürekleri güçlü kılan..

    Hep sağlıklı hep mutlu olsun bebeklerimiz..

    • Teşekkürler Esra; söylediklerinizden ulaşabildiğimi anlıyorum. Son cümlenizede kesinlikle katılıyorum.

  9. her yazınızı gözlerim dolarak ve hatta bazende ağlayarak okudum güçlü mücadelenizi RAABBİM daha güzel günler görmeniz dileğiyle…. :)I

  10. Hemen hemen hepimiz aynı şeyi söylüyoruz ama hem GÜZ’ün hem sizin gücünüze hayran olmamak elde değil..Her yazıyı gözlerim dolu dolu bazen de ağlayarak okuyorum.Güz’ün şu anda evinde olduğunu bilmek içime su serpse de okurken sizinle yaşıyorum sanki yaşananları..Allah bir daha böyle günler yaşatmasın,küçük Bonsai sağlıkla büyüsün , kocaman bir çınar olsun inşallah ..Sevgiler..