11 Yorum

Bir Nefesmiş Hayat – 9

Güz’ün hikayesi Belde’nin kaleminden devam ediyor. Belde’nin tüm yazılarına Güz’ün hikâyesi etiketinden ulaşabilirsiniz.

***

Artık hastanede olmak hayat sürecimizin normal bir akışıydı. Güz’ü kısa aralıklarla ama daha sık görmeme izin veriyorlardı. 15 gün içinde toparladıktan sonra sünnet ve karaciğer biyopsisi tekrar gündeme gelmişti. Bir daha idrar yolu enfeksiyonu geçirmemesi önemliydi, bu yüzden sünnet şarttı. Biz de bir şekilde ameliyathaneye inip gelmesine alışmıştık zaten. Öncesinde yine katater takılabilmesi için de gitmişti. Damar yolu sorunu gün geçtikçe daha çok problem haline gelmiş, uzun süre yoğun bakım şartları damarlarının yapısını bozduğu için sağlam damar bulmak çok zor oluyordu. Bulunduğunda uzun süre kullanılamıyordu. Bu yüzden katater bu duruma bir nebze çözüm oluyordu ama artık altı kereden sonra katater de takılabilecek tek yer kalmıştı.

Açıkçası sünnet olacağı için ben de seviniyordum. Antibiyotik aldıkça vücudu çok yıpranıyordu çünkü. Zaten hiçbir şeyimizi geleneksel adetlerimize göre yapamamıştık, bunu da yapmayıverirdik. Bu duruma alışıktım. Lohusalık neymiş, kırkını beklemek ne demekmiş bunları anlamamıştım bile. Sezaryenden sonra enfeksiyon kaptığım için yedi günde hastaneden taburcu olabilmiştim. 10. gün yine hastanedeydim. Zaten emzirememiştim ve hatta sağdığım sütler 6 ay buzlukta bekledikten sonra zamanları geçti diye çöpe bile atılmıştı. Çöpe atmak zor gelmişti çünkü hep beklentim vardı Güz bir gün bunları içecek diye ama kısmet değilmiş. Bilseydim bir anne sütü bankasına bağışlardım, en azından başka başka bebekler için fayda olurdu, çöpe gitmezdi. Açıkçası hayıflanmıyordum ah vah diye. Benim için burnundan bile olsa beslenebiliyor olması yeterdi. Tek umudum bir gün tekrar biberonla normal şekilde beslenmesi yönündeydi.

Sünnetimiz başarılı geçmişti. Tam sevinirken bir de piyangosu olduğunu öğrendik. O kadar doğal bir şeymiş gibi şöyle bir konuşma geçti doktorla aramızda. “Hayırlı olsun; başarılı bir sünnet oldu tebrik ederiz. Bu arada size söylendi, biliyorsunuz değil mi, grade 3 reflüsü var?” Biz; “Yok bilmiyoruz, nedir bu acaba?” Doktor; “İdrar yolu reflüsü; idrar geriye, böbreğe doğru geri kaçak yapıyor. Ama endişelenmeyin çok ileri safhada değilsiniz ilaçla kontrol altına alınır.  Böbreğe zarar vermesi riskinden dolayı takip edeceğiz; eğer ilerlerse bir ameliyatı var. Neyse size tekrar hayırlı olsun, iyi günler.” Gerçekten de ne kadar da hayırlı bir günmüş değil mi? Daha sonra öğreneceğiz ki bu idrar yolu reflüsü ne kadar çok çocukta varmış, sadece prematürelerde değil. Sağlıklı doğan çocuklarda bile gelişebilirmiş. İleri aşamaları, böbreğe verdiği hasarla beraber ameliyat, sondalama ve diyalize kadar giden bir yol. “Neyse, inşallah ilerlemeyecek… Biz bugün oğlumuzun sünnet olmasını kutlayacaktık.” Yel değirmenleriyle savaşmanın sırası değildi.

Sünnet olduktan sonra, karaciğer biyopsisi de yapıldı ve çok şükür sonucu iyi çıktı. Karaciğerde kalıcı bir hasar olmaması herkesi çok sevindirdi. Zamanla kullandığı ilaçlarla değerleri de düzelecekti. Güz gün geçtikçe yavaş yavaş toparlıyor, daha iyi hale geliyor, büyüdükçe de çevresiyle olan iletişimi artıyordu. Daha sık yanına girebiliyor olmam benim için de çok moral oluyordu. Bazen yanında olduğum zamanlar onu kucağıma alabiliyor, konuşuyor, hatta kısa kısa masal bile okuyabiliyordum. Bizi artık tanıyordu; her sabah babası erkenden işe gitmeden önce hastaneye gidiyor, durumuna bakıp Güz’ü görüyordu. Güz için her sabah babasının gelmesi bir rutin olmuştu, beklediği bir şey vardı; kapıya bakarak ve hafif gülümseyerek babasını karşılıyordu. Ona biraz destekli oturabilmesi için ana kucağı bile götürmüştük. Günün belli zamanları oturmaya başlamıştı. Fizik tedavileri sıklaşmış, doktorumuz bana da yapacağım hareketleri göstermişti. Her yanına girdiğimde bu hareketleri ona yaptırmaya başlamıştım. Günde 3 – 4 kez yaptırıyordum.

O iyi oldukça, hayata bu kadar sıkı tutundukça bizim iyi olmamamız mümkün değildi. Yine kavuşacağımız günleri beklemeye başladık. Önümüzdeki tek problem burundan beslenmeydi. Artık normal beslenmeye geçmesi için çok ısrar ediyordum. Özellikle hastanedeyken bunun denemelerini tekrar yapmak istiyordum. Daha önceki biberon denemelerimiz çok başarılıydı, neden bir daha olmasın neden tekrar denemiyorlar diye biraz üzülüyordum. Hem artık 2500 gramı geçmişti bile; daha güçlü ve daha bilinçliydi. Evet, kazalar yaşamıştık; artık onlar da korkuyor ve temkinli davranmak istiyorlardı. Ama sonuçta son kazamız da biberon yüzünden olmamıştı, risk her zaman vardı yani. Bir gün doktorumuza bu konuyu açtığımda; “Şu an yapabileceğimizi düşünmüyoruz. Midesinden beslenmesi için (peg) açmayı ameliyat olmasını düşünüyoruz” dedi. Hayallerim yıkılmıştı ama içimde bir şey buna şiddetle karşı çıkıyordu ve ilk defa bu sefer doktorların demesine rağmen karşı duruyordum.  “İleride belki olabilir ama şu anda normal beslenmeye başlaması bizim için % 5’lik bir ihtimal var” dedi. Benim umutlanmamam için bunu söylemişti ama verdiğim tepkiye o da şaşırdı. “Yani % 5 de olsa ihtimal var diyorsunuz öyle mi?” dedim “Evet” dedi “Bence yapacak” dedim, “inşallah yapacak”. İç sesim şunu diyordu; “Benim oğlum on binde bir ihtimal şu anda hala nefes alıyorsa bu değer onun yanında nedir ki?” Belki boş bir hayaldi ama biz zaten bunca zaman boş hayaller kurarak ve bunlara inanarak bugünlere gelmemiş miydik?

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

11 yorum

  1. MERHABA BELDE HANIM ÖZENLE TAKİP EDİYORUM YAZILARINIZI SABRINIZA HAYRAN KALDIM, İNAÇINIZA DİYECEK SÖZ BULMIYORUM, GÜZ İNŞ UZUN BİR ÖMRE SAHİP OLUR VE SİZE HAYIRLI BİR EVLAT OLARAK YETİŞİR.
    RABBİM ONU SİZE BÜYÜK BİR MÜCADELEDEN SONRA BAĞIŞLADI .MERAK ETTİĞİM KONU GÜZÜN YEMESİ BESLENMESİ DÜZELDİMİ UYKULARI NASIL O KADAR BADİRE ATLATTIKTAN SONRA ONLAR OLSUN YOLUN DAMI? MERAK İŞTE 🙂

    • Teşekkür ederim melek hanım.. Güz bunları yaşadığından beri 1 sene geçti. Çok şükür artık herşey daha yolunda beslenmesi her çocuk gibi uykularıda… Sadece hala uykularımızda oksijen kullanmaya devam ediyoruz. Yazılarmın devamında tüm bunlardan bahsedeceğim…

  2. lütfen o yüzde beş ihtimal gerçekleşmiş olsun, yine yüreğim sıkışarak size ve oğlunuza bir kez daha hayran kalarak okudum yazınızı. ne diyebilirim ki her yazınızı okuduğumda güz’ün derin ve deniz le olan fotoğrafını düşünüp seviniyorum, sizi ve güz’ü çok çok öpüyorum…sağlıcakla kalın…

  3. Sizin yazilarinizi her okudugumda iste diyorum mucizenin digrr adi Guz. Amadiger adi da sizsiniz bence. Bu kadar dayanikli olamazdi herkes. Ben olamazdim mesela coktan parcalara ayrilmistim. Siz ve Guz cok guclu cok ozel insanlarsiniz… Hayat size ve Guz bebegimize ve tum bebeklerle annelerine hep guler umarim..

    • teşekkürler Sinem bütün anneler ve bebekler mucize. kendinize haksızlık etmeyin öyle bir durumda kalırsanız eminim sizde baş edersiniz. Biz de sadece içinde olduğumuz durumu yaşadık çünkü… kontrol bizde değildi..

  4. Sizin yazilarinizi her okudugumda iste diyorum mucizenin digrr adi Guz. Amadiger adi da sizsiniz bence. Bu kadar dayanikli olamazdi herkes. Ben olamazdim mesela coktan parcalara ayrilmistim. Siz ve Guz cok guclu cok ozel insanlarsiniz… Hayat size ve Guz bebegimize ve tum bebeklerle annelerine hep guler umarim..

  5. Sabrınıza ve inancınıza hayranım.. Güz’ün yaşam mücadelesini bizimle paylaşmaya başladığınızdan beri sizden inaç adına sabır adına çok şey öğrendim Belde Hanım.. Siz de eşiniz de Güz bebek de çok çok özel insanlarsınız. Allah size minik dev adam Güz’le birlikte nice sağlıklı günler yaşatsın..

    • Çok teşekkürler… Bizde Güz’den çok şey öğrendik Mine hanım… Biraz olsun bunları aktarabiliyorsam ne mutlu bana… Ama inanın bizimle benzer ve hatta daha zor durumları yaşayan insanlar var. Biz sadece bu “özel” duruma ayak uydurmaya çalışıyoruz.

  6. Güz benim soluk soluğa okuduğum bir roman gibi,o bir kahraman,o bir serüvenci,o yüreği kendinden bile büyük bir küçük adam…