25 Yorum

Arabalar 2: Çocuk filmi mi, savaş filmi mi?

Vizyona bugün giren Arabalar 2 (nam-ı diğer Şimşek McQueen) filminin tabii ki de ilk seansına gittik bu sabah.

Sinemadan döner dönmez taze taze yazayım dedim. Nitekim bugünü bekleyen çok çocuk -ve anne, ve tabii ki baba- olduğunu biliyorum. Film vizyona gireli birkaç saat oldu, Deniz dahil bir sürü çocuğun filmin afişi önünde çekilen resimleri dolanıyor sosyal medyada.

2006’daki Arabalar filminin devamı niteliğindeki bu film için Deniz’le günleri sayıyorduk, tam anlamıyla. Her sabah takvimde işaretliyorduk 19 Ağustos’a ne kadar kaldığını.

Bugün babamız “Şirinler’e sen götürdün, buna da ben götüreyim” dediyse de isteğimizi bastıramadık ve bir arkadaşımızla birlikte toplanıp gittik.

Filmin -bence- en eğlenceli tarafı Cem Yılmaz’ın seslendirmesiydi. Aslında seslendirme genel anlamda başarılıydı; Mater, mesela, çok iyiydi. Ancak Cem Yılmaz tek kelimeyle muhteşemdi. Ben normalde dublaj filmlere burun kıvırırım, ama Cem Yılmaz’ın seslendirdiği karaktere doyamadım.

Filmin şiddet unsurları içerdiğini duymuştum, dolayısıyla sözüm ona hazırlıklıydım. Ama bu kadar bomba, bu kadar silah, bu kadar patlamaya BİR ÇOCUK FİLMİNDE ne kadar hazırlıklı olabilirdim, bilmiyorum. Hakikaten patlama sahneleri, “ölen” arabalar, “öldürelim, öldüreceğiz” diyalogları şaşırtıcı boyuttaydı. Nitekim masumiyet timsali Mater’ın bile üzerinden taramalı tüfek çıkıp etrafa ateş açılınca dumura uğradım.

Ben çocuk filmlerine giderken dünyadaki kötülüğü unutmak, büyüklerin mantıksız ve hatta imkansız bulduğu iyilikleri hatırlamak istiyorum. Bu anlamda Arabalar 2 benim için büyük hayal kırıklığıydı.

Deniz mi? O halinden memnundu. “Cars 3 ne zaman gelecek anne?” diye sordu.

25 yorum

  1. Ceylin'in Annesi

    Deniz çok tatlı ya 🙂
    Halinden memnun tabi, hoşuna gidiyor erkek çocuklarının vurdulu kırdılı, güçlülerin zayıfları ve iyilerin kötüleri yendiği filmler, konu da araba olunca, 2’den çıkar çıkmaz 3’ü sorması normal..

    • Biz de yarın ki seansa bilet almıştık….
      Keşke şiddet içerikli olmasaydı ama biz de kaç aydır gün sayıyoruz.

  2. şimdiden bu kavramlara çocukları alıştırmaya çalışıyorlar duyarsızlaştırmaya. Yarın öbür gün sorgulamasınlar diye dünyanın gidişatını. Bu arada Deniz gerçekten çok tatlı ama Derin o tatlının kaymağı olmuş vallahi 🙂

  3. Offf çok üzüldüm şimdi, götürmesem mi deyeceğim, ama bekliyor ne zamandır da. Şirinler’den çıktığımızda Arabalar’ın afişini görünce “şirinler’i sevmedim anne, onda kötü adam var, biz arabaları izleyelim onda kötü adam yok” demişti :((

  4. Biz de ebeveynler olarak ayni hissiyatla ayrildik filmden. ve aynen Burak halinden cook memnundu. Fakat Ela filmin cok basinda cikti. o dayanamadi yazik. hem de 3D. Artik cocuklari 3D ye goturmuyoruz.

    • Eve yakın olan sinemada 3D donanımı yokmuş, normal seyrettik. İşime de geldi aslında, gözlükler çok rahatsız ediyor. Bir de 3D biraz dikkatimi dağıtıyor benim sanki. Üzerime ne zaman, ne uçacak diye bakmaktan konuya konsantre olamıyorum. 🙂

  5. Yeğenimde çok merak ediyor bu filmi. O vurdulu kırdılı filmelere bayılıyor, eminim bunada bayılır. Zaten tvdeki çizgi filmler hep bu tarzda. Karakterlerin ağzı nerde burnu nerde belli değil, sürekli öldürmekle ilgili cümlelerde cabası. Nerde bizim zamanımızdaki şirin karakterli, düzgün cümleler, kelimeler kullanan çizgi film karakterleri 🙁

    • trt çocuktaki yeni hazırlanmaya başlayan çizgi film-animasyonları tavsiye ederim .son zamanlarda illa seyredecekse onları seyrettiriyorum

  6. Biz de filmi ilk gun seyredenlerdeniz. James Bond filmi izler gibiydim ben. Her herden ajanlar cikiyor. atlamalar, ucmalar. Kocamin seyrettigi filmleri aratmadi desem yeridir. Seslendirmeler cok basariliydi dedigin gibi. Cem yilmaz her zaman ki gibi harikaydi. Nam-i diger Francesco :)) Film 3 boyutluydu ve gozlukler Arda’nin burnunu acitti ‘ara ne zaman verilecek’ diye bile sordu.

  7. Bugün 19 Ağustos’tu ve Ege 2 yaşına bastı diye götürecektim ama bir giden yorumu beklemeyi tercih ettim. Süper oldu evde Cars 1’i izlemeye devam… Teşekkürler

  8. illuminati project videolarını izledikten sonra Disney imzalı bir yapımda bu öğelere hiç şaşırmam. kulağa manyakça da gelse tesadüf olamayacak kadar çarpıcı noktalar var. yine de gideceğiz tabii, gün sayanlardan biri de biziz çünkü…

  9. Yanlış anlaşılmasın ama ben çocukların cizgifilm adı altında henüz mantık kavramını yani doğru ve yanlış anlayışını çok oturtmadan sinemaya gitmesi taraftarı diilim.Hernakadar sinema bir kültür ve sanat faaliyeti olarak adlandırılsada interaktif olmayan birşeyi bir tiyatro yerine asla koyamıyorum.En nihayetinde artık hepimiz biliyoruz ki 25.kare dedikleri ve bazı teknolojilerle çocukların beynine verilen komutlar ve mesajların sinema ve tv yada reklam yoluyla verildiği artık bir şehir efsanesi diil.Kendi çocuğumu 4 yaşında olmasına rağmen sinemaya götürmedim en azından henüz o daha sinema kavramından haberdar diil olana kadar (-ki ne kadar geç o kadar iyidir mantıgındayım) sinema olayını tasvip etmiyorum

    • a-ha! işte bunu diyordum. 🙂 yalnız olmadığıma sevindim. ben de kendimi bu konuda çok pimpirikli zannediyordum.

    • Aslında haklısın Berna. Düşünüyorum da, ben kaç yaşımda tanıştım sinemayla, herhalde ilkokulun sonları, belki de ortaokuldaydı. Şimdi bu yaş çok daha erkene alındı.

  10. Elif Hanım,

    http://blogcuanne.com/ dan giriş yapılmaya çalışılınca aşağıdaki uyarıyı veriyor. Diğer bloglardan konuya yönlendirme şeklindeki girişlerde sorun olmuyor.

    Alan adınıza ait hizmet duraklatılmıştır.
    Lütfen hizmet sağlayıcınız ile irtibata geçiniz.

    Facebook veya twitter kullanmadıgım için buradan yazmak zorunda kaldım.

  11. Evet fazla vurdulu kırdılı olmuş.. Sanki birinci filmdeki hedef kitle az gelmiş de, ikinci filmle hedefi biraz daha büyütsek gibi bir ticari kaygı hissediliyor..

  12. Kusura bakmayin ama car2’in siddet icerdigini filme gitmeden once haberdar olamadiniz mi? Biraz internetten arastirmis olsaydiniz eminim filme gitmezdiniz. Yalnis anlamayin elestirimden kasit kalp kirmak degil, Ben sizi normal bir anne olarak degil, arastiran ,ogrenen, ogreten ve daha bircok guzel ozelliklerinizle taniyorum. Dolayisiyla beklenti yuksek oluyor.

    • Yoo, araştırmıştım. Dahası, gidenlere sormuştum (Amerika’daki arkadaşlarıma). Onlar da bana aynen böyle olduğunu söylemişlerdi. Ama konduramamıştım.

      Ve fakat gitmememiz söz konusu değildi. Deniz haftalardır bugünü bekliyordu, her gün takvimden işaretliyorduk geleceği günü. Kaçışımız yoktu yani.

      Ve kalbim kırılmadı. Ve hatta güzel sözleriniz için teşekkür ettim 😉

  13. Biz de 19 Ağustos’u iple çekenlerdendik. Büyük araştırmalar sonucunda, 3D olmayan, 35 mm. versiyonu gösteren bir sinema bulup gittik. Çok hayalkırıklığına uğradım doğrusu. Vurdusu-kırdısı bir yana, neydi o abuk subuk motifler? Yok Almanlar, yok CIA… Büyük yaş grubunu da çekelim demişler ama pesss artık! Çocuk filmi değil, polisiye mübarek. Tekniğine diyecek yok da, işin duygu kısmı tamamen gözardı edilmiş. Rüzgar “Anne Sally neden hiç görünmedi, Hudson Hornet nerede?” diye söylendi durdu. Neden öldürdünüz arabayı yahu durup dururken 🙂

    • Sanırım Hudson’ı öldürmüş olmalarının sebebi Paul Newman’ın sizlere ömür olması. O seslendiriyordu ya…

      Tespitine tamamen katılıyorum. Bond filmi gibiydi.

  14. okay, doğrusu çoğumuz gibi ben de araştıran bir anneyim ama çocuklara yönelik olarak hazırlanan bir film için bu kadar şiddet içerikli olduğunu öngöremezdim,çoğumuz gibi. Ben kendi adıma heyecan ile izlemiş olmama rağmen, bunca mafya işlerinin bir çocuk filmine dahil edilmesini anlayamadım. Benim oğlum 3 yaşını doldurdu, ancak bu koşuşturmadan bişey anladığını pek sanmıyorum. Ama eminim hafızasında ateş alan silahlar, öldürmeler kalmıştır. Özünde dostluğun önemini vurguluyor ya, umarım bundan da bişeyler kalmıştır aklında.. 🙂

    Ayrıca sinemaya gitme yaşının aşağı çekilmiş olmasının ne gibi bir sakıncası var? Ben sinemaya ilkokul-ortaokul döneminde ilk olarak gitmiştim. Üstelik o zamanlar böyle animasyonlar da yoktu..

    • Arzu şahsen sinemaya çocukların talebinden ziyade annelerin çocuklarını yönlendirdiğini düşünüyorum ve sinema yaşının aşşağı çekilmesini de farklı sebeplerden ötürü ben yanlış buluyorum yukarıdaki yorumumda belirttim (25.kare falan meselesi..) tabi ki herkes düşüncesi ve seçiminde özgür ama ben inanıyorum ki artık dizi film mantığına dönüşen animasyonlarla ha biz oturmuş dizi film izlemişiz ha çocuklarımız dizi film formatında ve içeriğinde farklı şeyler içeren (şiddet.cinsellik..vs) animasyonlar izlemiş..nitekim artık sinema filmleride bir seri halini aldı ve çocuklarda bu sektöre çekildi..ama arz talep meselesi olduğunu düşünüyor ve biz arz ettikçe daha da animasyonların artacağını düşünüyorum.Ha bundan rahatsız olmayan anne babalarımız varsa sadece saygı duyarım

      • Filmler konusunda haklısın.. Filmleri eleştirebiliriz dediğin gibi. Oğluma dün birkaç film CD si aldım, evde birlikte izlemek için. Almak için ısrar ettiğim cesur civciv filmini izleyince de hayal kırıklığına uğradım. Çok masumane görünen küçük bir civciv, dünyayı uzaylı istilasından kurardı. Uzaylılar insanların üzerine ateş açtı, hatta cesur civciv çekici bulduğunu söyleyerek çirkin ördek yavrusunu dudağından öptü! Birçok kare anlamsız geldi. Bunun yanında sadece renklerden bahseden, kuklalardan oluşan bir CD daha vardı alışveriş çantamızda ama ona sadece 10 dakika dayanabildi. Belki de daha erken dönemde ilgi ile izleyebilirdi. Gerçi geriye dönüp bakınca bizim izlediğimiz bugs bunny, red kit, şirinler, voltran gibi çizgi film-dizilerde de ateşli silahlar yer alıyor. nereye dönsek sanki bundan kaçış yok gibi. Ben oğluma su tabancası bile vermiyorum, hatta ismini bile telaffuz etmiyorum. Ancak ne var ki etrafındaki çocuklardan duyup öğreniyor bişeyler, “anne sana ateş ederim, ölürsün!” diyebiliyor.. Bunun önüne nasıl geçilmeli, bilemiyorum. Bence bu noktada sinemaya gitme alışkanlığı ya da yaşından ziyade filmleri tartışabiliriz, eleştirebiliriz. Çünkü TV de izlediği filmlerde de şiddet karşısına çıkıyor!