27 Yorum

Yaz Güncesi – 3

Sevgili Günlük,

Bu sabah, kahvaltıya oturmamıştık ya da yeni oturmuştuk, Deniz’in halası aradı. “Deniz bugün bize [babaanneye] gelsin” dedi. Deniz de babası işe giderken onunla birlikte gitti.

Gidiş o gidiş.

Orada kalacakmış bu gece.

Ne yalan söyleyeyim, bozuldum. Bozuldum sayılmaz belki de, özledim çocuğumu. Ama yok, gelmedi kerata. Az önce telefonda konuştum, zar zor. “Anne biz çok eğleniyoruz, KUDURUYORUZ” dedi. Onunla birlikte sevinirmiş gibi yaptım. Sonra, anne rolü icabı öğretici bir şeyler söylemem gerektiğini hissederek “Dişlerini fırçalamayı unutma” dedim. O geldi aklıma o anda. “Bay bay anne, tamam!” diye bağırdı.

Deniz evde olmayınca Derin’le daha çok ilgilenebildim tabii. Yatarken bir kitap okuma etkinliği yapmaya niyetlendim. Derin, hem ona doğru dürüst kitap okumaya hal-mecal-vakit kalmadığından, hem de gözü sürekli işte oynaşta olup sakin sakin oturup kitaba bakmayı sevmediğinden, oralı olmadı. Ben de kendi kendime okudum. 3 tane Karen Katz kitabını yüksek sesle okudum belki dinler diye. Bir de Little Owl. Tınmadı seninkisi. Tam Mr. Brown Can Moo, Can You‘yu elime almıştım ki, onu gözüne kestirdi. Geldi, elimden aldı. Yere koyduğu zaman geri aldım. Yine aldı elimden. “Onu bana verir misin?” dedim. Başka bir kitabı uzattı, aldım. Emin olmak için bir daha istedim. Yine başka bir kitap verdi bana. Cino. “Konuşmam ama her şeyi anlarım”

Sonra oyuncak çekmecelerini karıştırdı biraz. Üst üste dizilen boy boy halkalı bir şey var, onu buldu. Mantığını kaptı da, nasıl yapılacağını bilemedi. Onlar da öyle yapılmış ki, eğer doğru halkayı doğru sırayla koymazsan diğerleri yerine oturmuyor. Yerine oturtamayınca sinirlendi, eeeee! diye bağırdı. Ben de ona gösterdim. Tek tek koyduk üst üste, dağıttık. Bir daha koyduk, bir daha dağıttık. Bir daha koyarken, ortanca halkanın üstüne o elimden aldığı kitabı koymaya kalkıştı. Tamam, dedim, film koptu. Yatırdım sonra. Önce biraz mızıldandı, ama sonra uyudu.

Bir de uyuyuşu var ki, yatağın en köşesine sokuluyor. Odanın kapısından baktığın zaman yatak boş görünüyor. Her seferinde “Nerde bu çocuk?!” diye saliselik bir panik yaşıyorum, yataktan çıkma ihtimalinin sıfır olduğunu bilmeme rağmen. Sonra bakıyorum, kapıdan tarafa olan köşeye sokulmuş, yapışmış, öyle uyuyor.

Bu sabah Doğan “Derin tam bir facia. Az önce çantasının önünden aldığı emziği çekmecesindeki çorap kutusuna koydu. O anda görmesem bulabilene aşk olsun” demişti. Doğru. Evin içinde öyle acayip yerlerden acayip şeyler çıkıyor ki… Buzdolabından tozbezi, erzak çekmecesinden ayakkabı, ve son olarak da bulaşık makinesinden oyuncak araba çıktı.

Öyle işte… Deniz yok bu akşam. Kuzeninde, daha doğrusu babaannesinde kalıyor. Yarın sabah hep birlikte gelecekler.

Birbirlerini bu kadar sevmeleri, böyle güzel eğlenmelerine ba-yı-lı-yorum. Biz de böyleydik Bige‘yle. Ayrılamazdık birbirimizden. Kendimizi görüyorum. Hem çok mutlu oluyorum, hem hüzünleniyorum.

Yarın yazamam sana Sevgili Günlük. Yarın bizim evlenme yıldönümümüz. 12 sene olacak. Bir jazz club’dan yer ayırtmış Doğan, oraya gideceğiz. Şimdiden heyecan yaptım, ne zamandır baş başa bir şey yapmamıştık. Ne iyi oldu.

27 yorum

  1. Tebrik ederim, 12 yıl, maşallah(:

  2. Valla yalnız olmadığıma çok sevindim. Oğlum şu ana kadar sadece birkez en yakın arkadaşımda kaldı. Birbirlerine abilik ve kardeşlik yapıyorlar. ‘Ben abimde kalacağım.’ dediğinde çok kale almamıştım. Nasıl olsa vazgeçer demiştim. Öyle olmadı ve gerçekten kaldı. Koridordan geçerken her seferinde nasıl uyuyor diye gözüm odasına kayar. O gece bir fena oldum. Bakıyorum, bakıyorum, bizimki yok. Dedim sen delisin, ne güzel oğlun büyümüş başka yerde kalacak kadar özgüveni yerinde, daha ne istiyorsun.

    Elif’in satırlarını okurken dedim ki ben deli değilmişim benim gibi anneler varmış. Sağolasın Elif. Kalemine sağlık

  3. daha nice birlikte yıllara:)

  4. Ne guzel, nice yillara mutlulukla:). Kitap okuma macerasina cok guldum, ben de rutininde kitap okuma fasli olanlara acaip ozeniyorum, ama boyle benzer seyler yasiyorum hep. Bizimkisi sadece sayfa cevirmek istiyor, icerikle hic ilgilenmiyor arkadas.

  5. Nice güzel yıllara daha:)

  6. Ben de hayranım şu kitaplık yapanlara, her gece kitap okuyanlara. Benim kız 26 aylık, kitapları ulaşabileceği yerde elinin altında ama hepsini ortalıga sacıyor, bazen de yırtıveriyor sayfaları. Hiç öyle değer verme durumu yok bütün çabalarıma ragmen.

  7. Nice mutlu senelere..

  8. Nice mutlu senelere..

  9. vay! 12 yıl ha! amma çok geliyor bana şimdilik. umarım daha nice 12 yıllar görürsünüz mutlu mesut.

  10. Nice senelere :)))

  11. nıce mutlu huzurlu yıllar sızın ve tum evlı cıftlerın olsun…

  12. Tebrikler:) nice mutlu senelere:)

  13. Yıldönümüzü kutlarım… Nic eyıllar bı şekerlerle birlikte sağlık ve neşeyle yaşayın…

  14. ortanca halkanın üstüne o elimden aldığı kitabı koymaya kalkıştı. Tamam, dedim, film koptu. — böyle şahane-alık anları yakalayınca ben de hemmen kızımı gönderirim, çok güldüm tespitine. nice onikileriniz olsun, ağız tadıyla …

  15. 12 yıl , 2 güzel çocuk ve heyecanla beklenen evlilik yıldönümü..Allah mutluluğunuzu bozmasın,nice mutlu yıldönümleri kutlayın inşallah :))

  16. tebrik ederim elifcim,bizim de dün evlilik yıldönümümüzdü..biz de gidip balık yedik,başbaşa değildik ama..sürekli sıkıldım,üşüdüm,uykum var diyen bi yer cücesi de bizleydi:)

  17. vay be 12 yıl:) nice 12 yıllara…

  18. Nihat'ın Annesi

    elifciğim… ben bu yazdıda bige de kaldım. ayrılıklarda sevdaya dahil ne yazık ki… insan böyle acılar yaşayınca bi anda burnunun direği CIZ ediyo insanın… ben bu aralar bu CIZ modundan nasıl kurtulurum bilemiyorum 🙁 🙂 neyse… 12 yıl nice nice yıllara….

  19. ben sanırım bige nin hikayesini okuyunca gözüm ne denizin babaannede kaldığını ne de derinin yaptığı şirinlikleri gördü… çok üzüldüm… trafik kazaları ne canlar alıp, ne aileleri yok ediyor. Allah geride kalanlara uzun mutlu ömürler versin inşallah…

  20. İyi dilekleriniz icin cok tesekkur ederim.

  21. tebrikler nice yıllara derin ve denizle birlikte ve belki de daha geniş bir aileyle:)))))

  22. tebrikler nice yıllara derin ve denizle ve de belki daha geniş bir aile olarak:))

  23. Evlilik yıldönümüzü kutlarım *Sevgili Blogcu Anne*..Dilerim nice yıllar beraber sağlıklı*huzurlu*mutlu bir ömür sürersiniz… Torunlarınız olur onları da seyrederken oğullarınızın bugün ki afacanlıklarını hatırlar tebessüm edersiniz… Bizim de bu ay sonunda evlilk yıldönümümüz..Ama bu kez minik oğlum Tarık da var aramızda:))