32 Yorum

Kardeş şart mı?

Birinci çocuğunu belirli bir yaşa getiren ve ikincisiyle ilgili etraftan mahalle baskısı yaşamaya başlayan, ancak her şeyi sil baştan yapmak konusunca çekinceleri olan annelerin dönüp dolaşıp kendilerine sordukları bir soru var: Kardeş şart mı?

Bu soru bana yöneltildiği zaman, ben iki çocuğum olduğu gerçeğinin altını çizmekle yetiniyorum sadece. “Kardeş şart mı?” sorusunu başkaları adına cevaplamayı doğru bulmuyorum. Herkesin koşulları, beklentileri, çocuğunu yetiştirirkenki tecrübeleri birbirinden farklı. Herkes için doğru çocuk sayısı başka.

Kız kardeşiyle çok güzel bir ilişkisi olan ve aynı ilişkiyi şimdi de oğullarına vermeye çalışan bir anne olarak benim aile anlayışımda kardeşe hep yer vardı. Ama kardeş ŞART demeyi çok keskin ve empati yoksunu bir ifade olarak görüyorum. Bunu “Kardeş gerekli” şeklinde yumuşatabiliriz, ama doğrusu şu ki, o bile sorgulanıyor şu günlerde. Geçtiğimiz aylarda TIME dergisine kapak bile oldu bu konu.

The Only Child Myth (Tek Çocuk Efsanesi) başlıklı bu makalede, tek çocuk olmanın eskiden adeta bir hastalık gibi görüldüğü, 1’in çok “yalnız bir rakam” olduğu, kardeşi olmayan çocukların asosyal, içe dönük bireyler olarak yetiştiği, ancak bu anlayışın son yıllarda değiştiği anlatılıyor. Son araştırmaların bu algının yanlış olduğunu gösterdiği gibi, tek çocukların -ailenin maddi ve manevi kaynakları sadece onlara sunulduğundan- okulda daha başarılı oldukları gibi sonuçları da ortaya koyduğu söyleniyor. “Geleneksel aile anlayışının” son yıllarda değiştiği, eskiden “anne-baba-çocuklar”dan oluşan aile kavramının şimdi “anne-baba-çocuk” şekline indirgendiği anlatılıyor. (Bu yazı Amerikan ailesini göz önüne alarak hazırlanmış)

Türkiye’de de benim gözlemlediğim ailedeki çocuk sayısını ilk olarak maddi imkânlar belirliyor. Buna anlayış göstermemek mümkün değil, nitekim İstanbul’da yaşayan iki çocuk annesi bir kadın olarak özel okul fiyatlarını dehşetle takip ediyor, ve çocuğumu -en azından ilk beş sene- bir devlet okuluna göndermeyi düşünüyorum. Ama bu başlı başına bir yazı konusu, şimdi girmeyeceğim.

“Kardeş şart mı?” sorusunun altında genellikle “ikinci çocuk kolay mı?” sorusu yatıyor aslında. Birçok anne, ikinci çocuğun daha kolay olduğunu duymak istiyor haklı olarak. Bu soruya benim yanıtım “ikinci çocuk kolay, iki çocuk zor” oluyor.

İkinci kez anne olmak gerçekten ilk kez anne olmaya hiç benzemiyor. Bisiklet sürmek gibi, hani hiç unutamazsınız ya… Bebeğin altını değiştirmeyi, onu nasıl tutacağınızı, nasıl emzirmeniz gerektiğini, kısacası, ilk seferinde öğrenmek zorunda kaldığınız birçok şeyi -aradan kaç sen geçerse geçsin- raftan olduğu gibi indirip devam ediyorsunuz yolunuza.

Elbette her şey planladığınız gibi olmayabiliyor. İlk çocuğunuz “kolay” bir çocuksa, ikincisi daha “hassas” olabiliyor – ki genelde doğanın kanununun bu şekilde işlediği söyleniyor! İlkinde uyku problemi yaşamadıysanız, ikincisinde kolikle uğraşabiliyorsunuz, benim başıma geldiği gibi.

Ancak bunun bir de tersi var. İlkinde edindiğiniz deneyimler, ikincisinde yol, su, elektrik gibi katma değerlerle geri dönüyor size. Çok daha az telaş ediyorsunuz, çok daha rahat oluyorsunuz ve tabii ki sizin bu rahatlığınız çocuğunuza da yansıyor. Bir de bakıyorsunuz ki çocuğunuz daha bağımsız büyüyor, bazı şeyleri kendi kendine daha erken bir yaşta yapmaya başlayabiliyor.

İşler tabii ki her zaman “yolunda” gitmiyor. İki çocukla başa çıkmak, tek çocukla başa çıkmaktan zaman zaman iki değil, beş kat zor oluyor. Ancak bazı şeyler zorlaşırken, diğerleri de kolaylaşıyor. Bir bakıyorsunuz ki birbirlerini sevmeye, birbirleriyle oyunlar oynamaya başlamış, ve hatta sizi -10 dakika için bile olsa- rahat bırakır olmuşlar!

“Kardeş şart mı?” sorusuna geri dönecek olursak, “NE İÇİN şart mı?” diye sormak lazım. Paylaşmayı öğrenmek için mi? Paylaşmayı artık küçücük yaşta okulda öğreniyor çocuklar. Birbirine destek olmak için mi? Nice arkadaşlıklar var, kardeşlikten öte…

Etrafımda kardeşsiz büyüyen, gerek sosyal anlamda, gerekse profesyonel anlamda başarılı, mutlu insanlar var. Bunların bir kısmı bir kardeşin eksikliğini hep hissetmiş, kendi çocuğuna mutlaka kardeş yapacağını söylüyor. Diğer bir kısmı ise hayatından çok memnun, “Ailem tüm kaynaklarını benim için kullandı, kardeşim olsaydı bu imkânları bana sunamazlardı” diyor.

Kısacası “kardeş şart mı?” sorusu karışık, değişken, zor bir soru. Ve çıkış noktasını anlamak hiç de zor değil. Tam da ilk çocuğun enkazını yeni kaldırmışken… Kocayla aramızı düzene sokmuşken… Geceleri uyumaya başlamış, emzirmeyi bırakmış, belki tuvalet eğitimini bile tamamlamışken… Sil baştan bunları yaşamak akıl kârı mı? Hayat pahalılığını, günümüz şartlarında iki çocuğu birden yedirmeyi, içirmeyi, okula göndermeyi de göz önüne alınca… Ne dersiniz? SİZCE kardeş şart mı?

***

Bu yazı ilk olarak Mahmure.com’da yayınlanmıştır. 

32 yorum

  1. benim bilgisayarımda mahmure’e girilemiyor. sağlık olsun bu yazını okuyamayacağım..

    • Hay Allah, neden acaba?

      • işyerimden giremediğim için; maalesef ; sabah sabah iş de olsa ilk işim sitene girip seni okumak olduğu için dile getirmiştim

        • Benim işyerimde de aynı sorun var, bir heves yazıyı okumaya başlıyorum, hevesim kursağımda kalıyor. 🙁

          • Valla çok üzüldüm. Umarım başka bilgisayardan erişim şansınız olur.

            • Gerçek bir üzülme mi?Sanal alemin dezavantajı olarak gösterebileceğim bir yanı bu; bazen yazılar nokta ile biter ve hiç bir duyguyu alamazsınız. Blog’unuzu hergün takip eden biri olarak ”valla çok üzüldüm” demenize de ben üzüldüm Elif Hanım .”Sen okusan ne olur , okumasan ne olur” gibi anlaşılıyor.Üzülmenize gerek yok ; okumam yazınızı olur biter. Ben sizi Mahmure.com sitesinden tanımadım ki.. Ben sizi ; çok içten ve samimi bulduğum kendi sitenizden tanıdım. Siteye de girmeyeceğim.
              syg..

              • Ben yazılarımda da, yorumlarımda da EMOTICON çok fazla kullanmıyorum, belki de bu yüzden vermek istediğim mesajı size ulaştıramadım. Ancak madem beni her gün takip ediyorsunuz, o zaman “sen okusan ne olur, okumasan ne olur” gibi bir düşünceye sahip olmayacağımı -ya da öyle bir düşüncem olacak olsa o şekilde söyleyeceğimi- bilmenizi beklerdim.

                Mahmure’de yayımladığım yazıları üzerinden belirli bir zaman geçmeden burada paylaşamıyorum. Sizden başka benzer sorunları yaşayanlar olmuş. Fakat şu aşamada elimden bir şey gelmiyor, ve konuyla ilgili düşüncemi başka nasıl ifade edebilirdim, bilmiyorum.

                Yazımı okuyamadığınız için elimde olmayan bir konudaki hayal kırıklığımı dile getirmiştim. Sizi umursamadığımı düşündüğünüz için üzüldüm, gerçekten. Ama yeterince inandırıcı oldum mu, bilemiyorum.

                • bu kadar zamandır tüm içtenliğinle yazılar yazıyor ,hayatını adeta bizimle paylaşıyorsun.doğallığına,samimiyetine şüphe duyulmasını içim acıyarak okudum desem”gerçekten içiniz mi acıdı hiç sanmam”diyenler çıkar mı acaba:=(((((((((

            • Hiç sorun değil Elif Hanım, kesinlikle içtenliğinize inanıyorum ben, zaten mesaj olarak ta yollamışsınız yazınızı. Sonuçta iş yerinden okuyamasam da ilk fırsatta evden açmaya çalışıyorum, tabi her zaman günlük takip edemesem de en azından haftalık olarak okuyabilirim evden. İş yerlerinde işle ilgili olmayan sitelere girişimiz engelleniyor. Mahmure’de Web Sense ‘e takılıyor ne yazık ki, sizin blog’unuzda ulaşabildiğimiz nadir bloglardan biri, umarım bir süre daha açık kalmaya devam eder ve yazılarınızı keyifle okumaya devam ederiz.

  2. Ben iki çocuk doğurdum ya, şart derim kesin. Ben üç kızın en küçüğüyüm. Küçük ablam üniversite okumaya gittiğinde bende ilkokula başladım. Büyük ablam ise üniversite son sınıfta okuyordu. Düşünün aradaki yaş farkını. O yüzden çoğunlukla tek çocuk, biraz da kardeşli büyüdüm. Ben o yüzden çocuklarımın arasında yaş farkı çok olmasın diye düşünenlerdendim. Birde her çocuk ve onun yaşattıkları farklı. Bizde birinci hanım hanımcık bir kızken ikinci haraketli bir oğulcuk oldu (çok yoruyor bizi). Tam tersi olsaydı ikinci için bi dur diyebilirdik mesela.

  3. biz 3 kardeşiz.genç kızken bende hep 3 çocuk isterdim.ama oğlum olduktan sonra bende aynı soruyu sorar oldum.eşim bencil olur arayı çok açmadan 2. yapalım desede yaşadığımız her zor anda 2. çocuğa tövbeler eder hale geldim.zaman geçtikçe unutulur diyorlar ama şuan aklımın ucundan dahi geçmiyor.en azından 8-9 yaşına gelsin kendi başının çaresine baksın,hem bizde bebek özleriz diyorum o zaman da rahatlığa alışırsın çok zor gelir diyorlar.şuan benim için ideali tek çocuk yani:)

    • benim duygu ve düşüncelerimin aynısını anlatmışsın. yalnız olmadığını bilmek güzel (ki bu bile kızına bir kardeş gerekir demek ki dedirtiyor bana…)

  4. Bence bu konu tam 2 ucu b.klu değnek…
    Maddi yönünün daha çok egitim kısmı beni geriyor.
    Hayat nelere gebe bilemeyiz ama bizsiz kalınca tek kalmasınlar diye kardesi olsun dıyoruz, iyi de hayatlarını idame ettirebilmeleri için gerekli egitimi, işi

    • katılıyorum Begüm benim derdim ise çalışan bir anne olarak kimin bakacağı,daha ilk çocuğum da bile yaşadığım için ikinciyi niye ziyan edeyim diye düşünüyorum bazen…

  5. ben şu an için, büyük konuşmiyim ama,düşünmüyorum ikinciyi.Gerçi daha iki aylık bizimki belki konuşmak için erken ama,sanırım benim potansiyelim sadece bir çocuğa yeter gibi geliyo

  6. Bende ofisteki bilgisayardan siteye giremiyorum yasaklamışlar heralde.Evde de bilgisayarı açmaya fırsat olmuyor.Bende okuyamıycam sanırım 🙁 Ama şunu söyleyebilirim ki ben tek çocuğum ve hep eksikliğini hissetmisimdir.Bu yüzden kardeşin şart olduğunu düşünüyorum.Benim derdim aynı şeyleri sil baştan yaşamak korkusu değil de ,hayat şartları buna fırsat verir mi bilmiyorum? Çalışan,hatta çalışmak zorunda olan bir anneyim oğluma şuanda babaannesi bakıyor ama yaşı dolayısıyla çok zorlanıyor.Biraz da maddiyata bağlı bir durum sanırım.

  7. 🙂 eşimin abisi ve ablası var, benimse abim. Bu açıdan bakınca kızım yalnız kalıcak. Ama benim şuanki düşünceme (!) göre 2. çocuk için gerekli güç, sabır, yetenek, maddiyat çok önemli. Tamam tek başına kalmasın ama doğuma yakın işsiz kalmış olmam, hala iş bulamamış olmam (hernekadar kızımı kendim büyütmüş olma lüksüne sahip olsamda 8 sene çalışınca evde olmak zor geliyor), doğumdan sonra eve tıkılmış olmam, annemin evinin yakın olmasına rağmen gelmemesi (kayınvalidemi hiç saymıyorum) vs. gibi birçok nedenden ötürü 2. çocuk beni korkutuyor. Yazdıklarımı okuyunca bencilce gelebilir ama aynılarını tekrar yaşarsam korkusu beni strese sokuyor,psikolojimin bozulmasından korkuyorum. Sağlıklı bir anne olamadıktan sonra ne ilk çocuğa ne 2. çocuğa faydam olamayacağı için 2. çocuk bence şart değil.

  8. Ortamı bulacaklar mı diye de bir adım geri atıyordun. Fazlası ile gel git dolu

  9. Oğlum 1 yaşına girdi ama nasıl girdi birde bana sorun ! Doğduğundan itibaren çığlık çığlığa ağlamalar yaşadık aylarca. İnek sütü alerjisi dendi, rejim verdiler sütüm kesildi mamaya geçildi kutusu 90 TL ayda 10 kutu ! Devamlı kucak istedi, ağladı zırladı tepindi geceleri hiç uyumadı, uyusa da 50 taksit yaptı çığlık çığlığa ağlamalarla bölündü tüm gecelerimiz. Düşünüyorum da 3 yaşına gelse, kreşe başlasa uykuları ağlamaları düzelse ister miyim 2. çocuk ? Hayır

  10. Bende mahmure ye ulaşamıyorum. Yazıyı burdan okumamız mümkün müdür acaba??

  11. Benim için her zaman ya hiç cocuk Yada çift cocuk düşüncesi vardı… Kardes şart mı üslubuyla sorarsan şart derim. Gerekli mı diye sorarsan gerekli derim, olsa mı olmasa mı diye sorarsan olsun olsun derim. 🙂 boyle düşünüyorum… Sanırım bunun bir sebebi de aile ve çevremde tek çocuklu hiçbir aile görmedim ki kardes yapmadıkları icin pişman olmasınlar. Sonrada is isten gecmis oluyor….. Ama herkesin kendi hayat tercihi…. Yazının başlığı şart mı diye sorduğu icin burnumu soktum, yoksa kime ne?…. Hem cocuk bakmak dunyanin en zor isi…..Herkese yavrucuklariyla mutluluklar 🙂

  12. Elif cok sevdigim bir arkadasimin bu konuda yazdigi yaziyi sana ve ilgilenenlere yollamak istedim, kardeslik muessesesi uzerine:
    http://www.babble.com/pregnancy/conception/trying-to-get-pregnant-planning-only-child-siblings/

  13. bir oğlum var…ve onun sacede 1 tane amcası var..çünkü ben tek çocuğum:( tek çocuk olmak başta çok güzel yani çocukken…büyüdükçe anlıyor insan yalnızlığını…annem ameliyata girdiğinde aynı duyguyu benimle yaşayan kimse yoktu…çünkü o birtek “benim annemdi” diğerlerinin ya teyzesi ya halası…babamla annem trafik kazası geçirdiğinde…hayattaki en büyük korkumla yüzleştiğimde…daha da çok anladım yalnızlığımı…onlar yaşlandıkça daha da çok artıyor bu yalnızlıklar…sorumluluklar…tek olma hali…çok uzun oldu, çok doluymuşum:( kısacası aslında sağlık sıhhat el verdiği allah kısmet ettiği sürece keyfi sebepler ile şu dünyada kimsenin kimseyi yalnız bırakmaya hakkı yok bence…belki çok net ama bi düşünün bi 20 30 yıl sonrasını…çocuğunuzun hayatını….bir oğlum var 9 aylık ve 9 aydır tüm zorluklara tüm hastalıklara uykusuzluklara rağmen ikinciyi nezaman doğursam diye düşünüyorum…

  14. Benim 3.5 yasinda bir oglum var.evlendik ve tam tamina 9 ay sonra kucagimdaydi(Allaha cok sukur)”Es”olamadan anne olmanin tum zorlukarini yasadim desem yeridir.Cok aktif bir is ve sosyal hayatim varken birden eve kapandim..Simdi herkes ara vermeden 2.cocuk diyor..Ama fiilmi tekrardan basa sarmak su an icin bana zor geliyor(fiziksel olarak) Biz 7 kardesiz ve en kucugu benim.Kardes olmanin cok ama cok guzelliklerini yasadim ve de yasiyorum..Inanilmaz bisey..bir gun o ablamda,bir gun o abimde…Ben de soyle bir alternatif sunsam:)) Benim oglumun bizim taraftan tam 15 , esim tarafindan da 5 tane kuzeni var..Oldukca kalabalik yani..Yaslari da cogu icin uygun..Boyle arasini bulsak diyorum yani 20 tane kuzenle bu isi halletsek acaba bisey olur mu:))))

  15. yorum yazacaktım, sonr baktım uzuyor, yazı yazayım dedim 🙂
    http://www.burcuname.com/2011/07/28/kardes-sart-mi/

  16. Esim cocuk yapmadan once: “ben cocuklu olup da cok pismanim keske olmasaydi (her ne kadar zorluklari olsa da) diyeni hic gormedim ama cocuksuz olup da keske cocuk yapsaydim diye yakinan cok gordum” demisti. Ben de ayni felsefeyi kardese uyguluyorum ve gercekten cevremde keske kardesim olmasaydi diyeni hic duymadim ama keske benim de bir kardesim olsaydi diyeni cok duydum.

  17. Ben 3 kardeşin en küçüğüyüm ve kardeşlerim olduğu için de çok mutluyum. Çok yakın arkadaşlarım da var ama kardeş çok farklı bir şey. Ama ben hep tek çocuk istedim. Tabi kendim için. Şuan zor bir süreçten sonra çocuğum oldu ve yaşım 36. Bir kez daha tüp bebek deneyip 2. çocuk istemiyorum kesin. Ama işi oluruna da bırakamıyorum. 2. çocuk istersem bu sırf oğlum için olacak. O yalnız kalmasın, ilerde amca, dayı olabilsin diye. -ki ben teyze ve hala olmaktan müthiş zevk alıyorum- Bu da 2. çocuğa haksızlık gibi geliyor. Onu 1. kadar istemediğim için. Gerçi olunca onu da çok seveceğime eminim ama beklerken ki duygular farklı.
    Oğlumu kendim büyütmek istedim ve tüm imkanlarımı zorlayarak 2 yıl ücretsiz izin aldım ama bu arada hayattan da koptum biraz. Tüm bunları şu aşamada yeniden yaşayacak gücüm yok. Birkaç yıl sonrada çok geçmiş olacak.
    Ben tek çocukla çok mutluyum ama ona haksızlık ediyor olma fikri de beynimde bir yerlerde beni kemiriyor. Çocukluğumdan beri tüm fallarda da 2 oğlan deniyor ve aklım karışıyor 🙂
    Bakalım zaman ne gösterecek.

  18. tek çocuk olarak büyüyen ve hayatta kendi canından sadece annesi babası ve çocukları olan ,kimi zaman sırf bu nedenle bile hıçkırıklara boğularak ağlayan biriyim.

    eşim bana “gel kardeşi olsun oğlumuzun ,sana baktıkça üzüntünü gördükçe aynısını oğlumuz yaşar diye korkuyorum”dediğinde 2. çocuk kararı almıştım.

    ben kim ne derse desin oğlum için kardeş yaptım öncelikle.biz ölüp gittiğimizde tutunacak dalı olsun hayatta.belki küçükken çok anlamayacaklar ama 20li yaşlara ulaştıklarında tadından yenmeyecek kardeşlik sevgileri.bunu sağlamak için ,onları birbirlerine “can ciğer kuzu sarması” yapabilmek için elimden geleni sarfedeceğim inşallah.

    sözüne aynen katılıyorum;2. çocuk kolay,2 çocukla zor.peki pişman mıyım?aslaaaaaaaaaaaaa:)

    • Sitare, yazdıklarına +1 diyorum ben de.. İkinci çocuğuma sürpriz bir şekilde gebe kaldım ama olmasaydı da şimdi yapmak için uğraşıyor olacaktım eminim..

      İlk oğlum çok zor bir çocuktu, hala da öyle.. İkinci oğlum ise bir melek..(maşallah) Sürekli büyük küçüğü tartaklıyor, itiyor kakıyor şimdilerde.. Ama bazen şöyle yağlı-ballı olduklarında tadından yenmiyorlar.. pişman mıyım? aslaaaaaaaaaaaaaaa…

  19. Bencil olmasın diye değil kardeşliği, bir kardeşe sahip olmanın güzelliğini yasaması için gerekli olduğunu dusunuyorum. Ote yandan cevre ve sürdürülebilir kalkınma konusunda nasıl torunlarımızı düşünüyorsak ileride amcası, dayısı, teyzesi ve halası olmayan torunlarımızın yalnızlığını da düşünmeliyiz. Küçükken anne babama birsey olursa diye korkar olursa abilerime ve bana hangi amcam hangi dayım veya halam bakar diye düşünürdum