57 Yorum

Cinsiyetler arası anlam karmaşası

Doğan hafta içi akşam en erken 7’de işten çıkar; genelde 7 buçuk, çok nadir olmamakla birlikte 8’de çıktığı da olur. Eve gelişi 8-8 buçuğu, bazen 9-9 buçuğu bulur ve çoğunlukla çocuklardan en az biri uyumuş olur.

Her akşamüzeri saat 6-6 buçuk gibi ona telefon açarım ben:

Doğan: Alo?
Elif: N’aber?
Doğan: İyilik canım, senden?
Elif: !!!! Benden de… Çocukları [yedirdim/yedireceğim/yıkadım/yıkayacağım]. Ne zaman geliyorsun?
Doğan: Birazdan çıkarım/Bilmiyorum/Belli değil/Gecikirim

Bu diyalog her gün bu şekilde, yukarıdaki yanıtlardan biri seçilerek gerçekleşiyor.

Şimdi 10 puanlık uzman sorusu: Sizce ben her Allah’ın günü, gün bitimine doğru neden kocamı arayıp da hatırını sorayım?

Evet, bildiniz! Eve ne zaman geleceğini öğrenmek için!

Ama o bunu anlamıyor.

Neredeyse 20 senedir birlikteyiz; 12 senedir evliyiz; 5 senedir çocuklu; 1 seneden fazladır iki çocukluyuz; ve adam hala her gün akşam 6 buçukta sohbet etmek için aradığımı sanıyor.

Bir türlü anlamadı ki ben o sırada onun nasıl olduğunu sormuyorum. Gününün nasıl geçtiğini de merak etmiyorum. Onları nasıl olsa akşam konuşuruz. O an, o telefon konuşması sırasında benim tek bilmek istediğim şey kocamın EVE NE ZAMAN GELECEĞİ. Çocukları yıkarken bana yardım edecek mi? Deniz’e kitap okuyacak mı? Benim totom ne zaman koltuk yüzü görebilecek? Bunları bilmek istiyorum.

Her gün şartlanmış şempanze gibi ben farklı cevabı almak ümidiyle aynı soruyu soruyorum, o da aynı şartlanmışlıkla bana aynı yanıtı veriyor.

Marslılar ve Venüslüler aynı dili konuşurlar. Ancak aynı dildeki bu kelimelere farklı anlamlar yüklerler.

diyor Erkekler Mars’tan, Kadınlar Venüs’ten kitabının yazarı John Gray.

Bu yüzden ki, örneğin:

(1) Kadın Hiç dışarı çıkmıyoruz dediğinde,

asıl demek istediği “Canım dışarı çıkıp beraber bir şeyler yapmak istiyor. Seninle birlikte olmaktan çok keyif alıyorum. Ne dersin? Beni yemeğe çıkarmak ister misin? Uzun zamandır birlikte bir şeyler yapmıyoruz”muş.

Ama adam bunu “Sen üzerine düşeni yapmıyorsun. Beni hayal kırıklığına uğratıyorsun. Sen tembel, romantizmden yoksun ve sıkıcı birisin ve bu yüzden artık birlikte hiçbir şey yapmıyoruz” şeklinde algılarmış.

(2) Kadın Bu ev her zaman rezil durumda dediğinde,

asıl demek istediği “Bugün biraz dinlenmek istiyorum ama ev berbat durumda. Çok yorgunum ve biraz dinlenmem lazım. Umarım toparlamama yardım edersin. Evin kötü durumda olduğuna dair benimle hemfikir misin? Birazını toparlamama yardım etmeyi teklif edecek misin?”miş.

Ama adam bunu “Bu ev senin yüzünden berbat durumda. Ben temizlemek için elimden geleni yapıyorum, ama daha bitirmeden sen her tarafı batırıyorsun. Tembelin tekisin ve eğer değişmezsen seninle yaşamak istemiyorum. Ya temizle, ya terk et!” olarak algılarmış.

(3) Kadın Artık beni sevmiyorsun dediğinde,

asıl demek istediği “Bugün beni sevmiyorsun gibi hissediyorum. Sanırım seni kendimden uzaklaştırdım. Beni sevdiğini biliyorum; benim için bir sürü şey yapıyorsun. Ama bugün biraz ilgiye ihtiyacım var. Bana beni sevdiğini söyler misin? Öyle iyi geliyor ki…” imiş.

Ama adam bunu “Sana hayatımın en iyi yıllarını verdim, ama sen bana hiçbir şey vermedin. Beni kullandın. Bencil ve soğuksun. Kendin için yaşıyorsun, başka kimse umurunda değil. Seni sevdiğim için ne kadar aptalım. Şimdi elimde hiçbir şey yok” diye algılarmış.

Ya, işte böyle…

Şimdi burada kim haklı? Söylemek istediğinden bambaşka bir şey söyleyen kadın mı, yoksa kadının söylediğinden bambaşka bir şey anlayan adam mı?

Dahası, bunun çaresi var mı?

Ben bunca senedir çıkamadım işin içinden.

57 yorum

  1. Benzer konuşma diyologları bizde de var.. Bende çıkamıyorum işin içinden… içime su serptin..Erkeklerin hepsi böyle!..

  2. valla varsada bi çıkan yazsın hayrına..

  3. erkekler mars kadınlar venüs kısmını hemen eşime mail olarak gönderiyorum…

  4. hahaha sabah sabah ıyı geldı bu yazı

  5. Akşam işten eve dönerken arıyorum: Bu akşam ne yesek? Evde de birşey yok, ne yapalım? Ay çok da yorgunum… (Anlamı: Lütfen bana dışarda yiyelim ya da birşeyler sipariş ederiz de, bir kere sen akıl et, bir kere incelik yap)
    Kocam cevap veriyor : Amaan bir makarna yaparsın, ya da yumurta yeriz Sezen. Ne kolayına geliyorsa. (Anlamı: Meşakkatli yemek istemeyerek seni düşünüyorum, sana yardımcı oluyorum)
    Durum : Adamın incelik anlayışı bu kadar işte…

    • Benzer muhabbet bizde Pazar sabah kahvaltıları için yaşanıyor.

    • YAnı diyolog bizde de geçer. Bir makarna yaparsın :))) çok güldüm okuyunca. Hepsi aynı incelikte bunların.

      • … ya da kalınlıkta 😀

        • cevap bir makarna yapariM olsa o zaman super olur ! ben de hep o cevabi istiyorum, cevap disarida yiyelim ya da disardan alalim oluyor.

          • su yorumdan benim anladigim, insanoglu nankör, hele de biz kadinlar:) malesef:( adam incelik yapsin disarda yiyelim yada siparis edelim diyor digeri öyle oldugu halde ben makarna yaparim demesini bekliyor. yani elimizde olmayan her zaman daha cazip yada her zaman daha fazlasini bekliyoruz.. erkeklerin bizi anlamasini beklerken biz onlari ne kadar anlayabiliyoruz acaba? ayni muhabbetler bizde de yasaniyor, benim simdiye kadarki tecrübelerimden cikardigim, ne istiyorsak direk ifade etmek,anlamasini istedgimiz seyi anlamasini beklemeden. bunu yapmak zor oluyor bazen iste karsidaki insandan bekliyoruz, ama diger türlü daha cok üzülüyoruz kanimca:) dilimizi hakkiyla kullanabilmek dilegiyle;) sevgiler!

  6. aynı muhabbetler demekki hepsi aynı ,bizde aynıyız 🙂

  7. Haha süper!! Ben de hiç usanmadan her gün aynı saatlerde arıyorum ve o da aynen senin eşin gibi 8buçuktan önce gelemiyor Elifçim. Ama ben yine de acaba bugün erken çıkar mı diye yine de arıyorum:) Bu hep böyle gidecek sanırım

    • Aynen ya, aynı diyaloğlar bizde de var. Üstelik eşim ortalamaya vurursak akşam 21:00 civarında evde olabiliyor. İmdattttt…

      Ama hakkını da yememek lazım olur da evde yemek olmazsa ya da yorgunum filan dersem hemen dışardan söyleyelim der.. Pazar sabahları da kendisi teklif eder dışarıya çıkmayı genelde..

  8. valla ben adamlara hak vermek istiyorum, çünkü kadınların beyni bir garip çalışıyor, söylediği bir şeyin altında onlarca anlam yatabiliyor, adam yazık hangi birini tahmin etsin. onlar çok düz mantık, birşey diyorsa onu diyordur, başka birşey değil. biraz daha net olmaya çalışalım bence, örneğin ” aşkım eskiden her pazar balık yemeğe giderdik, şimdi çok yoğunsun.” demek yerine ” ulan sen beni ayartana kadar ince bir adamdın, şimdi kereste oldun.” diyebiliriz :)))

    • İşte bunları beğenebilmek için yakında yorumlara BEĞEN seçeneği ekleyeceğim 🙂

      • sanırım ben de erkekleri koruyan bir yorum yazacağım.. yazınızda eşinize ne zaman geleceğini soruyorsunuz o da cevap veriyor.. eve erken gelmesini istediğinizi söylemiyorsunuz, onun anlamasını bekliyorsunuz. Anlamıyorlar maalesef. Bizde de aynı şey geçerli ama sonunda yontulan sanırım ben oldum. Ne zaman geliyorsun yerine ‘lütfen gelebilir misin ben artık dayanamıyorum’ diyorum ve genelde cok acil önemli bir iş söz konusu değilse eşim eve geliyor. Bu “mars venüs” durumunu hep yaşadığımı farkediyorum kendimi sorguladığımda. İma ettiğimiz hiçbir şeyi erkeklerin anlamalarını beklemememiz gerekiyor sanırım. Bir deneyin. Onların karmaşık olmasını beklemektense bizim biraz düz mantığa inmemiz kendi adımıza işleri biraz kolaylaştırabilir diye düşünüyorum. sevgiyle

        • Tugi’ye katılıyorum.Ben de anlatmak istediğimi direkt söylerim.Gerçekten acil işi yoksa hemen gel,yoksa ben çıldırıcam felan deyip durumumu iyice abartırım.Çok nadiren geç gelir…

          • Katiliyorum, direk ne istedigini soylemek gerekiyor. Ben de uzunca sure ima etmeye calistim, tabi kavga edip durduk. Sonra esim zorladi ben bu kitabi okumaya. Birlikte okuduk bir kismini. Cok iyi geldi. Simdi ne istedigimi direk soylersem elde ediyorum, ima etmeye calisirsam avucumu yaliyorum 🙂 Bence de direk soylemekte fayda var. Esim meger cok anlayisliymis onu anladim. Ben bebege en fazla 10 saat araliksiz bakabilirim aksam 6da gelmeni istiyorum dedim, ve aksamlari 6da geliyor. Istedigim hemen herseyi yapiyor aslinda. Nazar degmesin maasallah 🙂

            • Valla ben gayet açık söylüyorum. Ve gayet de her gün(sanki acayip bişi gibi) erken gelmesini bekliyorum. Durumun vehametini de her daim belirtirim kendilerine. Ama o yine bildiğini okur. Kısacası açık konuşmanın değil menfaatine konuşmanın faydası var, bizimkinin ise hiç menfaati tutmuyor, 9dan önce mümkün değil 🙂 Üstelik bir gün erken gelsin, diğer gün otomatikman geç kalma hakkı doğuyor :S Geçen iki gün klimacılar gelecek diye 7 de geldi. Son zamanlarda iyiyim ama diyor 😀 Ona göre her şey normal, ben de mi gariplik var?

  9. 🙂 işin içinde de çıkılamaz zaten.. Ara sıra işe yarayacak taktikler olabilir :politika yapmak ,pembe yalan söylemek yani.. tabii her gün işe yaramaz , kocaya çok ihtiyaç duyulan durumlarda ;
    -aşkım kendimi hiç iyi hissetmiyorum,kalkacak halim yok zor durumdayım (eve geldiğinde bi ilaç aldım, iyi geldi)
    -akşama şu şu gelecek hazırlanmamız lazım ( eve geldikten sonra bana bir tel gelir ve program iptal olur )
    -erkeklere küçük küçük muhtaçlıklar onların çok hoşuna gidiyor; yolda kaldım beni almaya gelirmisin (tabi bende çocuk ve araba olmadığı için işe yarıyor.sonra da yorgun da olsa akşam bi yerlere çıkmış oluyoruz.bundan sonra ben de en azından uzun bir süre dışarı çıkamayacağım 🙂 vs..
    Tabi her zaman ve herkesde işe yarar mı ,denemek lazım

  10. Peki Elif neden direkt açıp kaçta geliyorsun demiyorsun hiç 🙂 Yani erkeklerin alt anlamları anlamadığını ne derken aslında ne demek istediğine kafa yormadıklarını hepimiz biliyoruz. Bence bugün 6:30 civarı ara kaçta geliyorsun Doğan de kısa net sen mutlu o mutlu 🙂
    Hoş ben böyle direkt sorduğumda kocam insan önce bir naber nasılsın der diyor. Haa bir de sanki iş için arıyormuşum gibi ya da uzak birini önce bir müsait misin diye sorsana telefonu açınca Alo kaçta geliyorsun bu nasıl bir girizgahtır dediği de çoktur 🙂

    • Bilmiyorum. Nazik davranmaya mı çalışıyorum acaba? Ya da ben leb demeden onun leblebiyi anlamasını istiyorum, nedense…

  11. Alın size farklı bir hayat örneği ; elifçim şanslısın yinede kocan eve çoğunlukla geç gelip sana çok yardım edemesede en azından hergün bir ümidin var belki doğan bugün erken gelir …belki bana yardım eder…diye ya ben ve benim gibiler ne yapsın 2 çocuk , biri 8 aylık tamamen anneye bağımlı , gündüz iş akşam ev temposu ve asla eş yardımı olmadan giden bir hayat…daha yazayımmı ? ben eşimin bana yardım etme ihtimalini bile düşünemiyorum hiç olmadı olmıcakta yaaa söyle bakalım ben ne yapayım 🙁 🙁 ( şimdi böyle yazınca çok barbar bir eşe sahipmişim gibi gelebilir hepinize aslında iyidir hoştur eh anlaşırızda … 🙂 )

  12. Uzun suredir kendi duygularım ve farkındalıklarım uzerinde calısıyorum ve gercekten kendimi cok rahatlatan yerlere geldim. Anladımki cogu zaman soyleyecegimiz herhangi bir sey karsımızdaki tarafından her turlu farklı algılanabilir, bunu bizim belirlememize imkan olmadıgı gibi karsımızdakinin de genellikle ve ozellikle “bana sunu demek istedi ama ben oyle algıladıgımı gostermiyecegim” diye dusunmedigini bizim de anlamamızda fayda var. Kisinin neyi nasıl algıladıgını da belirleyen tamamen gecmisi ve duydugunun onda ne cagrıstırdıgı. Yani cogu zaman siz istediginiz kadar ima edin, ondaki kayıtda karsılıgı baska ise, nafile. Bunu kabul ettigimizde hayat gercekten daha kolay oluyor. Artık bir seyi kocama ima edip onun anlamasını bekleyip anlamadıgında da kızmaktansa kii bu gercekten iliskiyi germekten baska bir seye hizmet etmiyor, ne hissettigimi ve duygularımı direk soylemeye basladım. Onceden “artık hic birsey yapmıyoruz” lafi onu kızdırdıgı gibi, benim de kendimi degersiz hissetmeme sebep oluyordu. Cunku muhtemelen “hicbir sey yapmıyoruz” lafı onun bilgisayarda kotu anlamlarla kayıt edilmis. Simdi cok rahat seninle basbasa bir sey yapmak istiyorum, suraya yemege gidelim dedigimde, verdigi tepki gercekten bana kendimi iyi hissettiriyor…..

  13. Çok derin bir konu olmuş!!Çık işin içinden çıkabilirsen. Benden bir tavsiye aman bu kitabı kocanıza ya hiç okutmayın, ya da sadece erkeklerin gariplikleriyle ilgili kısmını okutun! Ben okurken ilginç bulduğum yerleri kocama da okumuştum biraz öğrensin diye. Aklında kalan kısım sadece kadınların gariplikleri olmuş nedense, erkeklerin garipliklerini hemen aklından silmiş 🙂
    Yıllardır “hep, hiç” sözcüklerini benim sözlüğümden silmeye çalışıyor, ben de “Onları duyduğunda sen de ne demek istediğimi doğru anla işte” diyorum… böyle uzuyor gidiyor.

  14. benzer değil her Allahın günü aynı konuşmayı bizde yapıyoruz :)hatta daha ileri boyuta da taşınıyo…mesela saat 10 olmuştur (ki bizim babamızın eve gelmesi en erken 9 buçuk) ve ben ararım;
    -hayatım nerdesin
    -(diiit diiit diiitt)yoldayım..(o dit dit sesi emniyet kemeri sinyalidir ki eşim takmadan asla yola çıkmaz bu da arabaya yeni bindiği gösterir ama haklı “yoldadır”:)
    -hmm anlıyorum yeni mi çıktın?
    -sayılır.. gibi 🙂

    • Evet, “yoldayım” oldukça geniş anlamda kullanılıyor bu Marslılar tarafından.

  15. valla ben de akşamları eşinin yolunu gözleyenlerdenim,yarım saat erken gelse acaip mutlu oluyorum,ama o da çok yorgun oluyor,çok sıradanlaştı hayatımız,her gün,her saat dilimi aynı,”bugün aslında dündü” diye bir film vardı bazen ona benzetiyorum hayatımızı,çocuktan sonra böyle olduk biz,önceden sokaklarda fink atardık,o konser senin,bu tiyatro benim,gezer dururduk,şimdi Deniz uyusa da biz de dinlensek modundayız…

    • Bizde de benzer bir durum var ama giderek azaliyor. Buyudukce 🙂 oglum 14 aylik oldu bu arada, az da olsa sadece ona bakmaktan beraber bir seyler yapmaya gecmeye calisiyorum.

    • eyvah eyvah demek çocuktan sonra 🙂 valla bizim hayatımız da pek bi renkli, son haftama girdim hala nereye gitsem de içimde kalmasa diye geziyorum :))) umarım çocuktan sonra çok monotonlaşmayız ya 🙁

      • monoton ama mutlu bir hayat bekliyor seni Türkan,şaka şaka:) Sanırım Selencat’ın da dediği gibi büyüdükçe daha da azalıyor,ilk zamanları atlattın mı rahat edersin,umarım sağlıkla gelir bebişiniz…

  16. Bu isin icinden cikilmaz. En guzeli duruma kabullerini sunmak. Gerisi ekstra yuk. Ben hep derim ” Allahim bana degistirebilecegim olaylari degistirebilme gucu, degistiremeyecegim olaylari kabullenme akli ver “

  17. bizim düşüncelerimiz beyin kıvrımlarımıza takılıyormuş ağzımızdan da bambaşka şeyler çıkıyormuş dolayısıyla düşüncelerimizi çok dolambaçlı anlatıyormuşuz. net olacakmışız. ne istiyorsak dümdüz söyleyecekmişiz.

    der pek sevgili ve kıvrımsız beyine sahip eşim.

  18. Benim anlamadığımsa şu: Benzer diyaloglar yaşayan bir sürü kişi var etrafımda. Söylenenler ve söylenmek istenenler, anlaşılanlar ve anlaşılmak istenenler bir süre sonra pek çok yanlış anlamaya neden oluyor. Yanlış anlamalar kırgınlıkları getiriyor. Ve sonunda tüm bunlar kötü bir birikimle kötü öfke patlamalarına, küskünlüklere vs. neden oluyor. Bunu yapmak yerine doğrudan konuşmak, o an ne hissediyorsan, ne düşünüyorsan tastamam onu söylemek neden zor geliyor insanlara? Dediğim şeyleri yaşayanlara bunu söylediğimde “Evet, haklısın, doğruca söylemek lazım”, diyorlar ve yine de yapmıyorlar. Doğrudan iletişim bu kadar zor olmamalı.
    Kitaptaki “Bu ev her zaman rezil durumda”nın açılımı beni dehşete düşürdü. Böyle olmamalı. Olmayabiliyor ve inanın öylesi çok daha kolay, keyifli bir ilişki getiriyor beraberinde.

    • Banu’mm
      şekerim sen kendini hiiç mi ben onu mu dedim şimdi derken bulmuyorsun yıldıray’a??
      merak ediverdim işte 🙂

      • Neredeyse hiç diyebilirim NzN’cım. Olursa da konuşuyoruz. Ameliyat derecesinde. Ama çok sık olmuyor bu ameliyatlar. Çünkü gerçekten içimizden geçeni söylemeye çalışıyoruz.

        • Banu ve Yıldıray çiftini görmüş, sükunetlerine hayran kalmış bir insan olarak buna kalpten inanıyor ve takdir ediyorum. Ve hatta biraz kıskanıyorum bile.

    • Bazen sürekli doğrudan konuşmak insanı sürekli isteyen kişi durumuna düşürüyor da o yüzden bence. En azından benim için öyle 🙂
      Örneğin ev işleri konusunda bir yardım gerekiyorsa onu da, bunu da demekten bıkıyorum. İşleri görmüyor mu canım, bikere de istemeden yardım teklif etsin. Çok şey mi istiyorum?..
      Evet, biraz feministliğim de var galiba; işlerin kadınlara görev, erkek yapınca lütuf olmasına gıcığım var 🙂

      • Bayanlar genelde birseyleri istendiginde yapilinca istenmeden yapilmasi kadar degerli bulmuyorlar. Ben soyledikten sonra ne degeri var oluyorlar. Benim annemin cok kullandigi bir cumledir bu. Halbuki sen soylediginde karsindakinin onu yapmasi da cok degerli birseydir, sana deger verdigini gosterir. Tamam belki ima edildiginde anlamasi daha iyi hatta soylenmeden yapmasi muhtesem olabilir ama erkek bu kocalar sonucta, yapmiyorlar, anlamiyorlar. Ben de uzunca bir sure ben soyledikten sonra ne degeri var, soylemek istemiyorum, soylemeden yapsin diyordum. Olmuyormus. Soyluyorum, diyorum benim su derdim var ve cozum buluyor. Ben yetisemiyorum islere cocuk olduktan sonra dedim, neleri uzerinden alabilirim dedi. Is bolumu yaptik. Hersey cok daha iyi simdi.

  19. Ben bu duruma şöyle bir çözüm buldum(çözüm denirse)
    EVDE YEMEK NAMINA BİR ŞEY YOKKEN Kİ DİALOG:
    AYSİM: Nber kaçta çıkıyorsun?
    KOCA: Yarım saate kadar(bu saat eve gelişiyle birlikte 7 olur en iyi ihtimalle)
    AYSİM:Benim yemeğim var(salata yani)ama sana hiiiç bir şey yok.
    KOCA:??? sessizlik
    AYSİM:Sen düşüne dur..haberin olsun diye söyledim.

    dialoğun sonunda koca kişisi eve tok gelir yada yanına yiyecek bir şeyler alı.Napıyım canım hem ona hem kendime hem de Defne’ye yemek yapmak sapıttırıyor bazen bünyemi.

  20. Bence suçlu bu adamları bu kadar çok çalıştıran iş yerlerinde. Hepsi eve erkenden gelse, böyle bir diyalog olmayacak. 🙂

    • Benim devlette çalışıp eve normal şartlarda en geç 6 da gelen bir eşim var ama evde çocuklarla onu dört gözle beklediğimi bildiği halde markete uğramak vs. gibi bir nedenle yarım saat- kırkbeş dakika geç geleceğinde bir kez aramışlığı yoktur. Hep ben arayıp sorarım.
      Sanırım bütün erkekler aynı..

  21. Supersin Elif!!! Erkekler dolayli yoldan anlamaz zaten, direk soylemek lazim

  22. ben geçtim dolaylı yoldan anlatmayı, ima etmeyi direkt söylediğin zamanlarda bile karşı tarafa ulaşana kadar öyle bir noktaya geliyor ki benim ağzım açık kalıyor 🙂
    “Ben onu mu dedim şimdi?” derken buluyorum kendimi bolcana 🙂
    olay ifade ediş şekli değil bence.
    ben ne hissedersem direkt söylerim, ima etmem ( arada tabii ki kadınlık hormonlarım ağır basar, yaparım o ayrıııı) ama onun da işe yaramadığı durumlar çooook.
    aynı pencereden bakarken bambaşka şeyleri görebiliyoruz. hep x -y’den kaynaklanıyor bunlar heepp…..

  23. ya biz kadınlar gerçekten çok ilginç yaratıklarız. Neden bişeyi dümdüz söylemek yerine alengirli yolları tercih ediyoruz ki. ben de böyleyim 🙂 mesela ay bu evin çivisi çıktı, her yer karmakarışık demek yerine be adam artık şu yapıştığın koltuktan bir kalkta süpürgenin ucundan bir gün de sen tutuver diye söyleyivermeliyiz sanırım…

  24. Bizdeki Diyaloglardan örnek vereyim,
    -Ev berbat durumda , hadi sen süpürüyorsun ben arkadan siliyorum marş marş:)))
    -Evde yemek yok, yapacak , bulaşığını yıkayacak halim de yok, tantuni de olur döner de fark etmez, istediğini al getir.
    -Kızı babaanneye bıraktım, balık-rakı var evde, yanında arkadaş getirirsen aynen kovarım hiç çekinmem bilirsin. vb…gibi

    Dümdüz söylerim ben istediğim her şeyi, eşim bazen kırıcı ya da dominant olduğumu söyler ama dolambaçlı konuştuğum dönemleri hiç hatırlamak bile istemez.

  25. Elif, blogunu ABD’de okurken “nasıl ya, 9’da mı eve geliyormuş eşi? 9 çok geç değil mi eve gelmek için” diye düşünürdüm. Şimdi en erken 9’da eve geliyor eşim işten… Çok sıkıldım, bunaldım. Haftasonları da pırr diye uçuyor adeta. Haftaiçleri akşam 1 saat ya görüyoruz ya görmüyoruz birbirimizi. Baba dostu işyerleri de olsun.

  26. Aslında erkeklerde haklı bizim birşey söylerken altında ne demek istediğimizi anlayamıyorlar. Ama anlasınlar, herşeyi en ince ayrıntısına kadar anlatamayız ki :)))
    Neyse bende akşam olunca eşimi arıyorum
    -napıyorsun tatlım?
    -çalışıyorum canım sen napıyrsun?
    (sanki ben çalıştığını bilmiyorum)
    -iyiyim canım Ezgiyle birbirimizi yiyoruz yine sıkıldık, nezaman geliceksin?
    -yarım saate / bilmiyorum tatım / hadi gelin beni alın
    şeklinde sürer diyalog. ve bilmiyorumsa cevap kesinlikle 1-2 saatten önce gelemiycektir eve. Ezgicimle benim başımızın çaresine bakmamız gerekiyordur 🙂

  27. Arkadaslar en azindan kacta geliyosun diyebileceginiz biri var, bizim baba haftaici yok, bizde muhabbet cuma veya persembe ucagin kacta iniyor seklinde bir yildir. Yani marslilar, venusluler, dunyalilar herkes madara bizde, kimi deliler gibi calismaktan ve cocuk ozleminden, kimi tek basina evi cevirmekten… Tek positif durum haftasonlarimiz cok degerli oldugundan, babamiz calismiyorsa, sevgi yumagi moduna geciyoruz:).

  28. Valla kusura bakmayin ama ben erkekleri hakli buluyorum bu konuda. Ne soyleyecegimizi dan dun seklinde olmasa da dogrudan soylemek gerek. Hatta sadece kadin-erkek iliskilerinde degil butun iliskilerde biraz daha dogrudan ve acik iletisim cooook faydali! Imalar, beklentiler insani cok yoruyor ve pasif-agresif davranislara yol aciyor.

  29. Ben de bir suredir direk soyleyenlerden oldum. 2 senenin sonucu: Esim cok bunaldi, surekli talep ediyorum, o da cozuyor(mus). Kalakaldim 🙂

  30. Bir çözümde benden verin telefona çocuklarınızı babalarıyla konuşsunlar..10 dk sonra kocalar cepte..ay pardon evde 🙂

  31. Benim yorumlarimi unutun gitsin. Yok hepsi odun herhalde bu kocalarin. Kac gundur aliyor eline bilgisayarini habire bilgisayarindaki sistemi degistirmeye calisiyor. Bugun gelince direk dedim, ima falan etmedim “Seninle vakit
    gecirmek istiyorum diye”. Yok bir problem varmis da bilgisayarda, akli oraya takilmis 10 dak dahaymis, 5 dakika dahamis yatak vakti geliyor, patladim gitti.

  32. ne söylemek istiyorsam onu söylüyorum ben. buna rağmen yine de anlaşılamadığım oluyor. :))