48 Yorum

Rahat etmek için film seyrettirmek yanlış mı?

Aşağıdaki soru, Blogcu Anne takipçilerinden Oya’ya ait:

19 aylık bir oğlum var. Bu bayramda eşim, oğlum ve ben fırsatı değerlendirip tatile çıktık. Kaldığımız otelde yemeklerdeki manzara beni çok şaşırttı. Yemek masalarında çoğu çocuğun önünde ya laptop, ya iPad ya da ne olduğunu bilemediğim bir video oynatıcısı vardı. Çocuklar sessiz ve sakin bir şekilde (hatta hipnotize olmuş gibi) bunları seyrediyorlardı. Bu arada ne olduğunu anlamadan yemeklerini de yiyorlardı. Diğer taraftan anne ve babaları ise rahat rahat yemeklerini yiyip sohbet edebiliyorlardı.

Biz de ise durum çok farklıydı. Oğlumu oyalayabilmek için bir çanta dolusu lego, kitap, araba, kâğıt ve boya ile gittiğimiz yemekte, mutlaka yerlere bir şey düşüyor, ses oluyor, oyununa bizim de katılmamız gerekiyor, en fazla bir saat sonra sıkılıyor ve biz ne yediğimizi anlamadan ayrılıyorduk.

Televizyon normalde bizim hayatımızda pek yoktur, bu sebepten de oğlum televizyon ya da film seyretmeye alışkın değil. Arada çizgi film seyrettirmeye çalışsam da ilgisini pek çekmiyor. Belki şu an yaşı küçüktür.

Oğlumun ileride televizyon ya da bilgisayar bağımlısı olmasından hep korkmuşumdur ama bu tatilde kendi kendimi sorguladım: Acaba diğer çocuklar gibi televizyon ya da bilgisayar başında oturabilseydi, daha mı rahat ederdik? Acaba çocukların küçük yaştan itibaren televizyon ya da film seyretmesi kötü bir şey değil mi?

Diğer taraftan aynı masada oturunca gördüğüm durumsa beni şaşırttı; 1.5 yaşındaki çocuk filme öyle odaklanmıştı ki annesini duymuyordu. Ne yanına gelen arkadaş ne de oyuncak dikkatini çekiyordu. Sanırım dozu iyi ayarlamak gerekiyor.

Bu konuda sizin fikriniz nedir?

Oya hepimizin fikrini sormuş. Benimkisi şöyle:

Tatile giderken Doğan iPhone’una birkaç oyun oyun yüklemiş. Yeri geldiğinde biz de Deniz’in eline tutuşturduk onu. Ve evet, sebebi “bizi rahat bırakması”ydı. Her ne kadar sofradayken izletmediysek de, sabah 6 buçukta uyanmışsa ve bütün ev halkı uyuduğundan odadan çıkamıyorsak eline veriyorduk.

Öte yandan Deniz neredeyse 5 yaşında. Yukarıda Oya’nın bahsettiği çocuklar bir buçuk yaşında. O yaş için bence bahsettiği gibi bir olay çok erken. Gerçi çocuktan çocuğa da değişiyor. Derin’i önüne bırak iPad’i koymayı, masaya bağlasan durmaz. Yine de ben o yaşta Deniz’e dışarıda hiçbir şey seyrettirmez, aynı Oya’nın bahsettiği gibi mobil oyuncakçı şeklinde gezerdim.

Dün Deniz’i parka indirdiğimde yaşıtlarından birinin eline bir iPhone vardı. Bütün çocuklar kaydıraktan kayar, ortalıkta koştururlarken o onunla oynuyordu. Dahası, arkadaşları da onun başına toplanıyor, izliyorlardı. Parkta bilgisayar oynamak? İşte bu fena. Ben kendi çocuğum bunu yapsın istemem.

Zamane çocukları bu tür uyaranlara çok daha fazla maruz kalıyorlar. Nasıl kalmasınlar ki? Biz ebeveynler elimizde akıllı telefonlarımızla, SMS atarak, Twitter’a bakarak gezmiyor muyuz önlerinde? Bizim de kolayımıza geliyor “Al sen biraz Şimşek McQueen seyret, ben de kahvemi bir içeyim” demek. Doğru mu? Bence değil. Önlenebilir mi? Elbette, işine gelirse. İşime gelir mi? Hayır. Zararlı mı? Ölçülü olduğu sürece -bence- yine hayır.

Siz ne düşünüyorsunuz?

48 yorum

  1. Tamda senin gibi düşünüyorum bende. Ölçülü olduğu sürece karşı değilim. Arada bir anne-babanında biraz rahatlamaya hakkı olduğunu düşünüyorum. Bizler de rahatlayalım ki, çocuklarla daha güzel iletişime geçebilelim.

  2. Merhaba ,onemli olan gercekten de dozu iyi ayarlamak.19 ay tabii kucuk ama merak etmeyin siz alıstırmak isteseniz de istemeseniz de onun da izlemekten cok hoslandıgı seyler olacak.Günümüzde çok kaliteli cizgi filmler ve cocuk filmleri var.Benim kızım 4 yasında ve oturup birlikte film izlemekten cok hoslanıyoruz.Ayrıca bazen oyle zamanları oluyorki gercekten yarım saat ,1 saat oturup kendi halinde bir seyler izlemesi de hepimizin biraz sakinlesmesini sagliyor.Maalesef cocuklar buyudukce bunlarla sınırlı kalmak istemiyor ve sizin yemekte gordugunuz gibi herseyden soyutlanarak ellerinde oyun başka bir şey yapmak istemiyorlar .Üzücü bir tablo bu nedenle bunlar da sureli oynanmalı tabii.

  3. Bu da beni uzun zamandır düşündüren bir konu, bizde de normalde tv açılmaz. Ama bazen öyle çılgınlaştığı zamanlar oluyor ki (atmalar, kırmalar, koltuk üzerine tırmanmalar) o durumda açıyorum tv.yi. Hele ki uzun yolculukta maalesef ki kurtarıcımız oluyor. Ölçülü olduğu sürece ben de zararlı olmadığını düşünüyorum.

  4. sevdiklerinden cok uzakta...

    bende seyrettiriyorum tv ama yasina uygun ve egitici oldgunu dusundugum cizgi filmleri sadece, tabiki babamiz evde yoksa… yoksa diyorum cunku sagolsun esim batman, ben10, ironmen, xmen(buarada benimde cizgi film kulturum bayagi genislemis simdi farkina vardim:)))))) akliniza ne gelirse seyrediyor ee tabiki kizimda seyrediyor. ben onlemeye kanali degistirmeye calissamda nafile:( bazende is yaparken beni rahat biraksin diye yine ayni kriterdeki filmleri aciyorum, cunku kizimla birlikte yemek yapmak benim bel sagligim acisindan tam bir felaketle sonuclanabilir, masallah buyudu eskisi gibi bebek degil. ama gemel anlamda o kadar tv duskunu bir cocuk degil cok sukur. insallahta olmaz diyorum ama bu kadar ilgi cekici goruntuler ve efektler oldukca sanirim zor :(((((((

  5. Melahat Tunalı Karakaş

    tam da benim merak ettiğim konu denk gelmiş, oğlum şu an 15 aylık ve TV seyrettirmiyoruz, kendisi de sevmiyor zaten, amaaaa reklamlar hariç. Reklam başladığı anda TV’yi kapatıyoruz artık. Radyoda bile reklam duysa anında sus pus kesilip onu dinliyor. Bir de araba yolculukları bizim için işkence olarak geçiyor, kesinlikle araba koltuğunda oturmak istemiyor. Sadece oğlumu oyalasın diye portatif DVD player alıp ön koltuğun arkasına taktık. Film açtığımda izlemiyor ama reklamları kaydedip koydum, şimdi epey oyalanmaya başladı. Kendimi sadece arabada izliyor diye avutmaya çalışıyorum ama yanlış mı yapıyoruz acaba???

    • Tv seyettirmiyorsaniz reklamlari nasil goruyor?

      • Melahat Tunalı Karakaş

        yani tv açıksa bile reklam çıkana kadar kafasını çevirip bakmıyor bile

    • Çizgi film veya baska öğretici seyler seyrettirin ama uzmanlar reklam ve video kliplerin küçük çocukların sağliğı üzerine kötü etkilerinin olacağını söylüyor. Çünkü çok hızlı ve renkli olduklarından çocukların o hıza yetişemediğini belirtip özellikle küçük çocuklarda otizme varabilecek rahatsızlıklara zemin hazırlayabileceğini söylüyorlar. O yüzden çocuğunuz bir kaç kez ağlar ama sonuçta reklam elde edemeyeceğini anlayınca susacaktır.
      Belki biraz ağır oldu ama lütfen çocuğunuz ağlamasın diye reklam seyrettirmeyin. Bırakın biraz ağlasın. Siz başka konulara yönlendirmeye başlayın mutlaka size cevap verecektir.

      • belli bir dönemde çocuklar reklamlara çok ilgi gösteriyorlar çünkü dikkat süresi çok kısa. epilepsiye kadar birçok rahatsızlığa sebep olduğunu duymuştum ben de. ama bir süre sonra ilgileri kesiliyor sanırım. yine de reklam izlemesini pekiştirmek çok doğru olmasa gerek.

  6. Ben video oyunlarının, teknolojik aletlerin çocukların gelişimlerine bir ölçüde katkıda bulunduğuna inananlardanım ama doğru yaşta ve doğru şekilde olmalı. Ben hem o basettiğiniz mobil oyuncakçı şeklinde geziyorum hem de çantamda bir ipad oluyor. Zor zamanlarda, çaresiz kaldığımda çıkartmak için. Çekirdek aile durumundayken dert olmuyor, sırayla ilgileniyoruz Koray ile ama kalabalık bir grup içindeysek hele ki çocuk yoksa başka, sabit kalmasını sağlamak için önüne koyuyorum teknolojik aletlerden birini.
    Dediğin gibi ölçülü olduğu takdirde yararı yok ve bence yararı var.
    Sevgiler,
    Irem

  7. Her seyin dozunun onemli oldugunu dusunuyorum. Cocugun yasinin goz onune tutularak, farkli uyaranlara dozunda maruz kalmasinin yararinin bile oldugunu dusunuyorum. Bir de ebeveynlerin hayatini kolaylastiracak bunca imkan varken cok da kasip pedagojik bir enstitude buyutmeye calismayi bazen ailenin sinirlerinin bos yere yipratilmasindan baska bit sey olmadigi kanaatine vardim 17 aylik annelik hayatimda.

  8. Benim oğlum yaklaşık 2,5 yaşında ama TV ile pek ilgisi yok ..Eve girer girmez Baby TV açılıyor ama izlemiyor,sadece sesini duymak yetiyor ona.Bunda oturmaya sabrı olmamasının da etkisi büyük tabii , TV izlemek için en az 5-10 dakika oturmak lazım ama benim cücem hiç oturmaz ki 🙂 Bütün gün ayakta , nasıl yorulmuyor anlamıyorum..Açıkçası izlememesinden memnunum ama bazen ” keşke biraz TV izlese de ben de nefes alsam ” dediğimi de itiraf etmeliyim 🙂

  9. Reklam izletmeyi hiç dogru bulmuyorum. Ne zaman çıksa değiştiririm. 1 yaşına kadar tv seyrettirmedim. Şimdi 28 aylık. Bebeklere yönelik tv kanallarını, eğitici çizgi filmleri tercih ediyorum. Yemek yedirirken mutlaka kapatıyorum. Dozunda ve bilinçli seyrettirilmesinden yanayım.

  10. Ben denizotobusunde actim video oynaticisi, hem 15 dk durmus oldu hem yemek yemis. Benim oglum baby tv izliyor, 5-10 dk, sonra oyun, kos, zipla, sonra biraz daha tv. Cok erken kalktiysa veya yemiyorsa iyi oluyor, gelidimini etkilemediginin teyidini aldim cocuk dr.undan da cocuk norologundan da 🙂 biz cekirdek aile isek tv.ye basvurmuyoruz ama kalabalikta iyi olabiliyor. Yani kesin bir cevap yok, sartlara ve dozuna gore…

  11. Oynattıgınız butun oyunlar ve ızlettıgınız televızyondakı fılımler 2 boyutlu ve cocukların 3 boyutlu algılamalarını engellıyorlar ve butun uzmanlara gore cok da zarar verıyorlar cocugun gelisimine ozellıkle 3 yasa kadar seyrettırılmemesı gerekıyor . Bizim evimizde 4 yıldır evlıyız ve televızyon yok ogluma da ınsallah 3 yasına kadar seyrettırmeyı dusunmuyorum henuz 15 aylık .. Lakın etrafınıza bakın her 3 cocuktan birisi obez ve hıperaktıf .. Ben bir psikoloji ve sosyolojı mezunu olarak son zamanlarda yukselen bilgisayar play statıon vs gıbı cocuklara cok erken yasta sunulan ve onları hareketsız bırakan bu araclara baglıyorum bunu. Düsünün kendinizi eskiden okula yuruyerek gıdıp gelır sonra da aksam canımız cıkana kadar sokaklarda oynardık var mıydı bır tane hıperaktıf arkadasınız . Oysa sımdı cocuklar okula servısle gıdıp gelıp sonra sureklı fast foof beslenıp sonra servısle eve donup aksama kadar bılgısayarın televızyonun basında kontrolsuz bır sekılde oturuyorlar ve zamanları planlanmıyor dahası bu kadar hareketsız cocuk tabıkı okulda sıranın ustune cıkıyor ve veliler cagırılıyor cocugunuz hıperaktıf dıye .. Oysa enerjısını harcayamayan cocuk ne yapabılır kı ?.. Anne olarak elbet sıkayet edıyoruz sureklı koltukların uzerınde zıplamasından vs ama gecenlerde okudugum bır arastırmada 3-4 yasındakı cocukların ne kadar cok zıplar ve hareket ederse sinepslerının o kadar cok calıstıgını ve denge beyın hucrelerının gelısımı vs o denlı hızlı oldugunu .. Bu dogal bırsey, ccuklarımızın enerjılerını kabul etmelıyız ve suyla toprakla parkta dısarda gerekırse evde bızımle oynayarak sarf etmelerı ıcın yardımcı olmalıyız .. Biliyorum zor ama onlar bizim kutsal emanetlerimiz .. Umarım hepımız yad-ı cemille anılacak davranıslarıyla baskalarına ornek olacak özenle cocuklar yetistirmis hayırlı ebeveynler oluruz.. Sevgiler ..

    • bir evde TV’nin hiç olmaması da bana garip geliyor. hepimiz büyürken az veya çok TV seyrettik. Evet böyle çeşitli değildi ama yine de izlerdik.

      bence çok katı olmamak lazım, öldüren zehir değil dozdur derler.

      çocuklarına asla ve asla Tv izlettirmeyen sizin gibi bilinçli ebeveynleri duyduğumda aklıma hep kabakulak olduğum zaman geliyor. küçüktüm ve çok ağır geçiriyordum, sürekli yatıyordum. sadece TRT vardı ve sadece sabahları çizgi film verirdi. Annemle oturup TRT’ye mektup yazmıştım, “sadece çocuklara tüm gün çizgi film yayınlayan bir kanal yapamaz mısınız?” diye.

      :))))

      • Bizde de tv yok. Tavsiye ederim, çok iyi oluyor 🙂

        • bağımlı değilim ama TV’siz bir hayat düşünemiyorum. bence buzdolabı kadar elzem 🙂

          • Evet tv’siz hayat mukemmel , vızyondakı fılmlerı ve tıyatroları aman bugun aksam su dizim var diye tehir etmeden izleyebılıyorsun .. Ve her gun aksam cocukla beraber omrunu televızyon karsısında gecırmıyrosun .. Umarım oglum ılerıde televızyon ıstemez .. sevgıler 🙂

            • ömrümüz tv karşısında geçmiyor ki. istediğimizde izliyoruz. hayatımıza egemen bir alet değil. düğmesinin yerini biliyoruz. ama bağımlı olanlar var haklısınız. ben dizisi kaçmasın diye doğumunu erteleyen birini tanıyorum mesela!

  12. Ben de o i-phone ile yemek yediren annelerdenim. Zorda kalırsam tabii. Herkes kendi koşullarına göre değerlendirmeli bence.
    Bizim evde TV izlenmez. Ama flsh-card yapmaya üşendiğimden ve internetten hazır olanlarını indirip, bilgisayar üzerinden gösterdiğimden bilgisayar ekranına alışık. 19 aya kadar herhangi bir çizgi film izlemeyi reddediyordu, çocuk şarkıları dinliyorduk, kliplerine bakıyordu (2 dk.lık). Sonraları Kayu’ya merak sardı. Şimdi (2 aylık) Pepee, Pocoyo filan bakıyor bir süre.
    Evde yardımcım olduğundan, çicgi filmleri çocuk bakıcısı olarak kullanmıyorum. Ama onun tatilde olduğu zamanlar yemek yaparken açmışlığım vardı. En fazla 10-15 dk oturuyor zaten tek başına.
    Tatilde ve arabada ise muhakkak i-phone açıyorum. Artık kullanmayı biliyor. İsterse çizgi film izliyor, isterse oyun oynuyor. Eğer yemekte etrafı ile ilgileniyorsa veya koşturmak istiyorsa karşı çıkmam. Ama i-phone teklifimi kabul ederse izlemesi işime geliyor.
    Yalnız benim kızım (öyle alıştırdım) doyduğu an ağzına 1 lokma fazladan koymaz. Yani öyle çizgi filme dalıp da fazladan yemesi mümkün değil. Çizgi filmi kendisi açıyor, sıkılınca kapatıyor. Ne yaptığının gayet farkında. Doyduğu anda “doydum” der. Sıkılırsa “sıkıldım, gezicem” der.
    24 aylık şu anda. Misafirliğe gittiğimzide TV açık bile olsa, dönüp bakmaz. Araba ve restorant dışında i-phone talep etmez.
    Ama şu var: Biz de Tv izlemiyoruz (sadece onun yanında değil, genel olarak izlemiyoruz) ve tüm gün yanınd aolan ben ve bakıcı hiçbir şekilde TV, bilgisayar ve cep telefonu (sosyal medya takibi için) kullanmıyoruz.
    İ-phone sadece babada ama babası da sosyal medya ile ilgili değil. O nedenle kızım TV dizilerine dalmış ya da cep telefonuna kilitlenmiş bir örnek görmüyor çevresinde. Ve sanırım bu nedenle kitapları ve oyun kartlarına daha düşkün. Tüm gün onlarla oynuyor. Zaten en az 2 saatini dışarıda parkta geçiriyor.
    Ayrıca ne kadar engellemeye çalışsak da dünyanın gidişatı böyle. Kızım şu anda TV’yi açık görünce parmaklarıyla ekranına dokunarak görüntüyü kaydırmaya ya da ekrandaki hayvandan tepki almaya çalışıyor 🙂 Kim bilir, belki ileride bir bilim insanı olur ve dokunmatik TV’yi geliştirir 🙂

  13. 2,5 yaşında ikizlerim var. I-phone veya i-pad ile yemek yedirmiyorum. Açıkçası yemek için özel hiçbirşey yapmıyorum. Yiyecek çocuk yer. Çocuğu kandırıp ağzına birşeyler sokmanın gereği yok.
    Ama tatilde (çünkü tatilde bütün vidaları gevşiyor) veya evde çok gergin geçen bir günde bir mola verip oh demek için kısa süreliğine ikisini de kullanıyorum.
    Annenin de bazen dinlenip kendini charge ederek güçlü bir şekilde başlamaya ihtiyacı var. En azından bir kahve molası kadar boşluk lazım veya bazen tuvalete bile göndermiyorlar.
    Yani sinirleri bitmiş ama çocuğuna telefonu vermeyen anne mi yoksa ölçülü olarak teknolojiyi kullandıran mutlu anne ve çocuk mu?
    Bizim çocuk doktorumuzun 1. ay kontrolünde bize söylediği ilk şey şuydu:
    Bu iş çok uzun bir maraton. Lütfen 100 metre koşusu gibi düşünmeyin. Kendinizi ölçülü kullanın ve değer verin.

  14. Tuna henüz 10 aylık daha şimdiden birinin elinde telefon,laptap,ipad vs teknolojik alet görsün alabilmek için ağlıyor.Ne zannediyor bilmiyorum ama acayip ilgisini çekiyor.Son zamanlarda çok hareketlendi bezini değiştirmek mümkün değil,sürekli dönüyor kaçmaya çalışıyor olmadı ağlıyor.Geçenlerde kakalı bezini değiştirmeye çalışırken bende telefonumu tutuşturuverdim eline.Bu durumdan hiç hoşlanmadım ama ne yalan söylim bir kaç defa hayatımı kurtardı.

  15. Ne güzel bir soru! Ama cevabı icinde saklı Herkes kendi cocugunu kendi yeterliligi zeka ve kükltür cercevesi cevresinde yetistirir. Bunun yanlıs oldugunu ben dusunuyorum Ama dogru diyenler cok olsaydi da yapacak halim yoktu Oya ya cevabim Sen yine yemegini yarım ye ( zorunlu diyet daha iyi zayif kaliyoruz) cocugunun tum oyuncaklarini yanında tası. Gorsel işitsel ve dokunsal zekasini ilerletiyor ve ogrenimini hızlandırıyorsun. Bırak 19 aylık bebegin annesi bebeginin ilerleyen yaslarki asosyal tutumlari goz bozuklukları ve yedigini bile farkında olmadigi icin yeme bozuklukları ile ugrassın .

    Sevgilerimle
    Ayse

  16. Ne tesadüftür ki daha dün kreşte birkaç anne konuştuğumuz bir konuydu bu.Hatta öyle şeyler duydum ki şahıslarına ait i-pad leri olan çocuklar bile varmış! elbette ki herşeyin dozajında ve yaşına göre olmasına inananlardanım ama 2,5 yaşındaki bir çocugun elinde daha oynamayı bile bilmeden psp,i pad,ı phone,wii gibi oyuncakları bulundurmasını anne bababa cahilliği ve görgüsüzlüğü olarak değerlendiriyorum.5 yaşına gelmiş bir çocuk tabiki yukarda saydıklarımı belli oranlarda ve beli saattlerde anne baba biraz mola versin die kullanabilir ama çocuk sanki biberonu gibi bunları sürekli ve istediği herzaman taşıyorsa -ki bunu en yakınımdaki insanlardan bile görüyorum bunun adı kusura bakmayın görmemişliktir.Öyleki çocugunun bilgisayar kullanmasıyla övünen anneleri görünce (belirtmek isterim ki bahsettiğim 2-4 yas arasıdır) bunun övünülcek birşey olmadığını açıkca ifade ediyorum çünkü hangimizin çocuguna birkac kez göstersek hepsi de ögrenebilcek kapasitedeler yani çocuklarımız birşey bilmiyorlarsa bu onların önüne bunu henüz sunmadığımızı gösterir bu bir beceri işi diildir yada bir zeka göstergesi..Bırakın lise cagındakileri 35 yaşındaki insanlar bile bir piknik yada bir aile meclisinde cep telefonlarınıyada psp lerini çıkartıp oynayabiliyorlar.Hiç unutmam Seren Serengil boşandığı kocasının balayında playstation çıkartıp oynadığını duyduğumda çok gülmüştüm. Yarın çocuklarımızın balayında psp yada vs. oynamamaları için HaYdi anneler görev başına.! diyorum :)))

  17. Benim kızım 2 ay sonra üç yaşına girecek. Bizim evde ipad, iphone falan yok. ben istesem de kızım tv izlemiyor. çizgi film izlemesini söylesem beni yanında istiyor. asla 10 dk dan fazla odaklanmıyor.
    kimi çocuklar şifre yazmayı biliyor nasıl açılıp kapandığını biliyor istediği programı nasıl açacağını çektiği fotonun nerde kayıtlı olduğunu…vs
    bu durumlar beni kızımdan yana şüpheye düşürüyor.

  18. Açıkcası oğlum 4 -5 yaşlarındayken bende yaptım biraz nefes almak için tv , veya bilgisayar oyunu oynamasına izin verirdim. bunu yaparken yaptığım şeyin yanlış olduğunu düşünüp vicdan azabı çektiğim ve kötü anneyim ben dediğimde oldu. Elif hanımın yazısını okuyunca yanlız olmadığımı anladım.çünkü utancımdan bunu kimseye söyleyememiştim. Şuan ilkokul 1.sınıfa başlayacak bu onda bir problem yaratmadı. Abartıya kaçmadan nefes almak,bir ohh çekmek için olabilir.

  19. Kızım 15 aylık olmak üzere. Gündüz saatlerinde tv açılmıyor, internete kızım uyurken giriyorum, iphone,ipad vs yok evde. Öğleden sonra 3 veya 4 gibi TRTÇocuk açılıyor, çünkü bende ezgide birbirimiden bayılmış oluyoruz. Oradaki çizgifilmleri izlemeyi seviyor kızım. Vurdulu kırdılı çizgifilmeler yok, pepe, dinozor treni gibi bence masum çizgifilmleri izliyor. Enfazla yarım saat oturuyor ama tv karşısında. Bende o sırada yemek yapıyorum mecburen, sese çok duyarlı olduğu için o uyurken en sessiz işlerle uğraşıyorum :)))

  20. herkes dozunda olabilir demis de, dozu nedir bu isin:). Iphonenumun müptelasi oldugumdan, kizimin da, biraz genlerimizden almissa, ayni yola düsmesi ihtimaline karsilik, cevresinde iphone, ipadi ölcülü kullanmaya özen gösteriyorum, televizyonu o ortamdayken acmamaya özen gösteriyoruz, acarsak ekran kararmis sekilde, radyo olarak müzik icin aciyoruz. Simdilik idare ediyoruz bakalim, büyük konusmuyorum, gelecek günler ne gösterir bilinmez. Yurtdisinda oldugumuzdan skype konusunda uzman kendisi, kazara tvyi acik gördügü bir ara, televizyondaki kisiye öpücük atmisligi ve bye bye demisligi vardir:)…

  21. Maya 17 aylık. TV’ye fazla merakı yok lakin reklamları hatta bazı reklamları kaçırmıyor. Onun izlediği kadar çocukluğumda bende TV seyrettim. Açıkcası TV konusunda çokta kısıtlayıcı değilim. Tüm gün transa geçmiş gibi TV karşında otursaydı bakış açım değişirdi tabiki…
    Şu an çocuk kanallarındaki çizgi filmlere bir türlü ısınamadım. Hiç birini anlamıyorum. Bazılarından ise ben bile korkuyorum. Ayarında olduğu takdirde ciddi bir zararı olacağını sanmıyorum.
    Bir anime sever olarak biraz büyüdüğünde Miyazaki animelerini seyrettireceğim.
    Bir de ben Susam Sokağı çocuğuyum. Çocukken Susam Sokağı’nı çok eğlenerek izlerdim. Maya’ya da DVD’leri aldım. Edi’ye bayıldı. Dönüp bize bakıp Edi’nin gülüşünü taklit ediyor. Büdü gibi güvercin sesi çıkarıyor. Hatta şarkılarında dans ediyor.
    Ne yalan söyleyeyim çok eğlenceliler. Bu da bir itiraf olsun. Maya ile birlikte ben de seyrediyorum. 🙂

  22. Elif Ece Yürük Göksu

    Ben bu yüzden hafif sinir harbi yaşadım geçen hafta yazlıkta!
    Bahçeli ev, mis gibi hava, ben küçük bebeğimle ilgilenirken büyüğüm, kızım oyalansın diye baba & büyükbaba işbirliği ile Ceren günlerinin bir kısmını bilgisayarda çizgifilm seyrederek geçirdi. Ben “Buraya bilgisayar karşısından kös kös otursun diye gelmedi bu çocuk, çıksın oynasın bahçede!” dedikçe, ters tepti. Ben de küçükten fırsat buldukça aldım çıktım Ceren’le dışarıya, oynadı, koştu eğlendi. Tam da tatilde olması gerektiği gibi… 🙂
    Zaten bütün yıl, kendisine ait bir TV’si var, istediğinde oturup izlediği,ya da Ceren Hanım’ın söylediği gibi TV’de çocuk kanalı açık, evin içinde mobil durumda oluyor Ceren, sesini duyuyor. Kendi halinde oynuyor diğer odalarda.
    Ankara’da da bazı restoranlarda var bu DVD player getirme özelliği, hiç kullanmadık gerçi…Ceren de yüz vermedi sağolsun.Ben bu kadar teknoloji bağımlısı yetiştirmek istemiyorum çocuğumu inanın ki…
    TV’yle haşır neşir zaten, diğer aletlerden uzak tutuyorum olabildiğince. Belki de bağnazlık benimki ama sanırım için böyle daha rahat!
    Ayrıca bakıcı teyzesinin alıştırdığı “TV karşısında yemek yeme” alışkanlığından kurtarmak için bu kadar emek vermişken tekrar o günlere dönmek mi?? Hiiiçç istemem, varsın az yesin, ne yediğini bilsin… 🙂
    EG

  23. Ben de “rahat etmek”!!! icin tv seyrettirmeye (evde) Kimilnaz dogduktan sonra basladim. Kizimi emzirirken veya uyuturken oglani sessiz tutmak icin arada 30 dakikalik baby einstein aciyordum. Bir de Turkiye’den donerken okyanus otesi ucuslarimizda. Buradan giderken uyuyorlar hemen. Ben bana gore “cok elzem” durumlarda kullaniyorum. Ama yemekte veya disarida hic kullanmadim. Aynen Oya hanim’in yaptigi gibi yaptik. Gerekirse birimiz oturup kalip muhabbette, oburumuz cocuklari egleriz.

  24. 4.5 yaşındaki Kuzey’in hayatında henüz dijital oyunlar vs. yok, uzun süre de olmaması için çabalayacağım ama yaşına uygun filmlerden bazılarını seyreder. Fakat hiçbir zaman onu oyalamak için izlettirmedim. Ben de hep çantamda oyuncakla geziyorum. oyuncak, kitap, eski tetrisim vs…

    hayret ettim 1.5 yaşındaki bebelerin filmle oyalandıklarını okuyunca. Bizim Defne oyuncaklarla bile dikkatini çok uzun süre toplayamıyor, benim çocuğumda sorun mu var acabaaa?

  25. 8 yaşında oğlum var ve ben de “rahat etmek” için bu yollara başvuruyorum. Bu konudaki yazım:

    http://bekarveanne.blogspot.com/2011/09/bekaranne-olarak-rahat-etmek.html

    Teşekkürler,
    Mina

  26. Tam da acaba Tugra’ya disari ciktigimizda seyrettirmek icin bir DVD player alsak mi diye dusunurken bu sorunun gelmesi ilginc oldu. Ben dogum yapmadan once restoranda DVD izleyen cocuklari gorur kinardim halbuki. Evet kabul ediyorum, ben bir yerlerde yanlis yaptim cunku Tugra TVsiz yemek yemiyor. Ama TV izlerken de transa gecmiyor. Surekli konusuyor, bir seyler anlatiyor, soru soruyor. Cizgi filmleri de ingilizce seyrettigi icin en azindan ingilizce ogreniyor diye kendimi avutuyorum. Onun disinda oyun oynamak her zaman ilk onceligi.
    Disarida da simdiye kadar hep oyuncaklarla, krakerlerle, boyama ile oyaladim. Taa ki gecen gece yemege ciktigimizda bizimki huysuzlanip arkadaslardan birinin iphone una basvurana kadar. Ne yaparim bilinmez daha karar vermedik ama yorumlardan cikardigim sonuc herseyin olculu olmasi gerektigi. Bence anne babanin da arada rahatlamaya ihtiyaci var, dozunu kacirmadan teknolojiye basvurmanin bir zarari yok. Tugra’nin TV ile yemek yiyor olmasi ise bir ara duzeltmem gereken bir durum. Ama onun hiyakesi uzun, kendimce hakli gerekcelerim vardi yoksa kafayi yiyecektim 🙂

  27. İzin verirseniz bir uzman gözüyle görüşümü bildirmek isterim. Bizler çocuklara istendik davranış kazandırma, olumsuz davranışı söndürmek konusunda ebeveynlere yardım ederken “pozitif ve negatif pekiştireçler”den bahsederiz. Pozitif pekiştireç çocuğu çeşitli yollarla ödüllendirerek davranışın yerleşmesini yani öğrenmelerini sağlar, negatif pekiştireç ise çocuğu istemediği bir şeye maruz bırakarak ya da istediği şeyden mahrum bırakarak olumsuz davranışın sönmesine yardım eder. Ne var ki bu durumda çocuğa yeni bir alternatif ve istendik davranış kazandıramazsınız..
    Sizin “Rahat etmek için film seyrettirmek yanlış mı?” sorunuza ve buradaki yorumlara karşın ben de size şunu sormak istiyorum: Sizler, yemek esnasında ya da biraz nefes almak için de olsa, çocuğunuzu ödüllendirdiğiniz (pozitif pekiştireç) için mi film seyretmesine izin veriyorsunuz yoksa çocuğunuz sizi yapmayı istemediği bir şey için sizi ısrarla, ağlayarak ve küserek bıktırarak (yani size negatif pekiştireç veriyor burada :)) mı film seyretmeyi başarıyor????

    Bu sorunun cevabını kendinize sorduğunuzda “Rahat etmek için film seyrettirmek yanlış mı?” sorusuna da doğru yanıtı bulmuş olacaksınız

    Sevgiler
    Evlilik ve Aile Terapisti
    Özlem Köse

    • Ne kadar net özetlemişsiniz 🙂

    • Bizim sadece Tv ile DVD çalarımız var. DVD çaları kendimiz için aldık. Ancak çoğunlukla oğlum için kullandığımız gerçek. Özlem hanımın mesajını aldım, teorik olarak hakveriyor ve destekliyorum. Ne var ki uygulamaya gelince yapamıyorum. Belki de bizim yanlışlarımızdan ötürü, zor yemek yiyen bir oğlum var. Olayın içinde iken o anı değerlendirip çözüm buluyorsunuz, ama o anlık bulunan çözüm gelecek için zararlı ya da olumsuz sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bile bile yapıyoruz işte. Oğlum sabah kreşe gidecek örneğin, ben ve eşim de işe. Kreşe gittiğinde sabah kahvaltısında önüne ne şartlarda hazırlanmış şeyler koyacaklarını bilemiyorsunuz, mesela salatalık ya da domatesi sizin kadar yıkıyorlar mı! ( e bazan kafamıza takılmıyor değil!) bununla birlikte çocuk yemek istemiyor genelde. sabah kahvaltısı bence önemli bir öğün. peki bu çocuk gelişimi için yeterli besini almazsa bedensel ve zihinsel gelişimi nasıl gerçekleşecek! Bu sebeple benim kendi kontrolümde beslemem lazım diye düşünüyorum ancak onun keyfine bırakacak kadar geniş vaktim de yok. Bu sebeple ona kahvaltı da alması gerekenleri yedirmeliyim. Zaten öğle öğününde yanında değilim, ve yemediğini takiplerimle öğrendim. İkindi kahvaltısı dedikleri saatte de abur cubur veriyorlar, ki abur cubur yemesini ve bunu alışkanlık edinmesini hiç istemiyorum. Geriye akşam öğünü kaldı, akşam da eve gelince herşeyimiz dakik, çünkü uyku saatini kaçırrmamamız gerek! Yok ise yemek yapılacak, yedirilecek ihtiyaçları karşılanacak ve uykuya gönderilecek. Yine onun keyfine göre uzun saatler sofrada oturacak vaktimiz yok! Haliyle anlık çözümler bulmak zorunda kalıyorum-kalıyoruz, ve bu süreçte tv de çizgi film ya da DVD de şimşek mcquin izlettiğim de oluyor. Rahatsızlık duysam da yapmak zorunda kalıyorum, arada bunlarsız da yedirme denemelerim de olmuyor değil. Dışarda da bahsedilen örneklere hiç rastlamadım, bu benim asosyalliğimden de kaynaklanabilir. Ben çıkarken çantamın içi oğlumun ilgisini çekebilecek oyuncaklar, boyalar, defterler, yapıştırmalarla dolu oluyor. Bir yere yemeğe gideceksek hiç DVD çalar götürmedim, ama 1 kere oturmaya gittik, uzun kalabiliriz diye götürdüm. Ama uykusu gelince huysuzluğuna o bile engel olamadı. Erkenden döndük. Bunun dışında TV açık oluyor evde. ama açık olmadığında açın diye diretmiyor. Oyuncakları ile oynuyor. Bazan legolarla harikalar yaratırken bir yandan çizgi film izlediği oluyor. Ve bir çok kompleks cümleleri, ya da gündelik kullanmadığımız kelimeleri bu filmlerden de öğreniyor. Bu anlamda faydalı bile oluyor. Örneğin 2,5 yaşında iken bir akşam yemeğini yediremediğimde elimi alnıma yaslayıp of çektiğimde bana verdiği cevabı unutmam mümkün değil: “anne üzülme, biz seni bu sıkıcı hayatında fazla kasmayalım, sen git kendine yeni maceralar ara!”.. 🙂 Öylece kalakaldım. Oğlum 3 yaşında şimdi. İzlediği filmleri de dikkatli seçmeye özen gösteriyorum, belirgin şekilde şiddet içerikli filmleri izletmemeye özen gösteriyorum. Bir de oğlum hiç oturmaz, kim görse hiperaktif teşhisi koyuyor, koltuk tepelerinden kendini atmasına, ya da damacanın pompasından arabalarını yıkaması gibi değişlik icatlarına engel olmak için,sakinleştirip oturmasını sağlamak için kendi inisiyatifimizle kullanıyoruz.Bunca detaydan sonra TV ya da DVD yi sadece ödül olarak kullanamıyoruz her zaman. Müptela olmadığı sürece çok da zararlı değil gibi geliyor.

      • Arzu Hanım, ağrısız acısızdır ilaçsız yöntemler, çok zaman istediğimiz davranışı kazandırmak çook uzun süre gerektirir ama uzun vadede çocukların her yeni öğrendiği bilgiyi geçmişteki bildikleriyle ilişkilendirip bilgiyi yeni öğrenmeye transfer ettiklerini düşünürsek bu küçük görünen izlemeli mi-izlememeli mi? ikileminin bile onlarda yarattığı yeni davranış ve öğrenmelerin ne kadar geniş boyutta olacağını hayal etmek zor değil..Çünkü çocuklar sizi sürekli ama sürekli test ediyorlar, sınırlarınızı öğrenmeye çalışıyorlar, bunu onların topluma adım atmadan önce yaptıkları bir sosyal psikoloji deneyi gibi düşünün; veeee ilk denekleri bilin kim? :)Tabi ki anne,baba ve bakıcı her kimse. Siz ona hayatın her olgusunun eğlendirici zevk verici bir yönü ya da ödülü olduğu sonucunu yaptığı her “sosyal psikoloji” deneyinin sonucu olarak sunarsanız, toplumun diğer boyutlarıyla etkileşime ilk girdiği anda bu beklentiyle kendini işe koşacak. Farkındaysanız ilk mesajımdan beri “TV yararlı mı zararlı mı?” sorusuna cevap vermiyorum argümanımda…Anlatabildim mi bilmiyorum ama sanırım benim argumanıma en güzel ve çarpıcı örnek oğlunuzun size verdiği cevap son satırlarda..

        En zor zanaat ana-babalık değil mi? Bizler sizlerin ne türlü bir kaos içinde olduğunu kabul edebildiğimiz için bu alanda varız ve çalışıyoruz, bir tavsiye-bir reçete-bir seans keşke yetseydi..zorlu ama bol kazanımlı bir süreç…

        Kolaylıklar diliyorum

        • O lafı alıntı yaptığı yeri söylemeyi unuttum: Buz devri 3! Filmi bilmem kaçıncı kez izleyişinde kılıç dişli ile mamut arasındaki dialogtan esinlenerek söylediğini sonradan farkettim 🙂
          Dediğiniz gibi zor zanaat! Belki de oğlumun hayatında her hangi bir yanlışlığa meydan vermemek için panikliyorum, örneğin beslenmezse gelişimini sağlayamayacağı ile ilgili! Belki de bu paniğim daha fazla yanlışa sevk ediyor! Gerçi panik miyim ondan da emin değilim! Eşim ve ailesi bu konuda hem fikirler, ancak eğer hastalıklı isem çevremde herkes hasta, etrafımda benden beterleri de var! 🙂
          Yorumunuz için teşekkürler, değerliydi.

  28. Aynen senin gibi dusunuyorum Elif’cim. Biz de yeri geldiginde eline iphone’u veriyoruz, gerci cani istemezse onunla da oynamiyor ya, iste kisa bir sure oyalaniyor…Bu aralar takivime bakip gunleri, aylari takip ediyor, dogum gunune gun sayiyor 🙂 Yolculuklarda kullanmasina izin veriyorum, ya tablet ya iphone…Cok abartmamak sartiyla bence bir mahsuru yok:)

  29. Tam bir çizgi film hastası bir annenin çocuğu olarak maalesef 15 aylık kızım çizgi filmlerin yüzüne bile bakmıyor. Daha hamileliğimin başından itibaren eşimle dev bir çizgi film arşivi oluşturduk kızımızla da izleriz diye ama yok hiç hiç ilgilenmiyor. Ben yine de arada sevsin diye çizgi film açıyorum ama henüz hiçbir ilgi yok.

    Genel olarak söylendiği gibi bende dozu iyi ayarlanmış tv ve pc’ye evet diyenlerdenim. Sonuçta çizgi filmlerde genelde eğitici ve eğlencelidir. Miyazaki imzalı çizgi filmler tam bir sanat eseridir ve Defne’nin büyümesi ile ilgili hayallerimden biri de sinemada çizgi film izlemek benim.

    • 15 ay henüz erken. Bizim kızda da öyle olmuştu. Bir gün bir anda youtube’ta baby einstein izlerken, kendisi Kayu açmamı talep etti ve izlemeye başladı. Aynen yürümesi, konuşması gibi, dikkatini toplayıp 2 boyutlu bir görseli izleyebilmesi için de belirli bir gelişim aşamasını geçmesi gerekiyor sanırım.

  30. Her konuda olduğu gibi bence bu konuda da genellemeler yanlış ve bazen de yakışıksız oluyor. Her evin günlük rutini nasıl değişikse, kendisi ve çocukları için aktivite seçimi de değişik olabilir. Bence anne ve babaların işi günümüzde çok zor çünkü bir sürü bilgi borbardımanı ve dayatmalar eşliğinde kendi yollarını bulup çocuk yetiştirmeye çalışıyorlar. Hayatlarımızı ve bir yaşa kadar çocuklarımızın hayatlarını kendi tercihlerimiz belirlemeli bence, bir takım toplumsal dayatmalar değil. Hayatında hiç TV izlememiş çocuklar, doğduğundan beri bir yabancı dil eşliğinde büyütülmüş çocuklar vs. bunların hepsi kulağa çok hoş geliyor. Ama bunları uygularken o anne ve baba nasıl fedakarlıklarda bulunuyor ve neticede buna değiyor mu, bence bu çok da tartışılarak çözülecek bir soru değil. Bugüne kadarki tecrübem bana hep her türlü bilgiyi aklımın ve kalbimin süzgecinden geçirdikten sonra uygulamanın ailem için en doğrusu olduğunu gösterdi. Bence her annenin çocuğu için en iyisini istediği kabulüyle, seçimlerimizde yüreğimizin götürdüğü yere gitmeliyiz.

    Sevgiler,

    Bilgen

  31. Merhaba!
    biz de sinirlamaya calissak ve ben her ne kadar rahatsizlik duysam da 2,5 yasindaki oglumuz artik (1 yasindan sonra) iphone&ipad ile oynamak istiyor ve bazen de oynuyor yasina uygun oyunlarla(puzzle, eslestirme, vs.). Aksamlari da 15 dk. baby tv seyrediyor. Ancak asagidaki sitede ki arastirmayi okursaniz insanin vicdani sizliyor tabii. Bu arastirma haftada 8 ila 15 saat arasinda tv seyreden cocuklar arasinda yapilmis. Avrupada da benzer kaynaklar bulmak mumkun. Hepsi okul caginda ve ileride dikkat bozuklugundan bahsediyor. Televizyonda hersey cok hizli ve akici, gercek yasam ve ogrenme süreci tabii ki boyle degil.
    http://www.medscape.com/viewarticle/721742
    Hepimize bu teknoloji caginda kendi dogrumuzu ve onlar icin iyisini bulmakta kolay gelsin!
    petek