18 Yorum

Bağırmayan bir anne olmak istiyorum

“ScreamFree Parenting” kavramıyla ilk olarak internet üzerinden tanışmış, ilgimi çekince de web sitesine üye olmuş, bültenlerini takip etmeye başlamıştım. Anne olarak kendimi eleştirdiğim konuların başında sesimi –gereksiz yere ve fazlaca- yükseltmek geldiğinden, bunun bertaraf edildiği bir ebeveynlik konsepti çekici gelmişti bana.

Amerika’ya geçen gitiğimde kitabını görünce aldım. Aldığımdan beri de bir türlü elim gitmedi, taa ki Slingo Mom da kitaptan bahsedip aklıma düşürünceye kadar. Eh, malum yaz tatili boyunca evdeki desibel seviyesi de yükselmişken artık okumanın vaktidir dedim ve başladım.

Kitabı henüz bitirmedim, ancak okuduğum ilk bölümün özetine aşağıda yer verdim. Özetin sonundaki linke tıkladığınız zaman Forum’da açtığım bir tartışmaya da dahil olabilirsiniz.

Bu arada şunu söyleyeyim, ScreamFree Parenting’i Türkçeye nasıl çevireceğimden emin olamadım. Zaten şu FREE eki hep kafamı karıştırmıştır; İngilizceyi ilk öğrenmeye başladığım zamanlarda “Smoke Free” konseptini “Burada sigara içmek serbest, hatta istediğiniz kadar içebilirsiniz” şeklinde algılardım! Dolayısıyla ScreamFree kavramının Türkçeye cuk oturacak bir karşılığını ben bulamadım; bulan varsa beri gelsin.

Diyor ve başlıyorum:

Kontrol altında olmazsanız, kontrolü elinizde tutamazsınız

Ebeveynler olarak en çok zorlandığımız konu televizyon değildir. Çocuklarımızın arkadaşlarından kötü anlamda etkileniyor olmaları, ya da alkol ya da uyuşturucu kullanma riski altında olmaları da değildir. Ebeveyn olarak en çok zorlandığımız konu, duygusal anlamda gösterdiğimiz tepkilerdir.

Çocuklarımız için yapacağımız en iyi şey onlara değil, kendimize odaklanmamızdır. Tedirgin bir şekilde çocuklarımızı kontrol etmeye çalışmak yerine, kontrol edebileceğimiz bir unsur olan duygusal, anlık tepkilerimize odaklanmaya çalışalım.

Hayatımızda başarısızlığı kaldıramayacak olan tek bir alan varsa o da ebeveynliktir. Bu alanda kayıtsız şartsız başarılı olmanın baskısını hissederiz sürekli. Ne de olsa çocuklarımızla geçirdiğimiz kaliteli zamanın önemi, onların hayatına dâhil olmamız gerektiği, önceliklerimiz arasında ailemize ilk sırada yer vermemiz gerektiği gibi konularda sürekli mesaj bombardımanına tutulmaktayız. Anne-çocuk dergileri en yeni ebeveynlik trendleri ve tavsiyeleriyle dolup taşıyor. Bütün bu baskının sonucunda ise ortaya daha da fazla korku ve yetersizlik hissi çıkıyor.

Ebeveynlik hakkında en tahrip edici yalan nedir, biliyor musunuz: ÇocuklarımızDAN sorumluyuz. Böyle bir düşüncenin saçma olduğunu düşünebiliyor olabilirsiniz. “Tabii ki de çocuklarımdan sorumluyum, kim sorumlu olacak ki?” diyor olmanız çok normal.

Halbuki, çocuklarımızDAN sorumlu olduğumuzdan daha fazla çocuklarımızA KARŞI sorumluyuz. Bunu fark etmekte zorlanıyoruz sadece, o kadar.

Bağırmayan bir ebeveyn olmak istiyorsanız, çocuğunuza değil, kendinize odaklanmalısınız. Ebeveyn olarak çoğu zaman öfkemizin sebebini çocuklarımıza yöneltir, kendi davranışlarımızdan onları sorumlu tutarız. Aslında bu herkesin düştüğü bir hatadır. Ancak unutmamalıyız ki olaylara verdiğiniz duygusal yanıtlar tamamen sizin elinizdedir. Her zaman bir seçeneğiniz var.

Kendi davranışlarınızın sorumluluğunu almak bir olgunluk belirtisidir. Ancak ve ancak etrafınızdaki koşulları, insanları ve hatta kendi çocukluğunuzu ve yetiştiriliş tarzınızı suçlamadan hatalarınızı kabul ettiğiniz zaman olgun bir insan gibi hareket etmiş olursunuz.

Bu, hata yapmayacağınız anlamına gelmiyor. Burada kusursuz olmaktan bahsetmiyoruz zaten. Söylemeye çalıştığımız şey, çocuklarınız da dâhil hiç kimse kontrolsüz bir şey hissetmenize, düşünmenize ya da yapmanıza sebep olamaz, nokta. Çocuklarınız sizin sabrınızı taşıramaz, aklınızı başınızdan alamaz, delirtemez. Çünkü o kadar güç yoktur ellerinde.

Çoğu ebeveyn çocuklarını kontrol edebileceği bir uzaktan kumandanın hayalini kurar:

Yatağa tartışmadan git.
Ödevini yap.
Kardeşine vurmayı bırak.
‘Hayır’dan anla.
Uyumlu, kendi kendini kontrol edebilen bir yetişkin ol.

Buradaki problem şudur: ilişkiler söz konusu olduğunda elinizde sadece bir tek uzaktan kumanda tutabilirsiniz. Dolayısıyla bir başkasının kumandasını elinize aldığınızda, siz de kendi kumandanızı ona teslim etmiş olursunuz. Şöyle düşünün: Çocuğunuza odasını toplamasını söylediğinizde ve o “hayır” dediğinde ne oluyor? Yapması gereken tek şey kendi karar mekanizmasını devreye sokmak. O zaman o sizi kontrol etmeye, düğmelerinize basmaya başlıyor. Ve karşılıklı bir düğmeye basma yarışına giriyorsunuz.. Siz sesinizi yükseltiyor ve ona bağırıyorsunuz. O da giderek daha kavgacı, daha isyankâr oluyor. Çok sık karşılaşılan bir durum. Ve hiç verimli değil.

Kontrolü ele almak istiyorsanız, çocuklarınızı kendi kendilerini motive edebilecekleri konusunda telkin edebilmelisiniz. Kendi seçeneklerinin farkında olmayan ve onlar hakkında karar veremeyen çocuklar, seçenekler ve sonuçlar arasındaki farkı da ayırt edemezler.

Çocuklar ebeveynlerini öyle durumlara düşürürler ki, BİZ (çocuklar) ONLARA (otorite figürleri) karşı olur. BİZE KARŞI ONLAR bir savaşa dönüşür. Bu savaşta daha saldırgan olmak bazı çatışmaları kazandırabilir, ama aynı zamanda en önemli amacın kazanmak olduğu, ve güçlü olanın her zaman kazanacağı mesajını verir. Böylece çocuklar da yeterince güçlü olduklarında kendilerinin de yenebileceklerini düşünür, ve dünyanın bu şekilde döndüğüne inanırlar: “Yeniliyorsan daha fazla güç uygula.”

İlk bölümün özeti bu şekilde. Size ne düşündürttü bunlar bilmiyorum ama bana bağırmamam gerektiğini tekrar hatırlatmakla birlikte bunun nasıl olacağına dair bir çözümü -bu bölümde- sunmadı henüz. Sanırım kitabın geri kalanında anlatacak onları.

Bir de şu “çocuklarınızın elinde -sizi delirtecek kadar- güç yok” kısmına tam katılamadım, ve yazarı bizim eve davet etmek istedim.

18 yorum

  1. Elif,
    Sen bitir sıra bende:) Gerçi senin çevirin de yeter.
    Ben de başka bir kitaba başladım ”Children are from Heaven”.
    🙂

  2. Dün oğlanlara delirmişim mızmızlar her şeye.. Mızmızlanmayan çocuklar istiyorum diye bağırınıyorum. Küçüğüm 3 yaşında bakmış yüzüme bizde bağarmayan anne istiyorum diye bana cevap veriyor.. Benim kesin bu kitabı okumam lazım..

  3. Ebeveyn olarak en çok zorlandığımız konu, duygusal anlamda gösterdiğimiz tepkilerdir.

    İnanılmaz iyi ozetliyor durumu.

  4. Merakla bekliyoruz kitap çevirinizi, sayenizde okumuş kadar oluyoruz iyi ki varsınız hanımlar 🙂

  5. Merhaba Elif,
    Ben hem çocuğuma hem de eşime haksız bağırmalarımdan kurtulmak istiyorum. Bu kendi içimde engelleyemediğim ve sonucunda da kendimi suçlu hissettiğim bir konu. O yüzden böyle bir kitabın varlığı beni çok sevindirdi. Kitabı bitirdiğinde de fikirlerini belirtirsen çok sevinirim.

  6. Ben bunu büyük oğlumdan itibaren uygulamaya çalışıyorum,ara ara kendimi tutamayıp bağırsam da -ki bu en çok şu son bir senedir kardeşini hırppaladığında oluyor.- genelde kontrollüyüm. Bağırdığım taktirde ilerde özgüven sorunu olan yada kavgacı bir çocuk olacağını düşünerek kendimi tutuyorum ve konuşarak açıklayarak halletmeye çalışıyorum ve genelde başarıyorum .Mesleğim de böyle zaten bazen öyle saçma sorularla karşılaşıyorum ki ,öyle saçma sorulr soruyor ki öğrenciler kendimi tutuyorum…

  7. merhaba aklımdaki bir konuydu, yazıya dökmeyi düşünmüştüm, iznin olursa bu yazıyı link verebilir miyim?

  8. Çocuklarda ödül-ceza bir davranışın yerleşmesini sağlar. Bağırmak da ceza olarak değerlendirilirse bağırdığınızda bir defa susar ama 2. 3. defalarda artık alışır buna ve en büyk çığlığı da atsanız bir işe yaramaz artık. Bağırmayan bir anne ve bağırmayan bir okulöncesi öğretmeni olarak bunun işe yaramadığını çok iyi biliyorum. Aslında ayna gibi bişey bu..bize bağırılması hoşumuza gider mi, yada patronumuz bize bağırarak bişeyi yaptırmaya çalışsa severek yaparmıyız o işi, yada onu sevdiğimiz için mi yaparız yoksa korktuğumuz için mi ? Bana yapılmasını istemediğim bişeyi çocuklarıma da yapamam . İşin sırrı bu belki de …

  9. Çocuğunuzla İşbirliği Yapabilme kitabında Elizabeth Pantley de bu olayı çok güzel anlatmış ve öfkenin doğal olmasından, her annenin çocuğuna bağırdığından dem vurmuş. Bunun önüne geçmek için gereken her şeyi de anlatmış(ben kitap özetinde anlatmıştım). Bir de şu karşılıklı bağırışma olayında da Çocukluk sırrı’nda Adem Güneş bahsetmiş. İnsanın içinde bir savunma mekanizması varmış ve biz çocuklara bağırdığımızda aslında onlar saygısızlık olsun diye değil, benliklerine gelen saldırıları bertaraf etmek için cevap verirlermiş(bundan da bahsetmiştim diğer kitap özetinde 🙂 )
    (bu arada başlık Bağırmadan Ebeveynlik diye çevrilebilir bence)

  10. Merhaba, yine guzel bir konu ele almissiniz. Ozetin devamini merakla bekliyorum.
    Sevgiler,

  11. Ahh ba-yıl-dım ben bu kitaba. “Çocuklarımız için yapacağımız en iyi şey onlara değil, kendimize odaklanmamızdır” cümlesini beynime kazıdım bile. İnternetten araştırdım ama sanırım Türkiye’de satışı yok. Sevgili Elif, kitabı okudukça bize de notlar düşersen inan çookk sevinirim.

  12. bağırmanın verdiği adlandıramadığım his, ardından duyduğum vicdan azabının altında öyle feci eziliyorki..o an utanıyorum kendimden..

  13. Yazari bizim eve davet etme fikrine bayildim. Sizden sonra bize de bekleriz hatta 🙂
    Gecen gun 23 aylik ikizlerimden oglan kizin kafasinda oyuncagi kiriyordu nerdeyse. Sebep kizin oyuncagi istemesi. Bu tur vakalar gunde defalarca tekrarlaniyor ve bana sakin kalmak icin peygamber sabri bile yetmiyor

  14. offf elif az önce uyumadan bir posta bağırdım defnoşa ama o kadar zorluyor ki bazen:( şimdi de vicdan yaptım tabi, tam denk geldi bu yazı ama bana da senin gibi henüz birşey vermedi. devamını bekliyorum

  15. Merhaba,

    Mızmızlanmayan cocuk isteyenler için Dogan Cüceloglunun Damdan Düşen Psikolog kitabında güzel bir bölüm var, onu tavsiye ederim. Yabancı cocuklar mızmızlanmıyor ama Türk cocukları mızmızlanıyor diyor ve sebebini acıklıyor. Bagırmayan anne olmak için annenin kendine odaklanması ve kendisi için yaptıgı seylerden sucluluk hissetmemesi bunun aslında cocuguyla olan ilişkisinde bir desarj mekanizası görme mantıgına bayıldım. Sanırım sabah sabah en cok duymak istediğim sey buydu. Tesekkürler Blogcu Anne 🙂

    Sevgiler..

  16. Daniela Yıldırım

    bende bu kitabı istiyorum…nerden alabilirim?