20 Yorum

Çocuklara para kavramını nasıl anlatmalı?

“Bireysel para uzmanı” Özlem Denizmen’i daha önce bir etkinlikte dinlemiş ve finans gibi önemli –ve bence sıkıcı- bir konuya değişik yaklaşımı ve anlatımına hayran kalmıştım. Dolayısıyla dün TRT Okul kanalındaki Anne Çocuk programına katılacağını duyunca kaçırmak istemedim.

Şansıma çocukların ikisi de o saate öğle uykusuna yatınca programı rahat rahat seyrettim ve notlar aldım. Aşağıda bu çabucak toparlanmış notlarımı paylaşıyorum, nitekim an itibarıyla Deniz koltukların üzerinde zıplamaya başlamış durumda:

Çocuklarda para eğitimi kaç yaşında ve nasıl başlamalı?

Çocuklar aşağı yukarı 5 yaşından itibaren parayla tanıştırılmalılarmış. Ancak çocuğumuza paranın ne olduğunu anlatabilmek için öncelikle kendi para anlayışımızı oturtmuş olmamız gerekirmiş. Bunun için de paranın bizim için ne ifade ettiğini çözmeliymişiz. Paradan ne bekliyoruz’un listesini yapmalı, bu listede çocuğumuza vermek istemediklerimizin üzerini çizmeli, geri kalanları ona öğretmeliymişiz.

Para bizim toplumumuzda genellikle tabu bir kavrammış. Doğru, çocuklar parayla oynamak istediklerinde “pis, bırak” deriz ya hep. Para hakkında onların yanında konuşmamaya özen gösteririz, vesaire…

Çocuğumuza parayı anlatırken onun bir hedef olmadığını, amaçlarımız doğrultusunda bir noktadan bir noktaya götüren bir araç olduğunu anlatmalıymışız.

Çocuklarımıza geciktirilmiş mutluluk kavramını aşılamalıymışız. Bu da bir oyuncağı ilk istediğinde almaktan ziyade onu almak için belirli bir zaman tayin etmek –örneğin doğum gününde, ya da belirli bir birikim yaptıktan sonra gibi- şeklinde olurmuş. Çocuk böylece elindekilerin değerini bilmeyi öğrenirmiş.

Çocuğa paranın satın alma gücünü öğretebilmek için şöyle bir örnek verdi Özlem Denizmen: Çocuğunuza 10 TL verin. Bu parayla marketten akşam 5 kişi için yemek yapacak malzeme almasını isteyin. 10 liraya makarna, salata malzemesi, belki salata sosu, vs. alan çocuk, 10 TL’nin 5 kişinin karnını doyurduğunu öğrensin.

Harçlık ne kadar verilmeli?

5-6 yaşlarından itibaren çocuklarımıza ayda yaşı kadar harçlık vermeye başlayabilirmişiz (Bu da demektir ki önümüzdeki birkaç ay içinde bizim bu olayla tanışmamız gerekecek!)  Harçlığı haftalık olarak vermeli, 13 yaşından sonra aylık vermeye başlamalıymışız.

Harçlık, çocuğa iki türlü disiplin veriyormuş:

  1. Paranın limiti var
  2. Zaman değişken ve uzun bir kavram (“örneğin küçük bir çocuk için 1 hafta uzun bir süre, dolayısıyla da harcamayı zamana yayması gerektiğini öğrenecek” diye anladım ben bunu)

Çocuklara bütçe yapmayı nasıl öğretebilirsiniz?

Paranın üç işlevi olduğunu anlatmalıymışız:

  1. Bugün için harcayacağız
  2. Yarın için biriktireceğiz
  3. İhtiyacı olanlarla paylaşacağız

Bütçe yaparken harcamaları ikiye ayırmalıymışız: istek ve ihtiyaç. Harcamaları listeleyip hangisinin istek, hangisinin ihtiyaç kategorisine girdiğini tespit etmeliymişiz. Ancak bunlar bazen birbirine girebiliyormuş. Ve en önemlisi de, çocuk duyduğunu değil, gördüğünü yapıyormuş. Siz çocuğunuza “Sana ikinci oyuncağını alamam, çünkü paramız yok” derken kalkıp da kredi kartınızla üçüncü ayakkabınızı alıyorsanız doğru mesaj vermiyormuşsunuz.

Ev bütçesini yaparken toplamda dikkate alınması gereken 12 kalem var (ancak programda bunların 12’sini listelemedi Denizmen, sadece aşağıdakilere değindi)

  • Kira/aylık mortgage – ev için ödenen para aylık gelirin yüzde 40’ini geçmemeli.
  • Gıda – yüzde 30, bazen yüzde 50’yi bulabiliyor
  • Ulaşım – oldukça önemli ve büyük bir kalem
  • Eğitim giderleri
  • Eğlence – yaklaşık %10 civarında
  • Elektrik, Su faturası

Bu tür kavramları okul yaşındaki çocuklara anlatabilmek için “Sence ne kadar?” konulu bir alıştırma yaptırıyormuş kendisi. Çocuklardan örneğin su faturası, elektrik faturasının ne kadar olabileceğini tahmin etmelerini istiyor, daha sonra bunların gerçek tutarlarını vererek karşılaştırmalarını istiyormuş.

Yatırım bilinci nasıl aşılanmalı?

Türkiye’de yapılan araştırmalar gençlerin yüzde 72’sinin birikim yapmadığını gösteriyormuş. “Harcarken biriktirin” dedi Özlem Denizmen. 10 liralık maaşınızın 1 lirasını bir kenara koyun, geri kalan 9 lirayı harcamalar için kullanın dedi.

Ayrıca evin önemli ve daha da önemlisi güven veren bir yatırım olduğunu söyleyerek “Her ailenin bir evi olmalı” dedi.

Çocuklar birikim alışkanlığını nasıl edinebilir ve kaç yaşında para kazanmayı öğrenmeliler?

Çocukların parayı baş tacı yapmaması gerektiğini söyledi Özlem Denizmen. Çocuğun para hakkında sorular sormasının paragöz olduğu anlamına gelmediğini, merak ediyor olabileceğini vurguladı. 5-8 yaş arasında parayla ilgili bilgilendirilen çocuklar yavaş yavaş para kazanmaya da başlayabilirmiş. Örneğin Özlem Denizmen’in –yanlış anlamadıysam 6 yaşındaki- oğlu geçen hafta fırını temizleyip 50 kuruş almış. Burada önemli olan çocuğun, görevi olmayan şeylerden para kazanmasıymış. Yatağı toplamak, sofraya yardım etmek gibi zaten yapması gereken görevler için para verilmemeliymiş.

Para kazanmak küçük yaşta başlarsa hayatta en az iki kat daha fazla başarılı oluyorlarmış çocuklar. Hayatı tanıyor, emeğe saygı duymayı öğreniyorlarmış. Ve günümüzde çocuklara geleneksel para kazanma yöntemlerinin de ötesinde girişimciliği de öğretmek, girişimcilik konusunda yüreklendirmek lazımmış.

Son olarak, “Çocuklarımızın başında helikopter olmayalım” dedi Özlem Denizmen. “Aman sıkıntı çekmesin, aman küçük yaşta para kazanmakla uğraşmasın diyerek onlara kıymamazlık etmeyelim” diye ekledi. Kendisi 17 yaşından beri kendi parasını kazanıyormuş. Ne kadar erken, o kadar iyiymiş.

İşte böyle.

Özlem Denizmen, kendi Para Durumu blogunun yanı sıra, yakın zamanda anneysen.com bloglarında yazmaya ve anneysen.com uzmanları arasında yer alarak kendisine yöneltilen soruları yanıtlamaya başladı. Anneysen.com üzerindeki yazılarına buradan, kendisine soru yöneltebileceğiniz uzmanlar sayfasına ise buradan ulaşabilirsiniz.

Para konusu gerçekten çok önemli ve birçoğumuzun uzak durduğu bir konu. Belki de eskiden gelen “aile reisi babadır” anlayışından ötürü biz anneler geri planda kalabiliyoruz para konusunda. Halbuki aslında evi çekip çevirenler, mutfak alışverişini yapanlar, kılık kıyafet harcamalarını yönetenler bizleriz.

Özlem Denizmen “parasını yönetebilen hayatını yönetir” diyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Sizin evde para durumunun kontrolü kimde? Aylık aile bütçesi yapıyor musunuz?

20 yorum

  1. Çocuğumuza parayı anlatırken onun bir hedef olmadığını, amaçlarımız doğrultusunda bir noktadan bir noktaya götüren bir araç olduğunu anlatmalıymışız.
    Çok önemli…Elifçim bu ne kadar dikkat edilmesi bir şey gerçekten de…. Koca koca insanların hayatta değer yargılarını koydukları yer değişiyor bu temel yüzünden….

  2. güzel.. doğru yaptığımı görmek beni sevindirdi. Kuzey oyuncak istediğinde çalışarak kazanması gerektiğini söylüyorum. Henüz lira kavramımız yok, büyük para, küçük para, kağıt sarı para kavramımız var.

    çamaşırlara yardım ederse büyük para (1 TL. oluyor bu),
    oyuncaklarını toplarsa küçük para (50 krş.) veriyorum. sonra bunları tümletip büyük sarı para (5 TL.) yapıyoruz. oyuncağının fiyatı 10 TL. ise 2 haftalık bir çalışmayla alabiliyoruz.

    ben bu nasihati annemden aldım, annem de beni evde çalıştırırdı çünkü.

    babanın para kazanmak için işe gittiğini biliyor.
    bir şey isterken önce paramız var mı diye sormayı da ihmal etmez.

    zaten çok varlık içinde değiliz, her istediğini alamayız fakat paramız olsa bile her istediğini alamayacağını öğrenmeli. ben müsrif çocuk istemiyorum cümlemi tükürdüm ve yalamak istemiyorum çünkü. inşallah kıymet bilen, tasarruflu çocuklar olabilirler…

    şu an 10-15 yaş arası çocuklarda müthiş bir tüketim var gördüğüm kadarıyla. milyarlık gitarlar, odalarında plazma tv ler, ceplerinde pahalı telefonlar. sonra doyumsuz oluyor çocuklar. merak edecek, keşfedecek bir şey kalmayınca bir bıkkınlık çöküyor üstlerine erkenden. bunun olmasını asla istemiyorum…

    • Mehtap bunu sürekli mi yapıyorsun,yoksa bir şeyi istediğinde mi,yani her işi para karşılığı yapması zamanla tehlikeli bir hal almaz mı? her şeyde bir karşılık beklemez mi? kendi kuzenimde böyle bir hal almıştı da onda soruyorum.

      • yok, tabii ki her zaman değil. mesela 2 hafta önce bir transformers oyuncağı istedi küçük olanı alırım dedim, itiraz etti, büyük olanı istiyorum dedi. o zaman para biriktirelim dedim. 2 hafta boyunca bazen yardım etti bana, ben de onu ödüllendirdim. ama tabii ki her zaman değil. her zaman olursa bu sefer de her şeyin karşılığını para zanneder aman aman! :))

        bir şeyi her istediğinde de yapmıyorum. gerçekten pahalı bir oyuncaksa, onu haketmesi gerektiğini düşündüğümde… biraz da malının kıymetini bilsin diye. bana yardım edip kazanınca aldığı oyuncaklara hiç zarar vermiyor :))))))

    • Mehtap fikir şahane. Çamaşır katlamak bir iş ve ücreti karşılığı çalıştırabiliriz. Ama oyuncaklarını toplaması para almadan yapması gereken kendi sorumluluğu değil mi?

      • maalesef bazen o raddeye geliyoruz :))))) toplaması gerekmediği zamanlarda toplarsa.. nasıl örnek verebilirim ki? mesela odayı süpüreceksem, tabii mırın kırın.

        çoğu zaman iş bitince parayı unutuyor, hatırlatıyorum.

  3. Harikasın Elif! Programı seyretme olasılığım yoktu, ama sayende kafamda belirsiz olan bir konu netleşmiş oldu 🙂
    Bizde para konusu Nehir 4-5 yaşlarındayken minik işler yaptırarak girdi devreye. Mesela temiz çamaşırlarını çekmeceye kaldırmak, çoraplarını eşleştirip kaldırmak gibi minik görevler karşılığı aldığı paraları biriktirip, bayram harçlıklarını da katıp kendine ilk aldığı şey bir sürü oyuncak arasından “satranç takımı” olmuştu! Bu aralar aksattık, ama yazını okuyunca artık daha yaşına göre işler verip bunun karşılığında para kazanmasını sağlamak olmalı diye düşündüm.
    Ancak Denizmen’in 13 yaş altına aylık harçlık verilmesine katılmıyorum, çünkü o kadar küçük yaşta zaman kavramı o kadar geniş olmuyor, elindeki parayı 1 ay idare etmesi gerekliliğini anlamasının zor olduğunu düşünüyorum. Mutlaka bir uzman olarak vardır bir bildiği, ama benim mantığıma yatmadı. Belki de deneyip görmek lazım 🙂

    • Yok Senem’ciğim, ben yanlış yazmışım. Deniz başımda tepiniyordu ben bu notları aktarırken…

      • bana ailem 10 yasinda aylik harclik vermeye basladi, cok da guzel idare ettim! her cocuga gore degisebilir, belki 10 erken ama 13 normal geldi bana.

  4. parasını yönetebilen hayatını yönetir. süper laf. hakikaten de öyle. henüz parayla tanışmadı oğluş. 2 yaşında.
    şimdi bunları yazarken elinde (büyük ihtimal ekmek parasının üstü olan) iki lira ile geldi. Allahım. bir mesaj mı bu.

  5. Merhaba Elif,

    Dunki programi ben de izledim , gercekten aslinda ailelerimizin bize aslinda bilmeden bunlari nasil da guzel ogrettigini ogrendim.. Ben de 4 yasindaki ogluma ev islerindeki yardimlari icin kucuk hediyeler filan veriyordum ama yakinda bu sekilde para kazanma sistemine gecmeliyiz diye dusunuyorum… Bir de nacizane bi duzeltme yapmak istiyorum , okurken farkettim yorumlarda Senem de yazmis zaten; dun Ozlem Denizmen ” 5 yasindan itibaren haftalik harclik verilmeli, boylece zaman kavrami da ogretilmeli, 13 yasindan itibaren de harcliklar aylik olmali, cunku 5 sene sonra yili yonetmeyi ogrenmesi gerecek.” demisti.. Sanirim orda yazarken ufak bir karisiklik olmus, duzeltmek istedim… Bu arada sana ayrica tesekkur ederim TRT OKUL daki ” AnneCocuk” programindan haberim yoktu senin sayende ogrendim ve takip edecegim….
    Sevgiler….

    • Esin, çok teşekkür ederim. Hemen düzelttim. Sabahları bizim evde çok kaotik bir ortam oluyor; çocuklar tepinirken ancak bu kadar toparlayabilmişim! 🙂

      Anne Çocuk gerçekten güzel bir program. Ben de fırsat bulduğumda takip ediyorum.

  6. harika bir konu gerçekten çok şey öğrendim. böyle önemli ama üzerine az düşünülen bir konuya aracı olduğun için teşekkür ederim…

  7. şimdi düşünüyorum da ben liseden itibaren harçlık almaya başlamıştım,öyle ilkokulda harçlık kültürü yoktu,beslenmeye talimdik,şimdiki çocuklar tam tüketim çağına denk geldi,açıkçası ben sınıfımda harçlık verilmesini ilk dönemlerde yasakladım,şimdi kısıtlama getirdim,çünkü harçlık alan çocuklar beslenmelerini yemedikleri gibi çok sağlıksız şeyler alıyorlar- bu konuda kantinciyle kavga etmişliğim vardır- Bundan çok rahatsızlık duyduğum için ihtiyaçlarımıza mı yoksa isteklerimize göre mi paramızı harcamalıyız diye bir tartışma ortamı yaratıp bir ihtiyaç ve istek listesi hazırlayıp önceliklerimizi belirlemiştik…Çok önemli bir yazı paylaşmışsın Elif,ben de bir kaç not aldım yazıdan,ellerine sağlık…

    • kantinlerdeki zararlı yiyeceklere yasaklar geliyormuş diye duymuştum haberlerde. doğruluk payı var mı? öğretmensiniz galiba siz?

      • evet,öğretmenim kantindeki zararlı yiyeceklere keşke yasak gelse,ama olmuyor,birilerinin işine gelmiyor,cips,çikolata,çerezleri geçtim,adını,sanını bilmediğim çok değişik şeyler satılıyor,örneğin tanesi 25 kr olan upuzun yaklaşık 1 m bir şekerleme var,tamamı gıda boyası sanırım,ve çocuklar bu tarz şeyleri bayıla bayıla yiyorlar.Her okulda kantin denetleme kurulu var-bizim okulda beni bir tek bu kurula almıyorlar 🙂 -Bu kurullarda çok fazla müdahale edemiyor bu ürünlere,çünkü hatırı sayılır meblağlar veriyorlar okullara.Hiç unutmam,bir gün bahçe nöbetçisiydim ,bardaktan boşanırcasına ,sağanak bir yağmur yağıyordu,ben de kapıyı kapatıp çocukları bahçeye çıkarmadım,dönemin müdürü ”hocam ne yapıyorsun sen,aç kapıyı,kantinci kızıyor satış yapamıyorum ”diye bana müdahale etmişti,2000 tl kira veriyormuş meğer bizim kantinci okula,çocuklar ıslansın kendileri bilir yani anlayacağınız….
        Arena ‘da izlemiştim,kadının biri okulun birine gidiyor,kantinciye soruyor: ”Ben de kantin açacağım ,nasıl yapıyorsun anlatsana,cevap ” kızartma yap çok satar,patates,sosis,yağını da hafta da ,iki hafta da bir değiştirirsin,bizim idare beni günlük değiştiriyorum zannediyor ama ben haftada bir değiştiriyorum ” demişti,ben de dehşetle izlemiştim,o yüzden genelleme yapmayayım ama pek güvenmem kantinlere…Çocuklarda yanındaki çocuklardan çok etkileniyorlar sonuçta,biri ne alsa,diğeri de koşup ondan almak istiyor,ellerinde adlarını hiç duymadığım markalardan çikolatalar görünce aklım çıkıyor,bazıları beni çok baskıcı bulabilir ama 5. sınıfa geçtiler ,hala beslenme saatinde sınıfım beslenme yapıyor,ve bitirmeyenler bana söyleniyor,beslenmeye de çikolatalarınıda,keklerini de,meyve sularını da ,meyvelerini de ne isterlerse koyuyorlar,ne kadar engel olabilirim sağlıksız beslenmelerine bilemem,ama en azından benim gördüğüm anlarda sağlıklı besleniyorlar,Cuma günleri de serbest,dilediklerini,istediklerini yiyorlar.Umarım dediğin gibi olur Mehtap ,zararlı tüm yiyeceklere yasak gelir….

  8. bu yazı cok faydali oldu elifcim. Biz simdilik Ceylin’e parayı kumbarasına atmasi icin veriyoruz o da zaman zaman bununla almak istedigi birsey oldugunda yada bizlere birsey almak istediginde ismarlamayi teklif ediyor ve bu sekilde harciyor. gecenlerde mesela bize dondurma ismarladi :). simdiye dek hicbir zaman her istedigini hemen almadik. once ihtiyacı olup olmadigina baktik. sonra evde bununla ayni turde birseyi varmi yokmu ya dikkat ettik. alinabilir birseyse bile o donemde ona cok sey aldiysak oyuncak kitap v.b. kisa bir sure erteledik yada ozel bir gunde almaya soz verdik. Sagolsun kizimizda hic oyle market-oyuncakci krizi yasatmadi. bence cocuk yokdan da anlamali, beklemeyi de bilmeli

  9. Cocuk ve Para sozcuklerinin bilesimi bana sadece bir cocuk ismi cagristirdi. Hmm. Kim olabilir acaba?

  10. önemli bir konu..arşivimde saklayacağım bu yazıyı… teşekkürler