24 Yorum

Bir Nefesmiş Hayat – 15

Güz’ün hikâyesi Belde’nin kaleminden devam ediyor. Belde’nin tüm yazılarına Güz’ün hikâyesi etiketinden ulaşabilirsiniz.

***

Güz, eve geldikten üç ay sonra yine bir doktor kontrolümüz sırasında hafif bir burun tıkanıklığıyla beraber gribal bir durumu vardı. Doktorumuz “hastaneye yatıralım ama endişelenmeyin hem tüm genel kontrollerini yaptırırız hem de artık oksijenden ayırma denemelerine başlarız yavaş yavaş” dedi. Biz de çok mulu olduk bu fikre; Güz gerçekten böyle bir yol katedebilirse çok iyi olurdu.

Hemen ertesi gün hastaneye yattık. Bütün takipli olduğu bölümler gidip geliyorlar, tüm kontrolleri yapılıyordu. Göğüs hastalıkları doktorumuz “şu gribal durum iyice geçsin, bir iki güne oksijenden ayırma denemesini de yapalım” dedi. Her şey gayet yolundaydı. Sonraki üçüncü gün ani bir şekilde Güz’ün kalp atışları yükseldi ve ateşi çıktı. Hemen arkasından da çok sulu beyazımsı ve ağır kokulu bir şekilde kaka yapmaya ve kusmaya başladı. Ne olduğunu anlayamadık. Bir anda testler tahliller derken Rota virüsü kaptığı ortaya çıktı. Ne yazık ki sonradan öğrendiğimiz bir şey canımızı çok sıktı. Hastanede kaldığımız odada bir önceki yatan hastanın Rota virüsü olduğunu öğrendik.

Hastane enfeksiyonundan o kadar çok çekmiştik ki bu zamana kadar, bu da üstüne tuz biber ekmişti ne yazık ki. Tabii ki her zamanki soruna değil, çözüme odaklı yaklaşımımızı takınarak bu durumu problem etmek yerine oğlumuzun durumuna odaklandık. Bu konuda doktorlarımıza da herhangi bir zorluk çıkarmadık. Rota virüsünü bu kadar çabuk kapmasının temel sebeplerinden biri de aşısının ilk doğduğu zaman çok küçük olduğu için yapılamamış olmasındadır diye de düşünüyorum. Yine de ne yazık ki özellikle ülkemizdeki devlet hastanelerinin bir sorunu mudur bu bilemiyorum ama hastane enfeksiyonunun önüne geçilemiyor. Mutlaka hasta azlığı sebebiyle özel hastanelerde daha kontrol altında tutulabiliyordur bu durum. İnşallah bir gün bir çözüm bulunabilir; sırf bu yüzden hala herhangi bir şey olacak da hastanede yatmak zorunda kalacağız diye aklım çıkıyor. Kimsenin de hakkını yemek istemiyorum. O günlerde yine oğlumuza çok iyi baktılar. Ama sanırım artık bir anne olarak daha temkinli bir tutum içindeyim.

Rota virüsü Güz’ü çok sarstı. Tam sekiz gün sürdü, bir kiloya yakın kilo kaybetti. Yine de çok şükür genel durumu bozulmadı. Fakat oksijen denemelerinin lafı bile kalmadı, başka bir zamana ertelendi. Rota virüsünde en önemli şey bol sıvı alması gerekliliğiydi. Özel ilaçlı bir sıvı hazırlayıp Güz’e bunu kaşık kaşık vermeye çalıştım. Güz pek biberon kullanmayı bilmiyordu. Sadece birkaç denemesi olmuştu, o kadar. Suyu biberonla kesinlikle içemiyordu; ağzında biriktirip biriktirip hepsini birden yutmaya çalışıyordu. Bu yüzden her gün bir litreye yakın sıvıyı bebek kaşığıyla vermeye çalışıyordum. Bir şekilde bu konuda hırs yaptım içirdim ve başardık oğlumla. Bu sayede damar yolu serum sorunlarımız olmadı.

Oksijenden ayırma denemelerini taburcu olduktan sonra evde yapmaya başladım. Yaklaşık bir ay içinde günde 13-14 saate yakın oksijensiz kalabilmeye başlamıştı Güz. Artık gece uykularında bile takmamaya başlamıştık. Hedefimiz bütün bir günü oksijensiz geçirmeyi başarabilmek daha sonra kontrolleri yapılarak bu durumun kalıcılığını sağlayabilmekti.  Bu bir ay çok güzel geçmiş, Güz oksijenden ayrıldıkça daha bir özgürleşmiş, hareketlenmiş ve iletişimsel gelişimi de daha bir farklılaşmıştı. Tek sorunumuz kilo alamamaktı bu dönem; o ay sadece 200 gr. alabilmişti. Tabii ki

doktorlarımız bu durumdan pek memnun kalmadı. Oksijen ihtiyacı olmasa da nefes alabilmek için fazla enerji harcadığını; şu anda kilo alımının çok daha önemli olduğunu düşündüler. Oksijenden ayırmayı sadece uyanıkkenyapmamızı; uykularında oksijen almaya devam etmesini önerdiler. Bebekler uykuda büyür derler ya; o misal ne kadar rahat uyur ne kadar enerji harcamazsa uyuduğu zaman, gelişimi de daha iyi olur düşüncesinde bizi ikna ettiler. Hemen ertesi ay 600 gr. kilo aldığını gördük ve bu durum bir şekilde ispatlanmış oldu.

Güz’ün gündüz oksijenden ayrılması sonucu çok olumlu neticeler aldık. Kısa zamanda desteksiz oturmaya başladı ve hatta emeklemenin ilk adımı olan sürünmeye başladı. Kablosuz bir yaşama geçişi, daha özgür hareket edebilmesi hayat kalitesini çok ama çok arttırdı.

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

24 yorum

  1. Ne kadar sevimli görünüyor resimlerde canım benim. Bugüne kadar pek okumamıştım yazılarınızı, genelde işyerinde olduğumdan ağlarım tutamam kendimi korkum vardı. Bugün okudum ve Güz’ün o tatlı yüzüyle karşılaştım. Allah ona uzun ve sağlıklı bir ömür nasip etsin…

  2. Bir şey diyemiyorum… Her okuduğumda takdir ediyorum anneyi, aileyi ve dua ediyorum küçük adama…

  3. Güz’ü böyle gülerken görmek ne güzel 🙂 Çok şirin,çok sevimli bir bebek , Allah hep güldürsün inşallah onu , sevgiler..

  4. gülüşüne kurban olsunlar senin 🙂

  5. Aa bugün cumaydı değil mi. Minicik doğan Güz’ün resimdeki tombul hallerini görünce inanamıyorum. Bir de gülüşü nasıl bir sıcaklık, enerji veriyor insana. Her cuma iş yerimde ben de gözyaşlarımı tutamıyordum, alıştılar bana artık:) Şimdiyse hep gülümsüyorum okudukça, Güz büyüdükçe. Çok zor ama ayrıcalıklı bir hayat sunulmuş size. Her şeye rağmen bu farklılık, öğrenilenler, deneyimler güzel olmalı. Ah Güz’ü ve sizi çok ama çok tebrik ediyorum. Hele de çocuğunu bu sıcakta arabada yalnız başına bırakıp, alışverişe giden annelerin olduğu bu dünyada, siz cennetliksiniz.. Sevgiler…

    • Çok teşekkürler Ayça yaşadığımız anları değiştirmeye imkanımız yok ne yazık ki… bu yüzden hiç bir anını hiç bir şeye değişemem…çok haklısınız..

  6. hani mutlu sonla biten filmler vardır ya, ben hep sonrasını merak etmişimdir. sizin yazılarınızı okudukça aklıma bu geliyor. Güz çok büyük bir savaşı kazandı ve ben her hafta sizin kaleminizden ondaki değişiklikleri büyük bir mutlulukla ve en başından beri olduğu gibi yine gözyaşlarımı tutamayarak okuyorum. umarım bundan sonra da nice nice güzel günler yaşarsınız.

  7. Hastane enfeksiyonu ne kadar fena birsey. Devlet hastanesi daha kalabalik oldugu icin daha cok olasilik oldugunda hakilisiniz ama ozellerde de olabilen birsey. Bir arkadasim dogumunu yaptigi hastaneden grip virusu kaparak ayrildi, ve bebege gecmesin diye ne yapacagini sasirdi, maskelerle falan dolasti, yeni dogan bebegini opemedi.
    Hastaneye gittigimizde odada dokundugumuz heryeri kendimiz dezanfekte etmeliyiz galiba ama insan dusunemiyor ve guveniyor ne yazik ki.

    • Ne yazık ki haklısınız önüne geçilemeyen bir durum bu ….sadece maksimum kontrol gerekiyor…. hakkaniyetli çözümler gerekiyor…
      Ne yazık ki yapılabilecek çok şey varken…Bu durum bahane edilerek bebeklerini günlerce göremeyen anneler babalar oluyor… çok üzülüyorum… Hele bir bebek için annesiyle arasında ki bağ ne kadar değerli….

  8. Canim benim yaa, masallah!! Ne kadar guzel guluyor, ne kadar tatlilasmis. Guz’un tedavisinin yanisira bu kadar guzellesmesinin, toparlanmasinin diger onemli kaynagi da sizin sabriniz ve de emeginiz. Ben de suan 27 haftalik hamileyim. Yasadiklarinizi hep basimdan gecmis gibi hissederek okuyorum, Allah size guc kuvvet versin Belde hanim, omur boyu saglik ve mutluluklar diliyorum size ve guclu Guz’e!

    • Teşekkür ederim… Sağlıkla kolaylıkla alın inşallah bebeğinizi kucağınıza…

  9. çok çok sevimli bir çocuk. çok şanslısınız ve Güz de çok şanslı. Allah’a emanet olun…

  10. Okuyorum.. Her seferinde ne yazsam da içimdeki çoşkuyu anlatsam diyorum,,hiçbir kelime yetmiyor.. Allah yolunuzu açık etsin.. Hep böyle gülsün yüzü Güz’ümün.. (Maşallah)

  11. Güz’ün gülen yüzünü görmek okadar mutlu ettiki beni Allah yardımcınız olsun yazılarınızı en başından beri takip ediyorum çabanız ve hırsınızı takdir ediyorum.
    şu anda hala kızının erken doğum yaptığı ama daha sonra komaya girerek yoğun bakıma alındığı haberini duyunca sizin yaşadıklarınız geçti gözümün önünden . inşallah hem bebek hem Hülya en kısa zamanda sağlıklarına kavuşurlar.

    • Çok üzüldüm inşallah herşey yolunda gider kızınız ve bebeği için…en kısa zamanda sağlıklarına kavuşup bu zorlu süreci bitirmelerini diliyorum.. Allah yardımcıları olsun….dualarım sizinle..

    • Umarım her şey yolunda gider, umarım anne de, bebek de en kısa zamanda sağlıklarına ve birbirlerine kavuşurlar.

  12. Tam yemelik olmus bu resimde canim benim…