Manik depresif

Geçen hafta bir öğleden sonra, Deniz okuldan geldikten sonra aşağıda bahçede oynuyordu. Benim evde olduğumu bilmiyordu, çünkü sabah ona o geldiğinde babaannesinin evde olacağını, benim dışarıda toplantıda olacağımı söylemiştim.

Planlar değişti, ve ben öğleden sonra evde kaldım. O bahçede oynarken balkondan çıkıp sevgiyle, gülümseyerek seslendim: Deeeeniiiiiz!

Beni gören oğlumun yüzünde bir dehşet ifadesi. Sanırsınız ki birisi canını yaktı. Şaşırdım, meraklandım. Bir yeri mi acıyor acaba diye düşündüm. Hayır, beni gördüğüne ÜZÜLMÜŞ sadece.

Sabahtan beri görüşmemiş olsak neyse. Ama çocuk saat 8 buçukta evden çıkmış, saat olmuş akşam 5, bütün gün ben onu özlemişim, onun da beni özlediğini düşünüyorum.

Ve n’aptı, tahmin edin. “Anneeeeaaa, hani sen toplantıya gidecektiiiin, üüüüeeeeee!” diye ağlamaya başladı. Parkın ortasında. Ben balkonda, yüzümde donuk bir gülümsemeyle, beni gördüğü için ağlayan dört kat aşağıdaki çocuğuma hayretler içinde bakıyorum. Bir yandan da Deniz’in etrafında bir ona, bir de yukarıdaki bana bakan komşuları görmezden gelmeye çalışıyorum.

Tabii ki bunun arkasında onun televizyon planlarının yatmış olması var. Pazartesi günleri babaanne bizde oluyor. Ben de evde yoksam Deniz istediği kadar televizyon seyrediyor. Eh, benim evde olduğumu görünce bu planını uygulamaya koyamayacağını fark etti. Ve yıkıldı. Parkın ortasında.

Hem üzüldüm. “Beni görünce ağlayan bir çocuğum var” diye karalar bağladım. Hem de “ben bu çocuğun üzerinde nasıl bir baskı kurmuşum ki benim olmamamı iple çekiyor?” diye düşüncelere daldım.

O düşünceler kafamda gezinedursun, Deniz az önce okuldan geldi. Parkta oynadı, oynadı, bu sefer beni balkonda -sabahtan beri üzerimdeki pijamamla- görünce aşağıdan “Annnee! Hala hasta mısııın?” diye sordu. Öpücükler gönderdi. Eve gelince de koşarak yanıma geldi, “Merhaba Anne, nasılsın?” dedi, sarıldı.

Bu ikisi aynı çocuk mu şimdi?

Ben bu manik depresif olaylarının 3 yaş civarında kaldığını sanıyordum, yanılmışım demek ki.

Anne olunca anladığımı sandığım birçok konuda yanıldığım gibi.

19 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

19 Cevap verilmiş: Manik depresif

  1. Uyku Meleği diyor ki:

    Çok tatlısınız….

  2. ceren diyor ki:

    Elifcim , Deniz’in yüzündeki dehşet ifadesini görünce senin yüzün ne hale geldi onu çok merak ettim :) Ben akşamları oğlumu çok özlemiş bir şekilde işten eve gittiğimde o bana pas vermeyince çok bozuluyorum,anneannem ” yine suratın turşu satıyor ” diyor da bana :)

  3. elif pilatin diyor ki:

    yaa Elif yine güldüm. Hani Deniz arkadaşının annesine koşup sarılmıştı ya orada güldüğüm gibi :)

  4. Canan Kaçar Şengül diyor ki:

    anne değilim ama bütün bunları yaşayacağımı düşünmek beni şimdiden korkutuyor :S

  5. Figen diyor ki:

    Baskı falan kurmuyoruz, sadece kurallar koyuyoruz. Makul olmak şartıyle kurallarla yaşamak güzeldir derler hep, sınırlar eşittir ana rahmindeki gibi, kundaktaki gibi sarmalanmış olmanın verdiği rahatlıktır… da niye hep aynı duygu hepimizde? 25. kare, vakit kaybı, saçma sapan mesajlar, ekran bağımlılığı… Sigara tiryakisine kıyamamak ve ona bir paket daha vermek gibi bir şey… Çöz çözebilirsen… Attık biz evden yabancıyı. Arada bilgisayardan seyrediyoruz tusunami, maç gibi özel hadiselerde. CD arşivimiz zenginleşti Ve sabahları gözlerini açınca ya okuldan gelir gelmez ekrana koşan ufaklıklar görmüyoruz:)

    • blogcuanne diyor ki:

      Dün akşam eşim ciddi ciddi sordu bana: Elif, televizyonu atsak mı evden? Bilmiyorum o kadar “radikal” bir şey yapar mıyız ama çok da uzak değiliz bu fikre.

      • Meriç diyor ki:

        Biz de cok yakinda atacagiz evdeki televizyonumuzu. Cocuklar zaten bugune kadar evde hic tv seyretmediler cunku biz tv’yi kirkyilinda basinda actigimizda onlar coktaaaaan yatmis oluyorlardi. Simdi tv teklemeye basladi. Bozulunca da yerine yenisini almamaya karar verdik esimle.

  6. Figen diyor ki:

    veee u’yu atınız efendim, tsunami:)

  7. love and smile diyor ki:

    bıdığa bak…. ben çok bozulur üzülürdüm.. baskıcı kadınım ben diye kendimi yerdim.. evliliğimin ilk zamanları bu duyguyu yaşamaıştım :) )) inşallah bebişime de aşırı baskıcı kontrolcü olmam..gerçi kendimi epey eğittim düzelttim ama mizaç kalıcı bişi değişmiyor yine de rahat biri olamıyorum..
    Çocuklar bir öyle bir böyle galiba.. duygularını bastırmıyorlar pat pat gösteriyorlar. o yüzden herşeyleri bizi etkiliyor galiba..

  8. evcilanne diyor ki:

    Çok hoşuma gitti yazı :)

    Figen’e katılıyorum.. Bizde de “stupidbox” yok, çünkü onu kontrol etmenin mümkünatı yok. Evlenirken sırf çocuklarımı düşünerek istememiştim çok memnunum.

  9. secce diyor ki:

    çocuk planlarının bozulduğuna üzülmüş, annesinin evde olduğuna değil ki!

  10. halimea diyor ki:

    Bende ortaokula kadar babam eve geç geldiğinde sevinirdim. Çünkü sırayla tüm kanallardan haberler izlerdi. TRT, İnterstar…Bende kenarda Kemal Sunal veya Emel Sayın filmlerini izlemek için haberlerin erken bitmesi için dua ederdim:) tabi sonunda babam galip gelir ve ben ya kitap okumaya ya kardeşlerimle oynamaya veya uykuya dalardım. Denizi gayet iyi anlıyorum. Bu yaşımda bile aynı durumdayım. Eşim dizi izlemeyi sevmez, ben izleyincede “inanmıyorum bunlarımı izliyorsun” diye rahatsız eder. Sonuçta bende izleyemem. Ama bugün olduğu gibi salı akşamları iş arkadaşları ile futbol oynuyor. Bende öyle bir geçer zamanki ve ismini bilmediğim pek çok diziyi aynı anda izliyorum. Aslında hiç birini izleyemiyorum. En sonunda yola gelip ya bilgisayarımı açıyorum yada kitap okuyorum( tabi bebeğim uyuduysa) Bunları yazdığıma inanamıyorum:) Ama rahat olabilirsiniz siz en iyisini yapıyorsunuz. Deniz’e TV izlemek yerine hoşuna gidecek faydalı aktiviteler yaptırıyorsanız zamanla güzel alışkanlıklar kazanır.

  11. ozge diyor ki:

    bana cam fanus fikri de hoş geliyo aslında:)

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Çoluk Çocuk (172 / 420 makale)


İkinci çocuğun aynı cinsiyetten olmasının türlü avantajları olduğu söyleniyor: iyi anlaşırlar, yeniden kıyafet almak zorunda kalmazsın, böylece aile bütçesini nispeten ...