58 Yorum

Beyaz yalan – doğru mu, yanlış mı?

Bazen anne-babalar olarak çocuklarımızı üzmemek adına  beyaz yalanlar söylüyoruz. Ancak bir yandan da bu beyaz yalanların doğruluğundan emin olamayabiliyoruz.

Blogcu Anne takipçilerinden Çiğdem, son günlerde yaşadığı bir olayı şöyle anlatıyor:

İlk kez çaresiz hissettim kendimi ya da verecek doğru cevap neydi bilemedim.

Her şey bir anda gelişti. Karşıyaka’ya geçmek için vapura bindik. Hem trafikten kısa süre de olsa kopmak ve en önemlisi (28 aylık) Eylül Naz’ın denizi ve vapur sevdası için.

Denizi, vapurun ve rüzgârın oluşturduğu dalgaları seyretmek, geçen gemilere ve vapurlara bakmak için vapurun kenarına gidip seyretmeye başladık. Her şey çok güzeldi, martılar uçuyor etrafımızda, hafif bir esinti, Eylül Naz gayet mutlu.

Yaşı gereği bebekle oyun oynamak çok sık yaptığı bir şey de değil. Ta ki taklit etme, rol yapma ve hayal gücünü kullanmaya başlayana kadar. Karnını doyurmak, altını değiştirmek, uyutmak, pusetiyle dolaştırmak,onunla konuşmak,ona şarkı söylemek. Böylece bebek bizimle gezmelere gelmeye, Eylül Naz’la birlikte yuvaya gitmeye başladı. Ama hala bir düşkünlüğü, bağlılığı yoktu ona karşı.

Neyse ben vapura döneyim tekrar. Kucağındaki bebeğe anlatmaya başlamıştı gördüklerini.

Birden bebeği elinden kaydı, yakalayamadık ve denize düştü. Üçümüz de kısa bir şok geçirdik, Ersoy ve ben panik olduk. Ve şaşkındık açıkçası.

Eylül ağlamaya başladı “Bebeğim gitti, elimden düştü” diye. Yüzündeki ifade ise kendini suçlar tarzındaydı ve alıp getirmemizi istiyordu. O anda ağzımdan “Şimdi denize girip alamayız, vapurdan inince baban kuşlara söylesin alıp evimize götürsünler” çıkıverdi.

İnandı, birkaç kez denize bakıp “Anne bebeğim” dese de verdiğim fikir kafasına yattı gibiydi. Hatta bebeğinin, karşıdan geçen vapura binebileceğini bile söyledi.

Tamam, o anı kurtarmıştım ama sonrasında ne yapacaktık, nasıl bir yol izleyecektik bilmiyorduk. Ersoy “Keşke doğruyu söyleseydik” dedi. Ama bu olayın kızımın içinde nasıl bir tahribat yapacağını bilmiyordum ki. Yalan söyledim evet ama nedeni sadece o anı kurtarmak için değildi.

Bilmiyorum belki de doğru olan doğruyu söylemek olacaktı. Ama yapamadım, içim el vermedi.

Sonrasında bu konu bir daha açılmadı, aklına gelir mi bilmiyorum!

Gelirse ne yaparız, onu da bilmiyorum.

Şimdilik aklımdan geçen, aynısı olmasa da ona benzeyen diğer bebeğiyle oynamasını sağlamak.

Bu olayın ertesi günü Eylül Naz babasına “Kuşlar bebeğimi getirdi mi?” diye sormuş. Babası da “Unutmuşlar” diyebilmiş sadece. Ertesinde tekrar sahile indiklerinde “Anne bebek denizde, kuşlar bana getirmeyi unutmuş ama getirecekler” demiş Eylül Naz. Annesi sesini çıkaramamış.

“Ne yapacağımı bilmiyorum” diyor.

Sizce ne yapmalı? Siz olsanız ne yapardınız?

58 yorum

  1. biz de benzer bir olay yaşadık.
    Hüseyin- 2,5 yaşındayken, mayıs ayında uçakla bir seyahat yaptık ve elinden yatarken bir düşürmediği Miiki’sini inerken uçakta unuttuk.
    ben o kadar THY kayıp bürolarında arama taramama rağmen ulaşamadık.
    Hüseyin’e dedim ki aaa Hüseyin miki uçakta kaldı tüh.
    onu orda unutmuşuz. biyerde unuttuğumuz eşyaları bazen tekrar bulamayız. o yüzden onları bir dahaki sefere elimizde tutmayalım,
    sana bavul alırız küçük. sen de seyahate giderken onu içine koyarsın.
    dışarda oyuncak oynarsak onları düşürebiliriz veya kaybolabilir, o zaman tekrar oynayamayız.
    birkaç üüü müüü dedi, ağladı felan.
    keşke onu çantama koysaydık derken, ilgisini başka yere çektik unuttu.
    daha sonra, babasına mikiyi uçakta unuttuğumuzla ilgili bişeyler anlatmış. ona alacağımız bavulu anlatmış felan.
    bizdeki durum böyle oldu. benim yaklaşımım onda doğru yeri buldu da sıkıntı çekmedik çok.
    hemen yenisini yerine koymak da istemedik. kaybolan şeylerin hemen telafisi olmayacağını farketmesini istedik çünkü.
    aylar sonra, geçen gün çok güzel bir davranış yaptı, biz de ona tekrar bir miki alabileceğimiz söyledik, dükkandan kendisi seçti ve hediye aldık. çok mutlu şimdi.
    bence mutlaka ona doğruyu söyleyin onu çok acıtmayacak şekilde. bazen beklemediğiniz bir şekilde olgunluk gösterdiklerini, sizi anladıklarını göreceksiniz bence.
    Biz hep bu yoldan gittik.
    ne demişler: hata yapmamak istiyorsan sadece doğruyu söyle.
    sevgiler,
    biraz uzun oldu kusura bakmayınız.
    Ergül

  2. Allah rahmet eylesin kızım giden gelir mi?Allah verdi Allah aldı derdim
    bizede böyle demiyorlar mı birini kaybettiğimizde o kadarda takılmayın derim. hayat bu kaybedeceğinide öğrenmeli bi daha bebeğini sıkı sıkı tutar

    • Yavrucum o bebeğini sıkıca tutsaydın düşmezdi. Napalım artık o denize düştü. Alamayız. Belki oyuncakçıdan sana daha beğendiğin bir bebek alırız. derdim ben olsaydım.

      Bu saatten sonra bunu söyleyemeyeceklerine göre bence durumun aslını anlatsınlar. Denize düşmüş balıklar yemiş yada denizin içine saklanmış kuşlar bulamamış desinler. Daha yalan uzarsa dallanır budaklanır.

    • @terspabuclar ,2 yaşındaki çocuğa bu şekilde anlatmam yada açıkla yapabilmem için bu kavramların tamamını ona anlatmış onunda özümsemiş olması gerekmez mi?

      • çocuklar bence bizden daha gerçekci özellikle ölüm konusunda olayı trajik ve içinden çıkılmaz boyuta getiren birazda biziz.Ölümü anlatmış özümsemiş olması gerekmez mi demişin bundan iyi fırsat çıkmaz karşınıza düştü ve öldü işte…
        (ben 30 yaşıma gelirken hala özümseyemedim ölümü ama hala bu lafları duyuyorum gitti giden gibi)
        bebeğin aynısından alsan diyen arkadaşlara diyeceğim sen tıpkısının aynısını al o bebeğin ver kızına onun o bebek olduğunu anlamayacak çocuğuda getirin bana.imkansızzz yemiş gibi yapar belki ama asla ama asla yemezler.Bekarken söleseler çocuk ne bilsin derdim ama anne olduktan sonra ürktüm ben bu çocukların zekalarından

        • çocukların bu dikkat konusundaki üstün zekalarına hiç ama hiç lafım yok,haklısın 🙂

        • ben anlayamadım..ölen bişey yok ki neden cocugun kafasına ölüm sokuluyor durup duruken..? bebek denize düşüyor düştüğü söylenebilir evet ki ben olsam herhalde çiğdemin yaptığını yapardım.. ölüm olsa ortada hadi anlatılsın. durup dururken??

          • bu bebek yemek yiyen uyutulan çişi gelince yapan bi yaratık değil mi(hayal dünyasında olsa bile)o zaman denize düşüncede ölmez mi.
            bu kadar duygusal olupta bu kadar hayal dünyasının dışında bakmamızda pek garip geliyor madem cansız bebek ölüm yok denize düşmesininde kıymeti yokdenmez miydi.nasıl olsa yenisi 3-5 liraya alınırdı bu kadar drama niye yapılsın ki

            • fikrinize saygı duyuyorum sizin düşüncenizdir.. ama katılmıyor. zorda kalmadıkça bu yaştaki bakın bu yaştaki diyorum bir çocuğa ölümü bu şekilde anlatmaktan yana değilim. siz çocuğa bebeğin öldü denize düşürdün sen katilsin diyorsunuz o zaman:) kim öldürdü ben öldürdüm çocuğun ölümle tanışması bu şekilde olmamalı..

              • çok tatlısın özge hiç bu açıdan bakmamıştım katil muhabbeti fena oldu:)

                bigün evde aldığım hamsileri suya koymuştum bak oğlum ne tatlılar falan sevdik okşadık,öptü kokladı oğluşum 2 yaşında yoktu o zaman bu arada içimdende dedim yaw ben pişircem şimdi bunları çocuğun sevip kokladığı hayvanı ne eder ne düşünür diye hayıflanırken babası içeri götürdü kafalarını koparıp temizlediğimi görmesin diye aradan 20 dk geçmedi benimki kapıya geldi anne piştimi balık yiycem diye(o güne kadar balığın temizleme öncesini görmemişti)
                normaldede pek duygusal sayılmam ama çocuğumada o olaydan sonra neyse öyle anlatıyorum.

                • ne bileyim:) bana garip geldi fikrimi de yazdım:) ama dediğim gibi size de saygı duruyorum tabiki.. herkesin doğrusu yöntemleri farklı çocuklarında..

                  • aynen o yüzden hepimiz parmak izlerimiz gibi bambaşkayız.o yüzden tek doğru yok en doğru olan annenin evladını tanıması ve ona göre davranması.

  3. Bebegini alamayiz cunku denize girmemiz imkansiz deniz su anda soguk ve tehlikeli ama istersen sana yeni bir bebek alabiliriz derdim

  4. O anda ne söyleyecegimi bilemiyorum, kızımın tepkisine göre şekillenirdi, dogruyu söylemek çabası içinde olurum genelde bunun gibi durumlarda ama madem ki böyle bir beyaz yalan söylenmiş, yalancı çıkmamak adına bebegin benzeri bulunup alınabilir. Kıyafeti degişik falan derse de ıslandıgı için kıyafetini degiştirdik denebilir.

  5. Birde artik durumu kurtarmaya calismak yersiz olur bence madem yalan soylendi gidip ayni bebekten alinip verilmeli kuslar bulamamis ama ben sana aynisini aldim denilebilir zaten o an bebege odaklanacagindan ikus mevzusunu umursayacagini sanmiyorum

  6. kuşlara sorduk denize düşen bebekleri almıyormuş denilebilir..onun yerine berebar oyuncakçıya gidelim ister denize düşürdüğün bebeğin aynısından, istersen de daha farklı bir bebek alalım denebilir..

  7. Bence yeni bebek gelsin.
    Olüm ü kaldıramıyor çocuklar.
    Benimki bana sen ölmeyeceksin dedi bende kabul ettim. Oysa o sıra bende sorduğu için saf saf ölümü anlatıyordum ona.
    Gerçekten ölürsem o zaman yaşasın bu travmayı hazırlığı olmaz diye karar verdim bende.

    Kalın sağlıcakla.

    Yalancı anne Çiğdem

  8. Nacizane fikrim bu bir beyaz yalan degil de gerceklesmeyecek bir soz vermek gibi olmus bence. Bu tur panik durumlarinda cocuklarimizi uzmemek adina hepimizin aklina bir anda bu tur seyler gelebiliyor, bana da olmustu. Cocuklar hicbir detayi unutmuyorlar.
    Mumkunse aynisini degilse benzerini almaya calisirdim bebegin. Aradaki farki farkettiginde ise -iste o zaman bir beyaz yalan soyleyerek- elbiseleri cok islanmis yeni elbiseler aldik derdim. Bir de eger kiziniz her hangi bir oyuncagi ile ozel bir baglantisi kurmussa ornegin uzuldugunde ona sarilmak istiyorsa, uykusu geldiginde oyuncagi yaninda istiyorsa, gece onunla birlikte uyuyorsa ki benim iki cocugumun da boyle “uyku arkadasi’ var, o zaman ayni oyuncaktan iki tane bulundurmakta fayda var. kaybetme tehlikesine karsi ve eger kumas oyuncaksa biri yikandiginda digeri ile oynasin diye.

    • evet ona gerçekleşemeyecek bir şey söyledim,bizi de rahatsız eden şey buydu.

      • O panik haliyle hepimizin basina gelebilecek bir sey, uzmeyin kendinizi. Ben de yeni bebek onerdim cunku bir kere kuslar bebegini geri getirecek diye soz vermissiniz. bu asamada “kuslar bebegi bulamislar” demek mi dogru ki o zaman da beklenti icindeydi simdi duskirikligi yasayacak, yoksa -madem bir soz verdik- bebek geri mi donmeli? ikisinin arasinda karar veremedim acikcasi 🙁

  9. son okuduğum kitaba göre cevap vereyim 🙂

    “bebeğin düştüğü için çok üzgün olduğunu anlıyorum. ben de küçükken bebeğimi otobüste unuttuğumda çok üzülmüştüm.” derdim ama yeni bir bebek alma fikrini ona açmaz, kendisinin istemesini beklerdim. böylece hatıralarının olduğu bebeğini önemsemiyormuş gibi bir tavır sergilememiş olurdum. çocuklar oyuncaklara bağlanabiliyor, fazla anlam yükleyebiliyorlar.

    ama kesinlikle beyaz da olsa yalan sölemezdim. çocuğuma bugüne dek söylediğim tek yalan şimdilik ölmeyeceğimiz üzerineydi…

  10. her şey bir anda gerçekleşince,sanırım o panikle,bazen bildiğinizi de unutabiliyorsunuz 😛
    Bu tecrübe bana daha sakin olmamın ikimiz için daha iyi olacağını daha iyi sonuçlar doğuracağını gösterdi. Sonrasında düşündüğümde yaptığım yanlış olduğunu biliyordum.Evet bu saatten sonra yapmam gereken yalanın neresinden dönersem kardır hesabı yapmak 🙂

    • kesinlikle unutuluyor. ama sürekli aynı yaklaşımda olursanız bir süre sonra alışkanlık oluyor. bende alışma evresindeyim. sürekli çocuğuma çözüm üretmenin yanlış olduğu fikrine katılıyorum. çözümü kendisi bulmayı öğrenmeli.

  11. Sevgili Çiğdem,
    Annelerimiz bize de küçükken bizleri avutmak çoğu kez de susturmak:) için bir çok kereler beyaz yalanlara baş vurmuşlardır. Şu anda Türk toplumunda 30’lu ve 40’lı yaşlarını sürmekte olan insanlara baktığımda psikopat seri katiller görmüyorum. Çoğu senin kadar duyarlı, çocuğunu yetiştirirken kılı kırk yaran insanlar oluverdiler. O yüzden içini çoook ferah tut derim. Bence çok güzel bir şey yapmış kızınının üzülmesini engellemişssin. Ben de olsam aynını yapardım.

    • bilge sanki böyle bir motive edici sözlere ihtiyacım varmış gibi ,yüzüm de bir gülümseme oldu 🙂

  12. Bence …. diyoruz ama ;o an insan çocuğunun üzüntüsünü, ağlamasını hafifletmek için herşeyi söyleyebilir konumdadır.

    • Özlem,yüz ifadesini görseydin böyle bir beyaz yalana neden gerek duyduğumu anlayabilirdin.,evet dediğin gibi o ana herşeyi yapabilecek konumdaydım Ama yine de yaptığım ya da o anda bulduğum çözüm çözüm müydü peki! onu bilermedim 😛

  13. Ben o da senin gibi denizi çok seviyordu denizkızı oldu derdim. Denizkızı Ariel örneğini verirdim. Bir süre sonra da yeni bebek alırdım. “Benzer yeni bebek alırdrım” önerileri içinde İpek’in cevabına bayıldım: neden farklı kıyafet sorusuna ıslandığı için değiştirmiş cevabını verirdim demiş :))))

  14. bir eğitimci olarak cansız varlıklara küçük yaşta canlıymış gibi çocukların davranmaları normal olsa da burada bebeğin ölümle ilişkilendirilmemesi gerektiği görüşndeyim. bu sefer çocuk kendini suçlayacaktır. elimden kaydı düştü ve onu ben öldürdüm. ölüm burada nasıl akla gelen ilk fikir olabilir? düştü ve öldü sanki vapur durmadan kıyıya atlayan bir adam var ve biz anahaber bültenlerinde bunu izliyoruz. elinden kayıp ve düştü ama ölmedi. haluk yavuzerin anne baba ve çocuk üzerine kitaplarını tavsiye ederim. karikatürler ile de çok güzel anlattığı kitapları bulunmaktadır. kuşların geri getirmesi bize hayal gelebilir ama çocuğa bunu güzel bir kurguyla da aktarabilirsiniz (bir kere ağızdan çıkmış artık :)) hatta kızınızın hayal gücüne bile katkı sunabilir. hepimize kolay gelsin :)))

    • Katılıyorum. Ben de “Denize düştüğü için alamayız” der, ölümle ilişkilendirmezdim. Ama tabii bunu şu andaki serinkanlılıkla söylüyorum. Karşımda ağlıyor olsa ve ağzımdan “kuşlar getirecek” çıksa, sonrasında onu yıkmaya çalışırdım sanırım. Belki de bir “güzel” beyaz yalan daha eklerdim, balıklar bulmuş, onların olmuş, çok mutluymuş gibi…

      • Kesinlikle katılıyorum. o an karşıdaki çocuk kaç yaşında olursa olsun anneyi de babayı da şaşkına çevirebiliyor. 🙂 kuşlarla güzel bir yolculuğa çıkılabilir. her gece bir masal çıkmış olur 😀

        • Bence de olum falan cok kel alaka burda.

          Denize dustu, kuslar bulamamislar (deniz cook buyuk oldugu icin diye eklenebilir daha sorarsa). biz artik su bebekle oynayalim (ille yenisini almaya da gerek yok). “bir daha vapura binersek bebegi cantamiza koyalim yanlislikla dusmesin” denebilir, siki tutamadim diye kendini suclamasin bosuna.

  15. bence senin yaptığın çocuğuna yalan söylemek değil sadece onun hayal kırıklığına uğrayarak üzülmesini engellemeye çalışmak..
    yani bende dahil çoğu annenin yaptığı gibi..
    bi defa içgüdüsel davranıyoruz çünkü biz doğruyu bu yaşlarda onlara en mantıklı şekilde anlatıp
    onlarında bizi anlamasını sağlayacak süreci tamamlayana kadar (ki bu süreci tüm arıza ve çoğalan dallarıyla tamamlayan ebeveynin ve yine bu süreci olgunlukla atlatan çocuğun alnından öpmek isterim) geçen sürede çocuğunun ne kadar üzülüp ne derin kıyaslara gireceğini düşünüp bunu engellemeye çalıştığından senin yaptığını yapar çoğu anne..çünkü çocuk henüz çok küçük yaşta olmasına rağmen denize düşen bebeğinin geri gelmediği halde iki gün sonra balkondan düşen bebeğine helede hasarsız kavuştuysa bu durumu bile kıyasa götürüp kimbilir tahmin edemeyeceğimiz neler düşünür kendi dünyasında..
    evet uzattım ama diyeceğim şu ki; ya sürekli bir uzmandan yardım alarak adım atmalı ki buna da çocuğumuzun vakti yada olanağı yok yada çocuklara yaşı gereği kaldırabileceği şekilde basit izahlar yaparak henüz oyun çağındaki çocuğu kafasında betimleyemediği dertlere salmamalı diye düşünüyorum naçizane..

  16. Su noktadan sonra, bebegin artik baliklarla arkadas oldugunu ve bundan sonra orda kalacagini soylerdim sanirim.. Ama her zaman, her kosulda dogruyu soylemekten yanayim cocuklara. Yalanin beyazi-siyahi yok bence.. Uzulmek, yalanla muhatab olmaktan cok daha iyidir.. Cocuk bile olsalar..

  17. sinem şamlı

    5 ya da 6 yaşındaydım olayı hatırladığıma göre….babam yurt dışından ithalat yapıyordu.Bana zenci bebek getireceğine dair söz vermişti.Bebeğimin adını bile koymuştum.Arada bir soruyordum babama ne zaman gelecek diye,bekle kızım az kaldı diyordu hep.Bir gün ithalatta sıkıntı olmuş ve mallar yola çıkmışken geri dönmüş.Şimdi tabi babam bana bunun yasal prosedürlerini o yaşta anlatamayacağından bana gemi battı bebek öldü dediler.Yaşadığım trajediyi nasıl anlatayım ki günlerce ağladım.Olayı evimize gelen tüm akrabalara anlattım.Bakın şuan bile anlatabiliyorum demek ki o yaşta içime pek oturmuş bu durum.Tabi herkesin her çocuğun ve ailenin durumu algılama şekli farklıdır.Eğer çok duygusal bir çocuğunuz varsa hele de bu bebeklerle oynayan bir kız çocuğuysa ölümden bir daha bahsetmeyin derim.

  18. burcakarisahin

    Çiğdem Avbi’nin dediği gibi bebeğin artık balıklarla kaldığını ama isterse ona birlikte yeni bebek alabileceğinizi söylerdim diye düşünüyorum.

  19. 28 aylık bir çocuğa ölümü anlatmak bence anlamsız, bukez kendini suçlu hissedecek, benim yüzümden öldü,tutamadım diye kendini dahada üzecek. Kızımın oyucağına böyle birşey olsa muhtemelen üzülmemesi için butarz bir cevap verirdim bende. Oyuncağını tekrar sorduğunda balıklarla arkadaş olmuş, çok sevmiş denizi istersen sana yenisini alalım gibi bir cevap verirdim herhalde.

  20. çağla ile çiğdem

    Çok üzüldüğümü yansıtırdım önce. sonra “annecim bebeği düşürdük, keşke daha sıkı tutsaydık da kaymasaydı elimizden, ama bazı şeyler istediğimiz şekilde olmayabiliyor. Yapacak bişey olmayabiliyor kızım, denize girmemiz ve bebeğini getirmemiz imkansız. Çünkü burası denize girmek için tehlikeli bir yer. İstersen sana ona benzeyen bir bebek alabiliriz. üzülme olur mu annecim. derdim sanıyorum.

  21. Ölümü anlatmak için çok erken olduğunu düşünüyorum. Canlı varlıkların ölümünde anlatmak öok daha doğru olur. Benim bu durumda yapacağım ise sanırım ben de “kızım yanlışlıkla düştü ve almamız imkansız ama ona çok benzeyen başka bebek alabiliriz, birlikte gidip seçebiliriz” derdim. Oldu ki şaşkınlıkla sizin söylediklerinizi söyledim, daha gerçekçi cevaplarla “balıkların bebeği çok küçükmüş ve senin oyuncağını çok sevmiş, hem başka hiç oyuncağı yokmuş. Bence onlarda kalsın biz sana yenisini alalım” derdim. fakat ben çok üzerinde durmayın derim, çocuklar çabuk adapte oluyorlar yeniliklere. Bir süre daha soracaktır ama her zaman aynı tutarlı cevabı verince kabullenecektir. Emzik konusunda benzer bir şey yaşadık, emziği gündüzleri karga yavrusu için alıp geceleri getiriyordu kızıma, ama bir gün getirmedi çünkü dedik ki “karganın bebeği çok küçükmüş ve emziksiz uyuyamıyormuş ama sen bak büyümeye başladın, emziksiz de uyuyabilirsin ” önce üzüldü, ben de küçüğüm ben de uyuyamam dedi ama çok da üzerinde durmadı. 3 gün sordu sonra unuttu, bir kaç hafta sonra tekrar sordu sonra sormadı. Her seferinde aynı cevabı verdik.

  22. ölen bir şey olmadığı için ortada ölümü anlatmak bana çok çok mantıksız geldi. öncelikle bunu söyliyeyim.. bende olsam herhalde o anda bir şeyler uydururdum o yüzündeki ifadeye bakarak. sonrasında konuyu değiştirmek yada susmak yerine sadece bebeği getirmeyeceklerini kendi çocukları bebeği çok sevmiş ona vermek için izin istediler bizde tamam dedik. sana başka bebek alalım derdim.

    ama ilk etapta evet o beyaz pembe her ne renkse yalanı bende söylerdim..

    • Sevgili Özge,ölümü anlatmak hiç aklıma gelmedi gelmezdi de sanırım. Düşünceni paylaştığın için çok teşekkür ederim 🙂

  23. terspabuçlar’ın fikrine hayran kaldığımı altını çizerek söylemek isterim.2,5 yaşında bebeğini arkadaşı gibi benimsemiş,hayal dünyası sınırsız bir çocuğu ölümü anlatmak bence saçmalık.Şahsım adına uzun sürede anlatmayacağım ne acelesi var anlaması için nasılsa birgün öğrenecek,ben nasıl öğrendiğimi hatırlamıyorum bile.

    Sevgili Çiğdem,
    Benimde oğlum arabasını düşürse benzer birşey söylerdim üzülmemesi adına, ama benim oğlum asla ne kuş getircek,ne yenisini alacağımı anlamazdı ondanda eminim.Ne güzel uysal bir kızın var demekki..
    Aynısından alır,verirkende güzel bir açıklama yapardım,Denize girip onu almanın imkansız olduğunu,bir daha daha dikkatli davranacağımızı,sıkı tutacağımızı söylerdim.Beyaz yalanlar hep var, olmalı da….Hoşçakalın,

  24. Oğlum 5,5 yaşında ve şimdiye kadar ona hiçbir konuda yalan söylemedim, beyaz da olsa. Benim önerim de denize düştüğü gerçeğini uygun bir dille anlatıp, alınamayacağını söylemek olurdu. Üzülmesini ve ağlamasını göze alarak. Bu iki açıdan çok önemli. Birincisi, çocuklara olmayacak bir şey vaadettiğinizde size güvenleri sarsılıyor, ikincisi öyle veya böyle yalan söylediğinizde yalanı onların gözünde normalleştiriyorsunuz. Etrafımda çocukları anlık kandırmalar için yalana başvuran çok anne baba görüyorum ve inanın hiç anlayamıyorum.

  25. Sevgili Blogcu Anne yazımı yayımladığın için ilk teşekkür sana 😛
    Fikrini benimle paylaşan tüm arkadaşlara da ayrıca çok teşekkür ederim 🙂
    Böyle bu durumlarda konu ne olursa olsun beyin fırtınası yapmak ,yeni bir fikrin doğuşuna ya da başka bir penceren bakma,görme şansı veriyor.
    Ayrıca küçük ya da önemsiz bir olay olmadığını düşünüyorum bu konunun.Ben yalan söylemiş ya da doğruyu söylemiş dahi olsam,ulaşılmazı nasıl çözebiliriz adına güzel bir konu gibi geldi.
    Tabii her ailenin yetiştirilme şekline göre sonuçlar değişecektir.
    “Bebeğin kuşlarla mı yoksa balıklarla mı arkadaş olsun” kararını verip,bu konuyu burada kapatacağız.

  26. berna yavuzdugan

    bende olsam bebegin aynisindan bulmaya calisirdim. cunku ortada cocuga verilmis bir soz var. bebegini kuslar getirecek denmis. ilerde de kaybedecegi seyleri olacaktir mutlaka boyle durumlarda kaybettikleri icin gereginden fazla uzuntu duymasini istemem. zaten bebeginden o an icin ayrilmis olmak onu yeterince uzmustur. bebegi icin yeterince endiselenmistir diye dusunuyorum. devaminda bebeginin bir daha gelmeyecegi gercegi henuz 2 yasindaki bir cocuga agir gelebilir. tabi bundan sonra kaybettikleri icin mumkunse yaralamadan ve sucluluk hissetmeden dogruyu soyleyebilmek en guzeli…

  27. henüz çocuğum yok ama bende çocukken başıma gelen bir olayı paylaşayım. Sanirim 7-8 yaşlarındaydım bize 2 adet civciv aldılar, balkonda hergün onları sevip besliyorduk abimle, civcivler gittikçe büyüdüler kocaman oldular. Birgün yine okuldan gelip koşa koşa civcivlerime gittim ama civcivler yok.
    Anne civcivler nerde dedim,cevap yok. Neyse akşam oldu yemek yedik, ben tekrar anne civcivlerim nerde dedim, iste yediniz ya dedi babam. Nasil yani dedim, baban kesti bende pişirdim yedik dedi annem.
    37 yaşında haala çok net olayı hatırlıyorsam ve zorunlu kalmadıkça tavuk da yemiyorsam , sanirim gayet yanlış bir davraniş biçimi olmuş:)

  28. Kendi adıma, annemin bana söylediği beyaz yalanları farkettiğimde çok hayal kırıklığına uğradığımı hatırlıyorum, bu farkediş hemen yalanın üstüne değil biraz büyüyünce olayı hatırlayıp gerçekliğini algılamamla da gerçekleşmişti, yani çocuklar o an için unutmuş görünseler de hiçbir şeyi kolay unutmuyorlar, sizin durumunuzda da kızınız belki bu olayı unutmuş gibi davranacak ama bir gün, kimbilir belki 15 yaşına gelince kuşların bebek getiremeyeceği bilgisini edinmiş olarak söylediğiniz yalanı hatırlayacak ve en sevdiği tarafından kandırılmış olmanın acısını hissedecek… Açıkçası söylenmiş yalandan nasıl dönülür bilmiyorum, senin iyiliğin için böyle söyledim deseniz, o zaman birinin iyiliği için ki bu her zaman göreceli bir kavram olacak, yalan söylenebileceğini öğrenir.. Bence en iyisi bu konuyu burda kapatıp fazla kafa yormadan bir daha tekrarlamamaya çalışmak, sonuçta hepimiz hata yapıyoruz, annelerimiz en doğru davranışı göstermedi diye canavar haline gelmedik; kızınız sizin sevgi dolu ve çocuğu için en iyisini yapmaya çalışan bir anne olduğunuzu bilecek ve hissedecektir; iyi hatıralar, kötü hatıralara galip gelir her zaman, iyi hatıralarınızı çoğaltın yeter diyorum, sevgiler..