16 Yorum

Yaz tarifesi

Küçükken, okul çağında bir çocukken, yaz tatillerini iple çekerdim.

Yorulurdum okuldan. Severdim yazı. Yazlığa giderdik. Çok farklı olurdu orada hayat. Çok daha rahat.

Annemin orada ne kadar çok yorulduğunu, ona tatilden ziyade zorluk olduğunu, okulların açılmasını dört gözle beklediğini, tatilin sonlarına doğru “Hayırlısıyla şu okullar bir açılsa!” dediğini hatırlıyorum. Ve sebebini şimdi anlıyorum.

Deniz’in okulu cuma günü kapandı. Bugün yaz tatilinin ilk günü.

Bundan kısa bir süre öncesine kadar panik düğmesine basmış bir şekilde, “N’apsam? Yaz okuluna mı göndersem? Kamp falan mı bulsam?” diye düşünüyordum.

Hangi noktada aklım başıma geldi, bilmiyorum. Deniz’in okulun bitmesini dört gözle beklediğini fark ettim.

Her gün “Tatile ne kadar var? Tatil olunca çok eğlenicez di mi anne?” diyen birine “Seni yaz okuluna gönderelim” diyebilir misiniz?

Dedim ki kendime: Bana bak kız Elif! Sen bu çocuğu yaz okuluna göndermeye kalkacaksan, sen niye çalışmıyorsun ki? Madem bu kadar zor geliyor sana evde çocukla kalmak, o zaman bir işe gir çalış. Kendine gel kızım! Sen “çocuklarıma kendim bakacağım” demedin mi? Bu yüzden işi, gücü bırakmadın mı? Yazık değil mi 5 yaşındaki çocuğu bir de yaz okuluna göndereceksin? Hem senin yaz okulu denen müessesenin kaç para olduğundan haberin var mı? Bırak biraz aile bütçesi de nefes alsın. Sen de çocuklarınla olmanın keyfini çıkar.

Kendimi dinledim ve karar verdim: Deniz’i yaz okula neyin göndermeyeceğim. Bütün yaz evde pineklesin. Öyle aktivite, ya da okulda öğrendiği deyimle “faaliyet” falan yapmasın. Canı ne istiyorsa onu yapsın. Televizyon mu seyredecek? Seyretsin. Parka mı inecek? İnsin. Arkadaşları bize gelsin. O onlara gitsin. Havuza sokayım onu. Kitap okuyayım ona. Derin’le oynasınlar. İstanbul’u gezelim azıcık, tadını çıkaralım kimsecikler yokken.

Bazen de sıkılsın Deniz. Şimdiki çocuklar sıkılmayı bilmiyorlar sanki. Her yerde bir eğlence, sürekli bir aktivite. Sıkılmayı da öğrensin. Öğrensin ki, kendini eylemeyi bilsin.

Bugünden itibaren yaz tarifesine geçiyoruz bizim evde. Uyku saatlerimizi azıcık geçe almaya çalışacağız, günün en güzel saatlerini, gün batımından hemen öncesini parkta geçirebilelim diye.

Bana bazen “Siz çok bilinçli bir annesiniz” diyorlar.

Benim bilincinde olduğum, ya da olduğumu sandığım bir konu varsa o da zamanın ne kadar çabuk geçip gittiği.

Biliyorum, ileride “Keşke daha fazla … yapsaymışım” dediğim şeyler çok olacak.

Ama onlardan biri “Keşke o yaz Deniz’le daha fazla vakit geçirseymişim” olmayacak.

Belki yorulacağım, belki bunalacağım, belki annemin dediği gibi “şu okullar hayırlısıyla bir açılsın!” diyeceğim.

Ama bu yaz oğlumla çok eğleneceğim.

16 yorum

  1. çalışan bir anne olarak yerinizde olmak isteyecek birsürü insan tanıyorum ben:))) öncelikle de kendimi ilk sıraya yazıyorum.
    oğlum henüz 10 aylık ama onunla değil yaz tatili bir gün fazla geçirsem bayram bana….
    eminim cok güzel bir tatil olacak size, iki oğluşu da öpüyorum

  2. Daha dün ben de bunu düşünüyordum. Ben baksam artık çocuğuma hep birlikte olsam diye. Güzel bir tatil diliyorum.

  3. Bence en güzel fikir iç fikrin 🙂

  4. ben de size katılıyorum yarınlara güzel anılarımız kalsın istiyorum şubata kadar ücretsiz izindeyim kuzumla her anını doya doya yaşıyorum herkes kendine de vakit ayır diyor ama zaten ona ayırdığım vakit kendime de değil mi?iyi tatiller

  5. tatile 1 ay kala stres beni de almıştı valla ama bu yazı çok iyi geldi, hatta beni kendime getirdi… kasmayıp, tadını çıkarmak, kuralları esnetmek ve eğlenmek hepsi de harika :))) size iyi tatiller :))

  6. sevdim 🙂 biz agustos 1’de yaz tarifesine geciyoruz. aklima gelen tüm oyunlari , yapilabilecekleri not ediyorum. hatta sıkılmak ve evde kendini bir o bir bu koltuga atmak hakkını da ekledim listeye 🙂

  7. Evde kalıp çocuklarına kendi bakmak isteyen anneler olarak, bunaldığımız çok zamanlar oluyor, haklısın ben de hele evde o göze görünmeyen ama insanın enerjisini alan işleri bir yandan yapıp bir yandan minik kuzunun taleplerine koştururken daraldığım çok oluyor ve o zaman en iyisi herşeyi bırakıp parka gidiyoruz; o zaman iyi ki evdeyim, iyi ki hala çalışmıyorum diyorum; bu tatlı anları kaçırmadığım için seviniyorum. Bu yaz geçen seneki gibi uzun bir yazlık sefası da yapabileceğiz o yüzden imrenen çalışan anneleri çok iyi anlıyorum. Deniz’leve ardeşiyle birlikte size çok iyi tatiller diliyorum:)

  8. SAT a göre beklenen doğum tarihine sadece 4 gün kalmış bi anne adayı olarak acaba çok mu erken hevesleniyorum böyle durumlara :)) ben ne yazıkki çalışan bir anne olmak durumundayım. bebeğimi 6 aydan sonra birilerine emanet edicem nasıl yapacağımı hala bilmesem de.. ama 2.çocuğumda daha uzun süreli bi izin durumum olursa bundan oğluşum da faydalanır..çocuklarınızla bolca vakit geçirebilme imkanınızın olması bile çok güzel kıymetini bilin Elif hanım, tadını çıkarın 🙂

  9. Super fikirler gercekten! Bir yil aradan sonra bu cuma tekrar ise donuyorum, simdiden icimde bir huzun. En cok da kuzunun bu sIkIntI halini sezmesi ve bana noldu bu kadina diye bakmasi, icimdeki huzursuzluk nedeniyle, onunla tam randimanli oynayamamak koyuyor. Bol eglenceler, ozellikle de Istanbulun tadini cikarmak fikrine bayildim.

  10. ikizlerim 1 yaşını yeni bitirdi.home office çalışıyorum.odama çekilip çalışmaya çalışırken kapımın önündeki şap şap emekleme seslerine dayanamıyorum.işi gücü bırakıp şap şup yalamaya gidiyorum.bazen de oyun oynarken kahkahaları geliyor, hemen oyunlarını bozup ben de dahil oluyorum.allah hiçbir anneyi çalışmak ZORUNDA bırakmasın.ama işsiz de bırakmasın:)hem çocuklarımıza hem kendimize zaman ayırabileceğimiz güzel fırsatlar nasip etsin.amin

  11. iyi demişsin hoş demişsin elifçimde bizim kız 1 haftadır evde sıkılmak ne kelime tırmaladı resmen duvarları sıkıntıdan anacım bunlar alışmış faaliyete aktiviteye öyyyle pineklemek bu çocuklara göre değil eskiden miş o biz sıkılır oturuduk aşağıya uslu uslu …ıı yok ben bugün başlattım yaz okuluna o mutlu ben mutlu …tabi benim çalışıyor olmamında payı var bu kararımda .. ne diyelim sanada kolay gelsin

  12. Ruya'nin Annesi

    Su an ofisin sut sagma odasinda sutumu sagarken telefondan okudum bu yazini Elif, ve gozlerim doldu bogazim dugumlendi… Biliyorum, ileride “keske..” diye baslayan bir suru cumlem olacak, ve bu beni cok uzuyor. Birak koca bir yazi, kizimla gecirebilecegim bir fazladan saat icin bile neler yapmazdim. Cok sanslisin cok… Keyfini cikar, kuzucuklarinla doyasiya eglen, en guzel anilar en guzel gunler sizin olsun… Kalin saglicakla!

  13. Elifcim, sana başarılar diliyorum:) Geçen haftaya aynı hevesle başlayıp, haftanın 3 gününü sabahtan akşama havuzda geçirmek zorunda kalıp kalan bir gün de bisiklet peşinde koşturduktan sonra bugün oğlumu yaz okuluna verdim. Gerçi bizimkisi aksiyon meraklısı olduğu için koşarak gidiyor. Sıkılması için evde yarım gün kalması yeterli. Ama yaz okullarının bütçeye etkisi konusunda sonuna kadar haklısın. Bu sebeple yaz okulu maceramız da kısa sürebilir. Size bol eğlenceler 🙂

  14. bu yazıyı “beğen”iyorum.

  15. Elif Hanım doğru bir karar almışsınız. Ben küçüklüğümde yaz okulu nedir bilmedim. Vaktimin yarısı evde, yarısı da güneş tesirini kaybedip hava dışarı adım atılır hale gelince de dışarıda geçerdi. Sıkıldığım anlar olsa da kendi kendime yeni meşgaleler bulurdum. Eminim Deniz de yeni keşiflere imza atacaktır. Moda akımlara kapılmak her zaman iyi değildir.

  16. Ben de gecen yazi isten izin alip cocuklarla gecirdim ve inanilmaz eglendim. Keske bu yazi da off alabilseydim ama hesap kitap carsiya uymuyor her seferinde. Yine de oglanin bitmez tukenmez enerjisini guzelce harcamasi icin yaz okulu degil de parkta yaz kampina gonderdim. Cocuklari butun gun kosturuyorlar, arada elisi vs. Cok iyi oluyor. Yazin cocuk dedigin disarida haldir huldur kosturmali. Bu sene de yaz kampina yazdirdim. Bugun basladi. Programa bakinca ben bile ozendim. Yuzme, bisiklet, muzeler.. Uygun programlar oldukca yarin gun falan neden olmasin. Tabi bizim oglan 6 yasinda artik. Ela evde.