39. haftadan önce sezaryen olmayın

March of Dimes, Amerika’da, prematüre doğumların önüne geçmek için çeşitli araştırmalar yapan/yaptıran bir kuruluş. Prematüre bebekler için oldukça faydalı ve önemli araştırmalar yapan bu organizasyonun, laboratuvar deneylerinde hayvanları hunharca kullandıklarına dair çeşitli iddialar söz konusu. Dolayısıyla ben biraz ön yargılıyımdır March of Dimes’a karşı. Ancak bu yazının bununla bir alakası yok; sadece bu ön yargıma değinmeden geçemedim. Geçen hafta March of Dimes’ın web sitesinde “Neden bebeğiniz için en az 39. haftatı beklemek en iyisi?” başlıklı bir makale vardı. Planlı sezaryen olmayı düşünen anne adaylarının okumalarını dileyerek aşağıda bu makalenin çeviri/özetini paylaşıyorum:

Neden bebeğiniz için en az 39. haftayı beklemek en iyisi? Tıbbi olmayan sebeplerle erken gerçekleştirilen doğumların sayısı gün geçtikçe artıyor. Uzmanlar, bunun gerek anne, gerek bebek açısından sakıncalı olduğunu söylüyor ve mümkünse hamileliğin en az 39. haftasının beklenmesini, herhangi bir sağlık sorunu yoksa da doğumun kendiliğinden başlamasını öneriyorlar. Hamileliğin son haftaları bebeğiniz için çok önemli. Örneğin, bebeğinizin beyni ve akciğerleri gelişmeye devam ediyor. Bebeğinizin ne zaman doğacağı hakkında bir seçim yapma şansına sahip olmayabilirsiniz. Eğer hamileliğiniz ya da bebeğinizle ilgili bir sorun varsa doğumu daha erken gerçekleştirmek gerekebilir. Ancak seçme hakkınız var ve bebeğinizin doğum zamanına siz karar verecekseniz o zaman en az 39. haftaya kadar bekleyin. Bebeklerin neden zamana ihtiyacı var? – Gereğinden erken doğan bebekler zamanında doğan bebeklere göre gerek doğumdan hemen sonra gerekse hayatlarının ilerleyen safhalarında daha fazla sağlık sorunu yaşayabilirler. İşte bebeğinizin neden 39 haftaya ihtiyacı olduğuna dair bazı sebepler: – Beyin, akciğerler ve karaciğer gibi başlıca organların gelişimi tamamlamak için mümkün olduğunca zamana ihtiyacı vardır. – Doğumdan sonra görme ve duyma sorunu yaşama riski azalır. – Erken doğan bebekler genellikle çok küçüktür. Sağlıklı bir kiloda doğan bebekler vücut ısılarını daha rahat korurlar. – Erken doğmayan bebeklerin emme ve yutma refleksleri daha fazla geliştiği gibi, beslenirken uyanık kalma süreleri de daha uzundur.

Doğumu gereğinden erken planlamak neden sorun teşkil edebilir?

- Beklenen doğum tarihiniz doğru olmayabilir. Ultrason, beklenen doğum tarihinizi iki hafta kadar erken ya da geç söyleyebilir. Doğumu suni sancıyla başlatmayı ya da sezaryen olmayı düşünüyorsanız, ve aslında tahmin ettiğinizden daha geç hamile kaldıysanız, doğumu fazlasıyla erken gerçekleştirmiş olabilirsiniz. - Suni sancı işe yaramayabilir. Hastanede size verilen ilaçlar gerektiği kadar etkili olmayabilir. Bu durumda sezaryen olmanız gerekebilir. - Sezaryen bebeğinizde sorunlara yol açabilir. Sezaryenle doğan bebekler, vajinal yolla doğan bebeklere göre solunumla ilgili ve başka tıbbi problemler yaşayabiliyorlar. - Sezaryenle doğum, daha sonraki hamileliklerinizi zora sokabilir. Bir kere sezaryen olmanız halinde, takip eden doğumlarınızı da sezaryenle yapma ihtimaliniz artar.

Eğer doktorunuz doğumu 39. haftadan önce gerçekleştirmeyi öneriyorsa ona bunu gerektiren bir sağlık sorununun (sizde ya da bebeğinizde) olup olmadığını sorun; ve mümkünse 39. haftaya olabildiği kadar yaklaşmak istediğinizi söyleyin.

diyor March of Dimes. Ve şu dikkat çekici çizimi paylaşıyor: “35. haftada doğan bir bebeğin beyni, 39-40. haftada doğan bir bebeğin beyninin üçte ikisi kadardır.” Şimdi… Yukarıdaki özete katılmayanlar olacaktır. Aramızda sezaryenle doğum yapıp hemen ardından ayağa kalkan, ertesi gün misafir ağırlayan kadınlar var, biliyorum. Ve tabii ki normal doğumdan sonra sorun yaşayanlar da var. Ama “planlı sezaryen” olmayı düşünen ve düşünecek olan anne adayları için bu yazının bir uyarı niteliği taşıyacağını umuyorum. Derin’e hamile kaldığımda ilk gittiğim doktor “37. haftadan sonra, bebeğin akciğerlerinin gelişiminin tamamlandığı noktada bebeğin nasıl doğduğunun hiçbir önemi yoktur” demişti, aynen bu kelimelerle. Buna hiçbir zaman inanmadım. Hiçbir kuvvet beni -anne ya da bebeği tehdit eden bir sağlık sorunu olmadığı sürece- bebeğin doğması gerekenden daha erken doğurtulmasının (ama sezaryen, ama suni sancı+normal doğumla) iyi bir şey olduğuna inandıramayacak. Anne adayları; n’olur, lütfen… Normal doğuma bir şans verin. Yok, baktınız normal doğumla aranız yok, hiç olmazsa bırakın bebeğiniz doğacağı zamanı kendi belirlesin. “Doktorum tatile çıkacak, izne gidecek, bebeğimin burcu benimle uyumlu olsun, bayramda evde olalım” diyerek bebeğinizin doğmak istediği zamana müdahale etmeyin, ettirmeyin.

47 Yorum
fold-left fold-right
Blogcuanne hakkında
Blogcu Anne Elif Doğan 2006 doğumlu Deniz’in ve 2010 doğumlu Derin’in annesidir. Lise aşkıyla evlenmiş, birlikte Amerika’ya gitmiş, yaklaşık sekiz sene okuyup, yaşayıp, çalıştıktan sonra Türkiye’ye dönmüştür. Çocuğuna kendisi bakmak için çalışmaya ara vermiş ve "sadece anne olmak"tan bunalınca kendini blog tutarken bulmuştur. O zamandan beri de Blogcu Anne’dir. Daha fazla bilgi için tiklayin...

47 Cevap verilmiş: 39. haftadan önce sezaryen olmayın

  1. love and smile diyor ki:

    Doğum konusunda hassasım… Bakalım ben neler yaşayacağım… Bu yazıyı unutmayacağım… Sezeryan olmam gerekirse en azından buna dikkat edeceğim.

  2. rbeka diyor ki:

    Şuan 2. ye hamileyim. ve ilk doğumumu normal yaptığım için RAbbime şükrediyorum. Bazı arkadaşlarım ilk doğumun acizliğine uğradığından ötürü sezeryan olmak zorundalar. Ama şuan çoğu insan sanki daha bilinçli… Normal doğumu anolmal olarak görmüyorlar en azından.

    • Gülfer diyor ki:

      Merhaba rbeka,
      Blogcu anne de bahsetmişti sanırım. Belli koşullar sağlanırsa sezeryan sonrası vajinal doğum mümkün. İlgilenen arkadaşlarınıza iletirsiniz belki :) İnternetten araştırıp bilgilensinler isterlerse.

  3. Turkan diyor ki:

    ben de hamileyim hem de 39+3 günlük. bebeğim kendi kendine gelene kadar bekleyeceğim. doktor konusunda da oldukça şanslıyım, bebeğim boynuna kordonunu doladı ama normal doğum için hiç bi engeli yok dedi, sadece kalp atışları daha iyi takip edilecekmiş doğum sırasında. doğum için çatının uygun olup olmadığına bile son güne kadar bakmayacak, doğumu tetikleyebilen bi muayene olduğunu etrafımda çatı muayenesinden hemen sonra doğum yapanlardan da gördüm.
    Açıkcası önceden sezeryana daha çok doktorların yönlendirdiğini düşünüyordum ama hamileliğim boyunca takip ettiğim forumlarda gördüğüm kadarıyla hanımlar da sezeryanı daha kolay buluyor, hatta birbirlerine tavsiye ediyor. “belirsizlik istemiyorum bebeğimin planlı doğmasını istiyorum”, ” artık sıkıldım daha fazla dayanamayacağım”, “artık bebeğime kavuşmak istiyorum”, “evlilik yıldönümümüz bu hafta, bebek o gün doğsa da özel mi olsa”gibi saçmasapan nedenlerle çocuğunu sezeryanla doğuran anneler gördükten sonra doktorları suçlamamayı öğrendim…

    • Gözde diyor ki:

      Hayırlısıyla doğal bir doğum yapmanızı dilerim. Doktor gerçekten çok önemli bu konuda. Doktorunuzun gereksiz müdahaleler yapmayacağını bilmek ve tam anlamıyla güvenmek, doğumu çok kolaylaştırıyor.

    • Filiz Morkoç diyor ki:

      Bilincini tebrik ediyorum ve sana kolaylıklar diliyorum Türkan.. Sağlıkla gelsin kuzucuğun inşallah…

      • ezgi-esra diyor ki:

        Allah sağlıkla kavuştursun :) Çatı muayenemi doğum yaptığım tarihten 2 hafta önce yapmıştı doktorum. Doğum 39+3 te gerçekleşti. Kızımın doğumunu pek tetikleyememiş sanırım :) Normal doğum konusundaki hassasiyetiniz içinde kutluyorum

    • şekerlik diyor ki:

      Öncelikle kolay doğumlar dilerim! Ben de hamile olmadan önce sezeryanı sadece doktorların istediğini zannediyordum, fakat normal doğum istemeyen hatta normal doğum istediğimi söyleyince çok cesur olduğumu söyleyen ve neden normal doğum istediğimi soranlar var?!?! Meğerse doktorlar değil anne adayları karar veriyormuş doğum şekline!!
      Ben şu anda 37+4′teyim, başından beri hep normal doğum için hazırlık yaptım ve doktorum da buna teşvik etti. Fakat bebek hala dönmedi, ve artık dönmek için de yeri kalmadığı için 38+3′te sezeryan yapmak için randevu aldım. Normal doğum yapamayacağım diye epey kafama takıp üzüldüm önce, sanki kadınlığın temel kurallarından birini beceremiyromuşum gibi geldi. Hatta ters bebeği normal doğurabilir miyim diye biraz araştırma bile yaptım ama risklerini okuyunca vazgeçtim. Sanırım hiçbir şeyi bu kadar takıntılı olarak istememek gerekiyor. Şimdi bu fikre alıştım, haftaya bebeğimize kavuşacağız inşallah :)

      • sevgi diyor ki:

        Yorumunu okuyunca kendi doğumum geldi aklıma..Allah yardımcın olsun..Bende 37,-38, haftada bebeğime kavuşma planları yapıyordum ..Tabi sezeryan olmanın getirdiği zorlukları da kabullenmeye başlamıştım kiiii..40+5te suni sancıyla normal doğum yaptım..Bebeğim 40. haftada döndü.38, haftaya geldiğimizde artık sezeryan olurum diyordum ama şı işe bak ki kızım daha fazla bekledi ve döndü.. Akrabamız (ebe) demişti son günde hatta doğumda dönen bile var.Sakın sezeryan olma ve mümükünse suni sancı bile aldırtma ..Haklıymış hemde sonuna kadar..İyi ki beklemişim ve iyi ki o doktorun hastasıymışım..

    • blogcuanne diyor ki:

      Türkan, gebeliğini ben de yorumlarından takip ediyor ve güzel haberlerini bekliyorum. Bebeğini sağlıkla kucağına aldığında bana iki satır da olsa yazarsan çok sevinirim.

    • Turkan diyor ki:

      Hepinize güzel dilekleriniz ve düşünceleriniz için çok teşekkür ederim. Umarım dilediğim gibi normal doğum yapabilirim.
      şekerlik, sezeryan için geçerli bi sebep olduktan ve senin yapabileceğin bişey olmadıktan sonra çok üzmemek gerek kendini. böyle bir sebebim olsa ben de razı olurdum, böyle durumlar için iyi ki var sezeryan tabiki..Allah sağlıkla kavuştursun miniklerimize:)
      Elif Hanım çok sağolun, mutlaka haber veririm. Hatta doğum hikayemi yazıp size göndermeyi çok istiyorum pozitif doğum hikayeleri devam ettiğinde yayınlanırsa diye:)

  4. Ülkü diyor ki:

    Sezeryanla doğum yaptım 39.haftamda yaptım hiç sorun yaşamadım

  5. tuten diyor ki:

    Elif ben bir cümleyi anlamadım sanırım o da “Erken doğan bebeklerin emme ve yutma refleksleri daha fazla geliştiği gibi, beslenirken uyanık kalma süreleri de daha uzundur. Erken doğmayan bebeklerin olması gerekmez mi?
    Ben de hamileyim ve dualarımın arasında ilk sırada doğal doğum geliyor ki etrafımda dayanabilecek misin diyen insanlar olduğu halde

  6. Banu diyor ki:

    Ben yazının sonuna geldim ve dehşet içinde kalakaldım. “Çocuğumun burcu benimle uyumlu olsun” diyebilecek kadar şuursuzluk ve bencillik olabilir mi ya? İnsanlar gerçekten bunu mu düşünüyorlar? Haydi doktorun taili vs. diye ameliyat olanları duymuştum ama bu tuz biber oldu. Yazıklar olsun. Yarın öbür gün o çocukta sorunlar olsa, nasıl açıklayacaklar bunu o çocuğa?

  7. minikkasif diyor ki:

    elif yazını çok beğendim mahsuru olmazsa kendi sitemde de yayınlamak isterim sana ait olduğunu yazarak cevap bekliyorum sevgiler

  8. czh diyor ki:

    benim oğlumun son haftada boynuna kordon dolandığını gördük ultrasonda.fakat doktor korkulacak birşey yok dedi.1 hafta sonra tam 40. haftamın dolduğu gün normal doğum yaptım.gerçekten 2 defa kordon dolanmış boynuna.geçtiğimiz ay 2 arkadaşım kordon dolanması sebebiyle sezaryen oldular.iş annenin kararlılığına da kalıyor biraz..

  9. Elif75 diyor ki:

    Katılıyorum;bebek ne kadar büyümüş olursa bakımı da o kadar kolay oluyor. 39.haftanın bittiği gün tansiyonum 15′e fırlayınca sezaryen tarihini dört gün geriye çekmek zorunda kaldık-mümkün olsa yavrum birkaç gün daha içeride kalsın isterdim :)

  10. sibel diyor ki:

    41hafta 1 günlükken sezaryanla kızımı dünyaya getirmek zorunda kaldım, bebek doğum kanalına girmemiş ve açılmada olmamıştı. Suni sancıyı denemek istemedim. Belki bir kaç gün daha bekleyebilirdim, bebeğin kalp atışları ve suyu normaldi ama böyle bir kararı tek başınıza veremiyorsunuz. Ya bir sorun olursa düşüncesi kafanızda dönüp duruyor. Keşke normal doğum yapabilseydim…Kolay iyleşmeme rağmen sezaryanı kimseye tavsiye etmiyorum.Ama benim gibi de normal doğumu takıntı haline getirmeyin rahat olun,hayırlısı neyse o olsun demek gerekiyormuş.

    • blogcuanne diyor ki:

      Bebek içeride ne kadar kalırsa -herhangi bir stres faktörü olmadığı sürece- o kadar iyi. Siz uzun süre bebeğinizi içeride tutabilmişsiniz, ne güzel işte!

  11. Fatoş diyor ki:

    Tüm normal doğum ısrarlarıma karşın, doktorumuzun dönmüyor almamız lazım sözleriyle 39. haftada doğum yaptım. Gerçi sezeryana başlamadan önce açılma başlamış dediler, belki zamanı da gelmişti bilemiyorum. Güvenmekten başka çare bulamadım o an için. Ama içimdeki acaba yüzünden bir daha doktorun yüzünü görmek istemedim.

  12. Gonca diyor ki:

    37+3′te tansiyonum sebebiyle doğuma alındım, çok şükür oğlum çok sağlıklıydı ama aradan 3,5 yıl geçmiş olmasına rağmen bebeğimi içeride biraz daha tutamamış olmak hala içimi çok acıtıyor, hele böyle yazıları okuduktan sonra.

    • Gözde diyor ki:

      Gonca hanım, üzülmeyin. Yüksek tansiyon doğumun erken başlatılmasının sebeplerinden biri olarak sayılır. Bebeğin içeride olması dışarıda olmasından daha riskli olduğu durumlar da olabiliyor maalesef. Önemli olan sağlıklı anne sağlıklı bebek.

  13. İdil diyor ki:

    Geçen hafta 40. haftam dolduğu için, doktorum iki gün şehir dışında olacağı için ve annem yanımda olamayacağı için pek istemediğim halde suni sancı ile doğum yaptım. Damar yolu ile verilen suni sancı değil de rahim ağzına yerleştirilen bir ilaç (prostaglandin) aldım. Başlarda herşey yolundaydı. Sancılarım yavaş yavaş gelmeye başladı. Canım da çok yanmıyordu. Ancak bir süre sonra sancılarım arttı ve titremeye başladım. Bütün vücudum tir tir titriyordu. Tabi ki eşim, annem korkmaya başladılar. Bir yandan da NST ile bebek takip ediliyordu. Başımdaki hemşire endişe dolu gözlerle beni izlemeye başladı. Derin derin nefes almamı söylüyordu. elimden geleni yapıyodum ama titremelere engel olamıyordum. bebek strese girdi dediler. Sandım ki titrediğim için bebek strese girdi. Kendimi suçlu hissettim. Meğerse bu ilacın yan etkilerinden biri rahmin ilaca aşırı tepki vermesi, uzun süreli ve gevşemeden kasılması ile bebeğin strese girmesi, bebeğin kalp atışlarının yavaşlamasıymış. Bir yandan canım da çok yanıyordu. Hemşire başımda telaşla doktorları arıyordu, çocuk doktoru, anestezist, kendi doktorum kim varsa başıma toplanmıştı. Ailemin dışarı çıkmasını istedim. beni öyle titrerken ve acı çekerken görmelerini istemedim. Sadece eşim yanımdaydı. O da zavallım yüzünde zoraki bir gülümseme espriler yapmaya çalışıyor, derin nefes almam için telkinlerde bulunuyordu. Bir süre daha böyle devam etti ve sonra izlemek için doğumhaneye alalım ama düzelme olmazsa sezaryan riski var dediler. Sezeryandan çok korkmama rağmen tek bebeğim iyi olsun da nolursa olsun diye düşünmeye başlamıştım.Bir yandan da neler olduğunu bilmediğim için kendimi suçluyor, korktuğum için mi titredim, titrediğim için mi bebek strese giriyor diye düşünüyordum. Sonra tıpkı filmlerdeki gibi apar topar doğumhaneye alındım. Bütün bunlar olurken anneler kalpten gidiyordu tabi. Doğumhaneye iner inmez bebekte bir düzelme oldu. Doktorum “tamam her şey normal yeşil alarma geçiyoruz, herkes sakin olsun” dedi. Normal doğum olacaktı, açıklık tamamlanmış, bebek gelmeye hazırmış. Derin bir OHH çektim. “Hemen ıkınıyosun” dediler. Üç ıkınmada kuzuma kavuştum. Yavrum iyiydi herşey normaldi. Hikayem mutlu sonla bitti ama bitmeyebilirdi de, bebeğime birşey olabilirdi, şu an sezaryan sebebiyle hala yatıyor ve bebeğimi emziremiyor olabilirdim. İstemeye istemeye o ilacı aldım ama siz siz olun eğer tıbbi bir mecburiyet söz konusu değilse doğumunuzu erken başlatmak için herhangi bir müdahaleyi kabul etmeyin. Kabul edecekseniz de yan etkilerini sorun, öğrenin, en azından neyle karşılaşabileceğinizi bilin.
    Elif, çok uzun bir yorum oldu ama çok taze olduğu için sanırım içimi dökmek istedim.

  14. belde diyor ki:

    çok çok önemli lütfen hiç bir sağlık probleminiz yoksa planlı programlı doğum yapmayın. Doktorunuzun sizin programları yada doğum yapmak istediğiniz tarih bunların bebeğiniz için hiç bir önemi ve değeri yok. Bebeğiniz için tek önemli şey sağlıklı bir büyüme süreci ve en doğal yollardan yapılan doğumdur.
    37 haftadan önce yapılan doğumlar prematüre doğum olarak geçer literatürde. Bu işin ideali 38 39 ve 40 haftanın başlarıdır. 40 haftayı geçirmekte bebek ve anne açısından risklidir. Özellikle son haftada oluşabilecek aksilikler hayati önem taşır. Bu konuda mutlaka iyi ve kötü örnekler vardır. Dediğim gibi en doğal doğum normal zamanında olan doğumdur. Normal doğum yapma her annenin en doğal hakkıdır bu yüzden sezeryan ve normal doğum kararını tamamen sağlık kriterleri göz önünde olarak alınmalıdır.

    • Gözde diyor ki:

      42. hafta sonuna kadar normal sayılıyor. 40. haftadan sonra riskli demek doğru değil. Biliyorsunuz bu tahmini doğum tarihi SAT’a göre belirleniyor. Ve yanılma payı yüksek. 40. hafta sonunda doğum olmamışsa zaten daha sık takip ediliyor.

      • belde diyor ki:

        belki haklısınız Gözde zaten bunun iyi ve kötü örnekleri var bunu her zaman söylüyorum, ama benim gördüğüm bazı kötü örnekler de daha sık takip edilsede herşeyin görülüp bilinemediği yönünde ve herhangi bir aksilikte müdehalesinin çok hızlı yapılması gerekmekte. Doktorun riskleri iyi değerlendirmesi gerekiyor.
        1. örnek: yakın bir arkadaşımın yaşadığı durum: dr. normal doğum yaptırmaya kararlı annede öyle. ama bebek gelmiyor. Dr. 41. haftada riske girmek istemiyor anneyi sezeryana alıyor. Doğru karar vermiş, çünkü doğum sonrası iyi ki beklememişiz zaten bebek doğamazmış kordonu kısaymış yeteri kadar aşağı inmesi mümkün değilmiş… ya sağlıklı bir doğum olmasaydı bu söyleneni kabullenmek ne kadar kolay olabilir di. Bana gülerek hikaye gibi anlattıkları bu olay doğru zaman da doğru karar alınmasaydı sonuçları ne olurdu ???

        2. örnek: Buda bir arkadaşım 42. haftaya girmek üzere bebekte hiçbir problem yok..annenin hamileliği süper normal doğum yapmaması için hiç bir sebep yok diretiyor. Doktorda 1 hafta sonra tekrar görüşelim diyor. Burada ki dr. riski iyi değerlendiremedi… bebek kakasını yapıp ki çok böyle hikaye var çoğu zaman kötü bir sonuç vermiyor ama bu bebek çok şansızdı kakasını yutmakla kalmamış birde ciğerine kaçırmış bu da demek oluyor ki ya direk ölüm yada beyin hasarı… ve arkasından gelebilecek bir dizi sorun…. Şu anda hiç bir dr. bebek kakasını yapmışmı onu ne şekilde yutmuş anında tespit edebilme şansına sahip değil…

        Sakın yanlış anlaşılmasın normal doğumu sonuna kadar savunuyorum her kadın mümkünse bunu yaşamalı. Allahın kadınlara verdiği en güzel hediye…yaratıcılık… Ama şunun farkında olalım hamilelik ciddi bir iş anne ve bebek açısından da hayati riskleri var. Günlük plan programlara göre, burçlara göre, tatil planlarına göre vb. ayarlamalar yapılamayacak bir süreç…belki bu durum 10 binde 1 gelen bir piyangodur ama hiç bir zaman bilemeyiz…

        • Gözde diyor ki:

          Örneklerle gidersek her durum için iyi-kötü örnekler vardır. Ben de 40+6′da normal doğum yaptım. 2. örnekte direk gözüme çarpan 42. haftasına giren gebeye doktorun bir hafta sonra görüşürüz demesi. (Bu arada çok üzüldüm, inşallah iyileşirler bir an önce, neler hissettiklerini tahmin bile edemiyorum). Benim demek istediğim, 40. hafta bitince doğum ihtimaliniz bitiyor demek değil. SAT’a göre doğumunuzun gecikmesi de normal bir durum. 40. hafta bitti diye sezaryeni kabul etmek zorunda değilsiniz. İnsanlar bir de bu yüzden strese giriyor çünkü. Bir türlü doğuramadım, doğuramayacağım psikolojisine giriliyor.

          • belde diyor ki:

            Çok haklısınız ben zaten demek istediğinizi anladım buna katılıyorum. aslında bu yazdıklarım size cevaben değildi. Bu işin ne kadar ciddi bir iş olduğunu vurgulamak içindi. Gerek kendi yaşadıklarım gerekse çevremde gördüğüm acılar kolay değil. Bu yüzden normalden daha hassas olduğumu kabul ediyorum. Fakat bu konuyu biraz da olsa kendime misyon edindim. Farkındalık yaratmak istiyorum…

  15. belde diyor ki:

    Elif burada bana bu fırsatı veriyor bunun için ona minnettarım…

    • blogcuanne diyor ki:

      Belde, asıl ben böyle değerli paylaşımlara aracı olabildiğim için çok mutluyum. Hepinize çok teşekkür ederim görüşleriniz, yorumlarınız için.

  16. mus diyor ki:

    suyum geldiğindeki mutluluğumu tarif edemem, su yeşildi, bebeğim kaka yapmıştı ama artık -sezeryan yada normal doğum- ne olduğu çok umrumda değildi. o artık gelmek istemişti…..

  17. Ela diyor ki:

    Ne güzel bir blogunuz var ne güzel fikirli insansiniz anneleri iyiye yönlendirmek adina.Siz diyorsunuz ki anneler doğal dogumdan yana olun ben 6.haftamdayim ve bekarligimdan beri doğal dogumu destekledim ve hala da sağlıklı olduğu sürece kararım aynı ama inanın ben doktorlardan korkuyorum özel ofis hastane farketmeZ nedense son zamanda kimi duysam sezaryanla doguruyor istegi bu olmasa bile. Acaba diyorum gercekten doktor dogruyu mü söylüyor yoksa bu bir stratejimi:( bebeğin kafası büyük diyorlar mesala..ben koca kafa dogmusum doğal dİgumla ve annemde ne epidural ne başka bisi.bunun üstesinden nasıl gelinir doktorlara nasıl itimat edilir?? Bu konuda ki tavrım en bastan nasıl olmalı? Fikirlerinize gercekten ihtiyacım var mail adresime dönüş yaparsanız cok memnun kalicam.tesekkur ederim

  18. Hayat cok tuhaf diyor ki:

    Selam oncelikle Allah razi olsun boyle bir blog icin. Bende sezeryanla dogum yaptim 38 haftaydi son kontrola esimle gitmisdim biraz agrim vardi doktor muayine etdi hastahaneye yatmami soyledi hemin aksamda sezeryan oldum keske o doktorla hic tanismasaydim sonradan oyrendim doktorun hastalarinin yuzde 80i sezeryanla oluyor. dogumdan 2gun sonra bebegin kafasiinin kucuk oldugunu soylediler 31sm. Bir ay sonra epilepsi kecirdi beyin mr cekildi ve mikrosefali oldugunu soylediler canimin bir parcasi canim kizim sadece 3ay yasadi sutum az oldu emmek istemiyordu biberona alisdi cok az sut iciyordu hatirlatikca cok uzuluyorum. Bu 3 ayda 4 hastahanede kaldi sonra pnovmoni(zature) oldu cok uzuluyorum cok ozluyorum derdimi hic kimsye anlatamiyorum belki buraya yazmamda dogru diyil. Allah hic kimseye boyle aci vermesin. dogum Bakude oldu simdi Moskovadayim burda yasiyoruz yani hamilelikde hicmi belli olmuyor kafanin normalden kucuk olmasi. Bes aylik gebeliyimde moskovadaydim burdaki doktorumda hic bir sey soylemedi. Allah tum anne adaylarina normal dogumu ve saglam cocuklarini kucaklarina almayi nasip etsin. Azeri oldugum icin dogru yazmadiysam ozur dilerim

    • blogcuanne diyor ki:

      Çok üzgünüm, nelerden geçtiğinizi tahmin bile edemiyorum. Umarım en kısa zamanda bu travmayı geride bırakır, yolunuza devam edersiniz.

  19. Arzu diyor ki:

    Ben de bugün itibariyle 40+4 teyim , dokturm en fazla 41 in sonuna kadar beklerim dedi , yani pazarteesi son gün :( sezeryan olmayı iç mi hiç istemiyorum ama 38. haftada doğum kanalına girmesi gereken ebek hala girmedi.pazartesi suni sancıyla normal dğumu deneyecek doktorum ama içimden en azından 4 gün daha bekleyelim cuma sabahı olsun demek geliyor ancak bir yandan da çok korkuyorum gereksiz mi riske giriyorum diyerek :( sizce ne yapmalıyım ?

    • blogcuanne diyor ki:

      Bu yorumunuz spam’e takılmış, yeni rastladım. Ne yaptınız, merak ettim. Umarım her şey yolundadır ve bebeğiniz -aramıza katıldıysa- sağlıkla gelmiştir.

  20. Hayat cok tuhaf diyor ki:

    Amin insallah tesekkur ederim

  21. ailebiz diyor ki:

    Bende okuduğum başka bir yazı üzerine doktoruma beklemek istediğimi söyledim ama esti gürledi ve ‘ben bir şey olmaz diyorum, bana güvenmiyormusun, bir şey olursa hiç karışmam’ falan filan dedi!!

    Şimdi 9 aydır takip edildiğim bu doktoru bırakıp tam da doğuma bir hafta kala yeni bir doktora mı gitmeliydi? yoksa haklısınız deyip, erkenden almalı mıydı bebeği?

    Bense bunun böyle olacağını tahmin ederek ne yapmıştım en baştan?
    Son regl tarihimi bir hafta önce söylemiştim…
    İyi mi yapmışım? Belki değil ama iyiki de öyle yapmışım…

  22. sezeryan doğum diyor ki:

    normal doğum ve sezeryan doğum arasındaki farkları,avantaj ve dez avantajları konuşaçağız sizlere elimden geldiği kadar bu konuda açıklayıcı bir makale yazmaya çalısacağım çünkü bu konu çok arastırılan ve gebeliklerde tercih meselesi olan bir konu haline gelmiş bulunmakta.

    Sezryan doğum bilindiği gibi bir cerrahi yöntemdir neden yapılır peki bu cerrahi yönten neden tercih edilir riskli gebeliklerin normal doğum esnasında meydana gelen komplikasyon ve sorunlar nedeni ile hem annenin hem bebeğin hayati tehlikesini azaltmak için tercih edilen bir cerrahi yani bir ameliyat tipidir fakat son dönemlerde bu sezeryan ameliyatı halk arasında moda diyebileceğimiz tarzda bir hal aldı ve başını alıp gitti ve çok yaygınlasmasından dolayı arkasından komplikasyonlar ve yine beraberinde beklenmedik bir sürü sorun,sıkıntılar getirdi

Bu yazıya yorum bırakın

Bu kategoride Hamilelik ve Doğum (298 / 481 makale)


Güz’ün hikayesi Belde’nin kaleminden devam ediyor. Belde’nin tüm yazılarına Güz’ün hikâyesi etiketinden ulaşabilirsiniz. *** Belki boş bir hayaldi ama biz ...