15 Yorum

Tarihe not: Fotoğraf makinesi

Aylar önce Deniz’e bir fotoğraf makinesi almıştım. İlk başlarda ilgilenir gibi oldu, sonra hevesini kaybetti. Şimdilerde yine eline aldı. Günlerdir pili yoktu, pil aldık, bu sefer evde tornavida bulamadık pil haznesini açmak için, derken nihayet bugün pilini takabildik aletin.

Öğleden sonra Ayda çocukları parka indirdi. Ben yemek yapmak için evde kaldım. Deniz inerken fotoğraf makinesini de indirmek istedi, ben karşı çıktım. İki sebepten: (1) Çocuklar almak ister, arıza çıkar  (2) Makinenin içinde oyunlar da var, parkta koşturup durmak varken oturup oyun oynar. Ama çok ısrar etti, ben de karşı koymak istemedim, makineyle birlikte indi aşağıya. Zaten karşı koymam da anlamsızdı aslında, oynatmayacaksam ne diye aldım ki çocuğa. Kendi oyuncağının sorumluluğunu da alması lazım, başkalarıyla paylaşmayı bilmesi de…

Şansına pek arkadaşı yoktu o sırada parkta, bu hakikaten bir bankta oturup oyun oynadı. Yemekten başımı kaldırdıkça gidip balkondan baktım, hep oturuyordu. Kıl oldum, ilk başta müdahale edeyim diye düşündüm, sonra dedim ki, ne karışıyorum. Ben de bankta oturup telefonumla oynamıyor muyum? Hava fıstık gibi, çocuğun arkadaşı da yok, bırak, keyif yapıyor işte. Ve karışmadım.

Bu akşam Deniz’le babası maça gittiler (Deniz’in ilk futbol maçı!), Derin uyudu, ben birkaç saattir balkonda keyif yapıyordum. Sivrisineklerin azıtmasıyla birlikte az önce içeri girdim. Tam girerken masanın üzerinde Deniz’in fotoğraf makinesini gördüm. Bir de baktım ki bir sürü resim çekmiş.

Önce sağ ayağını çekmiş:

Sonra sol:

Sonra yine sağ:

Yine sol:

Belli ki bu resimleri yürürken çekmiş.

Sonra durmuş, iki ayağını birden çekmiş:

Sonra kaydırağın tepesine çıkmış. Oradan aşağıyı çekmiş:

Tam kayarken çekmiş:

Kaydıktan sonra, aşağıda çekmiş:

Sonra tekrar çıkmış kaydırağa. Karşısındaki Derin’i çekmiş, çöp kutusunu karıştırmaya hazırlanırken:

Ve Ayda ona “Yapma” derken:

Ve Derin kendinden biraz büyük arkadaşıyla sosyalleşmeye çalışırken:

Neden bilmiyorum, çok duygulandırdı bu resimler beni. Belki evde yalnız olduğumdan, belki bu aralar biraz melankolik olduğumdan, çok anlamlı buldum bu resimleri.Yıllar sonra Deniz bu yazıya bakarsa bu fotoğrafları çekerken ne hissettiğini hatırlayacak mı, bilmiyorum. Ama ben bana hissettirdiklerini unutmak istemediğimden işte böyle tarihe not düştüm.

15 yorum

  1. Resimler cok güzel cikmis, fotograf makinesi güzel bir sey galiba. İyi ki de indirmesine izin vermissin. Ben de okurken duygulu anlar yasadim.

  2. Tuba bozacioglu

    Ne buyuk mutluluk:) benim bile gozlerim doldu yahu:))) kadin milleti duygusal arkadas, hele bir de anne olduysa, allllaaaah:)))

  3. Elif, 5 yaşındaki çocuğuna fotoğraf makinesi almanı gerçekten çok takdirle karşıladım. Deniz’in içindeki yaratıcılığın ortaya çıkmasına neden olabilir bu fotoğraf makinesi. Resim, müzik gibi bir sanat bu da. Üstelik fotoğraf karelerinde hayatına dair binlerce hatıra olacak 🙂

  4. ah çok tatlı, nası guzel oynamış oyuncağıyla, çok özenmiş belli ki, vakit ayırmış.. canım benim..

  5. Çok güzel fotoğraflar. Ayakları onu hayatta nereye götürecek bilinmez ama annesi ikide birde geriye bakıp kalmasını sağlayacak bu notlarıyla, onu geçmişe adım adım çekecek:) Güzel karelerdi:) Saklanmalı:) Notlar düşülmeli:) Unutulmamalı:)

  6. Bizim ailede fotoğraf merakı zaten var, oğluşum benim makinama el koydu bile, 3 yaşında olmasına rağmen çok güzel kareler çekiyor, ben de çok mutlu oluyorum. Hele bir de çekerken ayağıyla pozisyon alması var ki, bayılıyorum :))
    Bu arada senin aldığın makina da çok güzelmiş, kendiminkini kurtarmak adına bunu alabilirim, teşekkürler :))

  7. Tarık'ın annesi

    Çok hünerli bir oğlun var.. Maşallah çok güzel anları yakalamayı başarmış.. Annesinin oğluşu;))

  8. Aa aynisindan bizde de var, oglum Emre (7 yas) cok seviyor foto cekmeyi, sonra beraber bilgisayara yukluyoruz. Desktopta bir klasoru bile var. Fakat icindeki su oyunlar yok mu? Keske olmasaydi diyorum, bazen tadini kaciriyor ve hep oynamak istiyor.

  9. bbc de bir belgeselde izlemiştim,5-6 yaşlarında bir erkek çocuğunun eline fotograf makinesi veriyorlardı ve en mutlu olduğu anları,en sevdiği şeyleri çekmesini istiyorlardı,çocuk kaldırımda bir bölge çekiyordu mesela,bisikletle geçerken orası kaygan oluyormuş,çok hoşuna gidiyormuş,bir ağaç çekiyordu,böyle böyle küçük,bize belki anlamsız gelen ama ona mutluluk veren küçük detaylar çekiyordu.bu,bir çocuk dışında birisinin aklına çok zor gelir ve çok yaratıcı birşey gerçekten.çok hoşuma gitmişti.Deniz’in çektikleri de bana onu hatırlattı.Çok güzeller gerçekten!..

  10. mındık fotoğrafçı 🙂 çok şeker

  11. Çok eğlenceli :)))

  12. Bu yaziyi tesadufen gordum ve bayildim ve diyorum ki YERIM O DENIZ’i DE FOTOGRAFCILIGINI DA! Bir de aklima cocuklari ajan yapmak geldi, bunlardan iyi ajan olur ha. Mesela Derin o copten birseyler alip yiyor, Ayda da bunu izliyor olsaydi. Din din diiin!!!