63 Yorum

Bebek ziyaretleri – ne için, kim için?

Yaklaşık 10 sene önce, o zamanlar çalıştığım (Amerika’daki) sivil toplum örgütünde sevdiğim bir arkadaşım hamile kalmıştı. Doğum iznine çıkacağı zaman neyi nasıl yaptı, doğumdan sonra nasıl yardım alacak gibi konuları konuşuyorduk.

Bana dedi ki “Bir hafta boyunca ziyaretçi kabul etmeyeceğiz Elif. Ondan sonra da gelenlerin eli boş gelmemelerini, ziyarete gelmek istiyorlarsa ya bir kap yemek getirmeleri, ya da evde bize yemek pişirmelerini isteyeceğiz.”

Ne yalan söyleyeyim, yadırgamıştım. Ne demek ziyaretçi kabul etmemek? Nasıl yani eliniz boş gelmeyin? Böyle şey olur mu?!

Kendi başıma gelince anladım.

Amerika’da yaşıyor olmanın ve orada doğum yapmanın bir dezavantajı, bir de avantajı oldu benim için. Dezavantajı: ailemden ve arkadaşlarımdan uzaktaydım. Avantajı: ailemden ve arkadaşlarımdan uzaktaydım.

Deniz’in doğumundan birkaç saat sonra hastaneye çok yakın arkadaşlarımız geldi. Üç kişi. (Biri de bu blogun takipçilerinin de yakından tanıdığı Nilü’ydü, canım Nilü). Sohbet ettik onlarla, iyi  geldi bana. Bana da, Doğan’a da.

Başka bir ziyaretçimiz olmadı hastanede. Üç kişi, o kadar.

Eve çıktığımızda da gelen gidenimiz çok az oldu. Belki iki, belki üç misafir geldi. Ama ne yalan söyleyeyim, ilk başta ondan bile rahatsız oldum. İstemedim gelmelerini. İlk günlerde dikişlerim yeniydi, rahat oturamıyordum. Emzirmeyi yeni öğreniyordum, insanların içinde emziremiyordum. Eh, misafir gelince onlara ikram yapmak gerekiyordu; annemi aksine ikna edemiyordum. Evdeki o doğum sonrası telaş içinde bayağı bir operasyon oluyordu bizim için misafir ağırlamak.

Ve yine ne yalan söyleyeyim, ikinci doğumumu Türkiye’de yapmaya karar verdiğimiz zaman bu konuda endişelenmedim değil. Ailemizin çoğu İstanbul’da yaşıyor. Bir sürü arkadaşımız var burada. Elbette sevimcimi herkesle paylaşmak istiyordum. Ama öncelikle biraz kendime gelmek, bebeğimle tanışmak, Deniz’le tanıştırmak, duruma alışmak istiyordum.

Sanırım bunu bir şekilde anlattım çevreme, ki hastaneye çok insan gelmedi. Eve gelmelerini tercih ettiğimizi söyledik birçok insana. (Öte yandan, hastanedeyken diğer odalar ziyaretçilerle dolup taşarken bir yandan içim burkulmadı değil)

Ev konusunda da, şehre nispeten uzak oturduğumuzdan olsa gerek, yine öyle çok gelen olmadı, olamadı. Herkes toparlanıp hafta sonu gelmek durumunda kaldı mesela. Ve ben tabii ki daha deneyimliydim, emzirmek konusunda sıkıntım yoktu, ya da içeri kaçıyordum çekinmeden. Bu sefer dikişlerim de rahatsız etmiyordu. Misafir ağırlamak çok zor gelmedi.

Ancak dünkü konuk yazıya gelen yorumları okuyunca anladım ki bu işi abartanlar var.

Toplum olarak paylaşmayı seviyoruz, sevinci de, üzüntüyü de. Ve bu çok güzel bir şey. Ama ne zaman ki iş gösteriş yapmaya geliyor -ki gösterilmek istenen şey bebek de olabilir, geline takılan altın bilezikler de- işte o zaman huzur kaçıyor.

Bunu sadece kayınvalideler yapıyor diyerek olayı bir gelin-kaynana durumuna indirgemek niyetinde değilim. Yorumlarda kayınvalidelerden bahsedilmiş, evet. Ama amcalar, halalar-dayılar, teyzeler-yengeler de işin içine dahil oluyor. Kalabalık aile olmak çok güzel bir şey, ama böyle zamanlarda zorluklar da olabiliyor. (Hatta anneler de kapris yapabiliyor bazen, bakın: Annem ile yaşadıklarım)

Kimi anne kayınailesiyle yaşıyor mesela. Doğumdan sonra kayınvalide bakacak çocuğa. Sırf doğum sırasında bilmem ne oldu diye garip kaprisler, tuhaf olaylar yaşanabiliyor — benim etrafımda bunun canlı örnekler var ve hayretle izliyorum.

Bir arkadaşım doğumu takip eden ilk iki saat kocasıyla ve bebeğiyle başbaşa kalmak istedi. Bunu kocası vasıtasıyla kayınvalidesine iletti. Kayınvalide mesajı çok güzel (!) aldı ve olayı ileri boyuta taşıyarak “Madem bizi istemiyor, biz de hastaneye gelmeyiz!” diyerek hastanede kaldıkları iki gün boyunca torununu görmedi.

Şimdi bu nedir? Bu kadın gelinini cezalandırdığını mı sanıyor? Sırf gelinine -kendince- bir mesaj verecek diye torununu görmemeyi nasıl göze alır ki bir insan? İçi içini yemez mi? Bu nasıl bir  egodur?

Ne yapılmalı sizce? Bir anne böyle durumlarda başkalarını mutlu etmek için kendinden ödün vermeli, gerek kendi içinde, gerekse eşiyle gerginlik yaşamak pahasına örneğin bir sürü insanın hastane odasına ya da evin içine doluşmasına göz yummalı mı? Yoksa bencil kadın, eski-köye-yeni-adetçi kimse etiketini yemeyi göze alarak kendini mi düşünmeli?

Siz ne yapardınız? Ne yaptınız?

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

63 yorum

  1. bende kısmetse dogum yaptıgımda gercekten eve ya da hastaneye bır hafta kımse gelmesın ıstıyorum o yuzden kacıcam resmen ve kımseye haber verılsın ıstemıcem sadece yengem(ebe oldugu ve cok sevdıgım guvendıgım ıcın) olsun annem olsun esım olsun bı de babam o kadar

    nasıl ıyı bır fıkır dı mı

    • çağlayla çiğdem

      annen baban olacaksa, eşinin annesi babası olması da onların en doğal hakkı. ya bir ince ayar var ama nasıl yapmalı ne etmeli ben bulamadım…

      • evet bu konuyu zaten esımle konuscaktım ama sımdı postların uzerıne yazdım ama bır anlayıssızlık halı ıcınde savruluo gıdıyor caglayla cıgdem aynen dedıgın gıbı
        soyle bır yorum geldı ;

        “evde bir tane oda yok insanların torunu oluyor neden görmeleri engelleniyor hep bir bahane cocuk olur ilk sizinkiler duyar o olur ilk bu olur ilk görmek isteyen gelip görecek benim eşim dostum gelecek tülin istemem falan yok bu yaptıgın bencillik bence”

        nasıl???

  2. merhaba elif ;
    beynimin ve kalbimin en ücra köşelerindeki herkesten sakladığım ve kendimin de çok önemsediği bir konuya değinmişssin ki… nasıl yazasım geldi anlatamam… bir kadının doğumdan sonra isteyebileceği en doğal istek eşi ile yalnız kalıp o anların tadını çıkarabilmek ve biliyorum ki bende de böyle birşey olamayacak.. memleketten annesi,ablası,abisi vs… off düşününce bile sıkıntı geliyor.Belki ben abartıyormuyum bilmiyorum ama sırf çocuk sahibi olmayı düşündüğümde bu meseleler aklıma geldiğinde soğurdum ara sıra.Özellikle kayınvalide (ve anne de olabilir bu tabi ki) ; tecrübeliler ya..kaç çocuk doğrup büyütmüşler ya.. elbette ki bilirler, kafamda canlandırabiliyorum :
    -kızım bak şöyle emmez böle emer ;
    -bebek üşür giydir ; çıkar ..
    -(blogcu anneden öğrendiğim bebeğe eldiven takılmaz diye geçen gün anneme söylediğimde ”öyle şey mi olur” ”bebeğin tırnakları törpülenir miymiş”cevabını almıştım) vb. cevaplar işte..
    Bu konuda hastaneye gelmeleri konusunda hiçbirşey yapamam ama evde kalmalarına da birşey yapamam ama 1 haftayı geçerse tepki veririm 🙂
    İnşallah problem olmaz da bebeğimin keyfini herkesle paylaşarak çıkarabilirim ..

  3. Bana kalırsa doğumdan bikaç gün belki 1-2 hafta önce kurallar koyulmalı, bunu bunu istiyorum, bunların yapılmasını istemiyorum gibi. kesin hatlarla ailelere belirtilmeli doğumu takriben neler yapılacağı. yoksa aileler bir delilik haline girebiliyorlar. tabi aslında onların tarafından bakılırsa, onlar da heyecanlı, onlar da mutlu, sahiplenici… ama nereye kadar. herkesin kendi içinde bir özeli olması, sınırı olması gerek. zaten var da. ama anlarlar ama anlamazlar… benim ilk doğumum olduğu için 2. olursa inşallah kesinlikle aynı dedlilik haline girilmeyeceğini belirteceğim. Ben lohusalığımda çok üzüldüm. Gerek kayınvaldem gerek kayınbabam… Ama özellikle de kayınvaldem hiç unutmayacağımı bile bile böyle davranışlar sergilediği için onu 2. doğumumda pasif bir rol bekliyor bilmesini isterim. Hatta söyleyeceğim de… Yok kucağımıza niye vermedin, yok fotograf niye çekmedin, yok gidip gelmemize surat salladın, yok dün geldiğimizde bize gülümsemedin, hoşgeldin demedin, kafanı kaldırıp bakmadın… Ben lohusalığımda bu sözlere maruz kaldım. Peki sen kayınvalde kişisi, sen de yeni anne olmadın mı, sen de lohusa olmadın mı? Torunumuzu daha çok görmek istiyoruz dedin, peki neden bilemedin bizim de özel bir yaşantımız olamayacağını, çat kapı sürekli gelinemeyeceğini… Torunun seninle aynı mahallede oturyor zaten, ne diye kaprisleniyorsun, 40 gün şu lohusa buhranını atlatsın da bakarız sonra niye diyemedin, Peki şimdi torununa sen bakmıyor musun? O zamanlar aklına geldikçe utanmıyorsun da. Ne var torunumla fotografım olsun istedim onu istedim bunu istedim diyecek kadar da pişkinsiniz…. Bana gene geldiler dostlar, gerçekten çok fena oldum, aklıma geldi tüm yaşadıklarım… O kayınvalidem olacak kadını tebrik ediyorum baan bu mutsuzlukları yaşattığı için. Ve hatta şimdi kocama bakarken o mutsuzluklarımı hatırladığım için, biliyor mu acaba hala kendisinden hiç haz almadığımı…

    • hecesi hecesine kelimesi kelimesine aynı şeyleri yaşadım.Annem kucağına alır surat asar,annem çocuğun üstüne giydirelim diye kıyafet getirir bunlar güzel değil diyip kendi aklınca bişeyler getirir.Bee kadın senin torununsa onun da torunu.O kadın uzakda başka bir yerde..Görüp görebileceği bu kadarcık bir zaman dilimi ..Bırak da keyfini çıkarsın dimii

      Ama yokk.Elinden geleni ardına koymadıı.Huzursuzluklarımızı artırdı.En mutlu olmamız gereken zamanları bize zehir etti…

      Dediğiniz gibi kocama ve evladıma bakarken bana, bize yaşattıkları huzursuzluklar için onu asla affetmeyeceğim..

      • unutulmuyor değil mi yaşanan çirkin şeyler. ilerde kızıma da anlatacağım bir anne kız sohbet eder hale gelince, arkadaş gibi oturup kahvemizi yudumlarken anılardan bahsedeceğiz, güzel şeylerden, onu ne çok sevdiğimiz anlatacağım neler neler konuşacağız kızımla inşallah. ama babannesinin yaptıklarını da anlatacağım ona. babasının annesidir, çok sevebilir hiç bişey diyemem, ama bir zamanlar annesini ne çok üzdüklerini de bilmesini isterim. Sırf bu yüzden 2. çocuğum lsun istiyorum bazen, bu yaşadıklarımı tekrar yaşamayacağım için, onlara bu şansı vermediğimi görmeleri için… Çok mu kötü düşünüyorum ben? Yoksa çok mu yara almışım bu olaydan? Yok sayıyorum bazen, bazen de aklımın bir köşesine gelip yerleşiyor ve suratlarına bakmak istemiyorum. Eğer çalışmasam, çocuğuma bakmalarına izin bile vermezdim. Kader…

        • çok geç cevap yazıyorum farkındayım ama yazamadan duramadım..yapmayın çocuğunuza anlatmayın..kendisi bişileri yaşarsa anlarsa amenna ama siz anlatmayın..şikayet etmeyin..benim annem yaptı bunu..bana da babannem ölünce bi sürü pişmanlık kaldı..üstelik annemin kindar biri olduğu gerçeğiyle yüzleşmem gerekti ve artık beni kim hakkında uyarırsa uyarsın yüzde yüz haklı olmadğını düşünüyorum..size yapılanlar size yapılmıştır..çocuğunuza diil..ha çocuğunuza da rahatsızlık verici davranışları olur o zaman ne yapacağına da yine o karar verir..

        • çağla ile çiğdem

          inanın üstünden ne kadar da geçmiş bakıyorum yazdıklarıma ve evet artık böyle düşünmediğimin farkına varıyorum. anlatmak dediğiniz gibi yanlış ve yakışıksız olur.Ne de olsa Allah var diyorum ve elbet çektirdikleri kadar da çekecek herkes inanıyorum…

  4. bende hastaneye giderken yanımda kimseyi istemedim diye tavır alındı eşimin ailesi tarafından. onlarda 1ay görmeye gelmediler. birde huzursuzluk çıkardılar çok zor günlerdi kızım 11 aylık ve eşimle aramızda geçilmez bir duvar oluştu sayelerinde. (erkek olmadı diye yapılanları saymışorum bile)

    • erkek olması için sizin yapabileceğiniz birşey yok. tamamen eşinizden gelen spremlerin xy yerine yy olarak gelmesi ile ilgili. tabi bu durumu insanlara anlatmak zor. Bu devirde hala kadına bir erkek doğuramadın diyenler var malesef !!!

    • Nevin – bana “kız yapamadın” diyenlere “valla kocam ne verdiyse onu pişirdim” şeklinde cevap verdim hep. Dünyanın en saçma şeyi olsa gerek bu “X cinsiyetten çocuk doğuramadın” mevzuu. Sanki elimizdeydi de yapmadık.

    • benim kayınvalidede ilk kızımda “okadar uğraştın ekşi yedin yinede kız oldu” diye laf atmıştı. ikinci kızımda ona fırsat vermeden “kusura bakma anne yine cok uğraştım sürekli tatlı yedim ama yine kız oldu”dedim.eşimede söyledim annesinin dediklerini cok şaşırdı ne demek cok uğraşmak diye….

  5. Ben kendimi düşünürüm.
    İnsan biraz bencil olmalı hayatta mutlu ve huzurlu olmak istiyorsa.
    Hele ki doğururken hiç başkalarını mutlu etmek ile uğraşmamalı bir anne.

  6. Bu konu gerçekten çok karışık.. yanımızda olmalarını da olmamalarını da istiyoruz. Belki bunu ayarlamak gerek.bence burada babalara çok iş düşüyor.
    Gelen anneler çok boğmamalı anneyi, hiç de gelmemezlik yapmamalı.
    Ben doğumdan sonra çok küçük bir bebekle eve döndüğümde, deneyimlerimle ne yapacağımı iyi biliyordum. Fakat eşimin ailesini bir türlü kontrol edemiyordum. Bu da beni gerçekten çok asabi yapmıştı. prematür bir bebeğin bulunduğu eve hasta bir çocukla gelerek, oğlumun 20 günlükken hastalanmasına neden oldular. Ondan sonra bebek ziyaretini yasakladım. Ne düşündüklerinin önemi kalmamıştı. Benim oğlum 20 günlükken ve ciğerleri tam gelişememişken evde tam bir hemşirelik bakımı ve gün aşırı dr. ziyaretiyle iyileşti. Ama o günleri bir de bana sorun. Aklıma geldikçe çok kızıyorum. Mutlaka gelenler kötü niyetli değiller. Ama olayın ciddiyetinden bir haberler…Artık tüm anne adaylarına şunu söylüyorum; kimin kırıldığı önemli değil. Sonunda siz ve bebeğiniz zarar görecekse, baştan kırılsınlar.. Boşverin.. sonrasında siz üzülüyorsunuz.( bu sözler biraz sert oldu galiba. AMA BU KONUDA FAZLA TEPKİSELİM SANIRIM.)

    Eşinizle doğurmadan önce konuşun ve gelenlerden beklentileriniz paylaşın. Eşinizde geleneleri ona göre yönlendirsin. O zaman sorun olmayacaktır, diye düşünüyorum..

  7. Hastane ziyaretine bakış açım doğumdan sonra değişti. Doğum yeterince yoruyor anneyi. Bir de gelen telefonlar, ziyaretçiler, minicik bir bebeği emzirme çabaları..Kendi yaşadıklarımdan sonra mümkün olduğunca doğum yapan arkadaşlarımı evinde ziyaret etmeyi tercih ediyorum. Doğumdan 1 hafta-10 gün sonra..

  8. Amerika’daki arkadaşın az bile demiş Elif:) Bence ilk 40 gün anneye,babaya ve bebeğe yardımı dokunmayacak kimse eve ziyarete bebeği görmeye diye gelmemeli. Bu bir görgü kuralı olmalı hatta.
    Hastane ziyaretleri de mümkün olduğu kadar kısa tutulmalı orası sohbet, görüşme yeri yapılmamalı. Ailenin sevincinin paylaşılıp,hayırlı olsun dendiği kısa hastane ziyaretleri makbuldür:)
    Eve ziyarete gelindiğinde mutlaka bir şey ikram etmek gerekiyor,ama o ruh halinde kimsenin ikramla uğraşacak hali olmuyor ama işte ayıp olur diye bir şeyler yapılıyor. Bu da birilerinin yorulması demek oluyor.
    İkramı da geçtim gerçekten lohusalık bambaşka bir hal,herkesin tepkisi farklı oluyor. Aman canım kim yeni anne olmuş birinden ağırlama bekliyor ki de denmesin yeni annenin günlerce gecelikle oturduğu,duş bile alamadığı ve ilk boş bulduğu an sadece uyumak istediği zamanlar oluyor. Bu durumu da herkes takdir eder ki sadece en yakınları ile paylaşmak ister insan.
    Ben bu konuda belki çok katıyım ama evet bunların olmasını isterdim. Sadece yardımı olacak kişilerin annem/teyzem yanımda olmasını sağladım ama ziyarete gelmek isteyenlere gelmeyin diyemedim tabii. Zaten gelelim mi diyene gelmeyin denmiyor bunu insanların sormamayı öğrenmesi gerek. Ben artık kimseye 40 gün hatta 2-3 ay dolmadan eğer bir yardımım olmayacaksa ziyarete gitmem. Gerekirse telefonla ararım,mesaj atarım ama ziyaret bence çoğunlukla rahatsızlık veren bir durum oluyor.

  9. Merhaba,

    Bu yazı resmen benim bam telime dokundu.Doğumdan sonra 18 ay geçmesine rağmen hâlâ o dönemde yaşadığım kayınvalide kaynaklı sorunları bir türlü aşamadım ve yüreğimin sızısına çözüm bulamadım.

    Doğum yapan benden fazla lohusalık depresyonu yaşadı kayınvalidem…Hangi birini anlatsam kiii. Hafta sonu geldiğinde seviniyordum eşim evde olucak ,beraber olucaz diye bir yandan da üzülüyordum hepsi eve doluşcak,gene sütün yok diye gerilecem diye.Belli ki bunlar lohusalık dııı .Ama sağolsun kayınvalidem sayesinde ( evime benden habersiz davet ettiği insanları hiç anlatmıyorm bile) ben lohusalık depresyonunu bile yaşamamıştım :))

    O dönemlerde olan ailevi sorunlar nedeniyle 1 aylık bebeğimle nerdeyse eşimden boşancak duruma geldim.Bir kadının bir kadına yaptığını başka biri asla yapamaz…Birbirimizi anlamak dururken,sıkıntının en büyüğünü yaşattı bana

    • sanırım aynı şeyleri yaşamışız hemen hemen… Çünkü ben de boşanmayı düşünmeyi başlamıştım kucağımda bebeğimle. Kendi kızı da var Elif, ben onu bekliyorum. Bakalım neler görecek o da. bana yaptıkları karşılıksız kalmaz. Lohusalık bunlaımına benden çok o girdi. Tamam bana yardımcı da oldu bir taraftan, yemeğimizi yaptı, ütüleri yaptı, yıkadı astı çamaşırları, temizlik yaptı yeri geldi. 1 hafta annem, 1 hafta kayınvaldem kaldılar 40 gün. Annem de bunları yaptı Allah razı olsun. ama kayınvalidem yaptıklarını hep dile getirdi, kendi gibi kayınvalide olmazmış, kendisi çok iyi kayınvalideymiş, çünkü gelinine bakmış, oğluyla ilgilenmiş falan filan. Bunlar söylenmeyecek şeyler. Şunu ben aldım, bunu ben yaptım, ben çok becerikliyim, herkes beni çok sever, beni çok beğenir… Bir sus değil mi ama yaa… Acaba diyorum ben doğurdum da bunlar bişeylerin kıskançlığına mı girdiler. kendi kızımdan beni mi kısklandılar…

      • benim kayınvalidem öyle yemek ,çamaşır işiyle filan ilgilenmedi.sağolsun annem zaten herşeyin üstesinden geldi.Ben bebeğimi emzirmeye çalışırken mutfak da beni oğluna şikayet etti.Bebeği aç bırakıyormuşum ne olcak mama verseymişim diye.Kızımı emzirebilmek için benim annemden emmidğim süt burnumdan geldi o derece zorlandık.

        Offf offf hangi birini anlatacaksın kiii.İnsan olan insan bunu yapmaz. Ki kendisine de sorsan mükemmel bir insandır.

        Üzüldüğüm yegane nokta her türlü olumsuzluklara rağmen kızımı babannesinin büyütmesidir.Ana sını sevmez ama danasını sever diyorum ben yakın arkadaşlarıma…

        • ay inanmıyorum ben de uyurken kızımla bir öğle vakti, henüz 15 günlüğüz belki, kayınvalidem geldi ve mutfakta beni anneme şikayet etti. neymiş ben halasına kızımı sevdirmiyormuşum, kucağına vermiyormuşum… ayol durun bir yahu bu bebek daga 10-15 günlük. bir sabredin… hiç de aklımdan geçmemişti böyle bişey. sadece bebeğimi sakınıyordum herkeslerden, her yeni anne gibi… nasıl görümce, nasıl kaynana ki daha 10 gün geçmiş ben doğuralı evde dedikodumuzu yapmışlar… Ben Allah’ın adaletine sığınıyorum. Birgün onlara da gösterecek eminim… O zaman ben de diyecek 2 çift kelime bulacağım.
          Elif peki kızına kayınvalden bakmış, büyütmüş, eminim rahatsız oldun ara ara bu durumdan. ama seni raahtsız eden bişey oldu mu kızınla ilgili, ne bileyim en büyük korkum benim kızımın onları benden daha çok sevmesi, benden soğutması falan. annelik cinleri işte… Allahıma şükür ki kızıma annem de bakıyor sırayla bakıyorlar bu arada. Ama kayınvaldemdeyken sıra hiç rahat olamıyorum nedense…

        • Ben hem inanamıyorum, hem de çok üzülüyorum böyle şeyler duydukça.

          • evet çok üzücü şeyler bunlar. kaldı ki doğum yapana kadar anne kız gibiydik, nedense doğum yaptım, eve çıkınca değişti… bir haller oldu kendisine. anlam verememek de haklısınız. çalışıyorum ki pek görüşemiyoruz, eğer çalışmasam benim evimden çıkmayacak gibi bir his var içimde. hatta his değil kesinlik. çünkü 7 ay izin yaptım çalışmadım, annemlerin yazlığında olmadığım zamanlarda evime çat kapı gelir, çat zili çalardı. ne bir telefon, ne bir müsaitlik sorma… ben görgü gereği küçük de olsam böyl şeylerin sorulması gerektiğine inanırım. neymiş torunu varmış, hergün gelmek istiyormuş bize. benim canım neler neler istiyor bir bilse…

            • konu kayınvalide den çekenler döndü birazcık 🙂 Kayınvalidem bebeğime güzel,temiz iyi bakar.Hakkını yemeyeyim.Ama anne baba demeden önce kendi ismini söyletmeye çalıştı dahası da söyleyebildiğine dair sözleri oldu.Ben hamileyken kendimi taşıyıcı anne gibi hissetdim.Sanki bebeği onun için taşıyor onun kız bebek hasretini gidermek için doğuracktım.Ne kadar konuşmaya çalışsam da sıkıntımı anlatmaya çalışsam da değişmedi.Önce oğlunu kıskanıyordu benden şimdi ise hem oğlunu hemde benim doğurduğum yavrumu kıskanıyor.

              O’na göre kızımın yalnızca akraba olarak baba tarafı var.Ne teyze ne dayı….Evet en büyük korkum kızımında babannesi tarafından kendi kişiliğinde büyütülye çalışılması.İnşallah yaşı ilerledikçe kızıma doğru yolu gösterip,kendi kişiliğini oluşturmasını sağlıyacağım.1 yılımız kaldı.Tuvalet olayını çözelim artık kreş başlayacak ve umuyorum ki bu sorunları atlatmış olacağız..

  10. Bu annem kayınavlide olayı değil kızına mı gelinine mi anlayış gösterdiğinle alakalı bence. Bunu çok aşmış kayınvalideler de var evet ama maalesef ki geneli bu. Bu altın takma bilmem ne olayına hiç girmeyeyim hala düşündükçe sinirlerim geriliyor. Onca kişinin içinde 2 günlük bebenin kolunaçok çok büyük gelen bir künye takıcam, yastığa bilezik bilmem ne takıcam diye uğraşları ve (memlekete döndüklerinde göstermek için) bunları fotoğraflama çabaları gözümün önüne geliyor. Ne hamileliğimde oda hazırlığında ev işlerimde ne doğumumda yanımda değillerdi hiç bir desteklerini torunlarına zevkle aldıkları bir mendil görmedim ama iş gösterişe gelince en öndelerdi. Çok ince bir ayrım var herkesi mutsuz ederek mutlu olamam , ama herkes mutlu olsun diye mutsuz da olamam. En büyük iş eşlere düşüyor öncelikle annenin ve bebeğin konforunu sağlamak sonra da ailesini ve çevredekileri ayarlamak konusunda ama bence onlar da bunu ya anlayamıyorlar ya da geç anlıyorlar. Eşimin kardeşinin eşini (henüz bebeği yok) sürekli uyarıyorum bak bunları bil mutsuz olmamak için önlemini al diye. Ve ikinciyi yapmaktan sırf bu yüzden tırsıyorum. Bence bunun çözümü yok. İnşalah biz çocuklarımızı rahat ettireceğiz diye avunuyorum.

  11. Normal doğum yaptım , gece 03:00 te odama döndüm.Annem , teyzem ve kayınvalidem tabiiki hala hastanede idiler o saatte. Annem beni ve eşimi yalnız bırakmak için , teyzemle birlikte lobide oturdu sabah oluncaya kadar.Ben eşim ve bebeğimle odamda yalnız kalacağımı düşünürken kayınvalidemi yatağımın yanındaki diğer koltukta bizimle birlikte kalırken buldum.Ne hoş:) Hastanaye ziyaretimize gelenler, çok kısa kaldılar ve rahatsızlık hissetmedim.Fakat özellikle evime kimseyi istemedim. Annem de işleri nedeniyle iki gün bizimle kalabildi.Kayınvalidem ise haftada 1-2 gün birkaç saatliğine uğradı.Bunun dışında ben ve bebeğim yalnızdık.Tek başıma olduğum için gelen kimseyle uğraşacak halim de yoktu doğal olarak.Neyse ki insanlar saygı gösterdi ve ziyaretleri minimum düzeyde tutabildik. Daha sonra herkesle dışarıda görüştük ve böylesi çok daha iyi oldu. Sadece gerçekten yardımcı olacak bir-iki kişi dışında, ilk kırk gün kimsenin gelmemesi iyi birşey.Sonra zaten hayata dönmeye başlayınca ,ziyaretler daha keyifli oluyor . Ama tabii umarım kimse benim gibi ikinci günden itibaren tek başına kalmak zorunda olmaz.

  12. ben bu konuda çok dertliyim. henüz ben ve Beyza birbirimize, bu yeni hayata, emmeye emzirmeye adapte olamamışken eve bunca insanın gelmesi beni çok rahatsız etti. üstelik topluca gelsinler diye düşünerek bir kere bebek 12 günlükken, bir de 15 günlükken iki ayrı mevlüt yaptık; iki mevlüde de 30 küsur kişi geldi. yaklaşık 70 küsur kişi ağırladık, ona rağmen her gün gelen bitmedi. Beyza’nın 40’ı çıktığında misafirlerin arkası kesildi.
    kendi arkadaşlarımız Beyza 2-3 aylıkken o da seyrek olarak geldiler. arkadaşları ağırlaması daha kolaydı nispeten; ama ilk günlerdeki akraba ve komşu trafiği inanılmaz zorladı beni, sinirlerimi yıprattı; çok uykusuz kaldım, çok keyifsiz ve moralsizdim.
    kimseyi suçlamıyorum, onlar da biz kırılmayalım diye bir an önce bebeği görmeye gelmek istediler, biliyorum kötü niyetli olmadıklarını. ee adetimiz de öyle bir su içirip yollamakla olmuyor; her şeyi her koşulda tam yapmamız lazım; onun için pastalar börekler oooh gırla… doğal olarak çok zorlandım. Kayınvalidem ilk 15 gün bizdeydi, çok yardım etti olabildiğince ama onca insana yetişemedi elbet. ve ben strese girdim sürekli, evin haline bak, ikram edecek bir şey kalmadı, ay şimdi kapı çalacak, daha banyo bile yapmadım, düzgün giyinmeliyim gibi normal zamanda bile stres yapacak konular beni hormonların tesiriyle başka bir aleme sürükledi. çok fenaydım, çok!
    neyse olmuşa çare yok. ama iyi bir ders oldu bu bana.
    Allah nasip ederse ikinci bebeğimde, telefon edenlere veya annemle konuşanlara bebeğin ve annenin durumu müsait değil, sizi birkaç hafta sonraya davet edelim demeyi düşünüyorum. ve mümkünse hastanede en azından 1 gün daha fazla kalıp en yakınlarımızı hastanede ağırlamayı planlıyorum.

  13. Lohusa olunca etrafda kimseyi istemiyor insan. Bende ilk gün sadece çocuğum ve eşimle kalmak istemiştim hastanede, öylede yaptık. Yani annemler bu konuda anlayışlı davrandıkları için. Bu yüzden de insan genelde annesini istiyor, kayınvalidesi yerine herhalde. Daha anlayışlı olabildiklerinden dolayı.

  14. sezeryanla doğum yaptım.beni ayıltmadan odama almışlar ve odamda bebeğimin başında haa haa hii hii gülen kişiler le uyandım.annem kızım niye uyanmıyor diye ağlar başımda.ama kayınvalidemin görümcemin umrunda bile değil. ben daha uyanamamışım gözümü açamıyorum eşim arkadaşlarımı abimleri arar ve telefonu verir. bu arada ben kiminle konuştuğumun farkında bile değilim.telefonu bile tutamıyorum tel.kulağımın üzerinde duruyor.konuşurken arada dalıp gidiyorum. daha hala aklıma geldikçe eşime kızarım.ama bulunduğum yer bebek ziyareti konusunda anlayışlı.bebeğin kırkı çıkmadan gelmezler. bizdede öyle oldu.ama kırkı çıktı bu defa da boş günüm kalmadı.tek başıma akşama kadar kucağımda ağlayan bir bebekle pasta börek hazırladım temizlik yaptım.

  15. Ilk hafta degil bence en az 20 gun ozellikle ilk bebekde bence zorlu bir surec
    Dikisler, emzirme bebege alisma vs
    Ben bu donemde annemden ve esimin annesinden donusumlu ev islerinde yardim aldim. Aksam kendi evlerine donduler bizde kalmadilar. Bebegi gormek isteyen diger akraba ve arkadaslari erteledik ve 1 ay sonra davet ettik. Bu durumda kurilan uzulen olmadi. Simdi ebegi olan herkese 1 ay gecmeden gitmiyorum:))

  16. Benim de dogumuma 1,5 ay kaldi kismetse… Ve yazilanlari okuyunca basima gelebilecek, beni uzebilecek muhtemel durumlar gozlerimin onunden gecti… Sirf bu yuzden esime surekli tembih edip duruorum dogum basladiginda annemlere dahi haber verme diye, neden vermediniz diye sorarlarsa panikten sasirdik deriz diorum… Cunku dogumum rahat olsun istiorum yanimda esim olsun yeter gibi gelio bi de onlari dusunerek gerilmek istemiorum, her kafadan ayri bi ses cikmasini… Bebek dogsun, hemen akabinde hbr veririz diorum ya da dogumun bitimine yakin ne biliim iste dogumhaneye girene kadar sadece esim olsun istiorum yanimda kafam bulanmasin… Cokmu bencilce bilemiorum ama suan icin gonlumden gecen bu…
    Bide dogumdan sonra misafir gelse dahi kendimi rahat ve hazir hissetmiosam misafire 10 dk gorunup tekrar odama cikmayi dusunuorum, umarim bu konuda annem de yardimci olacak ilk zamanlar yanimizda olarak…
    Tabi bunlarin hepsi kafamda tasarladigim seyler, basa gelince sartlar neyi gerektircek tahmin etmesi zor…

  17. Bir tek benmi böyle düşünüyorum ama bebeğimle yalnız kalacak o kadar çok zamanımız olduki sonradan ben doğumdan önce ve sonra etrafımda bir sürü insan görmekten çok mutlu oldum. Hatta ikinci doğumumda bu sayı biraz düştü diye de bozuk atmıştım…

  18. merhablar,

    herşeyden önce yeni doğum yapmış bi annenin 1-0 önde olduğunu düşünüyorum yani sırf bu sebepten zaten ilgiyi, alakayı, anlayışı zaten hakediyorlar..sınırları zorlamamak, anneye bebeğe saygı duymak şart ancak tabiiki büyüklerinde bu heyecana, sevince ortak olmaya çalışmalarını abartmadıkları sürece anlayışla karşılamaya çalışmak lazım ama malesef lohusalıkta o kadar zor ki nerdeyse herşey batıyor insana..benim lohusalıktada sonrasındada en büyük sıkıntım evhamlı bir anne olduğumu düşünmeleriydi tabii bunu onlara düşündüren yine bendim ama anlarlar sandım yani o kadar küçük, savunmasız ve o kadar benimki elimde değildi sürekli ona bişey olacak korkusu yaşadım hasta kimse gelmesin istedim, terlemesin, üşümesin istedim, ateşi çıkmasın, öksürmesin istedim..ama anlatamadımki ben yeni anneydim tabiiki bende alışacaktım ama önce yaşamalıydım..bende biliyodum çok çocuk büyüttüklerini bende biliyodum deneyimli olduklarını yol göstermeye çalıştıklarını ama öyle değildi işte alışmam, yaşamam, deneyimlemem ve onunla büyümem lazımdı yani söyleyince olmuyodu..ben aslında pimprikli,evhamlı bir anne olmadım hiç sadece zamana ihtiyacı olan bir anneydim, çocuğumla birlikte bende büyüyecektim nitekim büyüdümde ama ilk haftada değil işte zamanla yaşayarak..kaldı ki evhamın iyi olmadığını üstüne çok düşerek çocuk büyütülmeyeceğini savunan bir insanken, anne olunca bunun biraz zor olduğunu çünkü annenin bebeğinin üzerine istemesede titrediğini gördüm..bence yapabiliyorsanız ne kendinizden ödün verin nede kimseyi kırın..orta yolu bulmaya çalışın..ama asıl beni şaşırtan büyüklerimizin değilde biraz daha gençlerin benim bu halimi anlamakta zorlanmalarıydı halbu ki madem sende yaşadın izin ver bende yaşayıp göriyim..neyse çok uzattım kusura bakmayın o günlere gittim bi an ..bence ne kalabalıkta ne de çok yanlız kalın insanada ,şevkatede ihtiyaç var ama bi başına kalıp rahatlamaya da..

  19. Ben dogumdan once herkese hastanede esim ve bebegimle kalmak istedigimi, aile disinda kimsenin ziyaretci olarak gelmemesini rica ettim. Annemler sehirdisindaydi ve doguma yetisemedi. Kayinvalideme hasaneye gittikten bikac saat sonra haber verdik. Ve dogumdan sonra ben toparlanana kadar odaya gelmediler. Sonra biraz israr etse de yalniz kalmak istedigimizi anlattik. Mutlaka biraz alinmistir ama sonucta bizim rahat edebilmemiz de bebege alismak adina onemli. Eve de 40 gunden sonra misafir kabul ettik. Dogumdan once buzluga bol miktarda borek sarma tatli vs. Koymustum. Dolayisiyla hic zorlanmadim
    Mutlu bir lohusalik gecirdim. Tavsiye ederim

  20. oyy oyy ben prematüre doğurdum. tam 2 ay eksik. el kadar iki bebek. doktor en yakınlara bile sadece kapıdan göster, eve de kimse girmesin dedi. hadi buyur da yap! vay vay vay bebekleri kaçırıyormuşum, hiç mi çocuk görmemişler? hastalıklılar mıymış? bilmem ne. şimdi de diyorlar ki ayyyy keşke görmeseydik, unutamadık valla deri parçası gibilerdi, yaşamaz dedik ama yaşamışlar!

  21. ay bi de sezeryan sonrasını söyleyim. kayınvalidem eltisiyle bir termos çay ve bilimum pasta börekle geldi. lak lak çene ve çay. hemşireye çaktırmadan kağıt verdim çıkar şu kadınları diye. acıma mı yanayım, ölüm tehlikesi olan çocuklarıma mı, başımda yapılan pikniğe mi? çok kan kaybetmişim, kan veriliyor bir yandan. nasıl herşey kokuyor bana, bi de çene çalıp boğaz yeniliyo başımda. ha bi de şu var, kayınvalidem içeri girer girmez “kızın adını fatma koydum, haberin oldun,” dedi. allahım katil olmadım ya şimdiye kadar, şimdiden sonra da olmam inşallah.

  22. henuz dogum yapmamis olanlara tavsiyem eslerine olasi durumlardan soz edip dogum oncesinden gerekli yerlere duyurulari yapmasi… esin destegi gercekten cok onemli.
    annenizle/kayinvalidenizle iletisiminiz / iliskiniz ne kadar iyi olursa olsun ilk acemilik anlarinizda hemen yonlendirmek istiyorlar haliyle; ancak duymak istemeyebileceginiz sozler de duyuyorsunuz (ozellikle sut konusunda).
    anne-baba olarak siz ne kadar kendinizden emin olursaniz etrafinizla hemfikir olmadiginiz zaman o kadar guclu olursunuz…
    dogum oncesi haftalik bebek gelisimini takip etmenin yanisira dogum sonrasina da hazirlanmak gerekiyor. ben onu yapmamistim; dogum sonrasinda ozellikle emzirme konusunda ayni konuda farkli gorusleri okuyunca kafam karismisti.
    unutmamak lazim ki dogum sonrasi alisma donemi gercekten kolay degil ama nihayetinde bir surec; bitecek ama bebeginiz bir daha bir haftalik, 2 haftalik, 1 aylik olmayacak; bebislerin o zamanlarini da kacirmamak lazim… insallah butun bebekler ve yeni anneler elbette yeni babalar saglikla ve keyifle gecirirler bu donemi… bunun icin de yardim gerekiyorsa YARDIM ISTEYIN; siz bebeginize yardim eden de size, eve baksin…
    sevgiler

  23. bundan bir hafta önce kadardı annemle bu mevzuyu konuştuk..eşimin görevdeydi annem bende kalıcaktı..eşimin işi nedeniyle ist.dan ankaraya tayin olduk kayınvalidemler ankarada yaşıyolar..eşimle tayin durumunu öğrenince ailelerimize söyliycez en fazla 15 gün sonra bizi yanlız bırksınlar kimse olmasın biz birbirimizi görelim bu durumu yaşıyalım dedik..demez olaydıkk…anneme bunu ucundan anlattığımda burnumdan getirdi..ağlmaktan uyutmadı beni..gecenin 12sinde taksi çağırıp çapa daki evimden büyükçekmecedeki evine gitti..gittiği yetmedi..hala tlf.larımı açmıyo benimle konuşmuyo ve ben bu cts taşıncam..iki gün önce anneme gittim vedalaşmak için ama evde olmadığını söyledi eşime..kiii..saat 10 du annem o saatte hayatta biyere gitmez..daha ben annemden böyle bi tepki aldım..daha gıkımı çıkaramıyorum…herşey çok zor gitmeye başladı..bana dua edin nolur herşey çözümlensin..

  24. Çok yorucu bir iş döneminden sonra çok şükür doğum iznine çıkmıştım tam da sonuna kadar çalışayım da bebeğimle baş başa kalırım umuduyla 37 hafta sonunda. Hayalim hafif yürüyüşler yaparak, kitap okuyarak 3 hafta geçirmekti ki izne ayrıldığım gün kayınvalidem geldi. Tek bir gün bile yalnız kalamadım. Hayat nasıl zorlaştırılabilir sorusunu buyrun lütfen kayınvalideme sorun. Bebeğim 39. haftada doğdu. 20. günü mevlüt yapıp, herkesi evine göndermeyi denemek istedim, çünkü benim kalmadığım bir evde senin de annen kalamaz dedi. Ne mi oldu? Korkunç bir kavga erken mevlüt yapmışım, zaten hamileyken doğum iznimde eşimin teyzelerine ziyarete gitmeliymişim de gitmemişim, bebeğe annemin bakmasını istemek eşime hakaret etmekmiş, zaten hayatta yaşadığım mutsuzlukları zaten hakediyormuşum, normal doğumda günahlarımı dökmüşüm… daha neler neler basitlikler abidesi. Anneler niye vardır hayatta? Saf sevgiyi sunarlar çocuklarına. Kayınvalidemi bunları annelik adı altında yaptığı için asla affetmeyeceğim. Zaten bebekle yaşamın ilk zamanları herkes için zor ama böyle insanlarla beraber yaşayarak, hayatının, evinin kontrolünü kaybetmek çok daha zor. Aslında annesinin bu davranışlarını görerek bizi unutan, müdahale etmekten belki de değer vermekten bir haber eşime de çok kırgınım. Daha önce de yazmıştım eşimi seven kalbime, aslında kendime de kızıyorum hala. İkinci bir çocuğum olsun o kadar isterim ki ama bir daha bunları yaşamayı asla göze alamam.

  25. Biz de kayinvalide/anne olacagiz insallah. Umarim torun sahibi oluruz ve o zaman bunlari unutmayiz…

  26. Doğum sırasında annem, babam, abim, yengem,kayınvalidem, kayınpederim, görümcem, eltim, çocuklar, arkadaşlarım yaklaşık 10-15 kişi kapıdaydı. doğumdan sonra odama geldiğimde de tabiki odamda :))) hastanede hiç rahatsızlık duymadım, arkadaşlarım, halalarım, kuzenlerim herkes geldi. çok uzun kalmadıkları, gürültü yapmadıkları için hiç rahatsız olmadım, çok sevindim. eve geldikten sonra kayınvalidem 15 gün gelmedi, torununu görmemeye nasıl bukadar dayandı hala merak ederim. arkadaşlarım hermen hergün geldi, her seferinde de elleri kolları dolu olarak. annem zaten gelenler için birşeyler hazırlamış oluyordu ama onların getirdikleride çok iyi oluyordu. gelenler çok uzun oturmadı, elleri dolu geldi, ikram derdi olmadı çok şükür :))

  27. Benim burada okuduklarimdan anlamlandirdigim kadariyla:
    ya anneler / kayinvalideler bebegi kendileri dogurmus gibi dusunuyorlar
    ya da halen kendi cocuklarini bebek / kucuk cocuk gibi goruyorlar, cocuklarinin bagimsiz ve kendilerinden farkli bireyler olarak goremedikleri icin her yaptiklarina mudahale etme haklarini kendilerinde goruyorlar. Dolayisiyla bu durum torun isin icine girdiginde tuhaf ve rahatsiz edici sekillerde kendini gosteriyor. Tabii ki kabul ediyoruz kendilerince deneyimliler, sagolsunlar yardimci olmaya calisiyorlar ama cogunluk bunu fazlasiyla abartiyor ve her iki tarafi uzucu bazi seyler yasanabiliyor. Benim anlayamadigim kendileri de zamaninda ayni seyleri yasamislar niye anlamiyorlar halden? Benim teorim menapozun onlara verdigi hormonal degisiklikler…Bir menapozlu bir lohusa ayni yere fazla sanirim…Siz ne dersiniz?

  28. ne çok kadın özellikle ilk doğumunda sıkıntılara maruz bırakılıyor oysaki yaşanacak en mutlu gün olmalı değilmi..bende hastaneye nerdeyse bir ordu kadar insanın geldiği zavallı lohusalardan biriydim,öyle ki yan odalardaki hastalar bile misafirlerin (eşimin akrabaları oluyor kendileri) gürültülerinden hemşirelere şikayetler yağdırıyorlardı..bunlarda şikayetleri duydukça büyük bir haz duyup biz böyle kalabalık bir aileyiz kimsiz kimsesizz diiliz nidalarıyla hemsirelere laf yetiştiriyorlardı..ne mi oldu dananın kuyruğu koptu,hastanede degilde okulda olması gereken 4,5 yaşındaki bir çocuğun benle beraber nerdeyse tüm günü hastanede geçirmesiyle ortaya çıkan saçma sapan durumlardan ötürü kavgalar koptu,ben yeni doğum yapmış ben hastanede kaldığım 2 gün boyunca sürekli ağladım..krizler geçirdim demek daha doğru.Ne mi oldu aradan 3,5 yıl geçti hala eşimle aramızdaki yaralar iyileşmedi çünkü ben ne hastanede ağlatılan annemi ne kendi gözyaşlarımı ne de bebeğimin gözyaşlarını unutmadım ve buna sebep olanları gönlümde asla affetmedim,affetmicemde

  29. Ben esimle basbasa dogum yapmak istedim, kimseye haber vernedik dogum sancilari baslayinca. Hastanede de cepleri kapattim, bas basa kaldik. Annemler bile bilmiyordu. 3.5 gun suren dogumun uzerine 1 gun de biz ekledik. Sonra anons ettik dogumu. Herkes tahmin etmis dogum oldugunu uzun sore cepler kapali olunca. Iki ziyaretcim oldu hastanede, biri cok sevdigim sevdigim bir arkadasim, digeri esimin ailesi, bir de benim ailemle online gorustuk. Coguna zaten demistim ben hastanede ziyaretci istemedigimi. Gayet de guzel oldu. Eve geldikten sonra ziyaretcilerimiz geldi.

    Bence insan dogum sonrasi once kendini ve bebisini sonra baskalarini dusunmeli. Digerlerine de anlayisli olmak duser. Ben sorarim, iyi hissediyor musun gelelim mi ziyarete diye, yorgunsa falan gitmem. BEn internette okumustum, dogum sonrasi eslerin gorevi, gunde minimum sayida ziyaretci kabul etmek digerlerine esim cok yorgun baska gun buyrun gelin demek olmaliymis. Katiliyorum 🙂

  30. Bu yazınızı keşke doğumumdan önce okumuş olsaydım. Ben sezeryanla doğum yaptım. Ameliyata girişimi odamda bir orduyla bekledik diyebilirim. Bu kısım keyifliydi. Ama çıkışımda da aynı kalabalık olunca çok rahatsız oldum. E Türk insanıyız misafirperveriz ya… Neyseki erkekler çıktı dışarıda, emzirebildim oğluşu:)) Çarşamba günü 16:00’da doğdu Deniz. Cuma günü çıktık hastaneden. Ben bir eve çıksak hayalleri kurarken. Hafta sonu ev misafir kaynıyo, hemde yatılı…Ablamlar, abimler, eşimin kardeşi ve eşi, eşimin amcası ve ailesi, başka kimler vardı hatırlamıyorum ama. Salon ve Oturma odası yatakhane gibiydi. Bu arada ben ve oğluşda yatak odasına tıkıldık kaldık. Evi iyi havalandıramadım o iki gün. E havalar soğuktu. hadi yatak odasını havalandırırken başka odaya geçeyim desen, her yer insan kaynıyordu. Çok zordu çok… Ve işin ilginç yanı ne biliyormusunuz. Bu yazıyı okuyana kadar keşke gelmeseydiniz deseydim diye bile düşünmemiştim. Üzülmüştüm sadece ama, çoook ayıp olur ya gelene gelmeyin demek. Aklıma bile gelmemişti öyle demek. Ama bir daha doğum yapacak olursam kim ne düşünürse düşünsün bende diyeceğim gelmeyin kardeşim en azından 5-6 gün diye. Şimdi karar aldım:)

  31. Ben ilk doğumum olmasına rağmen panik yapmayıp suyum geldikten sonra evdeki annem ve kayınvalideme çaktırmadan evden çıkmayı başarmışım canım kocam 3 saat daha insanlara haber vermemeyi başaramadı. Normal doğum yapmayı çok istiyordum , doktorum bebek çok iri sezeryanı düşün demesine rağmen 7 saat uğraştım ama inanın tepemde annem ve kayınvalidemin sezeryan mı normal doğum mu muhabbetinden kafam şiştiği için daha fazla dayanamayıp sezeryana girdim. Şimdi tek avuntum gerçekten bebeğim iriymiş ( 4.450 gr. bir kız çocuğu ) en azından boşuna sezeryana girmemişim . Şimdi ki aklım olsa : Doktorumla paslaşır kimseyi 10 dakikadan fazla içeri almazdım. Hastaneler bunu kural olarak koymalı bence . Böylece kimseyi kırmamış oluruz. Asıl evin kurallarını koyan bir kurum olsa :))

  32. Aslında herşey birazda algılamakla ilgili sanırım. Benim doğumumdan 1 ay önce annem ağır bir ameliyat geçirdiği için doğumumda birer gece görümcelerim baktı bana. Sağolsunlar, annemi aratmadılar. Evde 1 haftalık lohusayken misafir yoğunluğunda da annem misafir ağırlayacağım diye kızartma yapın diye tutturmuştu ve onca insana karışık kızartma yapılırken aspiratör açılmayınca bütün o ağır kızartma kokusu yatak odama dolup, bana kafayı yedirtmişti. Eski annelere laf geçmiyor, annede olsa kayınvalide de olsa. Ben görümcelerimle daha çok anlaşıyorum bu konularda. İkisi de yaşıtım çünkü. Kararlarımı annemle ya da kayınvalidemle değil onlarla alıyorum bu gibi durumlarda.

  33. yorumların hepsini okudum.%90ı kayınvalidelerden muzdarip görünüyor.benim kayınvalidem de doğumumdan 15gün önce geldi-15 günde sonra kaldı.1ay gece-gündüz birlikteydik yani.k.validem gelmeden önce eşim oturup benimle konuştu(annesine aşırı düşkündür kendisi), ikimizin annesi de son doğumlarını yaptıklarından bu yana 20-25 sene geçti dolayısıyla bir çocuk özlemleri var,her ne kadar eş dostun çocuklarıyla ilgilenseler de bu kendi kanlarını taşıdığı için kendileri doğurmuş gibi sahiplenecekler ama bu geçici bir durum.beni seviyorsan nolur biraz anlayışlı ol birbirinizi kırmayın dedi.aynı şeyleri anneme de söyleyeceğim dedi.Hala eşime teşekkür ederim beni uyardığı için.çünkü lohusa insan sağlıklı düşünemiyor.
    Sonuç olarak evime ilk 40 gün içinde onlarca insan geldi.ama kayınvalidem sağlığı çok da yerinde olmamasına rağmen hepsine yetişti.annem de kayınvalidemde ilk 10 gün yatılı kaldılar.normal doğum yaptığım ve baya bi zor olduğu için benimle de ilgilendiler bi yandan.biri temizliğe biri mutfağa girerdi.bende çocuğumla ilgilenirdim.işleri bitincede benden alırlarlardı,yatar dinlenirdim.kayınpederim 2 hafta sonra geldi,rahat etmem için.ağarıma giden şeyler olmadı mı oldu.ama orda kaldı.eşimle paylaştım öyle demek istemediklerini izah etti,orta yolu buldu.hala hepsine dua ederim.iş kocalarda,aradaki dengeyi kurmalarında bitiyor bana kalırsa…

  34. blueberry bu siteyi tavsiye ettiğinde,ben hiç bişey okumayacağım sezgilerimle bakacağım çocuğum demiştim,eskiden internet mi vardı,kötü şeyler okuyunca kuruyorum kafamda demiştim.Ama ne var ki;bir gün okumaya kalktığımda aa evet hakkaten ya derken buldum kendimi.Hiç bir yere yorum yazmam ama buraya nedense yazasım geliyor hep.
    Biz böyle yetiştirildik,doğum olunca hastaneye gidilir zyarete,olmadı evine gidilir acelece,kimse düşünmez neler oluyor orda diye.Bu adeti kırmak çok zor.Kimse anlamaz seni gelmeyin desen,entel damgası yersin hemen.En önce eşin anlamaz,çünkü O senin duygusal buhranını yaşamıyor ki anlamıyor da.Etrafımızda benden önce peşpeşe doğuran arkadaşlarımız önceden kadınlardaki duygusal durumu anlattı ve eşim öylece anlayışlı oldu benim ailesiyle ilgili isteklerime.Oğlum doğduğunda gereksiz yere bir tomar üzüntü yaşadık,hastanede yattık 10 gün ve benim kayınvalidem,görümcem ve eşim kaldı bebeğin yanında.Anne sütü veremiyordum ben ve annem evde kaldık.Eğer ben söyleseydim annemin kalmasını istiyorum diye,ultra alıngan kayınvalidem arıza çıkaracaktı.Doğum yaptığımda bile ben kalayım yanında diye ısrar etmişti.Kayınvalideler oğlan annesi olabilirler ama kendi genç kızlıklarını ve anneleriyle olan ilişkilerini unutuyorlar sanırım.Hatırlasalar hiç bunlar yaşanmayacak.Belki durumla alakalı diğer akrabalara bile yol gösterecekler.Konudan saptım ama yukardaki çoğu hikaye kayınvalide ve türevleri ile ilgili.

  35. Ben daha hamile bile değilken günlerden bir gün kayınvalidem eşimi nasıl doğurduğunu neler çektiğini anlatmıştı.(ilk doğumuymuş ve eşim 5 kilo olarak doğmuş.Ölümlerden döndüm der hep.)Kayınvalidesi hastanede yatması gerekirken “ben sana daha iyi bakarım” diyerek kayınvalidemi hastaneden çıkarmış kendi evine götürmüş.Kayınvaldem bakımızlıktan lohusa hummasına tutulmuş.Kayınvalidemin kendi annesi hemşireymiş ve kızını o halde görünce hemen ordan almış ve kendi bakmaya başlamış.Bunu anlattıktan sonra, “Bir kadına doğumunda kendi annesi gibi kimse bakamaz.Doğum yapan kadının yanında annesi olmalı” demişti.Eşimin ailesi yurt dışında, benim ailem de kendi memleketimzde yaşıyor.Sonuçta bu bebek için iki taraf da uzun yoldan gelecek ve o yüzden uzun süre kalmak isteyecekti.Hamileliğimin son haftalarında eşimle konuştuk. İkisi aynı anda gelirse aynı anda giderler.Bu durum benim birden yalnız kalmama yol açar.Önce benim annem gelsin o gidince onun annesi gelsin dedik.Bunu hem kayınvalideme hem anneme söyledik.Ben kayınvalidem gücenir mi diye bayağı tereddüt ettim ama sağolsun kayınvalidem çok anlayışlı davrandı bu konuda.Önce annem geldi 1 ay kaldı onun gideceği gün kayınvalidem geldi 1 ay da o kaldı.Her ikisi de sadece emzirmek ve sevmek için verdiler bebeği bana.2 ay paşa gibi yaşadım sayelerinde.Tabii lohusa halleri bana da geldi ve gerek annemle gerek kayınvalidemle ters düştüğüm zamanlar oldu ama karşılılı anlayışla çözdük meseleyi.

    Aslolan şu ki ; ister anne olsun ister kayınvalide insanların kendi yaşadıklarını unutmaması karşısındakine davranışlarını belirliyor.

  36. loğusalık ik dönemi zor. hele ilk zamanlar daha da zor.
    ben doğum yaptıktan sonra doğum yapacak olan hiçbir arkadaşıma kırkı çıkmadan tebriğe gitmeme kararı aldım. telefon açar, hatrını sorar, tebrik ederim ama ziyaretine gitmem.
    konu ailelere gelince annem gelsin, kayınvalidem gelmesin şeklindeki düşüncelerin pek de doğru olmadığını düşünüyorum. iki oğlum var onların bebeklerinin olduğu gün yanlarında olabilmeyi onların mutluluğunu ve heyacanını paylaşabilmeyi çok isterim.
    ama bu güzel duyguyu yaşayan her kişinin yeni anne olmuş kadının duygularını anlaması ve negatif elektrik yaymaması gerekir.
    hem ben torunuma bakarımmm, gelinin sütümütü kesilir besleyemez kuzumu.. 🙂

  37. Biz yurtdışında yaşıyoruz. Kayınvalidemi de kayınpederimi de sevmeme rağmen zaman zaman hem yetiştiriliş tarzımızdan hem de karakterlerimizden kaynaklanan problemler yaşıyorum. Yakında bebek düşünüyorum ama şimdiden doğum zamanı stresi beni de sardı! Gelip de dönmemelerinden korkuyorum! Evimiz minnacık. Ben minik bir canlıya alışmaya, onu tanıyıp anlamaya, normal hayatıma dönmeye, hormonlarımla başetmeye çalışırken bir taraftan da dibimden ayrılmayan, herşeyin en iyisini bildiğini iddia eden bir büyüğün düşüncesi bile irite ediyor beni. Bir yandan da benim annem gelemiyor diye onun da gelmemesi büyük haksızlık. Hem evimi tanıyan, yardım esirgemeyecek birisi olması da avantaj. Ama nasıl rahatsızlık duymamalı, nasıl herşeyi mutlulukla çözmeli, nasıl o günlerin tadını hep birlikte çıkartmalı bilemiyorum. Annem bile zaman zaman abimin 8 yaşındaki oğluna müdahale edince kızıyorum, abimin ve yengemin dışında kimsenin karışmaması gerektiğini anlatmaya çalşıyorum kibarca…bunu konu kendi çocuğum olunca eşimin annesine daha güçlü duygularla hissetme ve istemeden kabaca ifade etme ihtimalim çok yüksek! Umarım hamilelik süresince bu konuları açıkça karşılıklı konuşacak ve birbirimizi anlayacak ortamımız olur. Okuduğum hikayeler başıma gelmeden, kalıcı yaralar açılmadan bu dönem atlatılır.

  38. ah Elif nasil guzel bir konuya deginmissin. bende dogum sonrası bu yazdıklarından bazılarını yasayıp acaba bende mi bir tuhaflık var diye dusunenlerdenim. Benim en ciddi istegim bebegimi emzirirken onunla basbasa olabilmekti. hem bebegimle aramdaki o yakin iliskiyi doyasiya keyifle yasayabilmek icin hem o an goruntumle yada emzirmemle ilgili gelebilecek her turlu yorumla ilgili gereksiz endiseler yasamamak icin. Ulkemizdeki her anneye uygulandigi gibi yardimsever anneciklerimiz sagolsunlar her turlu fedakarlıgı yapmaya calisiyorlardi ama pek soran yok tabi istermisin diye. Ben biraz edepsizlik edip bazi isteklerimi onceden kendilerine iletmistim emzirirken odama kimse alinmasin, tanidik tanimadik her misafirle yuzgoz edilmeyeyim ve bebegin yuzunu gorecegiz diye cumbur cemaat odasina dolusmasinlar diye. Ama tabi yinede yurdumun merakli ve yardım delisi insanlarinin tacizlerinden tam olarak kurtulmam mumkun olmadi. Ben oturmus rahat rahat bebegimi emzirirken odaya paldır kuldur dalanlar mi dersiniz, uyuyor simdi baska sefere gorursunuz dememe ragmen olsun uyanmaz o daha sen al getir bi gorelim diye israr edenler mi dersiniz, kolik yuzunden can hıraş bir sekilde aglayan bebegimi susturamiyorum diye suçlayan ifadelerle talihsiz yorumlar eden mi dersiniz…. bence yeni dogan bebegin gorulecek bir tarafi yok zaten hemen hemen hepsi birbirinin ayni ilk gunlerde. ustelik anne de bebek de yorgun ve yepyeni bir hayata alismaya calisiyorlar. bi rahat bıraksınlar herkes bi sakin olsun nasıl ki onlar bebegi merak ediyorsa anne baba da bebegi yeni gordu ve onlarda merakla ona nasıl bakacaklarını anlamaya calisiyorlar biraz zaman tanısınlar. kimse bir yere kacmiyor yada bebegini saklamaya calismiyor.

  39. ilk bebeğim olduğunda herkesin dengesi bozulmuştu.

    2.’yi yapana dek geçen sürede o kadar doğru mesajlar vermişim ki, kızım doğduğunda her şey mükemmeldi. kayınvalidem süperdi, sadece yardıma ihtiyacım olduğunda yanımdaydı, annem süperdi çünkü anneliğimi överek beni hep iyi hissettirdi, kocam mükemmeldi çünkü ne istemediğimi çok iyi biliyordu ve herkes mükemmeldi çünkü mesajı çok doğru ve kırmadan ama çok net bir şekilde verebilmiştim.

    kimse kırılmadan herkes mutlu olmuştu. ama ilk bebeğimde canlı içiekler yüzünden annem tarafından odama sokulmayan eltim 2.’de beni aramadı bile. ama eşimi arayıp tebrik etti. komik di mi? :))))))

  40. merhaba ;
    anlatılan hikayeler erçekten kötü tecrübler var ama unutmayalım arkadaşlar onlarda anne.Nasıl şimdi bizler anne isek onlarda anne.Annelerde doğum yapacak kızları için endişelniyor acaba nasıl olacak iyi mi bir yeri acıyor mu sen o ufaklığın derdindeyken o da senin derdinde.Ayrıca özellikle ilk bebekte yanında yol göstercek birilerinin insanın yanında olması çok güzel ben ilk doğumumda gece uykusuzlukları ben yorgunum bazen bebğin ağladığını bile duyamıyordum o gelip yardımcı oluyordu.Tabiki onlarında bizlere nefes alacak aralıklar bırakmalı tammmen eski usul değil bizim dediklerimizede değer vermeleri ve yol göstermeleri önemli .
    Sanırım her iki tarafta olaya daha ılımlı yaklaşır (benim bebğim,ben tecrübeliyim) egolarını hafifletirlerser iki taraf için de çok güzel,heyecanlı ve mutlu bir dönem geçirmiş oluruz.
    Beliki yanlış düşürüyorum ama insanların bu günler birbirinin yanında olması hoşuma gidiyor(abartmayarak).Çok fazla avrupai yaşayıp sonra yanlız kimsesiz bir evde ölmek istemiyorum.

  41. Yurt disindayim ve dogumumu gerceklestirecegimiz sehirde henuz evimiz bile yokken ailemin dogum vakti 2 ay yanimiza gelme plani yuzunden 6 ay sonraki dogumumu dusunmek bile istemiyorum.
    1) Ben yardim istemedim
    2) Yeni bir aile kurarken esim ve bebegimden baska kimsenin henuz ev ziyaretinde olmasi (adi yardim bile olsa) kaldiramayacagim birsey
    3) Neyi nasil yapmama karisilmasi hele ki uykusuz gececek haftalari dusundukce beni deli ediyor
    Soylediklerinize katiliyorum, keske doktorlar bunu Turk ailelerine anlatsa.