17 Yorum

Sonu düşünerek başlamak

Malum, üç haftadır çocuklarla dip dibeyiz. Hal böyle olunca, evdeki ses düzeyi de oldukça yükseliyor. Maalesef sadece çocuklarınkinden bahsetmiyorum. Yeri geliyor, ben de Kaynanalar dizisindeki Tijen’den geri kalmıyorum.

Böyle zamanlarda ne yapıyoruz? Hemen başucu kitabımız haline gelen ScreamFree Parenting kitabına dalıyoruz.

Çok ilginç bir bölümü var bu kitabın: Sonu düşünerek başlamak. Yazar, okura diyor ki:

Size bir çalışma yaptıracağım. Çocuklarınızın ilerine nasıl yetişkinler olmalarını ve onlarla nasıl bir ilişki içerisinde olmayı istediğinizi gözünüzde canlandırmanızı  istiyorum. Böylelikle kendinizi [ebeveyn olarak] hangi alanlarda geliştirmeniz gerektiğini göreceksiniz

Bundan sonra okurun evin sessiz bir köşesine çekilmesini istiyor. Çocuklardan, televizyondan, şundan bundan uzak bir köşeye. Ve diyor ki:

En küçük çocuğunuzun 25 yaşında olduğunu gözünüzün önüne getirin. Hangi yıldasınız? Diğer çocuklarınız kaç yaşındalar? Bu durumda siz kaç yaşında oluyorsunuz? Bütün bunları hesapladıktan sonra iyice yaratıcı olmaya başlayın. Aşağıdaki soruları her bir çocuğunuz için cevaplayın:

  • Çocuklarınız evli mi? Ne kadar zamandır?
  • Evlilikleri nasıl gidiyor?
  • Çocukları var mı? Ebeveyn olarak nasıllar?
  • Üniversiteden mezun oldular mı? Master yaptılar mı? Hangi konu üzerinde çalıştılar? Ne iş yapıyorlar?
  • Ne kadar para kazanıyorlar? Kurumsal bir şirkette mi çalışıyorlar, yoksa girişimciler mi?

Aşağıdaki sorular çok önemli:

  • Kişilikleri nasıl?
  • Arkadaşları ve eşleri onlar için neler diyor? Ya iş arkadaşları? Patronları?
  • Kendi kendilerine yeten insanlar oldular mı? Karar alma mekanizmalarını nasıl işletiyorlar?
  • Fiziksel olarak sağlam ve aktifler mi? Kendilerine iyi bakıyorlar mı?
  • Değer yargıları nasıl? Topluma nasıl katkıda bulunuyorlar?
  • Yalnız kaldıklarında zamanlarını nasıl değerlendiriyorlar?
  • İnanç sistemleri nasıl? Bu sistemleri dünya görüşlerini nasıl şekillendiriyor?

Şimdi, o zaman sizin kaç yaşınızda olduğunuzu düşünerek aşağıdaki soruları yanıtlayın:

  • Evli misiniz? Evliliğinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
  • Sağlıklı mısınız? Kendinize iyi bakıyor musunuz?
  • Nerede yaşıyorsunuz? Hala çalışıyor musunuz yoksa emekli oldunuz mu? Günlerinizi nasıl geçiriyorsunuz?
  • Gelişiminizi nasıl değerlendirirsiniz?

Şimdi de çocuklarınızla olan ilişkinizi gözünüzün önüne getirin:

  • Çocuklarınızı ne sıklıkta görüyorsunuz? Onlarla nasıl bir ilişkiniz var? Yakın mısınız, uzak mı?  Didişiyor musunuz? Dip dibe misiniz?
  • Çocuklarınızla birbirinize bireyler olarak karşılıklı ne kadar saygı duyuyorsunuz? Çocuklarınızdan birinin büyümesini hala bekliyor musunuz?
  • Kendinizi bir büyükanne/büyükbaba olarak nasıl değerlendirirsiniz?
  • Çocuklarınız sizin başarı ve olgunluğunuzdan ilham alıyorlar mı? Sizinle ilgili eşleriyle, arkadaşlarıyla, çocuklarıyla nasıl konuşuyorlar?

Tebrikler. Yukarıdaki soruları ne kadar ayrıntıyla yanıtlamış olursanız olun, kendinizle gurur duymalısınız. Neden? Çünkü her ne kadar gelecekle ilgili hayal kurarsak kuralım, hiçbirimiz oturup da gerçekten ileriyi düşünmeyiz. Gelecekle ilgili planlar yaparken bu tür ayrıntılara girmek istemeyiz genelde. Dolayısıyla da çok yüzeysel kalır planlarımız. Ancak bu ayrıntılardır aslında gerçekleşmesini kalpten istediğimiz.

İşte şimdi siz bunu yaptınız. Yukarıdaki soruları yanıtlayarak, en azından düşünerek, çocuğunuzun gelecekteki yetişkinliğini gözünüzde canlandırmış oldunuz. Zaten ebeveynlik de bir yetişkin daha yaratmaktan ibarettir.

diyor yazar Hal Edward Runkel.

Ben bu soruları yazarın bahsettiği gibi sessiz bir köşeye çekilip de yanıtlamadım -henüz. Ancak okumuş olmak bile bir yerlerde bir şeyleri tetikledi sanki. Düşünmeye sevk etti diyeyim.

Size de tavsiyem, bu yazının bir çıktısını alıp, fırsat bulduğunuz bir zamanda bu soruları kendinize bir sormanız. Hiçbir şey olmasa bile gelecekle ilgili beklentileriniz hakkında fikir ediniyorsunuz. İyi oluyor.

17 yorum

  1. Gunaydin!Elif kitabi buralarda nerde bulabiliriz bak simdi yine hemen cikip kitabi bulma durtusu belirdi oysa evde temizlik var ben annem usul bu sefer basindaduruyorum neyse artik yoksa amazon sagolsun bu arada safak kac elif aydanin gelmesi yani benimkide 13 ekimde gidecek 12 gun daha simdiden kafamda organize olmaya basladim .isi birakip tam zamanli anne olanlarla ilgiliyim sitede bulamadim yanlis yerlere mi baktim acaba?bilgi verirsen cook sevinirim sevgiler ankaradan

  2. Ben düşündüm de keske eger böyle olmasını istiyorsanız o zaman bugün böyle böyle yapın deseydi :)) Tam bir kolaya kacmacılık oldu ama kitapta bunu yazıyor mu? Mesela yemek yemediğinde sinirlenmeyin, cünkü bu xxxxx gibi 🙂

    • çağla ile çiğdem

      ilahi neslihan 🙂

    • Neslihan, katildigim bir seminerden tam da senin dedigin gibi seyler anlatmislardi. Once su anda cocugunun nasil oldugunu (davranis ve kisilik olarak, bagimsiz hareket etmek istiyor, soz dinlemiyor gibi) liste halinde cikariyorsun, sonra da nasil olmasini istedigini listeliyorsun (soyleneni yapsin, kurallara uysun gibi). Sonra da 25 yil sonraki halini hayal ediyorsun, ve bu iki listeden hangisine daha cok benzeyen bir cocugun olsun istersin diye soruyorsun kendine… Guzel bir alistirma, tavsiye ederim… Cocugun bazi davranis ozellikleri simdi bizi cok zorlasa da yetiskin oldugu zaman baskilanmis ve bagimli bir insan olmasini istemiyorsak bazi yonlerini fazla torpulemememiz gerektigini hatirlatiyor…

    • Diyor olabilir, onu ilerleyen sayfalarda göreceğiz 🙂

  3. Süper bir yazı/tavsiye, hemen kitabı edinmek istiyorum. Sagolasin.

  4. Ben benzer bir kitaptan 5 ve 10 sene sonrasi egzersizlerini yapmistim bir ara ama 25 sene otesine gitmemistim vallahi. Hele de cocuklar ne yapar, nasil olurlar kismini isin icine katmamistim. Cok enteresan, oturup yapmak lazim.

  5. Hemmen paylaştım fbook’tan, okunası (hem yazı hem kitap). Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı’nda vardır Sonunu Düşünerek İşe Başlamak ya, çok severim ben o alışkanlığı…zaman zaman ben de Deniz’in (2,5) gelecekteki halini düşünürüm ama hiç bu detayda bakmamıştım.
    Bir de kuzenimin 3. sınıftaki oğluna (Moda’da bir devlet ilkokulu’nda) “10 yıl sonraki kendinize bir mektup yazın” egzersizi yaptırmışlardı, az büyük çocuğu olanlar onu da yaptırabilirler.

  6. Merhaba Elif hanım…
    Benim size sormak istediğim bir soru var.Benim 2 temmuz 2010 doğumlu bir kızım var.Çok hareketli ve evdeki bütün çekmeceleri,dolapları,ulaşabildiği her şeyi yere boşaltıyor.Ben şimdiye kadar hiç sınırlandırmadım sadece ulaşabileceği yerlerde tehlikeli bir şey bırakmadım.Ama her gün 20 defa çekmeceleri yerleştirmekten yoruldum.
    Artık düzeltmeden içine tıkıyorum ama yine de zorlanıyorum.Mecburen bazı çekmeceleri bağladım açamasın diye.Belli bir derece sınırlandırmış oldum kendi çapımda.Size sormak istediğim yani dağıtmamasını nasıl öğretebilirim yada neler yapabilirim.Hiç yapma etme demekten anlamıyor.Tavsiyelerinizi merakla bekliyorum. Not:Biliyorum henüz küçük ama yine de yapılması gerekenler vardır sanırım şu an veya ilerisi için.Şimdiden teşekkürler…sevgiler…

    • çağla ile çiğdem

      Aynı durumları yaşıyoruz. kızım nisan 2010 doğumlu ve acaip hareketli. heryer darmadağın. heryeri kitledim açmasın diye çünkü hiç açılmayacak yerler bulup açıyor ve muhakkak eline hiç almaması gereken birşeyi ağzına götürürken yetişiyorum. çok tehlikeli. hep rüyalarıma giriyor, ya zarar verirse kendine diye. Orta sehpamı kaldırdım, üzerine çıkıyor. televizyonu ileri ittim iyice, absürd bir şekilde duruyor, ellemesin, ittirmesin üzerine düşürmesin diye. sandalyelere çıkmaya çalışıyor. koltukların tepesinde geziyor, tablolara değmeye çalışıyor, aynalara bakıp elleyip,altına bakmaya çalışıyor ne var diye. Nasıl yapacağım da ona bazı şeyleri öğreteceğim bilmiyorum. Bazen geç kaldığımı ve artık öğretemeyeceğimi düşünüyorum. Çok şirin bişey, hiç kızamıyorum 🙂

    • Sevgili Odabiranne,

      Minik kizin yasinin geregi olarak etrafi kesfetmeye ve tanimaya calisiyor kendince. Yasinin geregi bu ve cok normal. Su anda etrafi dagitmamasini ya da dagittiktan sonra kendi kendine toplamasini ogretmek icin biraz erken cunku daha o baglantiyi yaslari geregi yapamiyorlar. Sadece etrafi, kendilerince dunyayi kesfediyorlar. Benim oglumda o yaslarda oyle idi. Ben mutfagin alt bolumundeki dolaplarda hic birsey bulundurmamistim mesela (birkac plastik zararsiz kap kacak disinda). Mutfak dolaplarinin kapisini devamli olarak acip icine bakip, dolap kapaklarini acip kapatiyordu. Bir de o plastik kaplarla oynuyordu. Girmesini istemedigim yerlerin kapilarini kapali tutuyordum. Elektrik prizlerine koruyucu takmistik vs. vs. Eger yapmasini istemedigim herhangi birsey olursa da dikkatini baska bir seyle dagitip ona oyun olusturuyordum, hemen geliyordu. Etrafi toparlama olayini 2 yasa dogru yavas yavas oyun gibi ogretmeye baslayabilirsin ama hemen sonuc bekleme sakin :). Etrafin cok dagildigini dusundugun zamanlarda ”Hadi gel beraber toplamaca oynayalim, oyuncak sepetine kim daha fazla oyuncak atacak bakalim” deyip bir yandan onu kosturup bir yandan kendin kosup oyuncak sepetine ”basket” atmaya calisabilirsiniz birlikte. Ben oyle yapiyorum :). Cocuklar boylelikle hem egleniyor hem de yavas yavas ogreniyor.

      Evinin duzeni asla cocuksuz donemdeki gibi olamayacaktir. Ben oyle bir beklenti icinde degilim o yuzden icim daha rahat :). Elif’in o konulardaki yazilarini okumani tavsiye ederim :). Bazen oldugu gibi birakiyorum, oyuncaklarin uzerinden atlayip yuruyorumevin icinde… Bir gun bir bakmissin ki buyuyup gitmisler….Insan o daginikligi bile ozler…

      Sevgiler

    • Benim yazmak istediklerimi Gemini aynen yazmış. Sınır koymak istemekte haklısınız, ancak şu anda o sınırın ne için konduğunu anlamayacaktır. Dolayısıyla bir yandan onu tatmin edecek, ama sizi de mutlu edecek tercihler yapmaya çalışın, birkaç çekmeceyi ona tahsis etmek gibi. Bırakın açsın, kapatsın, içine koysun, çıkarsın. Bir süreliğine o çekmecelerin olduğunu unutun, ona göre yenileyin düzeninizi. Ben mutfakta öyle yaptım — başka şansım yoktu.

  7. Guzel bir yazi olmus, elinize saglik. Uzerinde dusunup yazmak gerek. Cocuklar buyumeden 🙂

  8. Odabiranneye yorum:

    Benim kizim ne zaman mutfak dolaplarini actiysa, hadi kapa bakalim dedim. O kapatti ben afferin dedim ya da alkisladim. Uzunca bir sure bu boyle devam etti, hala da devam ediyor, kizim 16 aylik. Arada bir icindekileri aliyor eline, hadi koy onu yerine ve kapat cekmeceyi diyorum. Tutarlilik anahtar bence. Surekli ayni seyi soyleyince ogreniyorlar. Benim gozum hep uzerinde mutfaktayken. Hic bir dolabi kitlemedik, esyalarin yerini degistirmedik. Oturma odamiz tamamen bebege guvenli durumda. Yorulursam orada oynuyoruz. Esyalara kicip inmesine hic mudahale etmedim, sadece dikkat et, dusme, tutun Ilayda disersin bak seklinde konusmalar disinda. Her yere cikip iniyor. Her seyin tehlikesini kucuk capli dusmelerle ogrendi. Ve benim uyarilarima guvenmeyi de. Tutun dedim mi tutunuyor. Cekmece dagitmasina falan hic izin vermiyorum. Bir seyi alip yerinin haricinde bir yere biraktigi an, O-ooo diyorum, hadi onu yerine gotur. O-oooo ilgisini cekiyor, sonrada bazen kolaylikla bazen daha zor yerine goturuyor. Ama sabirla bekliyorum alip yerine koymasini ve alana kadar gerekirse sarilarak olay yerini terketmesine izin vermiyorum. Zorbalikla degil ama guzel bir sekilde sarilip yine O-oooo onu orda birakmiyoruz kizim yerine koyuyoruz, hadi koy sonra gidip oynayacagiz seklinde. Tutarlilik, her zaman ayni seyi yapmak, ogretiyor onlara kucuk de olsalar. Bir tek oturma odamizda oyuncaklarini yaymasina izin veriyorum. Bazen birlikte topluyoruz, ama bir cok gun vardir ki yorgunluktan daginik biraktigimiz oluyor. Keske onu da yapabilsek ama napalim enerjimizin yettigi yere kadar 🙂

    Tavsiyem dogruyu yanlisi soylemek daha en basindan baslayarak. Bebekken bile a bak dagitmiyoruz diyip sen kaldirabilirsin, o gorur ogrenir. Tutmayi ogrenince ucundan tutmasini istersin, oyle oyle ogrenir her seyi. Pes etmeden, sakince, guzellikle. Ilayda yardim etmeyi cok seviyor.

    Benim dusuncem boyle. Insallah faydasi olur.

    Mutlu bir hafta sonu dilegiyle!

  9. Kesinlikle! Ben daha ortada fol bile yokken düsünmeye baslayanlardanim..