33 Yorum

Çocuk sahibi olmaktan korkanlara

Sevgili ileride-çocuk-sahibi-olmayı-düşünen-kişi,

Hayatının hangi aşamasındasın bilmiyorum, ama bu yazıyı okuduğuna göre çocuk sahibi olmak aklının bir köşesinde yer etmiş olmalı. Belki evlisin, belki henüz üniversitedesin, ama günün birinde anne ya da baba olmayı düşünüyorsun sen de demek ki…

Sana diyecek birkaç lafım var:

Seni zor bir yolculuk bekliyor. Sanma ki bunu diyen torun, tombalak sahibi biri. Bakma böyle yazdığıma; ben henüz 5 senelik bir anneyim. Daha ne ergenlik yaşadım, ne de ciddi anlamda okul sorunu. Henüz oğlumun kalbini kıran bir kız arkadaşı olmadı, ya da üniversite sınavına hazırlandığı uykusuz geceler. Dolayısıyla bu yazdıklarımı 5 senelik tecrübeyle yazıyorum sana. Ama eminim ki, bundan 55 sene sorsaydın yine  aynı şeyleri yazıyor olurdum.

Çocuk sahibi olmak… Nasıl tarif etsem? Ne desem yetmeyecek. Çok güzel bir şey. Bunu herkes biliyor zaten. Ama aynı zamanda çok da zor bir şey. İşte bu kısmı pek konuşulmuyor.

Benim tecrübe ettiğim 5 senede nelerin zor olduğunu gördüm, anlatayım sana:

Birincisi, sorumluluk almak zor bir şey. Bir gün önce -hadi bebek bekleme dönemini de sayalım, 9 ay bir gün önce- sadece kendin -ve eşin/sevgilin- için yaşıyorken, bir gün sonra senden daha fazla sevdiğin bir canın baş sorumlusu oluyorsun. Bu var ya, acayip bir sorumluluk. Onun yemesinden, içmesinden, bağırsaklarının düzeninden, uyuyup da büyümesinden, yürümesinden, her şeyinden, HER ŞEYİNDEN sen sorumlusun. Kolay değil bu.

Kolay değil, çünkü bunların olabilmesi için kendinden, daha önce hiç bulunmadığın kadar fazla özveride bulunman gerekiyor. Uykunu adeta ona veriyorsun. Uyku deyip geçme, uykusuzluk fena yapıyor adamı. Şu andaki düzenli sayılabilecek hayatında bile iyi uyumadığın zamanlarda nasıl kendinde olmadığını düşün. Bir de yukarıda bahsettiğim sorumlulukları günde 4-5 saat (o da bölük pörçük) uykuyla yapmaya çalıştığını göz önüne getir. Biraz olsun anlatabildim mi?

İkincisi, bu devirde ebeveyn olmak kolay değil. Aslında ebeveyn olmak hiçbir zaman kolay olmadı. Her devrin kendine özgü zorlukları vardı. Bizim annelerimiz alt bezlerimizi saatlerce kaynatmakla uğraşırlarmış mesela. Biz de çocuklarımızı sağlıklı beslemek konusunda çelişkiler yaşıyoruz. Bu devrin bir farkı, olumlu şeylerin olduğu kadar olumsuzların, hataların, yanlışların da kolaylıkla paylaşılabilmesi; kötünün duyulması, kulaktan kulağa yayılması.

İşte bu bir nevi avantaj da aslında. Eskiden çok çok komşularına dert yanarmış anneler. Böyle blog yazmak, Facebook’ta isyan etmek, Twitter’da söylenmek yokmuş o zamanlar. Şanslı olanlar arkadaşlarına bir iki laf eder, daha az şanslı olanlar ise içinde tutarmış. Bu demek değilmiş ki onlar da zorlanmazmış. Sadece zorlandıklarını dile getirecekleri ortamları kolay bulamazlarmış.

Zamane annelerinin yaşadığı bir dezavantaj ise, eski annelere göre daha “yalnız” olmaları. Eskisi gibi aileleriyle yaşayan, başı sıkıştıkça annesi/kayınvalidesi yardıma koşacak olan, hastalandığında ona çorba pişiren komşusu olan annelerin sayısı giderek azalıyor günümüz şartlarında. İşte bu yüzdendir ki şimdinin anneleri hiç tanımadıkları, hayat tarzları hakkında hiçbir fikir sahibi olmadıkları, sadece “annelik” çatısı altında birleştikleri kadınlarla kolaylıkla dertleşebiliyor, yazışabiliyor, paylaşabiliyor. Bu yüzdendir ki birinin çocuğunun uykusuzluğu diğerinin sorunu haline geliyor; birinin derdinin çözümü bir başkasına derman olabiliyor.

Annelerin uykudan, diş çıkarmadan, tuvalet eğitiminden, 2 yaş sendromundan, okuldan, inattan, itirazdan, kısacası anneliğin olmazsa olmazları olan küçük pürüzlerden şikayet etmeleri, senin gibi bu alana henüz giriş yapmamış insanları olumsuz etkileyebiliyor.

Ama bak, belki şu söyleyeceklerim içini biraz rahatlatır:

Çocuk sahibi olmak, bir çocuğun sorumluluğunu almak, küçücük bir candan insan yetiştirmeye çalışmak var ya, muazzam bir şey. Ben sana ne kadar anlatmaya çalışsam da şu anda idrak edemeyeceksin, o yüzden anlatmaya çalışmayacağım. Zamanı gelip de kendin deneyimlediğinde yaşayacaksın.

Sadece şunu söyleyeyim: Hiçbir ebeveyn çektiği onca zorluğa rağmen “keşke çocuğum olmasaydı”  demez, demiyor. En azından ben diyenini duymadım. Hayatının alt üst olmasına, eski yaşamını özlemesine, kendini çoğu zaman içinden çıkılmaz bir durumda bulmasına rağmen hiçbir anne-baba çocuğu olmadan bir yaşam düşünemiyor.

Kısacası sevgili anne-baba aday adayı, çocuk sahibi olmaktan korkma. Etrafta duyduğun “sorunları” neyle karşılaşacağının bir ön filmi gibi gör, ama sakın, sakın vazgeçme, eğer istiyorsan tabii.

Ve zamanı gelip sen de bir candan sorumlu olduğunda, senin geçtiğin yollardan geçmiş olan ve seni dinlemek, sana yardım etmek için can atan bir sürü “kaderdaş”ının olduğunu unutma.

Sevgiler,

Blogcu Anne Elif

33 yorum

  1. aaaaa…durdurun beni. çocuk sahibi olasım geldi. hem de 2. yi hiç düşünmediğim bir anda. bu yazının devamını bekliyorum. başlığı şu olsun “İkinci çocuğu yapmaktan korkanlara” 🙂

  2. Müthiş yazmışsın, ellerine sağlık Elif! Çocuk sahibi olmak isteyenler eninde sonunda yaşayacaklar bunları. Okuyup hazırlıklı olmakta fayda var. sevgiler 😉

  3. Tesekkurler 🙂

  4. Hamileliğin 33. haftasında biri olarak ; ”Ama bak, belki şu söyleyeceklerim içini biraz rahatlatır:” cümlesine kadar endişeyle okudum yazdıklarını,ah ben ne yapacağım diyerek..Ama o cümleden sonrası yüreklendirdi beni,heyecanla beklemeye devam ediyorum hayatımızın merkezine konacak o minik meleği..:)

  5. tam da aynı şeyi yazıcaktım,
    2. çocuğu yapmaya korkanlara söyliyecek nelerin var?
    2 yaş fark az mı, ikisiyle nasıl baş edilebiliyor, 1.yeteri kadar zorken, 2.sine güç nasıl bulunuyor…ve daha bir sürü soru var aklımda…
    Bununla ilgili söyliyeceklerin varsa çok mutlu olurum.

  6. 10 haftadir (+9 ay’i saymadim) anneyim… Uykusuzluk tavan yapti, bunun yaninda mutluluk da tavan yapti!!
    Bebegimin sabah gulumsemesi bile tum yorgunlugumu alip gotururken, opup sarilmasinin etkisi kimbilir ne olur!!

  7. senin 2 katın süredir anneyim,yaşadıklarım belki az belki çok.yoruldum ,bunaldım,tıkandım lakin çocuksuz bir hayatı asla özlemedim.

    çocuk yapanın aklı yok gibi geliyor uzaktan seyreyleyince iyi ama çocuk yapmayanlar çok mu akıllılar düşününce.

    sürekli hayatı öğreten bir canlı var yanıbaşında.sen dursan da senin değişime mecbur kaldığın bir sürece çekiveren elleriyle.hep kendini yeniden tanımladığın kendinle sürekli monolog yaşadığın yepyeni deneyimler dünyası.

    hangi iş,hangi tarz bir yaşam bu derece döngü-devinim içeriyor ki.insan dediğin hep kendini yineleyen varlık esasen.anneler bilir ki -ve babalar da- çocuklu insan hep kendini yenileyen varlıktır aslında.

    • güzel bir noktaya değinmişsiniz, hakikaten de öyle. Ben de 6 aydır anneyim, hergün yeni bir macera…
      Macera arayanlara duyurulur, çocuktan ala macera mı var, yeri geliyor yemek yemek, dışarı çıkmak vs vs bir maceraya dönüşebiliyor mesela… Onunla büyümek ise yazdığınız gibi yeni yeni yine yeni 🙂

  8. Ağzına sağlık Elif’cim ne güzel yazmışsın bende çocuk yapmaktan çok korkuyordum ama 9 aylık kızım var ve keşke daha önce yapsaydım diyorum çok bam başka bir duygu yaşamak lazım anlatılmaz.

  9. Zahide Ağaoğlu Güngör

    🙂 Blogcu Anne seninle tesadüfen tanıştım ama iyi ki de tanımışım ve iyi ki senin blogunu takp ediyorum . 16 aylık bir anne olarak bu kadar mı güzel tarif edilir anne olmak dedirtti yazın bana . İnan son satırlarda gözlerim oldu İyi ki anne olmuşum . Sadece o ilk doğduğu an’a şahitlik etmek bile insanın iyi ki anne olmuşum demesine yetiyor. Yada gelip yanağına ufacık bir buse kondurması hatta bazen ortalığı karıştırıken yakaladığında minicik bir gülümsemesi insana tüm yorgunluğunu unutturuyor. Eğer birde “ANNE” demeye başlamışsa zaten o an bitiyorsun . ( tabi babalar içinde durum aynıdır sanıyorum . Ege, Ümite baba ya dediği zaman ki surat ifadesi tarif edilemez 🙂 )

  10. Elif Ece Yürük Göksu

    “Aaaa bu devirde 2. çocuk mu? Delisin vallahi!” laflarına kulak tıkayıp 2 çocuklu anne oldum 11 ay önce…Zor, çok zor, çalışırken, belki birazcık daha zorlaşıyor. Ama o kadar da mutluluk ve huzur veren bir durum ki…Sabahları ikisini bir yatağın kenarında oynarken görünce, “Tanrı beni seviyor olmalı!” diye geçiyor içimden…Ne kadar şanslıyız, sağlıklıyız, biraradayız. Evet uykusuzluktan ölüp geberiyorum, bunları işyerindeki masamda tek gözüm kapalı yazıyorum ama aklım fikrim hep onlar…İki mini devimi düşündükçe yeni yetme aşıklar gibi pır pır oluyor içim…
    Demem o ki, çocuk sahibi olmayı düşünen ya da 2. çocuğu isteyen ey sevgili okur, bil ki seni zor ama çok ama çok güzel bir macera bekliyor. Tecrübeyle sabittir… 🙂
    EG

  11. Harika bir yazı olmuş yine , ellerine sağlık..Çocuk sahibi olmak hayatı yeniden keşfetmek gibi birşey , hayat telaşıyla görmediğin birçok güzelliği çocuğunun gözünden yeniden keşfediyorsun,yeniden küçük,küçücük şeylerle mutlu olmayı öğreniyorsun..Bizim artık kanıksadığımız şeyler onlar için çok yeni deneyimler oluyor ve o hayatı deneyimlerken sen de onunla tekrar yaşıyorsun çocukluğunu,tekrar masum oluyorsun çocukcasına..Hayata daha pozitif bakmaya başlıyorsun,en kötü anlarında çocuğunun yüzü geliyor aklına,yüreğin aydınlanıyor,umut doluyorsun yine ..Evet çocuk yetiştirmenin çok zor yanları var,evet kendinden çok ödün veriyorsun ama öyle büyük,öyle tarifsiz bir sevgi ki bu hiç pişman olmuyorsun..Elif’in de dediği gibi ” Hiçbir ebeveyn çektiği onca zorluğa rağmen “keşke çocuğum olmasaydı” demez, demiyor. ” Ama birçok ebeveyn ” keşke daha önce çocuk sahibi olsaymışım ” diyor 🙂

  12. Elif meraba seninle 2.bebegime hamileyken tanistim sling ergo baby tracy hogg hepsini senden ogrendim ve tepe tepe kullaniyorum sagol varol su isi birakma olayini bi daha anlatsana bugunlerde kafam allak bullak (bu arada uzman doktorum ankarada su an ucretsiz izindeyim sanslilardanim yani ufaklik 5aylik kizim oglum 1.sinif basladi )bi tarafim yani yuzde 80im evde kal birak isi gucu diyo diger taraftan cocuklarima kotu rol model olmak istemiyorum bu kadar emek bi tarafa ama en cok ta galiba bu bir itiraf -elalem neder diye dusunuyorum sanirim bu arada foruma girmeyi beceremedim buraya yaziverdim kusuruma bakmayin sevgiler cok

  13. Anne bloglarını okumaya birkaç ay önce başladım ve şu sıralar bu okumalarım tavan yapmış durumda. (sanırım anne olma istediğim de öyle) 27 yaşında 1 senelik evli olduğum ve de konut kredisi ödememiz devam ettiği için bebek olayını 2-3 sene sonra planlıyorum. Ancak sanki içimde iki insan varmış gibi bir tarafım şu an çocuk sahibi olmak istiyor, öbür tarafım hayır İstanbul’da bebek yapmak kolay mı bakıcı parası, çocuğun masrafları çok zorlanırsınız diyor. Aslında benim kafama takılan kendi yeğenlerimden de bilgi sahibi olduğum fiziksel yorgunluktan ziyade çocuğuma iyi bir gelecek hazırlama çabası. . Tam gün çalışan annenin ailesi de farklı şehirde ikamet ediyorsa çocuğun bakımı, oyun ihtiyacının giderilmesi vb gibi tüm konular ayrı bir masraf. Bununla birlikte tabi ona yeteri kadar zaman ayırabilecek miyim kaygısı da var. Bu zamanda anne olmanın en büyük zorluklarından biri de bu galiba, çocuk yapmayı çok istesek bile maddi yükümlülükler eskisine göre daha fazla

  14. Bu yaşıma kadar bissürü mutluluk yaşadım üniversiteyi kazandım deli gibi aşık oldum o adamla evlendim işe girdim hep çok şanslı olduğumu düşündüm sonra hamile kaldım anne olmaya hiç hazır olmadığımı düşündüğüm dahası eşiminde baba olmak istemediğini düşündüğüm bir zamanda (eşim aksini sölesede inanmadım) öle herkesin anlattığı gibi mutluluktan ağlamadım yani 3 ay sonra falan alıştım bu fikre içimde bizden bişi vardı ve bu çok özel olmalı diye avuttum kendimi hep.Sonra onu kucağıma aldığım an daha önce hiç mutluluk yaşamamışım dedim bu yaşanan herşeyden başkaymış hergün büyüyen bi aşk bu, onun verdiği haz başka şeylere benzemiyo uykusuz geceler ek mama dönemi eet ikinci çocuk fikrinden uzaklaştırıyo beni ama onun sabah uykudan uyanmış saçı başı dağınık hali annecim demesi tüm uykulara değer şimdi suçluluk bile duyuyorum ben sana hamile kalınca nasıl ağladım bebeğim diye…

  15. evet çocuk sahibi olmak çok zor bir şey; sabahın 4ünde emmek için uyanan 7 aylık kızım emmesi bittikten sonra yatağa koyuyorum ve anınfa çığllık alıyorum yeniden emziriyorum uyuyor tam kalkıyorum uyanıyor ve yine meme arıyor 3, 4 artık emerken uyuması için yalvar yakar olan kolları tutmayan gözlerininörtülerini açık tutamayan ben. isyan editorum sabahın altısına kadar . sonra 7 ye kadarda her ııııığlamasında uyanıp ağlayacakmı yoksa uykusuna devammı edecek diye beklemek uykuya dalamamk. babasınınısrarıyla mamayı veripbenimde uykumu kaçırdıktan sonra 9 a kadar uyması. sonrada aa demekki çocuk açmışş denmesi iananın açlıkla ilgisi yok bu aralar kızım gece beni uytmuyor neden sede 8den sonra uyyorr bu durum beni deli ediyor.
    ama birde dışarda orda burda ayyyyyyyyyy nekadar tatlı diyerek onu sevmek için can atan teyzeler amcalar ablalar ne kadar güzel bir bebek derken benimde koltuklarım kabarmıyor zevkten gururdan dört köşe olmuyor değiliim.

  16. “ileride-çocuk-sahibi-olmayı-düşünen-kişi” demişsin ya, hah işte o benim 🙂
    Çocuğun sorumluluğunun ne kadar büyük olduğunu biliyorum, hayatımın şimdiki gibi rahat olmayacağını biliyorum ama bütün zorluklara rağmen de bunun dünyalara bedel bir duygu olduğunu siz annelerden duyuyor, görüyorum. Aylardır hamilelik test sonucumun pozitif çıkması için de dualar ediyorum. Herkesin evladının sağlıklı ve mutlu olmasını diliyorum.
    Sevgiler,
    Gökçe

  17. Başından sıkıntılı bir evlilik geçmiş bekar bir anne olarak söyleyebilirim ki; hayatımda çok pişmanlıklarım oldu, en başında da oğlumun babası ile evliliğimizin devam etmemesi gelir. Çok zor zamanlarım oldu ama asla, asla çocuğumun olmuş olması bende pişmanlık yaratmadı. 23 yaşında anne oldum, oğluma bakmak için mesleğimi, yaşadığım şehri ve tanıdığım herkesi bıraktım ama asla keşke bu kadar erken anne olmasaydım veya keşke o adamdan çocuğum olmasaydı demedim. Zor, Blogcuanne’nin dediği gibi, gerçekten de çok zor ve bazı günler isyan edeceğiniz dakikalar olacaktır, ama onlar sadece dakikalar olacaktır. Günün sonunda ortalık dağınık, siz yorgun ama çocuğunuz huzur içinde yatağında uyurken; onun dışındaki dünya da ne olursa olsun, dünyanın en mutlu insanı olacaksınız.
    Boşanmış eski bir arkadaşımın kızı için söylediği aklıma geldi: “Onca şey oldu ama kızım olduğu için çok şanslıyım”. Bu çocuk yapmak isteyip de emin olamayanlara eminimki birşeyler anlatıyordur.
    Teşekkürler Blogcuanne. Çok keyifli bir yazıydı.

  18. Hislerime tam olarak “ne eksik ne de fazla” tercüman olmuşsunuz.. En sevdiğim anne-bebek blogu burası 🙂

  19. Mmm enfes bir yazı olmuş Elif hanım, bunun üzerine kendi adıma söyleyebileceğim tek şey; tadından yenmez 1 yıl daha beklenir ve edinilen her bilgi güzelce bir demlenir, “tam zamanı” hissi olgunlaştığı anda hayata geçirilir. Çok teşekkürler 😉 …

  20. Ben de cocuk cok zor, istemem derdim ama şimdi acaba ikinci de olmalı mı diyorum, annecim demesi, boynuma sarılması, işten gelince yanaklarımı sevmesi, ona hikaye okurken durup dururken beni öpmesi herşeye değer:)

  21. kuzenim iğne ile kuyu kazmak der çocuk büyütme olayına.. ben de dün ilk hastalığımızı yaşarken hak vermeye başlıyorum bu söylediğine…
    ama öte taraftan tereddütlü olan kişilere çocuk yapma konusunda cesaret vermek lazım bence… ben hamileyken herkes dur daha bunlar iyi günlerin bir doğsun sen göreceksin filan diyip duruyordu, sinir oluyordum. Bu devirde çocuk yapmak için kendinizi ve eşiniz karar vermeniz yeterli değil de bir de sağda solda konuşanları ikna etmeniz gerekiyormuş gibi bir durum yaratılıyor… Teyzeler daha önce anne olanlar sıkıştırıyor hem sen işteyken kim bakacak, uykusuz kalınca ne yapacaksın vs vs…4 İnsanları cesaretlendirmek gerek o anlamda güzel bir noktaya değinmişsiniz gerçekten eminim bir sürü kişiye moral+cesaret olacaktır..

  22. 2. çocuğu yapmaktan korkanlara:
    İlk çocuk hiç bilmediğiniz bir şehirde elinizdeki tanıma göre bir adres bulmaya benziyor. İkinci çocuk ise aynı adresi ikinci kez bulmanıza. Evet bütün sorular bildiğiniz yerden çıkıyor. Hiçbir şey yeni, korkunç, zor değil 🙂 İnsan sadece ilk çocuğunu büyütmeye “çalışıyor”, ikinci kendiliğinden büyüyor. Yapın yani. (3,5 yaş ve 5 aylık iki kızın annnesi)

  23. Korkunun ecele faydası yok…

  24. Suna Hatun Incoglu

    10 dakika oldu tanisali Elif hanim,elinize yüreginize saglik.Ne güzel ifade etmissiniz duygularimizi…24 aylik 1. kizim ve kazayla ( iyiki olmus dedim sonra 🙂 hamile kaldigim 7 aylik 2. kizimla hayati anlamaya basladim,yasadigimi anladim…yasama sevincim,hergün mutlu uyanma sebebim,herseyim bunlar.Yorulan yipranan oldugum halde kendimi suclayip yetersiz görme duygusu beni en cok üzen.Ama zamanla o da gececek diger duygular gibi,hamilelik dönemim cok zor benim,kan pihtilasmasi oluyor ve sürekli igne yapmam gerekiyor,sezeryanda mecburi,bunu söyleme sebebim : inanin hamileligim cok sorunlu olmasa 3. cocugu bile düsünebilirdim.Artik Allah olmayanlara nasip etsin 2 tane yeter diyorum

    isvicre den tüm annelere,anne adaylarina sevgi ve selamlarimi yolluyorum

  25. Çocuk bana göremi bilmiyorum . Çok istiyorum bi okadarda çok korkuyorum. Sorumluluk sürekli hareket durumu beni panikletiyo. 24 yasındayım ve 1 bucuk senelık evlıyım.Eşim ise benden 10 yaş büyük. Eşim için endişeleniyorum cok geç baba olmasını ıstemıyorum. Ama ben hazırmıyım Bi türlü bilemiyorum.. Gece yatmadan önce keşke çocuğum olsa düşüncesiyle uyuyorum saba 10 larda 11 lerde uyanıcna iyikide çocuğum diyorum… NAsıl bı karar aşamasıdır bu yarabbim…

  26. Ben çocuk sahibi olmaktan korkan ancak bir o kadarda istediğini düşünen, ama buna da kuşkuyla bakan biriyim.37 yaşındayım ve eşim benden oldukça büyük.1.5 yıllık evliyim.ilk bebeğim için şu sıralar tüp bebek merkezine gitmeye kararverme aşamasına geldik.Bebeğim doğunca bana yardımcı oacak kimsem yok.Çalışan anne olacağım.Belli sağlık sorunlarım nedeniyle 2 defa ameliyat geçirdim ve kendimi yorgun hissediyorum.Sanırım travmayı atlatamadım.Uykusuzluk hayatta en sevmediğim şey.Dayanamıyorum.Kedim var.Kedimle beraber bebeğim olursa birlikte büyüyecekler mecburen.Korkularımla başa çıkıp ilerde hiç çocuk sahibi olmama ve pişmanlık duygusunu yaşamak istemiyorum.Yorumlarınızı okudum.Endişelerim hafiflemedi.Keşke çalışmak zorunda olmayan ve bebeğiyle evinde kalabilecek bir anne olsaydım.Ama çalışmak zorunda olan, kendini yorgun hisseden bir kadınım.

  27. Anne olmak zor birşey değil; fakat iyi bir anne olmak çok zor birşey..

  28. cok guzel yazmışsın elif ben evlenelı 2 sene oldu ama henuz annedeğilim
    düşüncelerım cok guzel aktarmışın
    anne olmak cok farklı bişey
    insallah bende anne olucam

  29. Bütün annelere saygı duyuyorum ama biraz da korkmadan zor bir kararın arkasında duranlardan bahsetmek istiyorum.
    İlk eşimle boşandık çünkü 2.yıldan sonra çocuk diye tutturdu.Saygı duymasını istedim,çocuk istemediğimi belirttim.Baba olmanın en doğal hakkı olduğunu savundu ve doğum kontrol haplarımı sakladığını görünce daha fazla tahammül edemeyip kendisinden boşandım,iyi ki boşanmışım.
    Biz ikinci eşimle uzun zamandır evliyiz ve çocuk yapmamaya karar verdik iyi ki de yapmamışız çünkü bir çocuk fikri bile beni mutlu etmiyor.Sebeplerim şöyle;
    -Uykusuzluğun fikri bile beni yıpratıyor,işim dışında bir şey için uykusuz kalmak beni sinirlendiriyor.
    -Fazlasıyla öfkeli ve kontrolcü bir insanım,küçük bir çocuğa bağırmaktan çekinmiyorum.
    -Hastane,mama,giysi,önlük,kırtasiye,üniversite,kitap defter,harçlık,ayakkabı,çanta ve daha bitmek bilmeyen korkunç bir masraf.
    -Benim sorumluluğumdaki birinin benimle inatlaşması veya itiraz etmesi çileden çıkarır beni.
    -Bitmek bilmez sorunlarından birine bile çözüm bulamamak beni çok üzer.
    -Çocuklu tatiller bir eziyet,her gittiğiniz yerde ağlayıp tutturuyorlar.
    -Çocuk kitapları ve programlarına tahammülüm yok,bir de onları sürekli açık tutmak çok kötü.
    -Veli toplantısı,ergenlik sorunları,sınav stresleri,hamileliğin kusması yorgunluğu ve bin türlü hezimeti.
    Bunlar sadece aklıma gelenler.Lakin gelin görün ki öğrencilerime ve arkadaşlarımın çocuklarına bayılıyorum.Anladım ki benim olmadıkları sürece çocukları seviyorum.
    (NOT: Abimin çocuklardan toptan nefret etmesi ve yapmaya yanaşmaması ailedekileri çok üzdü,tam bir trajedi 🙂 )
    Uzun oldu,okuduğunuz için sağolun.Sadece paylaşmak istedim yetişkin bir kadın olarak.Sadece eşiniz istediği için yapmayın,işinizi ne zorluklarla elde ettiğinizi ve eğitiminize harcadığınız emeği düşünün. Sadece üniversite diplomamla elde ettiğim işimden ayrılma ihtimali aklıma geldikçe öfkeleniyorum. Hoşçakalın 🙂