73 Yorum

Doğalı varken hazırına konmak

Varan bir: Bundan birkaç ay önce “Uzman diyetisyen” Selahattin Dönmez, Çocuğunuzu Tavuk Suyuyla Büyütün diye bir yazı yazdı. Başlığı okuyanca herhalde tavuğu haşlayın, suyunu alın, pilava katın, çorbasını yapın diye anlatıyor diye düşündüm. Ancak yanılmışım. Şöyle diyordu kendisi:

YILLAR önce hatırlıyorum anneler bebeklerini ek besine geçirirken hazırladıkları yiyeceklere besleyici değeri artsın diye saatlerce et veya tavuk kaynatır, suyu poşetlere koyar ve buzlukta saklarlardı. Bu hazırlık annelerin saatlerini alır ve ‘Derin dondurucuda bekletirken de acaba içerisinde bakteri ürer mi, sağlıklı bir şey mi yapıyorum’ endişesi ile bebeklerinin çorbalarına bu kemik veya tavuk suyu özlerini koyarlardı. Büyüyen çocuklara ek olarak evde yaşayan tüm aile fertlerine daha lezzetli çorba, pilav ve sebze yemekleri hazırlamak için buzluktan bu kemik veya tavuk suları çıkartılır, çözdürülür ve pişirme esnasında yemekleri süslerdi. Son yıllarda hazır ama sağlıklı besin alternatifleri tüketicilerin hazırlama kolaylığını sağlayacak şekilde gelişmelere neden olmuştur. Buna en doğru örnekler hazır çorbalar, kahvaltılık tahıl gevrekleri ve sıvı tavuk suyu lezzetlendiricileridir.

İnanamadım. Şaka yapıyor olmalı diye düşündüm. Sonrasında web sitesinden Selahattin Dönmez’in Frankfurt’ta Knorr “basın gezisine katılacağı, basın gezisinde Knorr hazır çorba üretim fabrikasını gezecek ve dünyaca ünlü Knorr şefleri ile yemek hazırlayacağı, çorba ve sağlık açısından yenilikleri değerli basın mensupları ile de paylaşacağı” haberini okuyunca tamam dedim.

Varan iki: Yine bir süre önce, Seda Sayan’ın programına katılan Prof. Dr. Kenan Demirkol, “normal doğumun ileri yaşlarda idrar kaçırma problemlerine sebep olduğunu ve hamilelerin sezaryen doğumu düşünebileceğini” söylemiş. MİŞ diyorum, çünkü ben gözlerimle görmedim, ancak güvendiğim bir arkadaş/takipçim Umut’tan duydum.

Prof. Demirkol’un sağlıklı ve doğal beslenmeyle ilgili çok önemli yaklaşımları var. (Blogcu Anne Forum’da paylaşılan şu yazısını ben çok faydalı bulmuştum mesela.) Bu açıklamasını doğal beslenmeye önem verdiği izlenimini bırakan bir profesöre yakıştıramamakla birlikte, artık “normal doğum yaparsanız çişinizi tutamazsınız” söyleminden ne kadar bıktığımı fark ettim. Koca koca profesörler bunu söylemekten nasıl bıkmıyorlar, anlamadım. Bunun bilimsel olarak ne kadar doğru olduğu ya da olmadığıyla ilgili bir kanıt yok elimde, etrafımda “benim annem/anneannem şu kadar çocuk doğurmuş, hiç de böyle bir sıkıntı yaşamadı” diyenlerden başka.

Diyelim ki doğru. Diyelim ki normal doğum yapan kadınlar ileride hakikaten idrar kaçırma sıkıntısı yaşıyorlar. Ama o zaman bu “Yaşlanmayın, yoksa cildinizde kırışıklık çıkar” demekle aynı şey değil mi? Ya da daha yakın bir örnek vereyim: “Emzirmeyin çünkü göğüsleriniz bozulur.” Hepten çocuk yapmayalım, bedenimizi kendimize saklayalım, daha iyi!

Varan üç: Geçen gün Akşam Gazetesi yazarı Yurtsan Atakan, NY’a taksi satamadık, çorba satalım başlıklı bir yazı yazdı. Yazısını “Analı kızlı” hazır çorba Knorr’a dünya pazarlarında örnek oldu notuyla Twitter’da görünce merak edip okudum. (Ne de olsa Analı Kızlı bizim oralardan sorulur!) Yazısı genel olarak Knorr’un pazarlama taktikleri ve bu ürünü pazarlamada nasıl başarılı olduğu üzerine kurgulanmıştı, ancak ben şu cümleye takıldım:

Ve beş ayrı aşamanın sonucunda Knorr’un meşhur ‘Analı Kızlı’sı doğmuş.

Dayanamayıp kendisine yazdım:

O da cümleyi cımbızla çektiğimi, yazının genelindeki anlamın çok farklı olduğunu söyledi. Haklıydı da. Cımbızla çekmiştim, çünkü yapmak istediğim vurgu Knorr’un pazarlama stratejisi değil, hazır çorba gibi ürünlere duyduğum tepkiydi. Sonrasında Atakan “Siz tarhanaya da karşısınız sanırım. Hazırlanma yöntemi açısından hazır çorbalardan farkı yok da…” dedi. “Kimin hazırladığına göre değişir” dedim. “Babaannem yaptıysa, hayır, değilim. Fabrikada yapıldıysa, evet, evde yapılmışını tercih ederim.”

~~

Ben mi çok abartıyorum, bilmiyorum. Ben mümkün olduğunca doğal beslenmeye çalışıyorum. Bunu da mevsim sebze meyvelerini tüketerek, hazır gıdalardan (hazır çorba, dondurulmuş hazır etler, vs) kaçınarak yapmaya çalışıyorum. Bütçemin elverdiğince organik alışveriş de ediyorum, ama her şeyi bulamıyor, bulsam da alamıyorum. Derin’e sabah kahvaltısında tahıllı mama veriyorum. Çocuklarıma paketlenmiş bisküvi yedirdiğim de oluyor. Evime abur cubur sokmamaya çalışsam da, yeri geliyor meyveli yoğurtlardan da yediriyorum. Kısacası sağlıklı ve doğal yaşamla modernliğin getirdiği kolaylıklar arasında bir denge kurmaya çalışıyorum.

“Her şeyin doğalı güzel”, evet, ama teknolojinin getirdiği nimetleri de reddetmiyorum. Babaannem gibi yiyecekleri tel dolapta tutmuyor, çocuklarımın alt bezlerini saatlerce kaynatmak zorunda kalmıyorum.

Amerika’da Pennsylvania eyaletinde Amish insanlar vardır. Teknolojiyi reddeder, elektrik kullanmaz, arabaya binmezler. Sanırım “doğalı tercih edelim” deyince onlar gibi algılanıyoruz bazen.

Ancak teknoloji ilerledi diyerekten doğalı tamamen reddetmek, “tavuğu kaynatmakla ne uğraşacaksınız, bulyon kullanın”, (Kadınların tarihin başından beri yaptığı normal doğumu reddederek) “İleride altınıza kaçırmak istemiyorsanız bebeğinizi ameliyatla doğurun”, “Ev tarhanasıyla hazır çorba aynı şey” demek bana çok da doğru gelmiyor. O kadar da değil. Bence.

73 yorum

  1. İlk evlilik yıllarında, kolaya kaçmak amacıyla meşhur bir markanın geleneksel türk çorba serisinden bir örneğini alıp yapmıştım. 2 kişi tüm çorbayı bitiremediğimiz için birazı da ertesi güne kaldı. Ertesi gün çorba, tencerede bir balçık görünümündeydi. O günden bu yana, hazır çorba dendiğinde midem bulanıyor.

  2. aynı şekilde hazır çorbalardan tiksinmekle ve hiiç içmemekle beraber, ben de normal doğum yapan kadınların vajinalarının genişlediğine dair söylentilerden bıkmış durumdayım. sezaryen olacak olan tüm gebe yakınlarıma bunu açıklamaktan bunalmıştım bir dönem.

    anneannemin 10 çocuğu var, 80 küsur yaşında ve idrar tutamama sorunu yok. 56 yaşındaki teyzem 6 çocuk doğurmuş, onun da böyle bir sorunu yok. açıkçası hiç altına kaçıran insan yok etrafımda ve bizim ailemizde sezaryen de hiç yok.

    artık normal doğumu böyle cahil insan işi gibi gösterenlere çok kızmaya başladım.

    • Ben 31 yaşında sezeryanla ilk doğumumu yaptım ve doğumun hemen sonrasından itibaren hapşırırken idrar kaçırıyorum. Demek ki idrar kaçırmak normal doğumla değil, genel olarak hamilelikle alakalı… Ben de bunun canlı örneğiyim.

  3. yok artık! Ne saçma yorumlar bunlar aklım almıyor ne demek normal doğum yaparsanız çişinizi tutamazsınız? Bu insanlar bir de en aydın kesimden hiç Kegel egzersizi diye bir şey duymamışlar mı? Anadoluda 5ten çok çocuk doğurup taş gibi olan kadınlardan haberi yok mu? Bilimsel fikirlerin içine biraz maddi çıkar tozu serpildi mi o fikir güvenilir olmaktan çıkıyor.
    teknolojiyi tabii ki kullanalım mesela meyve sularını makineyle çok daha pratik sıkabiliriz, mutfak robotu çoğu şeyi kolaylaştırıyor, hipnobirthing, yoga, pilates gibi konularda bilinçlenelim teknoloji yardımıyla dvd ve kitaplardan destek alalım, dünya çapındaki uzmanları takip edelim, hamilelik ve doğumun nasıl da kolaylaştığına ve aslında ne kadar doğalsa o kadar rahat ve sakin geçtiğine tanık olalım…

  4. 7 sene once normal dogum yapmaya karar verdigimde bana da aynisi soylenince arastirmistim normal dogum-cis kacirma hadisesini: Amerika’da yapilan bir arastirmaya gore normal dogum yapan kadinlarla sezaryen dogum yapanlar arasinda istatistiki olarak kayda deger bir fark yokmus. Emin olmak icin bir de hic dogum yapmamis kadinlarla karsilastirmislar, ayni sonuc. O da yetmemis, seks hayatinin etkisi var mi acaba diye bir de rahibelerle karsilastirmislar. Yine fark yok. Dogumdan cok yaslanmakla ilgili olduguna kanaat getirmisler.

  5. herşeyin ucu paraya dayanıyor. çorbanızı vs evde yapmayın bizden satın alın, normal doğurmayın, daha maliyetli olan sezaryanı seçin.!! sistem sorunu… bıktık artık bu zırvalılardan…

  6. Hazır çorba hiç içmedim Hatta deneme ve yapma teşebbüsünde de bulunmadım bundan sonrada aile soframızda Yada kızımın ogununde yer alması imkansız ben yorulmaya raziyim tavuğu eti haslayip suyunu doldurmak zor olsada buz posetlerine koyup dondurucuya koymaya da. Pazarlama stratejileri hayatımızı mahfediyor tabi biz bilinçli insanları değil..

  7. Bence sen hiç abartmıyorsun ve çok iyi yapıyorsun Elif. Bir çok şeye vakit ayırabilen yapabilen bizler tavuk haşlamaya ve suyunu kullanmaya da vakit ayırabiliriz bu bir örnek tabii ki. Ve dengesi de dediğin gibi çok önemli.

  8. Türkiye’deki bu sezeryan cilginligina biri dur demeli.
    Gecenlerde gazetede “ninelerimiz gibi bagira cagira dogurdum” diye bir yazi okudum hayretler icinde….sanki dünyanin en anormal ve ilkel birseyini yapmis bayan…
    Normal dogum yani dogal olanini yapmis.
    Ayrica ben 3 defa normal dogum yaptim (abd ve avrupa’da), hic altima filan kacirmiyorum öyle….Anlattigimda herkes bana utopik bir seyden bahsediyormusum gibi bakiyor..ne alakasi var? Kadin vücudu inanilmaz , mucizevi bir sey….neler yapabildigini göstermeye izin vermeliyiz….ben sahsen, dogumlardan sonra vücuduma inanilmaz bir hayranlik duydum, inanilmaz güzel gecti dogumlarim, vücudum neye ihtiyaci oldugunu, neler yapmasi gerektigini öyle güzel biliyorduki…sonrasindada birkac saat icinde ayaklandim ve inanilmaz fit’dim..
    Herkese tavsiye ederim..

  9. sevgili elif seni son günlerde sürekli takip eder oldum.benim anlatacağım konu şu:2004 senesinde kızımı kendi isteğimle ve doktorumun desteğiyle normal doğum yaparak dünyaya getirdim.doktorumun bana tavsiyesi doğumdan sonra kegel egzersizi yapmam yönündeydi.doğumum kolay oldu çok küçük bir epizyo yapıldı.aynı gün rahatlıkla ayaktaydım.3 gün sonra dikişlerim döküldü.10 gün sonra her ihtimale karşı kegel egzersizlerine başladım.kızım 8 yaşına girdi hiçbir problemim yok.normal doğumu destekliyor ve çocuklarıma bulyon asla yedirmiyorum.şunu da not düşmem gerekirse sanırım çiş kaçırma hadisesi doğumla alakalı olmasından çok menepozla alakalı.mesane yolunun menepoz sırasında kısalması durumundan kaynaklandığını duymuştum.sevgiler…defne ve kağan’ın annesi…

  10. Tavuk suyu konusunda kendi uyguladigimiz cok pratik bir yontem var. Kizim icin yaptigimiz corbalara 1-2 tavuk kanat atiyoruz. Mis gibi tavuk suyu corba yapiyoruz. Dolaptan cikarip icinde ne oldugundan suphe duydugum bulyon yerine buzluktan 2 tavuk kanat isimi fazlasiyla taptaze

  11. Goruyor. En dogalini bulmaya hep gayret gostermek gerektigini dusunuyorum. Bunda ters bir sey de yok sanirim.

  12. Deniz Kalafat Uysal

    Elif Hanim, bu yaziniz icin sizi tebrik etmek istiyorum, her kelimesinin altina imzami atarim. Twitter’daki yazismalara ben de bire bir sahit oldum, sonra dayanamayip dahil oldum. Kose yazarlarinin hazir gida endustrisinin borazanligini yapmasina, insanlari yanlis yonlendirmesine tahammul edemiyorum. Yurtsan Bey Knorr yazisindan bir kac hafta once de ne tesaduftur ki hazir corba ve bulyonlarda bol miktarda bulunan monosodyum glutamatin (MSG’nin) aslinda sagliga zararli olmadigini, bunun bir hurafe oldugunu, buna karsi cikanlarin bagnaz oldugunu filan yazmisti. Bu yazinin ustune Knorr’un Anali Kizli corbasini yazinca ben de kendisini elestirdim. Bilimsel kanitim olmadigini soyleyince MSG’nin saglik uzerine zararlarini ispatlayan bir cok bilimsel arastirma paylastim, gormezden geldi, beni susturmak icin blokladi. Sonuc olarak kendisinin lobicilik faaliyetini desifre ettigim icin cilgina dondu tabii. Bundan sonra da kendilerine bir yer edinmis, kitleleri etkileyen ve saglik konusunda ahkam kesen yazarlari mercek altina alacagim ve bu tip yonlendirici yazilarini her platformda sorgulayacagim. Size de duyarliliginiz icin minnettarim. Ben de 8 aylik bir bebegi olan bir anne olarak bebeklerin en dogal, en taze, en saglikli gidalarla beslenme haklarini sonuna kadar savunacagim:))) sevgilerimle, Deniz.

    • Bu konuda ben de birkaç kişiden daha eleştiri geldiğini gördüm, ve karşılaştıkları muamele açıkçası beni de şaşırttı ve üzdü. Yurtsan Atakan’ın daha önceki yazısını görmemiştim, dolayısıyla konunun geçmişini bilmiyordum. Benim verdiğim tepki de yazısından ziyade ürünü konumlandırmasınaydı.

      Ben de elimden geldiğince bu konuya dikkat çekmeye çalışıyorum. Ancak şu bir gerçek ki, bu tür yönlendirmeleri ciddiye alan kimselere ulaşmak için çok, çok çabalamak lazım.

      Sevgiler…

  13. İleri yaslarda idrar kaçıran kadınların geçmişlerinde zorlu dogum öyküsü var genellikle doğru, ama bu demek değil ki normal dogum yapan her kadın idrar kaçıracak. Civciv mı yumurtadan çıkar, yumurta mı civcivden oyununa benziyor bu 🙂

  14. Ah o çorbaları ne kadar çok pişirmek istiyorum. Yöresel lezzet delisi biri olarak paketlere bakıp bakıp eve gidiyorum. İçim el vermiyor alıp pişirmeye! %sıfır onda bilmem kaç koruyucu katkı maddesi olduğunda o paket gözümde sıfırlanıyor. Evde kendim uğraşıyorum diğer işler kalıyor ama bu doğal yemek işini değerli(!) uzmanlarımız izin verirse ben de abartanlardanım. Hadi Knorun peşinden giden uzmanları anladım da sezeryan doğumu teşvik edenlere bir anlam veremiyorum.

  15. normal doğum yapanlar çiş kaçırıyorda sezeryan yapanlar nelerle uğraşıyo söylemeye gereği duymamış sanırım ben kızımı normal doğumla dünyaya getirdiğim gün ayağa kalkıp altını değiştirdim tek başıma tuvaletime gittim hemen sütüm geldi bol bol emzirdim sezeryan yapan arkadaşım kesik acısıyla uyanıp bebeğinin yüzüne bile bakamadı, bir süre sütü gelmedi acıdan doğrulamada falan filan varsın ben bu güzellikleri günüde böylesine mutlu yaşamışken yaşlanıncada azıcık çişim kaçsın hiç inanmasamda:)))

    • Yok yahu arkadaşım, ben sezeryanla doğurdum, yaşlanmama bile gerek kalmadan idrar kaçırmaya başladım. Bakma sen o doktor bozuntularına; yaşlanınca da taş gibi kalırsın inşallah…

  16. normal vatandaşa hiç kızmayalım biz…uzmanlar tamamen duygusal boyuta geçmişler nasılsa…idrar kaçırma ile ilgili benim bildiğim se ilkel korunma yönetmi ile korunan kadınların %90’nında rastlandığı…malum duygusal erkekler aramıza başka birşey girmesin diye düşündüklerinden ilkel yöntem uygulamayı yerinde buluyorlar ya!

  17. Elif,
    Hazır çorbayı bırak oğluma vermeyi kendim bile içmiyorum, eve sokmuyorum.

  18. Bence az bile yazmışsın. Kendi çıkarları için gerçekleri değiştirmeye çalışan insanlar bunlar, yazık her birine. Bir tane tavuğu kaynatmak mı zormuş Allah aşkına, ne saçmalık. Oldu olacak bebeklerimizi ek gıdaya geçirirken ne uğraşacağız sebze vs haşlamaya, alalım hazır çorbaları verelim gitsin değil mi…

  19. Kesinlikle katılıyorum yazılarınıza.İnsanlar hazır çorba kullanmadan önce içindekilere bir bakmalı bence.Bir sürü kouruyucu asit vb madde var ve bizler bağışıklık sistemimizi bunlarla yoruyoruz.Habire durmadan deli gibi çalışıyor bağışıklık.Dinlenmesine hiç imkan vermiyoruz.Çocuğuma gerçekten hazır çorba hiç vermedim.sizin de söylediğiniz gibi Elif hanım ben de arada bir meyveli yoğurt vb hazır yiyecekler lolipop vb veriyorum fakat o kadar nadir ki binde bir yani.Hazır çorba vb gıdaları nadiren yapıp yiyoruz işin gerçeği çalışan ya da zamanı olmayanlar için hayat kurtarıcı fakat devamlı hergün hazır çorba içsek eminim ki bir noktada vücut yeteeeeeeeeeerrrrr rahat bırak artık beni diyecek sanırım:))))

  20. İki tane kızım araları var aralarında 15 ay var.İlk kızım su anda 18 aylık ve annem bakıyo ve kesinlikle dediğiniz gibi haızr çorba kullanmıyoruz.Annem tavuk sularını ve et sularını hala kaynatıyor sırf vitaminli yemekler yedirmek için eski usuller her zaman guzeldir benceee.

  21. Kendini satabilen tırnak içinde “uzman diyetisyen”,, “doktor”, gibi onca insan var. Gazetelerde, TV’lerde köşe başlarını tutmuşlar, aldıkları paralara göre bize yalan söylüyorlar. Çok şükür sosyal medya var.

  22. Elif’cim ben çalışan bir bayan olduğum ve eşim oruç tuttuğu için bu ramazan knorr’un çorbalarından pişirdim. Çok güzel olanları var yöreseller içerisinde. Kurutma yöntemini kullandıklarını ve içerisinde koruyucu olmadığını söylüyorlar, paketin üstünde de öyle yazıyor. Arada yine knorr’un tavuk bulyonunu pilavlar için kullanıyorum. Yine üzerinde aynı ifadeler yazıyor. Kurutma yöntemi bizim köydede kullanıldığı için bana mantıklı geliyor. Bende isterdim evde yoğurdumu yapayım, güzel güzel değişik çorbalar, yemekler ama malesef vaktim olmuyor. Onlara zaman ayırırsam akşam çocuğumla geçirdiğim 2 saatimde gidecek. Neyse öpüyorum seni ve yazılarını büyük bir zevkle takip ediyorum…

    • Yeliz, üniversitedeyken biz de alır yapardık. Tadı güzel olurdu gerçekten – gerçi ben fazladan baharat da koyardım güzelleşsin diye. Bulyon da kullanırdık. Ve eğer çalışan bir anne olsaydım bilmiyorum benim de tavuğu haşlayıp suyunu çıkarıp buzluğa doldurmak, sonrasında çıkarıp kullanmak için vaktim ya da en azından organizasyon gücüm olur muydu.

      Ev yoğurdu, vs. vakitle alakalı, sana kesinlikle katılıyorum. Herkes kendi bildikleriyle, kendi şartlarına göre en doğrusunu yapmaya çalışıyor.

    • Bebeğiniz kaç yaşında bilmiyorum ama yaşı uygun olduğunda bebeğinizle birlikte yaptığınız bir tarhana çorbası yanında birlikte kestiğiniz domates ve salatalıkla hazırlayacağınız bir salata hem hafif bir akşam öğünü olacaktır hem de bebeğinizin eli değdiği için inanılmaz lezzetli olacaktır 🙂 Ayrıca bebeğinizle geçireceğiniz 2 saat içinde omuz omuza yemek hazırlamak her ikiniz için de en verimli ve tatmin edici aktivite olacaktır. Ayrıca ve ayrıca bebeğinize sağlıklı beslenmeyi de eğlenirken öğretmiş olacaksınız.

  23. Knorr hazir corbalarin Almanya ve Avusturya’da satilan versiyonlarinda MSG olmadigini biliyor muydunuz? Onlarin da dogalligi ve saglikliligi tartisilir ama o paketlerde bu durum kocaman kocaman yazilirken Turklere hala bu icerikte urunleri pazarlayan knorr yetkililerine ve “uzman” dietisyenlere diyecek soz bulamiyorum. Ayni adam margarini de savunuyordu zaten…

  24. Kesinlikle hislerime tercüman olmuşsun. Ben de ilk evlendiğimde eve o bulyonlardan almış 1-2 kere kullanmıştım ama sonrasında ne kadar zararlı olduğu konusunda o kadar çok şey okudum, o kadar çok şey öğrendim ki artık evimin eşiğinden bile giremezler. Tamamen doğala döndük ve hiç bir şekilde bu tip kimyasal ürünleri evimize sokmuyoruz. Hele bir de bebeğimiz olacak, şimdi daha da dikkat ediyoruz. Bu hazır çorbaların da içeriğini okursanız bulyonlardan hiç bir farkı olmadığını göreceksiniz zaten.

  25. sonuna kadar katılıyorum sana Elif. elbette takıldığımız , atladığımız noktalar olacaktır ancak göz göre göre brir çocuğa hazır çorba da verilemez bence. verilmemeli. yapabildiğimiz kadar doğal yaşamak, en güzeli…

  26. elif sonuna kadar katılıyorum… ayrıca her ne nedenle olursa olsun hazır gıda nın övülmesine de ayrıca tepkiliyim

  27. Çorbamı kendim yaparım, Özellikle hamilelikle ve emzirirken aldığım gıdalara daha çok dikkat ederim, Sağlıklımıyım çok şükür, organik beslendiğim için çocuğumun sağlık problemide olmadı, Bekarken çok çok sıkışan ben, normal doğum yaptığım halde idrarımı saatlerce tutmayı öğrendim. herşeyin bir bedeli var.

    Bu insanlar reklam amaçlı kendilerini satan insanlar Elif hanımcım. Örnekleri çoğaltabiliriz.

  28. Hazır gıdaları bırakalı 5-6 sene olmuştur sanrım, ne hazır çorba ne bulyon ne ketçap ne cips ne gofret vs…. Eşimde bende hayatımızdan son derece memnunuz belki vakitsizlikten çok güzel yemekler yapamıyoruz ama biliyoruz ki sağlıklı besleniyoruz. Hamileliğimle birlikte bu konudaki özenimiz daha da arttı şimdi ek gıdalara geçince kızımızı da organik ürünlerle besleyeceğiz. Umarım onu da koruyabildiğim kadar hazır ürünlerden katkı dolu besinlerden koruyacağım.
    Kalemine sağlık.

    ha bu arada varsın idrar kaçıralım tedavisi var 10 kere daha doğuracak olsam yine normal derdim yine normal derim… Bunu yapan dr lara inanamıyorum

  29. Elifcim, nolur bana yardımcı olun….uzun zamandır takipçinim. 8 aylık bir oğlum var. emmeyi artık reddediyor.. tam 6 aylık olunca ek gıdaya başladık..ek gıdaya geçişte pek zorlanmadı…oğluma aldığım günlük inek sütlerinden yogurt mayalıyorum..mevyesini ni corbasını herşeyini doğal kendim yapıp yedirmeye gayret ediyorum…hazır hiç birşey kullanmıyorum..Fakat artık hiç anne sütü almadığı için
    Aklıma takılan en önemli nokta oğluma “süt” ihtiycaını karşılamak için ne vermeliyim ne yapmalıyım??..inek sütünü sulandırarak veersem mi??.günlük ne kadar vereceğim??bebekler için olan hazır pirinç unları varmışş??nasıl?? Aptamil ve türevlerini çok övüyorlar??!.. vermeli miyim??..tahıllı mamaları görüyorum hazır olduğunu biliyorum ama ne yapayım?kahvaltılarda veriliyormu?? sizler veriyormusunuz??
    Hazır olan çorba,vs şeylerin ticari amaçlı olarak reklam yaptığını düşünüyorum ama “APTAMİL anne stünden sonra geliyor öyle vitaminli şöyle besleyici böyle güzel” diye anlatılınca anneliğimin can damarından vuruyorlar… Aptamil e takmış durumdayım.. Arkadaşlar siz neler yapıyorsusnuz..nasıl yediriyorsunuz??nolur bana fikir verin yardımcı olun..Sevgiler

    • Elif’e sormuşsunuz ama ben de üzerime alındım hemen, fikrimi söyleyeyim dedim 🙂 Rüzgar da ek gıdaya geçtikten sonra memeye ilgisini tamamen kaybetmişti. Ben sütümü sağıp verdim bir süre. Fakat oğlan hiç emmeyip sütüm azalınca bir kaç kez Aptamil denedim fakat Rüzgar sevmedi pek. Sonra, bildiğimiz pastörize süt markalarının çıkardığı, 6 ay ve üzeri için olan devam sütlerine başladık. Severek tüketti.

    • Sena, kimin neyi övdüğünden çok bence iki şeye dikkat etmelisin: (1) Doktorunun ne dediği, ve (2) Oğlununun neyi beğendiği.

      Anne sütü elbette ilk tercih, ancak onun olmadığı durumlarda hazır mama vermekten bu kadar çok korkmamalıyız bence.

      • Teşekkür ederim Elif verdiğin yanıt için.. Çok tatlısın..benim doktorum günlük inek sütünü sulandırarak verebiliceğimi söyledi..Ama gaz oldu çocuk..sindiremdi sanırım….Arkadaşımın doktoru ise aptamil önerdi..:(doktorlarada bi değişik.. benim kafamda karışık haliyle.. bir yandan da devam sütü.. hani senin bi yazın vardı ya “inek sütü mü devam sütü mü diye” belki 3 kez okudum. ideal olanı bulmaya çalışıyorum..
        Sen tahıllı mama kullanıyoruz demişsin? Kahvaltılarda kullanayım mı?yoksa pirinç unlu muhallebi mi yapayım?

        • O yazı 1 yaş sonrasında, emzirmenin bittiği dönemde düşünülmesi için yazılmış bir yazıydı. Ben 1 yaşından önce emzirmeyi bıraksaydım Aptamil ya da benzeri mamalardan verirdim.

          Tahıllı mamalar içinse, doktoruna sor’dan başka bir şey demeye çekinirim Sena. Ne tıp eğitimim var, ne de oğlunun bünyesi hakkında fikrim. Söyleyeceğim herhangi bir şeyin yanlış sonuç vermesinden çekinirim.

    • Doktorunuza bir de “Süt içmesi gerekli mi?” diye sorun lütfen. Benim kızım sabahları benden çok peynir yiyor. Gün içinde de 150 ml yoğurt ve 250 ml kadar da kefir tüketiyor. Sizce süt içmesi şart mı kızımın? Zaten anne sütü alıyor ama almasa bile ben kızımı süt içmesi için zorlamazdım sanırım.

      • Henüz 1 yaşını doldurmadığımız için ve bebek anne sütü de almıyorsa (ki bzmki bıraktı)günde 500ml süt içmesi gerekliymiş. ama şu da bir gerçek ki yoğurdunu yiyor, peynirini yiyorsa buölçüyü takmamak gerekliymiş..Ben daha hiç kefir yedirmedim. hoş her ne kadar ismini duysak da bzm eve de pek girmiyor açıkçası.. Bebeklere verildiğini ilk defa sizden duyuyorum. Çok mu faydalı??

        • Kefir dediğiniz şey yoğurdun sıvısı zaten. Bebeğe içirmek daha kolay. Yoğurdun içindeki bakterilerden, kefirde de var. Ayrıca yoğurtta olmayan faydalı bir bakteri daha var kefirin içinde. 1 yaşından küçük de olsa, süt her bünyeyi zorlamaz. Ama sütü hazmedemeyen bünyeler bile sütün işlenmiş halini muhakkak sindiriyor. Yoğurtla kefir, işte sütün işlenmiş hali oldukları ve içlerinde sütten farklı olarak ekstra bakteriler barındırdıkları için faydalılar.
          Ayrıca kefiri evde yapmak da yoğurdu yapmaktan daha kolay.

  30. Bunlara ek olarak özellikle kız çocuklarına tavuk suyu önermeyen bir sürü uzman var . Kızların erken ergenleşmelerine neden olduğu yönündeler. Böyle bir durum hakkında bilgisi olan var mı? 10 aylık kızıma sadece iki kez tavuk suyu içirdim acaba bu tedirginlik boş yere mi?

    • Nihan Hanım merhaba,

      Aşağıdaki yorumumda belirttiğim doktor kuzenim ve kocası da bu konuda yaşadıkları örnekleri paylaşmışlar. Sadece kız değil, hormon ve ilaç takviyeli tavuk ve suyu tüketen çocukların çok erken ergenliğe girmesiyle ilgili vakaları anlatmışlardı. Ben iyi tanıdığım yerlerden köy tavuğu olduğuna inandığım tavukları tüketmeye çalışıyorum ama tabiki sadece umabiliyoruz.

    • Ben bu nedenle organik olmayan tavuk tüketmiyorum artık. Gerekirse uzun zaman tavuk yemiyoruz.

  31. Bir ara da teflon çılgınlığı başgöstermişti hatırlarsanız. Utanmasalar evlerden milletin kabını kacağını toplayacaklardı yok zararlı yok bilmemne diye. Sonra teflonların foyası ortaya çıktı. Uzun süre kendilerini savunmaya çalıştıktan sonra ortalık biraz duruldu. Aradan zaman geçti, bir gün alışveriş merkezinde dolaşırken a aaa, bir de ne göreyim, Tefal Shop’da çelik tencere satılıyor.
    Ben geleneklere, deneyimlere, sezgilerime inanırım arkadaş. Sadece diyetisyenler değil, bir çok köşe yazarının da (Üstelik bunların çoğu annelerden oluşuyor) ürün çığırtkanlığına değil.

  32. Bir arada insanlara bebek mamasini oneriyorlardi, cok saglikli falan diye. Insanlarda bilmiyorlardi kullaniyorlardi. Bakiyorlardi cocuk daha iri oluyor, aaa gercekten de anne sutunden daha faydali diye dusunuyorlardi. Sonradan anne sutunun esi benzeri olmayan bir gida oldugu anlasildi tabi… Bunlar hep pazarlama icin yapilan seyler. Urunleri satmak icin boyle seyler uyduruyorlar. Sonunda foyalari meydana cikar ama tabi bu akintiya kapilan insanlarda mutlaka olur…

    Bende size katiliyorum, her seyin dogalindan yanayim…

  33. Tavuk et suyu meselesine ben de katkıda bulunmak isterim. Doçent çocuk doktoru olan kuzenim ve kocasının bana ilettiğine göre (arada epey bilimsel açıklamalar yaptılar ancak sanırım ben pek dinlememişim ki hatırlamıyorum) tavuğun kaynatılarak suyunun saklanması ve bebek/çocuklarımıza yedirilmesinde hiç problem yok, son derece faydalı bizim de inandığımız gibi. Ancak bebek ve çocuklara et suyunun verilmesinin faydalı olmadığını, etin kaynatılmış suyunda besleyici ek bir değer olmadığını, onun yerine mesela her çorbaya kıyma koyulmasının daha doğru olduğunu söylediler.
    Oğlum zaten tavuk eti yemeyi reddettiği için hemen her çorbaya tavuk suyu ve didklenmiş etini veya kıyma kotyuyorum, ama konusunda uzman birinin hazır çorba veya et suyunu övmesi anlaşılmaz bir durum. Ben oğlumdan önce bile her zaman tavuk-et suyumu kaplara koyup kendim yapardım.
    Çiş kaçırma meselesine de yine bir şey eklemek istiyorum, bence bu konu normal doğumla değil, ekstrem şartlarda gerçekleştirilen normal doğumla alakalı. Benim babannem her biri en az 5 kilo olan 5 bebeği 1940’lı yıllarda normal bir şekilde ve çok zor şartlarda doğurmuş. Kendisinde rahim sarkması ve çiş kaçırma olduğu için ameliyat da oldu sonradan, ama dediğim gibi çok zor şartlar sonucu bu durumun olduğunu düşünüyorum. Çevremde bu örnek dışında da hiç duymadım, annem de 4 kere doğum yapmış, hiç bir izi kalmamış normal doğumun, aynı şekilde anneannem 5 tane.

  34. Gazete okumuyorum, tv izlemiyorum, “uzman”larin aciklamalarindan da bihaberim 🙂 Ben de bir tur amish’im 😛

  35. hazir corbalarin zararli oldugunu dusunmuyorum, sonucta kurutma yontemi ile yapiliyorlar (tarhana gibi). ve de kenan demirkol’un “ileri yaslarda” dedigine dikkat cekmek isterim. “ileri yaslarda” dogum yapmak da “dogal” birsey degil sonucta, yani soyledigi dogru olabilir, ve dogal doguma karsi oldugu, normal dogumun alta kacirma sorunu yaptigi sonuclarini cikarmadim ben o yazilandan..

  36. elif tavuk suyuyla ilgili yazı şaka sandım yemin ederim, ironi yapıyor, sonradan zararlarından bahsedecek zannettim. pes!!!! allah bizi böyle uzmanlardan korusun. vicdanı rahat mı acaba? cidden çok şaşkın ve kızgınım. hazır çorba, bulyon vs. evime giremez. hangi uzman ne derse desin. tarhanayla bir tutmuş ya hayret yaa

  37. bu arada biz köydeyiz ya şimdi, tarhanayı kendileri yapıyor kadınlar sıkça da pişiriyorlar ama tarhana pişmeyen günler hazır çorbayı o kadar sık pişiriyorlar ki. çok pratikmiş bir de öyle düyorlar:( üzülüyorum

  38. Ben de doğal beslenmeden yanayım ve teknolojinin faydasından çok zararının olduğunu düşünenlerdenim. Bu düşüncemi değiştiren çevremde elti anne komşu .. tanıdıklarımın normal doğumda yaşadıkları sıkıntılarla sezeryandır. Annemde idrar torbası sarkması var doktorlar başarı oranının düşük olduğunu söyleyip ameliyat yapmıyorlar. Eltim her iki doğumundan sonra dikişleri oldu dikişleri 4 kez attı yeniden dikildi.Üstüne ıikınmaktan dolayı ileri boyutta hemoroid problemi oldu.Onlar için de çok zor bir operasyon geçirdi. Ablamın arkadaşının doğumunda rahim ağzı cinsel ilişkiye müsaade etmeyecek kadar fazla dikildiği için tekrar operasyon geçirdi. Normal doğumlardaki en düşük deformasyon rahim ağzı(yolunun) genişlemesi dolayısıyla da .. tahmin edebilirsiniz sanırım.

    • Tanıdıklarınızın normal doğumda yaşadığı sıkıntılar (hemoroid haricinde) tamamen dikişlerden kaynaklanmış. Bu dikişlerin de suni sancılar, olumsuz doğumhane/hastahanae koşulları (stres yaratıcı unsurlar nedeniyle) ve doktor insiyatifi ile gerçekleşmiş dikişler olduğundan eminim. Tamamen normal bir doğum yaşamış kişilerde böyle sorunlar olmuyor.

  39. Hazır çorba ve bulyon asla! Bu ürünlerin raf ömürlerini uzatabilmek için bir dolu koruyucu madde koyuyorlar. Başta da MSG! MSG’nin nasıl olur da zararlı olmadığı iddia edilir. Ben aldığım ürünlerin sodyum oranına bile dikkat ediyorum. MSG tepki görüyor diye kısaltarak yazıyorlarmış, Glutamic Asit, Glutamin veya Glutamat gibi ifadeler kullanılıyormuş. Ben görmedim ama gıda mühendisi olan kuzenimden duydum. Bu ifadelere dikkat edin lütfen!
    Herşeyin doğalını tüketmekten yanayım. Tavuğu da eti de haşlıyorum. Kullanacağım büyüklükte kaplara koyup buzluğa koyuyorum. Çorbayı da pilavı da bunlarla pişiriyorum. Ticari amaçlarla insanları bu şekilde yanıltanları da kınıyorum.
    Gökçe

  40. knorr hazir corbalarda “koruyucu katki yok” diye reklam yapiyorlar, ama cok korkunc bir katki, kisaca MSG yani monosodyum glutmat var. bu koruyucu degil kivam artirici bir katki, ama ustunde cok yazilip cizilmis, evlerden uzak olsun bir katki. aman dikkat.

  41. Elif merhaba,

    Dün sebze bulyon yapma tarifi buldum. Bu yazına uygun ilgini/nizi çekerse işte burada. Çok güzel tarifler var. Ne yazıkki ingilizce ama sözlükle falan kolaylıkla anlaşılır. Önemli olan sebze isimleri. Biraz tuzlu bir tarif ama belki bebeklerin yiyeceği şekilde hazırlanabilir. Hadi birileri yapsın da bakalım nasıl oluyor. Ben ne yazıkki her türlü hobi ve uğraşımı büyük kızımın okula başlamasına erteledim. yani daha en az bir ayım var 🙂 Sevgiler
    http://www.101cookbooks.com/archives/homemade-bouillon-recipe.html

  42. Sevgili Elif,
    Donem donem ticari kaynakli arastirmalar yapan veya bunlar uzerine tavsiyelerde bunuluna doktorlar hep oluyor, hep olacak. Once formula toz sutun anne sutunden daha yararli oldugunu soyleyen doktorla vardi, sonra sigara icmenin sagliga zarari olmadigini soyleyen doktorlar cikti, akabinde margarinin zeytinyagindan daha saglikli oldugunu iddia ettiler. E simdi hangi doktorlar var? Bizim cocuklardan evvel milyonlarca insan daha yasini doldurmadan tuvalet aliskanligini kazandigi halde, 3 yasindan evvel bezi atmaya calismak cocugunu psikolojisini bozar diyenler, soyle olur boyle olur diye korkutarak sezeryan yapanlar ve de arastirma sonuclarini yaniltip asilar otizme yolaciyor diye senelerce ortaligi karistiran ingiliz bilim adamlari!!!! var.

    Benim babam da doktor oldugu icin doktorlarin hepsine genelleme yapmiyorum. Ama her meslekte ticari durtulerle beyanda bulunanlar ve malesef bunlari bir bilen gibi ekrana cikartip, gazetelerde makalelelerini yayinlayan basin organlari var.

    Herkes kafasini kullansin diyecegim ama halkin cogu egitimsiz zaten. Agzi acik televizyonda bunlari dinliyor, adam zannedip onlara uyuyor. Sonra niye kanser artti, niye alerjiler artti, niye diyabet artti, niye obezite artti diye dusunup duralim hindi gibi.

    Anneannemin, “insan ziyanligi” diye bir lafi vardir. Aynen oyle iste, bunlarin elinde ziyan oluyor yeni nesil.

    • Benim de en üzüldüğüm şey bu tür duyuruların daha az eğitimli kesimi etkilemesi ve onların da kararlarını bunlara dayanarak vermesi. Daha okuyan, araştıran kesim bir şekilde buluyor doğrusunu. Ancak daha geniş bir kitle bihaber bir şekilde yaşıyor.

  43. OLABİLİTE

    • yanlışlıkla enter’ladım, özür dilerim.

      normal doğum yapan kadınlarda çişini tutamama sorunu çok büyük bir genelleme, burda doktorlar olabiliteden bahsediyor. o zaman şunu da demeleri lazım, sezaryen bir ameliyattır ve her ameliyatta olduğu gibi hayati risk taşımaktadır. Ömür boyu bir ameliyat iziyle yaşayacaksınız, sonraki çocuklarınızı yine aynı yerden kesilerek doğuracaksınız. Bebeğiniz çok büyük ihtimalle sarılık olacak. vs. vs… yani bula bula bunu mu getirmişler önümüze. benim doktorum bebek iri olmadığı müddetçe (4kg civarı) bu tarz problemlerle karşılaşmazsınız demişti.

      hazır çorbalarla ilgili sürekli beynimize doğal olduğuna dair kazıma yapmaya çalışılıyor. ama ben de Elif abla gibi herşeyin doğal ve kendi yapabildiğimiz kadarını tercih ediyorum. tamam eskiler gibi alıp kurutma işlemi yapamıyoruz (tarhana gibi.) sadece tarhana çorbası yok ki. daha niceee güzel çorbalarımız var. evliliğimin ilk yıllarında ahu arkadaşım gibi ben de hazır çorba kullandığımda ertesi günü tamamiyle jöle kıvamında ve aşırı tuzlu birşeyle karşı karşıya gelmiştimm. çok şükür uzuunn zamandır ne bulyon ne de hazır çorba kullanmıyorum. elim ve maddi imkanlarım yettiğince doğal besleniyorum. malummm organik yani doğal beslenme de artık pahalıııı… 🙂

  44. Tabiki doğal olan herşey güzel.Ben anlıyamıyorum insanları acaba kendi evinde kullanıyormu ailesine, misafirlerine ikramlarda bulunuyormu ? Makinelere girip yapılan her gıda hazır gıdadır benim için .Çocuklarımız için herşeyin organik olanını temin etmeye çalışırken tatminsiz bir açıklama

  45. Kotanyi baharatlarının harçlarında ve Ülker’in çıkardıgı, Mc Cormick’in üreticisi oldugu yeni Ducros marka mix baharat karısımlarının içinde baharattan baska hiç bir madde yok. Izgara harçlarını, Vegeta vs. mix karışımları falan içinde çeşitli kimyasallar ve MSG var diye almıyordum ama bunlarda yok, içim rahat kullanıyorum, tavsiye ederim.

  46. Bir diyetisyenin hazır çorba ve tavuk suyu hazır ürünlerini tavsiye etmesine inanamadım. Bu ürünlerin çoğu katkı maddesi içerir. Hazır çorbalarını ben çok zorda kaldığımda eşimle bana 1-2 kere denedim. Çok fenalar, markası ne olursa olsun. ama bu ürünleri bebeklere kullanmak..herşeyimiz ticari olmuş.
    Normal doğum sonrası kadınlarda idrar kaçırma konusunu belki programa katılan doktor , oraya ”üriner inkontinans ( kadınlarda idrar kaçırma) konusunuı anlatmaya gelmiş olabilir. Bu soruna neden olan şeylerden biri de normal doğumdur. Ama bunu demek hata, Her normal doğum yapan ileride idrar kaçırma şikayetini yaşayacak. Ya da sezeryan ile doğum yaptın. O nedenle de idrar kaçırma sorunu yaşamayacaksın.
    http://www.doktornevra.com/jinekoloji/rahim_sorunlari/idrar_kacirma.asp
    Bu linke bakarlarsa idrar kaçırma için bir çok neden var.
    sevgiler

  47. Ahhh Elif ne kadar güzel anlatmış, yine ne güzel yazmışsın. Selahattin Dönmez’i senden okudum şimdi, daha önce duymamıştım . Kendisini kınıyorum buradan. Çorba konusunda ise kanayan yarama parmak bastın. Hazır çorbalardan nefret ediyorum tek cümleyle. Yani bi şehriye bi tarhana ne biliyim bi yayla çorbası pişirmek ne kadar zor olabilir ben gerçekten anlayamıyorum. Markette insanları bu çorbalardan alırken görünce yaw durun almayın yahu diye üzerlerine atlayasım geliyor ama olmuyor tabi 🙂

  48. Çatır çatır normal doğumumu da yaptım evelellah annemde yapmış annanemde…anneme sordum hala altına kaçırmıyo kendime baktım kaçırmıyorum …tavuğunda suyun etin kemiğin iliğinde suyunu mis gibi dondurup kullanıyorum evvelallah…tabbi ki süperanne değilim yapamadığım zamanda bulyon kullanıyorum..ama nedir bu ticari aymzlık nedir bu kazanç zedeliği…ayıptır vallahi günahtır…

  49. Merhaba,
    Çok yakın aile dostumuz olan meshur bir pediatri profesörü , özellikle mama firmalarının, yaptıkları ürünleri röportajlarda, demeçler de ve televizyon proglarımda önermeleri ve faydalarını anlatmaları karşılığında büyük paralar önerdiklerini anlattı bize. Kendimiz araştırma yapmak, okumak anlamak, analiz etmek ve kara vermek durumndayız.Maalesef güveneceğimiz insan sayısı az.Annelik içgüdülerimiz sağolsun:)

  50. çok şükürki elif gibi bir blogger ımız ve onu takip eden en az onunkadar bilinçli takipçileri var!
    haydi arkadaşlar daha fazla insana ulaşalım ve yazılanları daha fazla anne, baba; tayze vs okusun…