51 Yorum

Kardeş kavgası

Uzun zamandır bu konuda bir şey yazmadığımı fark ettim. Facebook’ta, Twitter’da halimizden kısa kısa özetler geçiyorum ama ne zamandır derli toplu anlatmamıştım. Dün akşam dedim ki zamanı geldi.

Bayağı bir malzeme birikti aslında. Ne de olsa yaz başından beri Deniz evde. Sürekli Derin’le birlikte. Değişik süreçlerden geçiyoruz, hem güzel, hem zorlayıcı.

Tecrübeli anneler demişlerdi: “Hele bir ikincisi ayaklansın, o zaman görürsünüz kavgayı” diye. Aynen de öyle oldu. Derin de yaklaşık yaz başından beri yürüyor. Bebeklerin böyle zamanlarda ne kadar şirin oldukları ortada. Dolayısıyla her girdiğimiz ortamda ilgi ilk olarak ve doğrudan Derin’e yoğunlaşıyor. Böyle olunca kıskançlık rüzgarlarının esmemesi mümkün mü? Bunun üzerine Derin’in hemen her yer eve her şeye ulaşabilmesi, Deniz’in odasını talan etmek istemesi, kitaplarına zarar vermesi, duvardaki çıkartmalarını yırtarak indirmesi eklenince sürtüşme kaçınılmaz oluyor.

Bu aralar en büyük sıkıntılarımızdan biri Deniz’in, arkadaşlarının yanında kimlik değiştirerek adeta Dr. Jekyll’dan Mr. Hyde konumuna geçerek Derin’e saldırması. Bu genelde Deniz’in, eve gelen bir arkadaşını “Hadi, Derin’i ağlatalım!” ya da “Hadi, Derin’i korkutalım!” şeklinde kışkırtması, ya da parktaki arkadaşlarıyla birlikte “Derin’e karşı savaş açması” şeklinde oluyor, ki çekilecek dert değil. (Sanıyorum -daha doğrusu umuyorum- bunu kendisiyle yaşıt olan ve Derin’le yaşıt bir kardeşi olan bir arkadaşından gördü. Deniz’in böyle bir “kardeşe karşı savaş” fikri türettiğini düşünmek istemiyorum)

Bir yandan “çocuğu arkadaşlarının yanında azarlamama prensibi”, diğer yandan 2-3 tane beş yaş çocuğunun silah efektleri eşliğinde ve ağızlarından tükürükler saçarak bir buçuk yaşındaki bebeğimin üzerine yürümesi, Derin’in de bu sırada çığlık çığlığa bağırması ortaya Kardak Krizi’nden beter bir kriz çıkarıyor.

Deniz, son birkaç haftadır Derin’i odasına sokmuyordu. Sabah uyanıyor, odasından çıkar çıkmaz kapısını kapatıyor, odasına girdiği her daim kapıyı kapalı tutuyor, Derin’in içeriye girmesine zinhar izin vermiyordu. Duvardaki çıkartmalarını yırtıyormuş Derin, ki doğru.

Ses çıkarmadık. Orası onun odası, kendine ait bir yeri varsa bu evde ona saygı gösterelim dedik, bir şey demedik. Her ne kadar Deniz’in, Derin’in arkasından pıtır pıtır yürüyerek Deniz’in odasına gitmesi, ve tam içeri girecekken Baaaaam! diye kapının suratına kapanması yüreğimizi buruktuysa da sineye çektik.

Bir sabah Deniz uyandı. “Ben artık Derin’i odama sokucam. Hem zaten ben o çıkartmaları Derin yırtsın diye yapıştırmıştım!” dedi. Belki de rüyasında ak sakallı bir dede gelip bir şeyler dedi, bilemiyorum. Anlamadık, ama sevindik. Şu an Derin, Deniz’in odasına girebiliyor. Şimdilik.

Deniz’le Derin’in uyum içinde oynadıkları nadir anlardan biri. Tarihe not edilmeli.

Yine bir başka çekişme konusu, Deniz’in, Derin’in elindeki şeyleri çekip alması. Bu, Derin’in o an oynadığı ve Deniz’in gözüne kestirdiği bir şey olabildiği gibi, Deniz’e ait bir oyuncak, çorap, t-shirt de olabiliyor. Deniz’e sürekli anlatmaya çalıştığımız şey ELİNDEN ÇEKİP ALMA. Başka bir şey ver, ağlatmadan al. Elbette bu çok az zaman işe yarıyor, nitekim Deniz’in de beş yaşında bir çocuk olarak sabır potansiyeli oldukça kısıtlı. Dolayısıyla sürekli bir aldın-verdin kavgası, ardından Derin’in -çoğu zaman yere düşerek, ya da düşürülmüş gibi yaparak- ağlaması var evimizde.

Yine böyle bir kavga sırasında -ki konu sanırım Derin’in, Deniz’in çekmecesinden arakladığı Ben 10 çorabıydı- Deniz, Derin’in elindeki şeye atlatığı sırada biz “Dur, yapma, etme, sıranı bekle, önce bir şey ver!” derken Derin itilip kakılmayı sineye çekmekten bıkmış olacak ki Deniz’in eline atladı, ve onu bir güzel ısırdı. Çocuğun eli mosmor oldu. Deniz oturduğu yerde ağlarken Derin arkasına bile bakmadan, muzaffer bir edayla olay yerinden ayrıldı. Mesaj açıktı: Ben de çetin cevizim.

Bütün bu kavga gürültüye rağmen birbirlerini çok sevdikleri ortada. Bugün Deniz babasıyla işe gitti; akşam eve geldiğinde birbirlerine nasıl sarılacaklarını biliyorum. Deniz, Derin uyuduktan sonra gidip onu öpüyor, iyi geceler diyor. Derin, sürekli Deniz’in ağzının içine bakıyor onunla oynayacak, ona bir şeyler söyleyecek diye. Kısacası, tam anlamıyla bir ne-seninle-ne-sensiz durumu söz konusu.

Kısacası, zor iş. Zaman geçtikçe kolaylaşıyor. Derin 2-2,5 yaşlarında olunca ve beraber oynamaya başladıklarında benim açımdan oldukça kolaylaşacağını düşünüyorum. Daha doğrusu öyle umuyorum diyeyim. İki erkek çocukla durumların hiçbir zaman “kolay” olmayacağını idrak etmiş durumdayım. Annem bana “Allah yardımcın olsun kızım” deyip duruyor. Amin.

Şimdi soruyorum:

  1. Birden fazla çocuğu olan anneler – bizim evdeki bu çekişmeleri yaşıyor musunuz/yaşadınız mı siz de?
  2. Büyük çocuğu kız olan anneler – kızınız kardeşine karşı yukarıda anlattığımdan daha yumuşak mı? Bu saldırganlık ve yerinde duramamazlık acaba erkek olmakla mı ilintili diye merak ediyorum.
  3. İki çocuğu da erkek olan anneler – bunlar ileride benim tepeme çıkacaklar diye ödüm kopuyor. Sizce de öyle mi?
  4. Ve son olarak, tecrübeli anneler – benim yukarıdaki “birlikte oynamaya başladıklarında rahat edeceğim” hipotezimi doğrulayabilir misiniz? (Allah’ınızı seviyorsanız doğrulayın!)

51 yorum

  1. Kızım 9 oğlum 3.5 yaşında.
    Kızım o kadar uysal oğlum ise tam bir canavar. Birbirleriyle nadir iyi geçiniyorlar. Evin içinde sürekli bir gürültü hakim. Ya oğlum kızıma vurarken yada ısırırken, ya kızım efeee yeter kitaplarımdan uzak dur derken. takip edemiyorum artık.. ne olacak bilmiyorum…Oğlum sakin sakin duran kızımı bile delirtti artık…

  2. Elifcim, cocuklari olan annelere sormussun, benimki henuz dogmadi bile ama, Deniz’in de Derin’in de birbirlerine gosterdikleri tepkiler cok normal bence, kimi zaman cok acimasizca gorunse de… Eminim, Derin biraz daha buyudugunde beraber oynamaya baslayacaklardir ve yine eminim ki evinizde su anda oldugundan cok daha fazla hareket olacaktir 😉 Yazini okurken, neden bilmem, ikisinin de buyuyup delikanli olduklarini hayal ettim birden. Birbirine takilan, sakalasan ve cok siki iki dost olan iki erkek kardes gecti gozumun onunden, eminim oyle olacaklar ve sen gururla izleyeceksin ogullarinin buyumesini 🙂

  3. elifcim kızım 7 yaşında oğlum 3.5.kızım ne kadar uysalsa oğlum da tam tersi.ben bunun cinsiyetle alakalı olduğunu düşünüyorum.kızım barbileriyle güzel güzel oynarken oğlum şimşek Mcquen le birden onun oyuncaklarının içine dalıveriyor.oyununu bozuyor sonra kavga gürültü derken gözyaşları…bazen bakıyorum kedi ve köpek bazen bakıyorum canciğer kuzu sarması…aynılarını tıpkı senın gibi ben de yaşıyorum.evet ben de senın gibi beni ele geçirdiklerini ve tepeme çıktıklarını düşünüyorum.ama sonuçta bildiğim bir şey var:birbirlerini ne kadar çok sevdikleri.

  4. Mehaba Elif hn.
    2 Erkek çocuğu annesi olarak yaşları 5 ve 6,5 olduğu için sorularınıza cevap vereyim öncelikle maalesef kardeş kavgası bizde hiç bitmiyor aynen dediğiniz gibi ne birlikte oyun oynuyorlar nede birbirinden ayrılıyorlar devamlı çatışma halindedeler. Yalnız bende bu aralar büyük oğlumda küçüğüne karşı arkadaşları ile birlikte kötü davranıp ağlatmaya çalıştıklarını öğrendim ve buna çok bozulmuştum sizin yazınız biraz rahatlattı demekki çocuklar arasında oluyormuş böyle şeyler. Tabi arada bir kapışmadan çok güzeloynadıkları da oluyor. ayrıca kız çocuklarını bilmiyorum ama bu yaşgurubundaki çocuklar devamlı atlayıp zıplayarak oynadıkları için kavga olmasada gürültü halindeler.Evet şuda bir gerçekki güzel oynadıkları zaman ikisi bir birini çok güzel oyalıyor ve bir süre rahat edilebiliyor. Sevgiler
    Nurhan

  5. Ben 1 ve 2. sorulara cevap vereyim.
    1) 14 aylık erkek, 3 yaşında kız annesiyim. Evdeki çekişmeleri bir güzel yaşıyoruz.
    2) Arkadaşlarıyla bir olup savaş açmalar yok. Bebeği ağlatma gibi bir isteği de olmadı hiç. O biraz daha erkeksi bir davranış. Bizde kız arkadaşları gelince bebeğe daha bir ilgili davranılıyor :).

  6. Okuyunca aklima ablamla ben geldi (2 cocugum olmadigi icin belki de..)
    Ablamla oyle kavga ederdikki bazen,bacaginin arkasinda flut kirmistim!donup arkasini tek laf soylemeden yurumeye devam etmisti ve ben onun cani acidi diye susturalamadan aglamistim.
    Ablam benim olmadigim bur gun babamlarla trafik kazasi gecirmis,olayin sokuyla,yoklugumu unutmus ve “kardesim olmadan cikmam” diye ortaligi birbirine katmis,aractan cikartamamislar…
    Kardeslik boyle bise iste…

  7. sanırım yaş aralığı yakın olunca kardeş kavgası değişmez bir ritüel oluyor.bizim dahi 9,5 yaş-15 ay aralığında “oğlum ağlatmadan al elinden,severken yakma canını,yavrum niye odana sokmuyorsun”tarzında günlük bağırmalarımız var.

    deniz ve derin gibi yaşça ufak çocuklar biraz büyümeden bu can sıkıcı durum düzelmiyor açıkçası.bu da her ikisinin de ilkokul-ana okulu yaşlarına erişmesi demek.üzügünüm ama gerçek bu elif:(

  8. Büyük oğlum 6.5 yaşında ve küçük oğlum 14 aylık. Sanki bizim evi anlatıyorsun, odasına asla sokmuyor ve elindekileri hızla elinden alıyor. Ne yapacağımı bilemiyorum bazen…

  9. Benim iki oğlum var ,iki de yetişkin erkek kardeşim…Kardeşlerimden biliyorum kavga bitmiyor,en azından biri diğerine ciddi zarar verdiğini farkedene kadar.
    O seneyi çok iyi hatırlıyorum annemler tatilde ve sorumluluk bendeydi 16 yaşında ki büyük erkek kardeşim küçüğüne yumruk atmıştı.Sonrası acil ,şiş bir göz , korku dolu iki ergen ve apışıp kalmış üniversitede öğrenci ben …Bir daha kavga etmediler 🙂 Biri doktor diğeri bilgisayar programcısı oldu 🙂
    Şimdi biri 1 diğeri 4 yaşında ki oğlum sürekli çekişme halindeler ve biliyorum ki bu ergenliğe kadar devam edicek.Umarım kazasız belasız büyütürüm ikisini de …

  10. merhaba,ben 3 çocuk annesiyim.büyük kızım 16 yaşında,diğer kızım 11,oğlum da 9.küçükler arasında sürekli bir didişme ve rekabet oluyor.büyük kız olduğu için mi yoksa karakteri gereği mi daha yumuşak huylu.ama bazen büyük olmanın verdiği avantajı kullanıp bizim karşı çıkabileceğimiz isteklerini kardeşine yaptırıyor.bu arada hiç oralı olmuyor.ilk başlarda bunu anlamadım fakat kısa süre sonra ortaya çıktı şimdi daha temkinli.kardeşler arasında bir çekişme mutlaka oluyor ama onların birbirlerine sonsuz sevgileri olduğunu da görüyorum.hiç durmadan kavga edebildikleri gibi birbirlerini kolladıklarını ve kötü bir durum olduğunda endişelendiklerini gördüm.onların küçük kavgalrını uzaktan izleyip gelişimlerini takip etmeli bence.fazla müdahale kardeşleri birbirine düşürebilir ve anne-babaya karşı da cephe aldırabilir.ama bazen sabrın tükendiği durumlar oluyor o zaman da kendimi balkona atıp derin nefesler alıyor onları çok sevdiğimi,onların henüz çocuk olduklarını düşünüyor ve sakinleşiyorum.

  11. Kızım 5.5 yasında, oğlum 3 yas olmak üzere. 3 yasını bitirmesine 3 ay kala abla oluverdi kızım. Oğlum 2 yasına gelene kadar sabırlı, anlayisli, merhametli “Allah’im ne kadar sansliyim ne harika kızım var” dedirti bana ablaligi.. Oğlum ona vurur, sacını çeker, ısırır o en fazla çığlık atar ben kardeşine kızarsam hemen kollarinin arasına alır “anne kardesime kızma yavaşça söyle, o daha bebek unuttun mu” seklinde bana ders verirdi.. Oyuncaklarını paylaşır, kırılan zarar gören seylerine üzülür ama asla kardeşine zarar vermezdi.. Di diyorum ki bu durum oğlum 2 yasını bitirip cümle kurmaya başladığı anda tarih oldu. Konuşan, kosan, derdini anlatan kardesi kızım icin bir bebek olmaktan çıktı. Koruma kalkanı puff diye yokoldu. Kızım onu kendine denk görmeye başladı ve anlayış da sona erdi :(.. Şimdi evimizden çığlıklar yükseliyor. Sac çeken mi ararsınız, kafaya vuran mi, ısıran mi.. Her şey icin ama hersey icin kavga ediyorlar.. Tabi arada oynadıkları da oluyor.. Nadiren.. Okullar açılsın diye ben de gün sayıyorum ve sabir diyorum..

  12. Kızım 26 aylık, oğlum 10 aylık. Oğlum emeklemeye başladıktan sonra, kızım bir canlı daha olduğunu farketti evde. Önce görmezden geliyordu sanıyorum. Kızım oğluşun elinden oyuncakları çekip almayı çok seviyor. Bir kaç kez ısırdı, morardı hatta oğluşun eli, bacağı. Kimi zaman kardeşinin yanına gidip ‘gıdı gıdı’ falan diyerek sevgi gösterisinde bulunuyor, elini falan öpüyor ama hemen arkasından bir ısırık gelebiliyor. Oyuncakları götürüp onun yanına bırakıyor oğluş oynasın diye. İkisi de çok küçük henüz, o yüzden kız olması onu daha şefkatli büyük kardeş yapıyor diyemem. Öyle olmasını istediğimden çok emin de değilim aslında. Birlikte oynadıkları zaman ve tatlı tatlı çekiştikleri zaman bile onları seyretmek çok hoşuma gidiyor. İkisi arasındaki sevgi ilgi verme dengesini kurabilmeyi umuyorum, anneliğin diğer bütün endişelerinin tatlı yönünde.

  13. Merhaba Elif, moralini bozmak gibi olmasın ama benim 5,5 yaşındaki büyük kızımla, 2,5 yaşımdaki küçük kızım arasında hala sular durulmadı.Şu an sizin evde yaşananlar ne ise bizim evdekiler de öyle. Yani ikisi de kız ve küçük 2,5 hatta neredeyse 3 ama kavgalar gürültüler hiç bitmiyor.Aynı odayı paylaştıkları halde büyük küçüğü odaya sokmuyor, hiçbir oyuncağını paylaşmıyor.Ama her çocuk bir olmaz tabi. Benim büyük kızım kişilik olarak bencil ve paylaşmaktan hiç hoşlanmayan bir çocuk.Kardeşi olsa da, kreşe gitse de bu huyu değişmedi.

    Ayrıca senin bahsettiğin ” ELİNDEN ÇEKİP ALMA. Başka bir şey ver, ağlatmadan al. ” olayı bizim evde de sıklıkla yaşanmakta ama hiçbir zaman kavgasız , ağlamasız sonuca ulaşmamaktadır. 🙁

  14. Elifcim, oyuncaklari paylasamama kavgasini biz de yasiyoruz. Ikisi tek baslarinayken guzel guzel oynadiklari halde, beraberken genelde birbirlerinin oyuncaklarina goz dikiyorlar. Nadiren birlikte oynayabiliyorlar. Bu da cok yorucu oluyor tabii, ben de beraber 10 dakikadan uzun sure oynayabilecekleri zamanlari iple cekiyorum.
    Ama onun disinda Derin’i korkutmak vs Defn’enin yaptigi seyler degil. Tam tersine evde birileri varsa ya da disardaysak surekli kardesini ne kadar sevdigini gostermeye calisip sarilip opuyor. Derin de sikilip basiyor cigligi 😉 Bana ablalarin daha sevecen yaklastiklari soylenmisti, annelik yaptiklarini.. Sahiden de oyle galiba

  15. soylemeyi unutmusum , Derin’in sac cekme huyu var. Defne’nin sacini cekiyor bazen kizinca, ya da sirf cani istedigi icin, benimkini de cekiyor bazen, ve cok acitiyor.Defne’cim ona ragmen bir sey yapmaz.

  16. nispet yapar gibi oldu galiba ama sanirim kizlar ve erkekler farkli yaklasiyorlar kardeslerine gercekten de.

  17. Kardeş kavgası diyince aklıma 20 yaşındaki kız arkadaşımın 14 yaşındaki erkek kardeşiyle salonun ortasında saç saça baş başa kavga etmeleri, yetinmeyip yerde tekme tokat dövüşmeye devam etmeleri geliyor.

  18. çekişmeler, sizin boyutta olmasa da var ama Kuzey genelde kardeşine karşı çok sabırlı, çok toleranslı. arkadaşlarının yanında daha da üstüne düşüyor (ki ben bunu, kendini bize sevdirme, gösterme çabası olarak algılıyorum).

    senin de dediğin gibi birbirlerini çok ama çok sevdiklerinden ben de eminim. Defne, bir yere giderse Kuzey’in arkasından yarım saat ağlar. Kuzey desen uyanır uyanmaz gider Defne’yi uyandırır oynamak için, Defne yatağa girmeden odasında yatmaz (aynı odada uyuyorlar).

    Ama bizim avantajımız erkek çocuğumuzun abi konumunda olması. Defne’yi koruyup kollama görevni müthiş benimsemiş durumda. Defne de abisine acayip güven duyuyor.

    Ve gerek annemin gerekse okuldaki uzmanın da önerisiyle, biz -birbirlerine ciddi zarar verecek boyutta olması dışında- kavgalarına asla müdahale etmiyoruz. şikayetlerine asla kulak asmıyoruz. sanırım bu sert tavrımız yüzünden daha çabuk kaynaştılar.

    tek gıcık olduğum, Kuzey’in ayak işlerini Defne’ye yaptırma çabası. “Defne ayakkabılarımı getir”, “hadi oyuncakları topla Defne”, “Kumandayı ver Defne”… uzar gider. En çok buna delleniyorum 🙂

  19. Umudunuzu kırmak istemem, ama biri 14 diğeri 9 yaşındaki iki erkek yeğenimin insanı deli eden kavgaları, daha birkaç ay evvel sona erdi 🙂 Bu çatışmanın şiddeti elbette biraz da büyük yeğenimin tek çocukken fazla el üstünde tutulmuş olmasına bağlıydı, ama her şekilde kıskanacaktı diye düşünüyorum.
    Bizim büyük arkadaşlarıyla bir olarak değil, bizzat kardeşiyle 2 ay arası olan öz kuzenine (erkek) sevgi gösterisi sunarak, oyunlarda onunla birlik olarak deli ediyordu küçüğü. Kardeşini geri veremeyeceğimizi anlaması epey uzun sürdü. Evin boks ringinden aşağı kalır yanı kalmazdı zaman zaman, ama buna karşın abiye ne zaman kızılsa, küçük kardeş öne atılıp abim öyle yapmadı vb. diye savunurdu. Bize anlaşılmaz gelen bir dinamikleri oluyor bu miniklerin velhasıl, deli gibi seviyorlar birbirlerini. Bence birbirlerine şiddet uygulamadıkları sürece, büyüğün küçüğü kızdırdığı, küçüğün de büyüğü rahat bırakmayıp delirttiği anlar büyüdüklerinde güzel hatırlanacak -en azından çocuklar tarafından-. Bu konuda -az da olsa- işe yarayan tek şey ise ablamın büyük yeğenime abi olmanın avantajlarını hatırlatması (daha geç yatabilmek, dışarıda arkadaşları ile görüşebilmek, arabada yaşı tuttuktan sonra öne oturabilmek vb.) oluyordu.

    Bu arada 17 yaşındaki kız yeğenimin 9 yaşındaki erkek kardeşini geçtiğimiz yıllarda, görünürde hiç kıskanmadığını, ama yaş farkının avantajını kullanarak küçüğü çaktırmadan çileden çıkardığını ve en sonunda azar işitmesini sağladığını da belirteyim…Yani öyle ya da böyle, küçükler büyüklerden, büyükler de her şeyi dağıtıp, karıştıran küçüklerden çekiyor, ama büyüyünce her şey unutuluyor.

  20. Merhabalar
    Benim de iki kardeş arası en çok üzüldüğüm durum kavgaları…Oğlum 4 ay sonra 6 yaşını bitirecek kızım da yeni 2 yaşını bitirdi.Abisi tarafından sürekli itildiği ve vurulduğu için bunu normal kabul ediyor.Başka çocukların olduğu bir topluluğa girdiğimizde hemen başka çocukları iteklemeye veya vurmaya çalışıyoruz.Hemen müdahale ediyorum ama bu durum çok canımı sıkıyor.İki kardeş arası sürtüşme sürekli var.Abimiz evde kardeşine örnek,abi ne yaparsa kızım aynısını yapıyor,abi bir ara odasına da sokmamıştı onu atlattık,ama oyuncak kavgası bitmiyor tabi.Bütün oyuncaklar abimizin o istediği zaman veya istemediği oyuncağı kardeşi oynayabiliyor.Kızın oyuncakları da abimizin oluyor kendine göre tabi.Evde oynarken didişmeleri felan artık bunu normal kabul ediyorum ama dışarda 2 yaşındaki kızımın başkalrına vurması-bunu normal kabul ettiği için- canımı sıkıyor.Aslında çocuklarla iyi anlaşırız ama minik kızım kendini abisi gibi 5.5 yaşında sanıyor.

  21. Ben de tek çocugum ve kardeş kavgası deyince hep aklıma arkadasımın ablasının kafasına cam vazoyu fırlatısı gelir. Şok olmuştum. Kafasına gelse neler olur, ya kırılırsa annesi çok kızacak düşünceleri aklımdan jet hızıyla geçmişti. İnsanın ablasına nasıl bu kadar kinlenip canını acıtmaya calısabilecegini anlamamıştım.

    Kardeşi ya da ablası olan çocuklar çok daha çabuk küsen, kinci, kavga etme potansiyeli her zaman yüksek ve malı kıymetli oluyorlar gibi geliyor bana. Tabi bunlardan bazıları büyüdüklerinde pozitif degerler olarak karsımıza çıkabiliyorlar. Hayata karsı çabuk pes etmeyen, elindekinin kıymetini bilen insanlar gibi..

  22. Oğlum 3,5, kızım 1 yaşında. Kızım sürekli “şiddet” görüyor abisinden. Kafasının bir yerinde mutlaka bir morluk var. Halbuki tamamen kendi halinde bir bebek. Başına gelecekleri bildiği için abiye pek yanaşmaz. Ama oğlum yanından geçerken bile kardeşinin kafasına patlatıverir. minik kızım sadece dudaklarını büzerek ağlar. Oğlum başlarda, yaklaşık 5 ay kadar kardeşini yok saydı. Kardeşle ilgili gelen soruları resmen duymamazlıktan geldi. Sonra birdenbire hırçınlaştı. Yine de kardeşini çok sevdiğini biliyorum. Başımızdan geçen ve çok korktuğumuz bir olay sırasında (kızım yanımızda değildi.) birden “ipek de gelsin O’nu da alalım” diye ağlamaya başladı. Boşuna dememişler “kardeş kardeşi bıçaklamış, sonra dönmüş kucaklamış”

  23. teyzemin 2 oğlu var ; emre ve eren. Örneğim çok mu uzak olacak bilmiyorum ama;Şu an emre 30 yaşında , eren 23 yaşında ;anne -baba ile yaşıyorlar.Ben onları bildim bileli sürekli kavgaları erkeksi ve bir güç savaşı şeklinde. Erkekliğin doğasında olduğundan anca ayrı yaşayıp birbirlerini özlediklerinde düzeleceklerini düşünüyorum. Biz üç kızkardeş bile evlenip ayrı yaşadığımızda birbirimizin kıymetini daha iyi anladık ki kavgalarımız hep vardı 🙂

  24. 6 yasinda abi, 3.5 yasinda kiz kardes. Abi enerjik, heyecanli, kizkardes sakin, bagimsiz. E tabi bizde de cekisme bitmiyor.

    Ben de aynen bu donemlerde, “Kimilnaz dogali 1-1.5 sene oldu, Kipircan hala alisamadi mi? ne kiskancligi bu?” diye buhran geciriyordum. Babam bana cok guzel bir tavsiyede bulunmustu ve benim gorus acim ondan sonra cok degisti. “Sizin göreviniz çocukların güvenliğini sağlamak. Onun dışında bunların olacağını kabul et” demisti. Eger bunlarin olacagini kabul edersen senin acindan da hayat cok daha kolaylasacak.

    Birincisi, akillari erdigi andan itibaren “vurmak, zarar verecek sekilde itmek, birsey firlatip canini acitmak, isirmak” gibi fiziksel hamlelerin kesinlikle yasak oldugunu hep tekrarladik. O konuda allahtan cok basimiz agrimiyor. Ama sizdeki
    1. Kendisi halihazirda baska birseyle oynuyorken kardesinin elinde gordugu icin isteme ve gidip elinden alma
    2. Biri sakin sakin oynuyorken gidip ben de onunla oynayacagim diye oyunu bozma
    3. Ona boyleyse ben de aynisindan isterim diye hir cikarma.
    4. Benimki ondan az mi fazla mi diye huylanma
    halen her gun var.

    Ayrica baska arkadaslari geldiginde Kipircan’in “erkekler kizlara karsi” seklinde oyun turettigini ve saldirma seklinde degil ama “o dusman, o canavar” kaciiiin seklinde oyunlar oynadigini da kil olarak gozlemliyorum.

    Genelde benim bir suredir ikisinin de akli erdigi icin soylediklerim:
    1. paylasamiyorsaniz ortadan kaldiriyorum, aliyorum, atiyorum. Bir sekilde cozum bulun paylasin
    2. evde bagiris gurultu istemiyorum kelimelerinizi kullanin.
    3. lutfen anlasmazliklariniza kendiniz cozum bulun.

    Bir de hic ortada sebep yokken, kardeslik, paylasma, cozum bulma vs uzerine kitaplar bulup hikayeler anlatiyorum.

    Ama su da var, Kipircan’in yeri geldiginde kardesini ona ters ve kotu davrananlara karsi horozlanarak korudugunu, abisinin bildiklerini kardesine ogretmeye calistigini, iki kardes cok guzel oynadiklarini, birbirlerine birsey yaparken yardim ettiklerini, el verdiklerini gozlemliyorum. Sadece kotu birsey oldugunda onlara bidi bidi etmektense boyle zamanlarda “kardes kardes ne guzel bilmem ne yapiyorsunuz, gelin size kocaman sarilayim” diyorum. Bunu sadece dogru davranisi pekistirmek icin de yapmiyorum cunku boyle zamanlarda icim bir kabariyor, bir sevgi dolup tasiyor, zaten alip ikisini de icime sokmak istiyorum.

  25. Benim 2 kizim var. Buyuk 4,5 yasinda kucuk de 14 aylik. Yazinizda okuduklarim aynen bizim evde de yasaniyor arkadaslarla kucuk olana savas acma disinda… Elden cekme, kucugu odaya almama, kucugun ablanin kapisinda aglayarak beklemesi…..Insallah birazcik daha buyuduklerinde daha iyi anlasirlar diye umuyorum ben de..

  26. Bizde ikincisi yok. Ama olursa ilk okuyacagim kitap “Siblings without Rivalry”.
    http://www.amazon.com/Siblings-Without-Rivalry-Children-Together/dp/0380799006

  27. Bence bu durum ikisinin de erkek ve yaslarinin da yakin olmasiyla alakali. Kendi kuzenlerimden biliyorum (erkek ve aralarinda 3 yas var), kavga ve didismek bir turlu bitmezdi. Ancak ne zaman universite cagina geldiler, o zaman birlikte tatil yapmaya ve de vakit gecirmeye, birbirlerine destek olmaya basladilar. Ben kucukken her yazi birlikte gecirirdik. Ben “normal” bir kiz cocugu olarak gayet duzenli ve sessiz oyuncaklarimla oynarken, onlar geldikleri anda ortalik darmadagin olur ve kavg-gurultu kopardi. Genelde ucuncu bir kisi ortama girince (bu ben de olabilirim), abi olan kuzenim hemen kardesini dislamaya ve onu istememeye baslardi. Kucuk hep eziliyor diye, bu sefer anneleri (Teyzem) onu korumaya kalkar, buyuge kizar, sonra bakmissin kucuk (Derin’in Deniz’in elini isirmaya cesaret bulmasi gibi) kendinden hic beklenmedik bir sekilde abisinin kafasina eline aldigi oyuncagi gecirir, bu sefer Teyzem cildirir…Kisacasi, 1) merak etme bunlar olagan davranislar, 2) Annenin dedigi gibi “Allah yardimcin olsun!”:)))

  28. Benim ağabeyimle aramda 6 yaş olmasına rağmen kedi köpek gibi yedik birbirimizi.Aramızdaki bu çekişme ağabeyim 18 ine geldiğinde bitti.Şu an birbirimizi öyle seviyor ve özlüyoruz ki.Ben şimdi 30 oldum ağabeyim 36.Küçük yaşta olan çekişmelerin çocuklar açısından fazla bir önemi kalmıyor birer yetişkin olduklarında.Tabi anneler için bu durum çok zor tabi çünkü anne onları büyütürken kendini bitiriyor istemeden.sonuç itibariyle bu çekişme anlaşmazlık ve kıskançlıklar bir gün bitecek.Yeter ki büyüdüklerinde birbirlerine sahip çıksın ve sevsinler…

  29. konu benim çoook dışımda ama kıyamam derine yaa, kapının yüzüne kapatıldığı an gözümde canlandı da… deniz de haklı gerçi kendi açısından, zamanla daha da oturacaktır ilişkileri. derin biraz daha bebeklikten çıkınca deniz de onunla arkadaşlık etmenin keyifli olduğunu düşünecektir. yani inşallah:)))

  30. Elif’cim, doğrulamak isterdim gerçekten ama sanırım yoğunluğu azalacak sadece.. Oğlum 2,5 kızım 7,5 yaşında, büyük çocuk kız bizde.dUrum pek farklı değil ama , odanın içine sokmamalar, soksada bir şey vermeme, dokunduğu herşeyi elinden kapma. Hatta küçüğün sinirlenince kızımı ısırması bile aynı:) Isırdığında kızıma çok üzüldüm, ondan böyle bir tepki beklemediği için itmedi, korumadı kendini diye

  31. bizde 8 yaşında bir abi ve 2,5 yaşında bir kızkardeş var… kızımı abisi neredeyse 3 yaşından beri istediği ve beklediği için çok yadırgamadı, her zaman tam bir abi oldu benim gözümde, hatta ilk zamanlar ne olduğunu hatırlamadığım bir konu hakkında onu kibarca ikaz ettiğimdeo güzel gözlerini koca koca açarak ”hmmmm ben daha tam abi olamadım demi anne??” demişti ki, gözlerim dolmuştu…
    fakat küçük ayaklanıp da, bu evde ben de varım sinyalleri vermeye başlayınca işler zorlaşmaya başladı tabiii…. geçenlerde oğlum ”rüya yı çocuk esirgeme kurumuna verelim, artık yeter, yetkilileri aricam gelip alsınlar” dedi…. ”olur akşam ararız” dedim, tabi bunlar akşama canciğer kuzu sarması, dedim hadi ara yetkilileri, sıkı sıkı sarılıyor kardeşine hayatta olmazzzz diye…..
    bazen her annenin yaşadığı ölüm korkusu sarıyor…. onlara bakıyorum…… iyi ki ikinciyi yapmışım diyorum…. birbirlerine o kadar sahip çıkıyorlar ki… inşallah hep böyle devam eder ömür boyu birbirlerine destek olurlar…
    bir de ne kadar birbirlerini yeseler de, kazara araya girip de birine kızarsan diğeri anında sana cephe almıyor mu, bayılıyorum…. karı koca gibiler aynı, aralarına da girilmiyor…
    işte böyle elif hanım, bizi ne kadar zorlasalar da büyüyorlar, büyüdükçe işler bir açıdan kolaylaşsa da başka açıdan zorlaşıyor… itiraf edeyim bazen onlara bakıp yeter büyümeyin artık, zaman dursun hep böyle kucağımda benim minik yavrularım olarak kalın diyesim geliyor… Allah yavrularımızın acısını göstermesin inşallah…

  32. Elif,
    Her zamanki gibi öyle dengeli bir yazı olmuş ki. Yazılarını okurken hep aynı şeyi düşünüyorum. Zaman zaman öyle diyorsun ama ya şöyle olsaydı, diye geçiriyorum içimden. Pat bakıyorum bir sonraki paragrafta ona dikkat çekmişsin. O yüzden oldukça samimi, çok yönlü, detaylı ve tabii ki bilgilendirici buluyorum yazıları. Ve çok seviyorum okumayı.

    Dikkat ettim de şöyle bir diyalog hiç yaşanmamış.
    -Deniz çok ayıp, sen abisin Derin daha küçük anlamıyor, yapma öyle bakayım vs vs

    Büyük çocuğa, abi/abla olduğu, küçüğünün daha anlayamayacağı yaşta olduğu anlatılabilir, doğrudur belki ama bunu paylama şeklinde yapmak yanlış olan. Öyle yapıldığında kardeşe karşı nefret tohumları ekiliyor.
    Bu durumlarda genelde itilen kakılan büyükler oluyor . Halbuki ikisi de daha çocuk. Anılarım depreşti:) Kardeşimi kıskanan ve yukardaki diyalogdan nasibimi çokça almış biri olarak düşüncelerimdi.

    Kardeşlik muhteşem bir şey. Yaş ilerleyince ilişkiler de oturuyor.

  33. Bence tecrübeli kardeşlere de sormalıydın Elif. Geçenlerde bir yazıda okumuştum kardeşliğin tanımı “sonsuz bir sevgi ve ezeli bir rekabet” olarak. tanımlanmış. Bence çok doğru…

    • Tüge, biz de iki kardeşiz ve fakat ya böyle şeyler yaşamadık, ya da ben hatırlamıyorum. Ki muhtemelen ikincisi.

  34. Kardeş kavgaları hayatla mücadeleyi öğretiyor sanırım..Gerekli belki de..Tabi benim 1 çocuğum olduğundan şimdilik böyle konuşabiliyorum 🙂

  35. Üzgünüm:))) Biri 7 diğeri 11 iki küçük adamla o yaşlarını hatırlamasam da tahtı sarsılanın arkadan gelenle arası – sevse de – iyi olamıyor. Ben de erkek çocuk annelerine sorup duruyorum: ne zaman, ne zaman:) diye ve cevap 20’li yaşlar oluyor:) Uzunca beklemek gerekiyor sanki. Ama her zaman ümitvar olmak lazım. Annenin, babanın tutumu – nereye kadar? – ; çocukların yapısı her şey değişkenlere bağlı biraz da. Küçükler ağabeylerine duydukları aşk nisbetinde itilip kakılıyorlar ve maalesef adı ağabey olan da küçük olunca yorgunluk-tekrarın getirdiği asabiyet eklenince her zaman insan kendini iyi hissedemiyor annelik sıfatıyla:(

  36. Bizim oğlanlar 40 ve 14 aylık iki oğlan var bizde biliyorsun. Durumlar aynen dediğin gibi.. İtmeler, yere düşürmeler, vurmalar, mıncıklamalar.. Zavallı küçüğüm buna rağmen abisinin ağzına bakıyor aşık gibi, birşey diyecekmi diye.. Çok seviyor abisini.. Aslında abi de seviyor ama genelde göstermiyor.. Küçüğün gözü hep abinin elindeki oyuncağı almada oluyor ama büyük vermiyor.. İtiyor kakıyor, ağlatıyor.. Böyle durumlarda ikisine birden sarılıp, “ikinizi de çok seviyorum ama birbirinizi incitmenize izin veriyorum” diyorum sıklıkla.. Bazen öyle kuduruyor ki büyüğümüz, biraz sakinleşsin diye mama sandalyesine oturtup, emniyet kemerini bağlıyorum.. Bunu ceza olarak algıladı ama özellikle yalnızsam elimden başka birşey gelmiyor.. Ne zaman geçecek bilmiyorum bu durumlar, şimdilik sabrediyoruz.

    Bizim sitedeki aralarında 1,5 yaş olan iki erkek kardeş şimdilerde 4-5 yaş civarındalar, onlara sordum nasıllar diye, diyorki babaları onlarda durum artık s.dik yarışına dönmüş. Kapıyı sen açtın, ben açtım, ben hopladım, sen hopladın modundalar mış..

    Beklemedeyim, sular elbet bir gün durulacaktır diye… Durulur değil mi?

  37. Yanıtlarınız için çok teşekkür ederim. Her zamanki gibi yalnız olmadığım konusunda içime su serptiniz.

  38. ayşe oran yapıcı

    ahh ahhh.. elifcim… tatil dolayısıyla gecikmeli okudum yazını.. yarama bastın!! araları 21 ay olan iki oğlum var.. Yalın yaklaşık 4,5 yaşında, Yaman 2,5 yaşında… Yalın’ın kişiliği yavaş yavaş oturmaya başladı.. sakin,olgun,kararlı,inatçı bi çocuk.. Yaman ise henüz kişiliği henüz oturmamış olmasına rağmen abisinin tam tersi… öncelikle garip bi aurası var.. hiç bişey yapmasa bile tüm ilgiyi üzerine çekebiliyo,sevimliliği ile.. bu sevimliliği ile yaptığı tüm yaramazlıkları örtbas edebiliyor.. abisinin tam tersine inanılmaz hareketli bi çocuk.. biz, ev içinde çocuklara maksimum düzeyde eşit davranıyoruz… birine kızdık mı diğeri de fırçayı yiyo..birini övdük mü diğerini de övüyoruz… ancak dışarıda bu pek mümkün değil.. Yaman hemen rol çalmaya başlıyor… şu ana kadar kana kan dişe diş kıskançlık krizleri yaşamadık… bunun, aralarında az yaş farkı olmasının etkisi büyük..bi de elbetteki hamilelikten itibaren Yalın’a “pabucun dama atılacak” tavrı yerine sürekli “sana bi arkadaş geliyor, onunla doya doya oyunlar oynayabileceksin” şeklinde yaklaşımımızın da etkisi büyük.. ayrıca etrafımızdakilere de “pabucun dama atılacak” cümlesini de kullanmalarına izin vermedik.. ancak her ne kadar bu önlemleri almış olsak da insansal bi içgüdü olarak küçük küçük kıskançlık krizleri yaşamıyor değiliz.. aslında buna tam olarak kıskançlık diyebilmek de doğru değil… çünkü aynı krizleri diğer arkadaşlarıyla da yaşıyor..ve bu çoğunlukla oyuncak kavgası oluyor.. ama aynen dediğin gibi birbirlerine acayip düşkünler.. Yalın uyuduğunda Yaman gidip abisini öper,yanaklarını sever,onu seyreder… Yaman bi yerini yaralasa Yalın oturup ağlar,kardeşinin canı yandı diye!! ama Yaman dönüp bakmadığı bi oyuncağını bile alsa Yalın “beeeniiiiiiiiiiiiiiiiimmmmmmmmm” krizlerine girer… ben bu süreci doğal karşılıyorum.. ama az önce yorumlarda okuduğum gibi 30 yaşlarına geldiklerinde de aynı kavgaları yaşasınlar istemiyorum… bu yüzden aslında en büyük görev bize düşüyor.. kıskançlığı yaratan aslında biziz.. “sen yemezsen kardeşin yer” ” sen gitmezsen kardeşin gitsin” gibi gibi gibi…. onlara birbirlerinin kusurlarını göstermek yerine iyi yönlerini işaret etmeliyiz…dikkat edin ki, biri sizi en iyi gördüğünüz bi arkadaşınız hakkında kötü şeylerle doldursa bakış açınızda illaki bi değişiklik olur… bu yüzden işte, bence kardeş kavgası da evde başlıyor, kardeş sevgisi de… tabii herşey bu kadar güllük-gülistanlık değil Elifcim… yaşlarının az olmasının en büyük sıkıntısını Yalın’ı oyun konusunda doyuramamak konusunda yaşadığımı düşünüyorum… Çünkü tam Yalın’ın park, oyun çağı gelmişti ki Yaman girdi hayatımıza… Emzirmeydi,kış aylarıydı, babamızın iş seyahatleriydi derken Yalın oyun dönemine geç başladı… şimdi en büyük sorunu nerde yaşıyorum biliyor musun? uyum konusunda… arkadaşlarıyla uzun süre kavgasız gürültüsüz oynayamıyor… oyunlara geç dahil oluyor ya da olmuyor.. ben oyun parklarının çocukların bazı kuralları öğrenmesinde temel eğitim yeri olduğuna inanıyorum… salıncağa,kaydırağa sırayla binilmesi gerektiği,kaydırağın anneler için değil, çocuklar için bir oyun alanı olduğunu 🙂 öğrendiği ilk eğitim alanı olduğuna inanıyorum…ve çocuk parka,oyuna geç başlıyorsa kuralları da geç öğreniyor… örneğin geçenlerde Yalın’ı cimnastiğe göndermek istedik.. deneme gününde çok başarılıydı,çıkar çıkmaz, ” anne, yatalım kalkalım yine buraya gelelim” dedi..onun bu sözüne inanarak hemen kayıt yaptırdık,kıyafetlerini aldık.. ancak bi sonraki eğitim gününde Yalın salona girmek istemedi..ne yapıp ettik içeri girdik, ancak bu kez de gruba katılmadı..kendi başına her türlü hareketi yapmasına rağmen gruba katılmadı, bi sonraki günde de… 🙁 tüm rüşvet tekliflerimize rağmen Yalın cimnastiğe gitmeyi reddetti… kardeşi evde kalacak diye düşünüyorsanız söyliyeyim, Yaman da bu etkinliğimize bilfiil katıldı…sonuç olarak bi uyum sorunu yaşıyoruz.. ama bu kardeş yüzünden mi, bizim yüzümüzden mi, yoksa kişiliği mi böyle bilmiyorum… bi uzmandan yardım almayı düşünüyorum..ama sizlerin fikirleri de benim için çok önemli… sana ve tüm takipçilerine sevgiler…

    • “onlara birbirlerinin kusurlarını göstermek yerine iyi yönlerini işaret etmeliyiz..” çok doğru bir tespit Ayşe.

      Bahsettiğin uyum sorununa gelince – bence de bir uzmana sorabilirsin. Kardeşiyle alakalı olabilir, ama olmaya da bilir. Aşılmayacak bir şey olduğunu sanmıyorum, büyük ihtimalle yapmanız gereken belli başlı şeyler vardır. Okula gidiyor mu? Okul da çok yardımcı olacaktır bu tür sorunları aşmasında.

      • ayşe oran yapıcı

        elifcim, Yalın okula/kreşe gitmiyor, gitmek istemiyor, dahası Yalın büyümek de istemiyor… :)) okula/kreşe gitmek istememesini açıklamıyor.. ama benim tahminim bizden ayrılmak istemiyor… ancak ben de gidersem gidecekmiş okula ya da kreşe… pazarlık ediyor açıkçası… etraftan da çok baskı var “gidecek misin, gitmiyor musun daha” şeklinde… Yalın bi konu üzerine çok düşüldüğünde o işi yapmaktan uzaklaşıyor..kendi haline bırakmak daha cazip onun için… o yüzden okul/kreş konusunda ben de ısrarcı olmak istemiyorum…. bu kararımda kardeşinin de etkisi yok değil.. başımızdan savmış etkisi yaratsın istemiyorum..ona sürekli “canın ne zaman gitmek isterse o zaman kreşe başlayabilirsin oğlum” diyorum… ama okula gitmek zorunda olduğunu ise çevresinden örneklerle anlatmaya çalışıyorum… uyum sorunu ise beni en çok okul dönemi için korkutuyor… umarım aşabiliriz.. ilgine teşekkürler..

  39. 3.5 yasinda ikiz oglum ve 13 aylik oglum olmak uzere.3 oglum var.
    Malum ikizler arasindaki cekisme hep vardi.kucuk oglum Arda dogdugunda ikizler 29 aylikti.ilk haftalar ikizlerimden Deniz disinda tepki veren olmadi.hatta diger oglum Ethem minik kardesini emzirmeye bile calisiyordu.
    Ancak su siralar artik Arda yurumye basladiginda beri ondan kose bucqk kacip oyuncaklarini vermiyor ikizler.Disarda ve eve gelen misafir cocuklarina karsi koru up kollaniyor.birbirlerini isirp tekmelerle ama Ardaya karsi gayet nazikler.

  40. Elifcim bu yazıyı 11 ağustos 2011 de yazdığında iki arasındaki çekişmeyi anlatıyordun şimdi üstünden zaman geçti ve ikisinin birbiriyle güzelce oynadıkları resimleri paylaşıyosun.çok güzel iki evlat yetiştiriyosun.bayılıyorum yazdıklarına

  41. Bende de 5,5 yaşında Can ve 1,5 yaşında Efe mevcut. Yukarıda yazılanlar tastamam aynı. Acaba bizim eve kamera yerleştirilmişte karakter isimleri mi farklı yazılmış sadece diye düşünmeden edemedim. Parkta aynı yaş aralığı olan daha büyük kardeşler görüyorum. Durum versiyon farkıyla aynı malesef. Ama ben belki benimkiler öyle olmaz diye umudumu yitirmemeye devam ediyorum. Ee nede olsa umut fakirin ekmeği :))

  42. size kötü haber abim 24 yaşında ben 20 yaşındayım ve küçük erkek kardeşim 8 yaşında ama hala evde kavga gürültü eksik olmuyor 🙂