46 Yorum

Kızlara bebek, erkeklere araba

Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?

Çocuklar, cinsiyetlerine göre oyuncak tercih etmeye meyilliler midir, yoksa biz yetişkinler onları belirli oyuncaklara yönlendiriyor muyuz?

Örneğin, Derin, erkek olduğu için mi arabalarla oynamayı seviyor, yoksa evde hali hazırda dükkan açacak kadar araba olduğu için (ve Deniz’i oynarken gördüğü için) mi sürekli arabalarla oynuyor?

Bu sorunun yanıtını vermek zor. Bildiğim şu: Derin, arabalarla oynamayı seviyor, çok seviyor. Elinde sürekli bir arabayla geziyor. SÜREKLİ. Evde. Dışarıda. Yatarken.

Geçen gün Deniz’i okuldan almaya gidiyorduk. Asansöre bindik Derin’le. Birden aaabaaa! diye bağırdı. Asansörü durdurttu bana. Geri döndük, eve girdik, salona kadar yürüdü, gözüne kestirdiği bir arabayı aldı, ve asansöre geri bindi.

“Arabasız çıkmam abi.”

Her ortamda, her düzlemde araba sürüyor. Kaydırakta. Çamaşır makinesinin üzerinde. Çocuk parkındaki tahta evin kenarında. Teyzesinin kedisinde. Bizim üzerimizde.

Ve son olarak da babasının kafasında.

Tekrar sorumuza dönelim: Çocuklar, cinsiyetlerine göre oyuncak tercih etmeye meyilliler midir, yoksa biz yetişkinler onları belirli oyuncaklara mı yönlendiriyoruz?

Derin oyuncak pusetlere çok meraklı mesela. Ne zaman parkta görse alıp itmek istiyor. Kendisine almak istiyorum, ama babası pembeli pusetlere karşı çıkıyor. Al işte sana yönlendirme. Çocuğun istediği şeyi “bizce” cinsiyetine aykırı olduğu için almıyoruz.

N’oluyor bu durumda? Çocukların oyuncak tercihlerini biz yetişkinler belirlemiş olmuyor muyuz?

Gerçi bu cinsiyet yasağı daha çok erkeklere uygulanıyor gibi geliyor bana. Kızların arabayla, kamyonla oynaması göze batmıyor da, erkek çocuğunun pembeli bir oyuncak puset itiyor olması nedense çok “ters” geliyor, özellikle de babalara.

Ne olur ki kızlar arabayla, erkekler de bebekle oynasa? Bu konuda çeşitli araştırmalar var. Kimisi, kendi hallerine bırakıldığı zaman bile kız çocuklarının oyuncak bebeklere, erkek çocuklarınınsa arabalara yönlendiğini söylüyor. Kimiyse hiç karışılmadığında çocukların herhangi bir cinsiyet faktörü olmadan her türlü oyuncakla oynadığını ortaya koyuyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Sizce çocukların oyuncak tercihleri cinsiyetlerinden bağımsız mı? Sizin çocuğunuz da ona uygun görülen (ama anne-babası, ama toplum tarafından) oyuncaklarla mı oynuyor? Yoksa “karşı cinse özgü” oyuncaklarla oynamasına da fırsat veriyor musunuz?

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

46 yorum

  1. Merhabalar,

    Ben çocuğum olmadan önce bu konuya sinirlenirdim, çocuklar şartlanıyor diye düşünürdüm çünkü. Erkeğe araba, kıza bebek verildiği için bu oyuncakları sevdiklerini düşünürdüm.

    Ama bir kız bir erkek ikizlerim olunca işler değişti. Şu anda iki yaşını bitirdiler ve ben onlara hep çok “eşit” davrandım. Önce anne karnındaki yerlerini, sonra ilk yataklarını, anne memesini paylaştılar, daha sonra oyuncaklarını, oyun alanlarını, yiyeceklerini, aklınıza gelecek her şeyi paylaştılar. Ben hiç özellikle erkek çocuğuma araba vermedim ama özellikle 1.5 yaşından sonra gördüm ki Tuna arabalara ve teker gibi dönen her şeye aklını kaçıracak kadar ilgili, kızım değil. Ama kızım bebeklerle de pek ilgilenmiyor, daha çok puzzle, resim yapmak, şarkı söylemek, dans etmekle ilgili.

    Bana sorarsanız bu işin büyük bir yüzdesinde genetik kodlar yatıyor. Erkek çocuk mekanik şeylerle daha ilgili, kız çocuk daha farklı. Ben bunu gördüm, aynı anda gözlemledim diye söylüyorum ama istisnalar olabilir elbette.

    • Evet, bu çok “reel” bir gözlem 🙂

    • haha aynı şeyi aynı örneği vererek ben yazacaktım.benden uzun yaşayacaksın anlaşılan.
      bir kızım bir oğlum var.16 aylıklar. oğlan tekerleğe bayılıyor.zamanında keşfedilmemiş olsa kesin benimki bulurdu.kızım da arabalarla takılıyor.ama diğer oyuncaklarla da çok ilgili.oğlanı bırakırsan kilometrelerce araba sürer.gözü başka bir şey görmüyor.
      el kadar çocukların oyuncak konusunda yönlendirilmesine sinir oluyorum.kızımın elinde araba görmesin babanne-dede başlıyor hemen “kııızıııım sen oğlan mı oldun?onla oynama.” oğlan da olur ya eline bir kız oyuncağı almıştır “bırakk oğlum bırak.kız mısın sen?”
      anne ne kadar çocuklara cinsiyet ayrımcılığı uygulamamaya çalışsa da çevre hiç boş durmuyor. mutlaka bir eleştiren, akıllarına bir şey sokan çıkıyor.

  2. Nil, arabayla da oynuyor pusetle de bebekle. Ama puset ve bebekle oynarken herkes “işte kız çocuğu farkı” vs gibi sevimli olduğunu sandıkları babırtılar çıkartırken arabayla oynarken sıfır yorum geliyor.

    Ben bunu en iyi cevaplayacak birinin iki cinsiyette çocuğu olan biri olduğunu düşünüyorum. Öncekinden kalan oyuncaklar “farklı” cinsiyetin olduğu için her ikisine de erişimi oluyor. Bu durumda ne oluyor mesela?

    Ben kızıma araba da aldım puset de, o ikisini de seviyor.

  3. Küçük yaşta gördükleri şeylere şartlarnıyorlar diye düşünüyorum. Mesela Orhan devamlı bir elektrik süpürgesi ile oynama hastalığı vardı. Sonunda da bir oyuncak süpürge aldık ve her yere taşındı bizimle.. Elinde vileda toz bezi takılırdı.. Kardeşi olmadan önce ona bir puset ve bebek aldım ben kardeşini taşırken o da kendi bebeğini gezdirsin diye… Kum havuzunda oynadıkları ‘çay setleri’ var. Arabaları, aksiyon figürleri dinazorları da var.
    Şu anda hem bebekleri hem arabaları ile de oynuyor ve ailem tepki veriyor neden bebekleri var diye. Hatta annem yazlıkta hepsini saklamış..
    Danıştığımız pedagoğumuz bu tür oyuncakların sakıncalı olmadığını iletti ama tabii büyüklere anlatamıyorsun. Pedagogumuzun bize söylediği sadece gözlemleyin önemli olan bebekle oynaması değil bebekle oynarken kendisinin hangi rolde olduğudur dedi. Benim kendi yorumum bir yaştan sonra bizim de yönlendirmemizin sağlıklı olduğu. Ama genetik olarak kodlandıklarını çok sanmıyorum. Sadece ilgi alanları ve gördükleri ile alakalı..

  4. Kızım 3 oğlum 15 aylık. İkinci doğduktan sonra eve çok oyuncak alınmadı. Oğlumun toplara, arabalara ve atlara ilgisi var. Evde ablasının pusetini de itiyor, onun çay setiyle de oynuyor, oyuncak bebeklere biberonla su da içiriyor. Fakat ilk saydığım üçlü hiç vazgeçemedikleri. Öyle ki birgün parka gittik (5 ay önce) onu çimenlere bıraktım. Çimene dokunmaktan hoşlanmıyor, aynı şekilde toprağı da sevmiyor. 15 dk hiç kıpırdamadan oturdu. Yanına 4-5 yaşlarında bir çocuk topuyla gelinceye kadar. O gelince çıldırdı, başladı topun peşinden emeklemeye.
    Kızım ise arabalarla oynar ama sürekli değil. Biraz oynar sonra başka birşeye geçer. Onun da oynamaktan hiç sıkılmadığı şeyler sulu boyalar, parmak boyalar, toprak veya kumla oynama. Sabah bırak akşam al şeklinde.
    Sonuç olarak bence bizim onlara aldığımız oyuncaklar onları yönlendiriyor diye düşünmüyorum.

  5. Elif merhaba
    Mother Care da lacivert oyuncak puşet var. Bilgin olsun:)
    Ben oyuncakları ve Duru’yla oyun oynamayı çok seviyorum. Özellikle kız-erkek ayırımı yapmadan alıyorum. Genetik kod bizde pek etkili değil. Kendi kol çantasına araba almadan dıaşrı çıkmaz ama oyuncak pusetinden ayrılmaz. Çekiç-testere setiylede de oynar, mutfağında yemek yapıp kahvede içer.

  6. Ben kesinlikle genlerle ilgili olduğunu düşünüyorum.Oğlum doğmadan önce ona her çeşit oyuncaktan aldım ve odasına koydum.O büyürken özellikle dikkat ettim onu arabalara yönlendirmemeye..Ama gel gör ki ilk keşfettiği oyuncaklar hep arabalar oldu , hâlâ da ne zaman bir oyuncakçıya gitsek ilk kaptığı şey mutlaka arabalar oluyor,bebeklerin yüzüne bile bakmıyor..Milyon tane arabamız olmuştur herhalde..Aynı Derin gibi iki eline birer tane araba almadan asla kapıdan çıkamıyoruz,çıksak da geri dönüp almak zorunda kalıyoruz..Hep ” erkekler Mars’tan ,kadınlar Venüs’ten ” diyoruz ya , bacak kadarken bile Mars’lı bunlar 🙂

  7. Benim bekarlıktan kalma oyuncak bebklerim ayıcıklarım var, oğlum bir dönem onlarla ilgilendi sonra arabaları kamyonları falan görünce aradığını buldu, ayıcıklara fazla yüz vermiyor şuan. bence kendiliğinden ilgisi arabalara zatn. ha bi de itiraf ediyorum ben bebekken çok güzel olduğundan toka veya saç bandı taç falan takıyordum, tattıkça güldüm ben güldükçe baktımki sürekli takıp beni güldürmek istiyor, aman dedim bıraktım toka takmayı, sonra ilgisini yitirdi tokalara :))

  8. Evde çoğunlukla erkek oyuncakları var. Defne robotlarla ve arabalarla oynamayı seviyor. Küçük pusetten bizde var, bebeini koyup ittiği, biberonla beslediği de oluyor.

    Kuzey küçükken bi dönem benim oyuncak bebeğimi ayağına yatırıp sallardı. Arabasına koyup uyutmaya çalışırdı. Ben abartmamak kaydıyla oynamalarında bir uygunsuzluk görmüyorum.

    Mesela Kuzey’in okulda bir kız var, dinozor koleksiyonu Kuzey’inkini geçer, o derece delisi.

    O değil de, ben küçük kız çocuklarına oyuncak ütüler, oyuncak mutfaklar, küçük ama çalışan süpürgeler gibi oyuncaklar alınmasına karşıyım. Evet, bebeklerle kızlar da erkekler de oynayabilir. Nasılolsa bebekleri olacak bir gün, alt değiştirebilen bir erkeğin sakıncası bence hiç yok. Ama temizliğie, ütüye, çamaşıra, bulaşığa yönlendirilmiş küçük kızlar yetişsin istemiyorum. Şahsım adına ben böyle oyuncaklar almıyorum. Erkeğin kadına sorup fikrini almadan ev işini kadının misyonu gibi gördüğü bir toplumdayız. Bunu kendimce kırmak istiyorum.

    Yoksa oğlum bebeklerle oynasın, kızım arabalarla… Mühim değil.

    • Evet cocuklarımızı kız erkek farketmeksızın “Ev işi evde yaşayanların işidir” şiarıyla yetiştirmeliyiz ..

  9. asıl şeyi kaçırdım, özür. bence içgüdüsel olarak yönleniyorlar. hiç oyuncağı olmayan bir kızı oyuncakçıya götürünce ayıcıklara, bebeciklere gidiyor. Kuzey de oldum olası kamyonlar ve iş arabalarına hastaydı. Hiç bana bebek al dediğini duymadım. Bence kesinlikle içgüdüsel.

  10. Merhaba,

    Benim oğlum var ve arabalara karşı kesinlikle bir düşkünlüğü yok. Diğer oyuncakları gibi arada sırada oynuyor. Ama benim oğlum bebek istedi ve ona bebek de aldım. Birlikte altını değiştirip karnını doyurup uyutuyoruz. Ama o bebeğe de karşı bir düşükünlüğü de yok. Bizimkinin tek tutkusu hayvanlar… evde yüzlerce hayvan var… ve onlardan biri sürekli elinde, yatağında, cebinde… (çünkü ben tüm hayvanları çok seviyorum ve benden etkilendiğini düşünüyorum… ben tüm yolda gördüğüm hayvanları durup severim… kurbağa fare yılan dahil….)
    Biz yönlendirmedik ama çocuklar kesinlikle yetişkinler tarafından yönlendiriyorlar… Özellikle de erkek çocukları babaları tarafından yönlendiriliyor diye düşünüyorum…

    Bir de biz ebeveynler bir şey daha yapıyoruz farkında olmadan. Bir şeyi çok sevdiği zaman sürekli o oyuncaktan alma eğiliminde oluyoruz onları mutlu etmek için ve çocuk daha da fazla ilgileniyor…

    ooo çok uzun oldu kusura bakmayın…

  11. Ben bu konuda fıtratın etken oldugunu düşünüyorum , aralarında 5 hafta fark olan bır arkadasımın kızıyla benım oglumu mukayese ettıgımız zaman , onun kızı bebeklere nenni yaptırıp sallıyor emzırıyor vs .. Oysa benım oglum hıc oralı olmuyor ve daha teknık seylerle ugrasıyor .. kız cocukları daha anaç oluyor daha kucucukken bıle .. yalnız erkeklerın renk vs konsundakı takıntılarını tamamıyla HOMOFOBIK buluyorum .. Bu topraklarda kadına benzetılmeye kadın sanılmaya vs ya da erkek cocuklarının boyle yalnıs anlasılmasına ilişkin senın eşini tenzih ederim ama hepımızın eşinde bir homofobi var ve bu tamamıyla bilinaltıya yetistirilme tipiyle ve erkek egemen bir toplumda olmamızla ilgili birsey .. tamamıyla sterotip !

  12. araba vb nin yanında birçok bebek de aldım oğluma. ama o hep arabaları tercih etti. bebeklere ise arada bir bakıyor işte. sanırım bu onun tercihi 🙂

  13. Merhaba,

    Henuz cocugu olmayan biri olarak dusuncem, cocuklari biz yonlendirdigimizdir. Ozellikle erkek cocuklari. Aslinda bence iyide yapiyoruz. Cocuklar her zaman yonlendirilmelidir. Yonlendirmeyip kendi haline biraktigiiniz bir erkek cocuk eger bebeklerle oynamaya bayilirsa, ileride buyudugunde arkadaslarini eve getirdigi ilk gun eski oyuncak dolabinda bebekleri gormeleri,bunu firsat bilen arkadaslari tarafindan dalga konusu olabilir. Bu sefer cocugun psikolojisinin bozulmasina kadar ciddi problemlerle karsilasabilinir diye dusunuyorum.

  14. ümmühan(KIZIM VE OĞLUM)

    oğlun ablasını oyuncaklarıyla ilgikenmez.herşeyi arabaya çevirebilir.kumanda olur,gırgır olur.bence yaratılışları müsait.puset ittiriyor metal olanlar varya onlar koyu renk .kendi puseti var ondan alışık bence

  15. Ben çocukken apartmanımızdaki tek kız çocuktum bu nedenle arabalara legolara bayılarak ve sadece onlarla oynayarak büyüdüm. Ailemde hiçbir yönlendirme yapmadı. 1-2 bebeğim vardı yuvaya giderken alınmış veya hediye gelmiş onlara da pek pas vermezdim. Barbie bana çok aptalca gelirdi sevmezdim de. Sonrada hayatıma comodar 64 girdi ve yine erkek çocuklarıyla bilgisayar oyunları oynayama başladım. Valla hiç pişman değilim bunlara rağmen sonradan çok da süslü bir genç kız oluverdim. Şu hamileliğimde en çok özlediğim şey topuklu ayakkabı diyebilirim mesela :)))

  16. Ben oglumu oyuncakcıya goturdugumde arabalara yumuluyor. Kendi secimi.. Buarada dedesinin aldigi (baska rengi olmadigindan) pembeli bir de bisikleti var. Bence ne tur bir oyuncakla oynadigi sorun degil, olmamalı da!

  17. Merhaba Elif,
    Derin’e puset almak istemiyorsanız belki oyuncak market arabası alabilirsiniz. Hem pusete benziyor, itilerek gezdirilebilr (isterseniz içine bebek de koyabilir), hem de çevrenin ve babasının çok tepkisini çekmeyebilir.
    Sevgiler.

  18. Kizim bebeklerle de arabalarla da oynuyor. Ben elimden geldigince yonlendirmedim ama anneanne babaanneler ve disardan gelen dis sesler arabayla gordugunde “aa sen kizsin bla bla” dediklerinde etkileniyor ve birakiyor. Abimin de kucuklugunde fincan takimi varmis, kendi almak istemis ve su an mutfakta esine inanilmaz yardimeder. Bence cocuklar rahat birakilmali, sonucta oyun cocugun isidir ve yeteneklerini, ilgi alanlarini sekillendirmede oyun ve oyuncaklarin cok etkisi var. Kizim ilerde bir ralli pilotu
    olacaksa ya da bir erkek cocugu basarili bir yemek sefi olmak istiyorsa biz onlari niye engellemis olalim ki?

  19. Her iki cinsiyetten çocukları olanların dedikleri doğrudur benim için, ama kızımın doğrularına gelirsek arabalara deliriyor, robotlarına bayılıyor , bebeklerine hiç ilgisi yok. Gerçi daha bir yaşında, ileride barbie evleri, pembe kıyafetler ile ilgili yönlendirmeler gelişecektir muhtemelen.

  20. Bence onu puset degil de pusetin 4 tekeri ilgilendiriyodur, bizimkinin de (3 yasında) 4 tekeri olan herseye ilgisi var. bu bazen oyuncak puset oluyor, bazen kilerdeki tekerli sebzelik oluyor, bazen motor olabiliyor…

  21. 🙂 Mother&care’deki oyuncak puseti kızımda çok sevdi, bir süre mağazada oynadı, biz gidiyoruz hadi dedik,el salladı bize ve oynamaya devam etti. Burda sadece pembesi var ama 🙂 Neyse kızıma bizde bebek aldık oynaması için,ayrım yaptığımız hiç aklımıza gelmemişti. Evde abimin oğlu bize geldiğinde oynasın diye bekletilen arabalarda var. Ezgi hepsiyle oynuyor. Bebeği alıp eee diyor, aaabasını alıp sürüyor, topuyla (bopuuu) oynuyor. Elimizde tornavida vb. görse hemen almak istiyor. Yemek yaparken gördüüğünde kaşığı, tabağı istiyor. Sanırım şimdilik her tip oyuncakla oynuyor. Bakalım büyüyünce neler olucak…

  22. çağla ile çiğdem

    benim 2 tane abim var. 4 kardeşiz ve 1 tane de kız ikizim var. abimlerden bize haliyle “erkek oyuncakları” kaldı diyebilirim. kamyonlar, traktörler, büyük garaj setleri, tren yolları, trenler, ambulans, itfaiye setleri 🙂 hatırlıyorum çok net. biz onlarla oynamaz mıydık kız olarak, tabii ki oynardık ama nasıl, hemensöyleyeyim. üstüne kız bebekelri bindirirdik. oyunu evciliğe dönüştürürdük. garaj setine barbi park ederdi. tren yolunda fatoş bebek yürürdün falan. erkek oyuncakları ağlardı hallerine heralde 🙂 abimlerse bu oyuncaklarla çok farklı oynarlardı tabii. kesinlikle kodlama var genlerde. kız ve erkek ayrımı var. yoksa neden kızlar erkek oyuncaklarını bile evcilikl oyununa dönüştürmeyi başarsınlar ki… değil mi

  23. Melahat Tunalı Karakaş

    oğlumun ilk oyuncaklarından biri bir bebekti, ama o üzerine bile bakmadı, ilk arabasını gördüğü zaman aldı, incelemeye başladı ve keşfetti. o zamandan beri evin içi otopark halinde, sürekli bir brrrrr sesi ile arabalar sürülüyor. dışarıya çıktığımızda bile gidip arabaların lastiklerine sarılmaya kalkıyor. evde çok ağlarsa garaja gidip arabayı seviyoruz, anında uysallaşıyor.

  24. Bu yonlenmenin genetik olduguna filan katilamiyorum. Cocuklarinizi disari cikariyor musunuz? Diyelim taksiye, dolmusa, otobuse bindiniz. Kim kullaniyor araci? Cogunlukla bir erkek. Parka gittiniz. Cocuklarin pesinde kosan, bebek besleyen kac erkek gorduler? Cogunluk kadin. Bu cocuklar etrafi deli gibi gozlemliyor ve disarida gordukleri kodlara gore hareket ediyorlar. Bacak kadar oglunuzun araba diye tutturmasi, kizlarinizin bebeklerle hasir nesir olmasi da bundan. Ne gorurse o. Sadece evde degil, sadece aile yonlendirmesiyle hic degil.

  25. Benim kizim daha 10,5 aylik ne bulsa agzina aliyor zaten ama bu satirlari yazmadan once elmasini bebegine defalarca yedirdigine sahit oldum, bir kendisi isiriyor bir bebege bazi seyler icgudusel galiba…

  26. Ben de 2 yaşında bir erkek çocuğu annesi olarak bunun büyük oranda toplumsal yönlendirmelerden kaynaklandığını düşünenlerdenim. (bkz. literatürdeki toplumsal cinsiyet araştırmaları ve tartışmaları)

    Benim oğlum da giderek artan miktarda arabalara, vinçlere, traktörlere ilgi duymaya başlasa da bunun sadece aile içinde değil, bütün bir toplum tarafından verilen (günlük hayatımızda istesek bile bizim de farkına varamadığımız) yönlendirmeler, işaretler vs. ile daha çok oluşturulduğunu veya teşvik edildiğini (çevremdeki küçük kız çocuklarının da bunu tersine araba vb. mekanik oyuncaklardan uzaklaştırılmaya çalışıldığını sık sık görüyorum) düşünüyorum (okuduğum bir yazıda 4-5 aylık bebeklerin bile bu toplumsal işaretleri çok net kaydettiği yazıyordu)

    Bu eğilimin kaynağının neler olduğu kadar (hatta ondan da çok) toplumsal sonuçlarına bakıp oyuncakla başlayıp tüm bir yaşam sürecindeki en ufak ilişkilere kadar yansıyan toplumsal cinsiyet hallerinin sonuçlarına odaklanmalı ve çocuk yetiştirirken biraz bunları göz önünde bulundurarak kişisel tavırları sergilemeli diye düşünüyorum. Elbette kimse illa ki kızına yarış arabaları alsın, oğluna da çay-kahve takımı alsın demek değil kastettiğim ama bugün trafikte kadın şoförlere yapılan her türlü tacizden (çünkü daha çocukken arabayla ilgilenmenin/ kullanmanın erkek işi olduğunu öğretiyoruz biz), medyada -maalesef- hergün görmeye alıştığımız kadın cinayetlerine kadar kadınların her gün erkeklere oranla kat be kat yaşadığı hak ihlallerinin temelinde toplumsal olarak oluşturulmuş kodların, rollerin, algıların, anlayışların yer aldığını göz önünde bulundurmak lazım.

    En azından şunu yapmalı belki de: erkek çocuklarına en güçlü, en iktidarlı, en cesaretli olmayı öğretip (oyuncaklarıyla bile bunu destekleyip), kızları sadece evlerin içine koyan, dışarıdan koruyan, her daim korunmaya muhtaç roller aşılamaktansa hayatı bir bütün olarak algılayıp eşitlikçi, paylaşımcı, karşı cinse önyargısız ve özgür iradeleri olan bireyler olarak yetiştirmeye çalışmak lazım. kolay değil ama denemeli ve bence erkek çocuk anneleri bu konuda daha da fazla çaba sarf etmeli…

    konuyu uzattım ama soruya cevabımın böyle bir çerçeveden şekillendiğini belirtmek istediğimden… ve sonuç olarak evet ben oğlumun “kız” oyuncakları denilen oyuncaklarla veya oyunlarla ilgilendiği sürece oynamasına izin veriyorum (kimi zaman teşvik bile ediyorum – bazen kendi yemeğini yerken bebeği ya da hayvan oyuncağını yanına koyup yemek yedirmesini istiyorum veya temizlik yaparken onun eline de bir bez tutuşturuyorum vs.) Ve bence Derin de o pusetle oynasın istediği kadar. Nasılsa ileride gerçek bir puseti itecek o da…:) Ama iş sadece oyuncaklarla veya bizim yönlendirmemizle bitmediğinden büyüdükçe o da çevresinde gördüğü erkekler ne yapıyorsa büyük oranda onu yapmaya çalışacaktır. Ama hiç olmazsa daha eşitlikçi ve paylaşımcı bir çerçeveden bakacaktır hayata diye düşünmekteyim naçizane…

    Sevgiler, iyi hafta sonları…

  27. Benim kızımda oğlunuzun adaşı 🙂
    Derine ben araba almadım ama baktım oyun kartlarını evde ınn ınnn diye sürüyor puzzle arabayı almış sürüyor gittim kızıma kırmızı bir araba aldım hala en sevdiği oyuncağı etraf söylensede ben umursamıyorum ilerde oğlum olur bebekle oynamak isterse kim ne derse desin izin veririm 🙂
    Gider ona en güzel barbi bebeği alırım

  28. Elifcim

    Biz ne kadar kizimiza her turlu oyuncagi aldiksa–arabasida var bebegi de–okula basladigi an bir anda evde prenses ve pembe patlamasi oldu. Bayiliyor boyle oyuncaklara. Preschooldan itibaren basliyor bu peer pressure. Ustelik seyrettikleri Disney kahramanlari ve de oynadiklari oyuncaklarda bunlara ekleniyor.

    • Iste ben de en cok bundan korkuyorum:)
      Kizim 1.5 yasinda, simdiye kadar kiyafet ve oyuncakta pempeden oyle ozenle uzak durduk ki, bahsettiginiz gunler esimle bana kabus gibi geliyor:)

  29. Ben de cogunlukla yonlendirilme kaynakli oldugunu dusunuyorum ama gozlemlerim devam ediyor:-) 5 yasinda iki kizim, 16 aylik oglum var. Kizlar prenses, barbie, bebek gibi oyuncaklara bayiliyorlar. Ama lego, puzzle gibi oyuncaklari da seviyorlar. Bir ara Thomas yuzunden tren hastasiydilar; arabalari da var ama cok oynamadilar. Kizlarimdan biri butun bu oyuncaklarin yanisira dinazorlara da bayiliyor ve surekli dinazor biriktiriyor. Ayrica at hastasi vs. Donem donem tercihleri degisse de kucukluklerinden beri bebekleri seviyorlar ve cok susluler. 16 aylik oglum ise donen, ses cikaran araba, top gibi oyuncaklarla daha ilgili gorunse de ben hala cok keskin farkliliklar gozlemlemiyorum. Itmeyi cok seviyor ve evde pembe renkli iki puseti surekli itiyor. Ona gidip itsin diye mavi bir araba almaya hic niyetim yok. Bebeklere ozel bir ilgisi yok ama eli kolu oynayan bebeklerle ilgilendigini gordum ve yemek falan yediriyor. Mutfak oyunlari da oynuyoruz. Bana cay yapiyor, sandvic haziliyor vs. Ama su an en cok dinazorlari seviyor. O da ses falan cikardiklari icin ilginc geliyor bana kalirsa. Ayrica kizlarin tokalarini alip getiriyor, takmaya calisiyor. Ablalarinin kolye taktigini gorunce, oje surdugunu gorunce o da denemek istiyor. Ben herseyi denemesine izin veriyorum, oyuncak ayrimi da yapmiyorum. Bir kaynakta kiz cocuklarda oxytoksin hormonununun
    daha fazla olmasi nedeni ile sefkat gostermeli oyunlari daha cok tercih ettiklerini okudugumu hatirliyorum. Bence cinsiyet kaynakli farkliliklar olsa da toplum bu farkliliklarin abartilmasina yol aciyor. Kizlarimdan “ama o kiz oyuncagi, erkek oyuncagi” laflarini evde cok duymaya basladim ve siddetle karsi cikiyorum.Surekli onlara soyledigim kiz-oyuncagi erkek oyuncagi diye birsey olmadigi, insanlarin her konuda oldugu gibi oyuncak konusunda da tercihleri oldugu. Damla, dinazor seven kizim, hic dinazor seven kiz bulamadigi icin biraz uzuluyor.Ben de presesli dinazorlu ortak oyunlar baslatabilecegini gosterdim ona, bakalim ne olacak.Sonucta ben cocuklarimi ayirim gozetmeden yetistirmeye calisiyorum ama incinmemeleri icin cok da aykiri olmamalarina da caba gosteriyorum acikcasi. Mesela kuzenim bir gun 5 yasindaki ogluna pembe corap giydirip okula yollamis -ki bence mahsuru yok- ama arkadaslari cok
    alay etmis. Yani cok istemedigi surece oglumu pembe corapla okula yollamamayi ama pembe corap giyen biriyle de asla alay etmemeyi ogretmeyi dusunuyorum. Gerci her zaman dusunduklerimizle yaptiklarimiz bir olamiyor annelikte ama ne yapalim:-)

  30. Benim bir arkadaşım Hollanda’da doğdu, orda büyüdü ve orda yaşıyor. Avustralyalı bir adamla evli ve 2 yaşında bir oğulları var. Bu yaz geldiklerinde bu oğlan, tüm gün sokakta pembe bir oyuncak puset sürerek gezdi. Annesi ve babası tüm gün onu gülerek izlediler. Parka giderkende onunlaydı puset. Ne arkadaşım ne eşi bundan rahatsızlık duymadılar. Giderken de bu puseti Defne’ye bırakarak gittiler ama bizimki yüzüne bile bakmıyor 🙂
    Demem o ki bu pembe, kırmızı takıntısı sanki Türk erkeğinde var. Bilemem. Benim eşim asla bu renklerde birşey giymez mesela.

  31. Bence cinsiyet kavrami 4-5 yas altinda yok. Onlar gorduklerini taklit ediyorlar. Biz puset itiyoruz benim oglumun da en sevdigi seylerden biri. Su an 2 yasinda, yaz basinda aldim ona puset, sokaga onsuz cikmiyor hatta aynen benim gibi kullaniyor, merdivenleri falan cikarken. Mothercare de mavisi de varmis pusetlerin. Evde de bebeklere bez takip uyutuyoruz cunku onu goruyor, hatta tabak tencere takimiyla yemek de pisiriyoruz.. Bunun yaninda arabalariyla da oynuyor. Ben hic sakinca gormuyorum hatta iclerinde kalmamasindan yanayim.

  32. bu konuda biraz once nurturia da bir annenin oglu supurgelere ilgi gosterdigi icin birsey yazmistim, burada sizinle de paylasmak isterim.
    hayatinda kendine portakal soymayi bile beceremeyen, karisi azicik eve gec gelse malak gibi bekleyip, kendine bir makarna bir peynir ekmek bile hazirlayamayan erkekler yetismesin artik. onlara oyuncak olarak, tencere tava, meyve falan da alalim, supurge de…
    ama barbiiiee o barbie yok mu!! ondan iste nefret ediyorum, insallah kizim ilerde istemez.
    benim amacim kizim dogdugunda cinsiyetsiz bir birey yetistirmekti.bunu kotu anlamda dusunmeyelim, yani hicbirseye bu kiz isi bu erkek isi sana olmaz demeden yetistirmek kastim. evet pembe ve cicekli seyler giydiriyorum, cunku hosuma gidiyor ama hicbir meslegi, veya ev icindeki bir gorevi babasiyla bunu anneler yapar, bunu babalar diye ayirmadik. herkes yeri gelince her isi yapar. sedat bez degistirir ve benimle esit siklikta, yikar, besler giydirir. ben arabayi da yikarim, market torbalarini da tasirim. en iyi ornek biziz. kizima arabalar da aldim, pelus oyuncaklar da hengisini severse oynasin ama biz aslinda farkinda olmadan bunu yapiyoruz. “bak nasil kizdi, iste tam erkek!!! ne bicim de vurdu topa vay erkekim” kiz da hafif yan bakip goz suzunce “ayyy ay nazli kizm, cilveli narin kizim” oysa benim kizim topa da sert vurur, goz de suzer. ilerde isterse tir soforu de olur, torbasini da “ayy ben nasil tasirim, kocam tasisin” demeden marketine de gider. tek basina birey olarak hicbir konuda kimseye ihtiyac duymaz sevgi ve asktan baska. kocasiyla da birbirlerine anlayisla her konuda destek olurlar, evlerini cekip cevirirler.. kizim sokakta hanimefendi, mutfakta asci, yatakta fahise olmayacak hicbir zaman!. lutfen ogullarinizi da bir kadina “ayy gomlegim, utulu temiz olsun, yemegim pissin, hadi ben evleneyim zamanim geldi” diyecek sekilde yetistirmeyin. evleri de temiz olsun, yemek de yapsinlar ve sadece asik olduklari anlastiklari onsuz olamayacaklarina inandiklari icin evlensinler.
    iste demem o ki bence disardan etkilesim, kimse oglu sirin sirin guldugunde “ayy nazli oglum, cilve de yaparmis, cilveli, aman da zilliiii” demiyor. ayrica da ilerleyen zamanda bakiyor ki babalar eve gelip tv onune kuruluyor, anne sofra hazirliyor, baba araba suruyor ne zaman ailecek disari cikilsa, annenin ehliyeti de olsa, bu is baba varsa babanindir, cocuk da kafaya kodlamalari yapar tabi. ama bir kerecik bebegini uyutan besleyen kiz “aaaa alkislar, afferin kucuk anne!!!” diye cesaretlendirilerek bu islere yonlendiriliyor.

  33. Benim Defne’ye kendim aldığım hiç bir oyuncak yok. Bizim ailede oyuncak dahil bir çok şey devrediliyor. Defne daha doğmadan bütün oyuncaklar,vs kuzenlerimce eve yığıldı. Hem erkek hem kız bebeklerden gelen oyuncaklar var. Defne şu an 11 aylık, ayına göre ayrılmış oyuncakların arasında irili ufaklı 5-6 tane araba var. Emeklerken sürekli onları sürüyor bir yanında. Önünde arabalarla oynayan ne bir model kişi var ne de ben yönlendiriyorum.. Tamamen kendi seçimi… Bebekler ilgi alanında bile değil. Kucağımdayken de kendi pusetinin kollarını yakalıyor ve ittiriyoruz beraber:) İlk arabam şeklinde bir hipopotam var ona ayrıca hasta.
    Kızımın da kafasında 3-5 tel saçı var, net bir erkek çocuğu görünümünde, elinde arabası, pembe giydirsen de kar etmiyor:) Hiç bir fobim yok bu konuyla ilgili olarak. Zaten benim küçüklüğümü bilenlerin dediğine göre tamamen aynı hareketleri sergiliyormuşuz…
    Erkek bebeğe pembe giydirmemek, pembe obje almamak daha çok babalarda var. Çünkü erkeklerin tamamında homofobi ciddi yüksek:) Yoksa her şey olacağına varıyor bence…

  34. Bende buna benzer bir konuda birşeyler yazmıştım bloğa ama yayınlamadım henüz. Bu konu benimde kafamı kurcalıyor. Oyuncaklar ne kadar etkili? Hayattayken babaannem anlatırdı. Babamın küçükken bir beşikle bebeği varmış ve onları çok severmiş. Ama bu büyüdüğünde çocuklarıyla ilgili herhangi bir sorumluluk almasına yetmedi. Oğlum şuan en çok hayvanlarıyla oynuyor sonra da arabalarla. Herkes hediye olarak araba getirdiğinden de popülasyonu oldukça yüksek evde. Ama legolarlada, yapbozlarla da, peluş oyuncaklarla da oynuyor. Sanırım oyuncaklardan ziyade bizlerden gördükleri belirleyici olacak kişiliğinde. Mesela eşim mutfakta hiçbirşey yapamaz. Oğlumda mı yapamayacak şimdi diye düşünürken, babam ve abim geliyor aklıma. Babam yumurta bile kıramazken, abim çörek açar, erişte keser. Tek bir etken yok sanırım.
    Bir de kızların erkek oyuncağı olarak belirlenen şeylerle oynamaları hoşumuza gidiyor da, erkek çocukların kızsal şeylerle fazlaca ilgilenmelerinden rahatsız oluyoruz sanki toplumca. Mesela dün Yağız “ben makyaj yapıyoyum” dediğinde ona “çocuklar makyaj yapmaz, anneler yapar” dedim. Belki bir kızım olsa bunu söylemezdim, bilemiyorum. Gerçi kız yiğenleriminde küçüklüklerinde makyaja eğilimleri hoşuma gitmiyordu ama bu başka birşey sanırım. Bilemedim doğru nedir.

  35. Kesinlikle toplum yonlendirmesi bence. Bir bebegin kiz oldugunu dusunen denekler, “aman da ne guzelsin” diye severken, ayni bebegin erkek oldugu soylenince, “aman da ne akillisin” diye sevmisler. Anne, baba, ailenin diger uyeleri, toplum ve televizyon hergun yuzlerce kere cok ufak sekillerde cocuklari yonlendiriyor. Bunlarin cogunun farkinda bile degiliz. Mesela sadece yuz sene once Amerika’da pembe erkek rengi, mavi ise kiz rengi olarak gorulurmus. Bu da insanlara “dogal” gelirmis. Simdi ise kizlarn pembe sevmesi dogalari geregi gibi geliyor. Oysa ben erkeklerin pembeler icinde dolastigi ve alli-pullu kiyafetleri bayilarak giydikleri kulturler de gordum. Bunlar kosullandirma. Bir kiz cocugunun Barbie evi tercih etmesi icin hicbir genetik neden dusunemiyorum acikcasi. Erkekler de cay iciyor, evde yasiyorlar, koltukta oturuyorlar; ama mini koltuklarla ve mini fincanlarla oynama ihtiyaci hissetmiyorlar. Ama anne baba yonlendirmesi bunun sadece kucuk bir kismi. Sokakta insanlar bakislariyla bile bizi yonlendiriyor. Yaramazlik yapan, araba pesinde kosturan bir erkek cocuguna gulumserken, bir kiz cocugu bunu yapsa, tanimadigimiz insanlar bile onaylamaz bakislarla bakiyor. Bebeklerin ustunde kiz resimleri var, pembeler icindeler, televizyona kizlar bebekle oynuyor, ozendikleri ablalari, kresteki arkadaslari bebekle oynuyor. Bu cocuklar, bu kadar toplumsal yonlendirmeden etkilenmese tuhaf olurdu, degil mi?

    • Geçen gün çocukları parkta oynatırken Derin’in eline arkadaşının bebeğini aldığını gören (yabancı) bir bakıcı “Sen bırak onu, arabayı al. Bebeği ne yapacaksın, sen kız mısın?” dedi.

      Ben de bu yönlendirme işinin sadece anne-babalardan kaynaklanmadığına, çok daha topluma mal olmuş bir şekilde işlediğine inanıyorum.

      • Konuyu biraz saptıracağım ama, beni genel olarak sokaktaki insanların hiç tanımadıkları insanların çocuklarına karışmaları çok sinirlendiriyor. Bir arkadaşımın çocuğunu ince giydirmesine takılan teyzeler rahat bırakmamışlar. Anneyi ayıplama ve çocuğa karışma had safhada. Oysa o annenin o anda neyi neden yaptığını kimse bilmiyor. Bilseler bile bu karışma hakkı vermez gerçi. Ortalıkta açık bir taciz görülmedikçe veya çocuk başkalarını rahatsız etmedikçe, sokaktaki insanların bu kadar rahat karışamaması gerekiyor. Mesela bu bakıcı olayı beni çok rahatsız etti. Senin izin verdiğin (belki de hoşuna giden) bir şeye, bir başkasının karışması sana karşı büyük bir ayıp diye düşünüyorum.

  36. Benim oğlum araba ile oynamayı kendisi seçti. Biz de bir yönlendirme lmadı. Oğlumun pembeli kıayfeleri ve oyuncakları da oldu, bebeği de. ama 1 yaş civarında önünde kuzenlerine (kızlar) ait oyuncak sepeti vardı. içinde renki renki onca oyuncak varken içinden sadece arabaları seçti, dizdi bir kenarda ve oynadı. şimdi 3yaşını dldurdu, lego, arabalar, toplarla oynamayı çok seviyor. ama ortam uygunsa-genelde uygun olmasa da olur- koşturarak oynamayı çok seviyor.

  37. kızım 4,5 – oğlum 3 yaşında evde her iki cinsiyete de uygun bir dolu oyuncak var… önceleri bu konuda yetişkinlerin yönlendirmelerinin etkili olduğunu düşünüyordum ama olmadığını gördüm. oğlum kesinlikle araba delisi, evde yürümesi bile araba kullanır gibi sesler çıkararak.. kızım ise şu sıralar kolleksiyon tipi oyuncaklarla ilgili minişler, peluş oyuncaklar vb. ama nadiren de olsa kızımın araba sürdüğü oğlumun makyaj oyuncaklarıyla mutfak oyuncaklarıyla oynadığı da oluyor…

  38. Oyuncağın çocuğun ilerideki cinsel yöneliminde etkili olacağını hiç sanmıyorum açıkçası.Çocuk sahibi değilim yani tecrübem yok ama bu bana saçma geliyor.İçimdeki oyuncak bebek sevgisi yüzünden bir gün eşşek kadar boyumla oyuncakçıya gittiğimde,beş yaşlarında bir oğlanın barbie bebeklerden birini incelediğini gördüm,sonra da annesi panikle onu elinden aldı.Bence çocuk sadece barbie bebeğin yani bir kızın neye benzediğini merak ediyordu.
    Bir de,kızların küçük kadınlar,oğlanların da koca adamlar gibi giydirilmesine,kızlara evcilik,erkeklere araba empoze edilmesine ben de gıcığım.Küçücük çocuğa cinsiyetçilik aşılanmamalı,belki de cinsiyetsiz çocuklar daha güzel büyür.

  39. bazı yorumlarda olduğu gibi ben de çocukların çevre tarafından yönlendirildiğini düşünüyorum. yeni nesil eğitimli ebeveynler çocuklarını yönlendirmemeye çalışıyor ama bu da bir yere kadar devam ediyor: okul çağına kadar. oğlum 6, kızım 1 yaşında. bizde hiç kız oyuncağı erkek oyuncağı denmez ama ben oğlumdan bu lafı duydum. kızım doğmadan önce de evde bebek oyuncak vardı, ama oğlum bebeklerle pek oynamadı. ancak oğlum arabalarla ya da topla da oynamadı. oğlum hayvanları çok sevdi. kızım da bir ara topla oynamayı çok seviyordu, bu ara arabalarla ve de canavarlarla oynuyor. bebeklerle nerdeyse hiç oynamıyor. ama büyüyünce bu durumun değişeceğini tahmin ediyorum. o da kreşe başlayınca diğer çocuklardan etkilenecektir.

    bana göre, biz ebeveynler olarak çocuklarımıza bir konu hakkında kendi değerlerimizi öğretmeye ve bu şekilde örnek olmaya çalışabiliriz. bir toplum içinde yaşıyoruz ve çocuklarımız bu toplumun birer parçası. onlar da bundan payına düşeni alacak. önemli olan, çocuklarımzın doğruyu yanlışı ayırt edebilecek şekilde, toplumun dayattıklarını kendi süzgeçlerinden geçirerek kendi doğrularını bulabilecek şekilde yetiştirmek diye düşünüyorum.