Lohusalıkta yapıl(ma)ması gerekenler

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Esra Demiröz tarafından kaleme alındı.

***

Kızım Derin gece uykusundan uyanıp emmek istediği zaman, kalkıp onu emzirmenin dışında bir aktivite daha gerçekleştiriyorum. Ne mi yapıyorum? Düşünüyorum.  Neyi düşünüyorum? Düşünecek o kadar çok şey var ki: Derin ne zaman gece deliksiz uyuyacak, ne zaman emekleyecek, ne zaman yürüyecek, yazın tatile gittiğimizde denize girince ne yapacak, büyüdüğü zaman da bana bu kadar düşkün olacak mı, yoksa kız çocuğu babaya düşkündür dedikleri gibi babasına mı düşkün olacak? Hangi okula göndersek; ders çalışmayı sevecek mi? Bunun gibi birçok şeyi düşünüyorum, içinde tamamen Derin olan… Geçen gece gene Derin saat 3.30’da uyandı. Ben gene düşünmeye başladım. Bu sefer farklı bir şey… İkinci  bebeğim olursa neleri farklı yaparım acaba dedim kendi kendime.

Hamileliğim nasıl olur,  ikinci bebeğimde hamileliğimde çok farklı bir şey yapmam. Ben gerçekten çok güzel bir hamilelik geçirdim. Hamilelik son derece mucivezi bir olay. Benim için çok keyifli idi, çok mutluydum. Sağlığıma, yediklerime çok dikkat ettim. Gene aynı şekilde yaparım. Ne eksik ne fazla..

Sonra doğum. Normal doğumdan yana olup aynı zamanda her bebeğin kendi kısmeti ile geldiğine inanan bir insanım. Ben bağıra bağıra doğurmak istedim hatta rüyamda gördüm ama maalesef olamadı. Gene doğum için iddiam yok. Kısmeti, sağlıklısı ne ise o olsun.. Sonra lohusa dönemi.. İşte burada bir durdum. Kesinlikle yapmamam ve yapmam gerekenlerin listesini çıkardım. Sonra karar verdim bunları bu platformda paylaşmaya.

Lohusalık, hepimizin de bildiği gibi doğumdan sonra başlayan 6 hafta (40-42 gün) devam eden bir süreç. Vücut gebe kalmadan önceki haline dönüyor, en azından dönmeye çalışıyor. Bana hep kırkınız çıksın her şey düzelecek, düzene oturacak denildi. Ben de inandım, ama siz sakın inanmayın. Bebeğine göre değişmekle beraber çoğu şey kırk günde düzene girmiyor. Benimki elli günü buldu. Ama dedim ya gerçekten bebeğe, anneye, bünyeye göre değişen bir süreç.  Ama bu elli günde herşey düzene girdi mi? Hayır. Bir süre her gün kendi içinde farklı bir düzen oluyor, yaşayanlar bilir. Sevgili gebe arkadaşlarımız siz de göreceksiniz.

Lohusalık bence esas hastaneden eve gelince başlıyor. Hastanenin size verdiği ekstra bir konfor, güven var. Ama eve gelince gerçek hayat başlıyor. Tavsiye edeceklerim:

  • Bebeğinizi hastanede ve evde emzirirken kesinlikle yalnız olun. Geçenlerde bir arkadaşımız tarafından “anne sütü” ile ilgili yazıda da dikkat edeceksiniz bu konuya. Ben mecburen sezeryan yöntemi ile doğum yaptım ve maalesef doğumdan sonra üçüncü gün tam anlamı ile sütüm geldi. Hastaneden eve geldiğimde oturdum salona, aldım kızımı kucağıma. Emzirmeye çalıştım ama nafile. Etrafta bir sürü insan var, hepsinin yüz ifadeleri aynı: “ hay allah, süt de gelmiyor, vah vah vah”  Zaten neden evdeki ilk gün o kadar insan yanınızda olur, onu da anlamış değilim. Bir de olaya felaket ile yaklaştıklarından ötürü sizin sütünüzün geleceği varsa da gelmiyor…
  • Hastaneden geldiğiniz ilk günlerde yanınızda eşiniz ve olabiliyorsa sadece anneniz olsun. Benim annem iki hafta boyunca gece benimle kaldı, çok faydasını gördüm. Anne gibisi yok!
  • Anneniz yanınızda olsa bile bebeğinize siz bakın, anneniz size baksın. (Annenizin de bebeğinize bakması gereken zamanlar olabilir, siz duş yaparken, siz uyurken bebeğiniz uyandı ise vs. Ama dikkat edin, bazen anneanneler kendilerini bebek bakımına kaptırıp sizi unutabilirler.)
  • Eve hemen tebrik için misafir gelmek isteyecek, bence iki hafta misafir kabul etmeyin. Hatta gelen her misafirden rahatsız olacaksınız, çünkü lohusalık sırasında hep yalnızlık, az insan istiyorsunuz.
  • Beslenmenize çok dikkat edin, öğün atlamayın. Düzenli sebze, kırmızı et yiyin. Size süt yapsın diye bol bol tatlı yiyin diyecekler, sakın inanmayın. O tatlılar süt değil kilo yapıyor. Ama tatlıdan da mahrum etmeyin kendinizi, emzirdiğiniz için ekstra enerjiye ihtiyacınız var. Süt için; bol bol su için.
  • Sıcak su ile sık sık duş yapın. Göğüslerinizin süt dolması için faydalı. Hatta ben sıcak havlu koyardım. Emzirme saati gelmeden çekilirdim ütü odasına. İki adet küçük el havlusunu ütüler göğsüme koyardım, bir sağ, bir sol..  Birkaç kez tekrarlardım, sonra kızımı emzirirdim. (bu arada ben banyo yaparken vücuduma sadece beyaz sabun kullandım, göğüslerime fazla kimyasal sürmemeye dikkat ettim)
  • Bebeğiniz uyurken siz de uyuyun. Sizin de uykuya ihtiyacınız var. Siz uykuda iken daha iyi süt dolar göğüsler. Hatta sırt üstü yatın. Göğüsleriniz serbest kalsın.
  • Akşam eşiniz ile 1 saat yalnız başbaşa vakit geçirin. Yanına oturun, uzanın, sohbet edin.
  • Dışarı çıkıp hava alın. Evin küçük ihtiyaçları için markete siz gidebilirsiniz, hava almak size iyi gelecektir. Zaten önümüz yaz, bebeğiniz ile birlikte bile çıkabilirsiniz. Ben kırk dolmadan dışarı çıkılmaz lafına inanmıyorum, uygulamadım da..
  • Ağlama nöbetleri geçireceksiniz, şaşırmayın. Normaldir, ağlayın, açılırsınız. Hatta  günün belli saatlerinde karamsarlık çökecektir, sabredin geçiyor. Lohusalık psikolojisi bu işte.
  • Bol bol lohusa şerbeti için.

En önemlisi bebeğinizi bol bol okşayın, sevin, seyredin. Anneliğin keyfini her daim çıkarın.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

43 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

43 Cevap verilmiş: Lohusalıkta yapıl(ma)ması gerekenler

  1. selen diyor ki:

    Benim yap(a)madığım evden çıkmaktı, çok çok tavsiye ederim çıkmanızı.

  2. Senem diyor ki:

    çok güzel tespitler, anne gibisi gerçekten yok. Evdeki diğer kalabalık her ne kadar hepsi yardıma geliyor olsada, lohusa olunca insanın gözüne batıyor herhalde.

    • Esra Demiröz diyor ki:

      maalesef öyle oluyor :(

      • missselena diyor ki:

        ben de 35 haftalık hamileyim ama şimdiden loğusa depresyonuna girdim galiba tek sebebi de aynı sizler gibi loğusalık dönemimde sadece yanımda annem ve eşim olsun istiyorum, yalnız olmak istiyorum.. ama kayınvalidemler de bizde kalacaklar.. hatta hiç gitmiyecekler gibi bir imaj veriyorlar.. bebek geleceği için aşırı heyecanlılar ve abartmış durumdalar.. eşim derseniz onların tarafında, benim yalnız kalmak isteyişimi anlamıyor ve kayınvalidemlere soğuk davrandıkça hormonlarımın beni böyle davrandırdığını, annesinin itilip kakıldığını söylüyor.. şu an annesiyle büyük bi aşk yaşıyorlar.. keşke eşim beni anlasa, yanımda olsa, istediğimin sadece çikirdek ailemiz içinde bebişimizle bir arada olmak olduğunu bi anlasa.. kendini ailesinden kurtarıp, bizim ailemize, bana ve bebeğime yöneltse.. Allah’ım bu gerçekten çok zor bir dönem sen bu sorunları yaşayan her kadının yardımcısı ol.. hepimiz hayatımızın belki de en güzel dönemini böyle mutsuz ve depresif geçirmeyelim aileler yüzünden.. ne olur hem aileler, hem de eşimiz bizi anlasın..:(

  3. ahşan diyor ki:

    o yüzlerdeki endişeli ifade hakikaten insanı çok daraltıyor.ben ilk günden beri sütümün hep geldiğine ve yettiğine inandım,bir de ilk günler az gelir sonra çoğalır diye okuduğumdan çok endişelenmedim ama gerçekten etrafta insanı çok endişelendirmeye meğilli insan var,bebek ağlar “sütün yetmiyor mu acaba???”,sütünün yettiğine ikna edersin(ben sağıp miktarını göstermiştim artık),bu sefer ağladığında “acaba sütün fazla mı geliyor,hepsini vermesen”..”çok gaz yapan şeyler mi yiyosun” devamlı bir suçlama hali.bir de lohusasın zaten,iyice geliyorlar soldan soldan :) ) ben 18.günümdeyim bebeğimle.daha 40 ımıza var.dediğiniz gibi bir gün iyi bir gün daha az iyi bir psikoloji oluyor..umarım alışıcaz..ama çok güzel bir duygu orası kesin..

  4. esra diyor ki:

    gerçekten çok doğru tespitler yapmışsınız benzer şeyleri yaşadım ama sütün yetmiyor galiba diye konuşmuyorlar mı o zaman çığlık atasım gelirdi :) )))

  5. burcu diyor ki:

    hepsine katılıyorum..bende şu evden çıkma işini fırsatım olduğu halde ihmal ettim hakikaten önemli siz ihmal etmeyin..

  6. Aysim diyor ki:

    Esrayi okurken yine gozlerim doldu…kizim neredeyse 9 aylik oldu..acisiyla tatlisiyla 9 ay…dunyali oldu artik:)
    Gozlerim doldu cunku sirf o herkesin icinde emzirme calismalari yaptigim ve cigerime batan sozler isittigim ve sutum azaldigi icin
    Gozlerim doldu cunku kizim ac ve bende sute ulasamadigimiz o ilk gunlerde herkesden ama herkesten yardim istedigim icin…
    Gozlerim doldu cunku o ilk zamanlar kendimi en kalabaliklarda bile yapayalniz bircop tenekesi gibi hissettigim icin
    Gozlerim doldu cunku ilk zamanlar kizima bakamayacagim korkusuyla ben yapamiiiiiicaaaam diye !! Koca kisisine agladigim icin…
    Gozlerim doldu cunku aglarsa anam aglar deyisini bu zamana kadar idrak edemedigim icin…
    Yazinin sonunda gulumsedim cunku gercekten geciyor dendigi gibi gectigi icin

    • Esra Demiröz diyor ki:

      ağlattığım için kusura bakmayın :( gerçekten geçiyor, en tatlı günler hep bizimle oluyor… bebeklerimizle birlikte olmanın keyfi paha biçilemez…yakın zamanlarda doğum yapmışız, benim kızım da 8.5 aylık..

  7. emzirirken yalnız olmak konusuna kesinlikle katılıyorum. ben de sezeryanlıydım. diğer elimde serum vardı. hadi doğum hemşiresini anladım göğsümü tutmasını bebeğe yardımcı olmasını ama göğsümü ellemeyen kalmamıştı. çok rahatsız olmuştum.
    ayrıca anneanne konusu da öyle. anneler yer değiştiriyor çoğu zaman.

  8. çağlayla çiğdem diyor ki:

    Çok doğru öneriler de bulunmuşsunuz. Yarı kırkından sonra dışarı çıkmaya başlayabilirsiniz. En azından açık havada 30dakikalık kısa yürüyüşlere çıkın derim. Yanınızda anneniz kardeşiniz olursa daha iyi. Kafanız dağılır hem de evde kapalı kalma sıkıntısından da kurtulmuş olursunuz.
    Annenize ve Kayınvalidenize özellikle belirtin derim ki, ilk 20 günde uzun süreli ziyaretçi misafir kabul etmeyin. Kabul ederseniz de odanızdan çıkmak istemiyorsanız çıkmayın. Çocuğu ellettirmeyin sevdirmeyin her gelene. ilk 40 gün kucak yasak :) Ben bunu yapamadım, kucağa aldırmadım bebeğimi ama misafiri önleyemedim bir türlü. Sağ olsun kayınvaldem herkesi ağırladı evimde. Hatta tanımadıklarım bile geldiler :) Ben de bebekle birlikte yanlarında oturdum milletin. hala düşündükçe sinir olurum. yalnız kalmak istiyordum arkadaşım!Sadece yalnız kalmak bebeğimle. Sen de bir zahmet içeride sesin çıkmadan otur e mi!
    Neyse; ilk 40 gün zor arkadaşlar. Kolaylıklar diliyorum herkese. Lohusa şerbeti muhteşem bişii. Bolbol için ve komosto tüketin, harika süt yapıyor.
    Kocanızla akşamları yalnız kalın, malum lohusa yalnız bırakılmz denir yaa, akşama kocanız gelince anneler eve gidebilir mi lütfen. Herkes anlayışlı olmalı işte…
    Umarım benim yaşadıklarımı yaşamazsınız lohusalığınızda…

  9. serap diyor ki:

    ufff korkuyorummmm…35 haftanın içindeyim,dediğiniz gibi şuana kadar ve sanırım sağlıklı sıhatli doğurana kadar tek hedefim bebeğimi sağlıklı doğurmak olacak,ve en sonunda bende sudan çıkıcam ve bi balık gibi kıvranıcam ortalardaaaa…

    çünkü bebek bakımını çok araştırmıyorum,sanki araştırdığım okuduğum şeyleri unutacakmışım gibi geliyor,ne biliyimm,üffff..

    ayrıca benim annem de kayınvalidemde burdalar aynı şehirde yaşıyoruz,ve eminimki ikiside istemeden bana karışacaklarr ve ben sinirlerime hakim olamıcam.ikisini de birbirinden ayırmıyorum çünkü huy olarak aynılarr..tabi annem ayrı ama onunda takıntıları var,dediği doğru ötesi yalan,kayınvalidem de bişiler dicekk ve ben çıldırıcamm.Gerçi ben şimdiden lğusa depresyonuna girmeyim dimi:):) bakalım belli de olmaz ama ikisini de tanıyorum.çok karışacaklarına eminimmm.ve özelllikle kayınvalidemin tüm eşi dostu eve toplayacağına..haftaya izine ayrılıyorum,şimdiden o döneme bana misafir ayarlamış ,evleneli iki yıl oluyo bitmedi evimi görmek isteyenler zaten doğurucam şunun şurasında doğuma gelirler de denmiyorr…kaldıki iki hafta sonra kardeşimin de düğünü var,annem zaten isyanlarda bide benim misafirlerimle asla ilgilenemez kadın.üffff..(kaç kere üff dedim ben???:)))))

  10. Müge diyor ki:

    Lohusa deyince aklıma; 20 günlük bebeğimle – sırf annem daha çok bebeğimle ilgileniyor diye – beni evinden bağıra çağıra kovan kayınvalidem gelir… ve hüzünlenirim :( (

    • çağlayla çiğdem diyor ki:

      Onun kızını da birgün kovarlarsa anlayacaktır kendi… benimki de lohusa cinlerimle uğraşırken, kızımı neden halasının kucağına vermiyormuşum, neden fotograf çektirmiyormuşum bebeğimi onlra verip gibi konalarla meşgul etti beni. hala aklıma gelince ağlarım, koca kişisi bu konuda her ne kadar yanımda olsa da, sonraki zamanlar ve hatta halen aklıma gelince hüzünlenmemi anlamaz ve kızar :( buradan teşekkür ediyorum kendisine, lohusalık günlerimi mahvettiği için. Ama göreceğim ben de. çünkü kendi kızı da var…

      • Müge diyor ki:

        Allah’ın adaletine her zaman inanmışımdır… O sebeple onu Allah’a havale ediyorum… Ve diliyorum ki kalplerine hidayet versin yüce Yaradan…

      • azra diyor ki:

        ben lohusalığımı normal doğum yapmama rağmen kuyruk sokumu kemiğimin zedelenmesinden dolayı 20 günü yatarak ağrılar içinde geçirmek zorunda kaldım bebeğimin tadını çıkaramadım kaynanamın gazabına uğradım lohusalığım kocamla küs,kayınvaldemin aşağılamalarıyla kıskançlıklarıyla geçti ve ben 3 ay geçmesine rağmen hala kocamla soğuk bir vaziyetteyiz kocam halimi hatırımı sormuyordu soğuk davranıyordu sırf annesinin dediği olmadı diye bebeğimin banyo saati yüzünden kavga çıkarmıştı kayınvaldem anlycan.artık aramız kocamla çok soğuk yani ne yap ne et kayınvaldene sen o haldeyken sabredemem diyorsan gelmemelerini sağla anneciğim sayesinde direndim yoksa kendime zarar verebilirdim annelerin yerini kimse tutmuyor koca bile tabi bu her koca ve her kayınvalde için geçerli değil belkide çok iyi olanlar vardır biz görmedik:(

      • azra diyor ki:

        bu arada tarihe de bakmamaışım cevabım geç olmuş ama paylaşmış oldum:)

    • Aysun diyor ki:

      valla lohusalık denince benim bütüüüüüün kayınvalideleri camdan FIRLATIP atasım geliyor nedenini ya da nedenlerini mi demeliyim ne siz soruuuun ne ben söyleyeyim !!!!!!

  11. tuğba yıldız diyor ki:

    Lohusalıgımda aynı şeylerde bende oldu.ve ben mısafırler geldıgınde uyuyordum yada uyuyomuş gıbı yapıyordum. :) gerçi ben göğüslerimle ugrasırken baya sıstıler.onları acıyla pompayla cekerken bıde kayınvalıde koca tiribiyle ugrastım.Ama yanımda kalmaya annecim devam etti..Böylece atlattık.Evet milletin yanında emdırmek hiç güzel olmuyor..

  12. Elif75 diyor ki:

    Bu önerileri gerçekleştirebilecek lohusayı ve anlayışlı ailesini tebrik etmek isterim :) İnsanın öncelikle kendisini ve bebeğini düşünmesi gerekliliği ile “aman kimseye ayıp olmasın” endişesi arasında ezilir lohusalar. Herkesin her konuda sizden daha iyi bir fikri vardır, söylemekten asla çekinmezler-deneyimleri karşısında ezilirsiniz. Evin her kapısından başka bir insan çıkar,gece 12′lere kadar gülünür eğlenilir,bebek ve anne perişan olur – kimse farkına varmaz. Evin düzeni falan kalmaz, her gelen kendi düzenini oluşturur. En mutlu anlarım Cuma akşamları herkes kendi evine çekilip eşimle tv izlemek, oğlumu tv karşısında emzirmek – reklam arasında altını değiştirmekti, ta ki Cumartesi sabahı 11′de yeni bir misafir akını başlayana kadar… Tam 40 gün sürdü bu sıkıntı,100 kişiye yakın misafir ağırladık.

    Tüm anne adaylarına bol sabır ve kolaylıklar diliyorum.

  13. Burcu Akalın diyor ki:

    Şu anda 4,5 aylık hamileyim, 2. bebeğime. Şu ilk gün evin kalabalık olması konusunda çok sıkıntı yaşadım, sadece ilk gün olsa iyi 1 hafta vıcık vıcıktı ev! Tamam sağolsunlar herkes yardım etmek için gelmişti ama ben sadece annemi istemiştim yanımda. Peki 2. doğumumda yine aynı şey olursa-ki olacağından eminim- buna nasıl önlem alacağım ki???

  14. şekerlik diyor ki:

    35.haftamdayım ben de serap gibi. Bu aralar artık hamilelik dönemiyle ilgili yazılar okumayı bırakıp bebek bakımı, lohusalık dönemiyle ilgilenmeye başladım. Bebek gelince başıma gelecekler şimdiden korkutuyor.
    Lohusa olan her kadının sütüne mutlaka dil uzatılıyor sanırım, hiç kimsenin bu konuyla ilgili güzel anıları yok galiba :(
    Hamileyken de, herkes her konuyla ilgili muhteşem bir yorum yapıyor zaten, neyseki karnımdaki ufaklık kulaklarımı kapatıp her şeye gülüp geçmemi sağlıyor. Lohusayken onca uykusuzluğun/yorgunluğun üzerine kulaklarımı kapatıp gülüp gecebilecek miyim acaba??
    Mümkün olduğunca bebek bakımıyla ilgili bir şeyler okuyup eşime de anlatıp onu da dahil etmeye çalışıyorum.. şimdiden desteğini almak lazım!!

  15. Serap diyor ki:

    Bence lohosalıkta yapılması/yapılmaması gerekenleri değil lohusaya yapılıp yapılmaması gerekenleri tartışmalıyız. Lohusaya sorsalar zaten ne istediğini söyler ama koca anne kaynana babalar ve çevredeki herkesin istedikleri gerçekleşiyor. Doğum yaptıktan itibaren bir ay kayınpeder ve kayınvalidem şehir dışından geldikleri için bizde kaldılar. 10 gün annem de kaldı. 10 gün sonra sen git te dinlen artık diye gönderdim onu yoksa o beni bırakmayı istemedi sıkıldığımı görüp. Kayınvalidem zaten iş yapmayı sevmez ben çocuğa bakıyordum ,annem bana ve eve kayınvalidem de bizi seyrediyordu. Çocuk mıkladığı anda gece veya gündüz başıma gelir emme bitene kadar da başımda beklerdi. Anne sen git yat derdim hiç oralı olmazdı. Bir ay boyunca yarım saatte bir meme emen bir bebekle çocuk odasında hapis kaldım malum kayınpeder kişisi bir tek çocuk odasına gelmiyordu. Zaten sezeryandan ötürü sütüm 5. gün geldi ve çocuk ağladıka aç bu çocuk dedi ikisi de. Annem veya babam kucağına aldı mı kaynanam onların kucağından kaptığı gibi dedesi görmedi bugün deyip alıyordu onlardan. Kocam beni, ne istediğimi, neye kızdığımı anlamadı. Hala o konuda çok kırgınım. Hiç depresif bir insan değilimdir ama öyle bir dönem geçirdim ki her şeye katıla katıla ağlıyordum. Koca kişisi ne oldu canım neyin var dedikçe daha da sinirlendim ona. Sadece yalnız kalmak istedim bi de annem olsun o kadar. Onlar olmasın değildi derdim ama düşüncelilik edip kayınpeder gidebilirdi ki ben de bu kadar bunalıma girmeyeyim. Kaynanamlar gitti ve benim bir türlü düzgün gelmeyen sütüm şakır şakır gelmeye başladı ve ilk ay hiç kilo almayan oğlum o aydan sonra ayda 1.2-1.5 kilolar alarak büyüdü. Umarım herkes istediği gibi bir doğum ve lohusalık geçirir.

  16. Serap diyor ki:

    amma doluymuşum gönderince farkettim :)

  17. CEREN diyor ki:

    Lohusalıkta olması/ olmaması gerekenler bence;
    -hastanede en azından akşam , yanınızda eşinizden başka kimse olmasın, benim kızım yapmamıştı , ama bebekler ilk gece çok sık uyanmıyorlar. 3′ünüz idare edebilirsiniz.
    -Evinize 10-20-30… gün kimseyi kabul etmeyeceğinizi bir şekilde anlatın eşinize , çevrenize, çünkü cidden çok büyük bir sıkıntı, bebekler çok sık ama kısa süreli uyuyup ve sürekli emmek isteyebilirler. Siz de memede bebişle ne yapacağınızı şaşırırsınız, sürekli ve sürekli olarak, her misafir gelişinde.
    -Anneniz ya da kayınvalideniz sizinle kalacaksa daha doğumdan önce açıkça konuşun, onlar ev işlerine , siz bebeğinize bakmalısınız, sonradan çok büyük pişmanlıklar oluşabiliyor.
    -Bana sütün gelmiyor sözünü 50. defa söyledikten sonra kayınvalideme öylesine patladım ki evine döndü ve uzun süre aramadı, ama o gittikten sonra kızım normalin üzerinde kilo almaya başladı …Nedense?
    - Arada bir bebeğinizle birlikte banyo yapın, tabi evde birileri varken banyo kapısını aralık bırakarak. O birlikte banyolar öylesine iyi gelmişti ki bana anlatamam. Belki de biz çıplakken kimse banyoya girip dırdır etmediğinden çok daha güzel gelmiş olabilir :) )
    - Lohusalıkta misafir iyi olmayabilir ama yanında emzirmekten çekinmeyeceğiniz , moral, destek verecek pozitif :) arkadaşlarınızı çağırıp bir yandan emzirip bir yandan muhabbet etmek de iyi gelebilir.
    - Kızım bazı geceler saat başı uyandığından annem yanına alır, sağdığım sütten biraz verip pışpışlayıp uyuturdu , ve 3-4 saatlik uykularım olmasını sağlardı sağolsun, böylece hem ben dinlenmiş olurdum hem de uyuduğum için sütüm çoğalırdı.
    - Lohusalık 40 gün derler , inanmayın, çevrenizde sizi zorlayan insanlar olunca benim gibi 3-4 ay da sürebilir. Yapabildiğinizce, kimseyi dinlemeyin, kafanıza takmayın, bebeğinize odaklanın, eşinizle, dostlarınızla, bebeğinizle sürekli dışarı çıkmak için fırsatlar yaratın , kaçıncı gün olursa olsun, kendinizi hazır hissettiğiniz an çıkın sokağa.
    - Süt sağıp annenize, eşinize teslim edip kuzunuzu neyi yapmayı seviyorsanız (sinema, tiyatro, kuaför …) GİDİN!!! İnanılmaz bir moral kaynağı, aklınız bebeğinizde kalacak, orası kesin, ama kendinize zaman ayırmazsanız rahatsızlıklar artacak, unutmayın.
    - Bazen tüm gününüz aynı gecelikle başlayıp bitecek, tek fark o gecelik üzerinde yemek lekesi, süt lekesi olsa bile değiştiril-e-meyecek. Hatta yatağa yatıp uyuduğunuzu bile hatırlamayacaksınız, içiniz geçmiş olacak, nerede kaldı üst baş değiştirmek. Gayet normal, hayatınızın en şaşkın ve yorgun evresindesiniz. Çok yakında hepsi GEÇECEK :) ))
    Yazının uzunluğundan anlaşıldığı gibi :) aşırı uzatılmış , berbat bir lohusalık dönemi atlattım. Şimdiki aklım olsaydı çoğunu yaşamaz, çoğu insanı uzak tutar ve daha kısa zamanda ve daha az iz ile atlatırdım o dönemi.

  18. ezgi-esra diyor ki:

    Mutlaka dışarı çıkıp hava alın. Bakkala ekmek almak için bile olsa dışarı çıkın. Ben yapamadım, keşke yapabilseydim :(
    Aaa göğüslerin nekadar küçük süt var mı ki, tüh tüh o kadarcık memede süt mü olur diyenlere kulak asmayın :)
    Yanlarında kendinizi rahat hissedeceğiniz insanlarla birlikte olun, anne, eş, arkadaş…

  19. tuuba diyor ki:

    daha sıkıntılar doğum sırasında başlıyor.. ben doğurmaya çalışırken eşim yanıma gelmişti. e haliyşe beni ööle görünce üzülmüş adamcağız. dışarı çıktığında bi ağlamaklıymış. kayınvalıdem dönmüş rahat bi tavırla ” ne o oğlu üzüldün mü yoksa karının haline, eee kolay değil anne olmak, hepimiz doğurduk” demiş… amaaaaa tam 1 sene sonra kızı doğum yaptı. ama yazıııkk kızı çok çekmişmiş, çok zor bi doğum olmuşmuş, çok yıpranmışmış falan filan.. bende aynen bana söylediği lafları hatırlattım. bişe diyemedi.
    neyseki lohusalık zamanlarımda pek gelemedi. anneciğimle teyzeciğim ilgilendiler benimle.. ama bigün eltimlerle beraber gelmişlerdi hiç unutmam.. eltimin ufak kızı va 2 yaşlarında.. bebeği sevmeye çalışıyolar. aman bişe yapar ama vurur diyoruz.. ne dese beğenirsiniz? bişe yapmazmış.. ama yapsana noolurmuş amcasının çocuğuymuş :O amaaaaa aynen kızının lohusalığında görümcesi kocasının yiğeniyle geldiğinde çocuk bebeğe çok yaklaşıyo diyee kızının morali bozuluyo diyee gidip kavga edicekti milletle… eee Rabbimin sopası yokki :)

    • tuuba diyor ki:

      ama ben misafir kabul etmeme olayına pek katılmıyorum, katılamıyorm maalesef.. kim evine gelen misafire gelme diyebilirki.. benim tek tavsiyem lohusalığın tadını çıkarmak.. sadece bebeğiyle ilgilenmeli lohusa ve dinlenmeli.. bıraksın evde kim varsa o yapsın işleri, yemekleri.. lohusa yatsın, dinlensin, bebeğini emzirsin, uyusun.. ve mümkün olduğunca relax olmaya çalışsın.. o zaman herşey daha kolay oluyor.

  20. Tuba diyor ki:

    Ben amerikada yasiyorum. Annemin doguma gelmeisni umit ederken ablamlarin yanimda olmayisina uzuluyordum. Ancak yazdiklarinizi okuyunca burda olmanin bi nimet oldugunu dusunmeye basladim:) Gerci kucuk bi sehirde yasadigimiz icin burdaki turkler yalniz birakmiyorlar, yemek getiriyorlar, ellerinden geldigince destek olmaya calisiyorlar. Ben hastane ve ev ziyaretinin iyi olacagini dusunurdum hep, tabi daha once bebek sahibi olmayinca insan bilmiyor, cok da ilgilenmiyor. Ama sanirim ziyaret edilmeli ama bunlar kisa ziyaretler olmali, anneye moral verecek tarzda olmali…

  21. ezgii diyor ki:

    Lohusalıkla ilgili yazıları okuyunca tüylerim ürperdi.24 hafta 3 günlük hamileyim okuduklarımdan sonra sanırım bende aynı şeyleri yaşayacağım gibi geliyor. çünkü her şeyi en iyi bilen kayın valide ve görümceye sahibim eşimde sağolsun anneciğini çok sever arka çıkar bakalım neler yaşayacağım…

  22. Nisa diyor ki:

    Çok zor bir dönem gerçekten.Ama zorlaştıran etrafınızdaki insanlar malesef.Ben etrafımda onca saçma şey olmasa bu dönemi daha rahat atlatabilirdim.Eşimin kalabalık bir ailesi var. ilk günler rahatsız olunmasın diye çok misafir kabul etmeyelim dedi k.validem ki zaten gelenlerin hepsi kendi eş dost akrabaları.Sağolsunlar olmasına ama zaten aile olarak çok kalabalık olduklarından başka misafire gerekte kalmıyordu.Ev işi, yardım etmek, kendilerince herkes bir şey yapıyor ama benim gördüğüm yemek pişirip börek çörek yapıp kendileri yiyip durdular.Lohusalığın sonunda da bana herşeyin yeri değişmiş tüm düzeni alt üst olmuş bir ev bırakıp gittiler.En çok bu durumu yaşamış olan kadınların k.valide olduklarındaki bu davranışlarına sinir oluyorum.Çünkü bilmeyen hadi bilmez ama ya bilen daha bir kasıtlı yapıyor gibi geliyor,bile bile.Durumu olan yardımcı bir kadın tutsun bence lohusalığında rahat rahat isteklerini dile getirebileceği ve kırılır mı alınır mı diye düşünmeyeceği..bana yapılan yardımlar göstermelik geliyor hep… birde her duurmda boğaz derdindeki insanları anlamıyorum sanki kıtlıktan çıkılmış günlerdir açlar..lohusalığımı düşündükçe aynı hisleri tekrar yaşıyorum!

  23. neslihan diyor ki:

    şuan 29 haftalık hamileyim ben şimdiden lohusalık psikolojisine girdim galiba. Eşimin ailesi şehir dışında ve doğumuma 1 ay kala gelecekler yani 1 ay sonra burdalar. Hamileliğimin 2 ayınıda birlikte geçirdim – midem bulanırken evde hergün ağır ağır et yemekleri pişti midemisadece makarna ve yoğurdu kaldırırken bana zorla o yemekler yedirilmeye çalışıldı ben kokularına bile dayanamazken şimdi aklıma geliyorda ne zaman gittiler o zaman midem düzeldi kendi pişirdiğim yemekleri yemeye başladım.. Ben eminimki doğum yaptığımda kayınvalidem herşeye bilmişlik yapacak. Dün telefonda bana dediki ”ben gelince bebeğe annende sana bakar” dedi :S istemiyorum hiç istemiyorum gelmesini,eşimide kırmak için söyleyemiyorum en korktuğum şey içime atıp canımı sıkarsam ya sütüm kesilirse. Aynı şeyler arkadaşıma oldu 1 haftada sütü kesildi :(

    • blogcuanne diyor ki:

      Size tavsiyem eşinizle bir an önce, sakin ama açık bir şekilde konuşmanız. Şimdi içinize atarsınız ama an gelir patlak verir -ve mutlaka verir. Sınırlarınızı çizin, çizdirin; yardıma açık olduğunuzu ancak ihtiyacınız olduğunda sizin isteyeceğinizi söyleyin. Mutlaka konuşun, şimdiden.

  24. ElifK diyor ki:

    Ben henüz 3 aylık hamileyim ve haftalar öncesinden bu konuyu düşünmeye başladım bile. Hastaneden eve geldiğimde bir süre sadece eşim, ben ve bebeğim olmak istiyorum. Bu bir süre ile kastım birbirimize ilk alışma dönemimiz… Yardıma ihtiyacım olduğunda elbette dile getiririm ancak ben dile getirmedikçe insanların müdahele etmesinden hoşlanmıyorum.
    Eşimin ailesi ile aynı şehirde yaşıyoruz, ve oldukça kalabalık bir aileye sahip. Kayınvalidem neyse ki anlayışlı, ona söylersem anlayacağını umuyorum-sadece umuyorum tabii, ailesine ayıp olmasın diye “ben ağırlarım” diyerek evime toplayabilir, bilmiyorum. Kendi ailem ise şehirdışında, ve eminim gelip kırk gün bizde kalmak isteyecekler. Lohusa değilken bile bu duruma çok zor adapte oluyorum çünkü ne yazık ki anneler kızlarının evini ele geçirip tüm düzeni istedikleri gibi değiştirmekte hiç tereddüt etmiyorlar. Her gelip gittiklerinde en az 1 hafta evim eski düzenine gelmiyor…
    Şimdiden tüm bunlarla canımı sıkmamam gerektiğini biliyorum. Annem ve kayınvalidem gündüz gelip bana destek olup akşam eşim geldiğinde gitseler hiç de sorun etmeyeceğim, sanırım bunun için onlarla önceden konuşmam gerekiyor. Kırılacaklarsa da şimdiden halletmek daha iyi. Babalar konusunda ne yapacağımı da inanın bilmiyorum. O durumda evde eşimden başka bir erkek isteyeceğimi gerçekten hiç sanmıyorum… Sanırım herkesin gözünde huysuz gebe/lohusa olacağım ama elden ne gelir? Keşke herkes sadece daha anlayışlı olsa.

  25. belgin diyor ki:

    loğusalığını güzel geçiren anne varmıdır acaba.. benim annem vefat ettiği için istemeyerekte olsa kayınvalidem geldi doğumuma hiç birşey bilmediğimden belki yardımı olur diyordum. vee sezeryanla doğum yaptım. ayıldığımda bebeğim ağlıyordu kalkamadığımdan birinin bana yardım etmesini bekliyordum emzirmek için kaynanam kıpırdamadı bile bende iş arkadaşımı çağırdım sağolsun iki gün gelip gitti.sonrasında loğusalığında etkisiyle kadına acayip bi gıcık kaptım ve hala devam ediyor bu durum.emzirmeme bile yardım etmeyen kadın çoçuğumu tuzlamaya kalktı bende yaptırmadım hiç birşeyime karışmasına izin vermedim.15 gün ayrı odalarda oturduk sonra gitti.allah kimseyi annesiz bırakmasın özelliklede doğumunda…

  26. emine nurdan diyor ki:

    merhaba ben suan da 21.günündeyim lohusalığın ve sanırım kötü haldeyim hamilelegimin son 2 ayı çok kötü gecti normal dogum diye gittiğim hastanede son 5 dk sezeryana aldılar onun tramvasını atlatamadan lohusallıgın 3. günü ateşler içinde yanıyormusum kabuslar görmeye basladım her gün halk arasında al bastı diyorlar 15 gün bunları çektim öldüm öldüm dirildim sonra doktora gittiğimde idrar yolları enf geçiriyormusum kum atıyormusum hepsinin sebebi buymus buna da halk arsında al bastı deniyormus atesten kabuslar görüyormusum bugun artık yanlızım evimde hiç birseyden bas edemeyecegimi hissediyorum çoçuktan evin işlerinden kocamdan veeeeee aldıgım kilolardan ne yapacam ben vermem gereken tam 20 kilo varrrrrrKAFAYI YİYECEGİM…..

  27. Asli diyor ki:

    Benim kabus donemim tam beş ay sürdü. Su an altıncı ayin içindeyiz. Hiç hazirlikli olmadigim seylere yakalandim ikinci bebeğim olmasına rağmen. Ilk ay zaten evin içinde pompayla geziyordum.Benim önerim sürpriz lere ememeyen ve devamlı aglayan bebeğe de hazırlikli olmak vede celik gibi sinirlere.

  28. ceylan diyor ki:

    lohosalıkta 40 denen şey ne kadar doğrudur

Trackbacks for this post

  1. Blogcu Anne – Bebek ziyaretleri – ne için, kim için?
  2. Annelik Hüznü (Lohusa Hüznü) « DulAnnEsra

Bu yazıya yorum bırakın